Gazete içeriği aşağıdadır.
Kaynak: Ankara Üniversitesi
Sene: I Numara: 280 Abone Şeraiti Türkiye tein Herif icİn 1 ¦»•İlk 13M Kr……………..*»• Km. t aylık…………. «M „………….. !»• . S » …………. S« . m • ¦ .,…………… “5…………….. – Nuruoımaaiae, Şeref Sokağı. TELEFON: 30530 Ankcro Tıp FoküfUsl K i ı o p 11 ğ ı Pazartesi I Nisan 1935 Matbaa! Cbûuiya, İstanbul [ Sabahlan Çıkar Siyael Gazete j f*** * Ureşter İktisat, cimrilik ve müsriflik denilen iki \nt ucan ortasına dikilmiş bir itidal âbidevidir. Rai/ Necdet Keşle ili Ş.rei S iueÛ taaif.d. ) Cıinü n yazısı Beğendiğimiz bir gazeteci BugünküFranaız gazetecileri İçln-de en beğendiğimiz adam"LeJour-Gün„ gazetesinin rahibi ve bas ımıhamri Müsyü " Leon Bailby „ dir. Bu zatın en büyült meziyeti hemen yegâne müıtakil gazeteci Oİ-masıd r. Vaktiyle "Entranzijan,, ıa baş muharriri olan ve neşriyatıyla o gazete) I şayanı hayret derecede yükseltmiş bulunan Müsyü " Baİl-by H bugünkü Fransız fırkalarından hiçbirine mensup delildir. O da müteveffa reisicumhur ve başvekil Müsyü "Puvan-kare,, gibi "Ben herşeyden evvel "Fransızım,, diyen adamlardandır. Müıyü "Puvankara,, ye vaktiyle meclisi mebusanda "filanca fırkanın amaline mugayir işler görüyorsun I„ diye bağırmışlar, o da muarızlarına dönerek " Ben her şeyden evvel Fransızım,, mukabelesinde bulunmuştu. Fraosa gibi fırkacılığı çok ileri götürmüş ve o yüzden de dahili ve harici siyasetinde bir hayli zararlar görmekte bulunmuş olan bir memlekette bütün fırkaların fevkinde o'raak, memlekete hizmet için en doğru yollardın biridir. Nitekim M. "Puvankare,, de bütün hayatını mebusluk veya «yanlık ila geçirdiği halde hiç bir fırkaya esir olmaması sayesinde pek büyük bir nüfuz tabibi olmuş ve pek büyük hizmetler ifa etmiştir. İşte bugün "Le Jour,, gazetesinin sahibi müsyü "Baltby,, da bu meslekte bir zattir. Ondan dolayıdır ki Fransanın dahili ve haricî siyaseti hakkında en doğru malûmat almak İstiyenler, onun yazılarını okumalıdır. Çünkü ta-mamiyle müstakil olan, Fransız menfaatini her türlü fırka ihtiras ve menfaatlerinin fevkinde tutan bu zatîn yazılarında büyük bir hulûı ve samimiyet vardır. Müsyü "Bailby,, oin istiklalini temin eden diğer bir meziyeti de mali müesseselerde hiç bir alaka kabul etmemesi, hiç bir yerden para, tahsisat almağa tenezzül etmemesidir. İste bu zat bugünlerde, A'man-yanın ihdasettîgi vaziyet münasebetiyle bir makale yazmıştır. Ağır başlı başka bir gazetenin, meseli "Tan„ın yazmağa cesaret edemi-yeceği bu makalede Müsyü "Bailby,, bugünkü vaziyete İngİlterenin bakim olduğunu söyledikten sonra, İngiliz hükümeti bugünkü karışık ve bati politikasında devam etmekle yeni bir felâkete sebebiyet verecektir, demektedir. Hatta 1914 harbi de münhasıran İngilizlerin vaktiyle davranmaması yüzünden Çıktığını ilave etmekte ve İngiliz hükümetinin bugün de aynı aki-beti ihdas edecek bir yolda yürüdüğünden şikâyet etmektedir. 1914 harbinin önü alınmamasında İngilizlerin büyük kabahatleri olduğuna biz zaten çoktan kani Idİk. Fakat bu hakikat, zannederiz, ciddi bir Fransız gazetesinde ilk defa söylenmiş o'uyor. Çünkü Fransızlar harp mesuliyetini behemehal Almanlara yükletmek hevesinde oldukları için, iddialarını çürütecek hakikatleri söylemekten daima kaçınırlar. Müsyü "Bailby,, ise istiklâli efkârının muktezası olarak nihayet baklayı ağzından çıkarmıştır. Buna da lngiljı hükümetinin Alman meselesi karşısında bugün taklbettlği İki taraflı siyasetten mustarip ve bizar olduğundan dolayı mecburiyet gprmÜştür. Hakikaten bugün Avrupa siyasetine hâkim olan İngİlIzleradlr İşin eu dikkate şayan ciheti da İngİlterenin bu hakimiyetini açığa vurmaksızın, sessiz sadasız idare etmesidir. Eğer bu günkü hldisat sulh İle neticelenecek olursa onu İngiltere temin edecektir, yok •#« İngiltere bir harp çıkmasında İngİlterenin vereceği karar bekleniyor « Hitler , Avrupanın haritasını nereden değiştirmek niyetinde? -o-¦- "Moskova,, müzakereleri bitti, İngilizlerle Ruslar anlaştılar — Fransa, "Hitler,, in şarktan değil, garpten arazi almak istemesinden endişede — Fransız meclisi berayı ihtiyat tatil yapmadı Moskova müzakerelerinin neticesi hakkında bir tebliğ neşredildi "Hitler, ilk darbeyi Fran-saya, yahut Çekaslovakyaya ve yahut italyan menafltne indireceğini itiraf edemezdi ya lm diyorlar... İngiliz Hariciyi Natırı " Con Sİmon K un »elam mada taayyün etmiş olacaktır. İngiltere ne yapacakp Siyasal mehafila nazaran, hükümet üç siyasa tarzı arasında muhayyer kalacaktır. Birincisi, uluslar kurumunun başkanlığı altında kollektif emniyetin teessüsüne iştirak etmeğe hasır bulunan devletlerle birleşmek, v Londra 31 ( A. A ] — Havas muhabirinden : Diplomatik mehafllin tahminlerine göre, Lorn “Eden* in avdetini müteakip “Stcesa,. konferansını hazırlamak Ûsere”Parİe-Roma„ arasında muhabere etmek ‘lâzım gelecektir. O zaman, kabinenin vaziyeti, geleeek hafta sonlarındaki – içti- tayyare İle ‘ Londra „ ye avdet e»na»ında Atman askeri reeminİ ifa ederken İkincisi, “Taymia,, gazetesinin son bir başmakalesinde İleriye sürülen ve müstacel gayretlerin bir hava antlaşması ve bir de silâh tahdidatı antlaşmasına hasrını icab.ttlren ve Tuna ve Şark ant* ¦aşmalarının İntacını daha müsait bir vaziyete talik eyleyen durumu kabul etmek, üçüncüsü de, ” beklemek va Devamı 6 nci sahifede Bulgar dostlarımız eski neşriyatta maatteessüf berdevam “Beşi bir süngüye!,, hikâyesi yine ortaya çıktı! “Edirne,, nin sukutu yıldönümü münasebetile Bulgar gazeteleri neler yazıyor? Sofya 31 (Hususi) — “Edirne,, mizin Balkan harbinde Bulgarların eline düşmesinin yıl dönümü “Sofya,, da olduğu gîbl Bulgaris-tanın İç şehirlerinde de tes’lt edildiğini, 30 ve 31 Martta Yeni ve Eski Zağra ile Yambolu va Has-köy kasabalarında, Balkan Harbine iştirak eden “Tunca,, ordusunun “Savaş,, yortusunun resmİge-çitle, âyin ve merasimle tes’it olunacağını bildirmiştim. Bu münasebetle Bulgar gazeteleri, Balkan harbine İştirak eden “Tunca,, ordusuna methede eda blHreme-mcktedirler. “Edirne, Edirne- I Ezcümle 30 Mart tarihli “Znr-ya„ gazetesi diyor ki : “Odrİn (Edirne) ! Sağlam ve zaptedilemiyen kalel. Herkes böyle düşünüyordu. Edirne kalesin* yüce bugar ruhunun taarruz ettiğini bilenler, görünüşe hiç aldırmıyorlardı.,, Devamı 2 inci sahifede italya – Habeş işleri gergin! Müzakere kisildimi? İtalyanlar, ” bugünkü vaziyetle inkıtaı arasında dağ kadar fark Roma 31 (Hususi) — Adisaba-ba İtalyan sefiri, Habeşistana, İtalya ile aralarındaki İhtilâfları doğrudan doğruya halletmeği teklif etmiştir. Habeşistan hükümeti bunu reddetmiştir. İtalyanlara göre vaziyet Roma 31 “A.A.„ — İtalya ile Habeşistan arasındaki müna-sebat hakkındaki yabancı müstah-berat dolayısiyle, aalâhiyettar bir memur, dün akşam demiştir ki: ” — Halihazırdaki var’-doğrudan do* iokıtaı arar müzakeratın diyorlar var Bakanlar heyeti toplandı Dünkü toplnatı da Mareşal Fevzi de bulundu Ankara 31 [ Telefonla | — Bakanlar heyeti bugün öğleden sonra Başbakan General İsmet InSnününfBaşkanlığı altında toplanarak muhtelif bakanlıklara alt meseleler etrafında müıakerelerde bulunmuş va kararlar vermiştir. Bundan Oaşka Kamutaya gönderilecek bazı lâyihaların da onandığı sanılmaktadır. Mareşal Ferzinin da bulunduğu bu toplantı geç vakte kadar sürmüştür. Bulgaristan'da isyan yok.. Türk, Yunan ve Yugoslav elçilerinin Bulgar Başvekilile bir mülakatı Buly.ırislanda isyan çıktığı, Kral "Boris„ in tahtından indirildiği, bu arada kabinenin de yuvarlandığı hakkında dün şehrimizde deveran eden bir şayianın aslı ve esası ol-madıg anlaşılmıştır. Devamı 2 net sahifede Borcumuzu tam verilin? //* mahkûmiyet kararlarını veren "Atina* divanıharp heyeti Yunanistanda ilk mahkûmiyetler 12 zabit ve sivil müebbet hapse mahkûm.., " Atina „ divanıharbînin kararları şiddetle alkışlandı — Yunan kadınları, Ölüm cezası verilmemesini rica ediyorlar bir seneye mahkûm etmiş, dört kişi bakkında da beraat karan vermiştir. Atina 31 [ Hususi | — Atina Devamı 2 ıncı sayfada Atina 31 (A. A.) — Divanıharp ¦on isyan suçlarından on kişiyi, rütbeleri refedilerek müebbet hapse gene on kişiyi yirmi seneye, iki kişiyi iki seneye, bir kişiyi de Almanya-Litvanya münasebatı fena Litvanyalılar Alman toprağına sokulmuyor Litvanya ajansı da Almanyaya çatıyorl rt/GA Of AVI İ *9**p #OLO*/YA Almanya - Litvanya hududunu ve Litvanya tebaasını topraklarından geçirmemeleri üzerine ehemmiyet keubeden "Memetmİ götterir harita Gerginliği azaltmak için idama mahkûm edilen Almanları affetmesi muhtemel olan Litvanya reisicumhuru "Antanae S met on a, /Yazısı 2 nci sahifedef ""«»"i'..................... Hâdiselerin tuhaflıklarından : Acabı Bugün 1 Nisan gazetelerimiz her sene yaptıkları ocuklukları bu gün de yapıp okuyucularım «aşıftscekloı mıdır ? ı R'-ccp, I Idirmişlerdir. Nisanın lii Bakırköyünde toplanmak üzere içtimaa nihayet verilmiştir. — Ne o Zaman baba? Meyva ağaç-emrmdû nc var? — Yeni bir kurt mu dûşmû\? Zaman bebe — Evet bağım, kari düslâ ¦ itt.ir., ağeçlara değil, benîm» içime deıtü t Bu »ene ten tonra) de (yumurta kapıya geldik* mahreç aramağa katkılına, EmseİMİ» mtgvaterımıtım, mahreç balem-eışe kader mğmç üzerinde eirûm*me\i ifM jlmdiden tedbir ahaoram! — ZAMAN — 1 Nisan H=A=R=İ=C=Î=H=A=B= 44 Eden „ in seyahati etrafında! ingiltere, Almanyasız şark lokarnosuna mı girecek, Fransa ve Rusyayı yalnız mı bırakacak ? "Moıkova,, din İngiliz nazırı Bay "Eden,, in ziyaretine dair gelen telgraflar görünüş itibarile çok parlaktır. Bu telgraflara göre ziyaret "çok iyi ve müspet neticeler vermiş, Bay Eden ziyaretinin büyük muvaffakiyetler göstermeğe başladığını anlatmış, Bay Edenin açık aö/.lÜlUğü ve tabii tavırları Moskova mahafılinde çok iyi tesir bırakmış,, tır. Fakat yine bu telgraflara göre "Bay Eden görüşmelerinin mevzuu hakkında hiçbir resmi malûmat vermemiştir, görüşmeler hakkında sımsıkı bir ketumiyet muhafaza edilmektedir. O halde gazete muhabirlerinin aldıkları bütün malûmat bir takım tahminlerden ibarettir. Bu tahminlere göre ingiltere, Almanyanın hariç kalmasına rağmen, şark andlaşmaaıoa girmeyi düşünmektedir. Sonra uzak şark meseleleri de görüşülmüş ise de bu mesele de çok gizli tutulmaktadır. Hç birşey i sade etmeyen bu çeşit malûmata dayanarak vaziyet hakkında fikir ve rautalea yürütmek doğru olamaz. Fakat eldeki malûmlara istinat edcırek meçhulleri keşfetmek mümkündür. Bu malûllerin birincisi, Almanyanın şark lokarnosu bahsinde muhalif vaziyet aldığıdır. tngiitcre buna rağmen şark lokarnosuna girecek mi, yokta Franaa ile Sovyet Rusyanıo kendi başlarına bu işi başarmalarına mı sebep olacaktır 7 Meçhul olan. parlak görünen telgrafların halledemediği de budur 1 Ö. R. ^SQNe®eHABERLER^ 44 Marsilya „ suikasdının mes'ulleri İstintak hâkimi bütün 4 Ustaşi,, lerin cinayette methaldar olduklarını kat'iyetle söylyyor Marailya 31 (A. A.) — Istio-tak hakiminin, havas muhabirine beyan eylediğine göre, "Marsilya,, auikasdinde "Va liçko„ nam diğer "Kelemen* in arkadaşları olan bütün us-taşılerin dahil muhakkaktır. Zira bunlar, işlenen cinayetten önce haberdar olmuşlar ve işlenmesine da yardım etmişlerdir. Bunlar, karargâhlarını terk ettikleri zaman "büyük bir iş görmeğe,, gittiklerini biliyorlardı. Kendileri, Fransaya iki ayrı grup halinde gelmişler ve "Fontcublo* ile "Paris„ e gittikten sonra, ** Valiçko „ , "Krayemio„ ve "Kvaternik,. nam diğer * Kramer „ , arkadaşlarından ayrılarak iptida "Avinyon,, a, sonrada "Eks-a-m ı.. e gitmişlerdir. 9 ilk Teşridde, "Kvaternik,. "Sarışın kadım'ı bulmıya git- tiğini aöyliyerek diğer iki şerikinden uzaklaşmış ve onun o kadından aldığı silâhlarladır ki "Valiçko,, , Kralı ve M. "Bartu,, yu öldürmüştür. Belçika frankının kıymeti Brüksel 31 "A.A.. — Bu ta-bab toplanmış olan kabin*, Belçika frangı kıymetinin İndirilmeli Dİ.bet m yu.de 28 olarak tasblt etmiştir. Borsalar, yana açılacak-tır. Yüzde 29 nlsbetl atası Oıerlna kambiyoların kontroluna başlanı. Uçaktır. Hükümet, ecnebi saemlekvtler-dao Belçika randları iataoilmiş olduğunu bildirmiştir*. 1? Bankası kumbara piyangosu Ankara 31 (Telefonla) — İş bankası kumbaraları piyangosu yarın (Bugün) merkez umumi binasında çekilecektir. Bulgaristanda isyan yok.. 7 inci sahi/eden devam Bu hususta dün aldığımı! malûmat berveçhi atidir : Sofya 31 (Hususi) —Burada ve Bulgarİıtaoın her yerinde tam bir sükûn vardır, tsyan çıktığı hakkındaki haberlerin ıslı ve esası yoktur. Sofya 31 (A. A.) — Bulgar ajansı bildiriyor: Bulgaristanda karışıklıklar ta hatta isyan çıktığına dair yabancı memleketlerde çıkan şayialar tamamen asılsızdır. sVUtnl* ketin har tarafında taro| bir sükûn vardır. Balkan misakı tetirlerinin Bulgar baş vekiliyle mülakatı Sofya 31 (Hususi) — Türkiye sefiri AH Şevki Berker Ue Yugoslavya sefiri "Marko-viç„ ve Yunanistan sefiri "Kota»,, Baş vekil General "ZU-tef, i sıra Ue ziraat ederek bir müddet görüşmüşlerdir. Bulgaristanın yeni bütçesi Sofya 31 (A. A.) — Bakan-lar heyeti dünkü toplantısında 1935 bütçesini kabul etmiştir. Bütçe, 5 milyar 695 milyon levadır. takım lit.felerle aldatmak adeti vardır. Fakat Frantıı gazeteleri dc hiçbir turetle bu adete Bütanlarında yar vererek okuyucularını aldatmışlar. N.bayet, ber gazete bütün itinasına rağmen hrmen her gün yanlış bir haber neşrederek karilerini şaşırttığına göre. senenin ayrıca bir gününde, bu gayrı İhtiyari yanlışlıklara, bir dc kasdi yalan İ'âve ktan barınır. bar nedense -liyorlar. »bancı "Beşi bir süngüye „ / inci sahieftrdn devam Bundan sonra gaıeta, 8, 10 ve 23 Oncu alayların, 4 ve i ncı topçu taburlarının 12 martta aabaha karşı faaliyete gererek "Edirne., civarında Maslak, Maltepe vo Ayicıyolu istihkâmlarım zaptettiğini bildirdikten toora S/8 inci topçu taburu kumandanı "Ganço Dimitrof,, İla topçu kdc.uk zabiti " Hriato Nenof „ un kahramanca öldüklerini kaydediyor, Nıhayet"Zarya„yazısıoı |u şekilde bitirmektedir : "Harp bitti. Sağlam ve zapta-dltmiyen Edirne kaieai, Bulgarların eline geçmişti!.,, ¦Edirne* İlelebet unutmı-yacakmıs I 29 tanhii "Kasabana,, gezete-¦i diyor ki | "Milletimiz kurtuluşundan bugüne kadar, milli İttihadı İçin elinde silahla boğuşmağa bir dafa mecbur t-dılmiş değildir. Milletimiz gayrı müsavi bir süratte kahramanca döğüşmektedir. Bu harplerde Kodoplular, esillotlerinio hakiki oğulları olduklarıoı gösterdiler. Rodopluların kendilerini kurban verdiklerini ve kahramanlıklarını 'Odrin = Edirne„ ilelebet temail edecektir. Rodoptalor 'cenk. jortu/arını t fil «darUrhtn, uEdirn*n Aa/e-«ine ilk ene/ alaylarının bay rafını dikmek fırsatına nail olduklarından dolayı mağrur o/mo-Udırlar.n Yine "Beşi bir süngü,, yet Yarı resmi "Novidni. gazetesi de diyor ki: "8 inci Tudcb„ piyade ordusunun torunları, bu ordunun Balkan harbinde kazandığı san ve şeref bayramım tesit etmek Icdirler. Bu ordunun muharipleri, eski Zagra ovatiyle Güzelgül vadilerinde mağrur Şİpka Balkanının koy. nundı tüyûdûler. Yine tu ovalarda 1877 istiklâl harbinde, Şıpka geçidinin müdafii muhasara ve esir edilmişti. Aynı barp esnasında, Şipka Balkanının tarihi tepelerinden ûçGnr-ü Bulgar Çarlığının hürriyeti doğmuştu. 1908 de bulgarıstanı müdafaaya hazırlanan yine Tuncalılardı. — 1913 Balkan harbinde Minin birleşmesiyle tahakkuku Içİn Harbesini cep-•ca- İtalya - Habeş işleri gergin 1 inci sahi/eden devam Son İtalyan teklifinin bir uaul teklifi olduğu va bunun Habeşistan tarafından reddinin, doğrudan doğruya musakeretın davamı iç n yeni bir usul düşünmeğe man: olamıyacagı kaydedilmektedir. Bu muzaheretin devamına imkan olmadığı takdirde uzlaamıya müracaat edilecektir kî bu da, müsabsratın inkıtaını tazammun atmektan çok uzaktır. Habeşistana vermiş olduğu aon notada İtalya, bu aon usule müracaattan istinkâf etmediğini göa-atermiştir ve halihazırda, son Habeş notasına vereceği esvabı tetkik etmektedir. Habeş şefin "LâvaL ile konuştu Paris 31 (A. A.) — B. "Uval, Habeş sefirini de kabul etmiş ve sefir, her İki memleketi alâkadar edıo eski bir takım idari meaail-den bahseyliyereb, italya - Habe-Şİstan ıhtı afına müteallik herhangi bir noktaya temas dahi etmemiştir. Aden ve İngiliz Somalisin-de İzin kaldırıldı Roaaa M — Aden va İngiliz Sora alisinde ki I ıgillz sivil memurlarının va askerlerinin mezuniyetleri kaldırılmıştır. Bu tedbire. Habeşistan - İtalya gerginliğinin artması sebep gösteriliyor. Habeşistanın Uluslar Kurumuna bir müracaat Cenevre 31 [ A. A 1 — Habeşistanın Parıa sefiri Tecke • hava-riat, uluslar kurumu genel katipliğine bir nota göndererek İtalyan Habeş dostluk muahedenıımesinin derpiş etmekte olduğu hakemlik komisyonunun hemen teşkilini talep etmiştir. a • • İtalyan ordusundakl Almanlar Avusturyaya mı kaçıyor? Viyana 31 (A. A.) — İtalyan ordusuna mensup, Alman ırkından olan bazı efradın "Tiroli. de firar ettiklerine va bunların Avusturya memurları tarafından yabalanıp hududa sevk va İtalyan mamurlarına teslim edildiklerine dair çıkan şayia, resmen tekz'p ediliyor. Bir kasdı mahsus ile mütemadiyen Avusturyaya tevcih edilen bu çeşit haberlerin yalancı propaganda mahiyeti hakkında nazarı dikkat calbolunuyor. nİn garp kısmında Türklerin mağlubiyetiyle neticelenmişti. Aynı akşam, "Yürüş,, köyü,. İle "Ytt-rOş,, İstihkâmları da bizim elimize •çil. Çarpışmalarda 15 İnci ta-candanı Kapılan "Andre-*'*»'er gösteriye jAImanya-Litvan-ya münasebatı "Lıtvanva. da bazı Almanların İdama mahLOm edilmesi, Avrupa-nın daha gı.ru ıb b İslarla meşgul olmasına rağmen, Almanyada derin akisler yapmış ve hatta bir kaç gGo evvel gelen telgraflar, Almanyanın Litvaıiyeya ültma. tom vermesi ihtimalinden bile bah-seylemişt. Dün gHen telgraflar da, Almanyanın Litvanyaya karşı bir nevi abluka ilan ettiğini gösteriyor. Filhakika Almanya, Litvanya tebaasının kendi topraklarından geçmesini menetmiştir. Eğer bu mem-nuiyet Litvanyaya gidecek va Llt-vanyadaıı çıkacak herşeye teşmil edilecek olarsa, f.'tvanyaaın Avrupa ila teması yalnız dcuiı tarikiyle va "Mensel, vaaısaaiyle mim -kün olabilecektir,ki bu da bir nevi abluka mahiyetindedir. Herhalde Lıtvanyada birkaç NazInİn İdamına karar verilme*!, Almanya - Utvanya münasabatını çok gerginleştirmiştir. Mamafİ bu Naziler henüz idam edilmiş değildir ve'Litvanya Reisicumhuru tarafından affedileceklerinden da bahsolunmaktad.r. Almanların mukabelei-bilmisü DQn bu hususa Halr gelen haberler aşağıdadır : Kowno 31 i A. A. ) — Alman hükümeti, ¦ Memat „ daki Naıiler aleyhine verilen B'üm ve hapis kararlarına bir muk bel*lbîlmisil olmak üzere, Litvanya tabiiyetinde bulunanlara transit vizesi vermekten imtina etmektedir. Litvanyanın Polonya ila diple maai münasebetleri olmadığından batı Avrupasına gitmek ialiyen Litvaayalıiar için biricik yol, "Me-mel,, den deniz tarikıle seyahat rtm-ktir. Litvanya'ılar da Almanlara çatıyorlar Kaunaa 31 | A. A | — Elta ajansı, Klaipeda - Memelde cereyan adea nazllerin muhakemeleri safahatını tamamiyla yanlış bir tanda tasvir edan va bundan bilistifade, Litvanyaya karşı bir kin ve garez taarruzu yapan Alman matbuatının neşriyatım katiyetle taklip etmektedir. Ajaa, ezcümle, Alman gazetelerinin, çıldıracak derecede fena muameleye maruz kalddıgıaı İddia eyledikleri halde, mahkeme huzuruna sag ve salim çıkan va hiçbir \vette bulunsnıyan maznun ' nA.termek- Zeynep hanım konağı» büyük bir tehlike atlattı istanbul Üniversitesinin Fen, Kimya ve Edebiyat Fakültelerinin bulunduğu konakta dun gece yangın çıktı Dûn gece İstanbul Üniversitesinin fen. kimya ve edebiyat fakültelerinin bulunduğu "Zeynep hanım konağı,, narai le maruf bina büyük bir yangın tehlikeni atlattı. ! Yangın binanın arka tarafında " Hasanpaıa karakolu „ kısmına düıen hayvanat Iftbo-ratuvanndan çıkmıştır. Saat yirmiye doğru binanın bu kısmının çatısından duman çıktığı görülmüş, ve hemeo İtfaiyeye malûmat verilmiştir. Derhal yetişen İtfaiyenin gayreti ile Üniversitenin mühim bir kısmını çatısı altında tophyan bina küçük- bir za- rarla muhakkak bir felâketten kurtarılmıştır. Yangının neden çıktığı katiyetle tesbit edilememiş ise de binanın çatıdan ateşlendiğin* göre soba borularının kızgınlığından tavan tahtalarınla tutuştuğu söylenmektedir. Ması- ^ mafıh bu husustaki tahkikatı ehemmiyetle devam edilmekte, zabıta tarafından bina dahilinde bulunan gece bekçilerinin ifadeleri alınmaktadır. Yangının çıktığı hayvanıt lAbaratu varının] bulunduğu odanın bir kısmı yanmış ve bu -kısımdaki eşyalar zarar görmüştür. Atatürk Irak kralına valdesinin Ölümü müna-sebetile taziyet telgrafı gönderdi Ankara 31 (A. A.) — Irak Kralı Gaziyülevvel hazretlerinin valdelerinin vefatı dolayi aile Reisicumhur Atatürk ile Kral hazretleri arasında aşa-ğıdakitelgraflar teati edilmiştir : ataaMİ birinci Gaıi Haırellrrl kak Kralı Bagd.l Valıdei haşraetanelerİnin vefatı dolayisile zaü çaheueleri- ne en derin teessürlerimi arze-derim. Kamâl Atatürk Kasti Atatürk Hamtlerl Ankara Validemin ölümü dolayisile telgrafla vaki taziyelerine tefekkür eder ve zatıdevletlerine yürekten uzun Ömürler dilerim. Catl Yugoslavyada emlâki olanlara dağıtıiac.ık parû Ankara 31 (Telefonla) — Yugoslavyadaki Türk emlâkine karşılık olmak üzere Yugoslavya devleti tarafından verilen 17 milyon dinarın dağıtılması hakkındaki müracaat müddeti bu akşam “dün akşam, bitmiştir. Tesbiti ‘arar komisyonu bundan sonra yapılacak müracaatları nazarı itibara almıyacaktır. Bu mesele için Yugoslavya devletine yapılacak müracaattt başka şimdiye kadar burada 1300 müracaat olmuştur. Buna mukabil olarak 487 bin lira mevcuttur. Komisyon bu paranın ne şekilde ve kimlere dağıtılacağı hakkında karar vermek üzere sık sık toplanacaktır. Yunanistanda ilk mahkûmiyetler / inci sahi/eden devam divanıharbı gece saat ikide, muhakeme etmekte fcu’undoğu ilk gurfp 28 aueluya ait kararını varmıştır. İlam hükmü yoktur. Bu karara göre Miralay Sararış, kaymakam Ç’gandef, Stefaoakea ve nıOtekait kaymakam Spais, binbaşı Trİandefilidis ve Çigandes, yüzbaşı muavini Skulidis ve Malagaria sivillerden iki kişi müebbet kÜ-rage, bir yüzbaşı muavini İle İki birinci mülazım bir başçavuş İle sivillerden dört kişi yirmİşsr seanköre-ge.bir çavuş on aene aftır Mdemata, bir birinci mülazım, birmüiâzıaaİkİ aane hapse ve bir çavuşda bir sese hopıe mahkûm olmuşlar, sivillerden dört kişinin de beraatına hö-küm verilmiştir. Ssroiiı bu kararı pak fazla alkışlamıştır. Bir eski mebLStamahkûm S? inik 31 — Dûn sabah işe başlıyan Yenişrhirdeki divanıharp eabl mebuslardan “Pankuçyo. bir alvili askerlikten kurtarmak auçu ile bir sena dokuz ay hapse va 6000 drahmi para ceıasıoa çarp-tırmıştır. Bundan başka bir kaç sivil hakkında da beş sena ila iki arasında hapis cezaları verilmiştir. “Selanik,, divanıharbi işe başladı Atina 31 |Husuıl| — Selanik divanı harbi İlk kafile otuz zabitin muhakemesine başlamıştır. Bugünkü ealseda şahitler dinlenmiştir. Bahriyelilerin muhakeme-’ Mıyor 1 — Deniz ‘-cek elan “Klot Farer,, 44 Bartu „ nun yerine Fransız akademisine âza seçil Fransız akademisinde, bir nw dat evvel Man “Puvankara,, ” Barthou „ ve -Abbn’Breasoad. un yarına geçecek saval tela İntihap yapılmış, “Abbe’Bremond* un yarine İS ray İla -Andre’Bel-|esart„ seçilmiştir. ” Puvankara „ nın yerine nam-set gfistcrilen “Jacques Betn-vil„ de 20 rayla aza olmuştur. “Marsilya, da feci bir surette öldürülen “Bartu,, nun sendalyeaia* namzetliğini boyan “Klot Farer. ilk devrede 13 ray almış, bu seçilmek için kafi gelmedîgindco tekrar İntihabat yapılarak iblnet devrede 15 reyle âıa olmuştur. Meşhur Fransız ediplerinden olan “Klot Farer. . müteveffa fi ye» Loil„ den mevrus bir lihai. yatla Türkıvede hali masallarda görülen bir şark aramasına rağmen, kelemi ila hızlara hizmet etmiş bir lurk dostudur. Okuvucularımızın pek iyi tanıdıkları bu meşhur sıma 1H97 de gasetecilik ila me»l -ge girmiş.’Oıdürenadam,,, “Harp* İlh.. isminde birçok eserler vermiştir. “Klot tartrn muriyetlnden asledllmlştir. Y*unan kadınları ölüm cezası istemiyor Atina 41 IHmust] tanın bütün •|iv»r-** — Yunanls-kadın irşrkkı- lerl İtaiya – Türkiye klering vaziyeti İtalya bizden 64 milyon liralık mal ve zeytinvağı alacak Memleketimizle İtalya arasındaki ticari işler sureti umu-miyede canlanmak istidadını göstermektedir .Çünkü klering vaziyeti dolayisile Türkiye lehine 64 rnilyon.liretlik bir fark vardır. Bu büyülc fark dolayUile İtalya, ithalâtını memleketimize olan ihracatı nisbetine çıkarmaya çalışmaktadır. Bilhassa bu sene İtalya zeytinyağı rekoltesinin azlığı dolayisile Ital ya hükümetinin ithalâtçıların Türkiyedeo zeytinyağı ithali hakkındaki temennıyatını kabul edeceği tatmin edilmektedir. Yukardaki sıradan anlaşıldığına göre İtalyanların zeytinyağına ihtiyaçları olduğu ve bu ihtiyaçlarımda yakında memleketimizden tedarike başlayacakları ve bilhassa klering vaziyetinin buna müsait ve hâttâ müessir olacağı anlaşılmaktadır. Mimar Sinan Kariimiz ve B. Kemal ne diyorlar? 31 Mart günü yapılacak olan Mimar Sinan ihtifalinin Kutur Bakanlığının emri mucibince 9 Nissna bırakıldığını yazmıştık. Bu hususta dün gazetemizde mektubu İntişar eden bay Muhittin Bitikçi ile ÎBroştuk. Mumaileyh bize de-ıkı: Benim size gönderdiğim mektup Ankaraya Kültür Bakanlığına gönderdiğim mektubun aynidir. Ve bu mektup ’6 gün evvel gönderilmiştir. Bu mektup üzerine Bakanlık hak ika yaptırmış ve Sınanın ölüm tarihini 9 Nisan olarak tespit etmiştir. Bildiğiniz üzere ihtı fal bugünde yapılacaktır.,, Muharririmiz müzeler mimarı Bay Kemal ile de görüş ‘sdüş ve fikirlerini sormuştur. Say Kemal demiştir ki: ” — Bence Sınanın ne gün il düğü meselesi yoktur. Bence Sinan ölmemiştir Esasen bu ‘ihtifali yapmaktan reaktad senede birğün koca Türk dahili hatırlamak ve onu hürmetle anmaktır. „ Poliste dayak mı yemişler ? Tahtakalede bir yazıhanede çalışan B. Hamdi, B. ismail Akynet ile sabıkalılardan Felek** Mustafa isimlerinne üç kişi ayrı Ayrı poliste dayak yedikleri iddiasında bulunmuşlardır. Müddeiumumilik hepsini muayene ettirmiştir, icabc-den muamele yapılmaktadır. Galata noteri değişti Temyiz mahkemesi ceza riyasetine tayin olunan Galata altıncı Noteri bay Fahrettin Karaoğ lanın yarine mezkûr noterliğe istanbul vilâyet mo-hakemat müdürü bay İsmail Sıdkı tayin edilmiştir. Mumaileyh dün vazifesine başlamıştır. İTAM Ekalliyet mektebi hocaları Tasfiye edileceklerin yerlerine kimler alınacak Ecnebi ve Ekaliyet mektep-Icrindeki bocaların bir listesi yapılarak Kültür Bakanlığına gönderildiğini yazmıştık. Malûmdur, ki bu mektepler-deki hocaların ekserisi Üniversiteye müdavim talebedir. Bun-ların bir çoğuda bu sene Üniversiteden mezun olacaklardır. Üniversite mezunları hocalık yapa mı yaca klan için bunlar bu sene nihayetinde tasfiyeye tâbİ tutulacaklardır. Bunlardan münhal kalacak hocalıklar için şimdiden birçok kimseler Maarif Müdürlüğüne müracaat etmeğe başlamışlardır. Kültür Bakanlığıodan gelen emre nazaran münhal kalacak hocalıklara yalnız muallim mektebi mezunlarının tayin edilmeleri bildirilmiştir. Periklinin katili Dün cesetten kurşun çıkarıldı, katîl kim? Siiıvnkapı dışarısında yol üze. inde öldürülen bahçıvan Periklinin esrarlı ölümü etrafın da tahkikat devam etmektedir. Vak’a jandarma mıntakasın da olmakla beraber, failin henüz yakalanamamış olması dolayisile polis ikinci şube müdürlüğü birinci kısım cinayet masası memurları da işe el koymuşlar, katilin tesbitme çal şmışlardır. Katil had sesi dolayısiyle maktulün anası, akrabasından diğer bir kadın, tspiro, Koço, İsmail ve Arnavut Malik adlarındaki şahısların zabıtaca zan altına alındıklarını yazmıştık. Ispıro, maktulün kardeşidir. Ve aralarında bir arazi kavgası vardır. Yenİ yakalanan İsmail ile Malikte de bir ta banca ve muhtelif kurşunlar bütan muştur. Periklinin kalbi üzerindeki kurşunun çıkarılması için ceset morga kaldırılmıştı. Dün morkta bu ceset üzerinde otopsi yapılmış ve kur* şun çıkarılmıştır. Ehlivukuf tarafında çıkan kurcunla, elde mevcut tabancalar arasında icap eden tatbikat yapılacak, evvel emirde bu cihet tesbit edildikten sonra katilin hakiki hüviyeti taayyün etmiş olacaktır. Karaağaç eşya deposu Karaağaç müessesesinin eşya transit deposu şimdiye kadar bir müteahhit tarafından idare edilmekte idi. Badema burayı belediye bizzat isletecektir. Makarna ve şehriye Ve emsali maddeler bugünden itibaren kapalı paketlerde satılacak Makarna, şehriye.bisküvi ve emsali maddeler bugünden itibaren kapalı paketler içinde satılacaktır. Bu kaideye riayet etmeyenlerin malları müsadere edilecektir Makarna, şehriye ve bisküvilerden ellerinde açık olarak mevcut o!up dün akşama kadar bunları satamayanların vaziyetlerine gelince, bunlardan stok mallarının miktarı hakkında maliye dairelerine birer beyanname verip satış müsaadesi alanlar ellerinde açık olarak bnlunan bu gibi maddeleri bitinceye kadar satabileceklerdir. Bu usule riayet etmemiş o-lanlar ellerinde açık olarak malları mevcut olsa bile bunu satamıyacaklardır. Aksi halde bu gibiler hakkında kanuni tahkikat yapılacaktır. Yol vergisi için alınacak memurlar Dûn Belediyede Şehir Meclisi »a için yapılan İmtih Yol vergisini muhakkak tahakkuk ettirmek ve tunu zamanında tahsil eylemek üzere belediyenin ellişer lira ücretle 35 memur almaya karar verdiğini yazmıştık. Bu is için belediyeye 225 kişi müracaat eylemiş ise de imtihana ancak 150 kişi gir-mitir. Buulardan üçünü Bayanlar teşkil ediyerdu. Taliplerin çokluğu hasebile imtihana tabi tutulacaklardan br kısmı şehir meclisi «al -ounda, bir krmı da Belediye kooperatifine ait lokanta salo-nuoda imtihan edilmişlerdir. Bu müsabaka imtihanının neticesi ikî Üç güne kadar belli lortanda yeni almaca- memarla andan bir görünü} olacaktır Lise ve yüksek mektep mezunu olanlar tercih edileceklerdir. Kaptanların terfii Kaptan, çarhçı ve motora-ların her sene yapılan terfi imtihanlarının Deniz Ticaret mektebinde yapılması için emir verilmiştir, imtihanlar 1 Nisan ile 7 Nsan arasında yapılacaktır. Tıbbiyeliler ve inkılâp önümüzdeki Perşembe günü öğleden sonra Üniversite konferans salonunda Bav Mahmut Esat tarafından “Tıbbiyeydiler ve Türk inkılâbı,, mevzulu bir konferans verilecektir. ………in.m…..”.•-»¦ man’………-ıi”iu- ıı mı i. Şerhler İktisat, cimrilik ve müsriflik denilen iki zıt ucun ortasına dikilmiş bir itidal abidesidir. Raif Necdet Kestelli Şerh ve izah: Cimrilik elini sim sıkı kapamak, kazandığından birşeg harcetmemeğe çalışmak; israf ise etini büsbütün açıp kazancım saçıp savurmak olduğuna göre, banlar birbirine zıt iki uçtur. Fakat birbirine zıt olan iki ucu birleştiren bir netice vardır. Oda ikisinin fenalığıdır. Çünkü biri insanı mahrumiyet. Öbürü da hüsran içinde bırakır. İktisat, insanı cimrili- ğin mahramiyetinden; israfın hüsranından kurtaran tahlisiyesimitidir. Bay Raif Necdet, bu tahlisiye simitîne bir “itidal âbidem si kurmakla çok isabet etmiştir/ Muktesit, yani tutumla adam yaşar ve yaşayışına düzen vererek hayatın nimetlerinden payını alır. Otekiterse yaşamazlar, hayat birinin sırtında bir yük, birinin başında bir belâdır. ZAMAN Çok yerinde bir teşebbüs Halkevi faydalı bîr kon-feransserîsi tertibetti İstanbul Halkevi merkezi 8 Nisandan itibaren halk için zührevi hastalıklarla mücadele şekillerini gösterecek tarzda seri konferanslar tertibetmîştir. Her konferansta mulajlarla birlikte her bahsin filimi de aynı zamanda gösterilecektir. Konferansları doktorlarımızdan Nuri Osman, Saim, Cevat Kerim ve Kemal vereceklerdir. Konferansları analar, babalar Genç kadınlar dinleyecek, gelenlere ayrıca her bahsin bro-şüreri tevzi edilecektir. Kooperatif Ortaklara 600 lira kâr dağıtacak Belediye kooperatifi senelik umumi beveti dün toplanmıştır. Ortakların 800 den 1200 çıktığı 25 bin liralık mal 14 bin liralık kömür satıldığı 6i)0 lira kâr elde edildiği anlaşılmış bunun ortaklara tevzi edilmesine karar verilmiştir. Muallimler bir tayyare alacaklar Haber aldığımıza göre şehrimiz muallimleri aralarında bir tayyare almağa karar vermişlerdir. Alınacak tayyare için para asil maaşlarından heray yüzde bir miktarı kesilmek suretiyle toplanacaktır. Yaralı talebe Bundan birkaç gün evvel Üniversitenin Hukuk Fakültesinde müessif bir kaza neticesinde ayanından yaralanan mülkiyeli Bay Cahit hast-ha-neden çıkmıştır. Cahidin yarasından hiçbir eser kalmadığı gibi ayağında bir arıza da kalmamıştır. Diğer taraftan bu kasaya sebebiyet veren Hukuk ikinci sınıftan Bay Sırrı hakkındaki tahkikatta bitmek üzeredir. Bay Sırrı hakkında Üniversite inzibat heyetince verilecek ka rarda Kültür Bakanlığınca tasdik edilecektir. Mekteplerde mahrukat sarfiyatı Yapılan tetkikat ‘neticesinde ilk mekteplerde çok fazla mahrukat sarfedÜdiğî anlaşılmıştır. Önümüzdeki kış başında bu non önüne geçilmek üzere tetkikat yapılacak ve lazım gelen tetbirler alınacaktır. Ayni zamanda önümüzdeki sene Mekteplerde ancak kok kömürü sarfedilecektir. İran konsolosluğunda Dün Iran konsolosluğunda Kor diplomatiğe bir çay ziyafeti verilmiştir. C’öylesem tesiri şok. assam gönül razı değil Bir mektep 1 Son ıııniD inli Viyaeadao hap kıyam, tenkil, aaikaat, idam haberleri geliyordu. Kab \ .»iler kalkıyor, hGkûmet. d-.ırm.j- uğraşıyor va faşİetler onları yeniyor; kah faşistler ortalığa dehıet •almak İçin gürfl’tfiler koparıyorl, Viyanadan bambaşka rn i. y-i-te bir haber galinca üzerinde durduk. Bu haber* göre Vtyanada “karı koca artımdı sevgi hiasi.il yaşatmak. İçin yeni bir mehtap açılmış v* bu mektek dera ba-Şint elliıer kurup alarak faaliyete geçmiş. Mektebin bir kısmında er-kaklere, diğer kıamındada kadınlara dere veriliyormuş. Son zamanlarda Avrupa memleketlerinin hemen brpaiade ta-lal* ten a çoğalmasına bakılıraa boyla bîr mektebin açılman, belkide bütan erienaalerle balayım Viya-nadegeçl’mele/in* ve orada ka bir zaman dar* alarak evlilik bayatlarını kurtarmalarına eaîk olacaktır. İyi netice verniyen evlenmelere karşı evrenini bir kiaaia dolduğunda bakılırsa bu çeşit mekteplerin çarçabuk her muhiti saracağını da tahmin atmak yanlış olmaz. İmanlar tttedenberl her evlenmeyi aevînç İle karşılar ve düğünleri bayram »yarlar. Bu sevinçli bayramları yaalı va ‘kara günler takip «tmeainî, hiçbir kimse sevmez va hiçbir kimse iıtemez. Son zamanlarda lae Avrupa ve Amerika gazetelerinin hemen her gûa birkaç talâkı kaydetmeleri, ¦ anaların iyi geçinme ueulünn adeta unuttuklarını gösterdiğinden bu unutkanlığı telefi için çare bulmak irap etmiştir. Viyana şehri bunca gaileleri arastada bu ihtiyacı hiaattmek ve bu ihtiyaca karşı gelecek mnesae. ¦e/i vücuda getirmekte, ¦ ufca yok ki bir rekor kırmış olujor. Viyana aabrİ evHlere iyi geç» uaulünu öğretecek bir anektep vücuda getirdiği gibi vatandaşlara da dögûşmedea birbirinin kanını eokmedm tatlı tatlı çalışıp geçinmenin yolunu öğretecek bir mektep daha teai* ederan aile bayatını kurtardığı gibi milli bayatını da kurtarmış olar. L. İç bakanı Edir-neye gitti Dahilive Bakanımız Bay Şükrü Kaya dua dişlerini tedavi ettirmiş ve dün gecede Trakya müfettişi umumisi Bay ibrahim Tali ile birlikte Edirne-ye hareket etmijtıştir. Maaş bugün Bugün memurlara Nisan peşin maaşı tevzi edilecektir. Türk Beyin va sinir Hekimleri toplantı» Beyin ve sinir hekimleri Bakırköy Akliye ve Asabiye has-tahanesİnde aylık topUytısını yapmıştır. Dr. Bay Ethem Vas. saf İktidarsızlık hakkında tebligatta bulunmuş, müşahedelerini anlatmıştır. Bu mevzu etrafında Prof. Nazım Şakir, İhsan ŞükrO, Mazbar Osman, Fahreddin Kerim Gökay. Fahri Celâl. Rüştü Recep, Mütalaalarını bildirmişlerdir. Nisanın son Pazar günü Bakırköyünde toplanmak üzere içtimaa nihayet verilmiştir. “ZAMAN BABAm NE DİYOR? Zaıtıan Ansiklopedisi — zaman — 1 Niı Hikâyeciliğin menşei ve inkişafı bir İlham kaynağı Okuvucularlmızdau biri bu sü-tununuıı aıkışhrılroası güç olan bir mrvıuu soruyor va bugün çok rağbet gören “Küçük Hikâye, aıa menşei va inkişafını anlatmamın İstiyor. Okuyucumuzun anutunu yarine getiriyoruz : KOçOk hikâyenin en eski şekli, halk maaşlıdır. En etki samanlara alt toplanan masallar yüzlerce cilt teşkil atmektedir. Eabi Mısırlıların ehramları yaptıkları sıralarda bu masalları kayda başladıktan anlaşılıyor. Bu çeşit hikâyeler perili sihirli oldukları halde daha sonra Mısır imparatorluğunun genişlediği sıralarda şahtî maceraların da kaydolunduğunu görüyoruz. Hiadistanda da Buddanıa de. vırlerinde sürekli degsri haiz edebi hikâyeler İbda edilmekte idî. Buddanın kendisi, halk masallarından, hayvan hikayelerinden istifade ederek halkın götünü açmağa çalışırdı. Daha sonra bu hayvan hikâyeleri, «Yunanlılara Eıop masallarını ilhamett.. KuçOk hikâye Yunanlıların alinda gûzelleştl ve İacaleşti. Yu nan Romen kültürünün yıkılması üzerine küçük hikâye, Avrupada bir süs olarak yaşadı. Şarkta İse küçük hikâyenin şah eanri, hiç şüphe yok ki blabîr gece masalları İdi. Bunlar Avru-paya geçtiği zaman derin bir tesir yaptı ve bilhasaa gallar eski kültürü bİnbir gece maaallariyle karıştırarak bugünkü küçük hikâyenin menşei olan masalları yazmış, bu aanat İtalyaya geçerek Bocaaccİo dud eserlerini yaratmasına âmil olmuş ve bu eser, Fransız’ara, İtalyanlara ve Ingilİz- lare aonsuı bir ilham kaynağı olmuşlar. Modern hikâye Edgar Allan Pocnun esen sayılıyordu. Fakat| bu muharrir, küçük hikâyeye Fran-sanın romantik mektebine mensup Balzar, Hugo, Dumıı ve sair üstatların verdiği zenginliği veremr-dı. Bununla beraber Poe da harikulade tesirli bir sanatkârdı. Bu Amerikalı muharririn öğrettiklerini Fransız muharrirleri çarçabuk kavradılar re Gauticr, Flaubert va Daudet gibi üstatlar küçük hikâyeyi edebiyatın bedii bir şekil haline gelirdiler. Daha sonra gelen Maupessnt İse küçük hikâyeye içindeki ve muhîtindeki yaşayışı damla damla haber verdi va hikâyeyi bir roman mlnyatörO yap’ı. Fransız matbuatı küçük hikâyeye çok ehemmiyet verir. Onun İçin Mopasanı takip eden drgerlİ yazıcılar çoğaldı. Bunlar kıaa yazmakta hüner göstermekle beraber Üstattaki derinliği gösteremediler. Daha sonra yetişen en büyük Üstatlardan biri Anatole France’dır. Franaııların bu yoldaki muvaffakiyetleri Ingilterede tesirler gösterdi va orada da Kîpllng yetişerek küçük hikâyeye kendine mahsus bir tarz verdi. En nihayet Rus muharriri Che-kof hikâyeciliğe en ince tekniği verdi. H kâyecilik, Mopasanın elinde, romantik hülyalardan muzta-rip bir millete vurulan bir kırbaçtı. Kipllngin elinde milliyet gururunu, çalışma hızlarını alevliyen bir trampetti. Chekof, onunla hazin fakat cesur bir yası ifadeye çalıştı. Yeni Türk •’Televizyon,, ihtin. 1935 Halkevi tarafından yeni ve güzel bir kisve ile çıkarılmağa başlandığım söylediğimiz yeni Türk mecmuasının Mart 935 tarihli ve 31 numaralı nüshası da intişar etmiştir. Mecmua yalnız kisvesini değiştirmemiş, mündericatında calibi dikkat yenilikler yapmağa başlamıştır. Meselâ mecmuada İçtimai, ilmi, tarbl makalelere, eakiai gibi hayli yer verilmekle beraber, günün mühim mesaili hakkında esaslı tetkikat dercedilmeğa başlan-mıştır. Meselâ Bay “A. Yalman,, ın “193$ televizyon yılıdır* unvanlı makalesi, bu asrın sinemayı da, telsizi de, radyoyu da, hatta tay yareyi da geride bırakacak olan en mühim ihtİraı hakkında gûıal malûmatı havidir. “Televizyon,, birkaç sene zarfında “radyo,, kadar tekemmül ettiril p taamöm eylerse hakikaten mecmuası de laammüm edecek ml ? İnsanları an ziyade alâkadar ede. cek, eğlendirecek ve batta müstefit eyllyeeek bir vasıta olacaktır. Bir kere düfünün, bugün Amerikanın bilmeyiz hangi şehrinde şarkı okuyan bir kadınının şarkısını, ooun okumaaiyle ayni saniyede odamızda oturup dinliyoruz. Fakat yarın, yine radyo makinesi gibi küçük bir makineyi kurduktan sonra mesela duvardaki beyaz perdeye O makineden, dünyanın bütün vukuatının akilleri sanki o vuknatın mahalli cer-yanında bizzat bulunuyormuş g*bi akseder de bizde bunu seyre-dcbilİrsek otaman cidden bir harika karşısında kaldığ.muı ioaa-mas mıyıı? Sahibi makale Bay “Yelman,, m dediği gibi evvelâ Amerikada sonra da Ingilterede tatbik sahaıı-na hemrn hemen geçmiş addolunur. Vakıa biz kendi hesabımı**, POLİSTE Bir kadın sokak-ta düşüp öldü Kule dibinden geçmekte olan bir kadın, birdenbire fe-nalaşarak olduğu yere yıkılıp Ölmüştür. Vakadan haberdar olan zabıta, kadının Özerinde hüviyetini İspat edebilecek bir şey bulamamıştır. Bu kadın 50 yaşlarındadır. Üstü başı pek muntazam değildir. Ceset, ailesinden birinin çık ması veya bir teşhis eden bulunması ihtimalile muhafaza altına alınmıştır. Yangın Ferikköyde havyar hanı altında bay Valantiye ait şapka mağazasından yangın çıkmış, kısmen yandığı halde söndürülmüştür. Nevyoak borsasında radyo kumpanyalarının hisse senetlerinin yükselmekte olmasını “Televizyon,, un da tatbik sahasına geçtiğine bir delil olarak kabul etmiyoruz. Amerikalıların başlıca işleri borsada oynamak olduğu için nerede bir koku alırlarsa ooun üzerine atıldıkları malûmdur. 1929 ve 31 deki borsa buhranları onların akıllarını başına ge-tirmemiştr. Bu böyle olmakla beraber Amerikada “televizyon,, un tatbik sahasına geçtiği ve “televizyon,, âletlerinin binnisbe ucuz satıldığı da muhakkaktır. Bu işta yalnız Fransızlar geri kalmıştır ve onların neşriyatına bakılırsa “televizyon,, un tekemmülüne daha bir İki sena vardır. Halbuki “televizyon, tatbikatı, Avrupada Ingiltercye ve Alman-yaya da geçmiştir. Binaenaleyh bu İhtiraın, nihayet 1936 dn Avrupada tam olarak yayılmasına muhakkak nazarİla bakabiliriz. İşte Bay “Yelman. bu mühim ihtira hakkında açık, aelis bir ifa. fade ile çok iyi malûmat vermiş, iyi krokilerle de verdiği izahatı bir kat da ha tenvir etmiştir. Yevmi gazeteler de bu mühim meseleye dair bilir, bilmez, hatta aaçma sapan yazılardan başka birşey İntişar etmediği için bu yazının bir kat daha kıymeti vardır. Mecmuada günün şuunu ila alâkadar diğer bir yazı da (İngiliz liran niçin düşüyor?) maka İnidir. Tarihi makaleler içinde Bay Ahmet Ekremin (Karkamış) unvanlı makalesi şayanı r kirdir. “Cerab-lia„in Hititler zamanındaki namı kadimi olan bu şrhir hakkında eaaslı bir tetkik yazmış ve “Kar-kamışı,, için “Bir vakitler muazzam ve çok kuvvetli bir imparatorluğun paytahtı idi,, demiştir. Bay Salih MÜnürOn “İngil İzlerle münasehatımıı ne zaman ve nasıl başladı?,, makalesi de çok f.ydahd.r. Mecmuayı bu şeklinde cidden beğeniyor va faydalı buluyoruz, karilerimize hararetle tavsiye ederiz. Samsunda Avcılık Avcılar kulübü vurulan domuzların para etmemesinden çok şikâyetçi Samsun (Hususi) — Memleketimizde sürekli avcılık faaliyeti çok ilerlemektedir. Avcı kulübü 931 senesinde teşekkül edip iki sene kadar kuş avlarıle meşgul olduktan sonra nizamnamesine atıcılık ve binicilik kısımları da ilâve edilerek her safhada faaliyete geçmiş, geçen sene üç yüzü mütecaviz domuz, çakal, kurt vurulmuş, bu sene de şimdiye kadar yaptığı süreklerde yüzelliden fazla domuz imha edilmiştir. Avcı kulübü, iyi atıcı ve her türlü vesaiti nakliyeyi kullanmakta mahir biniciler yetiştirmektedir. Ezcümle otomobil, motosiklet kullanmıyao avcılar içerisinde hemen yok gibidir. Kulüb, azasının aidatile yaşar, az çok hükümetten muha-sebcİ hususiye bütçesinden yardım görmekte ise de bina icarı elektrik, müstahdemin maaşı, mahrukat kırtasiye, vesaiti nak liye ve süreklerde sarfettikleri fişeklerin ücreti gibi masarif bütçesi Oç bin liraya yakındır. Geçen sene muhasebei husu-siyeden gördükleri yardım İki yQz yetmiş beş lira kadar cüzî Ayıntap’da tasarruf cemiyeti kongresi Caziayıntap (Huıusİ) — Milli iktisat ve tasarruf cemiyetinin senelik kongresi dün Halk Fırkasında toplandı. Kongre fırka reis vekili Dr. B Abdül-kadir Göksel tarafından açıldı. İdare heyeti senelik mesai raporunu okudu. Rapor tasvib edildi. Daha sonra intihaba geçilerek üyeliklere tş bankası müdürü Cemil Atalay, Kâmil Yetkin, İsmail Bilginer, Ali Beşe. Hakkı Taşçı oğlu seçilmişlerdir. Urfa buğdayları Urfa 27 — Türkofis Urfa buğdaylarının ihracı için vilâyet ve Ticaret Odasile muhabereye girişmiştir. Urfa mezruatı bu sene için Çok feyizli görülmektedir. Satış işleri tanzim edilirse Urfa-nın iktisadiyatı çok düzelecektir. Samsanda Avcılık kalâbû âzası ı sûrca avında öldürdükleri aomuzUr bir meblâğdan İbarettir. Çok temenni olunur ki bu sene muhasebei hususiye ve belediyeden birer miktar yardım görnün. Avcılık kulübünün elli kişi ile Samsundan 28 kilometre mesafede Muştayle Eogiz köyü arasındaki ormanlarda ya* pılan sürek avında 32 domuz öldürülmüştür. Memleketimizde domuzlar para etmediğinden ve vesaitin yokluğundan hepsi şehre getirilememiş ve ancak yol kenarlarında Öldürülenler kamyonlarla merkeze nakledi-lebilmiştir. Avcılar kulübü her hafta yapılan sürek avlarında vurulan Domuzların para etmemesinden çok müştekidir. ‘Kulüp azası, geçen senelerden daha fazla, para eden kuş av!arîyle meşgul iken sırf memlekete ve köylüye yardım gayesi ile mahsulâta zarar veren hayvanat avları tertip etmişlerdir- Bunların da para etmemesi kulübü müşkül vaziyette bırakmıştır. Bataklıklarda kurutma faaliyeti Aksaray 30 — Sıtma mücadele cemiyeti kurutma işine 28/3’35 tarihinde başlamıştır. Köylüler istekle işlerine devam ediyorlar. Her iki bataklıkta açılacak kanalın uzunluğu 3 kilometredir. Kurutulacak ve tarla haline gelecek yer 400 hektardır. Urfanın kurtuluşu Urfa 27 — 11 N.san Urfa kurtuluş bayramının yıl dönümü için belediye ve halkevi tarafından büyük hazırlıklar yapılmaktadır. Tephirhane Gazİayıntap (Hususi) — Belediyece yapılacağını yazdığım umumi tephirhanenin inşaatına başlanmak üzeredir. Binanın gazhane civarındaki mahalli nin tesviyesine başlanmıştır. 1320 Metre yüksek olan Yozgat Büyük ova ufak bir himmetle servet kaynağı olabilir Yozgat 27 (Hususi) — Ana-doluda yükseklik itibariyle dördüncü dereceye gelen Yozgat vilâyetinin merkezi olan Yozgat şehri deniz seviyesinden ()320) metre yüksek olduğu gibi Amasya, Bursa Zaf ranbolu kentlerinin yüksekliğine müıavi, her türlü ziraata elverişli geniş ovaları da vardır. Bu ovaların en mühimi: Ankaraya gidib gelenlerin daima gözüne çarpan ve ortasından Kızılırmak ayaklarından ( Delice ) suyu geçerek tahminen beşte biri sulanan, on binlerce dönümü havi ve Yerköy istasyonundan Çerikli istasyonuna kadar uzanan ova-d.r. Bu ovanın üzerinde ve civarında bulunan köyler tarlalarını eskiden beri yaptıkları ve çok suların gelmesile sene-de bir iki defa yıkılanadi bentler ile culalar’ar. Bu kabil her köyün ayrı, ayrı bentleri vardır. Bunların birleştirilmesile Haydarlı köprüsünün yanında bir ve Arştan İncili bendinin yerinde bir iki adet fenni bent vücud» getirilirse kuvvı inbaiiyesi leT-kalâde ve hayvan beslemeğe heryerden müsait olan bu büyük ova tamamen sulanmış olur. Yetiştireceği mahsuller ile hayvanların bolîuğu bakımından birinci dereceyi kazanacağı muhakkak olan bu ovanın etrafındaki tepelere muhacir yerleştirmek suretiyle numune köyleri tesis edilecek o’ursa diğer şehirlere nisbeten fazla zahire ihraç eden Yozgat pek yakında bir zenginlik kaynağı olacaktır. Samsunda yeni köprüler Samsun 30 — Vilâyet dahilindeki ağaç köprülerin be* tona çerÜmesini tetkik ve yeniden yapılacak köprülerin yerlerini araştırıp bulmak üzere Bayındır bakanlığı köprüler müdürü B. Kemal buraya gelmiş ve işe baştam ştır. Antalynda koşular Antalya 30 — tikbahar ko suları geçen hafta başlamış bu hafta bitmiştir İki koşu çok alâkalı olmuştur. Karpuz Kabuğu – Millî Roman – Yazan: f. Vecihi -86- Mclâbat kayın valdesinİn boyla güpegündüz ıhlamur içmesine de sİnirlrndi, bunu da büyük bir ya-bayağılık alâmeti addediyordu. Şadao tabakasını çıkarıp bir de sigara aldı. Bir kibrit çaktı va tam sigarasını yakacağı sırada bir hizmetçi gelip kulağına bir şay söyledi. Zavallı adamın zaten bozuk olan rengi birdenbire kül gibi oldu, henüz yanmakta olan kibriti tutmakta olduğu eli titredi va kibrit alinden halının üzerine düştü. Şadan boğuk bir sada Ut: — Kaodilerina söyleyin, şimdi geliyorum. Dedi ve yerinden kalkıp yavaş yavaş salondan çıktı. İki kadın hiçbir şey söylemeden oldukları yerde kaldılar. Me-lâbat da bir İnce kadın algarası yakmış, onu İçiyordu. Kendisinin böyle sigara içişinden kayınvaldesinin çok sinirlendiğini bilen Melâhat ankaatin cl-garadan nefes nefes Üzerine çekip dumanını savuruyordu. Biı iki dakika sonra Şadan tekrar salon» girdi, rengi büsbütün mavtal bir rank almıştı, adeta boğulacak gibi bir sesle dedi,ki: — Ûsküdara gidiyorum, müddeiumumi Hadi Beyle beni aaela görmeğe ihtiyacı varmış. Taharri memuru Adnao Efendi İle Remsi Efendiler burada bekliyorlar, onlarla beraber gideceğim. Şadan daha ziyade aöyliyeme-di, sesi boğazında tıkılıd kaldı. Kendini biraz toplamak için cebinden tabakalını çıkarıp bir cı-gara aldı, kibriti yakıp cıgaraya yaklaştırdı, fakat birdenbire cıga-rayı da kibriti de yare attı, sapsarı olan rengi kıpkırmızı oldu, güzleri adeta yarlerinden fırlıya-cakmış gibi büyümüştü. Bir anda adeta çıldıraeakmış gibi hiddetlenmiş olduğu görülfl-yordu, ayağiyla yere attığı sığa-rayı şiddetle ezdi va caoburaş bir sada ile: — Bu na taliaizlkk, bu ne alçakça muamele… Buna sebep olan… Başını çevirmiş, Melâhate ataş saçan nazarlarla bakmağa başlamıştı. Melâhat bu defa hakikaten korktu. Kocasını şimdiye kadar hiçbir vakit bu kadar nıütrh.vv bir balda görmemişti. Artık ‘-.d.fa muhakkak üzerine atılacak va kendisini boğacak zannetti. Kaç gündür ” beşge Ölsem .. diye İçin için temennide bulunan, her şeye ve kocasının hiddetine karşı da kendini lâkayit zanneden Melâhat şimdi ölümü bu kadar yakından görünce müthiş bir korkuya tutuldu’ rengi ölü benzi gibi oldu, kaçacak bir yer yoktu koltuğun üzerinde mıhlanmış gibi kalmıştı, fakat ölüm korko-siyle siması o kadar feci, hatta müstekreb bir manzara almıştı,kı kendisinin her vakit kl munis va güzel almasını görmeğe alışanlar şimdi bu halini göraeler muhakkak korkarlardı. Şadan, Melâhatin korku İle bu kadar bozulduğunu görünce ylna erkeklik hissi galip geldi, bir ateş gibi parlamış olan hiddeti yine aynı süratle geçti, pek de na yaptığını bilmiyerek tabakasını tekrar çıkardı, bir algara daha aldı, onu da yaktı va dönüp val-drtın- dedi ki : — Anne, eğer saat beşte avdet etmezsem sen bana şaför ila ufak çantaya biraz çamaşır terlik ve havlı koyarak gönder, şoför Osküdar müddei umumiliğine müracaat etsin. Aynı zamanda Fehim beye da haber gönder, kendisini acele görmek i atediğimi bildir. O Sabri beylerin köşkünde misafirdir. Beni de nerede bulacağını bilir. Şadan bu «Özleri söyledikten sonra annesini gidip iki yanağından öptü. Zavallı ihtiyar kad.o. eakİ aile terbiyesinin verdiği kuvvetle, metanetini, soğuk kanlılığını muhafaza ediyordu, fakat dudakları bembeyaz olmuştu. Şadan ondan sonra dönüp Melâhate bir defa bile bakmaksızın, bir tak lâkırdı adylemeksizin metin adımlarla yürüyerek kapıya gidip açtı va tekrar donup annesine yüksek sesle : — Allahaısmarladık anne. Akşama belki avdet ederim, fakat avdet etmeıaem merak etmeyin. Dedi ve dışarı çıkıp kapıyı kapadı. Biraz aonra ıkl taharri memurunun beraber getirdikleri polia otomobilinin köşkûo önOadsn harekat adİp uzaklaştığı duyuldu. Salanda yalnız kalan ki kadın bir müddet daha sükût ettiler. Nihayet Şadanın zavallı valldeai titrek bir sada ile dedi, ki: — Na oluyor ? Sız bu işleri tabii biliyor sunuz, lütfen bu cereyan edrn hallerin ne olduğunu bana aulatır mıaıoız ? Zavallı Şadan hiç bir şey söylemedi, beni mütecasir etmek istemediği anla-Şilıynrdu. Ben de kendisini üzmemek İçin tir şey sormadım. Fakat başımız ucunda bir tehlike dolaştığını va bfltfln ailemizin, Şadanın benim ve torunumun «unun arımızın lekedar olacağını hissediyorum. Geten bu polis memurları Sedandan ne İstiyorlardı, onu neye beraber götürdüler? Onana kabahat buluyorlar. Zaten Şadanın polisin müdahalesini ica-bettirecek ne kabahat, olabilir? Bu memlekette Şadao kadar namuslu, onun kadar asil ruhlu ve İnsaniyetli kaç kişi gösterilebilir? Sizin yüzünüzde* ml onun başına bu İşler geliyor 7 Keısam Saffet Beyin ölümünden dolafi kendisini kabahatli bulu»*””»» benim oğlumun bu feci ölümle ne alâkası olabilir. Devamı »ar Sene: I Abone Şeraiti r / Türkiye* için //erif içte f 1 senelik ……ima Rrt im ry.l * ……….«ot S „…………… SM • .» ……….. 7te 1 „…………… 1» İre*. TELEFON: ——. ¦ işSaU Sah 2 Nisan 1935 JHıtbaai tfcÖHiya, latanbal t Sabahlan Çıhar Siya»! Gazete j Râtı Ba Tenle 5 Kırıştır Hayatın uf irapları, felâketleri ve kederleri, kılıklarını değiştirmiş birer dostturlar t Aveburu (Şerhi J taei sabitede ı Günün yazısı Politika cilvelen Mıin iı “Eden,, in Moıkovada-kl mülakatlarından sonra neşredilmiş olan tebliğ oldukça mühim sözleri havı bulunmaktadır. Bu itibarla bu tebliğ resmi mülakat irdin sonra neşri mutad olan ve ekseriyetle beylik ve manasıı adilerden başka bir şey ihtiva et-mİyen tebliğler arasında bir Utta» na teşkil etmektedir. Bundan İngilizlerle Rusların, Uluslararası münasebet hususunda bir bayii anlaşmış olduklarına hükmetmek Uıısageliyor.. Bu anlaşma, aynı zamanda uluslararası riyaziyatının na garip cilveleri olduğuna da bir gOıel numune teşkil eylemektedir. İngiliz nazırı, Moakovada İlk Iradeltiği nutukta, Bolşevik erkininin yüıüne karşı şu sörlerl söylemişti: “1917 M o asi o dest beri bir İngiliz nazırının Moekovayı ziyareti İlk defa vaki oluyor. İngiliz nazırının, 18 aenedaa beri İngilizlerle Rusların arasının açıklığına bu suretle İşaret etmesi oldukça calibi dikkattir. Filhakika İngilizler utun müddet Bolşevik idare ve hükümetini tanımadılar, birçok seneler Rusya İle en ulak bir münasebette bile bulunmak istemediler. Şimdi ise yalnız müoascbatta bulunmuyorlar, hatta gayet sıkı ve kuvvetli teşriki mesaiden bile bahsediyorlar ve tebliğde ifade edildiği üzere, bu teşriki mesaiola Avrupa sulhunu kurtaracağını va takviye edeceğini ima ediyorlar. Bundan bizim anladığımıza göre, Müsyü “Hitler. İn son yaptığı İşler, İngilizleri da bir hayli düşündürmüştür. Halbuki bizzat Ruslar bile Ingilterenin bu meselede iki taraflı bir rol oynadığını ve Al-menyaya yüz verdiğini İddia edip duruyorlar va Moakovanın resmi gazeteleri İngiliz hükümeti aleyhinde çok şiddetli makaleler neşrediyorlardı. Rualar bir taraftao böyle atıp tuttukları sırada İse İngilizlerin bilâkis onlarla az çok anlaşmağa karar vermiş oldukları anlaşılıyor, yahut İngilizlere bu anlaşma fikri, Müsyü Con ” Si-mon „ un Berlindekl mülakatından sonra gelmiştir. Fakat ne de olsa, yani İngilizlerin, gerek Almanyanın takip ettiği müfrit siyasetin zaruretiyle olsun, gerek kendi arzularıyla olsu», Ruslara karşı şimdi böyle temayül ve mülâyemet göstermeleri, İngiliz siyasetinin zamanın İcabına uymak hususunda gösterdiği şayanı hayret kabiliyet va inhinaya “Souplesse,, büyük bir ‘misaldir. Bu kabiliyet ve inhinayı Avrupada galiba gösterebilen başka millet yoktur. İngiliz politika, sının mühim esaslarından birini de, Türkçe “Bükemediğin kolu öp te başına koy,, meselinin nitık olduğu hüküm teşkil eder. İşte İngilizler bu defa da öyle yapıyorlar. Kendi natırlarının itirafı veçhile İngiltere, 18 sene Ruslara kafa tuttuktao, bir aralık Bolşevik 1da-reaini yıkmak İçin dünyayı ayaklandırmağa teşebbüs ettik-teo sonra nihayet bugün Rusya Ue gayet iyi anlaşıyor va hat-ta (Rusya ile müşterek mesaimiz Avrupa aulhuou kurtaracaktır) gibi sözler bile aöylemeğa lüzum görüyor. Moskova da vuku bulan bu konuşup anlaşmanın (ız daha öpüşüp koklaşmanın diyecektik) Al-naanyaya karşı husule getireceği neticeye gelince onun hakkında bent.» blraey söylenemez. Tebliğin pek sarık olan bazı hükümlerine rağmen Alm.nyaye karşı ittihaz edilecek siya.»t müphem geçilmiş, tir. Menafi tebliğ Almanlara do-lay.aiyle es eok bir İhtarda de bulunımyor değil. Müayö. “Hltler hükûoıetioin bu t nglliz-kua anlasa mauna karşı nasıl mukabele «de-ceğini de öğrenmekte gecikmlye-ceğiı tarımcıdayız. Herhalde bu mukabeleyi dünya efkarı umumiye sinin merakla olduğu kadar endişe İla da beklediğine şüphe yoktur. ZAMAN “Sulhu icabında silâhla da muhafaza ederiz!» -o– Almanya, başka devletlerden toprak istediğini tekzip ediyor —b_- Çekoslovakya, sulhu silâhla da muhafazaya hnzırl — Alman Ordusu 9 milyon! — Fransızlar “Moskova,, konuşmalarından memnun, “müttefiklerimizle Ingiltereden birini tercih etmek mecburiyetinde kalmıyacağız,, diyorlar — MHeryo„ herkese açık ittifaklar taraftarı.. maları için bütün dünyaya hitap ediyorum Almanya, an iyi atkerltrİni Pe şerefini bu tulh yolana koya-.ak onun hizmetine girecektir,m Sulhu silâhla müdafaa I Prag 1 [A. A.) - Dış işleri bakanı B. "Bence. "Reis Maısrİk'ia eseri, adiyle açılan sergiyi gezerken demiştir ki : Sulha icabederte tİlâhla Devamı 6 ınct sayfada Mûmakerat eeferberligine çıkan konuşacağı " Varşova Karlsruhe 1 (A.A) — B. "Go-bels., demiştir kl i "— Kimseyi tehdit etmiyoruz. Fakat kimsenin de bizi tehdit etmesine müsaade etmeyiz. Biz, mukadderatına hâkim bir devlet olduk. Almaoya barbl düşünmüyor. Bundan bahsedenler, katil gevezelerdir. Lor d " Eden „ in Leh ricali v „ frhrin* bir bakış Almanya, Polonya koridoruna Çekoslovakya'nın bir kamım, Avuıturyayı "Altat Loren. I va daha başka topraklan ittemiş değildir. Böyle yalan havadisler neşreden yabaocı gazeteler, sulha karıştırmaktadırlar. Devlet adamlarının birbirlerine hürmete i«tindar eder bir sulh kur- "Varşova* da muza .eratta bulunacak Lehistan Hariciye Na- ingiliz Mührûhıttt zırt M. "Bek,. Lord "Eden,, olan Üş siyasi Lakların meşhur Mareşali "Piltudİekİ,, «Viyana» da kral taraftarları nümayiş yaptı Nümayişe 20 bin kişi vada mecburî lesi — Avusturya, Alm Arşidük "öjenm Viyanada sık sık yapılan kral taraftarlarının kir nümayişi e inanında Viyana 1 (A.A.) — İmparator "Şarl„ın ölümünün 14 üncü yıldönümü münasebetiyle 20 binden fazla mutlaklyet taraftarı, "Svar-renberg,, «arayı önünde, dün. "Habsburg„|aMn tekrar tahta çıkarılman lehinde tezahüratta bulunmuşlardır. iştirak etti — Avustur-askerlik mese-anyanın bir Vilâyeti mi? Kalabalık arasında, Arşidük Ojen, Şurayı devlet reisi Kont Hopos, aşağı Avusturya vallvi Voo Baan, Viyana aristokrasisine mensup şahsiyetler, eski ordudan bir çok zabitler, yarı askeri teşekküller İle eski muhariplerden müfrezeler buluomuştur. Tezahürattan sonra Arşidük ojen, halkın alkışları arasında geçit resmi yapan muhtelif teşekkülleri teftiş etmiştir. Avusturya, Prusyanın vilayeti mi ? Viyana (A. A.| — Başbakan muavini "Starhemberg,, Hayveh-rehlere söylediği bir nutukta demiştir kl ı "— Ancak, İç va dış barışıo saman altına alındığına kanaat getirdiğimiz vakit mülki meşgalelerimize döneceğiz. Eğer mecburi askerlik hizmeti tekrar yapılırsa, yarı askeri teşekküller mevcud olmakta davam edcaaktlr. Gelecek hafta ve ayların bize neler sakladığını bllmiyorut. Avus-turyanın, Avrupanın bir vilayetinden başka birşey olmadığı fikri, henüz şurada, burada dolaşmaktadır. Divanıharp kararını protesto Yunan Maliye Nazırı ve Başvekâlet müsteşarı istifa etti Atina 1 [A, A.) — Maliye Bakanı B. "Pes- W mazoğlu,, İla Baş I Vekalet müsteşarı * *j Bey "Sayaa,, İstifa etmişlerdir. Cazaları hafif buluyorlar Atina 1 [Hu-ausl] — Yunaaia* tanın pek çok şehirlerinde mi- teHfm eden tiogler yapılarak ” Peemazoglam “Atina,, fevkalftde divanıharbınla ilk kafile asiler hakkında verdiği hükümde gösterdiği merhamet protesto edilmiş ve bundan daha şiddetli cezalar verilmesi İçİa haV kûmete müracaat olunmuştur. Divanıharpla’ hükümetin teması yok Atina 1 (Hususi) —Fevkalade divanıharbın verdiği karar üzerine Harbiye bakanı General “Kondilıs. in askerî hakimleri tebrik etttiğl ve| karardan evvel başbakanın müddeiumumi ile görüştüğü hakkında bazı gazetelerde çıkaa haberler hükümet mehafilinden tek-zibedılmektedir. Tahliye edilenler Atina 1 (Hususi] —İsyanda ali-kadar olduklarından şüphe edilerek tevkif edilen büyük fabrika- Devamı 2 nci sahifede Çamuru andıran kırmızı yağmur! “Maraş,,, kırmızı hafif bir toprak tabakasiyle örtüldü Maraş 1 “Hususi,, — Buraya kırmızı ve çamuru andırır yağmur yağmıştır. “Maraş„ta İlk defa görülen bu hal, geceleyin vaki ulmuş, sabahleyin her tarafın hafif kırmışı bir toprak tabakasiyle örtülmüş olduğu görülmüştür. Yeni tefrikamız “Gelibolu,, da Türkler nasıl galip geldi? •m m » ı “Liman Fon Sandera,, İn maiyetinde bulunmuş olan ceneral ” KANENGİSER „ Paşanın hatıratı “Çaoakkle,, muharebatında başından sonuna kadar bulunmuş olan bu Alman cencrallnln yeni çıkan hatıratı tarihi kıymeti kadar bir roman gibi okunacak tarzda güsal yazılmıştır. .Karilerimizin, yakında başlıyacak olan ba tefrikamızı büyük bir zevkle takip edeceklerinden Türk – Bulgar münasebatı “Dost Türkiyeye taarruzu düşünmüyoruz !„ Bulgar Dahiliye Nazın, “ZAMAN,, dan şikâyet ediyor! — Bulgaristanda Türklere yapılan tecavüzler ve Bulgarya Türklerinin muhacereti -Sofya.da Türkçe çıkmakta olan “Halk Sesi. gazetesi. Bulgar Dahi-Uya nazırı Miralay “Krum Kolef., • ila yaptığı bir müla-katı 28 Mart tarihli nüshasında neşretmektedir. Bulgar Dehiliya nazırı “TOrk-Bulgar dostluğu hakkında kendisine sorulan suale cevap verirken her nedense “ZAMAN,, dan şikftyat etmiştir. Her ne kadar Bulgar Dahiliye nazırının gazetemizi medhetnıes. alb Ur bek (enemezse d–”ZAMAN,,dan şikft. yet eylemesi de çok haksızdır. Çünkü Bulgsrİstaoa taallûk eden son günlerdeki neşriyatımız Bulgar gazetelerinden aynan tercümeye inhisar ettiği gibi, Beynelmilel atlı müsabakalar Kıymetli süvarilerimiz bugün gidiyorlar Zabitlerimize, diğer müsabakalarda olduğu gibi Nis müsabakalarında da muvaffakiyetler dileriz purile “Maraiİya,, ya hareket Edirnenin su kata yıldönümü mûnattbetile “Novidnl,, gözeteninde- “Bulgar mâearielne taarruz borata f„ anoanile neşredilen retim daha evvelki neşriyatımız da durup dururken vuku bulmamış, bilâkis Bulgar gazetelerinin eley-Devamt 2 nci sahifede edecektir. Ekipimiıe, binicilik mektebi kumandanı Miralay CcvuVt S.:sişi»,riyaset edecektir. Ekipiro.7 fzı zevatteo Binicilik mektebi kı.**tandanı vt “Nltme giden töear ilerimizin reisi Miralay Bay Cmvdet 17 Nisanda ‘Nıa. de yapılacak olan beynelmilel atlı müsabakaya iştirak edecek TOrk ekibi, bugün ..ı.ıt beste kalkacak olan “Patriya,, v«- Bugûn *Nitm a gidecek kıymetli savar ilerimizden Bay Cevat Bay Saim mürekkeptir : Albay Cevdet Yarbay ön-huo, Yüzbaşı Cevdet Kula, Teymen Cevat Gurk.m. Tey- Lûtfen sahifeyi çeviriniz Posta ve Telgraf eski erkânının muhakemesi Müddeiumumi, Bay Fahri ve Bay ihsan Cemal hakkında ceza kanununun240,B.Suphi hakkında da 230 uncu maddelerinin tatbikini istedi Müddeiumuminin mohkÛmivoiterİri talep ottigt Potta ca Tetgmrf er kânının muhakemeleri atnottnda”Ulat„torafından çizdirilen krokiler Say Fahri Bay Suphi (Yatısı 2 nci sahifede/ r — ZAMAN — 2 Nit H=A^=İ=C=Î=H^A=B=E=R=I^E=R Almanya tek başına yürüyebilecek, istediğini yapacak mı? Her şey eskisi gibi : Ne Almanya kararını değiştirdi, ne de öteki devletler… Gelen telgrafların anlatısına göre aon diplomat seferberliği, seferberlikten evvelki vaziyeti değiştirmemi} gibidir. Seyahat ve ziyaretlerden fince Fransa, italya, İngiltere, Rusya mın-tıkavl misaklarla sulhun teminine taraftardılar. Almanya bu mın-tıkavî misakların garbı Avrupaya ait kısmına girmek İstiyor, fakat şark mîsakına girmemeyi tercih ediyordu. Son seyahat ve ziyaretlerden sonra vaziyetin değişmediği görü üyor. Mıntıkdvj misaklarla sulhu temine taraftar olan devletler, yine eski devletlerdir. Almanya da vaziyetini değiştirmemiş ve Şark lokarnosu Özerinde kararını bildirmiştir. Demek ki diğer devletter mıntıkav! mis.ıklara ehemmiyet gösterdikleri halde Almanya kendi kuvvetlerine itimat etmeyi tercih eder vaziyette kalıyor ve ona göre kuvvetlerini hazırlıyor. BugQn Almanyanın bava kuvvetleri Ingilte renin hava kuv-leri derecesinde ve daha ilerisindedir. Hedefi bu kuvvetleri Fransanın kuvvetleri derecesine çıkarmak ve daima Rusyanın tayyare inşaatını gözetliyerek hareket etmektir. Bundan başka Almanya İngİlterenin değil, Fakat Fransanın deniz kuvvetine müsavi bir denil kuvveti yapmak fikrindedir. O halde Almanyanın Önünde büyük ve geniş bir faaliyet ¦emini açılmış bulunuyor. Acaba diğer devletlerin siyasi faaliyeti, Almanyanın bu yolda yürümesine karşı gelebilecek mi ? Şüphe yok ki “Streıa „ konferansının en mühim mevzuu bu olacaktır. Ö. R. İtalya, mensucat ihtiyacını kendi kendine temine çalışıyor MMusoIîni„ nin riyasetinde yapılan bir ‘içtimfvda pamuk yerine yün kullanılması da görüşüldü Roma 1 (A. A.) — ttalya mensucat maaulâtı hususundan yabancılara muhtaç kalmamak için büyük bir gayret sarfet-snektedir. B. Musolini, Venedik sarayında, mensucat sanayiinin başlıca mümessillerini kabul etmiş ve onlarla beraber, alınacak tedbirleri görüşmüştür. Sunî elyaf istihsalini inkişaf ettirmek, suni mamulât veya kenevir ve hariçte piyasası kalmamış olan ipek gibi milli mamulât veya pamuk yerine yün kullanmak gibi tedbirler düşünülmüştür. men Saim Polatkan, Teymen Eyüp öncü, ekipimizle beraber Kısmet, Yalçın, Serkeş, Güdük, Ceylan. Çakal, Çapkın Sakarya, ve Akın isimli atlarda gideceklerdir. “Niı„ müsa bekaları 17 Nisanda başlıyacak ve 27 Nisana kadar devam edecektir. Bu on gün zarfında muhtelif şartları haiz 12 müsabaka icra edilecektir. “Niş» müsabakalarına bu sene 11 millet iştirak edecektir. BugfrK kadar ^t sporu tarih-de bir müshî1-! İçin 11 milletin bir araya toplandığı İlk defa görülmektedir. Müsabakaya iştirak eden memleketler Türkiye, Fransa, Almanya, İtalya, isviçre, Belçika, Hollanda, İspanya, İrlanda, Portekiz ve Poloyadır. Esasen dünyanın en kuvyetli atlı ekipleri de bu milletlerden ibarettir. “Nis,, müsabakalarında zabitlerimiz kuvvetli rakiplerile mücadele edeceklerdir. Müsabakaya iştirak eden bu milletlerin hepsi en aşağı 15-20 senedir bu işlerle uğraşmış ve yüzlerce müsabakaya iştirak etmiş bulunmaktadır. Bizim süvarilerimiz ise, ancak dört senedenberi devam eden çalışmalar neticesinde bu milletlerle mevaffakiyetle müsabaka edecek bir dereceye gelmişlerdir ki çok şayanı takdirdir. Filhakika Türk süvarileri yalnız harp meydanlarında değil, böyle müsabaka meydanlarında da rakiplerine karşı zaferler kazanmışlardır. 1932 de yine “Nis., te yapılan müsabakalarda Teymen Saim birinci ve geçen sene “Viyana,, da yapılan müsabakalarda, da Yüzbaşı Cevat 6 ıncı olmuştu. Bir noktayı işaret edelimkı en son yapılan milletler kupası müsabakası müstesna olmak üzere diğer müsabakalarda derece mevzuu bahis değildir. Müsabakayı hatasız bitirenlerin hepsi ayni derecededir. Yalnız mükafatların tevziinde lama nazarı itibara alınmaktadır. Süvarilerimize bu müsabakalarda da muvaffakiyetler ve hayırlı seyahatler temenni «deriz. Herkese bir gaz maskesi verilecek ttalyada mühim bir kanun kabul edildi Roma 1 ( F. istanbul ) — Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen bir lâyiha mucibince, ttalyada herkese hükümetçe birer gas maskesi verilecektir. İtalya – Habeş işi yine^Cenevre^de’ – *— Habeşistan, hakem tayinini resmen istedi 1 — İtalya İle arasında yapılan Cenevre Habeşistan doğrudan doğruya konuşmalar netice vermediğinden Habeşistan Milletler Cemiyetine müracaatla ttalya – Habeş hakem muahedesine istinaden ihtilafı tetkik için hakemler tayinini istemeği kararlaştırmıştır. Habeşistan resmen Milletler Cemiyetine müracaat ederek bir hakem komisyonu teşkilini istemiştir. İspanya – Türkiye Ticaret mümessillerimiz bugün gidiyorlar lapam • ile Türkiye arasındaki ticari anlatmanın müddeti dolduğundan mukavele müddeti feahc-dilmlştir. Yani ticari anlaşmayı hamlamak Ötere Madritta Türk ve İspanyol mümeaıilleri arsamda müzakereler başlıyacak tır. Bu Içtimalarda Türkiyeyİ tem-.ilen Türkofla kontenjan şefi Bay Nrcminln riyasetindeki heyel bugün Madrİte hareket edecektir. Divanıharp kara rinı protesto / ncı sahi/eden devam tör “Fikı,, biraderler ila ayandan amiral “Kakulİdes,, serbest bırakılmışlardır. B. Çaldaris bir beyanname neşrediyor Atina 1 (A. A.) — Başbakan B. Çaldaris, İsyan hareketlerinin tekerrür etmemesi için lâzımgclen bütün tedbirlerin alındığım bildirmiştir. Bu akşam B. Çaldaris Teşkilâtı Esasiye kanununa ait emirnameleri neşredecektir. Bu emirnamelerle memurların lâyenazil-liği kaldırılacak ve ayan meclisi fesholunacaktır. Türk – Bulgar münasebatı ¦»M MI ………I………….. Birinci sahi/eden dvam hİmiıdeki mütemadi neşriyatına va tahrikatına sadece bir cevap teşkil etmiştir. Mahut -Trakya,, gsretesini Bulgar hükümetinin tatil etmeai de, ıkı taraf matbuatı araaında karşılıklı vukubulmu? olan şiddetli neşriyatın müsebbibi o meadut paçavra olduğunu bir nev İtiraf mahiyetinde dcgilmidir? Bulgariatandn Türk aleyhtarlığı kdrüklenmedıkçe, Bulgar ihtiramları bııe doğru tevcihine çalışamadıkça, “ZAMAN* dan şikayet ötmek, hakanlık olur. Bulgar dahiliye nazırının beyanatı Bu noktayı kaydettikten sonra “Halk S -ı „ muharriri ile Bulgar dahiliye natırı araaında geçen mülakatı aynen naklediyorut : — Türk – Bulgar dostluğu hakkında ne deraİaiı ? — Başvekilimiz, bu dosttuk hakkında kafi derecede izahat vermiştir. Biz Türk ricalinin de bu huausta bitim gibi düşündüklerine kanüz. Halbuki batı Türk matbuatının, hele “ZAMAN, gatrtes nin yazdığı şiddetli yanlardan, aynı samanda latanbul ve Trakya’da aleyhimize yapılan propagandalardan hayrette kaldık. Bit bunlara aebep olmadık. Biz Türkler hakkında İyi hissiyat beıtiyorut ve eminiz ki Türk İdareciler! de bite karşı aynı hissiyatla meşbudur, Biz dozlumuz Tûrkiyeye harfi taarruz düşünmüyoruz. Onların do bize taaıruz edeceklerine ıhı.mal vermiyoruz, _ Hulâsa bit, dostluğumuzda sadık.ı. Türklere yapılan tecavüzlere gelince… — Bazı yerlerde Türklere yapıldığı söylenen tecavüzler hakkında tedbirler alındı mı? — Ben, mıntıka müdürlerimize verdiğim tamimde, Türklere ve kime otursa olaun gayrikanunl surette tecavüz edenlerin şiddetle takibedilarek kanunun pençeaine tealim olunmalarını emrettim.Çünkü Bulgaristanda herkea kanun nazarında müsavi hukuku haildir. Kanunsuz harekettet cezalandırılacaktır. Ben Tûrhterı pek yakından tanırım. Geçen harpte maiyetinde 10 — 15 Türk vardı. Bunlar fevkalâde iyi askerdiler. Va muhaceret bahsi ? — Bulgariatan Türklerinin muhacereti meselesi hakkındaki fık-r.oiı ? — Şunu aoyliyeyİm ki muhaceret meseleai bitden, yani hükümetten gelmiyor. Bu, Tür k halkı araaında yapı an yabancı propagandasından ileri gelmektedir ?l„ Türklerin mallarını ela geçirmek için Spakülaayoo yapanlar •ardır. Bil bu muhtekirleri sürdük. Bunların en nyade faaliyet gösterdikleri yer. Deli ormanın Şum-nu, Razgrat havalisidir. Buralarını muhtekirlerden trmiıledik “??„ Bulgarlar ve Türkler — Bulgaristandaki Türkler için yenilik yapılacak mıdır ? — Bütün Bulgaristan halkı için yapılan yeniliklere, iyiliklere tabii Türkler de dahildir. Biz dünyaya ispat ettik ki ekalliyetler için en müsaade-kâr (!?!) bir hükümetiz. Bulgar halkına verdiğimizi Türklere de vereceğiz. Biz ıslahatımızı Bulgarlar için değil, bütün Bulgar tebaası için yapıyoruz.. Gazeteci kendisine veda ederken, Bulgar nazırı ayağa kalkarak şunları söylemiştir : “— Türk ahalisini teskin ve iki milletin yakınlığı uğrunda çalışmanıza devam ediniz. Çünkü biz, bu dostluğun en hararetli taraftarıyız. Ve son o-larak tekrar ediyorum ki Bul-garistanın Türk halkı, bizim en sadık tcbaamızdır.,, • * • “Edirne„nin 6ukutu yıldönümü ve Bulgarlar Sofya 1 (Hususi) — Balkan Kamutayın dünkü içtima Ankara 1 (Telefonla) — Kamutay bugOn Conker’in Başkanlığında yaptığı toplantıda, Jnndarma umum kumandanlığının 1934 mail yılı bOtçealnde bir taahlha alt olan kurumu kabul ettikten sonra gönd -liginde görüşülecek başka blrşey olmadığından perşembe günft toplanmak Üıare dağılmıştır. Kamutayın Perşembe günkü içtimainde Evkaf vn Van golü gemi İşletme İdarelerinin bflteeleriain mUrakereame başlanacaktır. Demiryollarımıza 47 kilometre daha ilâve ediliyor harbinde Edirnemizin muvakkaten Bulgarlar eline düşmesini intaç eyliyen harekâta iştirak etmiş olan Bulgar “Tunca., ordusunun “Cenk,, bayramı münasebetiyle yapılan merasimi ve Bulgar gazetelerinin bu hususdaki neşriyatını bildirmiştim. Bu bayram eski “Zağre„ de merasim ve ayinlerle tesit olun muş, “Edirne., nin işgali uğrunda ölenlerin isimleri anılmış Balkan ve Avrupa harbinde “Tunca., Iıların gösterdiği kahramanlıklar ve zaferler hakkında nutuklar irat edilmiştir. “Yunak,, ismindeki Bulgar jimnastik teşkilâtı kongresinin “eski Zağre,, de toplanması münasebetiyle buraya gelen yüzlerce murahhas ve azasına aynı zamanda “Edirne,, nin yıl dönümü bayramını tesit edenlere karşı Garnizon kumandanı “Nedef,, söylediği ha-raretli nutkunu : Şanlı I,imalıların İlâhî vasiyetlerini muhafaza ederek, vatana hizmet etmek için her zaman hazır bulunm ıhsınız. . cûmlelerile bitirmiştir. Bu nutuk oparlörler vasi-tasİle halk tarafından h^-r yerde dinlenmiştir Merakime pek çok halk büyük bir 1.–.I-I.I.L şeklinde iştirak etmiştir. 31 Tarihli ” Utro „ gazetesi bu hususta diyor ki: “Edirne taarruzları, milletimizin eogak kanlılıkla ve erkek-çestne ne büyük kurbanlar verdiğine şahadet ed yor. Askeri ve tarihi muharririmiz miralay P. Dırvîngof, E* dirnenin son dakikalarını birkaç satırla şu şekilde tasvir etmektedir : “13 mart gecesinde ayın doğmasile beraber “Edirne = Odrin„ kalesinin şiddetle bombardımanına başlandı. Artık silâh patırtılarının sesleri ayrı ayrı duyulmuyordu. Edirne kalesinin üzerinden fırtınalar gibi uğultular yükseliyordu. Ayvaz baba, Ayıcıyolu üzerinden (Kestenelık)e kadar olan Türk istihkâmları İmha edilmişti. Patlıyan şarapneller yıldız yağmuru gibi düşmanın Üzerine serpiliyordu. Bulgarlar, asırlarca evvel Krum Simeon, Kaloyan (Bizans zamanındaki Bulgar çarları) zamanında olduğu gibi yine “Edirne, ye akın etmişlerdi. Artık piyade alayları galeyane gelmişti. Askerimiz Türk tel Örgülerinin önünde bulunuyordu. Saat 1 de zabit Veliçkof bu tel örgülerini imhaya başlamıştı. Saat 1,5 ta Miralay Hristof, askeriyle korkunç düşmanın üzerine süngü hücumu yaptı. Nihayet düşman, Bulgar akı. nına karşı tutunamıyarak istihkâmı terk etti „ * • a Türk – Bulgar münasebatı ve yeni 6efir “La Bulgari„nin başmakalesinden: İki sene evvel Türkiyenin merkezinden ayrılan “Pavlof,, yine sefir olarak Aokaraya gitmiştir. “Pavlof,,un bu vazi-feye gelmesi, gerek Türk ve gerek Bulgar siyasi mehafilİo-de büyük memnuniyeti intaç etmiştir. Malûmdur ki “Pav. Anka 1 | A. A. | — Aldığımız malûmata göre, oafia İşleri bakanlığı yapılmakta olan demir yolları ütarinde 47 kilo metre utun* lugunda üç kısmın İnşaatını münakaşaya koymuştur. Bu ay içinde İhaleai yapılacak olan bu kısımlar şunlardır : Filyos – Ereftli hattı üzerinde İkinci kıaımlar İnşaatı. Aydın hattının iki noktasında Burdur ve l.parta kısımları. Bunlardan Filyos- Ereğli hattı üıerinda Çatalagsı Zonguldak ara-aındakl 10 kilometrelik İkinci kısmın inşaatı takriben 2 milyon 400 bin liraya mâl olacaktır. 937 eeneeİ mayii sonuna kadar İkmal edilmiş bulunacaktır. Bundan önce ihaleal yapılan ve Filyoatan başlıyarak Ça-talagıına kadar olan 16 kilometrelik kıamın İnşaatı 1936 martı İçinde ikmal edilmiş bulunacağına göre msyıa sonuna doğru fılroa EregII kartı Bıerlnde 76 kl-lotnetr.lık bir kısım İnşa edilmiş bulunacaktır. Bu hat Özerinde geri kalan 48 kilometrelik kıamın İDşaa’ı lae, bilahare yapılacaktır. Bu münaaebetle bunu da İlave edelim kl, Fıiyoa-Erayli tıattıoın Çatalagıından Ereyliye kadar olan va kömür havıaaından gecen kasanı evvelce karar verildiği gibi elektrikle şliyeeektlr. Burdur va laparta kıaımlarının inşaatına ge-gelincr, Bunlardan Aydın hattı Öterinde Baladiz iataayonundaa başlıyarak Burdura kadar uzanacak olan ve Afyon – Antalya batimin bir kıamını teşkil eden 24 kilometrelik kısmın ise, 93S birinci teşrin sonunda ikmal edilmiş bulunacaktır. Yine Aydın hattı üıerinda Tuz cönO mevkiinden ayrılarak lapar-taya kadar olan 13 kilometrelik şube hattı iae aynı suratla 935 birinci teşrin sonundafnitirilmîş olacaktır. Dahiliye Bakanı Edirnede Tekirdağ 1 (Hususi) — İç işleri Bakanı bu sabah (dün sabah) Sarayda Tekirdağ, Kırklareli valileriyle yurddaşlar tarafından karşılandı. Bay Şükrü Kaya Vizeden geçerek Kırk-larelîne gitmiştir. Edirne 1 (Telefonla) — İç işleri Bakanı Bay Şükrü Kaya Umumî Müfettiş Tali öngörenle birlikte saat 18 de şehrimize geldiler. Kayseri fabrikası işe başladı Ankara 1 (Telefonla) — Kayseri mensucat fahrikaatnın bir kısım tesisatı bugünden (dün) itibaren işlemeğe başlamıştır. Fabrikanın temamı bir Temmuzda işleyecektir. Son Habererimizin devamı 6 ıncı sahifemizdedir Posta ve Telgraf eski erkânının muhakemesi Ankara 1 (Selef onla) — Posta ve Telgraf eski Umum Müdürü Bay Fahri Telgraf işleri Müdürü Bay İhsan Cemal ve Nmum Müdürmuavîni Bay Sup-hinin mabakemelerine bugün Birinci Asliye Ceza mahkemesinde başlandı. Mahkeme salonu oldukça kalabalıktı. Celse açıldıktan sonra müddeiumumi İddianamesini okumağa başladı. İddianamede meselenin uzun süren safhatı hulâsa edildikten sonra bütün bu safhatın tatbikinden B. Fahrinin mesul olduğu ve B. İhsan Cemalin ise şube âmiri sıftaiyle B. Fahrinin emir-lerini büyük bir itimatla tatbik etmiş bulunduğundan bunlardan mes’ul değilsede Nafia Bakanlığının emrinin gecikme, sine sebep olduğundan B. Fah. rinin suçuna iştirak etmiş bulunduğu ve Bay Supbinin de Nafia Bakanlığı emrinin ge-ciktrilmesinden ihmali görüldüğü bildiriliyordu. Müddeiumumi oldukça uzun süren iddianamesini bitirirken B. Fahri ile B. İhsan Cemal hakkında ceza kanununun 240 ncı, Bay Suphi hakkında da 230 ncı maddesinin tatbiki suret I- tecziyelerini istedi. Bundan sonra maznunların avukatlarının müdahalelerini yapabilmeleri için muhakemenin 9 Nisana talikine karar verildi. Müddeiumuminin tatbikini istediği cera kanununun 230 ve 240 ncı maddeleri lof„ Türkiyede bulunduğu uzun seneler zarfında her iki devletin dost olarak yatabilmeleri ve dostluğun artması için faaliyet sarfetmiş ve 1929 da dostluk misakının imzalanmasına sebep olmuştur.,. Bay Fahri ve Bay thsan Cemal hakkında tatbiki istenilen madde Madde 240 — Kanunda yanlı hallerden başka her ne iu-retle olursa olsun vaıileaini su-iatimal eden mamur derecesine gore üç aydan üç seneye kadar hapaolunur. Cezayı tahlil edecek sebeplerin vücudu halinde bir aydan aı olmamak üıare hapis ve 30 liradan yüı liraya kadar ağ-r ceıayi nakıi ile ec-talandırılır. Ve her halde mü-ebbeden veya muvakkaten memuriyetten mahrum edilir. Bay Suphi hakkında tatbiki istenilen madde Madde 230 — Her ne ecaile ün olursa olsun memuriyet vesilesini yapmakta ıhma’ ve terabı eden veya amirinin kanuna göre verdiği emirleri makbul Lİr ¦ebeb o makattın yapmıyan mr-mur otut liradan yüı liraya kadar ağır cezayı nakdi İle cezalandırılır. Bu ihmal va terahlden veya amirin kanun! emirlerini yapmamış olmaktan devletçe bir mazarrat huaule gelmiş i«n derecesine göre bit eydan Qç ae-neye kadar hapisi cezasil ebİW’k-ta müebbedeu *eya m«’«kka-ten memuriyetten mahrumiet ceıası dahi hükmolunur. Her iki auretta memurun terahlaindon veya verilen emri yapmamasından efratça bir türlü iarar hâni olmuşsa o da başkaca ödettirilir. 2 Nisan — zaman — Bunun sonu ne olacak ? Dün bir Tramvay daha tutuştu Vatmanın itidali bir facianın önüne geçti Tramvay şirketinin bozuk ara-balarındaobiri daha dün kendini gfisterdi. Ve yine halk heyecana düştü, Akaaraydan Ortaköy’e gitmek üzera bekleyen ahali bir aa-ate yakın ayakta işinden gücünden kaldı. Hâdisenin tafsilâtı şöyledir : Ortaköyden Aksaraya hareket eden 105 numaralı motoru ve 514 numaralı römork araba aaat on b.rde Beyazıttan Akaaraya Inerkeo bittabi elektrik freni yapmağa mecbur olmuştur. İşte bu ¦ırada, tramvayın ön tarafında bu unun ve vatman tarazından tahrik edilen kmm ateş almış ve şerareler çıkararak yanmağa başlamıştır. Yolcular, bİdiaeden haberdar olunca erkekler kendilerini tramvaydan aşağı atmışlar, kadınlarda feryada başlamışlardır. Bu aırada şirketin bütün ka-rıtnlıklarına ragme daima zouk kanlı ve vazifesini bilir vatmanlardan biri olan bu tramvay vatmanı da telâşa düşmemiş ve tramvay arabaaiyle havai teldeo gelen elektrik cereyanın irtibatını kesmiştir. Bu aırada teller adamakıllı ateş almış olduğu için kablolar yanmakta devam etml;, tramvay da •1 fireni idareaiyle Akıaraya kadar getirilmiş, makasa alınmış ve burada kendi halinde sönmeğe terkedilmiştir. Tabii Aksarayda bekllyen yolcular, bu tramvaydan İstifade edememişler, ancak yirmi beş dakika sonra gelen İkinci ( Aksaray -Ortaköy ) tramvayına binmeğe mecbur kalmışlardır. Vaka üzerine şirketin alakadar memurları, derhâl tahkikat ve tet-kikata koyulmuşlar, arabanın vaziyeti, vatmanın derecei mesuliyetinim’ tesbit ederek raporlarını vermişlerdir. Üs. tramvayı Kadıköyde yeni bir garaj yaptırılacak Üsküdar Halk tr aravayları şirketi çebekeaioi tevsi eylediği cihetle mevcut garajları klfı gelmediğinden Kadıköyde Kurnalıda Mahmut Baba mezarlığını 80 bin liraya satın almıştır. Burada asri bir tramvay garajı yapılacaktır. Diğer taraftan şirket Avrupa-ya yeniden aoo aistem sekiz tramvay arabası daha ısmarlamıştır, Bu arabalar bu ay nihayetinde Şehrimize gelecektir. Üniversite de imtihan hazırlıkları Oniversltede irot.hanların yaklaşması dolayısiyle Fakülte dekanlıkları faaliyete geçmişlerdir. Ha-Ver aldığımıza göre dekanlıklar talebenin devam fişlerini tetkike ve İmtihana girip giremeyeceklerin vazıyetlerini bildirecek cedvell hazırlamağa başlamışlardır. Ekalliyet mektebi hocaları Kültür müdürlüğü Ekalliyet mektebi hocalarını bu aene sıkı bir İmtihana tabi tutmağa karar vermiştir. İmtihanlar tatilde usulü tedris Ue pedagojiden yaptırılacak. ‘Öylesem tesiri yok. ussam gönül rast deglt Tenzilâtlı tenez-züh seferleri Vapurlarda biletler nasıl alınıp kullanılacak? Şirketihayrlye ve Akay İdarelerinin tenezzüh aeferlerl ihdas etmeğe karar verdiğini evvelce yasmıştık. Aldığımız malûmata göre, Akay İdareainde tenezzüh seterlerinden ancak Adaya ve Kadıköyüna gidecek yolcular istifade edeceklerdir. Yalova hariçtir. Perşembe günü köprüden Adalara ve Kadı-köyüne kalkacak olan 19,10 vapurunda tenezzüh biletleri aabla-çaktır. Bu biletler, gidiş va geliş olarak da tedarik edilebilir. Biletin gidiş, kısmı ancak 19,15 seferinde kullanılabilir. Cuma günü lae tenzilâtlı bilet ancak sabahleyin kalkan 8,15 vapuru için verilecektir. Avdete gelince : Cuma günü Adalardan ve KadıkÖyünden gelecek her vapurda bu tenzilatlı biletten İstifade etmek kabildir. Avdet biletleri cumartesi günü aaat 12 ye kadar muteberdir. Şirketihayrîyede ise; tenzilâtlı biletler perşembe günü her hattıo son postalarında ve cuma günü yine her hattın İlk poatalarında oıer’idir. Avdet biletleri, Cuma günü akşama kadar her iskeleden köprüye gelecek seferlerde kullanılabildiği gibi Cumarteai günü de öğleye kader muteberdir. Tenzi’ât nisbeti, gerek Akay ve gerek Şirketi Hayriye idarelerinde, adi günler tarifesi üzerinden yüzde ellidir. Nakil vasıtalarının muayeneleri Şimdiye kada senede bir defa yapılmakta olan kara nakil vasıtalarının fennî muayenelerinin badema zaman zaman daimî surette İcrası tekarrür etmişti. Bu işe dûn den İtibaren başlanılmıştır. Yeni tarife Kontenjan tarifesi başladı, yeni bir tamim Altı aylık Kontenjan tarifesinin taibikine dün başlanılmıştır. Bu husu.ta, şimdiye kadar ahdi tarifeler ile alâkadar mallara alt tahsisat alıp ta gümrükten malını Çek m yenlerden tahsisat geri alınıyordu. Bu hükmün, bütün kontenjan hallerine teşmil edildiği gümrüklere bir tamim ile bildirilmiştir. Çekoslovakya İla yaptığımız mukavelenin tahsisatı bittiğinden bîr aylık tabsiaat verilmiştir. Alâkadar tacirler bu tahsisattan istifade ederek yeni mal getir te bileceklerdir. Nakliyat işlerinin tevhidi Bütün nakliyat işlerinin tevhit edilerek bir müsteşarın İdaresi altına alınacağı ve bunun da Nafla Vekaletine rabtedileceginl bir akşam refikimiz yazmıştır. Bu hususta şehrimizin alâkadar unlu filinde henüz müsbet malûmat mevcut değildir. Şehrin su işleri Belediye sular idaresinin bir sene için de yaptığı bütün işleri gösteren bir rapor hazırlandı Belediye sular idaresinin bir kânunusani 1934 ten 31 kânunuevvel 1934 gayesine kadar bir senelik mesaisine ait idare heyeti tarafından tanzim edilen rapor tabedilmiş ve dün şehir meclisi azalarına tevzi edilmiştir. Bu rapor Belediye meclisi tetkiki hesap encümenine havale edilmiş olduğundan meclisin Nisan İçtima devresinde aular İdaresinin vaziyeti tetkik ve müzakere edilecektir. İdare heyetinin bu raporuna göre, beladiya şehrin au Ihtİyaca-tmı temin etmeği esas İş addederek mesaisini buna göre teksif eylemişti. Bu cümled o olmak üs re terkos gölündeki ana terfi merkezi takviye edilmiş ve günde 32 bin metre murabbaındakl tazyik 38 bine çıkarılmış, va bu Islâh ameliyeal gelecek sena de devam edilmesi kararlaştırılmıştır. Kömür sarfiyatı 934 yılı içinde 8278730 ton kömür İsthlâk edilmiş ve 11712282 metre mik’abı su basılmıştır ki beher metre mika’bı suyun terfi) ¦Çin 0,706 kilo gram kömür kullanılmış demektir. Suyun İktisadi olarak terfii İçin kömür makine kollan değiştirilmiştir. Devamı 5 inci sahifede Terbiye ve tedris Kültür bakanlığı yeni bir sistem olacak Kültür bakanlığı bir terbiye mecmuası çıkarmağa karar vermiş ve bu İşle uğraşmak va tet-kîkat yapmak üzere bir heyet seçilmiştir. Bunun İçin daha müterakki milletlerin terbiye va tedrİa usulleri tetkik edilerek araştırmalar yapılacak ve neticede en muvafık görülenlerden biri yeni terbiye usulü olarak kabul edilecek ve çıkarılacak mecmuada neşredilecektir. Esnaf cemiyetleri Esnaf cemiyetlerinin idaresi Ticaret odasına raptedildikten sonra Esnaf cemiyetleri birleşik bürosu için bir kadro hazırlanmakta İdi. Bu yeni teşkilâtta vazifeleri bulunmıyacagı için büroda muhasebeci ve veznedar da dahil olduğu halde bîr kısım memurların vazifelerine nihayet verilmiştir. Yeni teşkilât bugünlerde filan tatbik sahasına geçecektir. Lâstik sanayii Bu sene lâstik ayakkabı az olacak Lâstik aanayiinden alınan İstihlâk vergisinin ağırlığından dolayı bu sene lâstik fabrikaları altı lâstik keten ayakkabı yapmak İçin şimdiye kadar faaliyete geçmemişlerdi. Şimdilik İşe başlıyao fabrikalar ancak geçen seoekl amelelerinin yarısını çalıştırmaktadırlar. Lâstik fabrikaları istihlâk ver-glsinin memleketimizde yedi baş-lıyan lâatik sanayiini ezmiyecek bir hadde indirîlmeai İçin teşebbüslerde bulunacak ardır. Kasap dükkânları Kasap dükkânlarının içerlerinin yarıya kadar çini döşeli olması ve etlerin camekânlar İçinde satılması lâzımgeldigi halde bu kaideye birçok kasapların riayet etmemekte oldukları belediyenin nazarı dikkatini celbetmlştir. Dün şuabata bu hu-usta bir tamim gönderilmiş ve kasapların belediye zabıtası talimatnamesine riayet etmeleri bildirilmiştir. Şerhler Hayatın ıstırapları, kılıklarını değiştirmiş Şerh ve izah: İngiliz mütefekkiri Lort “Aveburym nin bu sözü hemen her dilde, başka bir şekilde ifade olunmuştur. Hayatın iztirapları, felâketleri ve kederleri, insana çok mühim dersler verdiği için hiç şüphe yok ki birer dosturlar. Yalnız güler yüzlü, tatlı dilli birer | dost değil, çatık çehreli, açık sözlü birer dost! Bunların dustluğundan istifade için verdikleri dersi anlamak ve ona göre hareket etmek gerektir. Tarihte felâketlerden aldıktan dersleri çok iyi anlıyan ve felâketleri çok iyi kutlanmayı bilen çok büyük şahsiyatler vardır: felâketleri ve kederleri, birer dosturlar! Avebury Meşhur “NelsmM in bir gözü kördü. Kendisi rü-cat zamanlarında rücat işaretlerini görmemek için kör gözünü onun tarafına çevirirdi: Filozof “Sokrat„ ölüme mahkûm edildiği zaman tilmizlerinden ” Apotlo-dros,, yana yakıla: — Üstat, nahak yere mahkûm edildin! demiş, Sokrat ta : — O halde sen benim suçlu o/arak mahkûm e-dilmemi mi beklerdin! Cevabını vererek idam hükmü gibi bir felâket karşısında bile büyük bîr ders vermişti. ZAMAN Odanın eşya endeksi çıktı Ucuzlıyan ve pahahla-şan eşyalar hangileri ? Ticaret odası İstatistik bürosu, bu senekl toptan eşya Hatlarının endeksini neşret mistir. Bu endekıe nazaran 934 senesinde toptan eşya fiyatının 933 senesine nazaran pahalılaştığı görülmektedir. Maa-mafih bu flat yükseliş çok cüzidir. Endeks 52 türlü emtia, sekiz sümreye ayrılarak yapılmıştır. Zahire fiatı, 933 yılına nazaran bu yıl pahalılaşmıştır. Buna mukabil hayvani gıda maddîlerinin fiatları da ucuzlamıştır. Fakat netice olarak, gıda maddelerinde umumi bir fiyat yükselmesi mevcuttur. Mevaddı İblidaiye fiyatlarında da umumt bir yükselme, vardır. İhraç emtiamızın başlıcası, mevaddı ibtİdaiye olduğuna göre bu terfi şayanı memnuniyettir. Madenlerimiz 934 yılında diğerlerdeklae nazaran çok cüz’I bir yükseliş göstermiştir. Bütün kumaşların fiyatları bu sene yükselmiştir. Endeksin en şayanı dikkat tarafı 934 yılında 933 e kadar İthalât maddelerinin fiyatları pek azda olsa, düşmüş olması keyfiyetidir. Buna mukabil İhraç eşyamızın fiyatları mühim miktarda yükselmiştir. Dahil delstlhsal ve istihlâk adi-ten maddelerin fiyatlarında da yükselme çokçadır. Habibe Molla Nihayet yeni bir tiyatro heyeti teşkil etti Schir tiyatrosundan ayrıldıktan sonra Raşİt Rızanın teşkil ettiği trupa dahil olarak Ankaraya gi. den Bayan Halide (Ha »be Molla) ¦on çıkan malûm hâdise dolayisile Raşit Rızadan ayrılmış ve diğer baş arkadaşlyle beraber Istanbula dönmüştü. Bayan Ha ide yani bir tiyatro trupu yapmaya karar var-mİş, çalışmış, çabalamış va nihayet oldukça kuvvetli bir heyet vflcude- getirmiştir. Bu trupa son hadise dola-layısiyle Raşit Rızadan ayrılmış olan artistlerle açıkta bu’unen bir kısım artistler dahil olmuşlardır. Bayan H ılide, grupta para yüzünden doğması muhtemel her hangi bir anlaşamamazİığın Önüne geçmek için bütün arkadaşlarını hissedar yapmıştır. Grubun ismi “Habibe Molla Tiyatrosu,, olacak ve şimdilik gayri muayyen yarlerde temsiller verecektir. Bu lemsi lerde muvaffakiyet elde edildiği takdirde Be-yoglunda ve istanbul aemtinde muayyen binalarda har hafta muntazam temsiller verilecek va bu suretle Şehir Tiyatrosunun yokluğunda şehrin tiyatro ihtiyacını tatmin edilmiş olacaktır. Şimdilik grup hep vodvil re komedi temsil edecektir. İlk temdi 1 için Şehir tiyatronu artistlerinden Bay I. Galibin lisanımıza çevirdiği ve Şehir tiyatrosu repertu-varından ” Velinin çocuğu „ vo ı Fakirlere bedava radyo.. Almanyanın propaganda nazırı doktor “GÖbels„ fakirlere bedava radyo tevziiol kararlaştırmış va bunun için bir talimatname hazırlamıştır. Talimatnameye göre fakirlere [bedava radyo verilirken körler, harp malûlleri, çoeukları çok olan aileler, yetmişine varmış ihtiyarlar başkalarına üstün tutulacaklardır. Bundan maada bir radyo ruh-aatiyesi almağa gücü yetmiyenler, bir İstida İle mahalli hükümete müracaat ederek ruhsatiye resminden affedileceklerdir. Bir propaganda nazırının har evde bîr radyo cihazının bulunmasını temin etmesi ve buna kadretf yetmiyenlere yardım ederek onla rı da radyodan elde edilen İstifadelerden mahrum etmemeğe çalış ması, vazifesini çok İyi bildiğine ve çok İyi yaptığına delâlet eder. Doktor "Göbelı,, Almanyanın Propaganda Nazın sıfatıyla Alman millerine her hadiseyi Alman bakımından İzah eden va Alman efkârı umumiyealoi her hâdiseye hazırlıyan şahsiyettir. Bu vazifeyi alan bir zat bütün memleketin kendisini dinlemesini, sözlerinin uzak, yakın her vatandaş tarafından İşitilmesini İster. Doktor "Göbehj,, fakirlere bedava radyo temin etmekle vazifesini kolaylaştırmış ve icabında bütün Alman milletile karşı karşıya gelerek konuşmak İmkânını elde etmiştir. Bir devlet adamının diledikçe bütün milletle konuşması, sealnl bütün millete işittirmesi, şüphe yok kl, son derece faydalı va lüzumludur. Almanyanın bugün giriştiği cidal bıkkındaki telakkiler d ği-şebllir. Fakat onun bu cidal »ırasında hükümet ile millet arasında kl anlaşmayı azami derecede genişletmek için aldığı tedbirleri ancak takdir ile karşılanabilir. Hela ., GöbeN „ in aoo kararı da tatbik okunduktan ve fakirlere de radyo cihazları verildiktensonra her Alman, hergün devlet başındaki adamlarla karşı karşıya gelmek ve onların ne düşündüğünü anlamak imkânını bulacaktır. Bu aayede radyonun Alman kalkınmasında ne mühim bir âmil olacağını hesap etmek kolaylaşır. Hakikatte radyodan, herkim bu şekilde İstifada ederse millî kalkınmasını kat kat hızlandırır ve çabuk çabuk İnkişaf ettirir. L. Süt işleri Belediye bir şirket kurulmasını tetkik ediyor Belediye iktisat müdürlüğü aüt müstahsilleri arasında, tıbkı vapur-cular da olduğu gibi, bir şirket teşkil edilmesi etrafında tetkikat yapmaktadır. Belediye bu suretle istihsâl ve aatış i» erini bir elden idara ettirmek ve bu aayede aatif işlerini de asrileştirmek İstemektedir. "Çam sakızı,, İsimli vodviller hazırlanmaktadır. Bayan Halide trupunun rejisörlüğünü yapmakta ve provaları bizzat İdare etmektedir. Bayan Halıda Türkiyede bu suretle İlk kadın rejisör ve trup reisi sıfatını kazanmış oluyor. ZAMAN BABA. NE DİYOR? — Müjde müjde Zaman Baba... Belediyenin su mesefetinda yaptığı tetklkattn netlceelne göre.. Inmh $agma yapılacak, işinde «ıııı/ı ıslahat Ve tütû Pastörize etmek İçin mükemmel bir de fabrika hurulacahmı» î Demek arttk bir fincan hiieeiz tüt itmek kısmet olacak! Zaman Baba — Beyne/I* âmitlenivorsam gibi galiyor Bağım, çünkü banlar otap bitin» kadar, arlık saa saf niaetine »s Içmmğa alıa-mif olacağından, lamla titt İçerken ha ae/ee de miden bulanacak! —zaman— 2 Nisan Zaman Ansiklopedisi HaLcşliler kaç gruptur ? Okuyucularımızdan biri, Habeş ırllictinin do gibi umurlardan müteşekkil oldugugunu ve Ha beşIIle-rin nasıl yaşadıklarını, ne kadar asker çıkardıklarını soruyor. Okuyucumuzun bu suali üzerine Haberlilere dair yanlan an yani eserlere müracaat atHk ve |u malûmatı topladık ; Habeştlter dört grupa ayrılıyorlar. Ceouptakilere Galla, mrt-keıdekİlere Şoa, şimaldekilere Tigrİ, şarktakİlere Daokalİ dani-Ur. Habeşlller arşımda Faleşlar oamilc tanılan Yabudi kabileler, Araplar, Hintliler Somalitarde vardır. Hepi', on milyona yakındırlar ve memleketlerinin mesahan 350,000 murabba mildir. Haberlilerin çoğu iptidaf ve göçebe bir hayat •ürerler. Bunların ekserisi biçimli İmanlardır, yalnia renkleri koyu ve açık «amerdir. Saydığımı* grupların en ecn-gaveri Gaitalardır. Bunların atlıları aoo derece ceaurdurlar. Hatta bunlar dünyanın en birinci süvarileri sırasında ısyı maktadırlar. Çünkü her çetinliğe karşı gelir, hiçbir şeyden yılmaz, hiç bir en- gel karcısında sanılmaz kimselerdir. Fakat Habeşlilerin diğer gurupları cengaverlik bakımından bunlardao çok geri kalmazlar. Hepıl de dag başlarında ve en aarp arazi üzerinde muharebe etmeyi bilir ve bu çefit muharebeden yorulmazlar. Bîr iogiliz muharrir! bu mevıu üzerinde yazdığı bir yan da şunları söylüyor : "Avrupa devletleri, Habeşista-na silâh girmemesi veya giren ailiblartn mahdut olması içio bir çok tedbirler almışlardı. Bununla beraber Habeşlîlerio orduları için kâfi derecede allan tedarik etmiş oldukları anlaşılıyor. Habeşlilere karşı 'ıııkeri hareketlerde bulunmak, ortaya aon derece ciddî meseleler çıkarır,,, Sulh zamanlarda Habeşliler, her vilâyetleinJe küçük bir kuv t bulundururlar. H ırp zamanlaıoda her vilâyet bir ordu toplar ve müdafaaya iştirak eder. Bu suretle teşekkül eden ordu 250 veya 300 bine varır. Fakat orduoun bu en büyük kıımı Galla süvarilerin-dendir. Gündc sİ^t^Cilap Turizm klavuzu 1934 - 1935 Neşreden : Türkî Türkiye Turing klöbü ilk eserini neşretmiftir. Itmi Turizm ( klavuzu i olan ve salname şeklinde bulunan bu eser Türkiyede ve) daha ziyade Avrupada seyahat etmek istiyenler için güzel bir rehperdir. Avrupanın bütün memleketleri, hatta "Lihtena Fayn,, gibi küçük memleketlere bile aeyahat için lâzım olan malûmat çok güzel toplanmıştır. Her memlekette geçen para, pasaport muamelâtı, otomobil aeyahatİ için riayet edilmesi lİzımgelen malûmat, her memleketin haritasının nasıl tedarik olunabileceği birer birer gösterilmiştir. Türkiyeye gelince, Türkiye hakkındaki aeyahat malûmatı, demiryollarının, vapurların tarifeleri ni aıraaiyle dercetmege, istanbul İçin beledi bir takım malûmat ver mege inhiaar etmiş gibidir. Bunun haricinde ecnebi memleketlere giderken pasaport çıkartmak, ecnebi parasını borsadan tedarik etmek gibi hu'usat için de toplu, etraflı malûmat vardır. Sefarethane ve konsoloshanelerin adresleri, hariçteki aefarethane ve konsolos hanelerin adresleri hep gösterilmiştir. Şu halde Avrupaya hiç aeyahat etmemiş olup ta yolculuğa çık- ye Turing klöbü m ak istiyentere bu kitap hakikaten faydalı bir rehberdir. Mamafİ bizce mühim bir nok-aanı vardır. Bu rehperin aynî zamanda Türkiyeyi Türklere tanıtmak içinde mühim bir klavuz olması iktiza ederdi. Halbuki rehperde Türkiyenin bazı güzel yerlerini gösteren bir kaç fotoğraftan başka meselâ Ana-doluda esaslı bir seyahat yapmak içinde malûmat oiaaydı, nekadar müfit olurdu. Avrupada seyahat etmek Istiyen her hangi bir Türk az çok bir frenkçe lisana vakıf iae çok kolay ve çok mütenevvi rehperler elde edebilir. Fakat Türkiyede güzel yerleri gezmek ve görmek için yola çıkmak, yanı Türkiyede umumî bir (tur) yapmak istiyenler için elimizde bir tek kitap yoktur. Keza Tüıkiyede gezmek istiyen (renkler için de böyle esaslı kitaplar yckltır. Vakia Almanca Fransızca ve İngilizce Türkiye için yapılmış rehberler varaa bunlar ekseriyetle çok yanlışlarla doludur. O Cihetle "Turing K üp,, klavuzunda Türkiyede seyıhal içi» bir kısım ayırmış olsaydı her belde çok fydalı olurdu. Eterin bir ufak kusuru da Tür. kiye şimendiferleri için yaptırımış olan haritanın hiç de iyi yapılmamış o'mamaaıdır. Bunun haricinde (klavuz) güzel POLİSTE 40 tane boş çuval çalarken Kaaımpasada kömürcü Şakırın 40 boş çuvalı Osman isminde biri tarafından aşırılır-ken hırsız cürmü meşhut halinde yakalanmıştır. Bir baca yandı Pangaltıda oturan doktor bay Hafimin evinden yangın çıkmış, yalnız baca yandığı halde söndürülmüştür Üniversite yangını Evvelki gece Üniversitenin Fen Fakültesi binasında hayvanat lâboratııvarının bulunduğu kısımdan bir yangın çıktığını ve tavanın bir kısmı yandıktan sonra söndürüldüğünü yazmıştık. Yangının soba borusunun tavanı kızdırması neticesinde çıktığı anlaşılmaktadır. Yangının çıkmasına sebebiyet veren.er hakkında zabıtaca takibat yapılmaktadır. Nöbetçi eczaneler Bu Salı günü gecesi açık olanlar KASIMPAŞA, Yeni Turan eczıneaj. GALATA, Hidayet eczanesi. HASKÖY, Yeni Türkiye eczanesi [ Hılıcıo£lunda ] BEYOĞLU, Kanzuk ecza. nesi — Güneş eczanesi. TAKSİM, Karakİn Kürkçiyan eczanesi ( Pangaltı ]. ŞİŞLİ, N.-cdet Ekrem eczanesi ( Kurtuluş ]. ŞEHZADEBAŞI, İbrahim Halil eczanesi. FENER, Hüsamettin eczanesi [ Bal.t |. KARAGÜMRÜK, Fuat eczanesi. KADIKÖY, Büyük eczana (Eski iskele caddeai], Üçler eczaneai | Yeldagirmeni J. BEYAZIT, Sıtkı eczanesi | Lâleli). ALEMDAR, Obeyt Ahmet eczanesi [ Cagaloğlu ]. KÜÇÜKPAZAR, Hüseyin Hüsnü eczaneai. AKSARAY, Sarım HüanÜ eczanesi. ÜSKÜDAR, Merkez eczaneai | tskelebaşı ). tertibedilmiş, kıvrak tabedilmiş, bir klavuza yakışacak surette yumuşak kaplı güzel teclit edilmiştir. Bun an dolayı Turing klüp şayanı takdirdir. Gelecek aeneki nüshalarında Türkiyeye alt noksanların itmam edileceği ve her cihetle Türkiyeye layık iyi bir klavuz çıkarılacağı şüphesizdir. Bu şekilde bir seyahat klavuzu Türkiyede İlk defa çıktığına göre herhalde mürettip ve naşirleri şayanı tebriktir. WBWIT IHIAİ Erganide faaliyet Madencilerin üzerindeki 60 metroluk toprak tabakası kaldırılıyor — Demir yolu Erganiye kavuşunca herşey tamam olacak Ergmni bakır »ahaımda yapılan bakır ambarları Erganimaden ( Hususî ) — Erganinin asıl ehemmiyeti havi bulunduğu bakır madenleridir, Maden ocakları kasabanın hemen yakinindedir. Erga-nİmadende bakırın bulunması bundan 400 yıl kadar önce bir zamana tesadüf eder. Bu madenler muhtelif fasılalarla işletilmiştir. Umumî harp içinde buraya gelen Almanlar da bir müddet madeni işletmişlerse de vesait ve malzemenin noksanlığı yüzünden vaz geçmişlerdir. Buradaki madenler şimdi üç milyon lira sermayeli bir anonim şirketi tarafından idare edilmektedir. Madenden senevi 15-25 bin ton bakır elde edileceği muhakkaktır. Erganideki maden idaresi yeni tcaiaatı bitirmek için büyük bir faaliyetle çalışmaktadır. Izabehanenin galerisi bitmek üzeredir. 220 metresi yeraltında, 80 metresi de yer üstünde olmak üzere açılan 300 metrelik bacanın yeraltındaki tüneli yakında bitecektir. Tünel bittikten aonra 60 metrelik bacanın yapılmasına başlanacak ve baca ile beraber izabehane de kurulup bitecektir. Buradaki bakır madenleri toprağın 60 metre altındadır. Maden bakırın üzerinde bulunan bu toprak kaldırıldıktan sonra işlenecektir. İdare şimdi bu toprağı kaldırmakla uğraşmaktadır. Toprağın 30 metreden fazlası kaldırılmıştır. Ergani bakır sahasında elektrikle çalışan bîr toprak kazma makinesi ile mükemmel bir elektrik istasyonu vardır. Ayrıca iki de su havuz yapılmaktadır. Bu havuzlardan Karpuz Kabuğu – Millî Roman- Yazan: I. Vecihi — 87 — Siz Şişlide iken bu ressamın evine gidip resminizi yaptırıyordunuz, buraya geldikten aonra da kendisini yine aiz davet ettiniz. Şimdi Şadanı da bu ressamın bizim köşkte misafir iken ölmüş olmasından dolayı polislerin götürdüğü anlaşılıyor. Bunu bana kimse söylemedi amma, hakiki aebebİn bu olduğundan eminim. Şu halde oğlumun tevkifinden dolayı alz mea’ulaünüz. Ben aizin şimdiye kadar hiçbir İşinize karışmadım. Şimdiye kadar geçirdiğiniz açık aaçık hayatı beğenmiyordum. Mesela sizin gibi genç, gttıal ve evli bir kadının bekâr ve kadın avcılığı ile meşhur bir ¦ damın evine yalnız gitmesi kadar yakışıksız blrşey olamazdı. Bununla beraber sizin ciddiyetinizden, İffet ve İsmetinizden emindim, sizi daima kocasına aadık bir zevce, yavrusuna düşkün bir valde olarak tanıdım. Nasıl bir vaka ceryan etti de işler böyle karıştı ? Ressam neden vefat etti? Benim oğlumun bu işlerde ne kabahati var ? Siz kendisini nasıl müdafaa edip bu müşkül mevkiden kurtaracaksınız ? Çünkü haki. kati aöyllyerek kendisini müdafaa edeceğinizi, onun masum olduğunu bağıra bağıra aöyliyeceginizİ zannediyorum. Hatta bu hakikat, aizî gayet müşkül bir mevkide bırakacak mahiyettede olsa onu söylemek sizin için bir borçtur. Size tekrar soruyorum, ne oldu, ne ceryan etti de zavallı oğlumun başına bu iş geldi? Bunu bana bildirmeğe, hakikati söylemeğe mecbursunuz I Melahat bu sözleri, hiç aes çıkarmadan dinledi. Fakat İhtiyar kadının kendisini, bir İstintak hakimi gibi böyle sorguya çekmesi aon derecede asabına dokunmuş İdi. Melahati en ziyade kızdıran, bu eski terbiye ile yetişmiş kadınların zamanın muktezİyatını hiç anlamamaları, şimdiki hayatı içtimaiyenin bütün icabatını mutlak büyük bir namussuzluk gibi addetmeleri, genç kadınların yabancı erkeklerle tanışıp konulmalarını istememeleri İdi. Halbuki Melahat, bu yaşlı başlı kadın ve erkeklerin, artık maziye karışmış olan bu insanların, zahiren aile namuslarına pek ehemmiyet verir gibi görünmelerine rağmen onların husual hayatlarında gizli kalmış pek büyük auçları olduğuna, hep- sinin günahları bulunduğuna ve zahiren gösterdikleri bütün bu iffetfüruşlugun, namusper terliğin hep aahte olduğuna, bunların hepsinin sahtekarlık ettiklerine kail idi. Kayın validesine karşı böyle düşünen Melanetin, kendi baba ve annesinin de aynı nesilden olduklarını, onların düşünceleri, ahlâk telâkkileri de kayın validesinin telâkilerinden hiç farklı bulunmadığını hatırına getirmemeai garip İdi. Şimdi kayın valdesinin bu şiddetli sözleri iki nesil arasında, yani bugünün genç kadınlığı ile onun ihtiyar kadınlığı arasında zaten için için mevcut olan husumetin meydana vurması, iki tarafın yekdiğerine ilânı harp etmesi demek idi. O cihetle Melahat, kayın valdesinin öyle merhametsiz bir hâkim gibi aöylediği sözleri dinlerken ihtiyar kadına kaışı büyük bir husumet duymakta gayet şedit mukabelelerde buluşmak ihtiyacını hissetmekte idi, dilinin ucunda çok ağır ve galiz kelimeler birisi izabehanede lazım olan suya diğeri de fabrika işçilerinin içeceği tuya aittir. Bakır sahasında lâzım olan sular dereden akan Dicle nehrinden makine ve tulumbalarla alınacaktır. Erganideki bakır şirketi faaliyeti şimendifer inşaatile at başı yürümektedir. Demiryolunun Erganİye kavuşmasından altı ay sonraki bütün tesisat ta ikmal edilecek ve bakır çıkarılmasına başlanacaktır. Ayıntapta yeni bir meydan Gaziayıntap (Hususi)—Cumhuriyet meydanının iyi bir park haline konulabilmesi için İstanbul Belediyesi umumî bahçeler müdürlüğünce tanzim ettirilen proje gelmiş ve bu projeye nazaran Cumhuriyet meydanının ağaç aldırılmasına başlanmıştır. İnebolunun ithalât ve ihracatı İnebolu 1 — İnebolu iskelesinden 935 Mart ayı içinde 97.500 lira değerinde 1.168 ton ihracat, 88.850 lira değerinde 386 ton ithalât yapılmıştır. Urfada imar işler» Urfa 27 — Urfada imar işlerinde yeni canlılık vardır. Yeni hükümet konağı ikmal edilmiş, Önündeki Vali İzzet caddesinin modern bir tarzda yapılışı ilerlemiştir. Karahisarda bir konferans Ş. Karabiçar 1 — Bu akşam baştanbaşa dinleyicilerle dolu olan Halkevinde askerlik şubesi Başkanı B. Hamdi tarafından tayyarenin lüzum ve ehemmiyeti hakkında çok canlı ve çok kıymetli bir konferans verilmiştir. İlk yumurta dün ihraç edildi İnebolu 1 — Bu senenin ilk yumurta mahsulü 550 sandık olarak İspanyaya ihraç edilmiştir. Kütahya Vilâyet bütçesi Kütahya 1 — Kırk günden-beri İçtimalarına devam eden Vilâyet Umumî Meclisi çalışmasını bitirmiştir. Bütçe 560 bin lira olarak kabul edilmiştir. Maraşta yapılacak işler Maraş 1 — Daimî meclİa bugün toplantısını bitirmiştir. Bütçe 302.268 liradır. Bu paradan Nafıaya 40 174, Maarife 72.763, Sıhhat işlerine 12.352 lira ayrılmıştır. Sür* te ağaç dikiliyor Siirt 27 — Şiirdin ağaçlandırılmasına başlanmıştır. Üç bin ağaç dikiimİşti.r Tokatta yol faaliyeti başladı Tokat 1 — Vilâyetin bütün yolları üzerine ilkbahar inşaatına başlandı. Tokat – Niksar Reşadiye yolunda 1,315, Erbaa-Samsun yolunda 1,682 amele ve Reşadiye – Köylühi-sar yolunda 542 amele çalışmaktadır. Burdurda kooperatifler Burdur 31 — Muallim ve memurların meydana getirdikleri 25 bin liralı istikraz kooperatifi ve 23 bin liralı ziraat kredi kooperatifinin dün senelik içtimaları yapılmıştır. Bafrada fakir çocuklar Bafra 1 — Çocuk Esirgeme Kurumu bu sene 50 fakir talebeye hergün sıcak yemek vermektedir. Hatıralarınızı yoklayınızl Karilerimize hergün bu sütunlarda Uç luml soruyor vc rrteal günü de cevaplarını yine kendimle veriyoruz. Bu aurelle karilfrimii. hatıra vc bilgilerinin kuvvet derecesini ölçmek fırsatını bulmuş olacaklardır. S — Dünyda kaydıhayat şarliyle acçilen reisicumhur kimdir ? C — Çekoslovakya Câmharreisi Masarik, Ç — Balkan MIsakını îmıalıyan devletler h-ngîle ridir ? C — Tûrkiaa, Romanya. Yıınanit-lan, Yvgos la vua. g — Faa mücahidi AbdOlkerim nereye nefyedilmlati ? C — Madagaskar adasına- Ctvaplarınt yarına utrtca-gimiz »uallar. 1 — Memleketimizde cami, çeşme, minare resimlerinde maruf iye t kaşanan ffium kimdir ? 2 — Avrupanın en büyük afi.il hangisidir ? 5 — Olimpiyat nedir ? e » do’aşıyor, bunları s» rf etmek için kayınvaldesinin susmasını bekliyordu. Halbuki Melahat hem aldığı terbiye mucibince hem fıtra-ten nezih ve munis bir kadın idi. Hayatta en iğrendiği şey, fena ve kaba aöz söylemek, terbiye haricîne çıkmak idi. Fakat şimdi hissiyatı o kadar galeyanda İdİ, Ressamın vefatı, yüreğinde öyle büyük yara açmıştı ve kocasına karşı bu cinayetten dolayı o kadar kılgın bulunuyordu, ki şimdi kayın valdesinin de, böyle çok haksız addettiği itaplarına maruz kalınca artık kendini zaptedemedi, ihtiyar kadının yüzüşe bağırarak dedi ki : — Saffet Selâmı benim âşığım idî. Sizin oğlunuzda kıskançlıktan dolayı onu katletti. İste onun için kendisini polı.ier tevkif edip götürdüler. Pek de iyi oldu. Çünkü oğlunuz adi bir katil, alçak febir adamdır. Hem aiz kim oluyorsunua da bana böyle küstahça sualler aoruyoraunuz ? Ne sitt, ne oğlunuzu, hiçbirinizi tanımıyorum, hepinizden nefret ediyorum, yüıünö- zü görmek İstemiyorum, çünkü sizler bir sürü adi, ah’âksız insanlarsınız… Melahat, bu çok ağır, çok bak* sız sözleri, adeta bir deli gibi bağırarak söyledikten aonra odadan fırladı, bahçeye çıktı ve bahçenin en uzak bir kösesinde bir ağaçlık altına iltica etti, sinirleri o kadar bozulmuştu ki onları biraz teskin İçin elinden gelae köşkten büsbütün uzaklaşacak, kimseyi görmi-yecekti. Genç kadın bu ağaçlığın altında saatlerce kaldı, akşama doğru köşke avdet edip odasına çıktığı vakit hizmetçi keodiaioe bir mektup verdi. Birkaç satırdan ibaret olan bu mektubu kayın valdesi yazmıştı. Mektupta şu sözler vardı: ” Hastayım, aşağı yemeğe in-miyecegim. Zaten aizi de artık görmeğe hacet yok. Yalnız bir ihtara lüzum görüyorum. Uğradığımız felâketi tahdit etmek, kepazeliğin büsbütün artması»» manı olmak mecburiyetindesiniz. Oğlu-mu kurtarmak için her şeyi yap-mak aynı zamanda kendinizi da kurtarmak demektir. Devamı var • -ar -—t T Sene: I Numara: ?fL Abone Şeraiti Terkiye itin Hrnie tetn 1 Mn.l.k ım K*. ıs» b. « «M ……«o» ,…………..ı*» • t………… fU . • Mrooımı^y,, J.rç/ Sskmfi- TELEFON; 20SH yar^tınba 3 Nisan 1936 £wrW, insanlın dûşârm dâyÛr* hayvan tevile ti ne Indirlyar 99 •Mirler; kendi kindim daşanemet, kir İş yapamaz ol ay er l ar Har »id Pemzperton Günün yazısı Bulgar dostlarımız yanılıyorlar! “ZAMAN,, durup dururkeo, yalnız Türk matbuat tarlhiode değil, belki duaya gazetecilik bayatında bre bir misli daha görülmemiş garip bir vaziyet karşısında kalmış bulunuyor. Filhakika her h.ngi bir hükümet ricalinin, bir ay zarfında Başvekilinden bağlıyarak, reımî ajan-aile. Hariciye naıırile, Dahiliye ¦azırile difier bir memleketin Wr tek gazetesinden, İaim taırih etmek şartile. şikâyet ettikleri matbuat âleminde şimdiye kadar görülmüş, işitilmiş «eylerden değildir. Vakıa, bu garip işi, ıırf gazetecilik »e gazetemiz noktai nazarından düşünecek olurıak bizim bununla iftihar etmemiz lâzımgc-Ur. Çünkü henüz bir yaşına bile basmamış olan yep yeol »e… (Niçin itiraf etmlyellm ?) küçücük gazetemizin bir komşu devletin ricali bûkûsaetial bu kadar meşgul etme ı. her halde »oi.enm-iın tetirine »e mesleğimizin doğruluğuna »e kuvvetine delâlet eder. Fakat biz dün Bulgar gazetelerinde, bu defa da Bulgar dahiliye Nazırının doğrudan doğruya gazetemizi istihdaf eden beyanatını okuyunca, her gazeteci için dalma meşru ve nıücaz olan tefahur hia-lerine kapılmağı hatırımıza getirmedik. Filhakika koı koca Bulgar hükümetinin, dünyanın bunca mühim mesaili arasında ikide birde isini gücünü bırakıp ta “ZAMAN.ı vesile ı itiraz etmesinde, adeta her ne pahasına olursa olsun gazetemizi susturmak, neşriyatımın aekteye uğratmak arzu »e gayretini sezer gibi olduk. Bulgar ricalinin ve gazetelerinin ikide birde ağızlarına doladıkları bir iddia var. Güya “ZAMAN, iki memleket arasını açacak neşriyatta bulunuyormuş. Yalnız aynı rical ve gazeteler bu idddiala-rım, her bangi bir delil ile tevsi-ka hiç yanaşmıyorlar, yalnız ortaya gelişi güzel bir iddia atmakla iktifa ediyorlar. Halbuki kollekeiyoolanmız meydandadır. BİZ durup dururken Bulgarlar aleyhinde bırşey yazmadık. Araetra bu sütunlarda kendilerine, takip ettikleri hırçın alya-setın Balkanlar sulbü İçin fena neticeler tevlit edeceğinden baha ite nasihat »ermekle iktifa eyledik. Son zamanlarda iki memleket matbuatı arasında çıkan münakaşaya gelince buna da doğrudan doğruya Bulgar matbuatı sebebiyet vermiştir. Bizim bütün yaptığımız, Sofyadan bir Bulgarin gazetemize gönderdiği mahut (Bir Süngüde 5 Türk ) resmini neşretmekten ibarettir. Bereket versin gazetemize böyle bir resim gönderildiğini inkâr eden yok. Esasen biz bu ihtimali de ilk günden düşündüğümüz İçin o resmi de, onunla beraber ağır küfürleri havi olan mektubu da, zarfiyle beraber vesaik kolleksiyonumuzda kemali ehemmiyetle muhafaza ettik. 8u resmin bize gönderilmiş olması hiç şüphesiz Bulgar dostlarımızın işini bozmuştur. Çünkü bununla Bulgarlar, latemiyerek bize karşı ne haleti ruhiyede olduklarını, yine kendileri ilân e t m ş oldular ve İtiraf ederiz, ki biz, o resim gönderildiği zamana kadar Buigaristanda resmi bütün dostluk teminatına rağmen, müthiş bir Türk düşmanlığı olduğunu bilmiyorduk. O resim bizim için pek büyük, pek kıymettar bir irşat ve ikaz vasıtası olmuştur. Maamafih o resmin mutazammın olduğu hakarete rağmen biz Bulgarlara aynı surette ne yen, De de resim İle mukabelede bulunmadık. Şimdi İse kendiliğimizden her hangi bir temsili resim dercinden bile rasgeçtık. Bütün yaptıklarımız, Bulgar gazetelerinin neşriyatını dikkatle takip ederek, resmî dostluk beyanatı ile kabili telif görmediğimiz yazıları tercüme etmekten İbaret kalıyor. Buna rağmen, Bulgar ricalinin bizden şikâyette devam etmelerinden ancak bir mana çıkabilir.ki o da Türkler hakkındaki pek eski olan 3ulgar haleti ruhıyesialn, yine Türkler tarsfından öğrenilmesinin iatenilmemesidir. İşte bizce bütün bu şikâyetlerin hakiki ve muzmer aebepl.rf bundan ibarettir. Yoksa Bulge, ricalinin de, Bul-gsr gazetelerinin de “ZAMAN,, in neşriyatını için için ukdir etmemelerine ve o neşriyatın açıklığı. bi ve samimiyetini teslim eylememelerine imkân yoktur. Bu’gar Dahiliye Nazırı Müsyü ” Kolef „i temin ederiz.ki Türk hükümeti ne kadar sulhperver İse, Bulgarlara karşı ne kadar dostane emeller besliyorsa, bütün Türkler ve bütün Türk matbuatı da aynı emel- “Fransa harp hazırlıyor!,, ¦ – Meşhur Sosyalist Blum, Fransanın bir taarruz hazırladığını söylüyor -a-¦- u Musolini n de bedbin, ** Hayale kapılmıyalım „ diyor — Silâhsızlanma konferansı reisi uHendersonH ı “Zuhuru muhtemul aavaa» «r.»ûJ olmak fikrile,, Cenevreye gidip orada kalacak! Birçok mühim saylavlarda ka- ra*! n«fa manevraya beşltyacak olan Fransız filosundan Bir ktımı hareket halinde Parla 2 (A. A.) — ¦ Bordo da iki senelik mecburi hizmet aleyhinde yapılan bîr Sosyalist nümayişi esnasında B. ” Blum „ bazı mahafilia yeni bir harbin patlamasına İntizar etmekte oldguuou fakat Soyalietlerio bu fikre iştirak etmediklerini söylemiş ve demiş-tirkiı ” — Muharebe ancak ondan kaçınılması kabil olmadığına emniyet hasıl olduğu sama a patlıya-blllr. Meellsteki nutkumla ba İki aenelîk hizmetin boş senelerin efrat noksanını doldurmak için değil fakat elde ıneveut asker miktarını arttırmak maksadıyla teklif olunduğunu ispat etmiştim. kİkatİn böyle olduğunu İtiraftan çekinmediler. Fransa 1912 va 13 deki hata-lara düşüyor. Eger aırf tedafüi bir bir politika takip edilecekse, İstihkâmlar ve meşrut kuvvetler buna kifayet eder, fakat hazırlanan bir taarruzdur. Bunun İçin de tehlikeli bir devre başlamıştır. Lazım olan şey. Almanyanın da l,(ırak edeceği umumi bir silâh-sızlsnma İtilâfıdır. „ Fransız filosunun büyük rjıanavraları Paris 2 IA.A.I — Fransız flUssunun büyük manevraları Mayıa bidayetinde Cebelittarık İle Asor adaları arasında yapılacaktır. Bn manevralara birinci va Ikİneİ filolar İştirak adecek ve ikinci filo en son sistem iki torplto İla takviye edileektir. Manavralardan Devamı S net sahifede Varşova,, görüşmeleri de başladı Lehistan, Alman taraftarlığını bırakıp Şark misakını kabul edecek mi? a Lehlerin Almanyayı bırakıp Fransayı tercih edecekleri, bazı şartlar dahilinde **Şark„ misakını kabul edecekleri söyleniyor Londra 2 (A.A) — ıngilız-Po- lonya görüşmel-Dış İşleri bakan-lığından B. “Bek, ile B. a Eden . arasında başlanmıştır. Bu görüşme-I a r sayesinde , Polooyanın Fransız-İngiliz beyanatı ile ortaya çıkan bazı meşaleler hakkında* ki vaziyeti araştırılacaktır. Gö- bu sabah. / mm ‘Eden,, i kabu eden Leh Reial Cumhuru M. “Motcicki,, misakı mütebetsim bit ıi ingiliz Hariciye Nazırına veriyor Tifo hastalığı arttı mı? Şehrimizde arttığı iddia edilen “Tifo,, hakkında Dr. Bay ° man Şerbetlinin verdiği malûmat Dünkü ak; g aze taleri ı . biri iatanbulda tifo vakalarının arttığını yazmıştı. Dün bu hususta doktor Bay Osman Şerafet-it.ı ila görüştük. Doktor bize dedi ki : ” —Halihazır-da tstaobulda ti- Doktor Bay Olman Şerafettin fo hastalığının arttığına Oa.r esas- lı malûmatımız yoktur. Her zaman şehrimizde gdrüleo bir kaç tifo vakasından başka telâşa sebep olacak sıhhi bir vaziyet mevcut değildir. Tifo, bir mikrobun teaİrlyle husule gelir. Bu mikrop hastalarrn pisliklerinde, İdrarlarında ve bazen de balgamlarında bulunabilir. Mikrobun membaları hastalardır. Bu hastalardan gerek dokunma auretiyle ve pisliklerin sulara aÜde velhasıl yenilebtk şeylere karışma-siyle tifo sirayet eder. Devamı 2 ncı sahi/ede leri beelemektedir. Bunun bir tek istisnası yoktur. Yalnız Bulgarlar dostluğu, kendi gazetelerinin her Şeyi yazıp ta, Tdrk matbuatının her şeye aııımaaı şeklinde nn-lıyorlarsa – kî şimdiye kadar ma-atteessÜf böyle olmuştur – bunda yanılıyorlar. Hak.ki dostluk, kuru teminat İle deftıl, fi’ll deliller ile iabat edilir. Durup dururken, “‘Edirne,, om taptı gibi Bulgarlar İçin hiçbir kıymeti tarİbiyesi olmı-yan geç ci bir işi, büyük tantaoa- larla ve Merasimle, hudutlarımızın yanı başında tesit etmek, hiç te dostluğun icap ettirdiği işlerden değildir. Bulgarların bütün kızdıkları ve İstemedikleri de onlar böyle merasim yaptıkları halde, kendi gazetelerinde buna dair çıkan yazıları bizim nakletmemiz-dr Dostlarımız gücenmeainler ama, işle buna imkân yoktur ve “ZAMAN hiçbir vakit fedakâr, lığı bubadar ileri götüremez. ZAMAN rünüşe bakılırsa, görüşmelerin başlıca mevzuu, şark Avrupasında bir askeri mütekabil yardım tahakkuku olacaktır. Polonya şartlar ileriye sürecek Bugüne kadar Polonya böyle | bir misaka aleyhtar idi. Devamı 6 ıncı sahi/ede Sinandan büyük mimarımız var mı Mimarlarımızdan bir çoğu koca ‘ Sinan,,ı üstün totuyor Halea’Edlrne,, de bulunan va bir gazeteye mimari abidelerimiz hak kında yazılar yazmış olan mimar Bay Sedat, son çıban makalelerinde* birinde, ulusal Türk mimarı Sinenden ve eserlerinden bahsederken,Türk ml- Mima Sam ih Bay Saim marları içinde Sinandan daha yüksek olanları da bulunduğuna yatmış ve ezcümle Slnanın hocası m maı Hayrellinin Sinandan daha yüksek olduğunu iddia etmişti. Dün bu hususta bir muharririmiz tanınmış mimarlarımıza müracaat fikirlerini almıştır. Devamı 6 ıncı sahi/ad* Bu kaçına» ohıyor? Yine “Zaman» dan şikâyet! Anlaşılıyor, kî Bulgar hükümetinin ” Zaman „ gazetesi ile yıldızı bir türlü barışamıyaoak! Bununla iftihar mı edelim. Bana hayrette mi kalalım, yokta bundan teessür mâ duyalım/?..,. Bu, kaçıncı oluyor ? Dogman bunun sayısını kendimiz de unuttuk. Hatırımızda kaldığına gftre bu şikâyetler evvelâ Bulgar ajansının resmi bir tebliğiyle başlamıştı, arkasından Başvekil General ( Zla-tef) bir nutuk Iral etti, onu müteakip Hariciye Nasırı Mu yü (Balatof) beyan ta bulundu, şimdi m Dahiliye Nazırı Müsyü “Kolef,, fikâyel ediyor. Bulgar hükümetinin, durmadan dinlenmeden tevali eden bu şikâyetlerine bakıyor es da, bugünkü ” Zlatef . kabinesinin en büyük düşüncesi, en büyük der- u defada “ZAMAN,, dan şikâyet sırası kendisloe gelen Bulgar Dahiliye Nasırı Müsyü -Kolef. dl -ZAMAN, olduğuna hOksntdacegimU geliyor. Hem da aa şerait içinde? Geçenlerde Yunaaİataoda büyük bir Isyaa çıktı, bu iı t a om Balkanları karsaa karışık etmesine ramak keldi. Bu çok müh.m hâdise aynı zamanda tabia-tlyle Bulgar dostlarımızı büyük telâşa va ya büyük Cmil’ere da düşürdü.Fakat Bulgar kabineai, yanı basında patlıyan bu silâh gürü lü’eri arasında “ZAMAN. ı düşünmeğe ve onun hakkında beyanatta bulunmağa vakit, ve fırsat buldu. Şimdi, dünya Devamı 4 üncü sahıfsde Beynelmilel müsabakalara iştirak edecek süvarilerimiz gittiler Heynelmiltl yatiflmrm iştirak etmek üzere Niı’e giden ememri zahitlerimiz hareketlen eeeel [Yazısı 2 nci sahi/ede/ Deliler timarhaneden salıveriliyor mu? Doktor Bay Mazhar Osmanın beyanMı — 18 b:n ruh hastasını alacak müesseseler lâzımi Dünkü gazetelerden bîri. Bakır köy Emrazı akliye hastanesinden İSO hastanın sahverildigini, bunun sebebi de tahsîsatsızlık olduğunu yazıyordu. Halbuki mesele hiçte böyle değildir. Bir muharririmiz bu neşriyat üzerine doktor Bay Mazhar Osman ile konuşmuştur. Emrazı akliye müessesemizin kiyınetli baş doktoru muharririmize demiştir kil •' — İl*t evvelâ, roylr-yeyİm İd Devamı 6 ncı sahi/ede Bu da şuunun latifelerinden: 1 Nisan geçti amma Bir adet "Nisan balığı,, latifesi de biz yapalım dedik .... 1 Nisan şerefine Bulgar komltecılerıyle "ZAMAN. gazeteaİ Sarma, dolaj olup nıhayal barışıyorlar !... Biraz geç kaldık azama ne yapalım, "Türkün aklı başına sonradan gelir 1.Darlar. Maamafih bu geç kalışta mazeretimiz dj var. Muhterem Bulgar Dahiliye Nazırı gazetemiz hakkında şikâyetini huğda evvel yapmış olsaydı, biz de Lütfen eohifeyi çeviriniz —ZAMAN— Nüm Bulgar-Romen hududundaki kanlı hâdise 2 Türkün Ölümü, 3 ünün de ağır yaralanmasile neticelenen hâdiseyi Bulgarca M Zarya „ gazetesi nasıl anlatıyor? Sofya 2 (Hususi) — Bulga- Hudut muhafızlarımız arasında yapılan tahkikat, şu neticeyi Yermiştir: Martın 28 inci günü gecesi bir gurup Törk Kubrat civa-nndaki hudkdumuzu, muhafızlarımızın gözüne ilişmeden, geçerek Romanyada Tutrakan kazasına tabi "Siyahlar,, köyündeki Romen hudut muhafızlarına teslim olmuşlardır. Martın 29 uncu günü sabahı Romen mvhafızları bunları alarak Kuvancıtar köyündeki merkezlerine götürmüşlerdir. Fakat bu mülteciler gece taat 11.5da buradan koğu-larak Bulgar araziline doğru kaçmğa başlamışlar, ayni zamanda firarilerin arkasından Romen hudut muhafızları ateş etmişlerdir. Silâh sesleri üzerine gece karanlığında büyük bir insan grubunun Bulgar hududuna doğru yaklaşmkta olduğunu gören hudut muhafızlarımız telâşa düşerek bunlara ihtarda bulunmuşlar, fakat dînliyen olmadığı için üzerlerine ateş açmışlardır.» işte, "Zarya„ gazetesine göre bu aebebledir ki iki Türk ölmüş ve üçü de yaralanmıştır ve yine aynı gazeteye göre, tabii bu hâdisede Bulgarların hiç kabahati yoktur I ristandaki ırktaşlarımızın bin bîr sebep tahtında ana vatana muhacerete mecbur kaldıkları, buna rağmen Bulgaristan-dan kolay kolay çıkamadıktan için bazende firar suretiyle Bulgaristandan kurtulmağa can attıkları malûmdur. Hatta birkaç ay evvel Roduplarda yaşayan Pomak Türklerden bir grip aileleri ve davarları ile birlikte bîr gece hududunu aşarak Yunan arazisine sığınmışlar, fakat Yunan toprağının 9 kilometre içerisinde Bulgarlar tarafından çevrilmişler, içlerinde beşi de şehit olmeştu. Birkaç gün evvel Romen -Bulgar hududunda buna benzer acıklı bir hâdise vukubul-dnğunu ajanslar bildirmişti Deli orman Türklerinden ikisinin ölümü ve üçünün de ağır suretle yaralanmasile neticelenen bu müessif hadiseyi, bermutat Bulgarları haklı göstermek kastile, "Zarya„ şu şekilde tasvir etmektedir: "Martın 29 uncu günü akşamı "Kubrat* kazası civarındaki Romen hududumuz üzerinde bir hadise olmuştur. Bu hadisede "Kubrat., kazasına tabi Drenovo köyünden iki kişi ölmüş ve üçü de yaralanmıştır. ' 1......».............................. Tifo hastalığı arttı mı ? / ıncı sahi/eden aevam Meselâ, fena yapılmış bir ap-tessoe çukurunda pistik bunun yanında bulunan bir kuyuya akabilir. Bu suretle kuyunun suyu tifo mikroplariyle pislenir ve bu sudan İçenlerin tifoya yakalanması çok muhtemeldir. Bazen de elleri pia yani mikroplu bir adam sütçü olur. Eliyle sattığı sütleri telvis eder. Bu sütlerden içenler dahi tifoya tutulurlar. Fakat mikrop yalmı hastalarda bulunmaz. Hastalıktan yeni kalkanlarda ve hatta biç hasta olmıyanların pisliklerin* de dahi mikrop vardır. İşte bütün mesele mikroptan kaçınmak ve yahut vücudu bu mikrobu almı-yacak bir bale sokmaktır. Mikroptan kaçınmak İçin hatalardan ve sağlam olup ta pisliklerinde mikrop bulunanlardan çekinmek lâzımdır. Hastalığa yakalanmamak içinde tifoya karşı altlanmak iktiza eder. Tifo asısı elimizde gayet İyi bir korunma vasıtasıdır. Büyük harpte ancak bu aşıyı muntazam surette tatbik etmek sayesinde orduları tifodan ^korumak kabil olmuştur. Halka tifoya karşı verilecek öğütler : Hastalıktan kaçınız, hastalık bulunan yerlere gitmeyiniz. Yiyeceğinize, içeceğinize dikkat ediniz ve aynı zamanda kendinizi aşılatarak tifo g bi müthiş bir hastalıktan korununuz demekten ibarettir. Difteri vakalarına gelince; difteri halihazırda şehrimizde çok azalmıştır. Bundan iki üç ay evvel bazı vakalar görülmüşse de alınan tedbirler sayesinde şimdi hemen hemen tamamiyle kaybolmuş gibidir. „ Sıhhiye Müdüriyetinden aldığımız malûmata görede tifo vakalarının arttığı görülmüş değildir. Süvarilerimiz dün gittiler *T4ls„ te yapılacak beyneleltui-lel atlı müsabakalara iştirak edeceğini bildirdiğimiz ekibimiz dü.ı aksam saat beşte "Patriya,, vapu-riyle " Marsilya ya hareket etmiştir. Dün de yazdığımız gibi ekibimiz süvari binicilik mektebi müdürü Miralay Bay Cevdetin baş. kanlığı altındadır. Ekibe kaymakam Bay Saim, yüzbaşı Bay Celal, birinci mOlâzim Bay Eyüp, birinci mülâslm Bay Cevat, birinci mülâzım Bay Saim dahildir. Götürülen hayvanlar da şunlardır; Kısmet, Çapkın, Serkeş, Ceylân, Yalçın, Çakal, Güdük, Sakarya, Akın. Müsabakalar Nisanın 17 sinde bsşlıyacak ve 25 inde bitecektir. Kıymetli süvarilerimize muvaffakiyetler temenni ederiz. 1 Nisan günü diğer arkadaşlarla beraber yukarıdaki "eseri ilham,,ı yapar ve basardık. Omit ederiz,ki Bulgar dostlarımız bu lâtifecige de kızıp , meselâ yarın herhangi bir Nazır yine bizden şikâyete kalkışmaz. Çünkü onu da yapacak olurlarsa artık " Bulgar ., kelimesi gazetemize haram edilmiş olur... Buna da, zannederiz, herkesten evvel Sofyadaki Bulgarca refiklerimiz raıı olmazlar... Çünkü nihayet "ZAMAN,, onlar için de az çok sermayei "kılükal,, ve vcsilel "lâklâkıyatı bimeal,, oluyor... Tekirdağ elektrik Mide mevkuf Tekirdağ Elektrik şirketinin işleri inceden inceye eleniyor Tekirdağ 2 [Hususi] — Tekirdağ elektrik şirketinin fenni hesaplarının ve şimdiki vaziyetinin tetkiki, hali hazır kıymetinin tes-biti ve Tekirdagına elektrik kilovat fiatİ çok yüksek bulunduğundan bu hususta tetkîkat yapılarak bir tarife tanzimi İçin, şehrimizde bu* lunan Nafıa Vekâleti elektrik mühendisi Bay Süleymın Osmanın riyasetinde teşekkül eden bir komisyon çalışmağa başlamıştır. Cay Süleyman Osman, fabrikanın teknik tesisatını da gözden geçirmiştir. Ayrıca elektrik şirketinin geçmiş senelere ait hesabatını tetkike Maliye Vekâletince müfettiş Bay Namık Kemal memur edilmiştir. Görülen lüzum üzerine elektrik fabrikası müdürü Bay ” Drafanl ,, tevkif edilmiştir. Litvanyadaki Almanlar işide tehlikeli! ingiltere, Fransa ve italya, Litvanyayı haksız buldular — Alman gazeteleri, Litvanya ile harp tehlikesi ihtimalinden bahsediyorlar Londra 2 ( A. A.) — Avam kamarasında, Ingilterenİn ve diğer devletlerin “MemelM meselesinde müdahalelerinin nevine dair sorulan suale karşlık Sir “Con Sİmon, demiştir ki “— İngiltere, Fransa ve İtalya tarafından vukubulan son teşebbüsler esnasında “Mcmel„ deki vaziyeti haziranın, bu mm. takaya bahşedilmiş olan muhtariyet prensibiyle kabili telif olmadığı ve bu vaziyete bilâ-teahhür bir nihayet vermek icabeylediği, Litvanya hükümetine bildirilmiştir. Alman gazeteleri ateş püskürüyor Berlin 2 (A.A.) – Sir Con Simon,, un “MemeL kanunu esasisini zaman altında bulunduran devletlerin “Kovno,, daki teşebbüsleri hakkında yaptığı beyanattan bahseden gazeteler, bu teşebbüsün bir semere vermediğini kaydetmek tedirler. “Meme!,, direktuarı iktidar mevkiinde kalmakta ve tazyik devam etmektedir. İdam mahkûmları affedilmcmişlerdir. *Lokal Anzayger,, gazetesi, Litvanyayı tazyik siyasetinde devamda serbest bırakan devletlerin vazifelerini yapmadıklarını yazmaktadır. mesele, muahedenin kazaen ihlâli değil, fakat sistematik bir şekilde ihlâlidir. Binaenaleyh, Litvanya siyasetinde cezri bir değişiklik lâzımdır. Bu da devletlerin müdahalesi ile kabildir. “Börsen Çaytung,, gazetesi, zâmin devletlerin daha şiddetli bir müdahalesini istemektedir. Zâmİnler arasında Almanyantn hasmı devletler olduğunu bilen Litvanya, sistematik ihlâllerinde devam edecek ve bu bir harp tehlikesi doğuracaktır. “Börsen Çaytung,,, bu tehlikeli zamanda ”Kovno,, ile bir ticaret anlaşması yapmağa çalışan Ayusturyanıo hareketini takip etmektedir. “Atina,, divanıharbi reisi değiştirildi… Yunanistanda istisnaî kanunların tatbikîne başlandı—Yeni intihap ne zaman? — Divân -harp riyasetinekimingetirileceği şimdilik meçhul Atina 2 (Hususî)—Hakim, ierin layenazilliği île hükümet mmurlannın istikrar hakları- nın refî ve ayan meclisinin lağvı baklandaki istinat kanunlar resmî gazete ile ilân edilmiştir. Ziraat bankası müdürü azledildi Atina 2 (Hususi) – Neşredilen istisnai kanunların tatbikı-na hemen geçilmiştir. Muhaliflerin en ileri gelenlerinden olan ziraat bankası umum müdürü uKondİkasn azledilmiştir- Yeni intihap 19 Mayısta Atina 2 (A. A.) — Kamutay seçimi tarihi Mayısın 19′u olarak tesbit edilmişrir. /eni meclis ne yapacak ? Atina 2 (Hususî) — istisnaî kanunların neşri akebinde mec-lisimebusanın feshedildiği ve millî meclisin intihabatının 19 Mayısta yadılarak Haziranın onuncu Pazartesi günü yeni meclisin toplanacağı ilân edilmiştir. Yeni meclis, hükümetin şimdiki meclisten aldığı salahiyet üzerine ilân ettiği istisnai ka-?uaları ve kanunu esaside yapılacak tadilât için teşkil edilen kırk kişilik muhtelif heyetin yaptığı tadilâtı tasdik edecektir. İntihabat rey puslası İle ekseriyet ve geniş mıntaka usullerile yapılacaktır. “Çaldaris,, in beyanatı Atina 2 (Hususî) — Yeni İntihabat karnrnamesi ilân edildikten sonra gazetecileri kabul eden Başbakan “Çaldaris,, demiştir ki: ” Hükümetin, kalkınma programının tahakkukuna devam edebilmek üzere halkın vekâletini yenilemesi için İntihabatı tacile karar verdik. Eminiz ki “Venizeliz* roin ülkeyi sürüklemiş olduğu gayrı tabii vaziyetten çıkabilemeklİğimİz için ulusumuz bu vekâletini yeni-Jiyecektir.» Divanıharp reisi değişti Atina 2 (Hatuti) — Fevka- lâde divomharbin atiler hahkın-Z da verdiği harar üzerine orda ve ahali tarafından izhar edilen hayret ve hiddet özerine, Atina muhafızı o.’up divanı harbe riya-set eden General “Bakopuloı* Girit fn han kumandanlığına nakledilmiştir. Mahkûmların üniformaları sökülüyor Atina 2 (Hususî) — Divan harpte mahkûm olan zabitlerin rütbeleri bugün ref edilecektir. Bu rütbe refi, askerî kanunların gösterdiği usul dairesinde bunlar aleyhinde dava ikame eden birinci ordu kumandanlığından gönderilen bir zabit tarafından, silâhlı askeri kıtalar huzurunda mahkûmlara “sen Yunan askeri kıyafeti taşımağa lâyik değilsin» diye bitap edilerek, mahkûmların abu ledi sökülmek ve kılıçlan kırılmak suretile yapılacaktır. Yeni nazır ve müsteşar Atina 2 (Hususî) — Divanı harbin verdiği hüküm üzerine hâkimleri tebrik ettiğini gaze telerin yazması üzerine İstifa eden Maliye Bakanı ile Baş Bakanlık müsteşarlığına öko-nomi müateşarı “HelmisM ile münakalât müsteşarı “Çaldaris,, in tayin edileceği anlaşılmıştır. Asilerin üniformaları söküldü Atina 2 (A. A.) — Bugün 20 bin kişinin önünde askerî mahkeme tarafından mahkûm edi. len 13 asi zabit ordudan ihraç edilmiş ve rütbeleri alınmıştır. Bir zabit, derin bir sükûn ortasında, kararı okumuş ve bu esnada askerî kıtalar selâm resmi ile ifa etmiştir. Bundan sonra bir küçük zabit, asilerin apoletlerini.elbiselerindeki düğmeleri, ve işaretleri sökmüş ve diğerjbir zabit, bunların Elen ordusu oniformasını taşımaya lâyık olmadıklarını söylemiştir. Ankarada tarih ve coğrafya fakültesi Ankara 2 (Telefonla) — Ankarada bir tarih ve coğrafya fakül-teıl kurulman hakkındaki kanun lâyihan Kamutaya yetmiştir. Tramvay Şirketi murahhasları Ankaradan niçin döndüler? Şirket, şimdiye kadar yaptıkları yetmiyormuş gibi, menfaatlerine uygun yeni bir mukavele yapmak istedi Fakat. Ankara 2 (Telefonla) — al tanbal Tramvay, Tünel ve Elektrik Şirketi murahhastan Ankaraya Şûrayı Devlette görülen davanın neticelerini konuşmak üzere değil, Nafıaya yepyeni fakat kabul edilmesi imkânsız görülen hükümleri taşıyan yeni mukaveleler teklifine gelmişlerdi. Nafıa Bakanlığı vecibelerini yerine getirmiyen Tramvay Şirketinin 1926 mukavelesini feshettiği ve yerine 1923 mukavelesini tatbik ettiği malûmdur. 1923 mukaveleai yerine yepyeni bir mukavele yapmak îstiyen Tramvay murahhaslarının yaptıkları ağır tekliflerin başlıcaları şunlardır: 1 — Şirketin sermayesi bir milyon 454 bin Türk lirası iken bu sermayeyi altın esası-sına irca ederek evvelce yaptıkları teklifi ileri sürerek 27 milyon İsviçre frangını Türk lirasına tahvil ile sermayeyi 11 milyon Türk lirasına çıkarmak. 2 — Bilet tarifelerini yine altın esasına irca ile fiatlarını yükseltmek, bu kabilden olarak 1923 mukavelesine göre vergi ve resimler hariç bir mıntaka basına beş kuruş olan hizmeti 7,5 kuruşa çıkarmak. 3 — Yeni mukavele ile topu topu üç tane hat yapmak. Şirketin sermayesi bir milyon 4 54 bin lira iken hiçbir karşılık olmadan 11 mil- yon Türk lirasına çıkarılmasına , bilet tarifesini 1926 mukavelesinden bile daha fazlasına çıkarmak ve bunları altın esasına irca etmek suretiyle istediği zaman indirip yükseltmesini ve 1926 mukavelesinde bile yeniden dört hat yapmağı derpiş eden şirketin bu sefer ancak 3 hat yapmak istmesi gibi tekliflerinin kabul edilmesine esas itibariyle İmkân görmiyen Nafia Bakanlığı müzekerelere nihayet vermiş ve bu talepleri de redde ylmiştir. Bunun üzerine şirket murahhasları Bürükseldeki hissedarlarına malûmat vermek üzzere buradan ayrılmışlardır. 2,5 milyon li^a istirdat edilecek Tramvay şirketinin halktan fazla aldığı paraları iade ile mükellef olduğu malûmdur. Şûrayı devlet kararında şirketin vecibelerinden bazılarını yerine getirdiği ve bunların tularını esas yekûndan tenzil etmek lâzımgeldiği bildiriliyordu. Son vaziyet şudur : Şirketin yerine getirdiği vecibelerin tutan henüz kati olarak malûm olmamakla beraber bunların 200-300 bin lira tuttuğuna göre tramvay şirketi geriye kalan parayı verecektir. Nafıa Bakanlığı bu paranın behemehal tahsili üzerinde İsrar etmektedir. Yurdumuzun Avrupa ve Amerika hava postalariyle irtibatı Ankara 2 (Telefonla) — Evrensel Posta Birliği Uluslar arası bürosu posta idaremize müracaat ederek nisandan itibaren Birlinden Şimalî ve Cenubî Amerika devletlerine 14 günde bir kabili sevk balonu uçuracağını ve Türkiyeden gelecek postayı da alabileceğini bildirmektedir. Fransa hava posta idaresi de Istanbuldan Paris ve Berline ba va postası kaldırabileceğini ayrıca teklif etmiştir. Her iki tekiif te tetkik edilmektedir. Bunlar kabul edil diği takdirde Diyarbekir, Ankara ve Eskişehir tayyare posta-larıda Istanbufa bağlı olduğundan yurdumuz bütün Avrupa ve Amerika devletleri postalarile birleştirilmiş olacaktır. Maliye tahsil müfettişleri kalkmıyor Ankara 2 (Telefonla) — Maliye tahsil müfettişlerinin kaldırılması ve bunların vazifelerinin matroüdürlüklerine bağlanman hakkında bir akşam gazetesinde çıkan haberi maliye müateşarı tekzibetmiştir. Zonguldakta gemi yükleme işi Ankara 2 (Telefonla] — Zonguldak limanında gemi yükleme işi hakkında Heyeti Vekile karariyle en çok dört ay muteber olmak ve lorumu balİDde bu müddet kıaaltılmak suretiyle bazı esaslar kabul edilmiştir. Bu eaaalara göre, Zonguldak limanında mihaniki sureate kömür yüklemeğe mahsus iki vinçten birisi yabancı memleketlere ihraç edilecek kömürlerin yüklenmesine tahsis edilecek, diğer vinç ise memleket dahilinde aarfolunacak kömürlerin tahmilinde kullanılacaktır. Sinemacılar ve Darülaceze Ankara 2 (Telefonla) — İstanbul sinemacılarının Darülaceze hisae-ılni vermemek için yeniden dahiliye bakanlığına yaptıkları müracaatın na vaziyette olduğunu salâhiyettar bir zata sordum. Dedi ki: ” — Yine sinemacılar Darülaceze hissesini her yıl toptan varmek için bir teklifte bu undular. Biz de bu duıusta Ittanbula yazdık. Malûmat bekliyoruz.,, M. “Lâval,, Varşovaya çağrıldı Paris 2 (A.AJ — Polonya hükümeti, “Moskova,, seyahati mûoa.e-betlle B. “l_a*a)„ İ “Varş0Ta„ya davet etmiştir. Bu teklifi B. “Lava!,, kabul etmiştir. Dançiğ ve Almanlar “Dançiğ,, mıntakası reisi, halkın Almanyaya dönmeği şiddetle istediğini söylüyor Berlin 2 (A. A.) — Alman İstihbarat Bürosundan : Dançiğ mıntakası rerisi B. “Förster„ , milli sosyalistlerin Dançiğ kanunu esasisinde bir tadilden hiçbir menfaatleri olmadığını söylemiştir. Dançiğ, serbest şehri hayatî menfaatlerini nazarı itibara almasına intizaren, Polonya ile iyi münasebetlerini muhafazada devam edecektir. Dançiğ, halkın Almanya-ya dönmeği şiddet/e istemesine rağmen muahedeleri değiştiremez. İntihabattan sonra, hükümet, Ulusal Kültür politikasına devam edecektir. Dançiğ, diyet intihabatın-dan sonra, millî Sosyalistlerin hasımlarından intikam alacaklarına dair Anti Ulusal gazetelerin yalanlarına inanmak doğru değildir. Bilâkis millî Sosyalistler, genel teşriki mesai ile uzlaşma aramaktadırlar. İntihabat, Uluslar Kurumu muhafilerinin ekseriyetinin millî sosyalist aleyhtarı olduklarını iddia etmeleri üzerine bir xa-ruret olmuştur. B. ” Förster ,. , Dançiğ’i Almanya’ya tekrar vermek için milli sosyalistler tarafından hazırlanan darbe hak’ kındaki yalanları da mahkûm etmiştir. 3 Niıarı —zaman— Kaptanların terfi imtihanları Neticeler ayın onunda bildirilecek Kaplan ve motörcülerin birer derece terfi etmeleri için deniz ticaret mektebinde açılan İmtihan devam etmektedir. Kaptanların İmtihanı ayın birinde başlamıştır. İmtihana 15 kaptan girmiştir. Bunlardan beşi açık deniş birinci katanı, üçO açık denls İkinci kaptanı, İkİei açık deniş Üçüncü kaptanı, bir tanesi [yakın yol birinci kaptanı, iki tanesi da liman kaptandım. Motorcuların İmtihanı da dün başlamıştır. Şimdiki halde otuza yakın talip vardır. İmtihanlar ayın yedisinde bitecektir. Neticeler ayın onunda alâkadarlara tebliğ edilecektir. Atatürk köprüsü Daimi encümen, Gazi köprüsüne münakaşa şartnamesini tetkike devam etmektedir. Şartnamenin tetkikini yarınki içtlmada neticelendirilecektir. Belediye reisi derhal müoaka-layı açacaktır. Mekteplerde sergiler açılacak Bütün llkmekteplcrde bir Haziranda birer eşya sergisi açılacaktır. Sergilerin hazırlıklarına şimdiden başlanmıştır. 50 talebe daha Nazilli fabrikası için Rsuyaya yollanacak Nazilli fabrikasına giden Sovi-yet mütehassısı heyeti şehrimize avdet eylemiştir. Heyet İle Sümer Bank arasında ilk projelerin etütlerine ait olmak flzera bir protokol imsa edilmiştir. Kati proje İS Temmuzda verilmiş olacaktır. Nazilli de kurulacak fabrika köylü ve orta halkın kullandığı basmayı çıkaracaktır. Bunuo miktarı da senede 16 ilâ 17 milyon metre ksdardır. Bu mıkdar istihlâkin *. 30 unu teşkil edecektir. Fabrikada çalışmak İçin Sovyet Rusyaya 50 talebe gönderilecektir, bunlar orada usta olarak yetişeceklerdir. Gönderilecek talebe sanıyı mektebi talebesi aracından imtihanla aeçilecektir. Hareket bir ay aonradır. Heyetin bir kısmı dûn memleketlerine dönmüşlerdir. Geri kalanlar da bazı tetkikat yapacaklar ve montaj işine de nezaret ettikten sonra İS nisanda gideceklerdir. Sovyet heyeti Nazilli fabrika-ıınm kati projesini getirmek üzere bilâhara tekrar memleketimize dönecektir. İnhisarlarda inhisarlar müskirat şubesinde bazı tebeddülat yapılmıştır. Ezcümle ; müskirat idaresi İmalât müdürü Haydar birinci sınıf İmalât müdür muavini Adnan Tekîrdağı şarap fabrikası müdürlüğüne, Haydarın yerine Kocaeli baş müdürü Rasim, muavinliğe de müfettiş Faruk tayin edilmiştir. Yeni liman kadrosu Limanın Haziran ayından İtibaren tatbik edilecek eaaa kadrosunun hazırlıkları başlamıştır. Bu hususta bn idareye merbut şubeler ihtiyaçlarını tesbit rtmektedirler. Belediye Vekâlete başvuracak Mezbahadan kazanç vergisi alınırsa Belediye bütçesi bozulacak Maliye Vekaletinin şimdiye kadar kazanç vergisinden maaf olan müesseselerden da kazanç vergisi alacağını ve bu cümleden olmak üzere belediyeye bağlı Karaağaç müessesesinden de vergi alınacağını evvelce yazmıştık. bir milyon küsur lira varidai temin eden bu müesseseden vergi alındığı takdirde bunun mühim bir yekûn tutacağı aşikârdır. Halbuki belediye yeni sene bütçesini tanzim ederken bu ciheti nazarı dikkate almamış ve masrafını ona göre hesap elmiştlr. Şimdi bu vergi meselesi ta-tahakkuk ederse Belediyenin bütçede mühim tadilât yapması ve bazı hizmetlerden vazgeçmesi İca-betmektedir. Belediye bunu nazarı dikkate alarak Dahiliye vekâletine müracaat etmeğe ve bu verginin bu jsene alınmamasını rica eylemeğe karar vermiştir. Belediye vekâlete bugün müracaat edceektir. Baro idare he- I Tonaj rekabeti Kunturatlar Belediyenin yeni memurları kontrol edecek Belediyenin yol vergilerini tahakkuk ve tahsil etmek Üzere yeniden 35 memur aldığı malûmdur. Bu memurlar yol vergisini tahakkuk ettirdikten sonra bina kuntu-ratlarınıda kontrol edecekler ve bunlardan musaddak olmıyanların aahiplerİ hakkında takibat yapacaklardır. Liman şirketinin tasfivesi Eakl liman şirketinin tasfiye heyeti reisi Bay Fikri yakında şehrimize gelecektir. Mefsuh şirketin heyeti u mi mi-yesl bu ayın yedisinde toplanacak ve hissedarlara baz) husuaat hakkında nn'ıifuıl V r r ı !c r W11'. Limanda hareket azalıyor Türk bandıralarını hesaba katmadan bîr iatatistik yapan Bogaz-ar komisyonunun raporuna nazara İstanbul limanınıo ticari vaziyeti gerileme göstermiştir. Buıstahstige nazaran limana gelen gemilerin tonu şudur: 1931 senesinde 19,198,346 ton, 1932 seneainda 17,514,641, 1933 senesinde 17,445.427, 1934 senesinde 15,501,374 tondur. General Kâzım Kara Bekirin bir tavzihi Zaman gazetesine " Şeker kaçakçısı Kara Bakirin muhakemesi a başlığı altında gazetelerde bir havadis gördüm. Bahsolunan Kara Bckİrle soyumun hiç bir alâraaı yoktur. Keyfiyetin tavzihini dilerim. 1/Nisan/1935 General mütekait Kâzım Kara Bekir yeti değişti Baro heyeti umumiyesi dün Halkevioda mutat senelik kongresini saat onbeşte yapmıştır. Kongreyi Bay Halil açmış va Bay Mekki Hikmet İdare etmiştir. Evvelâ ruzoaroe okunmuş |ve ittifakla kabul edildikten soora Baro birinci reisliğine Bsy Hasan HayrI, Ikiocl reisliğe de Bay Mekki Hikmet seçilmiş ve bilâhare da meclial Inıibat âzalarının İntihabı yapılmıştır. İnzibat meclisi azaları şunlardır: Bay Abdullah, Bay Şükûfe, Bay Ali Haydar, Bay Yuıuf Kenan, Bay Cevdet Fahri, Bay Ahmet Cevdet, Bay Celâl Salt, Bay Fethi, Bay Saım Hüseyin, Bay Hüseyin Avnl Eğinli. Sürpagop ve belediye Sürpagop mezarlığına ait tapunun belediye namına çıkarılması için Icabeden formalite ikmal edilmiştir. Tapu aenetlerî bir iki güne kadar belediye emrine çevrilecektir. Sürpagobun şehir planı yapılmaya kadar aatılmıyacagı haberi asılsızdır. Üs. tramvayı Sermayenin arttığı için müdür Ankaraya gitti Reia Bay Necmettin Sabir dün akşam Ankaraya gitmiştir. Bay Necmettin, 31 Martta toplanan şirket heyeti umumlyeainde şirketin aermayeaî yarım milyon lira arttırıldığı cihetle gerek bu hu.u.ta. gerek şirketin yeni yaptıracağı hatlar hakkında Nafıa vekâletile temas edecektir. Esnaf cemiyetleri Dünkü nüshamızda birleşik esnaf cemiyetleri İçin yeni bir kadroda yerleri lâğvedilen muhasip ve veznedarlar İçin Bay Galip Bahtiyar demiştir ki: M — Eanaf birleşik cemiyetleri mail vaziyetler.n ve şahaiyeti hük-miyelerini nizamname mucibince kendileri idare edeceklerinden bundan böyle muhasip ve veznedarlara ihtiyaç kalmamıştır.,, ve yeni vapurlar Deniz yolları idaresine, hükümet tarafından 10 milyon lira verilerek yeni vapurlar alınacağını ve bu auretla kabotaj seferleri islâh ve tanzim olunacağı gibi, Avrupanıo başlıca mühim limanlarına Türk ihracat emteasıoıo kendi gemilerimiz 1le gönderileceğini yazmıştık. Bu hususta deniz yolları müdürü Bay Sadettin ile konuşan bir muharririmize mumaileyh demiştir kî; —« Gemi mikdarımtzı çoğaltmak için hükümet 10 milyon lira tahaîsat verecek ve bununla aekiz büyük ve dört ufak tonajda olmak üzere 12 gemi mubayaa edeceğiz. Bu hususta hükümetçe hazırlanan teklif lâyihası meclise verilmiştir. Meclisten tahsisat çıktık tan sonra, gemilerin mubayaası işine derhal başlanacaktır. Gemileri tetkik etmek ve almak için bir heyet gönderilmesi şimdilik düşünülmektedir. Ancak bu heyetin ne zaman ve nereye gideceği henüz belli değildir. Bütün İşlerden evvel, tahsisatın meclisten çıkması meselesi mevzubahistir. Onun için şimdilik daha fazla birşey söylemek doğru olmaz. Vapurculuk şirketi İle aramızda mütemadiyen gemi almaktan mütevellit tahaddüs edecek rekabet neticesi bu müessese İle kaputa] miktarını paylaşmak meselesine gelince; hükümetin bu hususta sabit birşey yapacağından henüz haberdar değilim. Bildiğiniz gibi vapurculuk şirketi ile aramızae bu hususta bir anlaşma vardır. Onlarşimdilİk yüzde kırk almaktadırlar,,, Hukuk talebesi Yeni imtihan şeklinin tadilini istiyorlar Hukuk Fakü tesi son sınıf talebesi evvelki gün Halkeviude toplanarak Lu senek! imtihan talimatnamesinin bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında ‘âzımgelen makamlara müracaat için bir heyet seçrnişl-rdir. Seçilen bu heyet dileklerini dün Hukuk Fakülteai dekanlığına bildirmiştir. Dekanlıkça talebenin dilekleri tetkik edilmektedir, r Şerhler Esaret, insanı düşüre düşüre hayvan seviyesine indiriyor ve esirler; k?ndi kendine düşünemez, bir iş yapamaz oluyorlar. Harold Pemperton Şerh ve izah : Bu sözleri yazan muharrir, bugün bir gazete namına Habeş yurdunda gezip duruyor ve oradaki esirleri gördükten sonra bu sözleri yazmış bulunuyor. Esaretin ne müthiş bir felâket olduğunu anlamak için muharririn yazısından şu satırları okumak kâfidir: “Yıllarca süren kölelik, köleleri ve esirleri hayvan seviyesine düşürmüştür. Bunlar başkasının emrilt? kımıldamağa o kadar alışmışlar kî sahipsiz düşünemiyor ve bir iş yapamıyorlar. Bu çıplak hakikat, tüyler ürperticidir. Fakat buradaki vaziyet budur.,. Esaret böyledir. Esaret İnsanı düşürür ve hayvan-laştırır. İnsan ancak hürriyet ile insan olur ve ancak hürıiyetle dimağ ve ruh kuvvetleri inkişaf eder. ZAMAN Merhum Server Hilmi ihtifali Dün mezarı başında Profesörün hizmetleri şükranla anıldı Onivaraite dış tababeti ve eczacı mektepleri müdürü merhum doktor profesör Server Hılmİnla Ölümünün yıl dönümü münasebetiyle dün saat 12 buçukta Merkez Efendideki kabrinde büyük bir İhtifal yapılmıştır. Bu ihtifale bütün Üniversite profesörleri, diş tababeti ve eczacı mektepleri talebe-leriyle kendisini aevenlardcn mürekkep büyük bir kalabalık İştirak etmiştir. Merhmumun mezarı başında ilk sözü doktor Ziya Cemal alarak merhumun gerek üniversite ve gerekse diş tababeti ve eczacı mekteplerindeki hizmetlerinden ve temiz hayatının tarihçesinden acıklı bir lisanla bahsetmiştir. Bundan aonra eczacı mektebi doçentlerinden Naşit ve Suat GÖrkan merhumun büyük bir meslek yapıcısı olduguau söylemişlerdir. Bundan sonra talebe cemiyeti namına Bay Turhanda bu aziz hocasından aldıkları feyzi hiç bir zaman unutmayacaklarını aöylemlş ve hatıralarını şükranla yadttmiş-tir. Merhumnn mezarına müteaddit çelenkler konduktan soora ihtifale nihayet verilmiştir. Gümrüklerde tetkikat bitti Gümrükler umum tetkik şubesi müdürü Bay Mustafa Nuri lıtao-buldakl tetk.katını bitirerek dün Ankaraya harekat etmiştir. Kısa hizmetliler 1 Mayısta kıtalarına sevkedileceklerdir Beşiktaş Aa. şubesinden: Intıyat zabiti yetişecek kısa hizmetlilerden 330 doğumlu ve bunlarla muameleye tabi olanlarla Geri kalmış olanların deniz sınıfından gayrı ehliyetnamesiılerl ihtiyat sabit mektebi hazırlık kıtasına I Mayıs 935 tarihinde şevke-diteceklerinden bu gibilerin aevki İçin mrakür tarihinde şubede hs-zır bulunmaları ve gelmiyenler hakkında tnadde’i kanuniye tatbik edileceği ilân olunur. Mezbaha resmi Mezbahada hayvanlardan alınan rrsmin hayvan başı yerine kilo üıerinden tahsili karalaştırılmışa. Bu hususta Belediye ile İktisat Vekâleti arsında cereyan eden muhabere neticelenmişrir. Bu meaele yakında Şehir meclisinde geruşüleeektir. Kültür müdürlüğü Kültür bakanlığının daveti üzerine sabık müsteşar Bay Emin Ankaraya hareket etmiştir. Bay Eminin bu davetinde münhal bulunan ı.teobul Kültür müdürlüğü İle alâkadar olduğu söylenmektedir. Verem Cemiyeti toplanıyor İstanbul Tüberlrıloz cemiyeti mutaf aylık toplantısını 3/Nıaan/ 1935 Çarşamba günü aaat (18,30) da Cağaloğlu Etlbba salonunda yapacaktır. ‘öylesem tesiri yok. ussam gönül razı di9″ Fraklı cellâtlar! Amerikanın Kanada ‘ü’keainde birkaç gün evvel, kocasını ö diren bir kadın idam olundu. Hı-yatı sigortalı olan kocannı öVü-rerek zeng’n olmayı kuran bu İnşa akıllı kadının Ölüm cezasına çarpacağı anda, cel’âdın sırtında bir frak, başında zilindir şapka, ellerinde beyaz eldivenle g”‘ip hükmü icra ettiği görüldü. Kana-dada Idet boyla îmi«. Cel’â’. h-r idam cezasını tatbik edîyo-k n böyle giyinir va mahkûmu cezaya çarptıktan soora cesedin karşısında selâm dururmuş I Almanyada da idam hükmünüı tatbiki sırasında buna benzer m–rasîm gözetilmekte va ekseriy-t’e gece yarısı tatbik olunan idam hükümlerinin tatbiki tıraşında cellât yine frak giymekte ve beyaz boyunbağı takarak, bevaz eldivenli elleriyle kanunun hükmünü yerine getirmekte İmiş.. Resmi kabullerde givilen bir elbisenin bu şekilde cellâtlar tarafından kullanılmasının hikmetini anlamak çok güç bir iştir. Cellâdın böyle mükellef bir elbise İle vazifesini yapması, hayatta kalanların ölüme kavuşmak üzere olanlarla adeta bir İstihzardır, ölümse İstihzayı kaldıracak bir mevzu değildir. Cemiyet, muzır bir unsurun vücudunu1 izaleye karar verince, bu kararını, kanun ve adaletin ciddiyet ve heybetine yaraşır bir şekilde tatbik etmesi icabeder. Cellât, vazifesinin iztlraplı mesuliyetini duyarak yaptığı takdirde kanun ve adaletin hadimi sayılır. Yoksa bir mahkûmun son nefeslerini yaşadığı aırada, bu nefesleri cemiyete karşı zehirli bir kin gibi pjıkürten cellât, kanun ve adaletin hadimi olamaz. Bu hail hareket yalnız bize aykırı gelmedi. “Dayll Ekspres,, gazetesi de bîr baş yazısında “yirminci asrın bu fraklı ve şık cellâtlarına,, karşı alevli İsyanlarla hücum ediyor ve “frak giyen cellât,, ın bir kadını aemasındaki tezadı tebarüz ettiriyor! Frak, yirminci asnn cemiyet hayatını, bu hayatın incelmiş zevkini temsil eder. Ne yazık ki onu cellâtlar da giyiyor.. L. Hatıralarınızı yoklayınız! Karileriaaiae htrgUa bu sutualarda û, sual teruyor ve ertesi günü da cevaplarını »in» keadlaais »rn.orut Bu sısrvlU karllcriaasa. hatıra «e bilgilerinin kuvvet dereceslsu~ elçasek fırsatını bulmuş olacaklardır. S — Mrrnlekrtlmfıde esasi, çe etme. minare realaaleriBde a amfiye t kata- ¦an ressam klsadır ? C — Rettmm va tmglav B.Şevket S — Avrupanın en büyük golü hangisidir ? C — w…w.ı ı lak t Balatet fi la” 7″ kilo-nelre uıtınlafunda M 12 kilometre genlşllğındedir. S — Olimpiyat nedir ? C — ¦ İden Yanmalılarda «fasa* tenliklerimin arattnda ften ve mm gân de Avrmpmdm dert tenede mir tekraredılen tpoe mataamkelmrı ve araıındmkt müddet. Cevap/arını yarına vereceğimiz eaa/ler. I — İlk Mm İnsandan insana kan ne ramın nakledildi i 7 — Çekoalovakvanına hükfjanct mokan elan Prag şehrinden hangi nehir %e\mı ? s — Malbaal ebü salya kaş sensinde kuruldu f — Ne o Zurnan baba, bugün yüzün pek gülüyor… … Sizin mahalleye belediye raisi mi lafındı, Yokta çöpçü gelip çöplerinizi mi Anladım, galiba on bet gündanberi titdm olun çoemkla mitajirleriniz bm tabak gittiler.. Zaman baba — Hiç birıti değil Bağım. Ba tabah hem ikinci mevki famvam. hem dm -lurmcmk bir yer balabltdlm I aman Ansiklopedisi — ZAMAN — 3 N.«n Esir ticareti Bir okuyucumuz soruyor I Bu günlerde gazetelerde esir-I kten ve e»lr ticaretinden bahso-luıuyor. tunun ne olduğunu İzah etmen zi rica ederim. M. E. Cevabımız Esir ticareti, insin alım astımıdır. Bu alım aatımdan maksat, esirlere angarya if gördürmektir. Avrupada esir ticareti 1442 de başladı. Portekizler zencileri alıp Avrupade satarlardı. Amerikanın keşfi lu ticareti İlerletti. İngilizler. Fransız, ve Felemenkliler bu ticaretten bir hayli kazançlar temin etmişlerdir. 1713 de yapılan “Utrecht,, mu-ahedeai İle İspanya müstemlekelerine esir getirmek işini İngilizlere bıraktı. Bu ticaret 18 inci asırda azami genliği aldı ve bununla meş-kul olanlar en büyük kazançları elde ettiler. Afrikanın bir ço iptidai kabileleri, her tarafa akın ederek komşularını, çoluk çocuklarını esir alıyor ve bunları Avrupalı tacirlere satıyorlardı. Esir ticaretinin ilgasına ancak on dokuzuncu asrın iptidaaında başlandı. İngiltere, bu ticaretin Uga edilip edilmemesi üzerinde vukubulan uzun mücadelelerden soora 1807 de esir ticaretini ilga etti. Daha aonra esir ticareti yapan Cezayir korsanlarının ocakları ortadan kaldırıldı fI8l6. Bununla beraber bu ticaret Sudanın içlerinde devam ediyordu. Mısır hükümeti 1869 da bu ticareti ortadan kaldırmağa başladı. Afrikanın Avrupa devletleri tarafından takıİm edilmesi, bu ticareti kaldırmağa yardım etti ve bu suretle Afrikanın hemen hepiaî Avrupalıların esiri oldu. Bugün eiırcîlik Habeşistan gibi memleketlerde devam ediyorsa da orada da İlgası için çalışılıyor. •oııt……I…………………………ı…………….ı……….ti.ıı……………..ı…………..ııımıııı…..r…….ı…………………… Bir aylık kitaplar Hergiin Lu sulunda yeni çıkan kitapları tetkik ve tenkit ediyoruz. Bugün, geçen ay İçinde tetkik ettiğimiz kitaplardan seçip tavsiyeye değer gördüklerimizi okuyucularımıza arzetmek istiyoruz. Bu çeşit hareket bize mahsus değildir. Paris, Londra ve Avrupanın daha başka merkezlerinde kitap sevenlerden müteşekkil edebî ilmî heyetler bu çeşit iş!e meşgul olur ve tavsiyeye değer kitaplar üzerinde durarak bunları tanıtmağa ve yaymağa çalışırlar’ Biz de kendi sütunumuza gövenerek ayni işi yapmak ve böylece irfanımıza hizmet edenlere karşı şükran borcumuzu eda etmek istiyoruz: Geçeo ayın edebî neşriyatı arasında Sadettin Nûzhetin iki eseri var: Birİ “Baki,,, biride “Edebiyat ve Edebiyat Tarihi özü„ dür. Yorulmak bilmez bir himmetle çalışan ve yeni yeni eserleiyle kütüphanemizi zengin’.eştiria Sadettin Nûzhetin bu değerli eserleri edebiyatı sevenlere tavsiye ederiz. Geçen ayın neşriyatı arasında doktor Besim Ömerin “kızlarımız için,, yazdığı eserse her okuyanı müstefit edecek ma niyettedir. Kızlarımızı korumak ve kurtarmak istikbalin analığını si- dan seçtiklerimiz yanet etmek demektir. Büyük üstadın bu eserini sıh. hatinin değerini bİien her Türk okumalıdır. Geçen ayın neşriyatı arasında ihtisas sahiplerini alâkadar eden eserlerde vardır. Avukat Meliti Danonun mufassal ııotlu kanunlar adlı eseri ile Celâleddin İzmirlinin Ornitoloji, Haydar Toİonun felsefe vukabuleri bunlar arasındadır. Biri hukukçularımızı, biri koşma bahsi ile alâkadar olanları, biri felsefe müteteb-bülerini alâkadar eden bu e-serler tavsiyeye değer. Geçen ay içinde roevzubah-settiğimİz roman ve hikâye ki tapları “Devler kaldırımı,, ile “Düello,, adını taşıyor. İkisi de tercümedir. Birinci Halid Fabrİ ikincisi Sami paşa zade Süreyya tarafından tercüme olunmuştur. İkisi de tavsiyeye lâyıktır. Bir hasta sokakta bayıldı Şişlide oturan B. Miran A^a dur dün öğleden sonra Tokal* lıyan önünden geçerken birden bire düşüp bayılmıştır. B. Miran Asadur hastaha-neye kaldırılmıştır. Yapılan mu ayene neticesinde Miranın saray hastalığına müptelâ olduğu aolaşılmştır. Yine Zaman y, dan şikâyet! 1 nci sahi/eden devam mukadderatı için, Yunan isyanından da daha mühim vak’alar zuhur etti. Müsyü “Hitler,, Veraay muahedesini yırttı. Bu, yeni bir Umumi harp zuhuru tehlikesine yol açtı. Aynı zamanda Bulgarlar kendileri için o kadar mühim olan “Nöyyi„ muahedesini feshetmek gibi gayet hayati bir mesele karşısında da kaldılar. Biz Bulgar hükümetinin bugünlerde bilhassa bu mesele ile candan meşgul olduğunu zannediyorduk. Halbuki İş hiç te öyle değilmiş. ( Ziatef) kabinesi her şeyden evvel (ZAMAN) meşgul-muj. Doğrusu buna şaşmamak kalii değil.Vakıa gazetemizin ismi (ZA-MANjdır. Yani Fransızların meşhur (Tan) ı ve İngilizlerin de daha meşhur (Tay m İs) i île aynı ismi taşıyoruz, fakat hiç te haysiyetimize dokunmadan itiraf eder’z ki bu iki frenkçe refikimizle kendimizi nüfuz, kuvvet ve beynelmilel aiyaaet üzerinde tesir itibariyle ölçmek hatırımızdan bile geçmez. O halde Bulgar dostlarımız iZA-MANı ın yazılarından veya İlminden neye bu kadar sinirleniyorlar? N.h.ıyet hıkkulinıaf söylesinler,a-leyhlerınu bir satır birşey yazıyor muyuz?. ı i! ı n yaptığımız- Bulgar gazetelerinin neşriyatını, mühim olan bîr satırını bile sektirmeden tercüme etmekten ibaret değil mi? Pek a’â, bunu da yapmıyaiım mı? Yani komşu dev etlerinin matbuatında çıkan yazıları da okumıya-lım m ? Bulgar dostlarımız darı’masın-lar ama, biz onların gazetemizle bukadar uğraşmalarını p.-k te hüsnüniyetlerine veremiyo uz. H;r ha de bu tutumsuz şikayetlerle “ZAN:AN,,a mutlak birşey yapmak istedikleri hatırımıza geliyor. Fakat dostlarımız, eğer içten İçe böyle bir gaye takip ediyorlarsa kendilerini beyhuJe yoruyorlar. I, n kn Türkiyede Bıı’garistanda olduğu gibi, santÖ’ yoktur, binaenaleyh matbuata hükümet karışınız 4~ binaenaleyh Bu’garlar bu cepheden b.rşey umuyorlarsa kendilerine haber verelim kİ yanılıyorlar.,. • mı……mııı………”i Adriyatikte fırtınadan ölenler Roma 2 (A. A.) — Adriyatik denizindeki son fırtınalar neticesinde ölenlerin adedı”32„ ye varmıştır. Kaybolan 20 balıkçı kayığının emin bir yere iltica etmiş olmaları ümidi kesilmiştir. Hakikî telefat miktarının yukarıda gösterilmiş olandan fazla («masından korkulmaktadır. Mançoko İmparatoru Japonya’ya gidiyor Hsinkıng 2 (A. A.) – Mançuka tmaratoru ve maiyeti Japonya-ya gitmek üzere hareket etmiştir. Mikado İle İmparator arasında ilk buluşma 6 Nisanda olacaktır. Tekirdağ mektupları Bütün vilâyetteki hayvanların muayenelerine başlandı – Hayrebolu panayırı ve yol faaliyeti Tekirdağ 29 (Hususi) — Her sene olduğu gibi bu sene de bir Nisandan itibaren vilâyet hayvanlarının ıslahı ve dirimi dolayısıyle kaza ve nahiye merkezlerinde bütün erkek hayvanlar baytarlar tarafından muayene edilecek, damızlığa yarayanlar ayrılacak, damızlığa yaramıyan kusurlu hayvanlar faaliyet sahasından çıkarılacaktır. Muayene edilen atlarda ruama tesadüf edilenlere (Nallein) tatbik edilecek ve hastalıkla malûl olanlar itlaf verilecektir. (lS)Nisandan sonra İnanll Aygır deposu için yeniden (sekiz) aygır daha alınacaktır. Yeni alınacak ve alınmış olan aygırlarla Tekirdağ, Çorlu ve Malkara istasyonlarında faaliyete geçilecektir. Bazı hayvanları da dalak haftalığından korumak içîn aşı tatbik edilecektir. Tekirdağ ve Şarköy kazasında mücadete baytarı bay Zeki Milkoç, Malkara ve Hayrebolu kazalarında baytar bay Havza kaplıcaları asrileşecek Samsusn 2 — Vilâyet Umumî Meclisi mesaisini bitirmiştir. Havza’da Maarif hamamı namıyle meşhur kaplıcanın belediyeye ait yarı hissesinin hususî idarece satın alınması için bütçeye tah’i«at konmuştur. Havzada evkafa ait başka kaplıcalar da vardır. Her iki idare aralarında b:r anlaşma yaparak Havza kaplıcalarını asrî bırşekilde ıslâh edeceklerdir. Adanada yaz saati Adana 2 — Şehir Meclisi toplanarak 935 yılı varidat ve masraf bütçesini bütçe encümenine havale etmiş ve gün. lüzündeki maddelerin miizake-resini yaparak 14 Nisanda yeniden toplanmıya karar vermiştir. Bu günden itibaren dairelerde çalışma saati değiştirilmiştir. Bundan böy’e memurlar sabah saat 8.30 da, öğleden sonra da 13.30 da işbaşına geleceklerdir. Cevat Uran, Çorlu ve Saray kazalarında da baytar bay Kâzım Engin vazife göreceklerdir. Tekirdağının iktisadi ve zirai kalkınmasında mühim bir mevkii olan hayvanlarımızı ıslah ve dirimi için ber sene alınan ciddi tedbîrler şayanı memnuniyettir. Hayrebolu panayırı Her sene Nisanda kurulan Hayrebolu panayırı bu sene de 8 nisanda açılacak ve Gç gün devam edecektir. Panayırda hububat, hayvanat ve tüccar eşyası üzerine muamele yapılacağı Öğrenilmiştir. Yollarda faaliyet baş’adı Bir nisandan itibaren eski senelerden bakaya kalan bütün mükelleflerle vilâyet yollarında işe başlanacaktır. Bu devrede Tekirdağ – Hayrebolu ve Saray – Çerkeskoy şoselerinin yapılmasını ve Malkara-Şarköy yoiu.ıun da köy kanunu ta göre inşasına devam edilecektir. A. Hilmi \ûcebaf Muallimlere ders ve konferans Gümüşaııe 2 — Maarif mü rlürİüğûnce ilk mektep muallimlerinin meslekî bilgilerini arttırmak roaksadiyle her hafta Perşembe günleri Gazi ilk mektebinde tertip edilen program sırasiyle numune dersleıî ve Cuma günleri de Halkevin-de meslekî konferanslar verilmektedir. Bir aydanberî muntazaman devam eden numune dersleri, konferanslar, muhitte derîn alâka uyandırmıştır. Bu ders ve konferanslar Haziranın onbeşine kadar sürecektir. Şiirdin teşçiri Siirt 1 — Halkevin n atlı sporcuları civar köylere atlı bir seyahat yapmışlar, köylülerle temas etmişlerdir. Şiirdin teşçinne devam edilmektedir. M zbaha civarında yeniden altı bin ağaç dikilmiştir. Şehrimizde bir çocuk bahçesi yapılması için teşebbüslere baş’anmıştır. Sivas izcileri Tokadı gezdiler Sivat lifti isçileri Tokatta Tokat (Hususî) — Sivas lise.i izcileri ve hocaları buraya geldiler. Atatürk heykeline çelenk koydular, Turhal *eker fabrikasını ve Tokatta yapılan inşaatı gezdiler. Bulundukları müddetçe Halkevinin misafiri olan izciler memnuniyetle ayrı dılar. Seyhan, Ceyhan yine yükseliyor Adana 2 — Şehrimizde ve dağ kısımlarında üç gündür gece gündüz yayan yağmurlardan Seyhan ve Ceyhan ırmakları yeıden yükselmeğe başlamıştır. İrmakların geçtiği yerlerde herhangi bir zarar olmaması için tertibat alınmıştır. Konya belediye bütçesi Konya 2 — 935 Yılı belediye bütçesi hazırlanmaktadır. Bütçe Nisan içinde toplanacak olan şehir meclisine verilecektir. Mart ayında belediye mezbahasında 829 baş hayvan kesilmiştir. Mart kış mOnrsebe-tiyle en az et kesilen aylardan biridir. POl İSTE Ustasını tehdit mi etmiş ? Yeni postahane karşısında lokantacı Kasım dün polise müracaat ederek ekiden yanında çalışan Abdullah tarafından tehdid edildiğini iddia etmiştir. Abdullah yakalanmış, hakkında talik kata başlanmıştır. Badana yaparken Ke«mekayada Tamburacı sokağında oturan Manastırlı Naz-mi dün Balatta 85 numaralı dükkânı badana yaparken aya. ğı kayarak düşmüş ve sağ kolundan yaralanmıştır. Mecruh bastahaneye kaldırılmıştır. Karpuz Kabuğu -Millî Roman- Yaran: I. Vecihi —— -68- Oğlum için uğraşınız ve siıe bu müraccatimİn nasıl elim bir valdelik hissiyle yapıldığını takdir ediniz. Ben yüreği parçalanan bir anneyim. Feridun nasıl sisin oğlunuz sa Şadan da benim öyle oflu m d ur. Bu mukayese size vazifenizi anlatmak İçin kâfi gelir zan •derim. „ Melahat bu satırları okuduktan •onra derin bir düşünceye daldı. Şimdi kendisi de gündüz gösterdiği Şiddete hayrette kalıyor, ihtiyar, âciz ve bütün bu işlerde tam-tmıyle bigOnab bir kadına karşı reva gördüğü muamelenin pek fazla olduğunu anlıyordu. Mamafi yine kayın valdesine karşı büyük bir merhamet duymadı. Kendinin yüreği o kadar yanmakta idi ki başkasının yürek acısına karşı alâka göstermeği kudret ve takatinin fevkinde görüyordu. Daha altı ay evvel hissiyatının inceliği, şefkati nezahatl İle hakikaten mümtaz bir kadın olan Mel&hat, şimdi işte bu kadar hodgam, bu kadar kendinden başka hiç bir şeyi düşünemez adı ruhlu bir kadın olmuştu. Onu bu hale getiren de, Saffet Selâmı gibi belki yakışıklı, belki kendini sevdirmek fennine aşina, fakat insanlık hislerinden tamamen mahrum bir serseriye olan aşkı îdi. — 18 — Ertesi gün, avukat Fehim bey köşke gelerek Melâhate vaziyet hakkında tafsilât verdi. Bir gün evvel Şadan polislerle beraber gittikten aonra Melâlıalin vakti büyük bir azap içinde geçmişti. Evvelâ kayın valdesiylv. olan kavgası sinirlerini fena halde bozmuştu. Sonra buna Şada-oın vaziyetinin verdigî endişe dc inzimam etmişti. Acaba onu o akşam salıverecekler mi idi, yoksa kati surette tevkif olunacak-mıydı ? Şadanın tevkifi demek, aileleri için en büyük felâket demekti. Bu suretle düne kadar Istanbulun en şerefli, en itibarlı, namus ve dürüstlüğü ile en mümtaz bir adamı, adi bir katil gibi hapae atılmış olacaktı. Bu tevkif üzerine vak’aya tabii Melâhatİn de İsmi karışacak, onun ressamla olan münasebeti gazetelerin ağzına düşecek, birkaç gün İçinde bUtüo memlekete yayılacak, Melâhatin belki resimleri gazetelerde çıkacak, bu suretle bu, kendi ha’indr, tem i ailenin ismi katil, karışık bir aşk macerası gibi töhmetler altınd.ı dillere destan olacaktı. Melâhnt, bu, vakaya kendi isminin de karışmasından, şimdiye kadar güzelliği kadar iffet ve ismeti ile de tanınmış ve herkesin hürmetini kazanmış olan şahsın; adi bir fahişe gibi en kirli kadınlar aırasına geçmesi İhtimalinden çok muazzep ve müteessir oluyordu. Fakat Şa-dana karşı nefret ve istikrahı da o derece de idi, ki onunla bir daha yüz yüıe ge(mekteıı,bir gece daha aynı çatı altına girmektense, onun tevkif edilerek her şeyin meydana çıkması nİterch ediyordu.O cihet’e o gün bahçede, ağaçlar altında akşama kadar “Şadan gelecek mi. gelmiyeck mî?„ diye büyük heyecanlarla vaktini geçirdikten aonra gece hu’ûl edip te kocası gÖrünmeylnce artık onun tevkif edilerek alakonulduğuna kanaat getirdi ve bunun üzerine geniş bir nefes aldı. Artık kocatının tevkif edildiğine, binaenaleyh kendisiyle yü yüaa gelmeyeceğinden emin idî. O an için bu, kendiline kifİ idi. Hat’â o geceyi de binnisbe rahat geçirdi. Artık olan olmuştu. Bu olan şey belki çok fena idi, takat kaç günkü kararsızlığa, endişeli vaziyete her halde müreccah idi. Meİâhat iki gecedir ne yapacağını, ne olacağını bl’medlği çtn bü yük heyecanlar, asabiyetler içinde kalmış, sabahlara kadar uyuyamamış, uyumak istedikçe müthiş kâbuslar geçirerek uyanmış, hakikaten çok azap ve iztirap Çekmişti. Şimdi ise artık vaziyet anlaşılmıştı. Kocası katil olarak tevkif edilmişti, kendiıininde ismi bu vakaya, ressamın metresi sıfa-tiyle behemehal karışacaktı, bunun önünü almağa İmkân kalmamıştı. İşte vaziyetin böyle kesbi katiyet etmesi, Melâhatİn sinirlerini, garip bir aksülâmel ile, yatıştırdı. İki gecenia uykusuzluğu ile çok bitap bir hale gelmiş olan genç kadın derin bir uykuya daldı. Sabahleyin uyandığı vakit vücudu dinlenmiş olduğu gibi zihnîde kÜşayiş bu muş. eski ciyadetinl tekrar iktiıap etmiş idi. Ş.mdi ¦rtık vaziyeti daha iyi #•’ ?aha suguğkanlıhkla muhakeme edebiliyordu. Bu vaziyet lae hakikaten çok vahim, çok korkunç İdi. Fakat Melahat artık sinirlerine hâkim olabildiği cihetle fazla endişeye düşmüyordu. Sabahleyin dinlenmiş z hniyle bütün vukuatı tekrar gözünün Önüne getirdi. O vakit arlık İstese de istemese de iki gün evveline kadar süren hayatına veda etmek lâzım geldiğini anladı. Bu vaka hayatını tamamile iki devreye ayırmış oluyordu. Birinci devre, Şadanla evlendikten sonra on iki sena müddetle tamamen huzur, rahat, saadet, şeref ve ikbal içinde geçmiş ve fakat birdenbire İki gün evvel büyük bir facia ila nihayet bulmuştu. Şimdi bugünden itibaren hayatının, İlk devreden tamamiyle ayrı olan ikinci devresi başlıyordu. Bu devrenin İlk safahatı nasıl ola-baktı? O aafahatın ne olacağını Melahat az çok anlamakla bera-ber kati şekillerini henüz tabii bi’miyordu. Devamı var Sene: ! Numara: 283 Abone Şeraiti Türkiye için Hariç için 1 Matlık ………12M Kr. ………..tSM Kr. « aylık”………… CM 1900 . s ,……………..SIS . – ……….. -m . 1 „…………….ıts – ………. e? Nurooımaaige. Şere/ Sokağı. TELEFON: 20529 Perşembe 4 Nisan 1935 fUtbaai Ebüzıiya, Ittanbal Q Sabahlan Çıkar Siyasî Gazete Her insanın kendine mahsus bir serveti ve bir kuvveti vardır. Her insanın en mühim vazifesi bu serveti ve kuvveti tanımaktır t Bacon (Şerhi 3 Seci sabitede) Günün yazısı 1914 de doğru mu ? Bu lual, bugünlerde Avrupa gazetelerinde sık sık tekrarlanmağa ballandı. Vaziyet te hakikaten 1914 ten evvelki günlere pek benziyor. Meseli 1913 te Franaızlar, hizmeti askeriyelerini iki aeneden üç eenye çıkarmışlardı, .-tatta bu isi geçenlerde Mar-aİlyada katledilen Müsyü ( Bartu ) yapmıştı. Şimdi de Fransızlar silâh altında kalma müddetini bir seneden 18 aya veya iki seneye çı-kardıler. Müsyü (Hitler) de fırsat bu fırsat diyerek derhal (Varsay) muahedesinin askeri ahkâmını feshetti va Almanyada mecburi hizmeti askeriyeyi iade eyledi. 1914 de “Alman – Avusturya, zümresine karsı bir Fransız – Rus -İngiliz zümresi vardı. Bu zümre evvelâ Rus – Fransız ittifakiyle başlamış, sonra buna “İtilâf., tarikiyle İngiltere de İltihak eylemişti- Bu defa da yine bir Rus -ransız ittifakı değilse bile her halde pek sıkı bir anlaşması yapıldı. Hat:* garip bir tesadüf eseri olarak bu anlaşmayı da bu defn yine ay Müsyü “Bartu„ . fakat bu defa Hariciye Nazırı sıfatiyle yaptı. Müsyü “Eden* in Moskova ziyareti üzerine neşredilen kuvvetli tebliğe bakılırsa İngiliz da bu Rus – Fransız anlaşmasına adetâ iltihak etmif gibi görünüyorlar. Hele vaziyetin bu siyasi aafhası, 1914 vaziyetine tıpkı tıpkısına benziyor denilebilir. Yalnız şimdilik açıkta İtalya kalıyor. Zaten İtalya 1914 de de açıkta İdi. Vakıa o tarihde İtalya ittifakı müsellese dahil idi ve bilhassa Alman-yaya tam 31 senelik gayet kuvvetli bir ittifakname ile bağlı bulunuyordu. Fakat bu sadık [müttefiki] harbin ilânı üzerine müttefiklerine karşı öyle karışık bir vaziyet aldı.kl aşağı yukarı bu vaziyet daha ilk günden Almanların galip gelmesine mani oldu. Çünkü harbıumu-ml tarihinden bahsedilirken ekseriyetle unutulmuş gayet mühim bir safha vardır. Harbin suhuru üzerine İtalyanlar, müttefiklerine yardım etmek şöyle duraun, İtalya hükümeti [Fransaya tecavüz etmiyeceğine dair gayet kavi teminat vermişti. Bu temloat üzerine Fransızlar, İtalyan hudud-larında berayı İhtiyat bulundurdukları büyük kuvvetleri derhal çekip Almanlara karşı gönderdiler. Eğer bu kuvve tler italya hududunda bağlı kalaalardı, Fransızların " Maren de mağiûp olmaları pek muhtemel idi. Harbi umumide bu suretle belki dört sene sürmemiş olurdu. İşte ozaman vaziyeti sarih olmıyan ttalyaoın şimdide vaziyetinde sarahat yoktur. Vakıa ortada Müsyü " Laval ,, ın bir meşhur Roma mülakatı var. Müsyü " Laval „ da bu mülakatı kendi yaptığı İçin hâlâ methedip duruyor. Hakkıda var. Hiç bir yoğurtçu " yoğurdum karadır „ demediği gibi hiçbir hariciye nazında " mülakatım kof çıktı, faka bastım „ itirafında bulunamaz. Fakat zavallı Müsyü " Laval,. ne söylerse söylesin, biz bugün Ital-yanın Fransızlarla tam bir anlaşma dairesinde Almanlara karşı cephe aldığına bir türlü inanamıyoruz. İtalyanlar daha ziyade vaziyetin icabına göre, menfaatleri ne tarafta ise o tarafa iltihak etmek üzere ihtiyatlı duruyorlar gibi görünüyorlar. Şu halde, İtalyanların bu ihtiyatlı hareketleri itibarîle de bugünkü vaziyet 1914 vaziyetine pak benzemektedir. ö/le İse yeni bir harbin arife-sinde bulunduğumuza hükmetmek zaruridir mi? Diyeceğiz. Hayır, fier şeye rağmen henüz biz bu fikirde değiliz. İki vaziyet arasında böyle müşabehetler olmakla beraber esaslı bir fark ta var. 1914 de Almanlar tecavüz vaziyetinde, Fransızlar da müdafaa vaziyetinde idiler. Şimdi ise Almanlar müdafaa vaziyetinde, Fransızlar da tecavüz vaziyetindedirler, İşte bizim oİyetimiıce bir harp zuhuruna bu esaslı fark mani olacaktır. Çünkü evvelâ müdafaa halinde olan Alzıanlara kolay kolay taarruz edilemez. 1914 de dört sene bütün dünya İle ograşmış olan Almanlar nihayet bir karış topraklarını bile çiğnetmem işler di. Saniyen bugünkü Fransız hükümeti, Almanyaya karşı taarruza geçemez. Çünkü Fransızların başında bir "Klemanso,, veya hiç olmazsa bir "Puankara,, gibi azimkar adamlar yoktur. "Flan-den hükümeti zail, mütereddit bir hükümettir. Sonra üçüncü olarak logılterenın de bîr harp Utediği henüz malum değildir. İşte bu mülâhazalardan dolayı, biz, vaziyetin vahametini İnkâr etmemekle beraber, bir harp ihtimalini bin-nisbe zaif görüyoruz. Meğer ki bir taraftan ansızın hatıra gel rai-yen yeni bir hâdise daha zuhur eda!.... ZAMAN Lehistan Misaka girmiyor! -s-——--—- Mareşal Pilsudski bu iş üzerinde uzlaşma tekliflerini reddetmiş! Fransız gazetelerine göre, Lehistan sulhperver Uluslardan ayrılmakta devam ediyor — Görüşmeler Leh Hariciye Bakanının nutku ve Bay u Eden „ nîn cevabı pa işlerine karşı politikasını kat'İ bitti Varşova 3 [ A. A.|— Reuter ajansından : Mareşal Pılau-akinin, görüşüne nazaran Şark mise kı hakkında B. Bekin düşünebildiği her türlü uzlaşma teklifini kati surette reddettiği söylenmektedir. İngiliz müzakerecilerini Streaa konferansında başlıca alâkadar edecek mesele, Ingil-rerenin Avrupada emniyetin tanzimi için ne mikyasta taahhüt altına girmeğe mütemayil olacağıdır. B. Edeo'e refakat eden mütehassıslar, Avrupada sulhun idamesi için İagilterenln bir mesuliyet hissesi alması lehine kat'İ surette taraftar tedirler. Bugün, B. Eden'in Lehistan'ın Şark mitakına girmemi etrafında yapılan teklifleri reddettiği bildirilen Mareşal Pilsudski görünmek- B. Bek ile yaptığı son görüşme ile, Prag'da Çek Bakanları ila yapacağı görüşmeler belki de, Ingiltercnİn Avru- Yunanistanda vaziyet Halk "Meclis,, önünde toplanıp "şiddet,, istedi İki yeni Divanıharp kuruluyor — Hükümet intizamı temin için tedbirler aldı — Çaldaris ve Kondilis partileri birleşiyor Atilerin karsana dizilmelerini ittiyen halkın evvelki gün Atİnada Mebusun Meclisi Önünde yaptığı toplantıdan bir görünüş Atina 3 (Hususî) — Bngün de Atina muhafızlığı tarafından alınan şiddetli tedbirlere devam edil- miştir. Harbîye bakanlığının yanı başına iki tank ve Çaldarisin evinin yanına da zırhlı otomobiller konmuştur. Memlekette idare! örfiye bulunduğu için Atina garni- zonu tamamİyle harekete gelerek aehrin asayiş ve İntizamını muhafaza etmektedir. Müfritlerin divanıharp mahkûmlarının kurşuna dizilmesini İstemek üzere nümayiş yapacakları haber alındığından bu gibi asayişi Devamı 6 nci sahifede Stresa konferansı hazırlanıyor Musolini nin bir işe yaramıyacağım söylediği bu konferansta İngiltere Almanyaya düşman görünmemeğe çalışacakl Milano 3 | A.A.J — Stresa konferansı hazırlıklarına devam olunmaktadır. Murahhas heyetleri leo-l.ı balla adasında Borromeo sarayında oturtulacaklardır. Devlel adamlarının mür-ıkerelerl, muhtemel olarak taht salonu yanındaki büyük musiki salonunda ve Na-polyonun oturduğu salonda yapı- lacaktır. Bu salonlar eski Floransa eşyalarıyla sü.inmektedir Mflza-kerelerin devamı esnasında adama meşhur bahçrlerı geceleri dona-aacaktır. İngilizler Almanlara düşman görünmemeğe ehemmiyet veriyorlar Londra 3 |AA| - Popolo d'-Devamı 6 net sahifede olarak tesbite yarayacaktır. Görüşmeler nihayet buldu Varşova 3 (A.A,| — B. Eden B. Bekile görüşmelerini Öğleden biraz evvel bitirmiştir. Resmî tebliğde ezcümle denildiğine göre, samimi bir şekilde cereyan eden görüşmelerde, Bay Bek, Bay Edene 3/2 tarihli İngiliz-Fransız tebliği İle ortaya çıkan meselelerle, atelûumum Avrupa-nın Arsıulusal vaziyeti bakkinda Polonya hükümetinin noktai nazarlarını bildirmiştir. Araştırma mahiyetinde olan bu görüşmelerdeki maksadın husul bulduğu beyan edilmiştir. Aynı zamanda Avrupa vaziyetinin müstakbel İnkişafı için aıkı bir temaa muhafazası lüzumunu şayanı arzu olduğu kaydedilmiştir. Varşuva 3 ( A. A. ] — Reuter muhabirinden : Mereşal Pilsudski, dün B. Eden İla 50 dakika süren bir görüşme Devamı 2 nci sahifede Ankarada yeni şehir tiyatrosu Geçenlerde Raşit Rızadan beş arkadaşile An* _*Ja ayrılıp ls-anbula gelen Cayan Halldenin yeni bir grup teşkil edip çalışmağa başladığını evvelki gün yasmıştık. I’utı bir muharririmizin görüştüğü genç ea-ff«)ff Hizadan «• natkârlardan B. nl-nadıgını töy- Yaşar Nrzihi bu liytn Bay Yaşar hususta şuaları Nezihi aöylemiştir: “— Evet, Halidenİn bir heyet kurup çalıştığını duydum. Fakat yazıldığına göre Ha ide, son hâdise Devamı 2 nci sahifede Kok 15 liraya satılacakmış Belediye muhtekirlerin listesini hazırladı Zonguldaktaki Sömikok fabrikası bu yaz nihayeti kömür satmaya başlıyacaklır. Bu suretle gelecek sene havagazı şirketi gibi yerli kok kömürü iatihsal eden müesseselerin istedikleri gibi satış yapmalarına ve halkı ezmelerine filen imkân kalmayacaktır. Devamı 2 nci sahifede Hortlak mı ? 1 Nisan yalanı bir mahalleyi telâşa düşürdü Nisan aldatmasının hemen heı şeklini gördük. Fakat bu sefer Kumkapı Nîşancasınde yapı-lan hepsini bastırdı. Latifenin lâtif olması gerektir ve berşeyden evvel başkalarım rahatsız etmemesi lâzımgellr. ölmüş bir adam ile bu şekilde alay etmek en hafif tabir ile nezaket-sizliktir. Hâdise şöyle olmuşdur Kumkapı Nişancasmda, Daltaban yokuşunda kendi İşiyle gcüyle meşgul seyyar esnaftan bay Akif oturmaktadır. Martın aoo günlerinde bu zatın Mehmet İsminde yirmi yaşlarındaki bir yeğeni Devamı 6 neı sahifede Versay Muahedesine bir yumruk daha! Almanya donanmasını Fransa donanmasına müsavi bir hale getirecek Büyük kruvazör ve tahtelbahirler yapacak Versay Muahede*. ^Versay MuahedesT Askeri kuvvetler ahUnı ¦ ku*»etleıl akitte» Almanya, donanmattnı Franga kararile Vertay muahedemi Londra 3 [ A- A] — “Deyli telgraf,. ın deniz işleri muharriri Almanyanın 1936 konferansına davet edilmesinin ihtimalden daha ku’vtli birşey olduğunu yazmaktadır. Muharrir, son hâdiselerin Almanyanın bahrî silâhları bırkma konferansına davet edilmesini esaslı kıldığını söylemekte ve iyi menbalardan alınan haberlere göre, İngiltere, Amerika ve Japonya resmî mebafillerİnin bunu istediklerini ilâve etmektedir. Almanyanın, geniş bir plâna ile müsavi bir hale getirmek ni bir daha parçalarken göra deniz cihetinden tanınması bîr emrivaki halindedir. Almanya asgari olarak Fransa İle müsavat istemektedir. Bu. bugünkü donanmasının dört misli artışı demektir. Almanyanın yeni deniz ifşaatı programının bugün, yarısı ifşası beklenmektedir. İyi haber alan m a hf ellere göre, bu programda,”cep, modelleri yerine büyük hscimde kruvazörler inşası ile, tayyare ve denizaltı gemileri ioşası vardır. Koca Mimar Sinan Mimar B. Kemal ve B. Ziya da Koca Sinanı en yüksek Türk mimarı tanıyorlar Edirnada bulunan mimar Bay Sedat, geçen gün bir gazeteye :dıflı bir makalede, uina«J Ta»kı mimarı Sinenden va eearrerindea bahsederken, Türk mimarları İçinde Sinandan daha yûkaek olanları da bulunduğunu zikretmiş va ezcümle Sınanın bocası mimar Hayrettinİn Sinandan daha yüksek olduğunu ileri sürmüştü. Bir muharririmiz, tanınmış mimarlarımıza müracaat ederek bu husuftaki fikirlerini almıştır. Dün mimar Bay Arif Hikmet va Bay Samib Saimin fikirlerini neşret- Mimar Bay Kemal Lütfen sahifeyi çeviriniz Hadisattn ilhamlarından: Bay Doktor Mazhar Osman tatbikata mı geçti? Bay Mazhar Osman Üstadımız (Dünyayı böyle görmek ister) derken Hakikaten bu hale mi getirecek? rikatörlerden ilham alınıyorsa, dünya için tehlikeli bir İşe girişmiş oluyoruz demektir. Çünkü bazı “Dünya nasıl olmaliydt ?„ an-ketimiz meyaoında Bay Maıhar Osman üstadımızın “dünyayı yu-kardakl resimdeki gibi görmek, isteyeceğini, lâtife olarak söylemiştik. Ostad galiba bizim karika-törden ilham mı aldı, ne oldu, İki gündür tlmarbanenin kapılarını açmış delileri salıvermeğe başlamıştır. , ..Efet İŞ öyle İse, yâni bizim ka- Avrupa ricali sİyasiyesini “Anketimizde bir hayli manalı resimlerle temsil ediyoruz. O ricali muhtereme de fiillerini bizim karikatürlerin hükmüne benzetmeğe kalkışırlarsa işte o zaman tam manisiyle yanmış oluruz. Acaba bu “Anket, den vazgeç-aek mi dersiniz ? i s* —ZAMAN— LH^^^g!=rJ=A=BSE=R^LgE=Rİ Amerikada hazırlanan bir kanun Harp vukuunda hiçbir kimsre harbi kazanç vesilesi yapamıyacak 1 Amerika Ayanı mühim bir işle meşgul olmakta ve harp sıralarında büyük sui istimallerin Önüne geçmek için bir kanun hazırlamaktadır. Kanunun projesi yazılmış buluoııyor Pro jeye göre ” Amerika kanunlarına tabi olan ber hangi bir kimse , Amerikanla gireceği bir harpten, kazanç teminine teşebbüs etmîyecektir.,, Ooun için harp vkuunda, şirketleri idare edenler derhal silâh altına alınacak ve bulundukları yerlerde kendilerine birer rütbe verilecek, bunu reddetikleri takdirde kıt’alara gönderileceklerdir. Projedeki tedbirler arasında şunlarda bulunuyor: Harp vukuunda, devlet, yüzde 6 kârı geçmeyen aanayi varidatının yarısını, fazla kâr edenin hepsini haczedecektir. Büyük sanayiciler, herkes gibi silâh altına alınacaklar, ve herkes gibi ya siperlere gidecekler veyahut Ulusal selâmet uğruna kendilerini feda edeceklerdir. Bugün ferdi varidat Üzerine, 10.000 dolara kadar yüzde 4 olan vergi, harp vukuunda yüzde 6 olacaktır. 10.000 dolardan fazla varidat için vergi yüzde 94 olacaktır. n Reisicumhur ticaret borsalarını kapamak, fiyatları tesbit etmek, sanayii vesika usulüne raptetmek hakkına da maliktir. Komisyon, başlangıç sermaye olarak yarım milyar alan harp sanayiine sermaye verecektir. Spekülasyon yapanlara yüz bin dolara kadar yükselen para cezaları verilecektir. „ İspanya kabinesi değişti Yeni kabineyi Radikal fırkası Başkanı Bay Larrou teşkil etti Madrit 3A.A.) – Radikal fırkası reisinin teşkil etmiş olduğu kabine şu şekildedir : Başbakan B. Benrou.v, sanayi ve Ticaret B. Potela Vallcde-res, Bahriye B. Yevier de Sal-laa, Ziraat B. San Yose Benaya, MünakklâtB. Yabon, Mesai B. Vaquero, Maarif B. Rannon Trieto, Nafıa B. Raphael Gu erra Delrio, Maliye B. Alfer-do Zabala, Adliye B. Vine. ente Cantos, Harbiye B. Car los Masuellet. Şu teşekküle bakılırsa kabine, radikal esasına müstenit ekalliyetlerden vücude getirilmiştir. Bahriye, maarif ve maliye bakanlıkları hariç olmak özere bütün bakanlıklar radikallerin elinde bulunmaktadır. Hükümetin bilhassa sağ cenah men- Lehistan Misaka girmiyor! yapmıştır. Görüşme Belveder sarayında olmuştur. B. Bek, bu görüşme de hazır bulunmuş »e görüşmeler Fransızca cereyan etmiştir. Pilsudski Edeni kabul etti Mareşal Pilsudski, sabahleyin B. Bekin B. Eden ila yapmış olduğu görüşmede bildirmiş olduğu şr-kilde, müzakere edilen meseleler va bilhassa şark misali ı projesi hakkında Polooyaoın noktal nazarlarım bildirmiştir. Bu görüşmede yani hiçbir karar alınmamış, fakat tarafeyn bir birlerine bazı malumat vermişlerdir. Görünüşte şimdilik heyecanlı hiçbir İnkişaf brklenllmemekle beraber. İki taraf, dünkü noktal nazar teatilerinin faydalı olduğunu taktir eder gibi görünüyorlardı. Reuter, İleri sürülen muhtelif tekliflerin tetkik edildiklerini zannetmektedir. B. Lâval’ın Varşova’ya yapacağı ziyaretin Polonya politikasının müstakbel inkişafı üzeriode bir tesir yapması da muhtemeldir. Reuter ajansının haber aldığına göre, B. Bek, tarafından şark mîştİk. Bu gün de mimar Bay Kemal ile Bay Ziyanın bu hueuata söylediklerini kaydedİyorz. M’mar Bay Kemal demiştir ki: “— Ben diyorum ki sanatte sanatkar ic’n iki merhale olabilir. Birisi, sanatkâr ya üstadının yanında va onun ekolü İçinde kalır, veya üstadını, geçer, kendisi başlı başına bur ekol yaratır. Bunun ikisi ortası yoktur. Sinan da üstatlarını fersah fersah geçmiş ve güzel sanatlarda er İşi lensi yen bir Sinan ekolü yaratmıştır. Evet, S nan çok özaûr sürdü. Oç zengin devir gördü. Fakat İlk başladığı eseri bir şaheser oldu. Sinan, her biri ayrı tipte devir andıran ve hususiyet gösteren şekillerde birbirinden güzel birçok monumentler yarattı, bentler yap-tı, aanatlı köprüler kurdu. Velhasıl S nın, Türkün öz ¦ .’at sema-smda rakipsiz bir kartal oldu. Sinan, ustalarının eserlerinden bsj’up beğendiği planlan da tatbik ederken Türk çalımına yaraşan sadeliği ve güzelliği bir uyarlıkta tecelli ettirmiş, ve yarattığı üslûbunu daha üstün göstermiştir. Sonra Sınanın aanat mektebin* den yetişen şakirtleri de Ycnica-mi, Sultanahmet gibi mlsilsiz aanat İncilerini yapmışlardır.* B. Ziyanın fikri Belediye imar şubesi müdürü ve kıymetli mimarlarımızdan B. Ziya ise şu mütalâayı yürütmüştür: ” — Bizde mimari öyle idi-lci herkes kendinden evvel gelen devre b’r şeyler ilâve etmiş ve tan.it öyle ilerlemiştir. Sinan, en güzel ve en iyisini yapmış, kendinden evvel gelenlerden de istifade etmiştir* ici sahi/eden devam mlsakı projesini tadil eden biçbir proje teklif edilmemiştir. B. Bek’in bugün bu projenin Polonya tarafından kabul edilebileceği bir şekil için tadiller teklif edip ctroİyecegİ beklenmektedir. Leh Hariciye Bakanının bir nutku Varşova 3 (A. A.) — Hari” cİye Bakanı B. Beck tarafından ingiliz Harİcize Bakanı B. Eden şerefine verilen ziyafette, Polonya Hariciye Nazırı aşağıdaki söylevi yapmıştır : Bundan az zaman evvel İn-gîltere ve Polonya münasebetlerine dair eski vesikaları karıştırırken bir mektup buldum. 3 Mart 1568 tarihinde Polonya Kralı Sigimsond August tarafından İngiltere Kraliçesi Elizabet’e gönderilmiş olan bu mektupta *Kral »kendisine ait bulunan bütün limanlarda İngiltere Kraliçesi tebaasının tıpkı Polanya gibi muamele göreceklerini temin etmektedir. Bu mektup gösterir ki, İngilizlere ve Lehistan dostluğu bu günün eseri değildir. Sîze Var-şovayı ziyaretlerinizden dolayı hoş geldiniz derken bu eski dostluğa istinat ederek hissettiğimiz memnuniyeti de bildirmeği bir zevk addediyorum. Sizinle olan konuşmalarımızda daima artan ve deri »leşen bn samimi dostluğun müsbet bir delilini görmekteyiz. Cenevrede en iyi hatıralar bırakan mesai birliğimizden sonra siz’ burada selâmlıyabilmek benim için ha-hiki bir bahtiyarlıktır. Bütün Polanya efkârı umumiydi İngilterenİn uluslar arası münasebetleri düzeltecek ve devletler arasında siyasal ve ökonomik alanlarda mesai iştirakini temin İçin lâzım olan itimadı kuvvetlendirecek en iyi yolu bulmak hususundaki gayretlerini büyük alâka île takip etmektedir. Komşuluk münasebetlerini kuvvetlendiren her gayreti veya daha geniş bîr uluslar arası alanında teşriki mesaiyi acun sulhu için birinci derecede ehemmiyetli addettirdiğimiz için bu gayretleri tam manasîyle takdir ediyoruz. Bizim ile yaptığınız konuşmalardan ve Polonya İle olan şahsî temasınızdan iyi hatıralarla avdet etmenizi temenni ederiz. Böyle olursa Polonyadan götüreceğiniz intibalar hükümetinize uluslar arası vaziyetinin bugünkü şekilde, ahenktar bir mesai teşriki vücude getirmek •uretile en doğru yoldun barışı kuvvetlendirmenin arzettiği müşkülâtı hal İçin en pratik ihtimalleri ayırmak kabiliyetimde götürmüş olursunuz. Ümit ederim ki bu sabah başladığımız konuşmaların samimî şek’i ve İngiliz d.ptomasisinin en objektif bîr tarzda realiteleri aramakla maruf olan tarihi zihniyeti, hafif bir derecede bile olsa bu gayeye varmamızı kolaylaştıracaktır. Sözümü bitirmeden, memle-ketlerimiz arasındaki münasebetlerin, Avrupa siyasal vazi. yetlerinin umumî heyeti arasında sarsılmaz bir surette dostane kalacağına itimadımı söy-lemekliğime müsaadenizi rica ederim Bunun en büyük zamanı her iki milletin diğerlerine karşı en iyi bir azim ile müteharrik olmalarıdır. Kadehimi bu düşünce ile 6a majeste kral beşinci Jorjun şerefine, Britanya milletinin tealisine ve iştialinizin sıhhatine kaldırıyorum. Bay Edenin nutku Varşova 3 (A.A.)-B. Eden. dışarı işleri bakanı B. Bekin aöyledîği nulka aşağıdaki cevabı vermiştir: Beyanı hoşamedi sadedinde şimdi söylediğiniz ceraİlekâr söz lerdeo dolayı s ze teşekkür için büyük bir zevkle ayağa kalkıyorum. Britanya hükümeti, bir İngiliz bakanının Varşovayı ziyareti için vaki olan daveti almakla büyük bir memnuniyet hissetmiştir, ve bu şerefin bana nasip olmasından dolayı ne kadar mahzuz o.duçumu M vir edemem. Emin olunuz kı şimdiye kadar Paris. Berlin ve Mos-kovada cereyan edip Perşembe günü Prağda nihayete erecek olan bir seri iatihbar mahiyetindeki görüşmeler çok kıymetlidir ve Avrapanın bugünkü vaziyetini aydınlatacaktır. Büyük devletlerle dış siyasalarından mesul olan rical arasındaki şahsi anlaşmalara ve doğrudan doğruya temaslara biz Ingilterede her zaman büyük bir kıymet veriyoruz. Uluslar kurumundaki müşterek atalığımızın temin ettiği menfaatlerden biri de budur. Haşmet u Kral Hazretlerinin hükû-m t. ıı Cenevrede temsil eden ter.m z, orada sizinle görüşmek ve bir meslektaş sıfatile konseydeki m- sainizi iakdır etmek fırsatına mazhar olmuşlardır Devamı 6 nci sahifede supları tarafından büyük bir muahalefete maruz kalacağı ve iktidar mevkiinde uzun müddet kalmıyacağı söylenmektedir. Bu sebepten dolayı Reisicumhur, Körfezlerin içtimaları-nın tatiline dair olan bir kararname imzalamıştır. Madrit 3 (A.A) — B, Ler-rou\ Başvekâleti uhdeeine alarak kabinesini teşkil etmiştir. Yeni habinede B. Rocha Hariciye Bakanlığını, B. Val-ladares Dahiliye Bakanlığını, ceneral Masuellet de Harbiye Bakanlığını deruhte etmişler* dir. Paris – Viyanayı yendi Geçen pazar günü Viyana-Pa ris futbol takımları Pariste Parcdes Prince de karşılaştılar. 20 bini geçen seyircilerin önünde Paris takımı, sert bir oyun oynamış ve ilk haftayımda iki gol atarak galibiyeti temin etmiştir. ikinci haftayımda Viyanalı-lar mağlubiyetten kurtulmak için çok gayret etmişler, çok sert oynamışlarsa da ancak bir gol atabilmişler ve mağlubiyetten kurtulamamışlardır. Viyanalıların başında bulunan Goho Pazel biz mkiler kantrola daha ziyade ehemmiyet vereceklerdi iyi oynadılar fakat gol çıkaramadılar. Fransızlar açık bir oyunla galibiyeti temin etmiş olmalarına rağmen tehlikeli bir oyun oynadılar. Demiştir. Bulgaristanda tevkif ve tazyik Burgazlı 6 Türk mevkuf, iki Türk de Kırklareüne iltica etti. Bulgaristanda Türk ekalliyetine karşı tatbik edilen tazyik siyasetinin, verilen bütün teminata regmen, elân devam etmekte olduğu anlaşı maktadır. Bulgaristandan gelen Türk göçmenler bunu yana yakıla anlattıkları gibi Bulgaristanın Burgaz kasabasından aldığımız şu mek’u-bu da bu şikâyetlerin doğru olduğunu göstermektedir. Mektup şudur : ” — Kasabamızın maruf Türk zenginlerinden İsmail Celîlof bir hafta evvel Bulgar memurları tarafından tetvkif ediimıştir. İsmail Ceiilof 75 yaşlarında, Bulgar hükümetinin yüksek memuriyetlerin de bulunmuş, mahkeme reisügi ve muallimlik, noterlik yapmış Burgacın birinci birinci sınıf zenginlerindendir. Bilhassa son zamanlarda hiç siyasetle alâkadar olmıyan tsmail Celilonun tevkifinin bilinen bir sebebi de yoktur. Kendisi İle beraber deri ve çarık tüccarlarından Hasan Bolat, Galip. Cemil ve muallim Müeyyet Vehbi ve berber Ali Riza da aynı şekilde tevkif edilmişlerdir. Bu tevkif ve tazyiklerle kasabamızda birçok büyük binaların sahibi bulunan Itmail Ceiilof ile diğerlerinin ma! ve mülklerini bırakarak Bulgaristan! terketmeleri maksadı istihdaf edilmektedir. Diğer taraftan tazyik gören Türklerden Burgaz Türk konsolosluğu sabık kâtibi Bilâl Niyazi Üc Burgaz evkafı kâtibi Bahsettin hayatlarım tehlikeden kur-tarmak için hududu geçip Kırklareüne iltica etmişlerdir „ Bulgar Dahiliye nazırı bu mektuba ne buyurur, bilmiyoruz. Yalnız Bulgaz gibi ecnebi konsolosların da bulunduğu bir şehirde bu şekilde sebepsiz tevki* ve tazyikler yapılırsa daha küçük kasaba va köylerde neler yapılıyor klmbllir ? Bakanlar Heyetinin içtimai Ankara 3 (Telefon’a) — İcra Vekilleri Heyeti Luun Öğleden aonra Başbakan General Um-t tnönünün Başkanlığında toplanarak Bakanlıklara ait muhtelif İşleri konuşmuş ve bu işler üzerinde kararlar vermiştir. Ankarada kar! Karilerimiz sakın bu haberi (Nisan balığı) zannetmesinler O’sa o’sd, hava tam manastle soğuk bir şaka yapmış olacak Ankara 3 (Telefonla) — Düı ve evvelki gece, burada hava birdenbire değierek sabaha kıdar kar yağmıştır. Yağan karın mikdarı sabahleyin 6-7 santimi bulmuştu. Havaların bir müddet iyi gittiğini görüp paltolarını atanlar tekrar paltolarını giydiler. Fnk.ıt bereket versin kar fazla devam etmedi. Çıkan güneş yağan karı kısa bir zamanda eritti. Aydın Demiryolları satın alınıyor Ankara 3 (Telefonla) — Aydın Demiryollarının satın alınması üzerinde müzakere devam ederken talimat almak üzere Lond-raya gitmiş olan şirketin murahhası B. “Adin,, Londradn Ankaraya dönmüştür. Dün sabah ve Öğleden sonra Nafia Bakanlığı ile tekrar müzakereye girişerek hattın satın alınması hususunda görüşmüş ve her iki tarafta bu hususta tamamen anlaşmışlardır. Bugünden itibaren iki tarafın hukuk müşavirleri esası satın alma mukavelesi müsvettesini hazırlamağa başlamışlardır. Yakında mukavelenin parafe edilmesi beklenmektedir. Mukaveleler imzalandıktan sonra hattın devir ve teslimi muamelesine başlanacaktır. Bu hattın satın alınma meselesi hakkında bugünkü (dünkü) Heyeti Vekile içtimaında Nafıa Bakanı Bay Ali Çetin Kayanın izahat verdiği tahmin edilmektedir. Kutu fabrikaları için kereste Ankara 3 (A. A.) — Ökonomi Bakanlığından tebliğ edilmiştir : Bazı kutu fabrikaları sahipleri İktisat Vekâletine müracaat ederek ellerinde büyük kat’iyat ruhsatnameleri mevcut orman şirket* lerinin kendilerine ihtiyaçları nisbtinde keresete vermemekte ve yahut yüksek fiat istemekte olduklarından şikâyet etmişlerdi. Ziraat Bakanlığıyla aşağıdaki esas dairesinde mutabık kalınmıştır : Kutu kereste işliyecekleri iktisat vekâletince tasdik edilecek fabrikalara ormandan yalnız kutu kerestesi çıkarmak şartiyle ve müzayede suretile konar katı müsaadesi verilecektir. Alâkadarların nazarı ıttılaına vazolunur. Mekteplerdeki yoklamalar meselesi Ankara 3 (A. A.) — Kültür Bakanlığından : 1 — Yoklamalar için bazı gazetelerde yanlış bildirimlerin çıktığı görülmüştür. Bu yüzden birçok kimseler ve veliler gereksiz yere müracaatlarda bulunmaya başlamışlardır. Talimatnamelerde sınıf geçme, bitirme ve olgunluk yoklamalarının her şeklini bildiren maddeler vardır. Bu yolda malûmat almak isti-yenler bulundukları yerin Maarif Müdürlüklerine, Lise, Ortamek-tep ve ikmal mektepleri idarelerine müracaat edebilirler. 2 — Eski talimatnameye göre mezuniyet yoklamalarına baş-layıpta eski şekilde devam etmek istiyenlerin Bakanlığımıza müracaat etmelerine lüzum yoktur. Bu gibiler eski talimatna. meye göre doğrudad doğruya eski imtihan yerlerinde imtihanlara gireceklerdir. 3 — Gerek okul okurları gerek dışardan bitirme imtihanlarına girmeye başla niş olup yine eski şekilde imtihana devam etmek isteyenler ikmal imtihanlarını imtihana başladıkları mekteplerde vereceklerdir. Izmirde ilkbahar at yarışları izmir 3 (A. A.) — İlkbahar at yarışlarına önümüzdeki Cuma günü başlanacaktır. Şimdiye kadar koşulara iştirak etmek Özere 39 hayvao kaydedilmiştir. Ankarada yeni şehir tiyatrosu 7 nci sahifeden devam dolayisile Ankarada Reşitten ayrılanlarla birleşmiş ve bu grubu teşkil etmiş..Malûm ya. O ayrılma hâdisesinin vukubuldufu tarihte, ayrılanlar arasında benimde ismim geçmişti. Halbuki ben ovakît basta olduğumdan Raşitten iz n alarak Istanbula gelmiştim. Bu sırada allem arasında bazı felâketler vukua geldi ve o tarihlenberi de mecburen Istaabulda kaldım. Geçen gün Raşit Rızadan mektup aldım iki güne kadar gelip bent alacağını yalıyor. Tabi! gideceğim. Halİdrnİn yaptığı bu tiyatro heyetiyle hiç bir şekil ve surette alâkam yoktur. „ Raşİt Kıza ayrılma hâdisesinin vk o bulduğu tarihtenberİ Ankarada yerleşmiş bulunmakta va halk evinde muataıaman temsillerine devam etmektedir. Raşit Rıza tiyatrosu, bu yıl Ankarada kültür bakanlığının maddi yardımlarlyle çalışacak ve gelecek seneden itibaren Ankara şehir tiyatrosu unvanını alacaktır. Bu suretle Istanbuldan sonra An-karanın da belediyeye bağlı resmî bir şehir tiyatrosu olacaktır. Ankara belediysi gelecek yıl bütçesine şimdiden tahsisat konmasını kararlaştırmıştır. Diğer taraftan istanbul Beledi-yeal Şehir tiyatrosu artistleri de Üç ay devam edecek olan Anadolu turnesine dün çıkmışlardır. Kok 15 liraya satılacakmış Birinci sahifeden devam Çünkü bu fabrika istihsal ettiği kömürleri ağzı mühOrlü çuvallar içinde şehrimize sevb-de-eek ve tonu İS liradan ha’ka satacaktır. Şehrimizde usun zamandan beri toplan kok kömÜrs) satışı ile uğraşmakta o’.an drpo sahipleri şimdiden Sömıkok fabrıkasîyle tav masa girmeğe başlamışlardır. Bunlar fabrikanın buradaki satış İşlerini İdare elmek İstemektedirler. Diğer taraftan boalar daimi müşterilerini de teabit eylemektedirler ki bu suretle na miktar satış yapabilecekleri hakkında fabrikaya bir teklif yapabileceklerdir. [ taraftan bu esne kok kömürü satışlarında İktisat Vekâletince konulan azara! Hatlardan fazlaya kömür satan drpo ve mağaza sahipleri hakkında belediyece yapılan tahkikat ikmal edilmiştir. Evvelcede uzun uzadıya yazdığımız şekilde içlerinde Havagazı şirketinin de bulunduğu muhtekirlerin listesi hazırlanmıştır. Bunlar hakkında icabeden kanuni muameleye yakında başlanılacaktır' Dün geceki yangın Dün gece yensıodan sonra Bebek İstasyonundaki bahçenin içinde bulunan baraka kahvehaneden bir yangın çıkmış ve baraka tamamen yandıktan sonra söndürülmüştür. Beynelmilel kadın kongresi 49 Millet iştirak edecek - Muhtelif yerlerden kimler gelecek 15 Nisanda Yıldıı «rafında yapılacak olan beynelmilel Kadın-lar Birliği kongresine 49 millet iştirak edecek bu milletlerin murahhastan da yedi Nisandan itibaren şehrimize gelmeğe başlayacaklardır. Geleo murahhas »e Azaların şehrimizde latiralıatleri için Kadın Bırligİ tarafından İazımgelen tertibat alınmıştır. Aynı zamanda bu gelecek misafirlere şerhrimizio her tarafı gezdirilecek ve İazımgelen malûmat verilecektir. Gelecek kadın murahhaslar İçinde dünyaca tanınmış şahsiyetlerde bulunmaktadır. Gelecek olanlar şunlardır : Mısırdan : Mısır kadınlar birliği reisi ve Ejipsiyen gazetesi sahibi Madam Hoda Charaonl ve gazetenin baş muharriri matmazel Seza İle elli kadar bayan gelecektir. Bunlar İzmir vapuriyle Nisanın 12 sinde şehrimize geleceklerdir. Hindistandan gelecekler şaire Naydu ve Madam Namarao ba$ta olmak üzere on beş kişidir. Suriyeden gelecek olanlar çok kalabalıktır. Bunların başında maarif nazırının refikan bulunmaktadır. Franaadan gelecek olanlar on beş kişi kadardır. Başlarında Cemiyeti Akvam azasından Madam Malatir Selye ile La Fransa gazetesi müdürü Brönsvik ve meşhur Avukatlardan Maryaveron ve Suıan Grracr bulunmaktadır. Ingiltereden Misis Aclıby Kor-bet va Misis Bompas. Misis Nilana İla otuz bayan İştirak edecektir. ispanyadan gelecekler eskiden Korteste memur olan Kanpo Amir Ua on bayandır. Uvİçredeo başta Emili Gonrd olmak üzere onbeş bayan iştirak edecektir. Bulgaristanda da elli bayan İştirak edecektir. Yugoslavyadan Matmazel Ata-aas Goviç başta olmak Özere on beş bayan İştirak edecektir. Romanyadan ı Prenses Kanto-kuzen başta olmak üzere on Bayan Iştirik edecektir. Prenses Cemiyeti Akvamda Romanya murahhasıdır, Yunanistandan gelecekler Bayan Avredüpolo başta olmak üzere un beş Bayandır. Cenubi Amerikadan : Bayan PoIİna Luiıa ile on kişi gelecektir. Şimali Amerikadan on üç kişi gelecektir. Bunların arasında asil cemiyetin müessiaİ Garry chap-aoan Catt bulunmaktadır. Cemiyetin bürosu 7 Nisanda kurulacağı için cemiyetin kâtibi umumisi madam Eonpaı ile matmazel Roza Marnus, Teverl vapu-rlle yedi nisanda şehrimizde bulunacaklardır. Cenuptan gelenlerin ekserisinin milli kost&mlerile gelecekleri tahmin edilmektedir. Kadınlardan yol parası Aldığımız malûmata göre, çalışan bayanlardan yol parası alınacaktır. Bilhassa muallim bayanlardan yol parası alınması tarftarları ço- £almıştır. Bu husuata {tetkiklere ıslanmıştır. İspanya île yeni mukavele İspanya İle Türkiyo arasında yeni ticaret mukavelesini yapmak İçin Madrite gidecek Türk heyeti dün İspanyaya hareket etmiştir. Sinemacılar ve gümrük resmi Bugün Ticaret odasındo bir toplantı yapılacak Filmlerden alınan gümrük resmine karşı itiraz eden sinemacılar aralarında seçtikleri bir heyeti geçenlerde Anknraya göndermişlerdi. Ankarada bakanlık nezdin-de teşebbüıattn bulunan heyet şehrimize dönmüştür. Bakanlık, İstanbul Ticaret odası arkanı ile müşterek konuşmalar yapılarak odanın neticeyi bir raporla bildirmesine karar vermiş olduğundan bugün odada İçtimalara başlanacektır. Dün bu içtimalara hazırlık olmak üzere odada görüşülmüş ve bazı noktalar teıblt edilmiştir. Hukuk talebesi Profesörler dün talebeyi dinlediler Hukuk Fakültesi talebesinin yeni imtihan talimatnamesinin bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında Fakülte dekanlığına müracaat ettiklerini yazmıştık. Soo sınıf talebelerinin bu dileklerini dün Hukuk Fakültesi Profesörleri tap-lanarak görüşmüşler vc talabe murahhaslarını dinlemişlerdir. Talebenin bu dileklerinin bir bir kere de kültür Bakanlığından sorulmasına karar vermişlerdir. Bay Mahmut Esadın konferansı Bugün Halkev;nde saat 18 de eski adliye bakanı Bay Mıhmut Eaat Bozkurt 'a .fından "T bıiye- lillr ve Türk inkılâba, mevzulu bir konferans verilecektir. Akalliyet mektepleri hocaları Ecnebi ve aka lliyet mektepleri ne bundan sonra muallim mektebi mezunu olmıyan'ardan maada kimse nlınmiy acalttır. Halihazırdaki hocalarda müfettişler tarafından kontrol edilecektir. Müfettişler her gün birkaç hocanın der sinde bulunacak ve not verecektir. Sene n.hayetinde müfettişlerin notları kültür müdürlüğüne? kontrol edilecek ve ehliyetsiz olanlar çıkarılacaktır. Halkevi Halk için çok faydalı bir teşebbüs daha İstanbul Halkevinden: Evimiz Merkez salonunda, istanbul deri ve zührevi hastalıklar kurumu idaresinde, bir (zührevi hastalıklar ) kursu açılmıştır. Dört devreden ibaret olan bu bursların birincisi Nisan 935 Pazartesi günü saat ( İÖ.30 ) da olacaktır. Bu kursta Cemiyet umumi kâtibi Dr: Nuri Osman tarafından (zührevî hastalıklar hakkında umumi malûmat ve cinsi hastalıklar) anlatılacak ve hastalıkların mulajlar Özerinde mücessem görünüşleri, boyalı planşlarla hnkİkl resimleri, ve bu kursun temas ettiği İllimin gösterilecektir. Bu kurslar bOtOn yurtdaşlara açıktır. "Akay„a vapur Akay idaresi de iki yeni vapur almak istiyor Denizyolları idare müdürü B. Sadettin dün Anknraya gitmiştir. Bay Sadettin Ankarada bir kaç gün kalacak ve İdarenin bu sene alacağı yeni vapurlar hakkında bakanlıkla görüşecektir. Hükümetten alınacak on milyon liradan 600,000 lirası İla Akay İdaresine iki şür'atH vapur alınması için, Akay idaresi tarafından da ökonoml bakanlığına müracaat olunmuştur. Bu talep kabul edildiği takdirde alınacak İki vapurda en uzun yol olan Yalova hattında Işliyecektlr. 15 sene hapis Edirnekapı cinayeti faili mahkûm oldu Ramazanın ikisinde Edirnekapı da 'kasap Nuriyi katletmekten suçlu kipti Mehmedin mahkemesine ağırcezada bakılmış ve karar verilmiştir. Mahkeme neticesinde kipti Mehmet suçu taayyin etmiş ve keodisi 15 seneye mahkûm edilmiştir. Cezasının beş senesi affa tnazhar olmuş ve mahkûmiyeti on seneye indirilmiştir. Suçu işlediği zaman 21 yaşını da ikmal etmemiş bulunduğundan, bir sene aehiz ayı da tenzil edilerek eekiz aene dört aya ve masarifi muhakeme ile, vereseye 700 lira vermeğe mahkûm olmuştur. içki düşmanlarının müsameresi Yeşİlhilâlın on besinci yıldönümü dolayısiyle 5 Nisan Cuma günü aaat 14,30 da Vrjı h n ve Türkiye içki aleyhtarı gençler kurumu tarafından Beyoflunda Fransız tiyatrosu binasında bir müsamere ve temsil verilecektir. Son günlerde muhtelif mekteplerde konferanslar verilmiş ve çok i üı uk bir alâka ile karşılanmıştır. İçki düşmanları çalışma alnm-«ı gi*tikee genişletmektedir. Yakında tzmirde de bir şube açacaktır. Bu yıl içindo gençlik kısmına Üniversite ve liselerden pek çok üye girmiştir. inşaat azaldı Bunun bazı sebebi asılsız haberlerdir Son günlerde şehrimizde İnşaat hayli azalmıştır. Belediyenin yeni şehir pilânı yapılınciya kadar inşaatı menedeceği hakkındaki haberler asılsızdır. Yalnız yapılacak binalar hakkında mevcut talimatname ahkâmı dairesinde hareket edilmesi şarttır. Gürültü ile mücadele Belediye İstanbul cihetinde da esnafın gürültü ile mücadele tali-llmatnamesine riayet etmediği hakkındaki şikâyetler Özerine sıkı kontrola başlamıştır. Bunun neticesi Kadıköy, Fatih ve Bayazıt cihetlerindeki bir çok esnaf hakkında zabıtlar tutulmuştur. Bir Matbuat emektarı daha gömüldü Vörfon defnaJ'firken İstanbul Matbua inin emektarlarından Vartan evvelki gün Bulgar hastahanesinde vefatetmiştir. Vartanın cenazesi l.taııbul Matbuat mümessilleri dc hazır olduğu halde hastahaneden kaldırılmış ve Feriköy Ermeni mezarlığına defnedihntştlr. Vartan, Tasviriefkârda ve diğer bir .çok gazetelerde 40 seneden fazla devam eden çalışma hayatında her kete kendini sevdirmişti. ..........I..... = Şerhler Her insanın kendine mahsus bir serveti ve bir kuvveti vardır. Her insanın en mühim vazifesi bu serveti ve kuvveti tanımaktır! Bacon Şerh ve izah Bacon, insanlar içinde yetişen mütefekkirlerin en büyüklerinden biridir. O-nun yazıları bugünkü medeniyetin temellerinden birini teşkil eder. Bu büyük mütefekkirin bugün naklettiğimiz sözü çok değerlidir. Her insanın kendine mahsus bir serveti ve kuvveti vardır. Bundan maksat her İnsanın haiz maddi servet ve kuvveti değildir. _ Maksat daha fazla, kendine güvenmek, feragat göstermek gibi büyük hasletler ve manevî servetlerdir. Bir insan bu manevi serveti sayesinde en büyük muvaffakiyetleri kazanır. Onlarla hayat yolunu açar ve karşısına dikilecek engelleri yener. İnsan bu kuvvet ve servetini tanıyarak İşletirse hayatta ülküsünü gerçek' t eştir ir. ZAMAN Memurlara kredi ile mal rÖylesem tesiri yok. assam gönül razı değil Memurlar bu şekilden nasıl istifade edecek Yerli mallar pazarında memurlara kredi İle eşya verilmeğe başlanmıştır. Şimdiye kadar sade An-karadaki şube tarafından yapılan bu muamele, bir niaandan itibaren şehrimizde tatbik edilmektedir. Bu husuata mütemmim malû-mat edinebilmek için bir muharririmizi Yeril mallar pazarı kredi Şefi Bay Hulusi ile görüşmüştür. Bay Huiûti demiştir ki: Yeril mallar pazarı memurlara krtdl İle mal vermeğe nisanın birinden İtibaren başlamıştır. Bu şekilden istifade edebilmek İçin! devlet memuru olmak ve muvazeneİumumiye ya dahil bulunmak lâzımdır. Şimdiye kadar, müesslsamizin İstanbul şubesi bu şekilde satış yapmıyordu. Ankaradakl şubenin İse daha bidayattenberl bu tarzda muamelesi vardı. Bundan İstanbul dakl memurların da istifade edebilmelerini temin İçin müersese-miz turada kredi İla mal satılmasına müivade etti. Istanbuldaki devlet memurları, maaşlarinın iki sülüsü nisbette kredi ile mat alabileceklerdir. Bu iş İçin hususi taahhüt senetleri hazırladık. Müracaat edecek m emer bu taahhüt senetlerinden dolduracak, kendi dairesindeki İki arkadaşını da kefil gösterecektir. Kefalet müteselsildir. Alınacak emtianın bedeli dört taksitte ödeneektir. Bu taahhüt senetleri, bize gelir gelmez müracaat sahibine altı kupon vereceğiz ve bu kuponlarla memurlar mallarını alabileceklerdir. Kopooların müddeti, 10 gün-d ir. bu müddet zarfında emtianın a.inmiş olması lâzımdır Mülhnk bütçelerden para alan memurlar İçin de başka bir şekil bulunmnştnr. Bu memurlarda diğerleri gîti kredi ile satıştan iaiiianV «dccck-ler fakat bunlar Içİn daireleri borçlanmış elacaktır. Bn dairelerden elyevm iş yaptıklarımızdan bazıları şunlardır. Denizyolları idaresi, Uman ko-p-ratifi ve belediye. Şimdiye kadar birçok memurlar müraceat etmişlerdir. Peyderpey işleri intaç edilerek malları verilmektedir. „ Başmuallimlerin makam tahsisatı İlk tedrisat müfettişlerinin ve Başmuallimlerin makam tahsisatlarının kaldırılması üzerine muallimler birliğinin toplanarak lâzım gelen yerlere müracaat ettiklerini yazm'ştık. Evvelki gün bu husus hakkında Erzurum saylavı Bayan Naki-yeden ilk tedrisat müfettişlerinden Bay Mansur Tekino bir telgraf gelmiştir. 'Gelen telgrafta makam tahsisatının kaldırılmıyacagı müjdelen-mektedlr. Dün bu husus hakkında kûlıür müdürü vekili Bay Şevket Süreyya bir muharririmize şunları söylemiştir: ¦ — Bugfln İçin vaziyet çok ümitbahştİr. Herhalde makam tahsisatının kaldırılmaması hakkında bir çarei hal bulunacağına kuvvetle eminiz. . Bizde tiyatro Şehir tlyatrksu ttanbulda İşini bitirerek Anadolu turnesine çıktı.. Muvaffakiyetli bir seneden ¦onra her zaman tekrar edilen bu turnelerle, hem artistlerimizin terfihi, hem de Anadolu halkının da İstifadeli düşünülüyor. Bundan başka Ankarada Raşlt Rızanın şehir tiyatrosu yapmak özere olduğunu haber aldık, bu da bizi sevindirdi. Operet yazın bahçede temsillerine devam edecekmiş, eğlenmek, müzik dinliyerek iyi vakit geçirmek isteyenler için bu haber büyük bir müjdedir. Hiç şüphe ynkkl sahne hayatımızda elle tutulur, vn gözle görülür bir kıpırdama var, beş altı sene evvel atılan tohumlar, bugün meyvn vermeğe başlamıştı. Bu hızla gidildiği taktirde yakın bir istikbalde tiyatromuz ümit ettiğimiz makaad yükselmiş olacaktır. Artistlik İşine verilen ehemmiyetle ve yapılan telkin İle alelade va muhkir bir meslek olmaktan kurtarılmış cemiyette kendisine lâyık olan mevkii bulmuştur. Yeni yeni bir takım uzuvlar İlerisi hakkında, iyi vaitler vermektedirler. Halkın rağbeti artmıştır. Eskiden bir haftada modası geçen piyesler, aylarca oynamış ve bundan dolayı da bütün kış mevsiminde dort beş piyesten fazla temsil edileme mistir. Fiyatlar indirilmiş ve tiyatro yavaş yavaş bir mektep haline sokulmuştur. Ortaya çıkarılan ve şahsî teşebbüslerin tnuhassalan olan bu eserleri ebedileştirmenin zamanı gelmiş olduğu kanaatindeyiz. Yani tiyatromuzun keadl başına tarakki edebilmesi İçin sağlam temellerin de atılması, re meselâ bir tiyatro mektebinin her ne fedakârlığa mat olursa olsun kurulması lâzımdır. Sahne, hen halkı hem müellifi hem sanatı kırbaçlıyan ve medeel hayatın bir zarureti olduğuna göre, işi fazla sürüncemede bırakmak, sahneye de halka da sanata da zarardır. L. Mangala dikkat Bir kapucu dün kömürle zehirlendi Mevsim icabı mangaldan zehirlenme vak'aları çok olmaktadıı Dün de böyle bir vak'a Bayog-lunda Yenlçarşıda olmuştur. Vak'a şöyle olmuştur: Yeni çarşıda Selâmet apartmanı kapıcısı Tahsin, dün bir aralık mangalına kömür koymuş, ufacık odasına alarak bir de uyku kestirmek istemiştir. Tahsin, tam uykuya daldığı bir sırada kendisine bir ağırlık sindiğini, damarlarının gerildiğini hissetmiş ve mangalda kömürün henüz tam yanmamış olduğunu hatırlamıştır. Tahsin, kendisini kapıcı odasından dışarıya dar atmış ve İstimdat etmekle beraber olduğu yere yıkılıp kalmıştır. Taksinin zehirlendiğini görenler polisi haberdar etmişler, gelen memurlar da kendisini Beyoğlu hastahanesine kaldırmışlardır. Belediyenin istimlâkler Belediye yani bütçe tatbik sahasına konulunca yapacağı istlna-lâkler hakkında bir program hazırlamıştır. Evvelâ geçen sene başlanılmış olan işler ikmâl edilecek sonra yeni istimlâkler yapılacaktır. "ZAMAN B AB Am NE DİYOR? — Şehrimizde yine birkaç tifo vak-ait gbrÜmüf Zaman Baba.. — ihide birde fetanbulun yakasına yapışan. Vm daha ziyade Şifli ve Nişantaşı taraflarında görülen bu hastalığın yok edilememesinin, Tifo mikropla/ ile yalaklık eden o civardaki bottan ve açık lâğım mecraları sebeb gösteriliyor f - Ba sebebi ortadan kaldırmakla ihmal varta ba ihmalcileri na yapmalı ? Zaman Baba — Şişli ve Nişantaşı gibi kibar bir muhille olurlap bu bostanlarda '-¦ ı sahnelerden İkram etmeli I! — ZAMAN - Zaman Ansiklopedisi .'•lopasan kimdir ? Bir K .l.1. r yauyor t "Geçenlerde küçük hikâye hakkında yazdığınız yanda Franaıı hikayeci»! Mopesına büyük bir ehemmiyet vermiştiniz. Bu muhar ririn tercOmeihaliol de yezmaoı-ıı reca ederim. N. K._ Cevabımız Franııı hikayecisi Meupaıan — Mupasan Normandiyaoıa Miromea-oil kaıabaunda, S Ağustos 1850 hod* doğdu. Sanat hakkındaki İlk derslerini Flubsrtten aldı. Os-tad, bu telnıiıine ona,, dikkatli mûşahade,, ve "vuzuh ile tasvir* I öğretmişti. Mopassn, Zola etrafında toplanan gençler arasında idi. Kendisi ba sırada sağlam aıhhatli, pehlivan yapılı bîr gençti. Moaapao, sonraları sıhhatçe yıkıldı ve 1892 de çıldırarak 1893 senesinin 6 Tem-muı günü bir sıla yurdunda Öldü. Mopaıaaın fikir ve his dalaletlerini anlatan hikâyeleri, onua dimağca sanıldığını gösteren em-mareler arasında İdi. Mopısan bir çok romanlar yasmif iae de en güzel yanları kuçllk hikâyeleridir. Ve bu hikâyeler onu en büyük hikâye muharrirleri sırasına yükseltmektedir. Sanat naıarİyelerinl eserlerinden birinin mukaddemeslnde izah eden Mopaaan, naturelism yani tabiiyecilik mektebinin en ileri fikirleri arasındadır. Ona göre, muharrir, hayatı, tam bir fen adamı gibi müşahede altına almak İçin kendini tamamlyle unutmalı ve müşahedelerine şahit hislerini karıştıraaadıkdao başka bunlar* da bir takım ibretler veya naai-hetler çıkarmağa da teşebbüs etmemelidir. Mopasanı nazariyelerine göre muhakeme ettiğimiz takdirde onun realiteyi harukuiide bir aedakatle İfadd ettiğini görürüz. Gerçi onun, hayalini doğrudan doğruya tenkit ettiğine pek te tesadüf edilmez. Fakat eserleri, hayatın, muharrir üzerinde bıraktığı intibaları çok aşikâr bir surette tecelli ettirir. Mopasan, naturallstlerin çoğu gibi, hayatın adi ve süflü tarafları üzerinde pek fazla durmuş ve onun İçİd bedbin görünmüştür. Muharririn hayatı hakkında da* ha fazla malûmat istiyenler muharrir Maynial ona dair yazdığı "La Viee L'O.uvre De' Maupas-sant„ adlı eseri |okuyabİlirler. Günde*bir Sap Kanunlar kılavuzu: 2 Borçlar kanunu Özü ve Fihristi Y. an: Ahmet Saki Erdin Eski Aıtaîya Saylavı, Muallim, Avukat Bay Abmrt Sakinin neşrine başlamış olduğu "kanunlar kılavuzu .. külliyatının ikine kitabını teşkil eden " Borçlar kanunu . da çıkmıştır. Külliyatın birioci kitabı olan " Kanunu medeni „ deo bundan evvel bu «ütunlird» bahsetmiştik. Kanunlarımızın hepsi yenidir v- adetleride bir hayli Çoktur. Zannedeni, yakında kanun numaraları " 3000 „ i bulacaktır. Kanunlarımızın, devrin icabı olarak gerek yepyeni olmalert. gerek adetlerinin günden güne çoğalman kursışında bunların tatbikini teshil edecek asara çok ihtiyacımız vardır. Hatta bu ihtiyacı yalnız hâkim'er ve avukatlar değil, biz alelade faniler de hissetmekteyiz. Çünkü en sakin ve kavgadan en müçten'p bir insan bile ömründe bir defa olsun mahkemelere ya müddei, ya mûddea aleyh olarak düşer ve binaenaleyh kanunlarla ograşmaga mecbur olur. Geçen defa da söylediğimiz veçhile Bay Ahmet Sakinin neşrine başladığı bu kanunlar külliyatı işte bu ihtiyacı tatmin edecek reaaitten biri ve çok fayda-lısıdır. Çünkü bu küçük kitaplar, ilimlerinin de delâlet ettiği veçhile, ait oldukları kanunların hakikaten birer kılavuzudur. Bay Abmet Saki, haddizatinde tahsilinin kuvveti ve una inzimam eden muallimlik ve avukatlık meslekinin verdimi Ihtı tas ve salâ- hiyet Üe bu yolda asan bihakkın vücude getirecek evjafı ha*z erbabı kalemİmizdcndir. Böyle muhtasar, müfit ve muhtara vazifesini görmek üzere tertip edilen kitapları yazmak her şeyden evvel, ait oldukları mevzular üzerinde vasi ma'flrtıat sahibi olmağa mütevakkıftır. Herhangi bir bahsi bihakkın kavramadıkça ona dair ( terkibi Syn.'nerioue ) eser vücude getirİ-rilemez. Bu kılavuzların en faydalı kısımları ise, kanunun metin kilimleri iyice telhis edildikten sonra bir de "tahlili! ve izahı fihrist,, ilâve edilmiş olmasıdır. Alfabe tertibiyle yapılmış olan bu fihristlerde kanunun izahettigİ bütün mesail ve mebahİs çok dikkatli sıralanmış, her bahtın kanunda ait o'duğu maddenin ve maddelerin sayıları gösterilmiştir. Bundan başka yine her bahsin POLİSTE Acaba ne yap. mak istiyordu Balıkpazarından geçmekte olan Ali isminde birinin arkasından bir adam bağırmıştır. Biraz teca-vÜzkârane lisan kullanan bu adam dairelerden birinde hademe olan Hasan isminde biridir. AIİ, arkasından söylenen bu sözlerin sahibinin de keyif olduğunu görünce Ürkmüş, polise müracaat etmiştir. Polis, Hasanı yakalamış, üzerinde araştırma yapmış bir tabanca bularak müsadere etmiştir. Bunun üzerine Hasan, karakola götürülmüş ve hakkında takibata başlanmıştır. Yazmacılar Kooperatif işlerinde yolsuzluk olmamış Yazma ve dokuma kooperatifinin muamelâtında müfettiş ler tarafından tetkik edilmekte olduğu yazılmıştı. Bu hususta dün aşağıdaki mektubu aldık: * 1/4/935 tarihli nüshanızın beşinci sahifasının üçüncü sütunundaki yazma ve dokuma kooperatifi hakkındaki yazınız bizce hayret uyandırmıştır. Şirketimizde böyle bir yolsuzluk olmadığı gibi tahkik içinde bV kimse müracaat etmiş değildir. Bu şayianın doğru olmadığını beyan ve tekzip etmenizi rica ederim. „ Yazma dokuma kooperatifi baş murakıbı: Adnan Refik lıviçre kauunundaki hangi madde lerde bulunduğu da keza ayrıca kaydedilmiştir. Bunun da, bu bahisler hakkında malûmatını tevsi etmek istİyenler için ne kadar faydalı olacağını izaha hacet yoktur. Keıa Bay Saki kanunda zikri geçen bütün latılahat ve tabira-tı Fransııcalarım da İlâve etmiştir,ki bu da çok faydalıdır, Çünkü kanunun bazı Türkçe tabirlerini, iyi terceme edilmediğinden mi, yoksa muvafık karşılığı bulunmadığından mı anlamak güçtür. Mrsrlâ bir "istisna akdi,, tabiri var. Bir kendi hesabımıza yanında franmcaıı olan (Contrat d'entre-prite) I görmeseydik bu "istisna,, nın ne demek olduguou bir türlü anlayamıyacakdık. Bay Saki bu "Kılavuzlar külliyatı ,, m bellıbaşh bütün kanunlarımıza teşmil ederse ortaya küçük ve fakat öılü ve faydalı bir " Kanunlar ansiklopedisi ., çıkmış olur ve buda cidden büyük bir hizmet teşkil eyler. Kitap, Akşam matbaasında bu matbaanın bastığı bütün eaerler g.bi, temiz, okunaklı, İyi tertipli olarak basılmıştır. " Borçlar kanununu,. Hakimlerimize, Avukatlarımıza. Hukuk talebesine ve hattâ kanunlarla alâkadar bütün karilerimize tavsiye ederiz. Bu akşam SARAY Sinemasında JULES MARY'nİn taharri olup mukaddema sessiz kopyesi gösterildiği vakit bütün fetanbut hathtnın rağbetini kazanmış olan ESRARENGİZ HANE Filminin «oı'û yeni kopyetı dahi umumun memnuniyetini mucip olacaktır. Bu yeni kopye, en dehakâr artittler tarafından temtil edilmiştir. İlâveten : MİDNİE'NİN KAÇIRILMASI renkli ve zengin bir SİLLY SENFONİ - ¦ FOX JURNAL Tirede tütün ziraati 1 Milyon 50 bin kilo sul daha iyi ve tütün satıldı yeni fazla yetişecek mah- Tirede tütünler Tire (Hususî) — İnhisarlar idaresi bu sene tütün mahsulünden geniş miktarda rouba-yaatta bulunmuştur. En yüksek fiati 66 ve en aşağı 40 kuruştan olmak üzere yapılan tütün mübayaatı ile hem halka büyük müzaharat gösterilmiş hemde tüccarın başka senelerde olduğu gibi piyasada istediği gibi oynamasına meydan verilmemiştir. En selim alış veriş İnhisar idaresi yaptığını alakadarlar sevinerek söylemektedirler. Tütünlerini bir idareye veren çiftçiler, âzami memnuniyet göstermektedirler. İdare vasatı elli kuruş fiatle (84,500) kilo tütün almış ve mubayaa-tını kesmiştir. Tüccar ise (948,000) kilo almış vasat! alış fiatı, 49 kuruş 97 santim tutmuştur. Bu muazzam istihsalden pek az miktar küf ve su çürüğü çıkmıştır. Tire inhisarlar idaresi piyasanın ani bir açılış göstermesinden tehac-cum karşısında kalmış, transit muamelesinin sonuna kadar iki ay müddetle geceleri-de çalışmak suretile halka ve tüccara azami kolaylıklar göstermiştir. Geçen 934 senesi Tire mülhakatı köyleriyle birlikte bir milyon elli bin kilo tütün yetiştirmiştir. Bu mahsul kamilen nefis çıkmıştır. İnhisar memurlarının hervesile ile çiftçileri irşat ve tenvir etmeleri sayesindedir ki tütün yetiştirmenin fennî şerait ve imkânları öğrenilmiş, tütünün terbiyesine müstahsilin dikkat nazarı cel-bedîlmiştir. Tütün ziraati ile uğraşan tüccara tetılırken köylülere münasip suret ve ifadelerle ziraatin incelikleri anlaşılmış, ve ötedenberİ tütününü iyi yetiştirerniyenlerin mahsullerinin para etmemesi çiftçininde gözünü açmış bulunduğundan idarenin bu öğütleri çok yerli ve istifadeli olmuştur. Bunun en canlı misa-lide isthta|i tunarı olan bir milyon elli bin kilodan, bir milyon otuz beş bin kilouun satılmış olmasıdır. Tamamen ambarlanan bu miktardın ancak onbeş bin kilosu henüz çiftçi elinde kalmıştır ki bunların da çoğu satılmış, fakat henüz inhisar ambarlarına gelmemiştir. İşte tütünlerimizin bukadar müsait bir şekilde satılması sebebile bu seneki tütün ekimi daba hararetle ve istekle hazırlanmaktadır. Şimdiye kadar elli bin metro mu-rabbaına tütün tohumu ekilmiş ve yine idarenin irşat ve fennî tenvirleri dairesinde fide yetiştirilmesine çiftçilerin İtina etmeleri temin edilmiştir. Havaların müsait bir yüz göstermesinden fideler gayet iyi yetişmiş ve dikime başlanmıştır. Buse-neki mahsulün daha çok nefis olacağı ümit edilmektedir. Ayintap meclisi açıldı Antep 3 — Vilâyet umumî meclisi dün merasimle acildi. Meclis üyeleri arasında iki de Bayan vardır. Konya'da görül-memiş yağmurlar Konya 3 — Konyada iki gün durmadan yağmur yağmış ve bir ara kar düşmüştür. Kon-yanın senelerdenberi görmediği bu feyizli ve berektli yağmurlardan dolayı bütün çiftçi sevinç içindedir. Her şeyde bir bolluk başlıyacağı ümit olunmaktadır. Muğla'da havalar ve Meclis Muğla 3 — Havalar biraz soğumakla beraber ilkbahar ha-lindededlr. Yalnız son günlerde Gökepe ve Yılanlı dağlarına kar düşmüştür. Umumi Vilâyet Meclisi bu sabah toplanarak encümen seçimini yapmış ve toplantılarına son vermiştir. Millet mekteplerinde okuyanlar Antep 3 — Bu yıl bütün vilâyette açılan 86 Millet mektebine 2200 yurttaş devam etmiş bunlardan 1200 kişi okuyup yazma Öğrenerek şahadetname almıştır. Kastamonide yol işleri Kastamoni 2 — Vilâyetin 1500 kilometrelik onbeş yolu üzerinde İlkbahar faaliyeti bu gün başlamış ve amele inşaat yerlerine çağrılmıştır, tki ay içinde 17 bin amele çalışacaktır. Bu sene yapılacak yollar arasında, Kastamooıyi Zongu! dağa bağlayacak 'olan Daday - Eflani - SoğütÖzu kömür madeni. İnebolu yolundan ayrılacak Ecevid - Azdavay, sahildeki Evrenyeyi Kastaraoniye birleştirecek olan Devregâoı-evrenye, Kastamoniyi Safranbolu ve Bartına bağlayacak o'an Araç - Safranbolu yolları vardır. Merkez ve Daday kazalarındaki kuduz hastalığı sönmüş ve vilâyet içinde başkaca salgın hayvan hastalığı kalmamıştır. Bu akşam saal 9 da TÜRK Sinemasında Müstesna bir musiki te aşk filmi PAGANINI "Gem hab'ich die Frau'n geküsst... * IVAN PETR0VITCH. - ELİSA ILLIARD Meşhur bestekâr (FRANZ LEHARZ) m unutulmaz şah-seri. Yerlerinizi evvelden tutunuz. Tel. 40690 Karpuz Kabuğu - Millî Roman - Yazan: I. Vecihi -89- Şu halde bundan sonra bu yeni başlıyan İkinci devrenin icabatına uymak yeni vaziyetin ihdas edeceği gaile ve dertlerin mümkün mertebe hükümlerini hafifletmeğe çalışmak lâsım gelmekte idi. İşte o sabah Melâhat dinlenmiş zihniyle, vaziyetinin bütün ihtima-lâtını birer birer derpiş ettikten sonra bu kararı vermişti. Evet, yeni vaziyetin İcabına uyacaktı, zaten başka çaresi de yoktu. Maamafıh elinden geldiği kadarda kendini müdafaa edecek, bu çok fecî, dedikoduya çok müsait vak'adan mümkün mertebe ıs sararla çıkmağa çalışacaktı. Bu hususta da kendisine başlıca yardım edecek olan tabii a-vukat Fehlm Bey idi. Melâhat avukatın kendisine her hususta azami yardım edeceğinden artık emin idi. Fehİm Bey bîr gün evvel bunu yalnız ağzıyla değil, gözleriyle de söylemişti. Hatta avukatın gözleriyle verdiği teminat, sözleriyle verdiği teminattan daha çok kuvvetli idi. Sonra Melâhatin gayet kuvvetli, gayet müessir, kanunları da, nizamları da, hakimleri de, mahkemeleri de behemehal mağlûp eden bîr silâhı vardı, ki o da güzelliği, cazibesi vc o bİnazir gözlerinin aehhar bakışları idi. Evet bu silâh çok müessir bir silâh idi, bu kuvvet çok yıkıcı bir kuvvetti . Bîr çift koyu mavi ve derin bakışlı gözün, (Venüs) leıe faik bir endam ve vücudun tesir ve cazibesi karşısında eğilmeyecek bir baş, mağlûp olmayacak bir aecİye bulunabilir mi îdi ? Melâhat, isterse bakışlarının, tavırlarının, hattâ sükûtunun bile bütün erkekler üzerinde ne şayanı hayret tesir bıraktığını şimdiye kadar görmemiş, anlamamış mıydı ? Vakıa fıtraten asfl olan, doğuşunda İsmetli olan bu kadın, bu müthiş silâhını. Ressam Saffet Selamiyi, feleğin meş'um bir tesadüfü karşısına çıkarıncaya kadar, hiçbir erkeğe karşı kullanmağa lüzum görmemiş, hiç bir erkeğe bir defa yüz vermemişdİ. Faka* yine .i-, n. meş'um feleğin iki gündür kendisini düşürmüş olduğu feci vaziyet karşısında, genç kadın bin bir heyecan, bin bir endişe ve şaşkınlık İçinde çırpınırken cazibesinin kuvvetini hiç hatırından çıkarmamış, İkide birde elindeki bu silâhın, böyle zamanda kendisine ne kadar müfit olacağını hatırına getirmiş ve icatında ondan İstifade etmeği hep düşünmüştü. Şimdi biraz sükûnet bulduktan, zihnine biraz daha keşayİş geldikten sonra bu silâhı daha ehemmiyetle düşünüyor, ondan İstifadeye daha ciddiyet ve bilhassa daba şuurla karar vermiş bulunuyordu. Hatta bu kararı vermiş olması kendisini büsbütün teskin ediyor, emniyet ve huzurunu arttırmış bulunuyordu. Esasen İyi düşündükçe, Saffet Selaminln vefatı meselesinde kanunen kendisini birşey yapıla mı-yacagını da pek İyi anlıyordu. Çünkü nihayet Melâhat doğrudan doğrudan doğruya cezayı mucib hiçbir harekette bulunmamıştı. Hâkimler, kendisinin resıamı sevmekte olduğunu, bunun bir cürüm teşkil etcmiyeccginİ, uğradığı felâketten dolayı bütün kabahatin kocasında olduğunu anlamak, taktir etmek iıtemeseler bile kendisini de kanunen mesul tutamazlar dı. Melâhat filhakika evli bir kadının bir erkekle muaşakada bulunmasının kanun nazarında bir cürüm olduğunu, kendisinin o cihetten te erimine gidilebileceğini de düşünüyorsa da nihayet ihtiyar bir dilencinin şahadetiyle kendisinin Saffet Selâminin metresi olduğunun isbat edilemiyecegini de takdir ediyordu. İşte yegâne tesellisi bu idi. Vakıa zabıta tarafından isticvab edilmek mahkeme huzuruna çıkmak, { kanunun ıruktezası budur ) glbİ sözlere muhatap olmak ihtimalleri hatırına geldikçe kendisini yine büyük bir korku alıyor, bayatında hiç bir vakît böyle İhtimaller İle karşılaşmamış olduğu İçin kanunun, kendisince tamamen meçhul olan ahkâmı, arasıra nazarında müthiş bir hayulâ gibi büyüyor, ozaman hiçbir ku/vetin kendisini kurtaramıyacagı vehmine düşüyordu. Fakat sonra yine fileo hiçbir cürmü olmadığını düşünerek kuvvei maneviyesi artıyordu. Bu müthiş anlarda annesini, babasını-da düşünüyor, onların bu müthiş facianın tafsilâtını gazetelerde okuyunca çok müteessir olacaklarını biliyor, ınaamafih ne olursa olsun gerek babacının, gerek annesinin kendisinden katiyen şüphe elmîyeçeklerinden, kim ne söylerse söylesin inanmıyacakların-dan ve kızlarının iftiraya uğradığına hükmedeceklerinden emin bulunuyordu. Bununla beraber, kendinin çok yalnız olduguou görüyor, bu da pek ziyade üzülmesine sebep oluyordu. Hele daha bir hafta evvel etrafında pervane gibi dolaşao, kendilinin iltifatına nail olmak için gözünün İçine bakan ahbaplarının simdi yanına bile ogramİyacakla-rını düşündükçe büsbütün muazzep oluyordu. Melâhat artık ahbaplarının nazarında günahkâr, selâm verilmek caiz olmayan tekeli bir kadın olmuştu. Bilhassa bu ciheti düşündükçe çok asabileşi-yor, kendi kendine diyordu ki : — Bugün hangi kadının bir âşıkı yoktur ? Tanıdığım bütün evli kadınların koealarındeo başka bir, hattâ iki tane sevgilileri var. Bunu da herkes biliyor. Ben onlardan fazla ne yaptım ? Devamı var Sene: I Numara: 284 Abon© Şeraiti Terkiye için Haris- için I pm*Hfe I*» Kr. ÎK» Kr. « »,l,k 600 . S ,................. $75............... ™ - 1 r................ I» -................ — Nuruamanlut, Şeref Sokanı. TELEFON: 20330 "ZAMAN fhtb»aî ttüz^ry», rstanb*] [ Sabahlan Çıkar Siyasi Gazete Plarb Her ferde 5 Kuruttur Cuma 5 Nisan 1935 Şiir ve musiki zevkini kaybedenler dimağlarını körleterek bahtiyarlıklarını zayi ederleri, Danuin Şerhi S laca sahifede ( Günün uazıst Almanların Moskova konuşmasına Mukabeleleri I İki gün evvel bu atCunlarda İngilizlerin meşhur "Moskova,, mülakatından bahıedcıkrn Almanların tu mülakata naml mukabele edeceklerini herkesin merak ve endişe ile beklemekte olduğunu söylemiştik. Bu mukabeleyi yapmakta Almanlar gecikmediler. Dünkü gazetelerde görüldüğü veçhile Müsyü ( Hitler ) bu defa da (Versay) muahedesinin deniz kuvvetlerine ait ahkâmını feshetmeğe karar vermiş. Bu karar, ilkbakışta, İngilizlere karşı İttihaz edilmiş gibi görülüyor. Bilhassa Müsyü (Edeo)in Moskovada Müsyü (Stalin) ile görüşmesi ve anlaşması üzerine İttihaz edildiğine göre, doğrudan doğruya İngilizlere bir mukabele mahiyetinde bile telâkki olunabilir. Hakikat halde ise (Versay) muahedesinin deniz kuvvetlerine ait ahkâmını fethetmek te, yine Fransızların aleyhinde bir iştir. Çünkü İngilizler de pekâlâ bilirler kl Almanların, İngiliz dooanmaaiyle boy ölçüşecek bir donanma vücu-de getirmesi lâakal yirmi seneye mütevakkıftır. Nitekim harbiumu-miden evvelki Alman donanma, sını, meşhur Amiral Fon Tirpiç ancak yirmi senede bildiğimiz dereceye getirebilmişti. Bundan başka Müsyü ( Hitler ), nekadar t akla yelken ) gidiyor gibi görünse de, Fransızlara meydan okuduğu bir sırada bir de kalkıp İngilizlere meydan okumaz. Hem İngilizlere, deniz kuvvetleri meselesinde hakikaten meydan okumağa gelmez. Çünkü donanma demek İngİlterenin hayatı deme ktir. İngilizler denizlerde hakimiyeti ellerinden kaçırdıkları gün İngiltere filen ortadan kalkar. Çünkü bizzat kendi iddialarına göre, İngiliz adaları hariçten yiyecek getirtemez ¦e bir hafta zarfında aç kalmağa -t.ifj) ,-Uı ki mahkûm Jur. Ingilizlerin yalnız donanma meselesinde katiyen şakaları yoktur. Harbi umuminin zuhuruna İngilizlerin ellerinde olduğu halde mü-maniat etmemesi ve sonra da bu harbe ansızın İştirak etmesi, münhasıran Alman deniz kuvvetlerini İmha etmek maksadından ileri gelmişti. Bu hakikatleri Müsyü (Hitler) de her halde bizden iyi bilir ve onların hükümlerini takdir eder. Binaenaleyh zahiren Ingiltereye karşı ittihaz edilmiş gibi görünen ve "Moskova,, mülakatından sonra Tukubuldugu için de o mülakata nev'.ma bir mukabele mahiyetini alan bu karar haddi zatında yine Fransızlara karşı yapılmıştır. Maa-mafih " Versay „ muahedesİndeki deniz kuvvetleri ahkâmının feshinin Müsyü "Eden. in Moskova seyahatinden sonra vukubulmasın-da bir mana daha vardır ki o da bu mü.âkatta verilen kararlardan Almanlar içîn korkulacak bir şey olmadığını Müsyü "Hitler,, İn anlamış olmasıdır. Bu suretle bir hayli Iz'ansızca hareket ettiği hissini veren Müsyü "Hitler,, in bilâkis pek hesaplı hareket ettiğine ve bir taşla iki kuş vurduğuna hükmetmek icabediyor. Çünkü böyle bir kararın bu günlerde İttihasiyle, M. (Hitler), evve'â Alman efkârı umumıyesİne, İngilizlere de meydan okuyabileceği hissini vermiş oluyor, saniyen Fransızlara yeni bir darba daha İndirmiş oluyor. Herhalde anlaşılan bİrşey varsa o da Atman devlet reisinin (demir tavında iken cögülür ) meselinin hükmünü pek iyi bilmesi ve bundan çok güzel istifade etmesidir. (Versay) muahedesinin yırtılması ile Fransızların birşey yapamı-yacagını, beynelmilel konuşma ve anlaşmaların da bu meselede âciz kalacağı tahakkuk ettikten sonra M. (Hitler) çalakılıç yürümekte devam ediyor. M. (Hitler) in bu muahedeleri çiğnemek İŞİ nereye kadar varacak ? Acaba İngiliz, ler kendisine bir yerde (artık ye-;er, hele biraz dur dinlen I I diyecekler ml ? Buralarını şimdiden kestirmek bir hayli güçtür, bunu ancak vukuatın, saatten saate değişen inkişafı gösterebilir. Şimdiki halde bilinen kati birşey varsa o da zavallı Fransızların boyunlarını büküp M. "Hitler. İn icraatı karşısında seyirci kalmağa mahkûm olmalarıdır. ZAMAN "Prağ„ müzakereleri ancak birkaç saat sürdü -»- ingiltere, Şark antlaşması hakkında hiçbir taahhüde girmiyor! -s- "Eden,, bugün "Londra,, ya varacak ve İngiliz kabinesi toplanarak vaziyeti görüşecek — "Streza,, konferansında İngilizler Alman mütevassıtlığı yapacaklar! — Milletler Cemiyeti müzakeratında "Makdonald„da bulunacak —Fransızlar, Lehlerden ümitlerini kesmediler! 'Moskova,, müzakerelerinden bir Rus Haricîye komiseri "Lilvinof,, Prag 4 [ A. A. ] — B. “Eden. bu sabah suat 8 de buraya gelmiştir. Eden Prag’dan ayrıldı Londra 4 [A. A-l — İngiliz bakanlarının, istihbarı mahiyette, Avrupa hükümet merkezlerinde yaptıkları ziyaretler bugün nihayet-lenmiştîr. B. " Eden ., Londraya gitmek intiba: Soldan itibaren Lort "Eden,,, ve Rueyantn Londra sefiri "Maisky,, üzere, Pragdan tayyare ile hareket etmişt.r. İngiliz bakanı bu sabah Çekoslovak hükümet merkezine mu-vasaletinde. Hariciye bakanı B. "Benes. i İngİlterenin Prag elçisi Sir "Addison,, ve muhtelif zevat tarafından selamlanmıştır. B. "Eden., İngiliz sefarethane-sini ziyaret ettikten sonra B. "Benes,, île Avrupa vaziyetinin muh- Alman hava kuvvetleri Ingiltereninki kadar! ingiliz Hariciye nazırı, "Hitler,, in kendisine Alman hava kuvvetlerinin Ingiltt renin-kine müsavi olduğunu söylediğini ifşa etti! y y y y y y y y y Bir Alman tayyare filosu uçuş halinde Yazısı 2 ncı sahifemizde telif safhaları hakkında görüşmüştür. Mükâleme tahminen iki saat sürmüştür. B. "Eden,, yarın sabah (bu sabah), kabine arkadaşlarına, Moskova, Varşova ve Prag mütâkat-tarındaki şahsi intibalarıni nakledecektir. ingiliz - Çekoslovak noktal nazarları bir Prag 4 {A.A.) — Neşrolunan resmi tebliğde, Bay "Eden,, ile Bay "Benes„io, genel barışın mu- Devamı 6 ncı sahifede Kazanç vergisi kimlerden nekadar alınacak? Kazanç vergisi kanununda yapılacak değişikliğe dair 15 maddelik bîr lâyiha kamutaya verildi Ankara 4 [Telefonla] – Beyanname usulü ile kazacç t yegİsine tabi tutulan mükelleflerin zn-’ hlrl karine üzerinden asgari bir mükellefiyete tabi tutulması lıak-kıedaki lâyiha meclise gelmiştin Lâyiha on beş madde ile buna bağlı 3 cetvelden mürekkeptir. Lâyihanın esasları şunlardır : 2395 numaralı kazanç vergisi kanununun 6 ve 75 İnci maddele-Devamı 2 nci sahifede Habeş harbe hazırlanıyormuş! İtaly anın kanaati böyle imiş 1 Roma 4 (A.A.| — Reuter muhabirinden : Dün akşam resmen beyan edildiğine göre, İtalya hükümeti Habeş hükümetinin harbe hazırlandığı kanaatindedir. * Venizelos,, un ayağı sancıyor! Şayialara göre ihtilâl esnasında yaralanmış, va/iveti fen». Napoli 4 ( A. . A. ) — Burada bir otelde oturan ” Venizelos hastadır. Napoli 4 ( A. A. ) — B. ” Venizelos,, sol ayağından şiddetli sancılar duyduğundan yatağından kalkama-maktadır. Do». şan şayialara göre eeki Yu- Yatağından çı-nan Başbakanı kamadığı bîldi-ihtilâl günü aya- rilen Venizelos gından almış olduğu bir yaradan mustariptir. Hukuk talebe heyeti gidiyor Üç kişilik heyet Maarif Vekâ-letile temas edecek Bu sene Hukuk fakültesinde tatbik edilecek olanim tihan ta-limatnamesinİn talebe tarafından büyük bir endişe ile krşıa-landığını yazmıştık. Sene başın-danberi talebe çok çalışmasına rağmen bir çok maddî imkânsızlıklar içinde kaldığından, içlerinden çoğu imtihanda mu-vaffakiyetsizliğe uğrıyacakla-rına kani bulunmaktadırlar. Devamı 2 nci sahifede IHItlHlimltlIlllltlıHltlM lIHHtlIllll II 1,111111,…….IIIIIIII,III lllllll mim. PEK YAKINDA _ -ZAMAN – SÜTUNLARINDA V E D A D ÜRFİ BİZE “FİLİMCİLİĞİN İÇYÜZÜ,, IV. nü ve Sinemacılığın bilinmedik taraflarını ANLATACAKTIR Avusturya da silâhlanıyor! 70 bin kişilik muntazam ordu bulunduracak “Viyana,, kabinesi, ordusunu arttırmak için Mîlletler Cemiyetine müracaate karar rerdi Viyana 4 (A. A.) — Avusturya, askeri müsavata ait iddialarını alakadır devletler nezdinde dinletebilmek için pek yakında ihzar! tedbirler alacaktır. Kabine, bu kararı, memleketin müdafaa aİstemini takviye meselesine hasrettiği dünkü toplantısı esnasında almıştır. Avusturya ordusu 70 bin olacak Viyana 4 (A. A,| — Kabine dünkü toplantısında mecburi askerlik hizmetine esas İtibariyle karar vermiştir. Avusturya hükümeti bu bapta uluslar kurumunun muvafakatini elde etmek için teşebbüslerde bulunacaktır. İyi malûmat alan mehaf/ilde Bugünkü Avusturya ordusundan bir süvari kıtası söylendiğine göre hükümet 70 bin kişilik muntazam bir ordu teşkil etmek tasavvurundadır. Askerlik müddeti iki sene olacaktır. Bu kuvvetler iki kısım olup üç fırkasının merkezi Viyannda dört fırkasının merkezi da Salz-burg’ta bulunacaktır. ……III…..lllllll…..lllllll’ istanbul gazetecileri Dahiliye Bakanının nezdinde Dün, Dahiliye Bakanımız Bay Şükrü Kaya İstanbul gazetecileri ile samimî bir hasbıhalde bulundu Dün, Park otelde Dahiliye Bakan gazetecilerinin nin nezdinde toplanmış olan istanbul baş muharrirleri Bay Şükrü Kaya ile beraber Dün İstanbul gazetecileri Dahiliye vekilinin Utanbulda olmasından bilistifade nezdinde toplanarak mesleklerine ait mesaİl hakkında Bay vekilin verdiği izahatı dinlemişlerdir. Bu toplantıda münhasıran yakında Ankarada toplanacak olan umumî matbuat kongresine ait huausat görüşülmüş, Bay Şükrü Kaya, memlekette matbuatın yükselmesi ve kuvvetlenmesi için icabeden tedabir hakkında gazetecilerin mütalcatını sorduğu gibi, kendi noktai nazarını da izah eylemiştir, iç Bakanımızın bu mü-nasebetle, matbuat meselesini nasıl kuvvetli bir vukuf ve derin bir a’ft- ka ile kavradığını görmekle gazeteciler müteselli oldukları gibi, dahiliye vekilinin samîmi ve tatlı İfade İle olan hasbıhalinden de ayrıca müstefit olmuşlardır. Toplantıdan sonra fotoğrafçı arkadaşların resim almağa teşebbüsleri üzerine gazetecilerin bir do bİzîm resmimiz çıksın diye gösterdikleri tehalük de bir hayli hoş manzara teşkil eylemekte idi. Eh, ne yapsınlar, her gün herkesin resmidi basa basa nihayet buna imrenmiş olan gazeteciler bir de kendi resmimin! gazeteler* basalım diye telâş göstermekte belki de biraz h k ıdırlar. “Sofya,, da çıkan “Kampana,, gazetesine göre “Niiler, Versay muahedesini böyle tepeleyip duruyormuş/ ‘ m 2 —zaman— 5 Nisan Alman hava kuvvetleri İngiltereninki kadar! Ce-lio 4 (A. A.] — Royterin bildirdiğine gör». Alman hava menafi İnde geçen hafta Alman-yanın 1800 harp ve bombardıman tayyar*«i bulunduğu söyleniyordu. İngiliz hariciye nazırının ifşaatı Londra 4 “A.A.,,— Jon Simon. dün Avam kamarasında vaki olan beyanatı »ırasında, Almanya hava kuvvetlerinin, İngiliz hava kuvvetlerine müsavi bir vaziyete girdiğinin B. “Hitler. tarafından bizzat teyit edildiğini söylemiştir. Filhakika B. “Hitlerjn, Sir Con S m on ile görüşürken, Alman hava kuvvetlerinin İngiliz hava kuvvetlerine müsavi bulunduğunu ikrar eyledig ne daîr olan gazete haberleri, parlemeotoda az çok endiş* uyandırmış ve dün öğle üzeri, muhafazakârlardan Sir “Çarla Kay zer,, Alman devlet reiainin böyle birşey söyleyip söylemediğini. Hariciye nazırından sormuştur. Nazır “Evet,, demiştir. Alman başvekili ile görüştüğüm eanada, kendisi bana, umumi tedbîrlerle, Alman hava kuvvetlerinin İngiliz kuvvetlerine müsavi bir hala geldiğini ifade eyledi.,, “Çorçil,, in telaşı Sir “Con Simon,, fazla birşey söylemekten imtina etmiştir. Lâkin nazırın bu cevabını derhal ele alan B. “Çorçil,, meselenin münakaşa mevkiine konulmasını teklif eylemiştir. Başvekil “Makdooald. ın ruz-namenin çok yüklü olduğunu, ve bu yüzden yeni bir münakaşa açılmayacağını söylemesi Üzerine B. “Çorçil. hariciye nazırı taraf.ndan vaki olan beyanatın şimdiye kadar hükümetçe vaki beyanat İle birbirini tutmadığını İhtar etmiştir. Mesai fırkası mensuplarından B. “Lansbur,, B. “Çorçil,, in dileğine iştirak etmiş, fakat başvekil keyfiyeti İleride derpiş edeceğini ve nıaamafih bu husuata hiçbir vaîtte bulunamıyacağını aöylemek-le iktifa etmiştir. “Baldvin,, in eski bir sözü Sir “Corc Simoo,, un ifadesiyle ondan evvelki resmi beyanat arasındaki mübayeneti mevzuubahse-dereken, B. ‘\örçil„ 28 ilkkânun 934 te B. “Baldvin, io vaki olan beyanatına işaret etmiştir. B. “Baldvin. o zaman : “— Almanya, daha uzun müddet İngiltere İle müsavi bir vaziyete gelemez ve İngiliz hükümeti hiçbir vakit Almanyanın İngiltere Üzerine hava tefevvukunu kabul etmiyceektir,, demiştir. Kazanç vergisi kimlerden nekadar alınacak? Birinci sahi/eden devam rinde yazılı mükelleflerle mezkûr kanunun 47 nci maddesi mucibince beyanname vermeyi tercih eden mükellefler aşağıda yazılı esaslar dairesinde zahiri karineler üzerinden asgari mükellefiyete tabidirler. Lâyihanın 3 üncü maddesine göre, bu kanunun tatbiki ummada, şehir ve kasabalarla sair mahaller nüfusu sayısına göre veyahut sahil veya demiryolu istasyonu olup olmadıklarına göre altı sınıfa ayrılmaktadırlar : 1 — İstanbul beUdiye sınırları içindekiler. 2 — Ankara vc İzmir 3 — Nüfusu 50 binbirden yukarı yerlerle 20 binbirden elli bine kadar olup sahil veya demir yolu İstasyonu olan yerler. 4 — Nüfusu yîraal binbirden 50 bin bire kadar olup sahil demiryolu olmıyan yerlerle 50 bin birden 20 bine kadar olan sahil istasyonu olan yerler. 5 — Nüfusu 5 bin birden 7 bine kadar olan sahil veya demir yolu olmıyao yerler. 6 — Nüfusu 5 bin ve daha aşağı olan yerler. Nüfus tayininde nüfus sayımı başlayıncaya kadar 1927 senesi nüfus sayımı esas tutulmaktadır. Yeni nüfus sayımı yapıldığı takdirde sayım neticelerinin hükümetçe resmen ilân edildiği mali yılı takibeden yıldan itibaren yeni sayım neticelerinin [nazarı itibara alınacağı 3 üncü madde İle beyanname usuliyle kazanç vergisine tâbi mükellefler bu kanuna göre dört kısma ayrılmaktadır. Birinci kısım bankalar, bankacılık İşleriyle iştigal eden şirketler, tasarruf ve taavün sandıkları, bangerlar ve bangercilik rau-amelelerİyle uğraşan sarraflar, borsa acenteleri ve mubayaacıları ve simsarlar, ifrazatçılar, her nevi sigorta şirketleri, sigortacılar, komisyoncular, ticaret ve fabrika mümessilleri, toptan ecza tacirleri, matbaacılar, noterler, noter muavinlikleri. 2 nci kısım — Her nevi fabrikalar. 3 üncü kısım — Beheri 300 ton ve daha fazla vagon işletenler, transit depoları ve antrepoları. 4 üncü kısım — Bina vergisi kanunu mucibince gayrı safi irad-ları ikibio lira ve ondan fazla ticaret ve sanat yapanlar. Kanuna ekti A cetveline göre Istanbuldakl vergi nisbetİ şöyle olacaktır : Bankalarla Bankacılık işleriyle İştigal eden şirketler idare merkezleri İçin muayyen resim 500 lira müstahtemleri başına iki lîra, yukarıdaki resme İlâveten Türki-yedekl şubeleri mecmuu ona kadar olanlardan ber şube için muayyen resim olarak 50 lira tasarruf ve taavün sandıkları yukarda yatılı miktarın 5 de biri tatbik olunur, Bangerlcr ve bankacılık mua-melâtiyle uğraşanlar sarraflardan muayyen resim olarak 100 Ura, müatahtemleri başına 1 lira, banka acenteleri ve mubayaacılar 75 lira müstahdem başına yüzde 5 le banka simsarları 75 lira mûstah-tem başına yüzde 70 İkrazatçılar 60, müstahtemleri yüzde elli, her nevi sigorta şirketleri idare merkezi 300 lira ve her şubesi içlnlOO lira, ithalât ve ihracat ve beynelmilel nakliyat komisyoncuları üzerine İş yapan komisyoncular ve ticaret ve fabrika mümessilleri muayyen resim 200 lira* müsah-temleri başına 1 lira, toptan ecza tacirleri 150 lira, ¦o.tahtem-lerİ başına 1 lira, matbaalar İçin muayyen resim 1 lira, rnüstahtemler başına yüzde elli. Noterler 50 lira, müstahtemleri başına 1 lira. B Cedveline göre kanunda bildirilen birinci grup için muayyen resim 100 lira ve amele başına 3 lira, üçüncü grup için muayyen resim 75 lira mOstahtem başına l.lira, iradı gayrı aafitİ yüzde 4 ü bj!an çikolata, şekerleme ve mümasil İşlerle uğraşan grup İçin 50 amele başına 1 lira. Beheri üç yüz tondan fazla vapur işletenler işlettikleri vapurların beher tonilâtoları için 1 kuruş ve idare merkezi tarafından İşgal edilen binanın gayrı safi iradının yüzde beşi. Transit depolan ve antrepo işletenler depo ve antrepoların iradı gayri safilerinin yüzde onu şehir ve kasabalarda apartımanları ve nüfusu 5 bin ve daha ziyde olan mahallerde toptan kiraladıkları ha neleri doğrudan doğruya İşletme-yip parça parça kiraya verdikleri gayri menkullerin gayri safi iratlarının mecmuunun yüzde İkisini. Mültezimler iltizam bedelinin yüzde altısını . Saqlp oldukları malları kiraya verenler verginin ta-sllÛk ettiği malt yıldan evvelki mali yı a ait beyannamelerde yazılı kira bedellerinin yözde beşini vereceklerdir. Adriyatikteki öldüren fırtına Ancona 4 (A. A.) — 29/30 Mart gecesi Adriyatik denizinde çıkmış olan fırtına esnasında 30 kişi olmuş ve 150 motorlu balıkçı gemisi hasara uğramıştır. Yunanistanda ilk idam kararı verildi Divanıharp müstantiği, bütün muhalif reislerin isyanla alâkalarını tesbit etti Selanik 4 ( Hususi ) — Selanik fevkalâde divanı-harbidün suçluların son müdafaalarını da dinledikten sonra müzakereye çekilerek sabahın saat üçünde kararını vermiştir. Bu karara göre " Serer,, suvar) ikinci alayı yüzbaşılarından " Velania „ ^İdama, yine aynı alay yüzbaşılarından "Galanakiı,, müebbet küreğe, yüzbaşı 11 Papadopulos „ 20 sene ve yüzbaşı "Ollandezi,, on sene küreğe, üç yüzbaşı altışar sene kOreğe ve rütbelerinin refine, onbir zabitin üç seneden yedi aya kadar muhtelif müddetlerle hapse mahkûm olmuşlar, on İki zabitin de beratına karar verilmiştir. İdam kararı Cumhur reisi tarafından tasdik edilmek Üzere bugün tayyare) ile Atinaya gönderilmiştir. Tasdik kararı bugün gelir, yarın sabah {bu sabah) rütbesi refedildikten socra kurşuna dirilecektir. Atina vesaîr yerlerden alınan yerlerden alınan telgraflar, efkârı umumiyenin Selanik divanıhar-binln kararından memnun olunduğunu göstermektedir. Bütün muhalifler asilerle beraber miş Atina 4 (Husus!) — Divanıharp müstantikliği tarafından yapılmak ta olan tahkikat neticesinde, muhalif partilerin reislerininde "Ve-aiselos„la birlikte isyau—bıraka* tinde alâkadar oldukları anlaşılmıştır. Bu tahkikat evrakına göre "Veoizelos,, iayan hareketinin u-mumi reiaidİr, "Venizeloı„un vaftiz çocuğu Hanya mebusu "Piato- Müebbet küreğe mahkûm olan iki sivil asi Vanvakyaa Kalya» lakta,, te muavinidir. Aynı tahkikat evrakına göre, ayan reisi "Gonafas„ve terakkİperverler"Ka-fandaris„general"PapuIas„ Atinede çiftçi ve işçi partili lideri "Papa Anastaslyu,, Selânikte zürra partisi liderlerinden "Stefanopalos,, Trakyada, yine zürra partisi liderlerinden "Stanopulos,, Trakyada, yine zirra partisi liderlerinden " Milâoos „ Eplrde, " Venlzelos „ partisi lider muavinlerinden eski meclisi meb'usan reisi "Sofuüs,, de adalarda İsyancıların başında bu-lunacaklarmış. Bunlardan "Venizelos„dan maadası mevkuf bulunup pek yakında muhakemelerine başlanacaktır. Yeni "Atina,, divanı harbinde muhakemeler başlıyor Atina 4 "Husu»i., — Atina fevkalâde divanıharbı yarınki cuma günü yeni heyeti ile muhakemelere bağlıyacaktır. İkinci kafile o-larak muhakemeleri yapılacaklar, "Salamln,, tersanesini isyanın ilk günü basmak İçin gelenlerden Taleatannntar tir hnnl.nn ı.n.ir- rinden mürekkep 34 zabit ve sivildir. "Venİzelus,, un vaftiz çocuğu "Hanya,, mebuslarından "Pistola-kis„ de bu kafile içinde muhakeme edilecektir. mı| H|i ı ı*n............,TM| •«^»p.^.~.«—rr-, .....n.^.* ......~»«."iımm.™™i|'n»l......f "MfiMIIH 1*11 II* Hukuk talebe İrlanda, İngiltere. heyeti gidiyor / nci sahi/eden devam Bilhassa son sınıfın vaziyeti daha başka bir hususiyet arz etmektedir. Bunuo için talebe geçenlerde Halkevinde toplanarak aralarından onbir kişilik bir heyet seçmiş, bu h;yet Fakülte Dekanlığına müracaate etmişlerdi. Talebe mümesilleri, dileklerini Dekanlığın münasip görmesi Bzerine, Üniversite Profesörler heyetine de arzetmiş-lerdir. Talebenin dileği Rektör tarafından iyi karşılanmış fakat meselenin Üniversite Profesörler heyeti tarafından Bakanlığa bildirileceği söylenmiştir. Bunun için şimdi talebe bizzat dileklerini Bakanlığa bildirmek üzere üç kişilik bir heyetin Ankaraya gönderilmesine karar vermişlerdir. 'Ankara,,da yüksek makamlarla bilhassa imtihanların diğer fakülteler imtihanlarına benzetilmesi, arada çalışılacak vakit bırakılması, terfi edilen derslerden Eylülde tekrar imtihana girilmemesi üzerinde temaslar yapılacaktır. Kendile-rile görüştüğümüz murahhaslar, maksatlarının hak olduğuna inandıkları şeyleri kanuni yollardan istemek olduğunu, en münasip yoldan istedikleri metalibi durdurmak için ortaya atılan sınıfa girmemek şayialarının asılsız olduğunu söylemişlerdir. Üç kişilik heyet bugün Ankaraya hareket edecektir. Talebe, "Ankara,, dan müs-bet bir cevapla avdet edeceklerini ümit etmektedirler. den ayrılıyor Artık İrlandalılar, İngiliz tab'ası değiller Londra 4 (A.A) — "Dublin,, den bildirildiğine göre, İrlanda parlâmentosu tabiiyet hakkındaki kanunu kabul etmiştir. Müzakere esnasında başbakan de Valera meseleyi hal için en iyi Çarenin bir reyi im olduğunu ve bu suretle ulus ekseriyetinin Ir-landanın, Cumhuriyet ilâm suretiyle, tam bir istiklâl İsteyip iste-mediğiuîn anlaşılacağını söylemiştir. Bu kanunun neşrinden itibaren İrlandalılar, Büyük Britanya ta-baaaı olmaktan çıkacaklardır. Deniz silâhları ve ingiltere İngiltere, Almanyanın deniz konferansına iştirakini istemiyor Londra 4 "A.A.„ — İngiliz kabinesi, Londra, Tokio ve Vaşing-ton resmi mcthafilinin tavsiyelerine rağmen, gelecek deniz müzakerelerine Almanyanın iştirakini arzuya şayan görmemektedir. Kabine, 1930 da Londrads top lanmış olan beş devletin, evvelemirde, daha o vakit mükâlemete-rİne mevzu teşkil eden başlıca meşelerle de uzlaşmalarını müreccah bulmaktadır. Ancak bundan sonradır ki bu beş devletle beraber, diğer alâkadar devletlerin ve bu meyanda Almanyanın da dahil bulunacağı İkinci bir konferans toplanabilir. JeSONe^HABERLER^ Kamutayın dünkü içtimai Dünkü toplantıda muvazene vergisinin bir sene daha temdidi meselesi görüşüldü Ankara 4 (A. A.) — Kamutay bugün Hasan Saka'nın başkanlığında toplanmıştır. Bu toplantıda Kamutayın 1934 yılı birinci ve İkinci teşrin ayları hesabı hakkındaki encümen mazbatası okunduktan aonra evkaf U. müdürlüğünün 1935 yılı bütçesi müzakere ve kabul edilmiştir. Bu kanun ile evkaf umum müdürlüğünün 1935 malî yılı masarifi karşılığı olarak 2 milyon 436.919 lira tahsisat verilmekte ve bu masraflar karşılığı olan geliri de 2 milyon 437.000 lira tahmin edilmektedir. Bundan sonra müzakeresine geçilen Van gölü gemi işletme idaresi bütçesi Üzerinde aöz alan saylavlardan Tahsin San -Aydın- 23.000 liralık bir menfaat getiren bir idareye her yıl 50 bin lira yardım yapılmasını doğru bulmadığını söylemiş Ahmet İhsan Tokgöz bütçe kanununa konmuş olan hükümlerle, bu işletme idaresinin devamlı hizmetinin hangi vekâlete bağlanacağını ayrı bir kanun mevzuu olarak hükümetçe tetkik edilerek biran evvel Kamutaya teklif edilmesi hususunda gösterdiği arzu arasındaki farka işaret etmiştir. Bütçe encümeni Başkan vekili Mükerrtm Unsal verdiği cevapta gölü gemi işletme idaresine yapılmakta olan yardımın encümende hükümet tarafından verilen İzahat üzerine kabul edildiği ni söylemiş ve Van gölünde gemi işletilmesinin sadece iktisadî amaçlar gütmediğini işa- Bu izahatı müteakip kanunun Dahiliye Vekilinin bulunduğu bir toplantıda müzakere edilmesi kabul edilmiş ve Kamutay gündeliğinde bulunan diğer maddelerin görüşülmesine geçilmiştir. Bundan, muvazene vergisi kanununun meriyet müddetinin 1 Haziran 1935 den başlamak üzere bir yıl daha uzatılmasına ait kanunun görüşülmesine başlanırken Yahya Galip Kargı • Ankara - teklif lif edilmekte olan bu kanunun 1935 bütçesile birlikte müzakere edilmesini ileri süren bir takrir vermiştir. Maliye bakanı Fuat Agroli söz alarak bugünkü devlet ihtiyaçlarının bu verginin önümüzdeki senede dahi temdidi" ni icab ettirmektedir. Verginin miktarı aşağı yu-14 milyonu mütecavizdir. Bundan sarfınazar edilmesi veyahut dedikleri gibi masarif kısmından tasarruf suretiyle bunu başka b'.r tarafa hasretmenin imkânını göremiyoruz. Bu İtibarla müzakerenin tehirine taraftar olmıyacağım. Maliye Bakanından sonra söz alan Yahya Galip Kargı bu verginin kabulüne saik olan zarureti işaret ederek devlet varidatında bu yıl elde edilen fazlalık dolayısıyle bu verginin kaldırılmasının ye- rinde olacağını söylemiş ve takririnin müzakeresini istemiştir. Tekrar söz alan Maliye bakanı Fuat Agralı buhran ve muvazene vergilerinin konulmasına sebep olan sıkıntının geçmiş olduğunu kimsenin iddia edemiyece^inİ. dah* geçen yıl bu vaziyet göz Önüne alınarak yeniden bazı vergiler konulduğunu söylemiş ve kanunun kabuiU lüzumu üzerinde durmuştur. Denizli saylavı Mazhar Müfit de hükümetçe teklif edümş olan kanunun bütçe ile görüşülmesi hususunda İsrar etmiştir. En son olarak söz almış olan bütçe encümeni başkanı Mustafa Şeref demiştir ki: "Filhakika muvazene vergisi muvakkattir. Bir sene için konmuştur. Ancak tevdi edilen bütçenin bugünkü vaziyetine göre rnübrem masrafların yekûnuna göre 15 milyonluk bir vergiyi kaldırmak imkânı olmadığını ben şahsen bütçeyi okuyarak gördüm. Henüz bütçeye başlamadık. Çünkü Maliye Bakanının bu-rade söylediği gibi bütçeyi müzakere edebilmek için önce varidatın ne tuttuğunu beklemek-liğimiz lazım gelir. Bunu anlamdan encümen bütçenin müzakresİne geçerse o elbette kanunların istinat etti. ği varidatı tahminde güçlük çeker bunun içindir ki bütçe encümeni bu sene mevcut o-lan masrafları vey« zamları müzakere edebilmek için va ridat kanunlarının temin edeceği varidatı anlamak lazımdır Arzettiğİm varidat kanunları diğer encümenlerden geçip bütçe encümenine gelmediği için bütçenin müzakeresine henüz geçemedik' Encümenin gelirin ne olduğunu anlaması ve masraf bütçesini ona göre yapabilmesi için bu kanunun kabulüne zaruret vardır. Bütçe müzakeresi esnasında 15 milyonluk bir yekûnun indirilmesine imkân görülürse o zaman Kamutay bunu indirebilir. Bu görüşmelerden sonra Yahya Galip Kargı'nın takriri reye konularak reddedilmiş ve kanun aynen kabul olunmuş'ur. Kamutay, Türk parasının kıymetini koruma kanununun iki sene uzatılmış olan meriyet müddetinin bittiği tarihten sonra üç sene daha uzatılması hakkındaki konunu da ayni suretle kabul ederek cumartesi günü toplanmak üzere dağılmıştır. Bîr tayin Ankara 4 (Telefonla) — Ordu saylavlığna seçilen Bay Selim Sırrıdan açılan Başmüfettişliğe millî talim ve terbiye azasından Bay İbrahim Alaattin naklen tayin edilmiştir. Başbakan geliyor Ankara 4 ( Telefonla ) — Başbakan General İsmet İnönü bir hafta kalmak üzere yarın akşam (Bugün) tstanbula hareket edecektir. Başbakan tstanbula istirahat etmek üzere gitmektedir. Romanyanın yeni Ankara elçisi Bükreş 4 (A. A.) — Matbuat müdürü B. Ojen Filotti An-kara orta elçiliğine ve muavin! J«»o Dragu matbuat müdürlüğüne tayin edilmiştir. Polisin salâhiyeti kanununa bir madde eklendi Ankara 4 (Telefoula) — Kamutaya gelen bir lâyiha ile 2559 sayılı polis vazife ve salâhiyeti hakkındaki kanunun 5 inci maddesine bir vazife ilâve edilmektedir. 5 Nisan —ZAMAN— Bu da yeni bir nevi Tramvay bozulup yolda kaldı! Yolcular epi bekletildikten sonra başka arabaya bindirildi Evvelki taban, yine bir İram-vay hareketten •akıt kaldı. Yolcuları vaktinde istedikleri yere yetişemediler. Bundan başka da diğer tramvay arabalarının seyrüsefer intizamını da bozdu. Vaka föyle oldu | Sabahleyin ıaat sekizde Vedi-Kuleden Sirkeciye hareket eden 10 numaralı tramvay arabası Ak-aaraya gelmiş, oradan da hareket etmiş, Bcyasıta doğru yokuşu tırmanmağa başladığı bir aırada, elektrik trslıatındakl Ani bozukluk yû-¦ünden vatman arabanın işletilmesi imkanını bulamamıştır. Tramvayın elektrik hareket ve tevkif mekanizman işlemeyence vatman yavaş yavaş geriye doğru kayacak olan tramvayın bu vaz.yetmi heeep ederek tütün kuvvetini el frenine vermiş ve bu aayeda arabayı olduğa yerde durdurabilmiştir. Bu hadîse olduğu sırada, tramvayın hareket müfettişlerinden ve Samatyada oturan sivil ve |Bel-çıka'ı bir Bay da ayoı arabama İçinde bulunmaktadır. Bu müfettiş, arabanın bozulduğunu ve bu şekilde durdurulduğunu görerek işa müdahale etmiş, nihayet, yine Aksaraydan Baya-Kida doğru çıkacak olan Topka-pı—Sirkeci tramvayı beklenmiştir. Yo cu'ar tramvaydan İodirilmiş,epi bir müddet aokak ortasında bekletilmiş, neden sonra gelen Top-kapı - Sirkeci tramvayı, bozulan tramvayın arkasına rampa ederek Beyanda kadar çıkarmıştır. Beyazıtta da beş on dakika, bu bozuk arabanın makaaa alınarak yolun serbest kalması İçin sarf edilmiş ve bu şekilde yekûn İtibarîyle yarım saatten fazla bir zaman yolcular yolundan kaldıktan aonra seyrü seferin intizamı iade edilmiştir. Bozulan tramvay, bilâhara bu makastan tekrar ÖbOr yola geçirilmiş ve yine diğer bir tramvay arabasının arkasına takılarak Aksaray deposuna sevkedilmiştİr. Bir facia daha Bir çocuk tramvaydan düşüp ağır yaralandı Dün yine bir tramvaydan düj-mc vakası oldu ve 12 yaşında bir çocuk ö üm hs inde yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Vaka soyla olmuştur I BeTo, unda l.t kül caddesinde Oturan Mabmnt ismindeki henüz 12 yaşındaki çocuk. Şişli . Tünel seferini yapan bir tramvay arabasına binmiş, biraz sonra kondüktör gelince, yere atlamak istemiş fakat muvazenesini bulamıyarak fena halde düşmüş, başından ve vücudunun muhtelif yerlerinden tehlikeli surette yaralanmıştır. Mahmut, kanlar içinde yerde yığılı kalınca, vaka polise aksetmiş, gelen memurlar, Mahmudu, bir sediya ya koyarak Beyoğlu hastanesine kaldırmışlardır. Vatman ve kondoktor sorguya çekilmişlerdir. Tahkikat devam etmektedir. Deniz ticaret müdürü İstanbul deoil ticaret müdürü Bay Müfit Necdet dün teftiş İçin Toros Ekspresile Adanaya hareket etmiştir. Bay Müfit Necdet oradan Mer-alne gidecek ve vapurla dönecektir. Simitler elle yapılmayacak Belediye fırınlara makine koyduracak Belediye simitçi fırınlarında aİmİtlerla el ite yapıldığını, bunu ise sıhhate muıir olduğunu görmüştür. Bu itibarla bütün simitçi fırınlarının birer hamur makinesi getirtmelerine karar verilmiştir. Belediye buhususta şehir meclisinden bir karar alacaktır. Liman kndrosu hazırlanıyor Liman idaresi umum müdürü Bay Ali Rızanın başkanlığı altında müteşekkil bir komisyon dün İçtima etmiş ve yeni memur kadrosu üzerinde konuşmuşlardır. Yeni kad ro haziran ayında tatbik sahasına geçecektir. Çocuk bayramı 23 N.sanda yapılacak olan çocuk bayramı ve çocuk haftaaı İçin önümüzdeki pazar günü "Aoneler Birliği. Himayei etfal merkezinde bîr toplantı yapacaktır. Anneler Birliği busenekİ çocuk bayramının geçen senelerden daha mükemmel olması için tedbirler alacaktır. Zonguldak tetkik heyeti ökonomi babaalıgı mürakip-leriodeo Bay Fahreddınin başkanlığı altında bir mütehassıs heyeti dün sabah Ankaradan gelmişlerdir. Bu heyet Ökonomi bakanlığının İstediği bazı meseleleri tetkik için bu akşam Zonguldağa gitmiştir. Halkevinin temsilî istanbul Halkevi temsil kolu dün aaat 17,5 da Fransız tiyatro-aunda çok güzel bir müssmere vermiş ve Faruk Nafizin "Kahraman, ismindeki piyesini temsil etmiştir. Temsilden evvel Bayan Danielof tarafından bir piyano konseri verilmiştir. Bayan Sterling Ankaraya gidiyor Beynelmilel kadınlar birliği İttihadı ikinci reisi Bayan Sterİin-gİn şehrim ze geldiğini yazmıştık. Bayan Sterli.ıg n bugünkü trenle Ankaraya hareket edecektir. Bayan Ankarada iki gün kadar kalarak kadın saylavlarımızla konuştuktan aonra tekrar şehri, mize avdet edecektir. Beyoğlunda yeni mektepler Beyoğlu cihetıadeki mektepler talebe için kafi gelmemektedir. Bu hali nazarı dikkate alan Kültür müdürlüğü Önümüzdeki ders senesi için tahsisatına 18 bin lira fasla ilâve etmiştir. Bu para ile mekteplerde bazı şubeler açılacak ve talebe mekteptir kalmaktan kurtulacaktır. Eski maarif nezareti binası Elyevm muhtelit mahkemelerin bulunduğu eski Maarif Nezareti binasının belediye ye 40 bin liraya satılabileceği bildirilmiştir. Belediye hükümetin bu teklifini tetkik etmektedir. Şirketlere ait işler Tramvaylar neden sık sık yoldan çıkıyor ? Şirketler başmüfettişi tetkikbt yaptı - Tekerlekler eskidir - Diğer şirketlerin işleri Tramvay, tüne), clektirk şirketleri baş müfettişi Bay ibrahim bu şirketlere alt muhtelif işlere dair bir muharririmize demiştir ki: "— Yeni yapılacak olan Galetadaki tünel binasının planları Bakanlığa gönderilmiştir. Orada tetkik edilmektedir, plânların tasdi-kioedn aonra bina sirkat tarafından bu aene yapılmağa başlanacaktır. Tramvay şirketinin yeni bîr mukaveleye raptedilmesi İçin Brükselden gelip Ankaraya giden murahhaslar tekliflerini yapmışlar ve tekrar Brüksete avdet etmişlerdir. Tekrar gelip gelmiyeceklcrl hakkında malûmatımız yoktur. Maçka tramvay hattının, Maçka Palas Önündeki tevakkuf mahallinin Maçka mezarlığına kadar temdidi İnşaatı için lazım olan materyel hazırlanmıştır, Bu ayın onunda oradaki İnşaat başlıyacsktır. Tramvaylardan atlamıya mani olabilmek için basamakta ızgara yapılacağını biliyorsunuz. Bu hususta dört tramvay tecrübe mahiyetinde çalışmaktadır. Bugün de belediye mühendisler iye son bîr tecrübe daha yapacağız ve ağlebi ihtimal bu ayın IS inde tramvay şirketi de bu hususta faaliyete geçecektir. Kadıköy Su şirketinin abonelerine şimdiye kadar | verdiği faturalar ve makbuzlar alakadarlarca anlaşılmamakta olduğundan, şirket nesdinda teşebbüsatta butunduk. Niıanın İS inden İtibaren verilecek olan faturalar ve makbuzlar daha vazıh ve açık olacaktır. Bu şekilde herkes verdiği paranın ne İçin olduğunu daha kolaylıkla va güçlük çekmeden öğrenecektir. Üsküdar Tramvay şirketi nakil vasıtalarını çoğaltmak ve bazı hatları da çift yapmak İçin yeni bir karar almıştır. lstanbulda tramvayların sık sık yoldan çıkmaları nazarı dikkatimizi celbetmiş olduğundan bu hususta tetkıkat yapmaktayız. Varabildiğimiz neticeler, kazaların bazılarında, vatmanların virajlarda az dikkat et neleri ve banlarında-da mürüıu samaalla tramvay tekerleklerinin aşınmış olmalarıdır. Her İki halde do sirkat müdür-ve mühendisleriyle temas halindeyiz. Yakında bunların da Önüne geçilecektir. „ İnkılâp dersleri Fırka Genelyazganı Recrp Peker dün üniversite konferans salonunda inkılâp derslerine devam edecekti. Fakat, Bay R c-p rabataız bulunduğundan ş-hrimize gelmemiş ve ders başka bir güne bırakılmıştır. Leylekler geliyor Düodenberi şehrimize laylsls ler gelmeğe başlamıştır. Fakat bu gelen leyleklerle atmacalar arasında, geçen sene olduğu gibi kavgalar olmaktadır. .Evvelki gün İstanbul üzerinde bu mücadele epice devam etmiştir. Nihayet iki taraf da yollarına devam etmişlerdir. Çaylara dikkat! Uzak şark memleketleriyle aramızda ticaret anlaşması bulunmadığından oralardan şehrimize çay gelmemektedir. Şehrimİzdeki bazı çay tüccarları uzak şirk çayları diye halka Karadeoİz ve Düıce havalisinden yetişen ve yegâne meziyeti de kırmızı rengi suya çıkan "bîr otu satmaktadırlar. Belediye ve alâkadarlar bu hususta tahkikata başlamışlardır. Halkı bu suretle izrar edenlerin pek yakında yakalanacakları tabiidir. Şerhler Şiir ve musiki zevkini kaybedenler dimağlarını körleterek bahtiyarlıklarını zayi ederler Dartuin Şerh ve izah: Bu sÖzü söyliyen Dar-win, dünyanın en meşhur Hİm adamlarındandır.Kendisi yetmişine vardığı zaman hayatını gözünün önüne getirerek demiş ki: "Hayatımın şu geçen yıllarını bir daha yaşamak imkânını elde edebil-seydim haftada bir kere olsun şiir okumayı, musiki dinlemeyi âdet edinirdim. Belki de bu sayede dimağımın körleşen kısımları, bunların verdiği zevk ite canlı kalır ve bugünkü hale uğramazdı. Bu zevkleri zayi etmek insanı bahtiyarlıktan mahrum ediyor.m Daru/inin bu sözleri çok doğrudur. Şiir ve musiki, dimağı canlandırır ve onan faaliyetini tazeler. Şiir ve musiki zevkini zayi etmek, hayatın bah-Uyarlığını kaybetmeğe saik olur. ZAMAN Şehir meclisi dün toplandı Ömer Seyfettin için yeni bir mezar Şehir metlisi dün toplandı. Makamdan gelen evrak ait oldukları eocümenlara havale edildi. 932 senesine alt tetkiki hesap raporunun meclisin gelecek içtima devresinde müıakeresine karar verildi. Azadan Bay Refik, Kadıko-yÜnde Üsküdar Tramvay Şirketi tarafından satın alınan Mahmut-paşa mezarlığında metfun bulunan edip ve muharrir Ömer Seyf-ttl-n n bakiye! ııimmn başka bir yere nakl di'erek kendiline bir mezar yapılmasını teklif etti. Bu teklif makama havale edilerek İçtimaa nihayet verildi. İç Bakanı gitti Dahiliye Bakanı Bay Şükrü Kayanın Trakyada lakin mınta-kalarını teftiş ederek evvelki gün şehrimize geldiğini yazmıştık. Dün akşam Bakan yanında Trakya umum müfettişi Bay İbrahim Tali olduğu kaide ekspresle Ankaraya hareket etmiştir. Bakanı istasyonda vali, emniyet müdbrü teşyi etmiştir. Cerrahî cemiyeti toplantısı Türk Cerrahi Cemiyeti aylık toplantın 7 Nisan Pazar günü saat 17,5 buçukta Gülhane hastahanesinde yapacağından azanın ve arkadaşların gelmeleri rica olunur. Atinaya gidecek Rumlar Şehrİmizdeki Yunan konsoloshanesinin bursdan Yunanistana gidecek olanların hastalık ve ticaret gibi zsruretler müstesna olarak pasaportlarını vîze etmeme'ı-te olduğunu birkaç gün evvel yazmıştık. Paskalya münasebetiyle Is-tanbuldan Yunanistana gidecek zi-yaretçılerîo de pasaportlarını vize e unnUen bu ha ta YuoanİS* tana gitmek için hazırlanmış olan birçok Rumlar gidememişlerdir. Konsolatu bu rumları grup halinde gidecek turistlere ve-ilen Is-t a laiyete da dahil edemediğinden bunlar için yapılacak muameleyi Atmadan sormuş isa de düne kadar bir cevap alamamıştır. istanbul Müddeiumumiliği Sayisrtığe seçilen müddeiumumi Bay Kenan'ın yerine şehrimiz müddeiumumiliğine gelecek zat hakkında tahminler yapıldı. Henüz bun ardan hiçbiri kesbi katiyet etmiş değildir. öğrendiğimize göre şehrİmisİa yeni müddeiumumisi ancak 1 Hazirandan itibaren vazifeye başlamış olacaktır. İzmir müddei umumîsinin İstan-bula nakli en kuvvetli İhtimallerdendir. Hırsız müşteriler! Dûn adliyeye İki kaldırımcı verilmiş ve sulh mahkemesi tarafından tevkif edilmiştir. Hayriye İle Vaham isimlerini taşıyan bu kadın ve erkek, muhtelif zamanlarda, muhtelif mağazalara müşteri sıfattlr girerek, el çabukluğu ile lası eşya çalmaktan suçlu bulunmaktadır. Bu kaldırımcıların muhakemeleri mevkufen devam edecektir. 'öylesem tesiri yok. ussam gönül razı değil Kaynanalar bayramı! Amerikanın "Teıas. ülkesinde kaynanalara mahsus bir gün bulunduğunu soa galen Avrupa gazetelerinden öğrendik. Bu gün de Texas„ halkı yollara sıra sıra dizilir ve binlerce kaynanadan müteşekkil bir alay bu sıra aıra iasanların arasından gaçermİş. Bu sena da aynî merasim tekrar edilmiş ve 3000 kaynana 15,000 seyirci va alkışçı önünden geçmiş, bu münasebetle "Teaaa,, valisi mühim bir natuk eöyllyerek "kaynanaları,, müdafaa etmiş, ve kaynanaların niçin nahak yere sevilmediklerini anlatmış I "Tearas. valisine göre kayın aoaların aevllmemesina sabep, onların tecrübeli ev hayatının ta-bie ve a-vkilceyşine, ve bütün manavralarına vakıf olmaları, bu yüzden ev içinde mesela çıktıkça inssnın kafaaında dank diye cevap vermeleri İmiş. Yine bu nutuktan öğrendiğimize göre kayın ana aleyhtarlığının bir sebebi de onların diaiplin taraftarları olmalıdır. Yeni evlenen gençler, kaynanaların disiplinine karşı isyan du yuyor ve onun İçîn kaynanaya aleyhtar oluyordu. Halbuki kaynana da bir ana, hem de evlenmeğe lâyık bir evlat yetiştiren muvaffak bir anadır. Bn A ooun :öz aöylemek ve aÖ-zuı... dinletmek hakkını sağlam-.aştırır. " Tearas ,, ta yapılan kaynana merasiminin verdiği İyi netice varmış : Oda kayın analara muhabbeti arttırmak, kayın analarla gelinler, yahut kayın analarla damatlar arasındaki ihtilâfları kaldırmak !. Tecrübenin muvaffak olduğuna bakılırsa, ev ve aile hayatında nice nice teşevvüşlere kavgalara ve ayrılıklara sebebiyet veren mühim bir gailenin Önünü almağa imkân hasıl olmuş demektir. Durup dinlenmeden bir kayın analar günfi ve bayramı vücuda getirmeli, biner, biner kayın val-delerl sokaklarda dolaştırıp alkıy-lamalı I Kadınlar birliği muhakkak ki bu hayırlı İşi muvaffakiyetle başarır! Yeni iskele Kadıköy iskelesi içîn tahsisat geldi Köprüdeki Kadıköy İskelesinin asri bir şekle İfrağı İçin ortaya konan proje hükümetçe tasvip edilmiş ve bu husustaki tahsisatta verilmiştir. Yapılan projeye göre köprü Kadıköy iskelesi iki katlı olacak, yolcular har iki kattan da çıkabilecekler, iskelenin dahilinde asri konfürü havi kahveler, gazinolar yapılacaktır. Bundan maksat yolcuların vapur beklerken zamanlarını hoş geçirmeleridir. Tahsisat gelmiş olduğundan İskelenin inşası bugünlerde münakaşaya kooacsk ve bunu müteakip derhal İnşaata başlıyacsktır. Bir değneğin içinde 98 altın Geçen aene hapishanede ölen dilenci AIİ İsmlnda birinin yırtık pırtık elbiseleri ite koltuk değneği adliye emanet dairesine gönderil* miş, birkaç gün evvel vercseainİD müracaatı ürerine değnek bunlara teslim olunmuş ve Içioden 98 altın Ura çıkmıştır. 'ZAMAN BABA. NE DİYOR? — Bir tanıdığım çocuk var Zaman baba. Utun zamanlar bir aardalya fabrikasında çalı far ah Kofu.- Ve fıçı sardalyesi doldurmakta ianat sahibi olmuştu. Fakat fİmdi iscı's fısşif bir ytr balmaklıgtm için bana yalvardı.'.. Zaman baba — Hiç dÛjû.ım€ Bayım, simdi gider Tanıt firkmtine mimar yardırırızt m*......ı ¦¦mı ¦ tiM'^P'y t f\ ııifci.............ıı Zaman Ansiklopedisi -ZAMAN — 5 N» Charles Darvin Bugün değerli bir soıünü vecizi' ler sütunumuzda naklettiğimiz Darvin 1809 yılında doğdu. Kendisi tabliyatçı idi. Tahlilini tamamladıktan sonra 1831 yılında cenub denizlerinde ilmi araştırmalar yapmak üzere harek-ı eden Beagle gemisi ile aeyahate çıktı. Ve bu seyahat 1831 den 1836 yılına kadar devam etti. Bu sırada Darvin, ziyaret ettiği jenolojlsine ve tabiî ta-rih'ne dair tetkiklerini kayıt ve neşretti. Darvin daha sonra ikinci bir sefer yaparak hayvanat tet-kiklerile meşgul oldu. Ve daha sonra İngiltereye dönerek Kentde yerleşti. Davrin, yaptığı araştırmalar ¦ raunda yaşıyan mahlûkların, muhit değişikliği yüzünden muhtelif şekillerde tekâmül ederek hayat mücadelesi ile en lâyıkinın hakkı hayatını kazandığına dair bîr zehaba düşmüş ve bu zahap üzerinde bir nazariye kurmağa çalışmıştı. 1858 de nazariyesini hszırlıyan Darvin, onu ancak yeni tetkikler yaptıktan sonra ilim âlemine ar- ...........I ¦¦..............ı.^ııı.............III »etmek İstedi. Aynı sırada Alfred Russel Wallace oin de buna benzer bir neticeye vardığını haber alan Darvin 1858 de bir İlim cemiyetine nazariyesini İzah ettikten başka arkadaşı Wallace oin de aynı neticeye vardığına dair olan yazılarını da okudu. Darvin 1859 da en meşhur eaeri olan "nevilerin menşei, adlı eserini neşretti. Daha sonra 1868 de hu eseri genişleterek bir kere daha çıkardı. Fakat Darvin'in en çok gürültü çıkaran eseri " İnsanın sü âlcai „ adını taşır. Çünkü bu kitabı okuyanlar Darvİnin insanı maymun azmanı saydığını sanmışlar ve ona karşı isyan etmişlerdi. Bu eserse insanlarla maymunların pek uzak bir devirde ayni aileye mensup müşterek bir cet-ten ürediklerİni soyuyordu. Darvinin daha başka eserleri vardır. Onun nazariyeleri halâ münakaşa olunuyor. Kendili 1892 yılında öldü ve Westmİnister kilisesinde defnoîun-du. ¦ ¦¦¦ıı........Illllllt.......Illlllll Tavuk Hastalıkları Yazan: Bay Cafer Fahri Dikmen — Tavukçuluk yapmak istiyenlerin ve taze yumurta yemek ürüyenlerin nazarı Türkiye için bırgün fenni ve ticari usullerle tavuk yetiştirmek, yumurta almak, tavukçuluk ve yumurtacılık sayesinde zengin bir sınıf yetişmek nasip ise bunu bilâ şüphe, Bay Cafer Fahriye medyun olacağız. Fakat Bay Cafer Fahrinin himmet ve gayretine rağmen eğer dediğimiz tarzda tavukçuluk teessüs edemezse, o halde başka tavukçuluk yaratmağa muvaffak olacağına kail değiliz. Bay Cafer Fahri, kendimizi bildik bileli yorulmak, usanmak bİlmiy^n bir gayret ve fikritakip ile tavukçuluğun Türkiye de ta-ammüm etmesi İle çalışır eserler yazar, tavukçuluk için candan, öı dilden nekadar propaganda yapmak mümkün ise hepsini yapar. Çünkü üstadın bîr kanaati vardır. Ejer fenni usuller dairesinde çalışırsak tavukçuluk Türkiyeye büyük bir servet temin edecek tabii menbalardao biridir. Kendisi aynı zamanda fenni tavukçuluğun memlekette en mütehassısı olanıdır. Yalnız (klasik) kitaplarda yazılan malumatı toplamakla iktifa etmez. Bugün yazı odasına uğraşanız masasının üzerinde mutlak tavuk-cukluga dair Amerİkada, Ingilte-rede çıkmakta olan kıymetli ve mühim mecmuaların son nuthala-tW gorürsûoüz. dikkatine — Tavukçuluk için bu kadar çalışan ve bu kadar eser neşreden Bay Cafer Fahri, bu mesailiyle, bir meslek, bir maksat ve gaye için nesil çalışılmak lâzımgeldiğıni hakkında başlıbaşına bir numunedir. Biz, ilmî, fennî, meslekî her hangî bir bahis, bir bilgi için bu kadar vukuflu ve bu kadar çok çser nejrr-tmiı başka bir sahibi himmet tanımıyoruz. İşte Bay Cafer Fahri, tavukçuluk hakkındaki külliyatına ilâveten bu defada (tavuk hastalıkları) ünvanile bir cilt daha çıkarmıştır. Bu sütunlarda kitap tahlil ve tenkit eden muharrirlerin, (tavuk hastalıkları ) gibi sırf İhtisasasa taalluk eden fenni bir meselede bir mütalaa dermeyanına tabii hakları ve kudretleri yoktur. Bu-nuolaberaber kitaba göz gezdirdiğimiz zaman, Bay Cafer Fahrinin diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da, açık ve temiz İfadesiyle, bu hastaliklara dair bilinmesi lâ-zımgelen her şeyi yazmış olduğunu gördük. Kitabın baskısı da çok iyidir. Yazılar açık ve okunaklıdır, kitabın kapağı bile gösteıişlİve güzel bir resimle müzeyyendir. Fiyatı ise kitabın hacmiyle, nefaseti ile mütenasip olmayacak kadar ucuz olup topu 25 kuruştur. Bay Cafer Fahri bununla ta- POLİSTE iki cerh vakası daha.. Dün ilci cerh vakası olmuştur. 1 — Taksimde Feridiye caddesinde oturan seyyar balıkçı İbrahim ile Sîmon, bir alış veriş yüzünden kavga etmişler. Si-mon bıçakla Ibrahimi yaralamıştır. 2 — Bir cürüm vakası da yine çocuklar arasında olmuştur. Aşmalı mescitte oturan 13 yaşında Süleyman ile 14 yaşında Avram, bir ödünç para işinden kavga etmişler. Süleyman Avramı bıçakla yaralamıştır. Polis, Süleymanı yakalamış Avramı da tedavi altına almıştır. Rizeli bıçak taşıyormuş Üsküdarda Rizeli Mustafa isminde birinin üzerinde polisçe yapılan araştırmada bir bıçak bulunmuş, müsadere edilerek hakkında tahkikata girişilmiştir Bebek yangını Evvelki, gece .Bebekte Cevdet paşa caddesinde bir yangın olduğunu dün yazmışttk-Yangın şöyle olmuştur: Tramvay istasyonu karşısında Belediye bahçesinde iki baraka vardır. Bunlardan biri Rıza isminde bir şahsın isticarındadır. Rıza, gece mangalı yakmış, bir kenara koymuş, kendisi de yatağına yatmıştır. Biraz sonra mangaldan çıkan bir kıvılcım barakanın kaplamaları arasına sıkışmış, bu suretle çıkan yangın az zamanda barakayı kamilen yakmıştır. Rıza, kendisini dar kurtarabilmiş, bu sırada ateş te bitişiğindeki diğer arabaya sirayet etmiştir. Bu baraka da yarım saat içinde yanıp kül olmuştur. Vakadan geç haber alan itfaiye derhal yetişmiş ateş sö.ıdürülmüştür. Dükkânın camlarını kırdı Üsküdarlı berber İbrahim ile, Adapazarında yine berber Mehmet, aralarındaki eski bir rekabet dolay.sile kavga etmişlerdir. Kavga Mehmedin dükkânında olmuş, İbrahim, Mehmedin dükkânının yedi tane camını kırmıştır. Mehmedin şikâyeti üzerine İbrahim yakalanmış, sorguya çekilmiştir. vukcukuğa dair tam 12 kitap neşr etmiş oluyor. Dürüst ahlâkı, kuvvetli seciyesi^ İle deruhte ettiği her işi başarmak kab liyet ve liyakatini haiz olan Bay Cıfer Fahriyi bu eserinden ve bu yoldaki mesaisinden dolayı tebrik ederiz. Memleketimizde esaslı surette tavukçuluk yapmak i^tİyenler için Bay Cafer Fahrin.n atarından başka rehper ve merci tanımıyc-ruz. WDHAVIf lrMIİI[§ILI®0 Bayındırda Mezbaha Bütün halk ve memurlar yeni Mezbaha ve Halin temel atma merasiminde bulundu Güzel Bayındırda Bayındır [ Hususî ] — Yapılmasına belediyemizce karar verilen fennî mezbeha ve asrî halin temel atma merasimi yapılmıştır. Merasimde Bayındırın bütün memur ve halkı, gençlik teşkilâtı bulunmuş nutuklar soy lenmiştir. Mezbaha ve halı 21 bin küsur liraya müteahhit Sait Alan tarafından yapılmaktadır. Bayındırın en müh.m İhtiyacı olan bu hayırlı İşler yaz nihayetine doğru bitecektir. Bayındır beleiyesi Bayındırlılara iki eser daha bırakmakla cidden takdire şayandır. Bayındır köylerinde, vilâyetimizin diğer kazalarında olduğu gibi ağaç dikme faaliyeti Yeni park havuza vard.r. Ova köylerine (?00û) küsur ağaç dikilmiştir. Bu hu-rusla Kaymakam Bay Renizi Ülkünün ve ziraat fen memuru Bay Nihadın çalışmaları çok faydalı semereler vsrmektedir. Bayındırın elektrik tesisatı fennin son kabul ettiği şekilde olmadığı için çok zaif yanmaktadır. Ceryan da çok zaiftir. Bayındır, gibi zengin bir kasabaya yaraşan Nafİa Vekâletinin kabul ettiği son sistem ceryan ve tesisattır. Tetrici surette islahile bu mühim işinde başarılmasını bütün Bayin-dırlılar belediyeden beklemektedir. İsparta güzelleşiyor İsparta 4 — Şehir Meclisi Belediye bütçesini tetkik etmek üzere toplantılarına devam ediyor. Belediye şehrin güzelleştirilmesi için büyük bir faaliyetle çalışmaktadır. Geçen yıl yapılan beton yolun kenarlarına ve parka ağaçlar dikilmektedir, park içine de iki betoı havuz yapılmaktadır. Havuzların yapı işi ilerlemekte ve parkın diğer noksanları günden güne tamamlanmaktadır. Tokatta 7 yeni mektep Tokat 4 — Vilâyet G^nel Meclisi bütçe işini bitirdi. 935 senesi hususi muvazene bütçesi 560.811 lira olarak onaylanmıştır. Bütçede 151.912 lira nafıaya, 33.931 lira ziraata, 73.526 lirada sıhhiyeye ayrılmıştır. Maarif bütçesinde yedi büyük mektep inşaatı, ziraat bütçesinde büyük bir inekhane yapılması İçin tahsisat konulmuştur. Bugün TÜRK Sinemasında j Müstesna bir musiki ve aşk filmi- PAGANINI “Gem hab’ich die Frau’n geküsst… „ IVAN PETROVITCH. – ELİSA ILLIARD Meşhur bestekâr (FKANZ LEHARZ) in unutulmaz şaheseri. Muğlada 10 bin kadın çalışıyor Muğla 4 — Istanbulda açılacak Uluslar Arası Kadınlar ftogresine Halkevinden Muğla kadınlığının çeşİd alanlarda çalışmalarını gösterir muhtelif pozlar ve vesikalar yollanmıştır. Halkevinin topladığı bu malûmata göre, Muğla ve köylerinde tütün işçisi olarak ça-lışan on bin kadın amele tütün fabrikasında, halıcılıkta, kerestecilikte ve ticarette çalışan 1400 kadın vardır. Ağaçları söken bir fırtına Karahisar 4 — Dün gece saat yediden dokuza kadar devam eden yağmurlarla karışık şiddetli bir fırtınadan birçok evlerin camları kırılmıştır. Fırtına şehre br saat mesafede daha şiddetli olrruş ağaçları kökünden sokmuştur. Mersinde yapılacak işler Mersin 3 — Vilâyet umumi mecüsi çalışmalarını bitirmişi r. Mecls, Vilâyet bütçesini 520 bin lira olarak kabul etmiştir. Bunun 206 bin küsur lirası yollara, 66 bin lirası sıhhat İşlerine, 16 b’n lirası ziraat ve baytarlık işlerine ve 60 bin küsur lirası muhasebe ve umumî meclis masraflarına ayrılmıştır. Bundan başka vilayet merkezinde yaptırılacak modern bir mektep bînısı İçin 25 bin lira, Mersin hastahanesine ilâve edilecek pavyon için on bin lira, vilâyet konağı İnşası içinde 20 bin lira tahsisat konulmuştur. Konya köy ve kazaları Konya 4 — Vilâyet Umumî Meclisi çalışmalarına devam etmektedir. Meclis son toplantısında vilâyet ve kazalara bağlı bazı köylerin yakın bulunan kazalara bağlanmasını kararlaştırmıştır. Konyada çiçek bnlosu Konya 4 — Çocuk esirgeme kurumu menfaatine olmak üzere ordu evinde bir çiçek balosu verilecektir. Bununla meşgul olmak üzere seçilen komite, bunun mükemmel ve verimli olması için haz rlıklar yapmaktadır. Karpuz Kabuğu – Millî Roman – Yazan: /. Vecihi — 90 — Onlar senelerle istedikleri erkeklerle eğleniyorlar, istediklerini yapıyorlar da başlarına birşey gelmiyor, ben Saffetin metresi olalı topu üç dört ay geçtiği balde neden bu kadar büyük bir felâkete uğramış oluyorum, nedeo diğer kadınlar namuslu addediliyor da yalnız’beo şimdi günahkâr ve kirli bîr kadın yerine geçmiş, bulunuyorum ? Bu ne haksızlık ? İşle Melâhat bunu düşündükçe feleğin adeta kasti bir intikam arzusu varmış gibi, bütün kadınların, bilhassa kibar muhitlere mensup kadınların gayet tabii olarak yaptıkları suçların cezasını çektirmek için kendisini İntlbap etmİs olmasına karşı içinde tarif edilemez İsyan bialerİ kabarıyordu. Bu düşüncelerin tesiriyle Melâhat o kadar bedbin olmuştu ki tanıdığı ne kadar kadın varsa hepsinin birer aşıkı olduğuna hükmediyor, onların böyle aşıkları olmasına rağmen huzur ve saadet İçinde vakit geçirdiklerini gözünün önüne getirdikçe onlara adeta haset ediyordu. Bütün bu kadınların kimlerle münasebette bulunduklarını herkes bildiği, âşıklarının isimleri dillerde dolaştığı halde onlara hep “namustu ve faziletli kadındır,, deniliyordu. Hele vaktile kendisi İçin da pek çok söylenmiş olan bu {“faziletli kadındır,, aözü aklına geldikçe büsbütün hiddetleniyordu. Bu zamanda ismetli, faziletli olmak nedemekti? Fazilet, herkesin beğendiği bir adamla muaşaka etmemekten ibaret değil mi idi? Bizzat kendisi on, on İki sene hiçbir erkeğin yüzüne bakmış, hiçbir erkeği harimine lokmuşmu idi? Prki, bunu yapmamakla ne kaıanmışlı? N ¦ ¦ artmıştı? Hem bu zamanda “ismetli, faziletli, bir kadın o ması biraz da budalalık, eski kafalılık addedilmiyor mıydı? Bir aşıttı ol-mıyan kadın, ekseriyetle çirî-in kadınlar değil mi idi, ve bunlara “namuslu olduğu İçin değil, kimseyi bulamadığı için uslu oturuyor,, denilmiyor muydu ? Şu balde kendilinin yıptğı nasıl bir cürüm olabilirdi ? ‘Jaşka kadınlar İçin akıllılık, medenilik addedilmiş olan birşey neden kendisi İçin şimdi büyük bir ıuç olmuştu? İşte Melâhat, simdi düştüğü elim vaziyetio aevk ve icbarİyle böyle fazileti, ismeti de inkâr edecek, bunların bos, mânâsız, modası geçmiş birer mefhum olduğuna hükmeyliyccek bir hale gelmişti. Maamalih ne de olsa M ¦ âhatgfıtra-tan nazik ve kibar bir kadın idi. Böyle dedi kodulu ve dağdağalı vukuat karsısında sonuna kadar metanetini muhafaza etmek, o vukuata âdeta kafa tutmak, âleme meydan okumak için ise cüretkâr, şıllık ve yırtık bir kadın olmak lâzım idi. Melâhat gibi çok nezih, çok hassas çok mü.âyım bir ka-dıo İçin ise bu, çok güç idi. Vakıa genç kadın, ressamın vefatının yüreğinde açtığı derin yaranın tesiriyle bir aralık dünyaya küsmüş, k mıenın ne dediğine, ne diyeceğine ehemmiyet vermek istememiş idi amma yavaş yavaş o yaranın ilk acı’arı tükü-net buldukça vaziyetinin güçlüsünü, I’ ‘ günkü yaşayışının bütün safahatında husule gelen değişiklikleri görmüş ve bundan da çok muazzep o mağa başlamıştı. Meselâ .mı h evdeki hizmetç-.ı r.ıı nazarında da kadrü ilibarıoın düştüğünü, hizmetçilerin kendisine için için istihza ve hatla İstihkarla baktıklarını zannediyordu. Va- kıa hizmetçiler zahiren uamele-lerinl hiç değiştirmiş değillerdi. Kibar evlerde yetişmiş, iyi terbiye görmüş hizmetçiler efendilerine, hanımlarına karşı hislerini, düşüncelerini saklamak, göstermemek fennine de aşmadırlar. Bu hizmetçiler, muhtelif evlere gire çıka, her çeşit aile nezdinde çalışa çalışa o kadar çok şeyler görürler, Öyle meydana çıkmıyan facialara şahit olurlar, o kadar tecrübeler geçirirler, ki arlık hiçbir vak’a karşısında hayrete düşmezler, her aile faciasını tabii vukuattan addederler, binaenaleyh gördükleri hâdiseler nekadar karışık, nekadar ;..r ı.! olsa yine lâkaydilerioi muhafaza ederler. Binaenaleyh şimdi Melâhatin hizmetçileri de kendisine karşı muamelelerini değiştirmiş değillerdi, yine eskisi gibi bütün hürmetlerini muhafaza ediyorlardı. Fakat genç kadın, şimdi gayet hassas bir vaziyette olduğu İçin her şeyden şüphe ediyor, hizmetçilerin kendisine tahkirsiniz nazarlarla baktıklarını zannediyor, onların zahirî hürmetleri al- tında kendisine kar;ı büyük bir istihza saklı olduğuna zahip oluyor, bu da kendisini büsbütün sinirlendirip duruyordu. Diğer taraftan bir de gazeteci* lerin ziyareti meselesi çıkmıştı. Hemen her beş dakikada bir kapı ^alınıyor, yeni bir gazete muhbirinin gelip kendiliyle görüşmek iatedİğİ haber veriliyordu. Melâhat bunların hiçbirini kabul etmiyor, soyliyecek bir şeyi olmadığı cevabını verdiriyordu. Fakat gazetecilerle başa çıkmağa imkân yoktu. Her gelişte içeri girmek, hanımefendi İle görüşmek için iı-rarediyorlar, hizmetçilerin kati cevapları, mukavemetleri karşısında gidiyor gibi görünüyorlar, fakat beş dakika sonra tekrar geliyorlar, hanımefendi ile görüşe-mezlerse, hizmetçilerden haber almak istiyorlar, hizmetçilerden yüs bulamazlarsa kapıcıyı, bahçıvanı sıkıştırıyorlar, velhasıl kendileri ile hakikaten başa çıkılamıyordu. Hemen hepisinin elinde bir fotoğraf vardı. Köşkün kapısının, penceresinin resimlerini alıyorlar, hatta bahçede dolaşan köpeğin bile fotoğrafını çekiyorlardı. Devamı var Sene: I Numara: 285 Abone Şeraiti Türkiye için Hariç için 1 ¦«•nrllk ……. 1?00 Kr. …………. 2S00 Kr. S aylık…………. «00 „ …………… 1 “”o S „……………. 32S . …………… – 1 „…………… 17S „ …………… — Naruoımniye, Şeref Sokağı. TELEFON: 2052» Cumartesi 6 Nisan 1935 Mafbaai Ebüzziya, istanbul [ Sabahlan Çıkar Siyasî Gazete j Fi»h Her ferde 5 Kuruştur Hürriyet ve müsavat prensip/e-rine dayanan bir Cumhuriyet, ancak halk kütlelerini teşkil eden fertlerin karakterlerinin yüksekliği nisbet'tnde yükselir. Prf. Dr, Edhem Menemencî (Sigatal Bilgiler) (Şerhi 3 üncü sahifede) Günün yazısı 50 Milyon fazla! İngilizler, biten mali yılın yine bütçe hesabını yapmışlar, bir de bakmışlar ki bu sene 8 milyon İngiliz lirası fazla varidat var. Halbuki geçen sene bütçe tahminlerini yaparken Maliye Nazırı fazlayı yalnız (800) bin lira olarak hesap etmiş. Sene sonunda bu fazlalık (8J milyon olduğuna göre, demek Nazırın tahmininden tam on misil fazla zuhur etmiş. 8 milyon İngiliz lirası bizim para ile 48-SO milyon lira tutar. Yani a saçı yukarı bizim umumt bütçemİzn dörtte birine müsavi ve yahut dörtte birinden hayli fazla bir yekûn. Bu fazlalık bilhassa kazanÇ vergilerinden temin edilmiş. Kazanç vergisinin böyle tahminden on misli fazla zuhur etmesi de, tabii geçen bir sene zarfında Ingilterede ticaretin, alışverişin artmış olmasına delâlet eder. Bütün dünya mali ve iktisadi buhran ile kıvranıp dururken ve hemen her büyük memleketin bütçesinde her yıl sonunda fazlalık değil noksanlık zuhur ederken İngiliz bütçesinde böyle milyonlarca lira fazla varidat elde edilmesinin hikmeti nedir ? Bunun başlıca sebebini tabii İngiliz ticaretinin, geçen senelere nisbetl* daha ziyade İnkişaf halinde olması teşkil eder. Fakat diğer mühim ve belki daha esaslı bir sebebi de Ingilterede maliye nazırlarının, memleket umuru maliyesini, hiç bir millete nasip olmıyan bir vukuf, dikkat, İsabet ve tasarruf İle idare eylemeleridir. İngilizlerin zaten bütçelerini daima muvazeneli yapmaları, devlet borcunu, herhangi firka işbaşında olursa olsun { sosyalistler müstesna), çoğaltmak değil azaltmaları, pek eski ve pek devamlı bir adetleridir. O kadar, ki Fransızların (bütçe) tanzimine, devlet maliyesini İdareye müteallik kitaplarının hepsinde İngilizlerin bütçe işlerinde bu şayanı hayret muvaffakiyetleri daima numune olarak gösterilir. Hatta Fransızların en meşhur (bütçe) kitabının müellifi olan müteveffa Müsyü (Sturm) Parlate ulûmu siyasiye mektebinde (bütçe) dersini okuturken İngilizlerin bu meziyyetlerinden uzun utadıya, İsrarla bahseder, Fransız maliye umurunu şiddetle tenkit eder, bir devletin Maliye nazırı demek, bir evin vekilharcı demek olduğunu söyler ve "Maliye nazırları devlet maliyesini adi bir vekilharç gibi idareye muvaffak olurlarsa, bütçenin mutlak muvazeneli, borcun mutlak azalmış ola-cağını ve binaenaleyh memleket ve milletin de refah içinde bulunacağını., söylerdi. Bizim şahsen maliyecilik ile hiçbir alâkamız olmamasına, hatta herhangi bir maliye müessesesinin yanılarak kapısından bakmı-yacsk kadar bu işlerde yaya ve belki de gafil bulunmamıza rağmen, bu Müsyü (Sturm) un çok tatlı ve cazip bir lisanla okuttuğu derslerden, nasılsa yukarıda zikrettiğimiz (vecize) mahiyetindeki sözler hatırımızda kalmıştır. Ve ne vakit herhangi bir memleketin ve bilhassa kendi vatanımızın bütçesinde açık bulunduğunu gazetelerde okuyacak olsak derhal ihtiyar Fransız mualliminin, bu (ve-killıarç) misal ve tavsiyesini tahattur ederiz. Bu misali de insan gözünün önüne getirince tabii devlet bütçesi yapmanın pek te güç olmadıkına, ve bu İşin nihayet bir tasarruf etmeği bilmek meselesinden İbaret bulunduğuna hükmetmekte muıtar kalıyor. Her holde İngilizlerin, dünyanın para işleri altûıt olduğu ve her milletin parasızlıktan feryadüfigan eylediği bir sırada bütçelerinde 50 milyon Ura fazla varidat temin ötmeleri çok calibi dikkattir. İngilizlerin beynelmilel siyasiyatta korkunç bir millet olduklarını hiçbir vakit İnkar etmemekle beraber birçok işlerinde de şayanı taklit veya hiç olmazsa şayanı tetkik olduklarım toylar dururuz. İşte İngiliz idare! hükümetinin çok Almanya bütün eski efradı talime çağıriyor -0---¦ Müzakere kapısının Almanlara açık bırakılmasına Fransa da razı! -51-- İngiltere, mıntaka misaklarına değil, bütün Avrupaya şamil umumî bir uzlaşmaya taraftar; Fransanın da buna temayül ettiği söyleniyor — "Streza,, konferansında kat'î bir karar verilmiyecek, İtalyanlar buna muarız görünüyor — İtalya Avusturyayı işgal ederse ? olan bütün efrat »ıra İle talime ç ağ r 11 a c aktır. Bunlar "Vertay» muahedesi dola-y isiyle askerlik yapmamışlar dt. Şimdi kendilerine askeri terbiye verilecektir. Rayhşver ordusu bugünkü şekliyle muhafaza edilecektir. Bu ordunun şimdiki mensupları yeni Alman ordusuna zabit ve küçük zabitolacaklardır. Lort "Eden* Kolonyada iken Kolonya 5(A. A) — "Reuter,, İD muhabiri, akşama doğru, B. "Eden„İn oteline gitmiştir, lyîlcş- Almanya mütemadiyen askeri hazırlıklarla meşgul ve yine eskisi gibi "milleti müsetleha,, oldu! Berlin S — Almanyanın sİ-lâhlanması muntazam bir surette devam ediyor. Her sahada hazırlık vardır. 1915 sınıfı silâh eltına çağrılmak üzeredir. Bundan dafka 1901 sınıfına kadar miş olan İngiliz devlet adamı, yemek yiyordu. B. "Eden,, in katibi. Lordun bu aabah (dün sabah) Londraya hava veya demiryolu ile hareket edeceğini söylemiştir. miminim».....umumimi........................•......ı........ılımı "Krallık gelirse Avusturya elden gider!,, Avusturya - Macar imparatorluğunu tahassürle anan Avusturya Başvekil muavini böyle söylüyor Viyann S (AA) — "Innaburk. daj Hemvehr reislerinden 700 nün karşısında aÖz söyleyen Prens "Starenberg,, "artık anşlua sözünü işitmek istemiyoruz, ,, Demiştir. Sonra, İmparatorluğun tekrar ihyası işine geçerek "Avrupa Öko-nomik sahasının ideali,, olan eski Avusturya-Macaristan İmparatorluğunu teessürle anmış, fakat, bir dereceye kadar bunun yerine geçecek olan Avusturyayı istihfaf eden devletler arasında siyasal ve ökonomik anlaşmalar yapılmasını temenni etmiştir. Nihayet, bugünkü vaziyette Habsburgların avdetinin, Avustur-yanın muhakkak surette istilâsına sebeb olacağını aöyllyarek demiştir ki i "Habsburgların tekrar tahta i* f' tJ i ' i Avusturya Bafvskil muavini Prens "Starenberg,, geçmeleri meselesi, ancak küçük itilâf devletlerinin inkişafı ve bizzat Avusturyada ittifakın temini ile kabil olacaktır... ehemmiyetle tetkiki, her millete lâzım olan safahatından birini de bütçe İşlerinde ki bu muvaffakiyetleri teşkil ediyor. Bu satırları, eğer vakti olacağını bilseydik, bizim Maliye Bakanı Bay Fuad'a gözden geçirmesini tavsiye ederdik. Bunu söylemekle maliye bakanına akıl Öğretmeğe kalkışmak gibi, salâhiyetimizin haricinde bir İş yaptığımıza hükmolunmasın. Bizim dikkat edilmesini istediğimiz şeyler kendi mütalâalarımız değildir. Yalnız İngiltere bütçesinde nasıl bir hünnü idare ile 50 milyon lira fazla zuhur ettiğinin tetkik olunmasını ve bir de Fransız mualliminin meşhur ( Vekilharç) misalinin pişi dikkate alınmasını tavsiye etmek İ«t.\or i. Bu da tabii maliye bakanının dirayetine mevkuf bir iştir. ZAMAN B. "Eden,, in tayyaresinin pilotu çok müşkül bir seyahat yapmış olduklarını söylemiştir. Londra 5 — Lort "Eden,, dün akşam tayyare ile Prağdeo Londraya hareket etmiş ve fakat havanın fenalığı dolayıslylo tayyare Almanyada Kolonya, şehrinde karaya inmiştir. Devamı 2 nci sahifede Hudutta Fransız tahşidatı Avusturyanın silâhlanmaması ve ingiltere - /s-veçte de askerî hazırlık/ Milano 5 (A. A.) — "Kavu-yeredellasera,, gazetesinin "Paris,, muhabiri şu malûmatı vermektedir : "Fransada şark hududları-na müteveccih olarak külliyetli askeri hareketler haber verilmektedir. „ Devamı 2 nci sahifede Habeş - italya ve milletler cemiyeti İtalya, Habeşi milletler cemiyetinden çıkarmak mı istiyor Cenevre 5 (A.A.) - Uluslar derneği kolenik komisyonundaki İtalyan delegesinin, kölelik usulünü İdame ettiğinden dolayı Habeşis-tanın uluslar derneğinden çıkarılmasını istediği hakkındaki haberler resmi mahafilde tekzip edilmektedir. Cinde komünistler ilerliyor Çinlilerin millî kumandanı ceneral "Şankay şek,, mağlûp mu oluyor? Hong Kong 5 (A. A.) — Resmen haber alındığına göre "K-veysav„ vilâyetinde komünist kuvvetlerle harbeden hükümet ordusu, üç bin asker kaybetmiştir. Bütün ecnebiler, "Kvey şav„ vilâyetinin Ceneral merkezi olan "K- "Şankaysck,, vayzan» şehrinin cenubu şarkisine çekilmek emrini almışla r dır. Devamı 6 net sahifede FILMCtLlĞÎN İÇYÜZÜ Çok sevdiği okuyucularınla her türlü arzularını yerine getirmeğe çalışan ZAMAN Pek yakında hemen her sınıf o-kuyucuyu alâkadar edebilecek çok şayanı dikkat bir makale serisi takdime başlayacaktır. FİLMCİLİĞİN İÇYÜZÜ İsmini taşıyacak o'an bu makaleler bizi Amerika ve Avrupa stüdyolarından fİlimciliğin en calibi dikkat köşelerine kadar götürecek, bize fıtimlerin merak edilen taraflarını anlatacak bunları yazanın VEDAT ÜRFÎ gibi senelerce Avrupa stüdyolarını görmüş, dolaşmış, Avrupada - 'h-.im- biç. rejisör ve muharrir olduğunu söylemek, teknik kıy. metlerine ayrı bir delil teşkil ±___ Yunanistanda ilk idam hükmü Asi Yüzbaşı "Volanis,, nasıl kurşuna dizildi? Mahkûm evvelâ bayıldı, sonra itidali ele alarak Istanbula kaçan Generali itham etti — "Gc-»tas„ın emvali de haczedildi —"Çaldaris,, hasta Bir hıyaneti vataniye mahkûmu karsana dizilirkeı Selanik S (Hususî) — Bura divanı harbinin idamına karar verdiği süvari yüzbaşısı "Volanis,, busabah erkenden kurşuna dizilmiştir. Divanı harbin kendi hakkında idam kararı verdiği yüzbaşıya tebliğ olunmamıştı. İdam mıhkûmu dün akşam öteki mahkûmier ile birlikte yemekj yemiş ve hatta şarap bile içmiştir. Diğer bütün mahkûmlar gibi buda idam edilmiye-ceğine kani olarak divanı harbin kararını beklemekte İdi. Karan öğrenince bayıldı Sabahın beş buçuğunda, ka" Devamı 6 ncı sahifede ••I........."m........I......II..........I......HM. Hâdise çok mühimleşti Londra'da Alman aleyhtarı iki kadın da esrarlı bir surette ölmüş veya öldürülmüştür Bunun, daha evvel yine 5 Alman aleyhtarı olup Paris'ten isviçre tarikiyle Almanya'ya kaçırılan meşhur gazeteci " Jâkop„ vakaslyta alâk-~* olduğu anlaşıltyormuş lsviçreden Almanyaya kaçırılan gazeteci "Jakob,, Londra 5 [A.A] — İki Alman muhacir kadınının ansızın ölmeleri sebebi henüz karanlıktır. Bunlardan biri maruf Feminist “Dora Fabİan, öbürü de “Matİld rVurum,, dur. Bunlar Londradokİ apartmanlarında ölü olarak bulunmuşlardır. Zehirlendikleri zannedilmektedir. “Fabian„ son zamanlarda “Jakob» lehinde yardım istih- “Jakob,, u kaçırdığı iddia olunan “Veseman,, şaline çalışmıştı. “Veseman,, ın kendisiyle münasebette buluuduğu zannedilmektedir. “Fahian,, nn apartıma.ıına bir kaç ay evvel Nazi memurları gelmiş ve hiçbir kiymetli eşya kaybolmadığı halde yalnız bazı vesikalar almışlardı. ” Fabian „ eskil Rayştağ azasından “Ros-nfelJt,, in Devamı 7 nci sahifede içki aleyhtarları dün çok güzel bir müsamere verdiler Mini mini yavrular hararetle alkışlandı içki aleyhtarlarının dûnk* mâsamtresinde et,.’, alkışlanan yavrular Yczısı 6 ncı sahifemizde —ZAMAN— Nisan Almanya bütün eski efradı talime çağırıyor 1 inci sahi/eden devam Lort Eden hava tutmasından l ı I i ‘ılı’. “Eden» Londrada Kolonya 5 (AA.) — B.”Eden„ bu sabah saat 11/8 de Drüksel -O.taod ekspresi ile hareket etmiştir. Ingilterenin kararı 8 Nisan da Londra S — Lord ” Eden „ in ziyaret ettiği her şehirden, konuşmalarına dair hergün rapor göndermesine rağben ingiliz Nazırları Ingilterenin politikasına nasıl bir yol verileceğini henüz kararlaştır-mamıslardır. Bunun için Lord “Eden,, in gelerek agçızdan izahat vermesi bekleniyor. Lard “Elen,, geldikten sonra 8 Nisanda kabioo büyük bir toplantı yapacak ve o gün kati karar verilecektir. ¦ Makdonald „ konferansa gitmiyor Londra 5 (A.A., — “Taymis., gazetesinin parlemento muhabiri yazıyor: Başbakan Bay “Makdonald,, şimdilik “Stresa,, konferansına şahsen iştirak fikrinde değildir. “Streza„da kati karar yok Bu konferans, ingiliz bakanları tarafından muhtelif hükümet merkezlerinde yapılan tetkik müzakerelerinin aon sofhısı olmakla beraber kati mahiyette kararlar ittihaz edecek değildir. Eger “Stre-se„nın verdiği neticeler Almanya yı diğer bir konferansa davet etmeğe müsait ise Bay”Makdonald„ ın o konferansta şzhtea kpnk etmeyi şayanı arzu bnlması ihtimali vardır. italyanlar karar verilmeli diyorlar Milano 5 tA. A) — “Korriere Della Sera „ ingiliz matbuatının “Stresa,, konferansı hakkında bu konferansın yalnız Sır ” Con Simon,, ile B. “Eden,, tarafından muhtelif hükümet merkezlerinde yapılan tetkik seyahati neticelerini Fransa ve İtalyaya bildirmekken ibaret kalacağına dair olan neşriyatı ile meşgul olmaktadır. Bu gazete, böyle bir programın çok dar olduğunu ve eger netice ılınmak İstenilirse “Streaa,, nın muzakeratı ile müsbet hareket arasında bir birleşme hattı teşkil etmesi İâzımgeldigini söylemektedir. Omut olunabilir ki bugüne kadadar yalnız her tarafın fikirlerini toplamakla iktifa etmiş ola o Fransa ve İngiltere, şimdi müsbet bir karar ittihaz edecektir. Fransız kabinesi daha karar vermedi Paris 5 (A. A.) — Alman istihbarat bürosu bildiriyor ı İyi malûmat alan mahafilde bakanlar meclisinin “Streaa,, da müzakere edilecek üç mühim mesele hakkında cumartesi günü lazım gelen direktifleri tesbit edileceği söylenmektedir. “Stresa,, dan soora Moskova ve Varşova’da da görüşülecek olan bu meseleler şunlardır : 1 — Fransız, İngiliz, italyan mesaî birliği. 2 — Almanya tarafından mecburi askerlik usulünün kabulü özerine Fransa tarafından uluslar kurumuna yapılan müracaat. 3 — Şark miıahı. Mamafih hu hususta verilecek direktiflerin gayet alâstikt .alacağı ve B. g’Lâval„e “Stresa,, icabeden ttfebbüsleri yapabilmek için salâhiyet verileceği tahmin edilmektedir. Fransızlarda açık kapı bırakılmasına taraftar Fransız resmi mahafili, Fransa tarafından uluslar kurumuna verilecek karar suretinin evveli “Stresa,, da müzakere edileceğine daîr Londradan gelen bir havadisi iyi karşılamıştır. Haber alındığına göre Fransa hükümeti de bu karara bilahare Alman hükümetiyle müzakere kapısını kapa-mıyacak bir şekil verilmesi hususundaki İngiliz mütaleasına İştirak etmektedir. Fransız – Rus görüşmeleri devam ediyor Paris 5 (A. A.) — Fransız-Rus müzakerelerine devam ediliyor. Zannedildiğine göre, B. ** Laval „ Cumartesi gÜDÜ yapılan Fransız teklifine Sovyet Hudutta Fransız tahşidatı 1 İnci sahi/eden devam Paris S (A.A.) — Şimalişsrkİ hudutlarının vo İstihkâmlarının muhafazasını temin için cenuptan üç piyade taburu gönderilmiştir. Fransız ordusu için 134 milyar frank/ Paris 5 (A.A) — “Populaire,, gazetesine göre B. “Flândnn,,, Franaanın 1925 seneaindenberi, ordusu için 134 milyar frank aarfetmiş olduğunu söylemiştir. “Çorçit,, çok telâşta t Londra 5 (A.A.) — B. *Wi-nston Çorçil. , Alman teslİbatı hakkında müzakere açılmasını tekrar istemiştir. B.”Makdonald,, bu müzakerenin tatil celsesi esnasında, yanı 18 nisanda yapılmasını kabul etmiştir. Avusturyanın silâhlanması ve ingiltere Londra 5 (A.A.) — ingiltere hükümeti, Avusturyanın mecbur! askerlik hizmetine dair olan talebi hakkında, ancak Cenev-reye müracaat vaki olduğu zaman vaziyet alacaktır. İngiliz battı hareketi, notayı müdafaa eden delillere ve diğer alâkadar devletlerin görüşlerine göre tesbit edilecektir. • s İsveç de hazırlanıyor Stokholm 5 (A. A.) – Büyük erkânıharbİye relal hükümete yazdığı bir mektupta, uluslar arası vaziyetin karışması neticesi olarak İsveç müdafaa kuvvetlerini Iftzımgelen harp silâh-larîyle teçhiz etmek üzere tedbirler alınmasını İstemiştir. Erkânıharbİye reiai, bundan başka askerlerin şimdiki müdafaa teşkilâtı dahilinde talimlerini daha İyi bir şekilde yapabilmeleri için ayrıca tedbirler alınmasını da istemiştir. Rusyanın verdiği cevabı bildirecektir. Bu teklif, bir Avrupa plânı Üzerinde, bir mütekabil yardım tahakkuk ettirmeye mütemayildir. Fransa, bu misaka girmeye hazır olduğunu Rusyaya karşı taahhüt etmeğe amadedir ve her istiyenin girebilmesi için de kapı açık bırakılacaktır. “Laval,, Varşovaya da gidecek B. “Laval,, ın “Moskova,dan dönüşte Varşovaya uğrayacağı teeyyüt etmektedir. B. “Laval,, Sovyetlerin daveti daha önce yapılmış olduğundan “Moskova,, ya “Varşova,, dan evvel gidecektir. Fransızlar mütekabil yardım misakları istiyorlar Paris 5 (A. A.)—Matbuatın umumî temayülü, mütekabil yardım misaklarının bir an evvel tahakkukunu istemektedir. “Popolo d’ltalya,, nın son makalesiyle bildirilen son italyan aksülamelleri hakkında “Lö jurnal,, funları yazmaktadır. “İngiltere hayalden vaz geçmiş!,, “İngİltereden beklenilen, büyük Britanyanın siyasetine muhalif doğrndan doğruya bir iştirak değil, fakat, ihtilâfların uzlaşmalar ve yatıştırmalar İle önüne geçmek hayalinden vazgeçmesidir.,, ” Mesuliyeti küçük itilâf almış I H “Lö jurnalM, B. “Musolini,, nin iddia ettiği gibi, küçük itilâfın mesuliyetleri üzerine alması lüzumn ile emri vakiin önüne geçmesi lüzumunu kaydetmektedir. İtalya, Avusturya misakı istemiyor mu? “Pöti Parizien„ şöyle düşünüyor: İtalya hükümeti, “Popolo,,-daki makale ile, bir Avrupa misakına az taraftar görünü-yor gibidir ve bu makaleden, faydası ve hareket imkânı ol-mıyan düsturlarla alâkadar olmamak hususundaki katî iradesini istihraç etmek kolaydır. “Stresa„da çekinilmes! lâzım gelen şey de budur.,, İtalya – Yugoslavya anlaşıyorlar ? Moskova 5 — “Izvestiya,, gazetesi, Fransının, İtalya-Yugoslavya anlaşması İçin sar-fettiğİ mesainin neticelenmek üzere olduğunu kaydettikten sonra: “Balkan andlaşması, VenİzeÜst âsilerin tenkil edil-mesile bir kat daha kuvvetlenmiştir diyor. İtalyanın Avusturyayı işgali İhtimali ? Londra 5 (A. A.) — Lort “Rotermer,, “Deyli meyi,, gazetesinde hulasaten şunları yazmaktadır: “Hakikatte, büyük Britanya bir misak imzalayacak değildir. Fakat tehlikeli mesuliyetleri mucip olacak fahri bir reislik mi bekleniyor?,, Lort, misak ihlâl edildiği takdirde, İtalyanın Avusturya üzerine yürüyüşünün, 1914 te Bel-çikanınkine benzer bir bitaraflık ihlâli olacağını ilâve etmektedir. Çekoslovakyanın hattı hareketi Londra 5 (A. A.) — Tay-rois,, gazetesi B. “Eden„ in “Prağ,, ı ziyaretinden husule gelen neticeleri tetkik etmektedir. B. ‘Eden,, Çekoslovakyanın, Almanya ve Polonya ret cevabı verseler bile Fransa ve Sovyet Rusya ile Şark mi-sakını imzalamağa hazır olduğunu müşahede etmiştir. Mamafih, B. Beneş bu mukaveleyi imza etmeden evvel B. “Laval,, tarafından Moskovaya yapılacak seyyahat neticesinde intizar edildiğini de söylemiştir. B. “Benes* e göre Polon-yanın fikrini değiştirmesi ihtimali yoktur. Her halde kabule şayan başka bir hal çaresi bulunmazsa Paris-Moskova-Prağ misakı bakikat haline geçecektir. Umumî uzlaşma lâzım “Taymis,. gazetesi B. **Be-nes„in bu mutaleasını hülâsa ederek Şark misaktnın eski teklinde tahakkukuna artık imkân kalmadığını kaydetmektedir. B. Eden Avrupada barışı temin etmek için takip edilebilecek yegâne usulün artık mıntaka misakları değil, fakat bütün Avrupayı içine alacak umumî bir uzlaşma olduğu kanaatine varmıştır. Leh ve İngiliz mutabakatı Diğer taraftan Polonya resmî mahafili B. Eden’in seyahatin-dan çok memnundur. Çünkü bu seyahat neticesi olarak Polonya menfi vaziyeti esbabının bundan sonra Londra’da, ve Londra vasıtasiyle Pariste daha iyi anlaşılacağına kanaat-ları vardır. İngiliz harici siyasasını bir çok cepheleri itibariyle Polonya siyasasiyle mutabakatta olduğu da memnuniyetle tesbit edilmektedir. Bu mutabakat yalnız takip olunan gayelerde, usullerde de mevcuttur. Fransa ric’at mı ediyor ? “Taymis,, İn paris muhabiri şöyle yazmaktadır: Fransa’da Şark Misakı meselesinde müsbet neticelere varmak ümidinden vazgeçilme temayülü başlamıştır. Şimdi daha ziyade uluslar kurumu çerçevesi dahilinde umum 1 “Aysel,, Mosko-vada gösterildi Ruslar, Türk sinemacılığını taktir ediyorlar Moskova 5 (A.A.)—Dün burada Aysel-Bataklı damın kızı ismindeki sesli Türk filmi gösterilmiştir. Filmin bu gösterilişinde “Moskova,, nın ileri gelen sinamacılariyle Türkiye bü-yük elçiliği ve Sovyetler dış bakanlığı yüksek memurları ve Sovyet Rusya ve ecnebi gazeteciler hazır bulunmuşlar ve filmi takdirle karşılamışlardır. Bu münasebetle filmi çeviren Ertyğrul Muhsin’e ve Türk sinemacılarına çekilen tebrik tel graflarında, Aysel filminin realizm ve ulusal yolu takıbeden Türk sinemacılığının terakkisini göstermekte olduğu bilhassa işaret edilmiştir. Mühim bir casusluk daha Tokyo 5 (A. A.) — Londra deniz konferasındaki Japonya murahhası “Kore.,nin hükümet merkezi olan ‘Seul,, şehrine vasıl olduğu vakit beraberinde bulunan diplomatik eşyadan mühim bir kısmının kaybolduğunu görmüştür. Bunlar arasında bulunan vesikaların çalındığı zannedilmektedir. Amerika, Japonları gücendirmek istemiyor Vaşington 5 (A. A.) — Japon ulus ve hükümetini rencide edecek bir harekette bulunmak istemeyen B. “Ruz-velt„, deniz manavralarının programını değiştirmiştir. Bu manavralar Mayısta, Bahrimu-hitİ kebirde ve Japon topraklarının 3.300 kilometre uzağında yapılacaktır. Fransada ecnebî talebe aleyhtarlığı Paris 5 (A. A.) — LU ve Dijon fakülteleri Tıp ve hukuk talebesi’ ecnebi talebeye gösterilen kolaylıkları protesto için grev yapmışlardır. Hiç bir hadise olmamıştır. Bir Kontes şantaj yapmış 1 Paris 5 (A. A.) — Parisin en yüksek ailelerinden birine mensup olan Kontes De Lâbar De Danne Perşenmbe günü Vannes şehrinde şantaj töh-metİye tevkif edilmiştir. Kontes o şehirdeki tüccardan birine bir mektup göndererek kendisine 8,000 frank verilmediği halde tüccarın küçük çocuğunu keçırcağını tehdit makamında yazmıştır. Süprüntüden takta yapıyorlar! Berlin 5 (Hususî) — Ev süp-rüntülerinin hususî bir muameleden sonra tazyik suretiyle yeni bir inşaat malzemesi imal edilecektir. Bu maddeden yapılan levhalar keçe kadar elastiki, ağaç gibi sağlam ve mantar kadar tecrit hassasını haiz ve bilamel gayri kabili iştialdir. HABERLER^ bir anlaşma arzusuna yeniden dönülmüştür.,, “Makdonald,. Milletler cemiyetine gidiyor Londra 5 (A. A.) — Dün akşam Parlâmento mabafilinde söylendiğine göre, bay “Makdonald,, ın bay “Con aimon,, la ayın 15 inde “Cenevre,, de toplanacak Uluslar kurumunda bazır bulunması ihtimal dahilindedir. “Maksimos,, da Milletler cemiyetine gidecek Atina (A. A.) — Gazeteler sabık hariciye bakanı, bay “Maksimos,, un ayın 15 indeki Uluslar kurumu toplantısında Yunaniatanı temsil edeceğini yazıyorlar. Başbakan bugün Ankaradan şehrimize geliyor Ankara 5 {A.A.) Başbakan İsmet İnönü, birkaç gün istirahat etmek üzere bu akşamki trenle Istanbula gitmiş ve durakta Kurultay Başkanı, bakanlar ve Riyaseticumur umumi kâtibi, başyaveri birçok saylavlar ve bakanlıklar ileri gelenleri tarafından uğurlanmıştır. Lehistan girm Şark misakına Roma 5 fA.A] — Mümtaz bir italyan devlet adamı beyanatında demiştir ki: “italya şark misakını, Lehistan girdiği takdirde memnuniyetle kabul eder. italya bu misaka teveccühkârdır, ancak Sovyet Rusya ve Lehistan Ue olan münasebetler dolayisile qüyük bir ihtiyat göstermek mecburiyetindedir, italya Sovyet Rusya ile çok iyi münasebetlerde bulunmaktadır. Lehistan Ue de münasebetleri ezse italya da girmiyecek mi? ihtirazkâr olmakla beraber iyidir. Lehistanm Almanya ile takip ettiği siyaset dolayısıyle ve Şark misakına muarız bulunduğundan bu misakın imzası Lehistanı kati olarak Al-manyanın kucağına atacaktır. Diğer taraftan Lehistan Tuna misakının teminatçılarından biri olduğundan İtalya, Lehistanm müzaharetioi esaslı telâkki eder… s* s* Almanya sözünde duracak!,, General Göring, “Danzig’i cebren almayıcağız,, diyor – , ve Fransanın sulhperverlîğinden şüphelerini gizlemiyor… el uzatmağa hazır olduğunu rii- Dsntzig 5 (AA.) — Alman ha va nazırı General Göring saylav meclisi intihabat! dolayısiyle söylediği bir notukta demiştir kl: “Dantzıgİa teşkilat bakımından Almanyaya bağlı olması o kadar mühim değildir. Esaslı olan şey onun yürekten Alman olmasıdır. Almanya Dantziogî cebren ele geçirmeğe muhtaç değildir ve bunu asla yapamıyacaktır. Hitler diğer milletlere verdiği sözden katiyen dönmez. Fransanın, Almanyaoın kendiae heyet anlıyacağını Ümit ederim. Komşumuz Fransızlar sulh meseleleri hakkında o kadar kayguda iseler dışarı işler bakanı Lavalin Moskovaya gitmesine, hiç te lüzum yoktur. Berlinde durması kâfidir.,, General Göeriog, Almanya-Po-lonya münasebetleri hakkıoda da iki memleket mukadderatının su’-hu muhafaza etmek olduğunu söylemiş ve demiştir ki ı Almanya aamimi ve namuslu olduğunu ispat edecektir. Her yerde askerî hazırlık! Rusya, askerî maksatlarla Cenup Oralında şimendöferler yapmağa karar verdi Moskova 5 (A. A.)—Cenup Uralında müteaddit demiryolları inşası tasavvur edilmektedir. Bilhassa geçen sene başlanılan Ufa – Magnitigorsk hatbnın inşası çabuklaştıracaktır, loşa edilmekte olae hatların yalnız iktisadî değil, ayni zamanda askeri bakımlardan olan faydaları bilhassa kaydetmektedir. Bu hatlar Gorski, Moskova ve Leningrad fabrikaları gibi orta Rusyanın büyük fabrikaları ile beş senelik plânın neticelerinden olan Magniti-gors’deki mühim maden merkezi arasındaki mesafeyi kısaltacaktır. Bulgar talebesi geliyor Sofya 5 (Husu9İ) — “Varna,, Ticaret Akademisi Talebe Cemiyeti, paskalya tatili esnasında Istanbula ilmî bir seyahat tertibine karar vermiştir. Bu seyahate “Safya,, Üniversitesinden de birçok talebe iştirak edecektir. Yunan kabinesindeki tebeddülat Atina 5 (A.A) — Atina azansı bildiriyor : Reisicumhur Başbakan Bay ” Çaldarîs ,, I maliye bakanlığına, harbiye bakanı General ” Kondills „ İ Başbakan muavinliğine ve devlet bankasını B. “Mavromihalİs,, i de dışarı işleri bakanlığına tayin eden emirnameleri İmzalamıştır. Halkın işini kolaylaştırmak için Adana 5 (A. A.) — Hükümet dairelerine müracaat eden halkın işleri muntazam ve çabuk b tirilmesi için vilâyet konağında bir halk müracaat bürosu açılacaktır. Iş sah;pleri evvelâ doğruca buraya uğrayacaklar ve ne istediklerini oradaki memura bildireceklerdir. Müracaatçılar belli bir günde buraya uğrayarak işlerinden malûmat alacaklardır. “Adana,,nın nüfusu ne kadar? Adana 5 (A. A.) — 934 yılı sonunda yapılan istatistiklere göre vilâyetimiz nüfusu 351 bin kişiye ulaşmıştır. 934 yılında mektumdao 26.131, doğumdan 19.114 kişi nüfusa kaytolunmuş ve vilâyetimize 2.251 kişi dışarıdan gelerek nüfusa kayıtları yapılmıştır. “Adana,, da Mercimek ırmağı temizlenecek Anada 5 “A.A.. — Sıtma mücadele komisyonu slv.İsinek ve hıs-talık yuvası balioe gelen “Ceyhan, da “Mercimek,, ırmağının temameD temizlenmesine karar vermiştir. Uluslararası “izmir,, panayırı hazırlıkları başladı İzmir 5 (A. A.) – Uluslar arası İzmir panayırıma faal komitesi bugün Belediye Başkanı doktor Behçet Uz’n Başkanlığında toplandı. Genel komite Önümüzdeki Perşembe günü saat 16 da Belediye dairesinde toplantıya çağrıldı. Genel komitede C H. F. Başkanı Avnl Doğan, gümrükler müdürü, emniyet müdürü ve matbu- at erkâniyle konsoloslar ve ticaret müesseseleri ileri gelen lerinden bazı zevat Üye olarak bulunacaklardır.Belediye heyeti fenniye müdürünün panayırda buyıl yapılacak yenilikler hakkında hazırladığı esaslar üzerinde konuşuldu. Panayır bürosu teşkil edilerek belediye dairesinde ffaliyete başlanılmıştır. ı»au 2,5 Milyon lira ile ne yapmalı? “Edirne,, ye yeni yol ve şimendifer lâzım.. Tramvay şirketinden alınacak olan iki buçuk milyon liranın mahal ve aureti sarfı hakkında bir müddettenberi muteber gazetenizde anket açtığınızı ve bazı zevattan alıp dercettlğimiz mektupları gördüm ve okudum. İstanbul halkından ni bak ye regasbedi-len bu paranın sarfı hususunda okuyucularımızın müdafaa ettiği fikirleri tam yerinde buldum. Hasbelvazife taşralarda bulunu-j orsam da aslen İstanbullu olmak dolayısiyle İstanbul halkının gösterdiği feragate ben do iştirak etmemle beraber bu paranın mahallî sarfı hakkındaki fikrimi kısaca izah ediyorum. 1 — İstanbuldan Edirneyo kadar Karadaştan ve 35 – 40 santim derinliğinde olmak örere kuvvetli bir şosenin yapılması pek zaruridir. Asfalt yol İnşası mevsimsiz ve aynı zamanda öteki İşimize daha az elverişlidir. 2 — İstanbuldan Edirneye kadar kendi hudutlarımız dahilinde seyrüser etmek üzere demir yolunun geçirilmesi. Bu iki işe hasredilecek olan para miktarının neye baliğ olacağını tabii keıtiremem. Fakat şirketten alınacak olan iki buçuk milyon Uranın evvelemirde bu İşlere hasredilmesin! muvafık olacağı fikrindeyim. Vize: Hatit Akdoğan — Zaman — Samatyada Cevat, Pendlkte H. M. Edirnekapı da Muhsin, Oemanbeyde Ethem Dündar, Ortaköyde Necip, Akaarayda Yusuf, Süleymaniyede Nurettin, Kasımpaşada Hilmi, Bahariyede Neriman Cevdet imzalariyle aldığımız mektuplarda, Tramvay Şirketinden geriye alınacak para ile “Edirne,, ye yeni bir yol ve şimendifer inşası fikri mü-pafaa olunmaktadır. Kari mektupları Çok çocuklu ailelere ikramiye Altı çocuğum var. 932 senesinde, altı çocuklu anne ve babalara İkramiye verileceğini dundum ve bu hususta llzımgelen maka mata bir istida ile müracaat ederek almış olduğum dosya numarasiyle şimdiye kadar beklediğim halde henüz bîr netice elde edemedim. Lâzımgelen yerlerin nazarıdikka-tîni eeîbetmenizi rica ederim. Şehremini ” ibrahim çavuş ,. mahallesi Mevlânakapt caddesinde “76″„ numarada İskender oğlu Hüseyin — Zaman — Kariimİzio nereye müracaat ettiğini bilmiyoruz. İstanbul Sıhhat müdürlüğüne müracaat etmesi lâzımdır. Hıfzısiihhah kanununun 156 ıncı maddesi mucibince, Sıhhiye Vekâleti bu kabil müracaatları tetkik ettikten aonra altı ve daha fazla çocuklu ailelere ikramiye veya madalya vermek mevkiindedir. Hukuk talebe heyeti Ankarayu gitti Busene tatbik tdilecek yeni imtihan talimatnamesi hakkında dileklerde bulunacak olan üç kişiden mürekkep Hukuk Fakültesi talebe heyeti dün Ankaraya hareket etmiştir. Adalara ve Ba-kırköye su… Belediye sular idaresi pek iyi çalışıyor ” Terkos „ mu hakli, anket açan refikimiz mi 7 Refiklerimizden biri bundan bir müddet evvel “terkos hakkında iki aualll bir anket açmış ve bazi hukukçularımıza şu sualleri sormuştu. ” 1 — 1889 senesinde terkos şirketi ile akdolunup şimdi aular idaresine geçmiş olan mukavelenin dördüncü maddesinde : Şayet aarfoluoan su, abunesîn- dekİ muayyen mıkdarı yövmisl bllhesap bir aeneye isabet eden mecmu mıkdarı tecavüz ederse beher metre mîkabi fazlasını derhal ödemeğe abune mecbur tutulacaktır. H 2 — Terkos idaresinin bu mukavele harici olarak istediği üç aylık fazla su bedelini vermiyen bir abonenin auyunu kesmesi halinde idareye ne gibi mesuliyetler düşer ? “Terkos,, haklıdır Bu hususta belediye aular idaresi idare meclisi reisi ile konuştuk. Mumaileyh bize dedi ki: ¦’— Bahsettiğiniz arkadaşların açtığı anketin eaas iddiası, mukavelenamenin dördüncü maddesidir. Halbuki bu madde, o arkadaşınızın (İkİrlerİnln temamen aksini isbat eder. Bunu size bir misal ile anlatayım : Bir senede 60 metro mikâp bu taahhüt ediyoruz. Bunun 3 aylığı 15 metro mikâp su eder. Bunun parası İse h.ç au aarfedilmeden peşin olarak verilecektir. 3 ay sonra mesela 25 metro mikâp su sarfedilmiştir. Fazla 10 metro mikâp kalır. Gelecek üç ayın 15 metro mikâbı îte bu 25 metro mikâp su eder ki işte biz bunu tarife Üzerine alıyoruz. Bahsettiğiniz gazete, bu paraların aene sonunda alınması icap ettiğini soyuyor. Madde meydandadır. Hakikat, gazetenin iddiasının aksidir ve paranın peşin alınma-sıda halkın menfaati icabıdır. Sene sonunda alsak, meselâ 100 metre mikâbı fazla au aarfeden abonenin sene sonunda 20 lira birden fazla vermesi Icabedecrktir. Bunu veremeyincede suyu kesilecek ve kendiside mahkemeye gidecektir. Bİz hılka tamamen kolaylık gösteriyoruz. Bunun akal iae zaten olamazdı. Şirketin faaliyette bulunduğu zamanlardaki para almak usulünde bir abone ne para veriyorsa şimdi de aynı parayı verecektir. Aradaki fark, tediyatın sarfettiği au ile mü-tenasib olmasıdır. Münfesih terkos şirketi esasen halka az au verdiği için parayı daima peşin almış oluyordu. Halbuki biz hem halka fazla au veriyor, hem tediye kabiliyetlerini düşünerek kolaylık gösteriyoruz. Su şebekesi genişliyor Muharririmiz belediye aular idareainin 935 senesinde neler yapacağı hakkında da idare müdürü Bay İh san İle görüşmüştür. Müdür derniştir ki : *’ — Biz terkoB şirketinin mü-estesatına vaziyet ettiğimiz zaman ortada hemen hemen hiç bir şey yoktu, iki senede geceli gündüzlü çalışmalarımız sayesinde bugün şehir dahilinde her iatiyene su verebilecek bir hale geldik. Bunu kışın karlar arasında dağ başlarında boru döşemek İçin çalışan memurlarımıza borçluyuz. 934 Seneaiode yaptıklarımız idaremizin plânçosunda görebilirsiniz. 935 senesinde yacpaaklarımız Talebe toplantıları Yüksek tahsil talebesi kooperatifinde—istanbul ve Ankara liselerinin çayları istanbul lisesi mexa ziyafetten Yüksek tahsil taleben kooperatif şirketi idare heyeti dün Hal-kevinde toplanmıştır. Başkanlığı Bay Faruk Nuri yapmış, İdare heyetinden Bay Ekrem Celâl Barlaa da İdare heyetinin raporunu okumuştur. Bu rapora göre, Kooperatif büyük fedakârlıklarla çalışmış, 300 lira sermaye ile teşekkül etmiş bulunduğu halde 177 lira 83 kuruş temettü temin etmiştir. İdare heyeti raporundan sonra murakabe heyeti raporu okunmuş bazı münakaşa ve tenkitlerden aonra idare heyetinin ibrasına karar verilmiştir. Bunu müteakip yeni İdare heyeti intihabı yapılmış, İdare heyeti başkanlığına yüksek iktisattan Bay Hadi, başkan vekilliğine Bay Tahsin, azalıklara muhtelif fakültelerden Bay Rüknü, Muhlis, İbrahim, mûrakipliklere de Bay nlart şerefine verilen bİr görünüş Muatafa ve Hakkı seçilmişlerdir. “Ankara- Lisesinden yetişenler Ankara ll«”vden yetişenler cemiyeti âzalarl dün Park otel salonlarında bi’ çay ziyafeti vermişlerdir. Gençlerin bu çayı çok güzel olmuş ve davetlilerle İyi vakit geçirmişlerdir. İstanbul liselilerin çayı Dün, İstanbul lisesi 926 mezunları şerefine Şişti de N.s gazinosunda bir çay ziyafeti verilmiş, bu ziyafette de çok güzel vakit geçirilmiştir, “Bursa» liselilerinin İçtimai Bursa liaeainden mezunlar cemiyeti âzası dün Halkevinda bir toplantı yapmışlardır. Toplantı da c:miyetin bir senelik faaliyeti mevzuu bahsedilmiş idare heyeti de seçilmiştir, ise şunlardır: Evyelâ, filitre havuzları yapılacak aonra şebekede şimdiye kadar uğraşıp ta bitiremediğimiz aksamın boru şebeke-şcbekelerl ve en nihayet te Beyoğlu ve Istaobulun muhtelif yerlerinde şebekenin tevesaüO programımıza dahildir. Buğaz içinde su Buğaziçnde Büyûkdere ile Ye-niköy arasında yeni yapılan 6 kilometrelik yola boru döşemeğe başladık. Yakında bitireceğimizi ümit ediyoruz. Bundan başka, yine bu sene sifonlarımızı takviyeye devam edeceğiz. Bu işler eğer 935 senesinde ikmal edilmezse 936 seneal başlarında (stanbulun üst katlarına su gelemiyen mebanisine de au gelmiş olacaktır. Yangınlara karşı Biz. her tevsii yaptıkça yangın şebekesini de büyültüyor ve nerelere boru döşüyorsak oralarda da yangın muslukları ve tertibatı yapıyoruz. Yine bu sene terkos fabrikasında dalani ve mühim tamirata başlanacak ve fabrika tekemmül edecektir. Adalara ve BakırkÖyüne su Adalar ve BakırkÖyüne su verme meselesine gelince; katiyetle yazabilirsiniz ki pek yakında buraları auya kavuşacaktır. Şmdİden tarih söylemek doğru delildir. Size şu kadar söyılyeylm kî belki 2, belki de 5 ay sonra bu güzel sayfiyelerimiz suya kavuşmuş olacaktır. ııtıııı ıı…….ıııılıııi’iııııııııılıMn…….. Şerhler Hürriyet ve müsavat prensiplerine dayanan bir Cumhuriyet, ancak halk kütlelerini teşkil eden fertlerin karakterlerinin yüksekliği nisbetinde yükselir. Prf. Dr. Edhem Menemenci (Siyasal Bilgiler) Şerh ve izah: Pro/esÖr Edhem Mene-mencinin bu sözü”Montes-kİyo„ nun ** Cumhuriyet fazilettir! „ vecizesinin bir şerhi sayılabilir. “Montes-kiyo„ nun İki kelimeye sığdırdığı mana Profesör Edhem tarafından tavzih edilmekte beraber vecize kuvvetini kaybetmemiştir, her /erdin karakteri; hürriyet ve müsavat esaslarına saygı ve sevgi ile beslenir ve her fert bu esasları şahsî hayatında yaşadığı gibi cemiyet hayatında da yaşatmak için çalışırsa o fert, hakikî ma na s i t e Cumhuriyetçi olur. Cumhuriyete bu şekilde sadık olan fertlerden teşekkül eden kütleler ve heyetler şüphe yok ki Cumhuriyeti yükseltirler. Fertlerin karakterleri, bu yolda ne kadar yükselirse, Cumhuriyet te o nisbette yükselir. ZAMAN insanlık tekemmül ediyor mu? 250 bin sene evelki ve bugünkü insanlık Doktor Bag’Akil Muhtar bir konferans verdi Halk fırkası Alemdar nahiyesine bağlı Binbİr Direk semt ocağında profesör doktor Bay Akıl Muhtar tarafından “insan’ığın tekâmülü,, hakkında bir konferans verilmiştir. Konferama bir çok Baylar ve Bayanlar gelmiş mevzu entret-tan olduğu İçin alâka İle din-1 -niştir. Profeeör Akil Muhtar, insanların ilk zamanlardan bugüne kadar tekâmül edip etmediklerini fenol surette izah etmiş, projeksiyonla İkİyüz elli bin sene evvelki taş devrine alt insanlığı göstermiştir. Bu devrin muhtelif safhaları olduğu ue netice itibar ibda insanların günden güne tekâmül etmekte olduğunu delâiliyle ispat etmiştir.. Halk Fırkası, profesöre kıymetli konferansından dolayı teşekkür etmiştir. POLİSTE öylesem tesiri yok. uttam gönül razı değil 24 saatte 2 cerh Son yirmi dört saat İçinde İki cerh vakası daha olmuştur t 1 — Gslatada Şişhane caddesinde çöp toplamakta olan temizlik amelesinden Mustafa ile makinist Adnan, çöpleri yere dökmek meselesinden kavga etmişler, Adnan Muatafayı yüzünden yaralamıştır. 2 — Vefada boyacı Musa İle Siirtli Ömer kavga etmişler, Ömer, Muaayı karamdan ağır surette yaralamıştır. Tutulan hırsız Maruf sabıkalılardan Nabl, Süleymaniyede Mimar Kemaleddin mahallesinde ŞalrHaşmet sokağında Bayan Zehranıa evine girmiş, sandığı aepeti karıştırıp eline oe geçirdiyae alıp kaçarken yakalanmıştır. Birotomobil kazası dahr Şoför Şalinin idaresindeki 1989 numaralı otomobil Beyoğlunda 12 yaşında Eleoi isminde bir kısa çarparak yaralamıştır. Şoför tutularak sorguya çekilmiştir. Ramide kanlı iki ölüm Evvelki gece Ramide bir aile faciası olmuş, şoför Hikmetle üvey anası arasında çıkan kavga üzerine Hikmet tabancasını çekerek üvey anasının üıerine ateş etmeğe başlamıştır. Kadın kurşunların tesi-rlle ölmüştür. Bu faciadan sonra Hikmet odadan çıkarken düşmüş, elindeki tabanca patlıyarak çıkan kurşun kalbine iaabetle kendisi de ölmüştür. Lokantacıların talebeye yardımı Lokantacılar cemiyeti reisi Bay Cemal başta olmak üzere bir kısım lokantacılar, mekteplerini b|-tlrinciye kadar bazı fakir ve kimsesiz üniversite talebeaine hergün birer öydo yemek «ermeği yeniden deruhte etmişlerler. Bu hareket şayanı takdirdir. 7 Kadın dilenci 1 Dün akşam refiklerimizden biri, zabıtanın son ikigün zarfında 7 kadın dilenciyi meşhut cürüm halinde yakalıyarak adliyeye verdiğini anlatıyordu. Bu kadınlar mahalle aralarında buldukları çocukları kandırarak yanlarına alıyor va aokak başlarında gelip geçenlerin yakasına yapışıyorlarmtş. Zabıtanın halkı taciz eden bu çeşit dilencileri yakalayıp adliyeye tealim etmesini memnuniyette karşılamamak mü rakın değildir. Dilencilik, mesleklerin en meş’urn ve muzurudur. Meskenet ve zilleti bütün rezale-tile temsil eden bu çirkin mesleki kökünden kazımağa karar vermiş bulunuyoruz. Dilencilik ortadan kalkma-sile meskenet ve zilletin son müme’si leride İzmihilâle uğrayacak. Şark medeniyetinin ner-dimanından arka kalan izlerde silinmiş olacaktır. Eskiden memleketimize gelen seyyahlar bu dilencilerle karşılaşır, onların resimlerini yapar, onlara seyahatnamelerinde mühim bir yer ayırırlardı. Bu resimler ve yazılar, memleket aleyhinde yapılacek propoğandaların en zehirlisi idi. Bugün böyle bir şeye imkân kalmadı. Türk milleti, hayatlarını kazanamıyacak derecede aciz veya malul olaoları beslemeğe ve bir kimseyi yola düşürüp avuç açtırmamağa karar vermiştir. Zabıtanın bu kararı tatbik bususuuda göstereceği gayret ve himmet memleketin yüzünü ağartacak mahiyette olduğundan, onun bu yoldaki her muvaffakiyetini ehemmiyetle kay-de lâyıktır. Bunu kaydetmekle gözetlediğimiz bir hedefte zabitanın bu gayretini arttırması ve dilencilik lekesini bir iz bırak-mıyacak şekilde silip süpürmesi için teşvikte bulunmaktır. Bu teşvikin semeresini elde ede-cceğimize emniyet besliyoruz. L Şüpheli bir Bulgar tutuldu İstanbul müddeiumumi iğine polis tarafından şüpheli bîr adan verilmiş, bu adam “Ovakim,, oğlu “Sakalu,, adında bir Bulgar o’-up Samatya’da oturmaktadır. Kendisine Isnadedllen suç, evinde bir asker kaçağını saklama .tır. Söylendiğine göre bu adam evinde sakladığı şahıatan bazı bilgiler Öğrenmek teşebbüsünde de bulunmuştur. Müddeiumumilik “Sakalu,, yu Altıncı İstintak Hâkimliğine göndermiştir. Hilâliahmer için müsamere Bn aksan Hilâliahmer menfaatine Italyana kulubinde büyük bir müsamere verilmeBİ kararlaştırılmıştır. Müsamerenİo gflzel olman İçin bir çok fedakârlıklar yapılmıştır. “ZAMAN BABA» NE DİYOR? bak — Ne iyi, ne İyi Zaman baba, Yax\n tozdan topraktan geçilmez bir hale gelen Sokaklarımızı belediye bu sene bol bol sulatacakmif ! Demek tertemiz, pırı/ pırıl sokaklarda yürüyeceğiz! Zaman baba — Sulmr idaresi bm sene terkos boralarına fasla ıs vermeje S”!*’”‘ ediyor, bu haberi yavaş söyle da kimsenin tatarı değmesin! — ZAMAN — 6 Nisan ^aası Ö afzJl va) H a^^s» II a^sî11I ^La^ ^**v*^â^l I ^ De Valera Yıllardanberi dünya efkârı emumiyeslni memul eden adamlardan biri de İrlanda lideri De Velerodır. İngiltere İle d.dişe didiş» Irlandanın muhtariyetini kalınan, şimdi de Irlandanın tam latİklâlini kurtarmağa çalışan bu adam, halin İrlandalı da değ.ldir. Baban Upanyo’, anaaı Irlan-dalıdır. Kendisi 1889 da Amerika nin Nevyork şehrinde doğdu. Fakat İrlanda da tahsil gördü ve İrlanda Üniversitesinden çıktı. Tahsilini bitirdikten sonra, Irlandanın istiklâli için çılışmağa başladı. .Irlandanın Öı dilini yaşatmak için savaştı ve bu memleketi bir cumhuriyet yaparak İngiltere İle alâkasını kesmeğe uğraştı. De Valera bu yüzden 1917 de Ingiliıler taralından yakalanarak ihtilâlci sayıldı ve hapse atıldı. Fakat De Valera kendisini halka tanıtmış ve sevdirmiş olduğu için 1918 yılında mahbus olduğu halde mebus seçildi ve daha sonra İrlanda İhtilâlcilerinin ilân ettikler cumhuriyetin başına geçirildi. Bunun üzerine İngilizlerin eline tekrar düşen De Valera yine hapse ahldise de hapisten firar etti ve “Dönün* de bir müddet kaldıktan sonra Nevyorka gitti vr İrlanda davasını yeniden canlan- dırmak için Amerikada eirleş-n İrlandalılardan para topladı. De Valera bu sıralarda, her ne bahasına olursa otsun İrlanda İstiklâlini kazanmağa azmeden ve bu uğurda kan dökmekten çeein-miyen bir teşki âtın başında bu-lunıyordu. Bu teşkilâta “Sin Fıea„ namı verilir. İngiltere hükümeti 1921 de, İrlanda ile bîr muahede yaparak bu meseleyi halletmek istediyse de D* Vale yapılmak istenilen muahedeye karşı geldi fakat Irlandlıların mutedil bîr grupuna riyaset eden “Cosgrave.da hükümeti bu muahedeyi 1921 senesinid 21 kânunuevvelinde imzaladı. *Cosgrave„ hükümeti altı yıl kadar işbaşında kaldı. Bu müddet zarfında De Valera cumhuriyetçilerin başır.da bulunuyor ve hüküm’te muhalefet ediyordu. 1932 yılında da yapılan umumi Int htbatta De Valrr^n.n fırkası kazandığı İçn kendisi işbaşına geldi ve İcraatının birincisi, parlâmento asasının İngiltere kralına yaptıkları seda-kat yemininin ilgasını t. küf etmek oldu. Kendisi İrlanda hükümetinin taşvekilliği makamını muhafaza ve lngıltereden ayrılmak için çalışmağa devam etmektedir. Günde bir Kitap Kap taJizmin buhranı Yazan: Gaetan P.rou Çeviren: A. Hamdi Başar İktisadi Devletçilik müellifi Hamdi Başar, Paris üniversitesi profesörl-rioden Piru’oun “Kapitalizmin buhranı, adlı eserioi”Dün ve Yarın, külliyatı arasında dilİ-miae çevird. Eser. karım iribarİle 110 sahife tulmakta ise de, uğraştığı mevzuların ehemmiyeti hakiminden dikkatle karşılanmıya lâyıktır. Bu eaer, Faşist ttalya sisteminin kurucularından Botte’nin isteği üzerine h-r memleketin en büyük ökooomlcileri tarafındao yanlan eserlerden Fransaya ait olan kısımdır. Hamdi Ba«ar tarafından muvaffakiyetle dilimize çevrilmiş o-lan bu küçük eserde, yalnız kapitalizm değil, fakat sosyalizm ve güdümlü iktisat ta köklü şekilde tenkitlere uğramıştır. Harpten sonraki dünya şartları, klâsik öko-nomi doktrinlerini allü -t etmiş olduğu mı ömlur. Dünya buhranı yalnız piyataları sarmakla kalmamış, fikrî bakımdan da bir anarşi doğurmuştur. Prefesfîr Pıro, birçok Avrupalı muharrirlerin birbirini tu’.m. mi ve birarada birleşmesi muin mı olmayan mütalealarını tasnif ederek, bugünkü dünya me-ee’clerini bitaraf bir tahlile tabi tutmak iatrmiştir. Eser, kapitalizmin tenkidi, güdüm’ü ökooomİ, -m soyealcı’ık, kapitalizm ve ulu-aaleılık, kapitalizmin ilerisi faaıl-larından ibarettir. Bugün hâ’â devam rtmekte olan ökonomİk ve kültürel buhran ve kararazlığı güzelce anlatan bu cacri okuyucularımıza tavsiye ederiz. “Vakit, matbaasında dikkatli ve temiz basılmıştır. Fıatı 50 kuruştur. • • Ağliyan Nar ile Gülen Ayva Yazan : Kemal Ahmet merhum Geçen sene e.im şerait içinde vefat eden Kemal Ahmet İsminde bir gazeteci arkadaş vardır. Bu zavallı, değerli, seciyeli va iyi bir gazetec. olduğu halde her nedense gazetecilerin himayesine mazhar olamamış, acıklı vaziyetlere düşmüş ve nihayet daha acıklı mahrumiyetler İçinde vefat etmişti. Arkadaşlarından Bay Ahmet Ce-vat, Kemal Ahmet mrıhumun, kendisine vedia o’arak bıraktığı ( Ağliyan N»r ve Gülen Ayva | unvanlı gayrı matbu bir küçük hikâyesini risale halinde neşretmiş, kitabın başına da Kemal Ahmed’ın bu fanİ dünyada ve gazetecilik â.eminde çektiklerini acıklı bir liaanla tarifeden birkaç sahife ilâve etmiştir. Kitap güzel bası’mış nlup “10. kuruf Hatla satılmaktadır. Biz de gazeteciliğin bir de tahsisler için e it. bîr meslek o’duğunu ibretle okımık, öğrenmek İstiyenlerr ve umumiyetle gazeteciliğe alâka göı-terenlere tavsiye ederiz. Bulgaristanda millî bîr film Avusturya vapuru nasıl tutulmuş İhtilalci “Hristo Ba- talof,, un hayatını filme alıyorlar Bulgar gazeterİnde okuduğumuza göre, Bulgar milli denizciler birliği “Lom„ kasaba» şubelinin ve milli hükümetin teceddüt bürosunun gayret leriyle viicude getirilmekte olan ” Bulgar Tuoası „ namındaki milli Bulgar filmimin çekilmesi Alman miitehassialar tarafından yakında bitirilecektir. Film sesli ve sÖzİu olacak, Türle h&kİmiyeti zamanında Bulgar ihtilalcisi “Hristo Botef„in, ” Radetski „ namındaki Avusturya vapurunu “Tuna,, nehrinden geçerken avenesile beraber işgal edip ” Kozladı „ köyü sahiline çetesini çıkartmağa nasıl mecbur ettiğini ve bu yoldaki mücadeleleri tasvir edecektir. “H. Botef,, Türk tabası olduğu halde Türkiyeye isyan edip çetecilik ettiği için vak-tile “Vol,. denilen mahalde bir Türk kurşununun isabetile ölmüştür. Kendisi aynı zamanda Şair ve muharrir olarak tanınmış o’up halen Türklük aleyhindeki eserleri Bulgar mek-tep’erinde okunmaktadır. “Botcf,, in hatırası için Bul-garistanda birçok abideler ve heykeller de dikilmiş bulun, maktadır. Bulgar nüfusu ne kadar ? Birinci kanun 935 tarihinde yapılan nüfus s yımına göre Bulgaristanın 6,081.049 nüfusu vardır. Bunun 1,252.301 i kasabalı, 4,828,748 ide köylüdür Bu heaaba göre, Bulgaristan nüfusunun yüzde 79 u köylerde ve yüzde 21 i de kasabalarda bulunmaktadır. Komitenin parasile mektep yaptırıyorlar Sofya 2 (Hususi) — g»yri resmî teşkilatın emlâki ile bunlara ait paraların müsadere cdilme;i hakkında çıkan kanun mucibince, Sofya mahkemesi müddeiumumisinin verdiği emre tevf.kan, mülga Makedonya komitesinin merkez idare heyetinden Madam ‘ Sava Razvigorova,, nin üzerinde bulunan 238,000 leva müsadere olunmuştur. Ayrıca müsadere edilmiş olan aynı komiteye ait paralardan 300.000 leva ile Sv. Vraç kazasına tabi Hırso-va köyünde bir mektep yaptırılacaktır. Karpuz Kabuğu – Millî Roman – Yazan: I. Vccihi – 91 – Gazetecilerin bu ziyareti Melâhat! o kadar korkutmuş.kİ zavallı kadın pencere önüne gidemez ı.İn,11,1u Hele İkİde birde kapının ¦Ilı ça’ındıkca yüreği hop’ıyor, gazetecilerin aşağıda hizmetçilerle adeta kavga edercesine münakaşa ettiklerini duydukça nerede İae bir hücuma maruz kalacağını, bu gözleri yılmaz, şirin, sevimli, şakacı, fakat İnatçı ve yapışkan gençle, rîn odaaına kadar ınrla çıkacaklarını zannediyor, har zil çalmışında hemen fırlayıp kendi oda kapısını gllitleyordu. Bu suretle gazeteler va gazeteciler Melâhatın nazarında adeta müthiş, korkunç birer tazip vasıtası mahiyetini almıştı. Bu bir sürü adamlara ne oluyordu, herkesin hayatı hususiyesine neye karışıyorlardı? Bir ressam çukura düşmüş veya düşürülmüş dr Ölmüş. Bunun hesabını gazetecilere vermeğe bir mecburiyet varmıydı ? Hela Melâhat bu ressamı sevi-yormuş veya aevoılyormuş, Eren-köyünde kendi halinde oturan bir genç kadının gönül işlerine karışmağa, onun gönlünden geçen şeylerin hesabını sormağa bu bir sü-rü yabancı gençlerin ne hakkı vardı ? Melâhat, kendi kendine hükümetin, bu gazetecilerin kendi köşkü etrafına gelip harimine girmelerine, hususiyetine karışmalarına nasıl müsaade etliğine şaşıyor, (hükümet böyle şeylere mani olmalıdır ) diyordu. Genç kadın işte iş kendi şahsına taalluk rdin-ce böyle düşünüyor, bugünkü gazeteciliğin pek tabii addettiği bu haber alıp verme ihtiya cını bir türlü anlıyamıyor, bunun, gazeteciler tarafından herkese yapılan bir işkence olduğuna hükmediyordu. Halbuki ayni Melâhat Hanım, bundan daha bir hafta evvel gazetelerde yine böyle heyecanlı vakalar görürse onları çok merak ve şevkle okumuyor mıydı? İyi tahsil görmüş, ince düşünceli, ekseri kadınlar gibi ciddi bahislerden ziyade dedikodulu ve meraklı vakaları takipten hoşlanan bu güzel İstanbul hanımı İçin, gazetelerin en iyi sütunları hep cinayetlere, aşk macera-larıoa ait yazılarla dolu olanları değil miydi? Hatta böyle heyecanlı bir vaka oldu mu, işini bilir, bugünkü gazatecillk aanatİne bi- wdhAviî um “Manisa,, belediye işleri teftiş ediliyor… Anî bir ölüm ve iki işten el çektirme — Su işlerinde yolsuzluk mu?— “Kooperatif,, te intihap Manisa 1 (Hususi) — Son günlerin birçok hâdiseleri var: 1 — Belediye teft şi ve onun doğurduğu vakalar. 2 — Kredi ve satış kooperatiflerinin senelik kongreleri ve neticeleri. 3 — Manisa-nın cenup dağlarında mevcut muhtelif memba sularının şehre getiriimti dolayısiyle mrmuren gelen “kaluükall. heyeti fenni-yesi. 4 — “200,000. lira sermayesi bu’unan “bağcılalar bankası, nin teehhüre uğrayan senelik top anlısı. Belediyede ki teftiş Belediye teftişini mülkiye müfettişlerinden Bay Nedim Nasmi yapmaktadır. Teftiş safhalarının son dereeede mektum tutulmakta olmasına rağmen bası yolsuzlukların ortaya çıkmakta bulunduğu kuvvetle aöyleomektedlr. Üç hafta kadar evvel belediye muhasebecisinin ansısın Ölmesi ve ölümünden evvel bazı makamata hitaben yanp cebine sakladığı mektuplarda kendisinin maıum olduğunu İzah etmesi tahkikat münasebetiyle belediye müfettişine ve baş kâtibine neticeye kadar muvakkaten işten el çektirilmesi ve nihayet belediye mühendis vekilliğine riyaset makamından resmen yazılan bir tezkerede “sular, işlerine el sürmemesinin katiyen bildirilmesi yolsuzluklara tesadüf edildiğine bir delil sayılıyor. Maamafi perice henüz katileşmedıgİ için tahkikatın neticesini beklemek lâzımdır. Kredi kooperatifinde Ziraat Bankasının himaya ve sahabeti allında idamei faaliyet ve mevcudiyetine her suretle ça-lışgel’mekte bulunan ‘Kredi kooperatifi, n n bazı keyfi ve indi icraata aahne olduğu üç dört ay evvel işten el çektirilerek mahkemeye sevk olunan ” Kredi kooperatifi ., müdürünün yolıuzluklarına ka*;ı 1 ¦ p – ¦’ ‘ idare heyetinin göz yumduğu söyleniyordu. Halbuki 39/3/935 Cuma günü Mağniss “Halkevi” salonunda yapılan umumi toplantısındaki seçim sonunda sabık idare h -yeti, hiçbir âzası değişmemek şartiyle ve yine reyi hafi ile 1935 – 1936 senesi için ipka edilmişlerd.r. O halde bütün ledikoduların esas’ı bir noktaya İstinat etmedikleri tahakkuk etm.ş drm-ktir. Memleket bağcılarının ortaklığı ile yaşayan ve mevcudiyetini idameye çalışan “satış km p-ra. lifi. nin 783 âzası vardır. Bu te-şekkü Ün 30/3/935 Cumartesi günü toplanan senelik kongresini ekseriyet temin edilemediğinden onbeş gün ronraya talik edilmiştir. Su işlerinde yolsuzluk mu? Cenup dağlan memba suları- nın kabul katisi 11/3/935 tarihine müsadifti. Bayındırlık bakanlığınca memur edilen kabulü kati heyeti fennİyesi ancak dün gelmişler ve hemen faaliyete geçmişlerdir. Yapılan işlerlerle kullanılan malzemenin mukavele hükümlerine ve maddelerin,- muvafık nlup olmadığı iddia edildiği gibi belediye aleyhine büyük farklar ve tefa-vuklar olup olmıdığı ehemmiyetle tetkik edilmektedir. Su işlerine aİtüç dosyadan ancak birisinin belediyede bulunduğu diğer ikisini alıp evine götüren hakkında belediye riyasetince zabıt varakası tanr’m ettirildiği de söylen Imektedir. Herhalde bu meselede de “kabulü kat’i,, hakkında verilecek kararı beklemek ve şayialara pek kulak asmamak lâzımdır. “Tokat,, Halkevinin çalışmaları Tokat 1 (Hususi) — Son intihaplarda bir çok değişmeler oldu. Bu meyanda Halkevi Başkanı da değişti yeni reis, yem bir program dahilinde çalışmak istemektedir. Halkevinin bir salonu okuma odası olarak ayrıldı, gazete ve mecmualar ve seçme kitaplar kondu. Halka üç eefa harp gazlarından korunma konferansları verildi. Halkevi dershanesinde okuyan talebenin yoklamaları yapıldı. Halkevi bandocuna yeni parçalar ilave edilecektir. Musiki koluda çalışmalarına devam etmektedir “Tokat,, civarında domuz kalmadı Tokat 1 (Hususî) — Ziraat müdüriyetinin İsteğile iki defa sürek avı yapıldı. Yüzlerce avcı ve köylünün iştirak ettiği bu sürek avlarında domuzı rastlanamadı ise de :14er av-lardae çok avlanıldı. İşittiğime göre sürek avcılığına daha iyi bir şekilde devam olunacaktır. Bir haftalık kaçakçılık Son 7 gün içlide muhafaza teşki âtı tarafından bütün memleket dah linde bîri ö Ü 72 ka-kaçakçı ile, 1700 kilo gümrük kaçağı, 550 kilo inh sar kaçağı, 2 balıkçı aandatı, 27 kaçak;! hayvanı ve muhtelit memleketlere ait gümüş, nikel, bronz ecnebi paraları ele geçmiştir. hakkın vakıf bir gazete, dört tarafa saldırdığı muhbirler sayesinde n vakanın, failleri tarafından saklanan en gızii noktalarını bile öğrenerek, çok defa zabıtanın bile haber alamadığı şeyleri haber alarak resimlerİle, tafailâtile neşretmesi Melâhatin hoşuna gitmiyor mu, gazetecilerin bu herşeyi öğ-renmrk ve herşeyi yazmak hulusunda gösterdikleri muvaffakiyeti takdir eylemıyor muydu? Fakat Melâhat, şimdi kendinin dr aynı vasiyete düştüğünü, gazetecilerin bütün bu yaptıklarında kendine karşı bir maksad olmadı-ğını, yalnıı sanatlarının icabını tatbik etmekle iktifa eylediklerini düşünecek halde değildi, onnn şimdiki haleti ruhiyesi kıyası nefs etmeğe, gazetecilere hak vermeğe müsaid olamazdı, o, yalnız kendini düşünİyor, gazetelerin diline düştüğünden dolayı ayrıca azap duyuyor, kapı çalınıpta kandisioe (filen gazetenin muhbiri gelmiş) denildidiğl zaman korkusundan koca köşkün içinde adeta sa-.la-nacak bir delik arıyordu. Diğer taraftan Melâhat kayın-valdeaini lüzumsuz yere gücendirmiş olmasının mahzurlarını şimdi takdir ediyordu. Böyle büyük felâket zamanlarında bir ailenin efradı birbirlerine sokulurlar ve bağlanırlarsa başlarına gelen musibetlere daha kolay tahammül ederler. Eğr genç kadın, kayınvalide-siyle dargın olmasaydı, şimdi onuo yanına gider, biras dertleşir, belki müteselli olurdu. İşte Melâhat bîr taraftan hizmetçilerin için için hakaret ve istihzalarına maruz kaldığını farzederek sinirleşlrken, diğer taraftan gazetecilerin izaca-tından büsbütün korkup kaçacak yer ararken ara sıra kayınvaldesİ hatırına geliyor, kendisine şimdiye kadar daima nazikâne ve hatıra-ne muamele etmiş olan o İhtiyar, saygılı ve tedbirli kadını gücendirdiğinden dolayı bir azabı vicdanhİsseder gibi oluyordu. Ih-tiyar kadının ise oğlunun tevkifinden ve gelininin de okadar ağır sözlerine marus kaldıktan sonra hastalığı büsbütün artmış, odasına Çekilmiş, oda kimseyi kabul etmemeğe başlamıştı. Devamı var “izmir„de ağaç dikiliyor ” Kemer „ belediye fi-danlıgıda genişletilecek İzmir 4 — Ağaç dikme faaliyetine devam edıimckt- d r. Kemerdeki belediye fidanlığının tevsiine karar verilmiştir’ Bu yılkı ağaç di’-eme faaliyeti geçen yılkının ik misli olmuştur. Son bir ay içinde 2643 ağaç dıkitm ştir. Izmirde bir ayda kesilen hayvanlar İzmir mezbahasının Mart a-yındıs 2992 koyun, 1329 kuzu, 6 keçi, 54 oğlak, 56 manda, 392 inek. 195 dana. 13 malak ve 6 domuz kesilmiştir. Ayrıca dışarıda kesilerek mezbahaya getiril-n 914 hayvanın da muayaneleri yapılmıştır. “Efez.. harabelerinde bulunan eserler müzesi İzmir 4 — Selçukta Efez harabesinde bulunmuş olan bazı eserlere ait bir müze meşheri açılacaktır. Bunun için bir bina temin edilmiştir. “Akşehire,, e su gelece!* Akşehir 1 — Halkımızın istifade menbaı o!an Akşehir Bankası kira vermekten kurtularak yeni yaptırdığı binaya taşınmıştır. Şirin sarımızın yaslandığı ye şil renklere boyanmış olan Sultan dağlarının bir saat kadar ilerisindeki suyu şehre getirmeği Akşehir Bankası vadet-miş ve İhalesi bitmiştir. Kurbanlara değeri verilmiyor! ¦ Kırklareli „ inde Tayyare Cemiyetine can’ı olarak teberru edilen Kurbanlık koyunlar satılığa çıkarılmış İse de lâyık bir bedelle talip olan bu un-mamıştır. Cemiyet bu koşunları tekrar pızırlıkla satlığa çıkarmıştır. ” Babaeski „ Tayyare Cemiyetinin satılığa çıkardığı Kurbanlık koyunların beherinede 225 kuruş, keçilere İte yüzyir-mişer kuuş verilmiş, bu t… t -lar haddi layıkınde görülmemiştir. “Kırklarelin,, de zer’i-yat işleri “Kırklareli,, havalisinde köylünün “gün döndü,, zer’iyatına teşv.k edildiğini yazan Yeşil yurt,, bu nebatın hiç bir kıymeti olmadığını kaydederek teşvîkatın nereden geldiğini anlamadığını söylemekte, köylüyü susam ekmeğe davet ey-lemekte ve susam zeriyatmın baltalanmasını doğru bulmamaktadır. Hatıralarınızı yoklayınızl K»ilerı»lıe hrrfO» bu »Ü tunlar d a üç sual •ovuyor va ertesi jönü de cevaplarını yine kvadltals veriyerus. Bu suretle U..,ı,hatıra ve bilgilerinin kuvval derecesini Ölçmek fırsatını bulmua olacaklardır. S — Tunus na samandanberi Fran-111 hakimiyeti akındadır. C — »MI e*»* • Hkmrım. S — Elektrik AUmUaleVflnü ilk dela klsa yaptı t C – Caa/ort PlmmU t’B60). S — Bulgaristanın rcımi faıctaal hangisidir ? C — Le Balgmrle Cevaplarını yarına verece-gimİM sualler. I _ \ ,, t Kralının İsmi evdir ? I _ Heriot hangi fırkama imidir? S — Hlllrr kaş yaftadadır ? V- Sene: I numara: 286 Abone Şeraiti Türkiye için Hariç içim 1 senelik ………1300 Kr…………….3500 Kr. f aylık… S3S 13S 1300 700 NuttiotmöMİgt, Şeref Solte/t. TELEFON: 20S20 pazar 7 Nisan 1935 Kemale erişen insan; sıhhatini koruyan, dimağını zenginleştiren, vicdanını huzur içinde yaşatan, ruhuna bir mabet gibi nezih tutan kimsedir. Farrar (Şarki 3 ÖBcfl sahifede) j Günün yazısı M. (Musolini) ye itiraz yok! Müsyü (Musolini) nin l.t.ınbuida gayretli bir müdafii var. Bu ıat, karşıyakada çıkan (Beyoğlu) gazetesinin aahibi Müsyü (Primi) dır. Bu mealekdasımız İtalyan olduğu ve galiba (faşist) lige de candan bağlı bulunduğu için gazetelerimizde Müsyü (Musolini) nİD fikirlerini ve siyasetini, kazara, tenkit yollu bir yası veya bîr satır çıktı mı, hiç sektirmeden onu karşılıyor ve hemen uzun veya kısa bir cevap yetiştiriyor. Bu defa da, Alman meselesi münasebetiyle, İtalyanların Fransızlara yardım etmeleri muhtemel olmadığı hakkında geçenlerde bu sütunlarda çıkan bir yatımızı yakalamış ve bize ban nasihatler vermek lüzumunu hissetmiştir. Biz hrrşeyden evvel şu nokta-yi tasrih ve teshil etmek isteriz, ki gaz-temİzde İtalyan Başvekili aleyhinde şimdiye kadar bir satır yatı çıkmamıştır. Bilakis bit, (Müsyü Muıolmi) nln mevkii İktidara geldiğindenberi yalnız maddi cihetten Italyaya pek çok hürmetler ettiğini, Italyayı imar eylediğin:, askerî kuvvetlerini fevkalâde arttırdığını, bilhassa içtimaî tesisat noktal natarındao büyük İşler gördüğünü her fırsat düştükçe yaldık. Hatta İtalyan Başvekilinin (faşizm) namı altında cebrü şiddet siyaseti takibinde mazur olduğunu bile sÖylediğimit zamanlar oldu. Çünkü Müsyü (Muıo-lioi) faşizmi, Italyayı, Harbi umumiden sonra düştüğü mûtbiş anarşiden kurtarmak için vücude getirmiştir. Bir aralık Italyanm Inhıiâlıne bile aebebiyet verecek kadar vahim bir şekil almış olan bu (anarşi) nin iae bir aksülamele yol açması kadar tabii bir şey olamazdı. Zaten her yolu», har gîdıarâ ifraTa ver dirilmesi, daima ••un makûsu bir ‘••ti- •J«liai intaç eder. Bu, adeta riyazi, mihaniki bîr kaidedir ve (fizik) kaidelerinin de en esaalısıdır. Fransızların (şedit olan roedit olmat ) mealinde bir meşeleri vardır, ki çok doğrudur. (Anarşi) nin, idaresizliğin ifrata varması, tab.atiyle istibdadı getiriyor, istibdatları, cebrü şiddetin ifrata var-dUrılmas! da ergeç mutlak ma-küu bir halin avdetine sebebiyet veriyor. Tarih, bu aiyast meddü cezir oyununun bin bir miaalini gösterir ve misallerin hepsi de aynıdır. İşte ltalyanın da 1920den sonraki vaziyetini bu noktai nazardan tetkik edince, onun (faşizm) i zorla tevlit etmiş olmasını tabii görmekten başka çare yoktur. Yalnız ( Faşizm ) meselesinde bizim Müsyü (Musolini) ile uyuşa-madiğimiz noktalar, kendisinin (demokrasi ölmüştür, hürriyet, modası geçmiş bir mefhumdur, fert yoktur, camia vardır, (faşizm, bütün medeni milletlere yeni bir Idareİ siyasiye sistemi getirmiştir) gibi İddialarından ibarettir. Bu sebeple bizim yaptığımız teoki-data muhterem İtalyan başvekilinin gücendiğine İse biran bile ihtimal vermeyiz. Çünkü MüsyÜ (Musolini) tuttuğu yolun zaruri bir neticesi olarak bugün Italyada matbuat hürriyetini kökünden kaldırmış iae de, kendisi gairtecilikle yetişmiş bir adamdır. Hatta bugün bile gazetecilikte devamedetı yegâne hükümet reisidir. Çünkü yanıt-mıyorıak galiba halâ her hafta muntazaman Amerika gazetelerine aiyasl makaleler vermektedir. Böyle gazetecilikle yetişmiş olanlara ise fikir münakaşalarına ve tenkidata kızmak değil, bundan memnun bile olurlar. Çünkü kuvvetli kanaat sahipleri tenkitten korkmazlar. Bilakis tenkit onların kanaatler.Q. bir kat daha kuvvetlendiren bir âmildir. İşte bizim yap* tığımız, Mösyö (Musolini) nin (Fa-fizmje ehemmiyet verdirmek ve onu dünyaya yeni bir (sistem) imiş gibi yutturmak için, (Demok rasİ) ve (Hürriyet) aleyhtarlığı yapmakta bulunmasını tenkitten İbarettir. Çünkü muhterem İtalyan Devamı 2 nri sahifede Fransa, Rus yardımına tamamen güvenebilir mi? —e- “Lehistan bitaraf kalınca Rus orduları Almanyaya giremez!,, -a- Fransız gazeteleri. Lehistanın aldığı vaziyet üzerine, Rus ordularının icabında Almanyaya girmesine imkân kalmamasile meşgul! — Fransa, mevcut askerini terhis etmiyor ve hududa gönderiyor Bugünkü vaziyet, 1914 deki vaziyetin aynı değildir. Çünkü Sovyet Rusya, Almanya ile doğrudan doğruya hem hudut bulunmıyor ve Lehistanın muhtemel bitaraflığı. Kızıl ordunun her türlü hareketini felce uğratacaktır.,, ” Petît Pariaen „ gazetesi, Fransız noktati nazarı hakkında uzun tafsilât vermektedir. Bu tafsilat şöyle hulâsa edilebilir. “Fransız plânı. Uluslar Kurum misakına istinat etmektedir. Yani, bir tecavüz halinde Uluslar Kurumu hemen toplanarak müstacelen mütecavizi tayin edecek ve bundan sonra Devamı 6 net sahifede Lehistanın aldığı vaziyet üzerine icabında Almanyaya hücum edip Fransanın yardımına koşamıyacak olan Rus ordwu bir reamigeçit esnasında Paris 6 (A. A.) — “Journal,, gazetesi diyor kİ: “Fransa geçen Cumartesi günü İtalya, İngiltere ve Sovyet Rusyaya bir teklifte bu- lunmuştur. Bu teklif Uluslar Kurumu çerçevesi içinde umumî bir karşılıklı yardım misa-kının imzası hakkındadır. Maa-roafih şurası anlaşılmıştır ki : “Streza,, konferansına doğru “Vaziyet ciddî, fakat harp tehlikesi az!„ Bizzal İııgitröter, “açtk sözlü kahrsrrk,, Avrupa kurtulur, diyorlar — “Şark„ misakı öldü! Şimdi bütün amitler, mStrezam da bütün Avrupaya şamil bir emniyet formülü bulunabilip bulunamıyacağındadır Lort “Eden,, Moekovada “Kremlin,, zarayına bakıyor Londra 6 (A.A) — B. “Eden. dün akşam buraya gelmîş’ir. Fransızlar ve “Strezaw konferansı Paris 6 (A.A) — Bugün topla- nacak olan Balkanlar konseyinde, Fransanın “Strese,, da alacağı vaziyetin ana hatları tespit ec’U–cektir. Dearnı 6 net sahifede Yunanistanda dört divanı harp çalışıyor “Çaldaris,, ve “Kondilis„in fırkaları birleşiyorlar Avusturya istiklâli tehlikede Avusturya istiklâli için düşünülen misak can çekişiyor Londra (A. A.» — ” Niyü» Krooikl,, gatetesi diyor ki: “Avusturyaoın İstiklâlini muhafaza için tasavvur edilen misak, can çekişmektedir. Çünkü B. Hitler Avusturyanın kendi mukadderatı ve İstikbali hakkında reyini kullanmasına müsaade edilmediğini iddia etmektedir.,, “Streza,, konferansı ve Avusturya meselesi Paris 6 (AA) — ” Streza „ konferansı münasebetiyle tasrih edilen bir nokta da şudur : Fransa hükümeti, Avusturyanın istiklâli hakkında Komada 7 kâounusanide yapılan anlaşmalara sadık kalmaktadır. Roma 6 (A.A) — Bura me-hafıline göre “Streza. da Avusturyanın iatiklâline hürmet temini i;in icabeden tedbirlerin de alınması lâzımdır. Hukuk talebe heyeti Ankarada Heyet bugün Kültür bakanı tarafından kabul edilecek Ankara 6 [Telefonla] — İstanbul hukuk fakültesi imtihan tartının uyumlaştırılması için alâkadarlar netdinde müracaatta bulunacak üç kişilik heyet geldi ve teşebbüsate başladı. Heyet yarın [ bugün 1 Kü'.tür Bakanı tarafından kabul edilecektir. Atina (Hususi) — Harb., Bakanı General "Kondilia,, gazetecilere vukubutan beyanatında lideri bulunduğu milli radikal partisinin ahali partisiyle birleşmesi hususunda "Çaldaris,, İle mutabık bulunduğunu ve pek yakında iki fırkanın birleşeceklerini ve İki partinin yeni İntihapta hükümet partisi olarak hareket edeceğini söylemiştir. Atinada İki divanı harp çalışıyor Atina 6 (Huşu*!) — Atina fevkalâde divanı harbinde, yeni heyetin huturunda, Harbiye mektebini işgal edenlerin muhakemesine başlamıştır.. Suçluların adedi 32 dır. Dön miralay Krİtalis'ia riyasetinde yeni teşkil olunan diğer bir divanı harpte de isyanın ilk gecesi tersaneyi basmağa giderken yakalanan asilerin muhakemesi görülmüştür. Buradaki auçlular 14 Devamı 6 ncı sahifede Eomelkİ gün "Selanik,.de kurtuna dizilen Yüzbaşı "Volanis,, Filmler nasıl yapılır ?... Filmciliğin sırrı nedir?... Bugünkü ve dünkü teknik? Film yapılan yerler?... FİLMLER DE Harplar... Tufanlar... Tayyareler... Boğuşmalar... Işık oyunları... Stüdyolar... Avrupa stüdyolarını yakından bilen VEDAT ÜRFt FİLMCİLİĞİN İÇYÜZÜ Adını taşıyacak olan makale seri erinde bize bitin bunları anlatacaktır Başbakan dün geldi General İsmet inönü, şehrimizde bir hafta kalarak istirahat edecektir General ismet inönü Haydarpaşa iatazyonunda Başbakan General İsmet İnönü dün sabahki Ankara ekspresiyle şehrimize gelmiştir. Vali Bay Muhittin Ostündeg ile Polis Müdürü Bay Fehmi Vural, Başbakanı Pendikte karşılamışlardır. Haydarpaşada General İsmet İnönü'nü karşılayanlar arasında İstanbul merkez kumandanı General Fehmi, Ittanbul kumandanı General Halis, saylav Bay Yahya Kemal, Üniversite rektörü Bay Cemil, Bozüyük saylavı Bay Salih, eski İstanbul şehremini Bay Emin ve bir çok zevat daha bulunuyordu. Başbakan kendisini karşılayanların ellerini sıkarak hatırlarını sorduk- tan sonra rıhtımda bakliyen mo-töre gelmiş, buradan ailesi ile beraber KadıkÖyüne geçmiş, oradan da otomobil ile hemşirelerinin Modadaki evine gitmiştir. İstasyonda kendisiyle koşuşan aaylav Bay Yahya Kemalin: — Generalim, artık on, onbeş gün lıtaobulda kalırsınız, değil mı? Sualine cevaben Başbakan, kendine bas samimi gütüşiyle: — Yalnız bir hafta, hem da sırtüstü yatarak. Mukabelesinde bulunmuştur. Bir müddet hemşirelerinin evla* de istirahat eden Başbakan Öğleden sonra tramvayla Kadıköy İskelesine İnmiş ve oradan bira derinin Adadaki evine gitmiştir. Öteki muahedeler de yırtılacak mı? İtalya, bütün muahedelerin tadilini istiyor! Fransızlara göre Bulgarlarla Macarların^ silâhlanması küçük itilâfın rızasına bağlıdır I ltalyanın eilâhlanmaaına taraftar bir müfreı Paris 6 (A. A.) — " Streza „ da "Nöyyi,, "Sen - Jermen,, ve "Trianon., muahedelerinin askeri maddelerinin yeniden tetkiki ihtimali meselesi ortaya çıkarsa bu, sadece bir "yoklama,, mahiyetinde olacaktır. Filhakika, orta Avrupsnın bu günkü askerî nizamının değişmesi için küçük İtilâfın tesvibi lâzımdır — Zaman — Malûm olduğu üzerine "Triya- olduğu anlaşılan Bulgar ordusundan atirahat halinde dod, muahedeaİ Macarları, "Sen-Jermen., muahedesi Avusturyayt, "Nöyyİ. muahedesi de Bulgarları mağlûp tanımakta ve aakerî teşkilâttan menetmektedir. "Musolini., bir muhtıra verdi Londra \ \ ı — B. " Musolini » nin " Stresa „ konferansı için bir muhtıra hazırladığı ve bu muhtırayı Paris ve Londra hükümetlerine gönderdiği »öylenmek- Devamı 6 neı sahifede Karikatürcümüzün bir anketi ve cevapları : 16 Dünya nasıl olmalıydı ? Bir itfaiye mütehassısına göre... — ZAMAN — 7 n:«.an AgR^İ^f=HhA=B^E1R=L!E^R || [JSON^HABERLER^I "Basra,, körfezinde İngiliz üsleri Ingilterenin, Iranın talebi veçhile "Bahreyyin,» adalarını tahliye etmesini beklemek lâzımdır İngiltere hükümetinin çok ehemmiyet verdiği yerlerden biri de Basra körfezidir. İngiliz donanmasının bir kolu, daima buraya uzanır. O havalide bulunan İngiliz harp gemilerinin en belli başlı üslerinden olan ikisi Hanjam ile Basidu idi. Bu sonununcu m ev ki Basra körfezinin adalarından birinde idi ve 1823 yılından beri İngiliz işgali altında bulunuyordu Hanjam adasının işgali ise daha sonra. 1868 senesinde başladı. Hindistan ile Avrupa arasında işleyen telgraf hattı, Basra körfezinin başındaki Foa dan geçiyordu. Bu yüzden Hanjam adası mühim bir kablo istasyonu olmuş idi. İngilizler buralarını işgal ederken, Iran hükümetinin donanması bulunmadığını ve bu yüzden o sularda asayişi temin edeme d ğini ileriye sürüyorlardı. Halbuki Rlza Şah Pchlevinin devri, böyle bir iddianın ileri sürülmesine imkân bırakmamak için körfezin sularında asayişi temine muktedir bir donanma vücudu getirmiş, bunun ne-t'eesi olarak Ingilterede bu mevkileri tahliyeye mecbnr kalmıştır. Fakat İngilizler bu mevkileri tahliye etmekle beraber donanmaları Basra körfezinden çıkıp gitmiyerek Bahreyyin adasına çekilmiş ve İngiliz menafıinİ oradan kollamayı münasip görmüştür. tran devleti, Bahreyyin adalarının kendisine ait olduğunu ve Ingilterenin burada bir hakkı bulunmadığını söylemekte idî. Bu yüzJen iki taraf arasında müzakereler vuku bulduktan başka mesele galiba Uluslar kurumuna da gitmişti. İngiltere bu defa donanmasını Bahreyyin adasına çekmekle, burasından vaz geçmek niyetinde olmadığını gösteriyor. Zaten burası İngiltere ile Hindistan ve daha uzak ingiliz müstemlekeleri arasında işli yen tayyarelerin güzergâhıdır. Hatta Bahreyyin adalarından biri olan Muharrak bir tayyare karargâhı olarak kullanılmaktadır. Hele son zamanlarda Bahreyyin adalarında petrol kaynaklarının keşfi, Ingilterenin buraya bÜs bütün fazla ehemmiyet vermesine saik olmuştur. Ö. R. Günün yazısı M. (Musolini) ye itiraz yok! 7 inci sahi/eden devam Başvekili gibi.ancak matbuat hürriyeti ve fikir hürriyeti sayesinde bu m/km hulunduğu mevkie çıkabilmiş 39 dan aşağı ¦d-m,n'"™!ml ?.U" ' - "* «lıs, * J' olabileceğine ve (hüm/lti fikriye) yi modan geçmiş birşey addcdeblleeeğine bir an ihtimal vermeyiz. (Hürriyeti fikriye ) nln ortadan kalktğl gün, medeniyete veda etmek lâzım geldiğini herhalde İtalyan Başvekili bizden çok iyi bilir. MüayÜ MuaolİBİ ) oln takıp ettiği beynelmilel eiyaeete gelince onu da biz bu aûtuolarda bili lüzum tenkit değil, tahlil ve teşrih İle iktifa ediyoruz. Meselâ Müayü - Lava! „ in Roma mülakatında İtalyanlara bir hayli şeyler verdiği halde, mukabilinde hiç bir şey remin edemediğini ilk gün-denberı söyledik, halâ da o İddiadayız. Müsyü a Musolini „ bu işte çok muvaffakiyet göstermiştir. Fakat kendisi, Afrikada bir kaç parça arazi veya Habrşistam yutmak selâhiyetûıi Fransızlardan almakla doyacak bir zat değildir. Bir müddet aonra Fransızlardan yeni taleplere kalkışacağı muhakkaktır. Biz İtalyan Başvekilinin, Fraosızları böyle oynatmasını tenkit değil, tevsik ve tespit ediyoruz. Bu, bir hakikattir. Ne hacet, M. tPrimı) raeslekdaşımız da, biz dr bir iki sene daha gazetecilikte devam cdebilıreek bu dedikleri-muin tahakkuk etliğini görece- £iz- Hatta işia iki aeoc süreceği ile şüphelidir. Müsyü tPrim.l, bugünkü (faşıstj italyayı müdafaa edeyim derken bir (pıt) ta kırıyor ve diyor, k -1935 Italyası, artık 1914 Kalyası değildir, bu, İtalyan.n 1914 t-müttefiklerioin aleyhinde harb-girmekle vefaaızlık ettiğini eçıkv • itiraftır. Halbuki Italyayı, 1881 teoberı devam eden gayet kuvvrt-li bir muahedeye rağmen, Almanya aleyhinde harbe girmeğe teşvik edenlerin başında o vakit gazeteci olan MüsyÜ (Musolini) bulunuyordu. Aynî Müayü (Musolini) İse bugüo Başvekildir. Şu haldr Beyoğlu rorslckdaşımıza toruyo-rux, ortada değişmiş ne vardır ? Maaoaafih şurasını tasrih edelim, ki, "faşizm,, meselesi münaeebc-tiylc, Müayü »Primi, ile bir münakaşa kapısı açcnnğ* hiçte niyet ve heveeimiı yoktur. N bayet İtalyan dostlarımızın dahili işlerin-karışmak kabrimizden bile geçmez. Bİı yalnız basan fikir münakalen yapıyoruz. Bu satırları yazmaktan makaadımıt da SOS S-TTmizi ve fikirlerimizi yanlış an-Uyanları İkas ve irşattan ibarettir. ZAMAN Üç yaşındaki çocuğunu öldürdü! Fransada tüyler ürpertici bir cinayet Karı koca bir olup cinayeti nasıl işlemişler? Katil " Vandelle ,. ve öldürdüğü çocuğa " Parl Suvar „ gazetesi, henüz uç yaşın* batmıyan üvey çocuğunu öldürmekle maznun bir canavarın muhakemesi tafsilatını yazmaktadır, bu cinayete göz yumduğu ve hıiıa öz çocuğunun sesi duyulmaması için ağzına kirli çamaşırlar tıktığı iddiaaiyle zan alımda bulunan canavarın karısıda muhakeme e t il inektedir. 25 yaşlarında iri y»rı bir adam olan katil *Jeon Vaudell.bİr müd-det mezbahada kasaplık ettikten sonra "Kın,, limanında ameleliğe başlamış'ır : 1934 senesinde aldığı kadının "Favard Pol„ İsminde bir çocuğu vardır. Şimdi öldürülmüş olan da bu yavrucaktır. 'Piri Suver,, ia verdiği tafai-Uta göre hâdise şöyle cereyao etmiştir t Bu çift evlendikten sonra çocuk bir süt nineye terkedilmiş, fakat bir müddet g-çİnce sabık kasap, süt nineye verdiği parayı çok görmüş çocuku evine getirerek sandık odasına »irli ça-oıaşırUrın arasına yerleştirmiştir. Çocuk ağladığı zaman bu üvry baba içeriye gider ve yavrucağı deti kayış ile dÖvermiş. Halta komşulardan mai.m * ıl m,, yavrunun şurasından burasından çok defa kanlar aktığıoı görmüş. Aaıl cinayet günü cereyan eden hadiselere gelince, " Vaudelle „ 11 ¦ 11-1i döndüğü zaman, ber gün kendisine eziyet eden üvey baba- Hindistanda kıyam bekleniyor "Gandi,, yine ortaya çıktı, hükümet mecliste 13 defa mağlûp oldu Bombay 6 (A. A.) — "Gandi,, hareketinin büyümesi ihtima. line raebnı, Hind hükümeti, müdafaa tertibatını takviya etmektedir. "Gandİ,, taraftarı mebuslar, meclisin bu celsesinde 1400'den fazla tadil takriri vereceklerdir. Hükümet, mecliste şimdiye kadar 13 mağlûbiyet kaydetmiştir. "Gandi,,, zirai bir kalkınma' plânı yapacaktır. Bu plâna göre, ulusun gıda rejimi tetkik edilecektir. "Gandi,,, propagan dasına yakında başlıyacaktır. Bulgar ordusundaki ayrılıklar temizleniyor! Bulgar zabitleri siyasetle uğraşmıyacak, asker Nazırlar ya siyaseti, ya askerliği tercih edecekler-Bulgar ordusunun takviyesine gelince... Gelen haberlere göre, bir Nisandanberİ "Sufya,, da toplanmakta olan yüksek Bulgar askerî şurası İşlerini bitirmek üzeredir. Bulgar askerî birliğina dahil olroıyan bir kısım zabitler, şuraya bir muhtıra vererek, ordunun ve zabitlerin bugünkü halini çok feci bulduklarını bildirmişler ve askerî birliğe dahil zabitlerin memleket İdaresine ve ordu işlerine tamamen hakim bulunmasından şikâyet etmişlerdir. Ayni muhtıraya nazaran bugün Bulgar zabitleri şu üç grupa ayrılmış bulunmaktadır: 1 — Askerî birliğe dahil olanlar, 2 - Bitaraflar, 3- Askeri birlik muhalifleri. Yine muhtıraya göre bu vaziyet karşısında Bulgar ordusunda disiplin vc tesanüt yıkılmakta, "Bulgar owİm«ii y bugün büyük bir imtihan karşısında bulunmaktandır. Muhtırada, orduda tesanü-dün ve disiplinin avdeti için, ya bütün zabitlerin kanunen askerî birliğe girmesi mecburî olması, yahut ta bu birlik mensuplarının ve bitarafların ordudan çıkarılması tatebedİlmek-tedir. Söylenildiğine göre, bitaraf ve askerî birliğe muhalif zabitler ekseriyeti teşkil etmektedir. Bunu nazarı itibara alan Bulgar askerî Şûrası, Uç reye karşı altı reyle "askerî bİrlik„in feshine, orduya ait işlerin harbiye nezareti tarafından tedvirine, memleketin diğer İşlerinin de mes'ul nazırlar tarafından görülmesine karar vermiştir. Yine Şûranın kararına nazaran badema Bulgar zabitleri siyasetle uğraşmıyacaklar, yalnız kış alarda askeri vazife-lerile meşgul olacaklardır. Şûra, Maarif Nazırı General "Radef., ile Dahiliye Nazırı Miralay "Ku!ef„ in de ya Nazırlıktan veya ordudan istifaları lüzumunu tahtı karara almıştır. Maamafih bu kararlarla meselenin halledilmediği, bitaraf ve askeri birliğe muhalif za-bitlerce zannedilmektedir. Bun. lar, askerî birliğin daha ciddî tedbirler alınmadıkça faaliyetine devam edeceğini ileriye sürmektedirler. Askerî Şûranın, asıl vazifesini teşkil eden Bulgar milli müdafaamı hakkında verdiği kararlara gelince, bunlar büyük bir itina ile gizli tutulmaktadır. Kaçırılan gazeteci meselesi Almanlar hakem gitmiyorlar, "Jakob„u da idam edecekler ! Bal 6 (A.A) — Burada çıkan " Nalİonal Zeitung ,, gazetesinin Ber.in muhabirleri, kaçırılan gazeteci ''Bertold Jakob,, un biya-aetİ vataniye eürmü ile muhakeme ve İbret İçin de idam edüece-g ı i yüksek bir memurun ağzın-oan duyduklarını bildirmişlerdir. Almanya, bu meaeleyi hiçbir suretle bir hakem mahkemesine tevdi edecek değildir. Isviçrenin şerefi mevzuu battı Cenevre 5 — Uviçrenİo Bal ııııııı-ı-.............«.........-ıııınmııı...........h......m......mı sına karşı hiçbir igHrer hissi duymayan yavru kendisini ufacıcık kollarıyla kucaklamış, yorgun olarak işten döndüğüoü söyleyerek bu deraguşu reddeden "Vaudelle,,: — Gündüz ıi'ln mu İdi ? diye annesine sorunca çocuk safiyetle şu cevabı vermiş t — Annemi kızdırdım ama bîr daha yapmam babacığım. İşte bu söz üzerine yavru, üvey babasından yediği tokatla yuvarlanarak sobanın kızgın saçıaa yapışmış, oradan kalktıktan sonra de dehşetli bir tekme ile serilmiştir. Her tarafı eıik ve yanık içinde kendinden geçen yavru, kirli çamaşırların İçme yatırılmış, fakat uyku arasında ağrılarından şikâyet ederek Vaudelleyi rahataız ettiği içia -1» tekrar gazabe uğramış, herif çotuğun burnunu bir yumrukta ezmiştir. şehrinden A'manyaya kaldırılan Nazı aleyhtarı gazeteci Jakobun kaçırılması hakkında, Federal meclisinde radikal mebuslardan Talman bir sual takriri vermiştir. Hariciye idaresi rcisî M. Mota verdiği bir cevapta dem ştir kî : Bu meselede Isviçrenin şerefi mevzuubahistİr. Hükümet sonuna kadar gitmeğe karar vermiş tir. Icabederae, A'manya ile aramızdaki 1931 mukavelesi mucibince hakeme müracaat edeceğiz.., i»»..............".........aasaps.......•.....¦saasasl..........¦»¦ Bunun üzerine çocuğun çeneleri kilitlenmiş ve vücudunu müthiş titremeler almıştır. Bu vazıyet karşısında üveğl baba çocuğun birbirine bağlanan çenelerini açmak için ellerini yavrunun ağsına geçirmiş, muvaffak olamayınca dişlerinin arasına bir çatal sokmuş, bu suretle parmaklarını da soktuktan sonra zavallı yavrvnun çene kemiklerini kırmıştır. Çocuk ölmüş, fakat karı koca karşılıklı oturup rahatça yemek yemişlerdir. Bu insan şeklindeki canavarlardan "Vaudelle,, kabahati, karı. sının üzerine atmak İstemiş, fakat şahadet ve delftil, kabahatli olarak kendisini göstermişdır. Muhakeme devam etmektedir. "Vaudcl,, İn karısı, mevkuf bulunduğu hapisanede yani bir çocuk doğurmuştur. Asrı mezarlıklar işi Dünkü Kamutay içtimainde Dahiliye Bakanı asrî mezarlıkların yapılması için lâzım gelen paranın temin edileceğini söyledi Ankara 6 (Telefonla)—Kamutay bugün Fikret Sılayın Başkanlığında toplanmıştır. Toplantıya başlanırken başkan, Van gölü işletme idaresinin 1935 yılı bütçesi üzerinde açılmış olan müzakereye devam edileceğini bildirmiş va söz alan İç işleri Bakanı Şük-rü Kaya geçen toplantı da bir saylav tarafından sunulmuş olan suale cevap vererek o gün bir vazife dolayısile An-karada bulunmadığından Kamutaya gelemediğini kaydederek Van gölünde vapur işletmesi hakkında istenen malûmatı tam olarak verebilmek i';;n Van gölünün siyasal ve Okonomik durumu etrafında kısa bir başlangıç yapmayı lü zumlu gördüğünü söylemiş vc demiştir ki: " — Van gölü geçmiş devirlerin en mamur köşelerinden bir sahayı yekdiğerine bağlıyan bir iç denizdir. Türklüğün ilk devirlerinde Ana- doluda büyük büyük devletlerin kurolmuş merkezleri iç denizi idi. Mütemadi ihtilâller, ihmaller, harpler Van gö ünü Van'ı ve etrafını harabelerle dolu bir saha haline getirmiştir. Fakat bu va/ yel Van Gölü ve havalisinin coğrafî ve Ökonomik kıymetini ve bilhassa Türklüğün bugünkü ve yarınki vaziyeti itibariyle siyasal ehemmiyetini zerre kadar kaybetmemiştir. Cumhuriyet şeyh Sait vakasından ve onu takip eden hâdiselerden sonra icabeden inzibatî tedbirleri tamamiyle aldı. Onu müteakipte oranın ümranını gözetti. Bu n un-tazam bir program halinde devam etmesi de lâzımdır.,, B. Şükrü Kaya bundan sonra Van gölünün ehemmiyetini İzah etti ve: Bu gölde işliyen vapurlar Uç motor ve iki yelkenli-Devamı 6 tnet sahi/ede Resmî dairelerin mektup ve telgaf-arından üçte bir ücret alınacak Ankara 6 (Telefonla) — Posta ve telgraf saatlerinin kaldırılması hakkındaki lâyiha kamutaya gelmiştir. Bu lâyihaya göre, muvazenei umumiye, hususiye ve mülhak bütçelere dahilde resmî makamlarla açık ve kapalı dille yazacakları telgraflarla bu daireler tarafından postaya tevdi o unan mektup, kart postal mevkut risaleler, her nevi basılmış kâğıtlar ile örnekler ve paketlerden ve ardiye ücretlerinden üçte bir ücret alınacaktır. iktisat Bakanı Kütahyada Kütahya 6 \\ A.| — İktisat Bakanı Bay C-1*1 Bayar beraberiodeki mütehassıs zevatla birlikte dün gece saat 23/30 da Cehrimize gelmiştir. Bay Celâl Bayar Kütabyanın iktisadi vazıyetini tetkik edecek ve bu yıl burada kurulacak olan porselen fabrikası İşleriyle meşgul olacaktır. Tekirdağ hapishanesinde bir kavga Tekirdağ (Hususî) — Sahil hapishanesindekı mahkûmların arasında gece bir kavga çıkmış ve neticede 2 kişi ölmüştür. Tekirdağı Elektrik febrikası Müdürü tahliye edildi Tekirdağı (Hususî) — Mevkuf bulunan Tekirdağ elektrik fabrikası müdürü bay Drafani iki bin lira kefaletle tahliye edilmiştir. Posta ve Telgraf teşkilât kanununa bir fıkra ilâve edilecek Ankara 6 (Telefonla) — Posta ve Telgraf idaresi teşkilâtı hakkındaki 2208 numaralı kanunun 14 üncü maddesine bir fıkra ilâve edilmesi hakkında Kamutaya gelen bir lâyihaya göre Posta ve Telgraf idaresince makbuz ve mektuplara yapıştırılan damga, Hilâliahmer, Himayei Etfal pullarının beyyielerinden şİm dîye kadar toplanmış olan paralar posta ve telgraf idaresince tesis olunacak sandığa sermaye teşkil edecektir. Elektrik, Havagazı, Su Ölçü ayarları için talimatname Ankara 6 (Telefonla) — Elektrik, havagazı ve su satıcılarının Ölçü ayarları için muvakkat bir talimatname hazırlanmıştır. İcra Vekilleri Heyetince tasdik edilen talimatname resmî gazete ile neşredilecektir. Ruslar, "Benesi,, de davet ettiler Prag 6 (A. A.) — Gazeteler, B. "Litvinof- no. B. "Benes.i resmen Sovyet Rusyasına davet ettiğine ve B. "Benes., in de bu daveti kabul eylediğine dair bir havadis neşrediyorlar. Sonbaharda vukubulacağı söylenilen bu seyahatin tarihi henüz tesbit edilmiş değildir. Habeşistan Uluslar Kurumuna yeniden müracaatte bulundu Cenevre 6 (A.A.] — Habeşistan hükümeti Uluslar Kurumu genel kâtipliğine yeniden telgrafla müraçaa etmiştir. Bu telgrafeamede, Habeşistan Tan gazetesi tarafından, Italyaoın Erttreye 4,000 amele göndereceğine ve bunların Masaua İle Habeşistan hududu arasında yo» inşa edeceklerine dair neşrolunan haberi mevzuu bahsetmektedir. Habeşiatan hükümeti bu hadisenin İtalya İVin askeri haıirlıkler mahiyetinde olduğunu ve aradaki ihtilâli kuvvetlendireceğini aöyliyerek Habeşiatan vaziyetinin İS Nıaanda fevkalada olarak toplanacak olan Uiuslar kurumu konseyinde tatbik edilmesini talebetmekledir. Genel kâtip verdiği cevapta, hu talebi konsey azasına tebliğ ettiğini söyledikten sonra, bu aeferki fevkalâde ıçtimeda konsey ruzname-sinin yalnız bir tek maddeyi yani içtimeı icabettiren hadiseyi ihtiva ettiğini ve fakat diğer müstacel meselelerin müzakereei lâzım gelirae konseyin karar İttihazına se’âh yeti olduğunu söylemiştir. Umumi kâtiptik Habeşistaoın talebini konasye bu şekilde arzecektır. Paris elçimizin ziyafeti Paris 6 (A. A.J — Türkiye büyük elçisi B. Sust B. Laval ve TitÛ-lesko ile refikalarına ve küçük anlaşma ile Balkan anlaşması mümessillerine bir öğle ziyafeti vermiş ve ziyafet sonunda görüşmeler olmuştur. Bir tayyare dağa çarptı Berlin 6 |A. A.| — Prag ve Amsterdam arasında erler yapan Hollanda tayyereai Nerştfalyada Brİlon c.varıoda bir dağa çarparak ta-mamiyte parçalanmıştır. Pilot, muavini ve iki yolcu telef olmuşlardır. 7 Ni — ZAMAN — Yeni bir karar İskele sade çelik, ten yapılacak Havuzlar idaresinin yapacağı iskele gelecek yaza yerine konacak Köprüdeki Kadıköy İskelesinin (elik olarak yaptırılmağına karar veriımiıtir. Bu büyük lekele için lâzımolao malzeme tedarik edilmiş va inşaat için hazırlıklara başlanmıştır, («keleyi Havuzlar İdaresi Haliçte yapacak ve leşaat takriben bîr buçuk sene kadar aü’ccektır. İskele tamamen bittik, (en sonra havuzdan çıkarılarak yerme vazedilecektir. Hazırlıkların bir aya kadar bitmesi, gelecek yaza kadar yeni lekelenin yapılması vr yazdan İtibaren açılması çok muhtemel görülmektedir. Bu iskele İki katlı olacak ve üst katta bir de gazino bulunacaktır. Vefa lisesi Yanındaki bina ilâve edilerek genişletilecek Vefa lisesi binası hail hazırda İhtiyaca kâfi gelmemektedir. Bunun İçin esbak evkaf nazırı merhum Bay Hayrı tarafından yaptırılmış olan yandaki binanın da satın alınarak Vefa lisesine İlâvesi kararlaştırılmıştır. Ü sküdar orta mektebi O.kftdardaki orta mektebin tenrKüsbanesi ihtiyaca kâfi gelmediğinden yamadaki bahçenin aatın alınarak teaeffetbane şekline sokulmasına karar verilmiştir. Askerî liselerde imtihanlar Dünden itibaren askeri liselerde İmtihanlara başlanmıştır. İmtihanlar on beş gün kadar devam •decektlr. Mülhakata işliyen otomobiller Şehirle mülhakat kısaları ara-asada işliyen otobüslerden bazıları bozuk olduğu illetle belediye btııları seferden nsenetmİştir. Bun. ların yerlerine evvelce Kadıköy Susdlya arasında işliyen geniş otobüsler konulmuştur. Tercümanlara diploma ve seyyahlar General Fon Eştooiyen vapuri-le 1? nisanda şehrim ze mühim bir seyyah kafilesi gelecektir. Belediye kuralarında okuyup muvaffakiyetle İmtihan veren tercümanlara yarın saat 14 te merasimle d ploma verilecektir. Kırk senelik bir müfettiş Belediye müfettişlerinden olup 44 srnedîoberl belediyede çalışmakta olan Bay Osman vaki talebi üzerine takaüde eevkedil-mistir. Haseki hastanesi genişliyor Belediye iki yeni pavî-yon daha yaptıracak Fasla telefon mükâleme bedellerinin halk tarafından belediyeye teberru edilmesi üzerine bu psralardan mühim bir kısmiyle hastane İnşası kararlaştırılmış idi. Hu cümleden olarak Haseki hastaneainde yapılmakta olan 25 yataklık entaul doğum paviyonn İnşaatı, beş, altı ay aonra nihayet bulacak va bu pavyon ey’ûl nihayetlerinde açılacaktır. Yne bu para İla Haseki has-tabanesİne ilâve edilecek mutbab, idare kısmı ve saire şubeleri havi paviyoolara ait projede ihzar edilmiştir. Yakında bu paviyoouo da yapılmasına başlanılacaktır Diğer taraftan Haseki hastanesinin yanında bulunan va elyevm aşağı yukarı metruk bir vaziyette olan Krçihatun cam inin de belediyece alınarak hastahaneye karılması kararlaştırılmıştır. Bu takdirde 25 yataklık bir kısım da orada temin edilmiş olacaktır. Çöpten gübre Almanyada çöplerden istifade edilerek yeni bir nevi inşaat malzemesi yapılacağı yazılmıştı. İstanbul belediyesi şimdilik çöp erden gübre istihsal etmeğe karar vermiş, bu bnsusta Icabe-den tedbirleri almıştır. Bilâhare çöplerden daha asri şekilde istifada imkânları da araştırılacaktır. Çocuk bayramı Anneler birliği bugün toplanacak 23 Nisanda yapılacak olan Çocuk bayramı va çocuk haftası İçin muallimler mıntaka ramtaka toplantılar yapmaktadırlar. Çocuk bayramı münasebetiyle mekteplerde şimdiden hazırlıklar yapılacağı gibi Anneler birliği de bugün Himayeietfal cemiyeti binasında bir toplantı yapacaktır. Bu seneki çocuk bayramının geçen senelere nazaran daha mükemmel bir şekilde yapılması için azami gayrat aarfedılmektedîr. Kadınlar kongresi rİmîze beynelmilel kadınlar İttihadı ikinci reis vekili Bayan Roıa Manus ile kâtibi umumi Bayao Kalhirine Bompas gelecektir. Bu Bayanlar şehrimize geldikten aoora beynelmilel kadınlar birliği bürosu kurulacaktır. Kültür müfettişleri Kültür mufrttışlerioden Bay Reşat Nuri ve İbrahim Alâeddıo dün Ankaradan şehrimize gelmişlerdir. Yeni alınan memurlar Yol vergisine ait işlerle uğraşmak usare belediyeye yeniden 35 memur alınmasına karar verilmiş İdi. Açılan müaabakaya gı, enlerin avrala hâlâ tetkik edilmekte olup kat’İ mi 11 aocak per«-mbe günü alâkadarlara bildırilr«ektir. Salonda tesisat bitti İstanbul Muafaza Müdürlüğü tarafından kaçakçılığın önüne geçmek için Galata Gümrük salonunda yaptırılmakta olan yeni tel örgü tesisatı evvelki fün ikmal edilmiş ve dün na-a mühendisleri tarafından tetkik edilerek teslim alınmıştır. Tesisat yarın umuma açılacak ve yocularlara karşılayıcılar bu tesisat sayesinde birbirlerinden ayrılmış olacaklardır. Yağlar °/o 40 karışık! Yemek yağları nerelerde ve nasıl tahlit ediliyor ? Müfettişlerin vardıkları netice Belediye müfettişleri son bir hafta zarfında Asma a İti, Balıkpa. sarı ve civarında tarama şeklinde bir teftiş yapmışlardır. Bu teftiş neticesinde bilhassa satılan yemek yağlarından yüzde kırkının mahlut olduğu anlaşılmıştır. Yapılan tetkikler netleealnde yağlardan bir kısmının buradaki yağcılardan basılarına ait imalâthanelerde tahlil edildiği tebeyyün etmiştir. Fakat diğer mühim bir kısmının İse buradan Trabzooa iç va kuyruk yağları gönderilerek mahallinde tahlit edildikten aonra buraya getirilmekte olduğu anlaşılmıştır. Vakıa hıfzıssıhha kanuou mucibince mahlut yağ satışı yasak değildir. Ancak yine bu kanun iktizası olarak mahlut yağların üzerlerine bunu halka bildiren birer etiket yapıştırılması mecburidir. Binaenaleyh buna riayet et-miyecekler şiddetle cezalandırılacaklardır. Beş bin liret Dün bîr döviz kaçakçısı yakalandı Muhafaza teşkl âtı memurları dQn bir döviı kaçakçısı daha yakalamışlardır. Hâdise şöyle ear-yan etmiştir. Hayfaya gidecek olan Rerzi-yon vapuruna binmek İçin Bayan Sonkozki salona gelmiş ve rıhtımda duran 306 numaralı aürat motoru ile vapura gitmek İçin hareket etmiştir. Vaziyetten şüphelenen bu memurlar derhal motora durdurup Bayan Sonkoskl İla motörde bulunan vapurun acentesinin memurlarından Mizrahiyi İsticvap etmişlerdir. M zrahl ifadesinde, seyahate çıkmakta olan Bayan Son-koskiyi teşyie geldiğini ve yanında kaçak eşya olmadığı gibi para da bulunmadığını, yalnız iki lirası bulunduğunu söylemiştir. Fakat Mizrahinio üstü aranmış ve ceketinin kibrit cebinde bir adet bin ve 8 adet de 500 lirettik ltalvan banknotu buluomuştur. Mizrahi 5000 liretin üzerinde çıktığını görüoca suçuna itiraf ve pnralfr1 Sonkoskiye ve. recegİui söylemiştir. Suylu bak. kındaki tahkikat ikmal edi.miş ve evrakla birlikte İhtisas mahkemesine gönderilmiştir. Bir asistan Avrupaya gidecek Ziraat Baken’ıgı mahsulâta eriz olan bazı hastalıkların teşhisi hakkında tetkikat icrası için ziraat enstitüsü asistanlarında’! Bay Sedat Celâli Almanyaya göndermeğe karar vermiştir. Odalar kongresi Vilâyetlerde hazırlıklar yapılmıya başlandı Dördüncü Türk ticaret ve sanayi odaları kongresi 21 Mayısta Ankarada toplanacaktır. Kongre bir hafta devam edecek ve 28 Mayısta dağılacaktır. Kongreye her vilâyet dahilindeki ticaret odası namına İki âza İştirak edecektir. istanbul ticaret odası kongreye gidecek Azaları seçmek İç n hazırlıklara başlamıştır. Seçim her vilâyette en çok Nisaoa kadar ikmal edilerek evrak kongre umumi kâtipliğine gönderilecektir. Kongreye İştirak edecek azanın yol paraları ve Ankarada ikametleri esnasında zaruri masrafları mensup oldukları ticaret odaları tarafından verilecektir. Ayasofya Batı yüzü bu yaz tamir edilecek Müzeler Umum Müdürlüğünce Ayasofya müzesinin batı yüzünün tamirine karar verilmiştir. Diğer Üç cephesi muhtelif t»rihl-rd* tamir oJiM.fi halde bu cephe hara-biye yüz tutmuş, yağmur ve kar ¦uları duvarlar arasından sızmağa başlamıştı. Tamir bütün yas mevsimi devam edecek ve evvela methal tarafından başlanacaktır. Kadıköy su tesisatı Kadıköy su tesisatının genişletilmesi ve au tazyikinin arttırılması hakkında tetkikat yapan komisyon raporunu yakında vekâlete gönderecektir. ………….- Şerhler Kemale erişen insan, sıhhatini koruyan, dimağını zenginleştiren, vicdanını huzur içinde yaşatan, ruhunu bir mabet gibi nezih tutan kimsedir. Farrar Şerh ve izah: insanın sıhhatini koruması, temiz ve iyi yaşamasına bağlıdır. Dimağ; itimle, hayatta kazanılan tecrübeler, ve asit fikirlerle beslenir ve zenginleşir. Vicdanın huzur bulması için, insanın evvelâ Özü ite, sonra alâkadar olduğu bütün vartıklarile müsalemet içinde yaşaması gerektir. Ruhun bir mabet kadar ulvî, bir mabet kadar nezih olması için onu yüksek ahlâk içinde yaşatmak lâzımdır. Bu esaslara göre yaşı-yan insan, şüphe yok ki kâmil bir İnsandır. ZAMAN Marmara faciası mahkemede Şahitler ” motörde fener yoktu „ diyorlar Marmarada 33 kişinin boğul-masiyle neticelenen Firuzen vapuru – Afİtap motÖrü müsademesi davasına dün ağır ceza mahkemesinde devam edilmiştir. Dünkü celsede suçlular mevkuf motor kaptanı Faik İle, gay-rımevkuf vapur kaptanı Hüsnü hazır bulunmuşlar, bir kısım şahitler dinlenmiştir. Buolar-danbirl o gece motörde bulunanlardan Muraddır. Murat hâdiseyi anlatmış ve vakanın pek aal ol-dogunu söylemiştir. Yine şahit Kütahyalı Ahmedin oradan gelen iatînabe evrakı okunmuştur. Firuzen vapuru kaptanı B. Hüsnünün gösterd ğl müdafaa şahitleri olan Fikret, Akay kaptanlarından Hüsnü, gümrfl’c memurlarından Ethem ve Heybelİada nahiye müdür Tekili Bay Vehbi, Afıtap moıörüode fener bulunmadığım aöy lemislerdir. Muhakemeye gelmiyen diğer şahitlerin celbi İçin Ulik edilmiştir. ‘Öylesem tesiri yok. ustam gönül razı değil Yeni bir alet Hastalıklar bir aletle teşhis edilecek Avrupada rakkas ile yer altında maden, su ve insanlarda-da hasatalık aramak meseleleri radişthevİe ile uğraşanlar çoktur. Toprağın içinde gömülmüş olan maden hazinelerinden çıkan ve göz ile gö-rülemiyen dalgalar da tayyarelerle zapt edilmektedir. Avrupada radışderi ile maden aramak uıulü o kadar ilerlemiştir ki bu iş için hususi tayyare müfrezeleri kurulmuştur Rekası harekete getirmek İçin cümleİ asabiyede hususi bir hassasiyet bulunmak lâzımdır. Bundan başka telkin va-sıtasîle her tasavvur edilen hareket verilebilir. Ekseriya Opratörler İstemiyerek bu hataya düşmektedirler. Ankara Ziraat Enstitüsü profesörlerinden baytar Samu-el Aysoy bu büyük kusuru izale için bir alet icat etmiştir. Bu aletin ismi Radyo am-plificoteurdilr. Bu alet kendisine gösterilen cisimlerin (İnsan, hayvan, süt, yumurta vesaire) mevceleri-ni top’ıyacaktır. Bu alet vasıtasiyle insan ve hayvanın hastalıkları da teşhis edilebilecektir, Liman şirketi heyeti umumiyesi Uugûn 1 i. m şirketi heyeti umumiyesi toplanacaktır. Bu İçtİ-msda maliyeyi tahakkuk müdürü Buy Talât temsil edecektir. ölüleri canlandırıyorlar! Amerikanın Kolombiya üniversitelinde hekimler ve operatörler çok mflhlm tecrübeler yaptılar. Koyunlar üzerinde yapılan tecrübe şudur ı Bir koyun elektrik cereyanı ile Öldürülüyor, aoora buna yeniden can veriliyor. Koyunu Öldürmek için kullanılan elektrik, koyunun böbreğin den temin olunan enerji İle bütün vücudunu kaplıyor ve koyun ölüyor.Fakat Ö umden soora hayvanın vücudüne bir cereyan daha veriliyor havyan titriyor, yüreği yeniden çarpmağa başlıyor, hayvan ayağa kalkıyor ve hiçbir şey olmamış gibi geziyor, dolaşıyor. Tecrübe ayol koyun üzerinde birkaç defa tekrar edilmiş, hayvan birkaç defa ölmüş, birkaç defa dirilmiş ve bu yüıden hiçbir acı duymamış, hiçbir zarara uğramamıştır. Bugün bu tecrübe hayvanlar ürerinde tatbik o’unmuş va mu. vaffakiyetla neticelenmiştir. Yarın aynı tecrübenin insanlar üzerinde aynı muvaffakiyetle tatbik oluomıyacağını kim iddia edebilir? Elektrik devrinde yaşıyoruz. Elektriğin girmediği bir ocak kalmadı. Elektrik çarpmasına uğrayarak ölenler var. Demek ki bu çeşit kazaya uğrıyan arın bayatını kurtarmak mümkün olacak. Hatta İşin bukadarla karıyarak elektrik çarpman gibi başka çarpmalara da uğrıyanları kurtarmanın ve aaıl ecelleri getincîye kadar insanları yaşstmsnıa mümkün olacağı anlaşılıyor. Gerçi bugün henüz bir şey bilmiyoruz. Fakat her gün yeni bir bilgi harikasile karşılaşıyoruz. İmin ba İlari ged ışı, aleme, ve Öıüme karşı yeni yeni muvaffakiyetler kazanışı, onun topraklara kök salmasının, topraklar, dan fışkırıp insanların üzerine gölgesini yaymasıoıo, en tabii verimdir. İ mı böyle kökleştiren muhitlere ne kadar gıp e edilse yerıdı-I L. Bir zorba Bıçağına dert dinletmek istemiş, fakat!.. Üsküdarlı Hüsü isminde biri. Şemsinin kahvesine çok sarhoş bir hslda gitmiş; sustalı çakısını çekerekı — K min derdi varsa buna anlatsın I Diye beğıra bağıra, bıçağını sağa sola sallamış, kimseden mukabele görmeyince oradan çıknvş, kahvenin karşısındaki balıkçı Necminin evine giderek : — Aç bakalım şu kapıyı | narasından sonra bıçağı kapıya saplamış, bu sırada gelen polisler tarafından da yakalanarak karakola götürülmüştür. Hüsnü şimdi, bıçağına na çeşit dert dinletmek İstediğini mahkemede anlatacaktır. Yeni soyadı alanlar Bilgetiirk — İnegöl Sinan Bey mahallesinde B. Rüstem oğulları Maltepe askerî lisesi talebesinden Mustafa, Anka* ra Harita Umum müdürlüğfl Ş. 5 de İbrahim. Germiyan — Sivas askerlik idaresi muhasibi. “ZAMAN B A B AM NE DlYOR? ti/Ih fAvercM Amlıj/amıgoram Zaman kama. btmm halım ma a ta tak? IH t m sıkı sskı mgmğımdaf lıağhyvlar… Hem de konacak hu yer bırakmıyorlar ! Zaman baha – Karmam İtina tamam dol-e-mrmm la kalıra olama dlm* ,aklama4.kla-.«a likrel hatam’ — ZAMAN — 7 Nisan Zaman Ansiklopedisi “Velz-Wells„ kimdir? İn karİimiz yazıyor : Ing. ıı muharriri Mister”\Vısls„ in Türkçeye çevrilen umumi tarihini okudum. Bu muharrir n ter-cümcİhalîni de merak ettim. Bunu yatmanızı rica ederim.„ Cevabımız İngiliz romancın, hikayecisi ve mütefekkiri “Herbert George Wells. 1866 yılında doğdu. Fakir lir adamın oğlu idi. Onun irin iyi bir tahsil görmeğe İmkân bulanındı ve küçük yaşında çalışmağa m el ur oldu. Fakat ailesinin fakirliği yüzünden elde edemediği tahsili kendi aaiyle ihraz etti ve 16 yaşına vardığı zaman parlak bir İmtihan vererek mektebini tamamladığı gibi 1888 de de Londra Üniversitesinden, en birinci derece ile hayvanat İlmi mütebaısısı olarak neşet etti. “Wel!s., tahsil hayatını bu şekilde tamamladıktan sonra muallimlik, murebbilik yaptı ve nihayet gazetecilikte karar kıldı. 1893 ten itibaren yazı yazmağa başlıyao ” Wells „ aynı sıralarda •serini de yazdı. Onun İlk eserleri, fen terakkisinin nerelere varacağına dair kehanetleri ihtiva eder. Zaman ma- kinesi “1895,,, Görünmiyen Adam “1887„ , Dünyaların Harbi (1896) , adını taşıyan eserleri bu vadide yazilmıştır. “VVells^, Kipps (190S), Misler Polly (1909), gibi eserlerinde orta aınıf insanların ruhlarını tahlil etmek yolundaki kudretini gösterdi. Muharrir, daha sonra bir mütefekkir, bir filozof olarak göründü ve Evlilik (1912, Kalbin gzli köşeleri 11922), Yenİ Makyavel (1911), ölmiyen ateş (1919) ile büyük fikir meselelerini ileri sürerek günün en derin mütefekkirlerinden sayıldı. Onun alâkadar olduğu mevzulardan biri sosyalistlikti. Birkaç eaerinde onun bu alâkası pek açık görünür. Umumî harbin koptuğu aene de *Wellı„in iki eseri intişar etti. Biri ” Dünya serbest oldu, diğeri : ve harbe son verecek harp, di. Hırp senesinde birkaç eser yazan muharrir hırp blttikden sonra umumî tarihin ana hattını yazdı ve daha sonra fen tarihinin ana hattını çıkardı. Onun en son ve en güzel eserlerinden bîri de kendi tercümei halidir. Uyanış devirlerinde Tercümenin rolü Yazan : Hdnıi Ziya Ü U-n Kıymetli mütefekkir ve ilim adamlarımızdan Bay Hilmi Ziya bu unvan altında mühim bir eser neşretmîştir. Takriben dört yüz sahifeyi bulan ‘bu eseri bu sütunlarda tahlile imkân yoktur. Yalnız münderecatının mahiyet ve ehemmiyetini anlatmak için mukadde-mesinden şu birkaç satırı naklediyoruz : “Bu kitaptaki temel fikir şudur: Ayrı ayrı medeniyetleri açar gibi görünen büyük (uyanış) lar, hakikatte, gittikçe genİşlİyen sürekli tefekkürlerle birbirine bağlıdır. Bu sürekli tefekkürü temin eden ise bilhassa tercümedir.,. Bu fikirle işe girişmiş olan muharrir, tercümenin, medeniyetlerin tekevvün ve birbirlerine sureti ittisal ve intikallerİndeki rolü araştırmak ve göstermek bahanesiyle adetâ beşeriyetin tarakki-yatı fikrİyesinin ve medenî iokişa-fının bir nevi tarihini yazmış veyahut muhtasar bir muhtırasını yapmıştır. Kitabın vücude getirilmesindeki asıl maksat da, tercümenin medeniyetin mebadıl zuhurundan bugüne kadar muhtelif milletlerin tarakkisindeki teairini göstermek surtilc ( uyanış ) devresi dediğimiz bu devirde, ona olan ihtiyacımızı izah ve isbattır. Bunda da Bay Hilmi Ziyanın muvaffak olduğuna ve e»*ri okuyanlara bir hay i tefekkür ve’lle-leri verdiği’ie şUphe yoktu’. Su çok özü, çok uzun tetkikat!a ve g-’in bir gö üş ve anlayış kabiliyetiyle yazılmış olan eseri, ciddi ve ilmi eserler müştaklısı karilerimize tavsiye ederiz. (Vakit) kütüphanesi tarafından neşredilmiş o.up fiatı 100 kuruş-tur. • Fikir hareketleri Bay Hüseyin C ahidir. ( Fikir Hareketlerinin ) 76 ncı nüshası Çıkmıştır. (Tarihte şahısların rolleri), (t ¦¦¦•i karşısında insan), (münakale iş’er.nde inkılâp^ gibi kıymetli makaleleri, tRokfeller ile mülakat) gibi lezzet ve merakla okunacak yazıları şayanı tavsiyedir. Bay Hüseyin Cıhit (Meşrutiyet hatıra) larına devam etmektedir. Bu hatıraların ehemmiyeti b.l-hassa yazanın şahsiyeti itibariyle, malûm olduğu için mecmuayı okuyucularımıza tavsiye İle iktifa cd:-yosuz. POLİSTE Kendi tabancası ile yaralandı Feriköydc oturan Murat ilminde bir rençber, bahçıvan Alekonun bahçesinde toprak alerken bir aralık belinde bulunan tabancası ansızın ateş alıvermiş çıkan kurşun adamcağızın tam göbeği ortasından girmiştir. ölüm derecesinde olduğu yere yıkılıp kalan Muradın halini gören Aleko, zabıtayı haberdar etmiş, polisler, derhal yaralıyı Etfal hastahaneaine kaldırmışlardır. Muradın hayatı tehlikededir. Bir çarpışma Fenerde şoför Kemalin 2536 numaralı otomobili ile şoför Ismailin otobüsü çarpışmışlar, her ikisinin çamırlıkları parçalanmıştır. Madam mangala düştü Beşiktaşta oturan 70 yaşında Madam Angelikİ, odasında yanmakta olan mangala düşmüş ve vücudunun bazı yerlerinden yanmıştır. Madam polis tarafından hasta haneye kaldırılmıştır. Yardımı az bulmuş!.. Hasköy fukaraperver cemiyetinden yardım görmekte olan Avram isminde bir Musevî, dün parmak kapı gazinosunda, cemiyet tarafından kendisine yapılan para yard.mını almış, fakat miktarını az görerek bağırıp çağırın? ğa başlamıştır. Avram o derece ileri gitmiş ki, bir aralık elile gazinonun camlarını kırmış, bilek damarları kesilmiştir. Bu vaziyet karşısında işe polis müdahale etmiş ve Avram Bal-ıt Musevî hastahane-sine yatırılmıştır. ve Kumarbazlar İki yerde 29 kişi aletler yakalandı PoÜs, Beyoğlunda Afrika hanındı İS numtr ılı dairede ve Taksimle, Pire M’hmet sokağında İS numara ı Madam Polikin ev.nde kumar cürmümeşhudu yapmış,her ikisinde yedi İanesi kadın olmak ü»er*29 kumarbaz, kumar alât ve edevatı, fişler ve kumar p ırasını mü’adcre etmiş ve kumarcıları da B; 11 suîh ceza muhakemesine vermiştir. Haydarpaşa lisesine bahçe Haydarpaşa lisesi önündeki saha satın alınarak önüne asrî şekilde bir bahçe yr pllacakbr. Bu bahçe içinde tenis ve diğer sporlara mahsus kısım’ar da buluna-cjktır. Bahçenin astın alınması için kültür bakanlığı icabeden tahsisatı vermiştir. Diyarbekir mektubu 8 kilometrelik bir daire halinde şehri çevreliyen tarihî surlar 166 senede yapılmıştır Diyarbekir »arlarının en maruf bûrçlerinden biri olun ve hicre!’ 284 tene evvel yapılmış bulunan ( Ben Sen ) burcunun tepesi ve cenup cihetlerindedır ki bunların baştıcaıı dağ kaputu Diyarbekir (Hususî) — Diyarbekir, Dic’e nehri kenarında 32 bin nüfuslu güzel bir şehirdir. Diyarbekirin eski ismi Amid’dir. Bu suretle ad verilmesi hakkında iki rivayet var* dır Rivayet’erden biri ki za-iftir. Medin bini İbrahim evladından Amit bini lllelbendi ismindeki zata nisbet edilmesi diğeri -ki daha kuvvetlidir-Irakın Şimalden nihayetlenen sınırı bulunmasıdır. İbrani dilinde (Amit) sınır nihayetini ifade ediyordu. Siyah bazalttan yapılmış surları ve evleri dolayısile buraya ayni zamanda (Kara Amit) de denilirdi. Diyarbekir İlk kavim olarak Turanilerİ tanıyor, bu kavmin bu havalideki hükümetleri dört bin yıl öncedir. Bundan sonra Diyarbekir sırasile Gildaniler Midyeliler eline geçmiş ve bilâ-h ırede Keyhusrevin istilâsına uğramıştır. 625 y.lında Diyar-bekire gelen kabileler arasında Bekir hini Vail kabilesi Vilâyet merkezini işgal ve yerleşerek evler yaptırmış ve şehrin ismi (Amit) iken bu kabile ismine izafeten (Diyarbekir) yapılmıştır. Diyarbekir surunun yapılmasına h’cretten 284 yıl evvel İkinci Kostantiye zamanında başlanmış ve sur 166 senede ancak ikmal edilmiştir. 82 Fücü İhtiva eden surun muhiti takriben sekiz kilometredir. Her kule muhiten 51 irtifaen 21-22 metredir. Surlar çok muntazam türlü türlü yazılar ve resimlerle doludur. Surun ehemmiyete şayan bürçleri bi hassa şimal, garp bürcü ile Yedi kardeş, Ben Sen ve Keçi bürç’e idi-. Bu bürçler halen sağlamlıklarını muhafaza etmektedir. Bürç’e-ri ı ve burç aralıklarının üst kısımlarında sıcak suların dökülmesine mahsus mahallerle koruyuculara mahsus siperler ha â bir çok yerler.nde metanetini muhafaza etmektedir. Şehrin içinde, Dicleye ba. kan (tçkale) adile bir kale daba vardır ki çevresi hemen bin metreye yakındır, İçkalenin de on altı kulesi vardır. Buranın içinde Virankale adile maruf ve yerden İtibaren elli metre yükseklikte bir kale daha vardır. Burada Cengiz ve Mogol-lerîn yıkılmış bina ve eserlerine rastgelinmektedir. Aaraptar tarafından Samın alınması tarihinden sonra Di-yarbekirin de alınmasına lüzum görülmüş ve hicrî 19 yılında Diyarbekir İslâmlar eline geçmiştir. Fakat sonraları Bizanslılar burayı tekrar almışlar ve daha sonra Selçu-kiler, artık oğulları, Akko-yun’u'ar Diyarbekirde hükümet sürmüşlerdir. Diyarbekir Timur ve Safevî istilâsına da uğramıştır. Çaldıran muharebesinden sonra Yavuz S;l.m 921 yılında Şah 1-mailİ mağlûp ederek Mar-dinle beraber D ya b ıkiri kati surette almış ve işte ovakİt-tenberi Diyarbekir Türk hükümeti idaresine geçmiştir. Şehirde mevcut mimari kıymeti haiz eser’er hep Türkler tarafından vüende getirilmişti’-. Efsus nahiyesi nası! çalışıyor? Yerli malı giyme ve güreş merakı Maraş (Hususî) — Efsus nahiyesi uzaktan görününce ağzımdan gayri ihtiyarî derin bir oh çıktı. Hayvana binmeme rağmen günlerce yürümekten vücudumun her tarafı adeta kırbaçlanmış gibi sızlıyordu. Maraş mülhakatının, dört tekerlekli vesait şöyle dursun, hayvanın bile adım b.ıjın la bir uçuruma yuvarlanma tehlikesi geçirdiği kazma, kürek görmemiş o sarp yollarında tabana kuvvet vermekten başka çare bulunamıyor! Elbustanın bu şirin nahiyesi, etrafında ta ufuklara kadar uzanan meyva bahçelerile bir kat daha güzelleşmiş ve aü.-lenmiş. Bu bahçelerle, yolcuları daha çeyrek saat beride kar-şılıyan muazzam mektep binası, halkın ça’.tşkanlık ve vatan severlik derecesi hakkında insana güzel bir intiba veriyor. Yol üzerinde hayatlarını bu bina İçinde neşri irfana hasreden değerli ve feragatkâr muallimlerle konuştum. Mektepleri tahminim hilâfına tam devreli imiş. Bağlı olduk arı vilâyet merkezi biıe henüz üç sınıfıı ve birer muallimÜ mekteplerden kurtulamamışken bu ¦ 1 i1 i¦ ıı memnuniyete değerdi. Ancak kadrolarında bir muallim no!:-, .un. ı-, bunun için ne de olsa tedrisat ar/u edildiği derecede muntazam yürü-yemİyormuş. Sokaklarında yürürken sevimli nahiyenin canlılığı daha yakından göze çarpıyor. Ha-r.cinde olduğu gibi nahiyenin içindede metruk kaimış bîr karış toprak bulmak İmkânsız. Meydanlıklar, yol kenarları, divarlar arasındaki ağaçlıklar- kadar hep fidanlık, tarla ve bahçe yapılmış. Ef-susun her köşesinde nahiye müdürünün ve Belediyenin gayret iz eri göze çarpıyor. 4000 nüfuslu ve yüzden fazla dükkâna malik bu güzel, canlı nahiye merkezinde şüphesiz ki hoşa giden şey şu iki hususiyetidir: Bunun biri, çocuklarından İhtiyarlarına kadar herkes şayak dedikleri ve kendi tez- fahlarında kendi elleriyle do-u.iuklan kumaşlar giymeleridir. Diğeri de güreş merakı* Karlı fırtınalı kış günlerinin hiç birisini boş geçirmezler, meydanlıklarda karların üstünde çıplak güreşler yaparlarım,. Bana bunları anîatan Ef-suslu pehlivana ağzımdan nasılsa “üşümez misiniz., diye bir sual çık.verdi. Sorduğuma bin kere pişman oldum : Türk üşür mü hiç Bayım,, dedi. Bu pehlivanlır ülkesinden ayrılırken memnuniyetimden sızılarımı unutmuş gibi idim. .V. Karpuz Kabuğu -Millî Roman- Yazan: I. Vecihi —— -92 — Halbuki böyle ihtiyar ve hasta bir kadın candan bir adam tarafından bakılmağa muhtaç idi. Vakıa ¦on zamanlarda Melâhat, ressamla çok meşgul olduğu cihetle kayıoval-deaine karşı eskisi gibi vazifesini ifa etmez olmuştu. Fakat onun bu İhmaline mukabil Şadan Bey, pek ¦evdiği ve hürmet ettiği valdesioi hiç yalnız bırakmıyor, daima tedavimle iştigal ediyordu. Şimdi, kadıncağız iki gündür her türlü tedaviden, candan bir adamın kendisine bakmasından mahrum, yukarıda, odasında, yapayalnız metruk ve meyus bir halde İdi. İşte Melâhat kendi yalnızlığının acısını çekerken ihtiyar kadının da bilhsssa oğlundan hiçbir haber alamıyarak büsbütün muztarip ve endişeli bir halde yalnız kaldığını düşündükçe kalbinde bir acı duyuyordu. Maamafih yine ihtiyar kadını kabahatli buluyor, kendini anazur görüyor ve kendi kendine diyordu ki: — Bütün kabahat onda. Oğlu feci bir cinayet işlemişken, zavallı Saffet Selâmiyi alçakça öldürmüşken neden beni itham etti, bana bir mücrim muamelesi yaptı? Bunu düşününce d.-kayın validesine karşı tekrar hiddetleniyor, onunla gidip görüşmek, bir gün evve-kİ şiddetli muamelesinden dolayı itizar ederek bu müşkül vaziyetin içinden çıkmak çarelerini beraber aramak arzusundan var geçiyordu. Hem gidip kayın valdesine ne söyliyecektİ ? Nasıl itizar edecekti? İtizar etmek için ressamla olan muaşakasını inkâr etmeek, Şadamn haksız bir kıskançlıkla ressamı öldürdüğünü iddia eylemek lâzım İdi. Halbuki genç kadın böyle bir yalan söylemeğe tenezzül etmek İstemiyordu. Çünkü onun nazarında ressamla muaşaka etmek, evli ve çocuk annesi bir kadın olduğu halde bir yabancı erkeğin metresi olmak hiç te suç değildi. Bu, bu zamanda evli, evsiz her kadının yaptığı alelade birşeydi, alafranga ve medenî hayatta bundan tabii birşey yoktu. Her erkek beğendiği kadınla vaktini geçirdiği halde nasıl bundan dolayı ayıplanmıyorsa her kadın da gönlünün çektiği her erkekle her istediğini yapabilirdi. Bu. ev kadınının hususi bir gönül İşi idi, ona ne kocası, ne kayınvaldesi, hattâ ne de çocuğu hiçbir ruretle karışamazdı. Şu halde kayıııvaldeaine bu sözleri söylemek mecburiyetinde idi, çünkü başka türlü aöy-lemek, tabii gördüğü bir şeyi saklamak onuruna dokunmakta idi. Doğruyu söyliyecek olsa, eski terbiyeye düşkün olan, eski aile namusu telâkkisi büsbütüa başka olan kayınvaldesine söz anlatmağa İmkân olamazdı. İhtiyar kadın bu sözler kaşısında yine kısacak, gelinini namuzsuzlnkla i t ti— ham edecek, oğlunun felâketine sebep verdiğini iddia eyliyecek, yeniden kavga edeceklerdi. İşte bu mülâhazalardan dolayı Melâhat, bütün yalnızlığına, bu yalnızlığın kendisine verdiği büyük azaba rağmen ihtiyar kadının yanına uğramamağı, onu görmemeği tercih etti. Genç kadın böyle yekdiğerine zıd düşünceler içinde yeniden üzüldüğü bir sırada hizmetçiler avukat Febim Heyİn geldiğini ve aşağı da salonda ken- disini beklediğini haber verince, pek ziyade sevindi. Adeta denizde boğulmak üzere olan bîr insanın, can kurtaran simidi görmesi kabilındeo aşağıya koştu, salona girer girmez avukatın ellerini büyük bir samimiyet ve tehalükle sıktı, sordu, ki: — Ne haber avukat Bey ? Düodenberi ne kadar üzüldüğümü, habersizlikten ne kadar bunaldığımı tasavvur edemezsiniz. Yeni ne var, neler oluyor? Çabuk bana anlatınız. Avukat bu genç ve emsalsiz kadın tarafından bukadar samimiyetle, bukadar sokulganlıkla karşılandığından dolayı büyük bir sevinç duymakta İdi. Hatta, Meliha-tin kendisine bukadar yakınlık göstermesi, Febim Beyi yavaş yavaş şaşırtıyor, bu tecrübeli, vukuflu ve bilhassa seciyeli zanoedilen avukat hak, kanun mefhumlarını unutuyor, bu İşde Melâhat Hanımı o da tamamile suçsuz görmeğe başlıyor, bütün kababaü Şadan Beye yûkletmege mütemayil bu unu-yordu. Melâhat gibi o zamana kadar bütün erkeklerin, arkasından koştuğu halde kimseye yüz vermiyen, ressamdan başka her hangi bir erkeğe karşı daima nazik, fakal mağlûp edilemez bir metanet ve salâbetle muamele eden, hiç kimseye elini fazle sıkmağa ve kendisine fazla bakmağa bile müsaade vermiyen bu mağrur ve fitraten asil ve kibar kadının şimdi kendisine bu kadar sokulması, hatta biraz da cilveli muamele etmesi Fe-him beyin gururunu okşamakta hâttfl kendisine biraz da ümit vermekte İdi. O cihetle çok memnun bir tavırla dedi ki: — Size söyliyecek birçok haberlerim var, Melâhat Hanımefendi. Ben dün bütün günümü, bugün de bu saate kadar olan vaktimi hep Üsküdar Müddeiumumiliğinde geçirdim. — Kendisini gördünüz mü ? Devamı var Sene: I Numara: 287 Abone Şeraiti Türkiye için Hariç için 1 .endik……….1700 Kr…………….2$0» Kr. t aylık ………… «00 „….. 3 ,…….—52$ . 1……..—— 12$ – ….. 1500 700 Nmrmesmaulge, Şere/Sokağı. TELEFON: 20530 ZAMAN fl.tbui EbûzziyaTlrtanbal JT Sabahlan Çıkar Slyatf Gazete j Rab Her Verde 5 Kanısfar _(Şerhi 3 ûud .ahif.d.) Pazartesi 8 Nisan 1935 İnsanların kimi merakını, kimi zevkini tatmin için okur. Pek azı, akıllarını, hemcinslerinin istifadesi namına beslemek için çalışır / Bacon Günün yazısı Harp Ne vakit? Gazeteler, harp sözünü okadar dillerine doladılar, ki onların neşriyatına bakacak olsak, sabaha aksama yeni bir savaş çıkacağına inanmak icap edecek. Bereket versin, ki onların bu telâşlı ve heyecanlı neşriyatı, hakikate tercüman olmaktan ziyade galiba biraz da okuyucunun merakını tahrik İçin vuku buluyor. Yoksa vaziyet biraz huzuru fikirle tetkik edilecek ve ajansların verdikleri karma karışık haberler biraz elenip taranacak olsa güder geçtikçe harp ihtimallerinin bilâkis uzaklaşmakta olduğuna hükmetmek tâzııngelmektedir. Bir kere İngiliz nazırının Berlin, Moskova, Vorşova, Prag şehirlerinde dönüp dolaşmasından hakiki maksat ne olduğu şimdi tebarüz etmeğe başlıyor, logiltere hükümetinin bu dönüp dolaşma işini, biraz da vaziyetin gerginliğini azaltmak, Fransızların da ilk günlerdeki asabiyetini teskin etmek için icadettiği hemen muhakkak gibidir. Bundan da İngilizlerin şimdilik Avrupada bir harp zuhurunu istemedikleri manası çıkmaktadır. A’manların durup dururken Fransaya meydan okumaları üzerine, vaziyetin anahtarı İngilizlerin elinde olduğunu söylemiş ve { bir harp çıkması İngilizlerin menfaatleri muktezası İse harp muhakkak tır, aksi takdirde sulh bozulamaz) mütalâasını da ilâve etmiştik. HaKİkat halin bu merkezde olduğuna, şu on, onbeş günlük hadisat aşağı yukarı kat’I bir delil teşkil eder. İngilizlerin bu işteki siyasetleri hakkında bir fikir edinmek İçin İngiliz nazırlarının beyanatına, mecliste sorulan suallere verdikleri cevaplara d.kkat etmek kifayet eder. Bu beyanat ve cevaplar İçinde hemen vazıh, sarih hiçbir aey voktuj, M,e.*ia—ış-ırtriya uj-zırı MOsyü (Sirooo) kâh Almanların aleyhinde söylüyor gibi oluyor. Bunu gören Fransız gazeteleri hemen seviniyorlar, (İngilizler bizimle beraberdir. Eski dostluğu bozmadılar, A’manları yola getirmek hususunda bize yardım edecekleri tahakkuk ediyor) tarzında ümitli ümitli neşriyata başlıyorlar. Fakat iki gün geçmeden yeni beyanat çıkıyor, bu defa bir başka İngiliz nazırı ve yahut (Taymis) gazetesi başmakalesinde ( Almanlar Versay muahedesini yırtmakla hata ettiler ama, diğer taraftan da bütün milletlerin birden tealihatı bırakmaları gibi çok makul tekliflerde de bulunuyorlar. Onların bu teklifleri nazarı itibara alınırsa Avrupada sulh kuvvetlenir) tarzında sözler söylüyor veya yazıyorlar. Bu sözler de Fransızların iki gün evvelki sevinmeleri ve ümitleri üzerinde tamamile (pişmiş aşa su karıştırılması) tesirini yapıyor. Biz ikide birde Fransızların vaziyetinden bahsederken (Zavallı Fransızlar) deyip duruyoruz. Fransız gazetelerinin şu son iki haftalık neş’iyatı dikkatle takip edilirse bu (zavallılık) pek bariz surette göze çarpar. O kadar, ki İngİlterenin, mütemadiyen mütereddit, mütemadiyen mütehavvil siyaseti karşısında Fransız gazeteleri ne söylİycceklerİni hakikaten şaşırmış bir haldedirler. Onların bu hallerini görüp biraz gülmemek ve biraz da şaşmamak elden gelmiyor. Nihayet Fransızların kapı komşuları olan İngiliz siyaseti nİ hfl â öğrenmemiş olmalarına nasıl şaşılmaz ?…. İngiliz hükümetinin, Alman vaziyeti karşısında hâlâ mütereddit ve kararsız görünmesi, pek muayyen bir maksattan iteri geldiği göz çıkaracak kadar kendini meydana vurmuştur. Bîr kere kosko-ca İngİlterenin -v. .-. … ve Dej, kî cihanın mukadderatiyle alâkadar olan bu kadar vahim bir vaziyette, on beş gün geçtiği halde el*an bir karar verememiş, kendı-alne kat’i bir hedef tayin edememiş olmasıoa inanmağa imkân var mıdır ? İngilizler kat’I emirlerini vermişlerdlr.ki o da kararsız görü- “Z„ Şuaı –—a— Şayet bunların aslı varsa dünya hakikaten mahvoldu demektir! ” Daily Chronicle „ gazetesi mühim ifşaattta bulundu -.-s-—– A/mantar, uf80„ santim zırhtı delen tüfek kurşunu, dakikada binlerle mermi atan “otomatik» Krop topu, 320 kilometroda boğucu ve mikroplu gaz saçan mermi, zırhlıları toz haline getiren, demirleri eriten, tayyareleri parçalıyan ” Z m şuaı.dakikada 600 mermi atan makineli tüfek icat etmişlermişt Londra 7 (A.A.) — ” DUy Chronicle „ gazetesinin haber verdiğine gÖıe son 15 yıl içinde Alman teknisyenleri, biri-birinden yaman, S yeni harp vasıtası ke^if veya icadetmiş-lerdir. 1 — M. – Mahs Örlin „ tarafından İcadolunarak – Halgar Ullra – adı verilen bir tüfek mermesi. Herhaugi bir maddeye iştiyen bu mermi, 180 santim kalınlığında bir zırhı delmektedir. Ba mermilerden günde 480,000 tane yapılmaktadır. 2 — İçinde bej tane müteharrik silâh ihtiva eden ve dakikada binlerle mermi atacak olan mûteharıik bir grup topa. Bundan, şimdiye kadar 2,000 tane yapılmıştır. 3 — Şiddelli patlayıcı me-vat, boğucu gazler ve hastalık mikropları ile dola olup 320 kilometrelik bir saha dahilinde kabilisevk bulunan bir nevi havai fişek. 4 — Kıskanç bir itina ile sırrı saklanılan ve Fransaya karşı görünmez bîr set teşkil edecek “Z„ şuaı. Ba şuam tesiri altında köprüler yıkılmakta, toplar erimekte, tayyareler parçalan-makta, telsiz istasyonları ilm demir yolları, zıhtılar toz haline inkilâp etmektedir. 5 — 10 kilo ağırlığında ve dakikada 600 mermi atan ” Strange ,. makineli tûfengi. Aynİ gazeteye nazaran, otomobil île cerralunan ve daki- kada 1,400 mermi atan başka bir metralyoz daha yapılmaktadır. Almanya neye güvenerek hemen hemen bütün dünyaya meydan okur bir vaziyet atmıştır ? işte herkesin merak ettiği meselelerden biride budur. Yukarıdaki telgrafa inzi-mamen Avrupa gazetelerinde görülen haberlere göre, ” Almanlar tayyareleri yıldırım ile vurulmuş gibi düşüren, insanların kalplerini ve bûtûn mo-törleri durduran müthiş bir ölüm şuaı „ keşfetmişlerdir, kİ bunan yukarıdaki telgrafta bahsedilen “Z„ şuaı olması muhtemeldir. Hattâ verilen tafsilâta nazaran, bu şuam ” Münih „ civarında tecrübeleri yapılmıştır. Hiç birşeyden haberi olmıyarak ” Münih „ ten çıkan elli otomobil, şehirden iki kilometre uzakta, birdenbire tam manasîyle ” zınk ,, diye durmuşlar, elli otomobilin meçhul sebeplerden dolayı ay-nt hizada duruvermesi ve mo-türlerinin tütün gayretlere rağmen işlememesi şoförlerde f** yolrvrterrtffi emeli*w eıynnttır-mışttr. Fakat bu esnada gelen bir süvari zabiti bunları: — Merak etmeyiniz. Beş dakika sonra motörleriniz işleyecektir, diye teskin etmiş, filvaki beş dakika sonrada otomobillerin motorleri işlemiş ve banlar yollarına devam eylemişlerdir. (Deyli Kronik!) a nazaran Almanların dünyayı bir hamlede imha edecek gibi görünen icatlarından bahis haberi, ehemmiyetine binaen karilerimize böyle takdim ediyoruz “Z„ ölüm şuaı tayyareleri böylt düşürecekmiş ! “Bu resim, ba hafta gelen bir ( Leh ) gazetesinde çıkmıştır,. Fevkalâde seri ve dakikada bilmeyiz kaç yüz mermi atan yen, makineli tüfekler böyle yapılıyor…. ” Deylİ Kronik! „ in yukarıdaki telgrafta verdiği müthiş haberlere doğru.u biz inanamadık. Bu, ya Almanlara propaganda için mahsus yapılıyor veyahut cihan efkâ-rını korkutup sulh fikirlerini tak-viye için ortaya atılıyor. Bir kere Almanlar ” Deyli Kronikl „ İn dediği gibi topları eriten, tayyareleri parçalıyan, demir yollarını tuzla buz eden ” Z ,, şuamı keşfetmiş olsalardı, öyle ” Versay „ muahedeaini yırtmağı beklemezler. — Zaman — bu şuaı bir gece ansızın Fransa üzerine tevcih İle aabaha kadar Fransayı yok ederl’rdi. Zaten Almanlar hakikaten böyle silâhlar ve böyle esrarengiz ” Z „ şuaları keşfetmişlerse bu, yalnız Fransa için değil, İngiltere de dahil olmak üzere, tekmil Avrupa ve hatta bü. tün dünya, bütün beşeriyet, bütün medeniyet için gayet korkunç, gayet mühlik bir -afet olur. Ocihctle ” Deyli Kronikl „ İn müsaadesiyle biz bu haberlere şimdilik biraz …. ve tayyarelere karşı yeni havı mitralyözleri de böyle haztrlanıyo hayali diyeceğiz. Almanların bir takım yeni silâhlar hazırladıklarına şüphe yoktur. Fakat bu silâhlar olsa olsa şimdilik kendilerini bir Fransız hücumuna karşı müdafaa mahiyetini geçmese gerek. Belki Fransızları da bugünkü mütereddit vaziyette bulunduran bu ihtimallerdir. Fakat herhalde bu müdafaa silâhları meyanında Öyle ” Z „ şuaı gibi harikalar olmasa «erek. nerek vakit kazanmaktan ve sulhu bu suretle idame etmekten İbarettir. İngİlterenin sulhu idame etmek istemesi de, hakikî sulh-perverlİğinden midir, yoksa Almanların da silâhlanmasına hile bile müsaade, hatta belki gizliden gizliye bunu teşvik suretiyle, bugün Avrupadaki Fransız hakimi, yeti siyasİyesini (higemamie) kır- mak arzusundan mı i ••• geliyor? Bı. çapraşık ve nazik suale de doğrusu açıktan açığa cevap vermek bizim işimize gelmez. Onun cevabını da Fransız dostlarımız kendileri düşünüp yine kendileri versinler. Çünkü mesele bizden çok ziyade onlar İçin hayati bir meseledir. ZAMAN Koca Sinan, rakipsiz en büyük mimanmızdır Mimar Bay Sedada bir cevap Muharriri’ Mimar Z. Koca tnan 6 ncı sahifemizde okuyunuz Kadınlar kongresi Bugün hususî müzakerelere başlanıyor Dün de birçok meşhur kadın murahhaslar geldi, bunlar “Türk kadınının faaliyetini kıskanarak takip ediyoruz,, diyorlar Kadın marahha star Istaobulda toplanacak olan Uluslararası kadın birliği kongresine İştirak edeeek birçok kadın murahhas da dün Italyadan “Te-vereB vapurlyle şehrimize gelmiştir. Bunlar arasında Uluslar arası birliğin Genel başkan ikinci vekili Matmazel Matos, Genel yaz- yolca salonunda gan Madam Bopaos, Matbuat komitesi reisi Mla Faat ve Matmazel Matosun hususi kâtibesi ve yeğeni Matmazel Vaoderberg de bulunmaktadır. “Tevere* vapuru, saat 17,30 da rıhtıma yanaşmış va misafirlerimiz Türk Kadın birliği âzası tarafından karşılanmıştır. Devamı 6 ncı sahifede Bulgar askerî şûrası işini bitirdi Şûranın verdiği kararlar gizli tutuluyor Şûranın içtimâi siyasî değil mi?—Dahiliye Nazırı, ordunun müttehid olduğunu, ve hükümetin yolundan ayrılmıyacağını söyliyor Sofya 7 [A.A.J — Bulgar ajansı bildiriyor : Ordu kumandanı heyetlerini ve buna benzer diğer hizmet işlerini alâkadar meselelerle uğraşmak üzere toplanmış olan yüksek askerî divan, vazifesini bitirmiştir. Harbiye Bakanı olmak hase- Şuunun akislerinden : bile divana da Başkanlık eden Başbakan General "Zlatef„ , yüksek divan tarafından müttefikan alman kararların, kralın tasdikine iktiran ettikten sonra neşredileceğini bildirmiştir. Devamı 6 ncı sahifede Fransızlar kendileri, kendi vaziyetlerini nasıl görüyorlar/ Zavallı Fransızlar!... Demekte hakkımız varmış.. Slr Fransız mecmuasıoın, Alman - Fransız siyasetinin, bugünkü hakiki mahiyetini göste-en bîr karikatürü: Fransız sefiri — Müsyü " Hitler „ cenapları müsaade ederseniz size, Fransız hükümetinin notasını taktim edeyim... Bay Hitler — Masanın üzerine bırakın da vaktim olursa okurum! Fransızların, Almanların durup dinlenmeden meydan okuması karşısında pek aciz kaldıklarını ve kalacaklarını anlatmak için İlk gündenberl ( Günün yazıları ) mız-da, ( Zavallı Fransızlar ) deyip duruyorduk. Bizim bu görüşümüzde yanılmadığımızı şu yukarıdaki Fransız karikatürü, Fransızlar hesabına adeta acıklı bir tarzda, isbat etmektedir. Bu haftaki ( Grİngoire ) mecmuasında çıkan bir karikatürde, Fransız sefirine Müsyü ( Hitler ) in muamelesi bir hayli tehzili bir surette temsil edilmiştir, kl bizzat Fransızların kendi kendilerini çok küçüllrn bu itirafları karşısında bizim (Zavaılı Fransızlar...) tavsifinin hafif bilo kald ığı an'aşı iyor. r — ZAMAN — 8 Nisan H=A=R^C=I=H İngiliz siyasetinin veçhesi! Almanyanın "kabul etmeği düşünmeğe razı oldu ğu„ meselelerden sonra İngiltere ne yapacak ? İngiltere Nazırlarının İngiliz siyasetini anlatma, ve alakadar her milletin siyasetini anlamak için yaptıkları seyahatler nihayet buldu. Seyahatin başlıca mevzuu, kollektif emniyet sistemi idi. Seyahat neticesinde, ga iba her şeyden (azla. her milletin bu sisttmi bambaşka bir şekilde anladığı görüldü. Mesela Lehistan Şark lokımo-un» girmek istemiyor, fakat kollektif sisteme muarız olduğundan değil, Almanyada Sark lokarnosunu istemiyor. Fakat o da kollektif sisteme muarız olduğundan değil, fakat Litvanyadan baskı her komşusu i!e ademi tecavüz makamını yapmayı daha muvaffık gördüğünden, bİrbirindeu ayrı olan mi«akların bir »raya getirilerek bir millette misakla çevrilmesine VC bu misak İle her tarafın muttasa mali, iktisadî, askerî yardımlara bulunmayı taahhüt etmesine taraftar oldukları bu hattı hareketi takip ediyor. Bu suretle mutaarrız yapyalnız bir halde kalacaktır. İngiltere nazırları bütün bunları anladıktan sonra bu düşüncelerin kollektif sistemine pek aykırı olmadığını gördüler. Şimdi mesele, Ingilterenin alacağı roldedir Şimdiden anlaşıldığına göre Berlin mutaleaları sırasında Almanya, başka devletlerin bırakmak istedikleri büyük tank, yirmi mil menzilli büyük top gibi teslİhatı yapmamakla, komşularının kabul edeceği aıkeri tahdidatı kabul etmeği, bundan baş ka millî teslıhatını Beynelmilel bir teftişe tabi tutmağı, Garp devletleri arasında bir hava misakı müzakere etmeği, Avrupanın Şark devletleri arasında bir hava misakı yapılmasını düşünmeğe razı olmuştur. Ingilterenin bütün bunları nazarı itîbare alarak pek esaslı meseleler bulduğu, hatta bütün bu teklifleri ciddi ve hayati bir mahiyyette telakki ettiği anlaşılıyor* "Taymİs,, gazetesi bu maddeleri kaydettikten sonra "Sulh için çalışan her memleketin vazifesi, her anlaşma noktasını azamî derecede istismar etmektir» diyor ve nihayet "İngiliz diplomasisi her anlaşma imkânını istismar ve tevsi ederse Avru-paya en değerli hizmeti yapmış olur» diyerek İngiliz siyasetinin veçhesini de gösteriyor. ÖR. Fransanın vereceği muhtıra ingiltere ve italya da iştirak edeceklerini? Fransız muhtırasına ingiltere ve Italyanın da iştirak edip etmiyecekleri ancak Strezada belli olacaktır — Lâvalin seyahatleri Avrupada güya sulhu sag'amlaşltrmaga çalışacak alan "Streza,, konferannnın toplanacağı bina Londra 7 t A. A.) — 'Strese,, ve "Cenevre,, top'antıları programına dair Hay "Muıollni„nin hazırlamış olduğu aÖylrnea muhtıra, İngiliz dışarı işleri bakanlığına grlmiş değildir. Manmafih, görüşülecek meaeleler hakkında "Roma,, ile "Loodr*,, araunde ooktaı nazar teatileri yapılmıştır. Fransanın "Stre2a„ da vereceği muhtıra Paris 7 (A. Aı — Fransanın Ulualar kurumuna müracaatını teyit eden muhtıra ile yine uluslar kurumu konseyine teklif edilecek karar sureti, önümüzdeki S.ılı y-j-nO hükümetçe teabit edilecektir. Muhtıra, makine ile yazılmış on kader eahİfesİ ihtiva etmekte ve Almanyanın mecburî askerliği İlân etmei üzerine, 20 Mart tarihinde Berlin hükümetine tevdi olunan protestoyu tafsil eylemektedir. Bunda, Almao yanın böyle bir kararı, kendisini uluslararası camiaya iadetea almak arıusuodao mülhem 3-2 ter.hu Londra be-yanoamesiai müteakip ve gene kendisine hassaten müsaade ve şayanı kabul teklifler serdi ne giden Sır "Cim Simon. ua ziyareti arifesine almış olduğu işaret olunmaktadır. Binaenaleyh, muhtıraya nazaran, dünya yüzünde hani olan sıkıcı vaziyetten Almanya mesuldür. Onun içindir ki A'aaaoyanın ni t ı antlaşmalar hilâfına olarak ihtiyar eylediği tek taraflı teşebbüslerin Uâsslar Kurumu konseyince takbih edilmesi İstenilmektedir. Fransa hükümeti tarafından vaki olan tek ıfın, batta dahi müsbet tedabir.o alınmasını derpiş eylediği söylenmektedir. Ma atıma her ikî metinde henüz tekerrür etmemiştir. Kabine, İhtimal ki bunlarda bazı tadilât yapacaktır. Nihayet, belki de karar sureti •Strese,, da da değiştirilerek, her üç devlet namına müşterek bir şekle konacaktır. "Almanya, Fransayı yakında geçecektir.. Moskova 7 (a a- — "Journal de Moıcou,,, Ingnİz bakenlerının yapmış olduktan ziyaretlerin verdiği neticeleri gözdeo geçirerek diyor ki: Hıtlcr, Lchistenın sağlam yar- Her tara/ta harp hazırlığı! Fransada ihtiyat tedbîrleri — Avusturyâda hazırlık—Romanya Başvekili "silah şakırtıları işitiliyor,, diyor — Amerika da tedbir aliyor menkindeo ziyade askeri hazırlıklarımız vatandaşların birinci vazifeleri ve idarecilerimizin İlk uğraşacakları iş olmalıdır. Hudutlarımızın öte tarafında her gün daha artan eilâh şakırtıları gelmektedir. Her yerrfe bir ailâh yarışına şahit olmaktayız. Büyük bir cesaretle göz önünde bulundurul-ması icabeden bu vaziyet karşısında mes'ul şahsiyetlerin hâdiseler ve vak'a'arın inkişaflarını takip etmeleri icabeder. Eğer dünyanın bu köşesinde bize düşen vazifeyi ifa etmek istiyorsak askeri kuvvete dayanan mevkiimısi muhafaza etmeliyiz. Ordumuz İftihar edeceğimiz insan kuvvetine maliktir. Askerlerimiz ve zabitlerimiz herhangi bir ordunun iftihar edebil-ceği yüksek bir değerdedir. Ordumuza asri harp tekniğ.nin icebettırdığı malzemeyi verelim, fcu suretle elimisin altında ber şeye hazır, hudutlarımııın ve memleketimizin istiklâlinin ve aynı samanda sulhun korunmalına yardım edecek olan bir kuvvet bulundurmuş olacağız. Bu büyük vazifenin ifası İçin hükümet bugün memleketten fedakârlık istemektedir. Memleketimizde silâh ve cephane yapabilmek imkânını elde etmek p'ogramımızm ec mühim bir kısmım başarmak demektir. Hudutları içinde ıi âh ve cephaneyi yapamıyan memleket muttaki; bir m mVket deftildlr. Çünkü diğer bir memleketin kuyruğuna takılmak mecburiyetindedir. Amerika da harp ihtimallerine karşı tedbirler Veşington 7 (A. A) — Mebu-san mrcUv, bir hırp zuhurunda, 21 ile 25 yaş arasındaki efradın aiiâh altına aiınmaM için Reisi, cubura selâhiyct vermiştir. Bu efrada, n.fitr-haasıa o'muy - - Paris 7 (A.A) — Harbiye narın General "Moren„ orduya göndermiş olduğu bir tamimde, memleketimiz, sınırlarını bir takım müdafaa tertibatı İle çevreliyebilmek İçin ağır mail fedakârlıklar ihtiyar etmiştir. Bu tertibat ise, dolu oldukça ije yarar., demiştir. Bu tam m, ayın 1 inde terhisi icabedeo efradın silâh altında tutulmaları keyfiyetinin, 192S tarihli ahzıasker kanununun tamamii tatbiki maksadiyle alınmış sırf İhtiyati bir tedbir olduğunu göstermektedir. General "Moren,, tamimini şu sözlerle bİtİriyrr: "Yenİ gelecek acemi efradın kâfi derecede talîm görmelerine intuaren, Fransanın kendi aükün ve emniyetini korumak Üzere bulun ınuallem askerlerine ihtiyacı vardır. „ "Veygand. tekrar filî hizmete geçmiyor Paris 7 (A.A) — Salâhiyettar mehafil, General "Veygand,, muhtelif askeri hidemat arasında irtibat tesisine nezaret etmek üzere yakında tekrar filt hizmete çağı* rılacağı şayiasını tekzip etmekledirler. Avusturya - Macar imparatorluğunun küçük zabitleri iş başında Viyaua 7 [A. A.) — Milli Müdafaa Nezaretinin bir tebliğine nazaran, eski Avusturya - Macar urdutuoda muvazzaf, yahut sıfa-tİyle hizmet etmiş bu'unaa yüzbaşı rütpesine kadar olan zabitler 15 mayıs ilâ 15 eylül 1935 e kadar icra edilecek askeri talimlere iştirak için davet olunabileceklerdir. Maamafih bu iştirak mecburi olmayıp alâkadarların kendi isteklerine bırakılmaktadır ve dört hafta sürecek olsnbu talimler esnasındaki bütün masraflar kendileri tarafınian Ödenec-ktİr. RomenBaşvekilinin bfiyartatı Bir takım milli ibtİyaç'arı karşılamak içio bası vergilerin arttırılmasını göıeten yeni malî kanunların büküm?t tarafından par-lementoya tekııf edilmiş olmasındaki eebepleri anlatmak için söylediği bir nutukta Romanya baş vekili "Tateresko,, ezcümle demiştir ki : "Biz sulha susamış bir milletiz Tarihi idealimiz tahakkuk etmiştir. Kimseden birşey istediğimiz yok. Yalnız sulh içinde bırakılmamızı ve sulh içinde, sulh için yaşamamızı istiyoruz. Sulh yolunda hakiki bir kuvvet unsuru kalmak için tensik edilmiş bir askeri kuvvet o'arak bulunmsmız lâzımdır. Bunun İç'ndir ki bugfln her ıa- dımından emindir. L-hıStau bugüne kadar mukadderatını Alman yanın mukadderatına bağlamış gibi görünmektedir. Şimdi Uluslar araaı vaziyet aydınlanmıştır ve verilecek kararlarla mesuliyet deruhte edilmek zamanı gelmiştir ve Avrupa sulhunu idame etmek zaruretine İnanmış olan devletler, Almanyanın ve Lebistanın İştiraki olmasa bile su hu teşkilâtlaodır-malıdır. A'manya silâhlarım her saat arttırmaktadır ve 1914 deki askerî kudretini elde etmesi ve Franıa\a âorsı adetçe tefevvukunu temin eylemesi çok gecik-miyecektir. Bu vaziyet karşısında, şimdi Fransanın dostu olan ikinci derecedeki devletlerin daha aılmkâr ve faal bîr kombinezon aramıya-caklariDi kim tenrn edebilir ? "Lâval,, İn Moskova ve Varşova ziyaretleri Paris 7 lA.A.) — B. "Lâvs!„in ayın 23 ünde "Paris* ten harekette 25 iode "Moskova, ya varacağı tahmin ediliyor. Burada üç gün kaldıktan sonra "Varşova.ya gidecektir, Mayısın ilk haftasında ise "P-ıris. e dönmüş olacaktır. e e Kont "Betıen., de İtalyaya gidiyor Peşte 7 (A.A) — Kon Betîen, İtalyaya gitmektedir. Bu seyahatin hususi olduğu zannediliyor. İşçilere verilen ücrete muad*l bir aylık v-r.'eeektir. Amerikaya göre sulh, ticaretin inkişafına bağlıdır Vaşing.on 7 )A.A.» — Hariciye nasırı Bay Hui, demiştir ki l "— Sulb, sı âh'arı bırakma ve siyasanı.» istikrarını temin yolunda İlerlemek, son derece güçlrş-miştir. Geçen senelerin tecrübesi, bunu İspit ediyor. Aynı samanda, yer yüzündeki insanların büyük bir kısmı işsizlikten ve aefaletten mustariptir. bütün memleketlerin, dahilî ve beynelmilel aahalarda aalİm ve şuurlu bir Ökonomi programı kabul ederek, U.uslar arasındaki mail ve ticeri münasebetleri iede ve milyonlarca İşsizlere iş temin eylemek için bu programı tatbik eylemeleri lüzumu, bugün, her va-kltkinden ziyade aşikârdır. Bu suretle devamlı bir sulh t -mn ve beynelmilel piyasaların yeniden açılması İçin sağlam bir esas kurulmuş olacaktır. „ B. " Hu ., bu beyanatının, uluslararası bir ökonomi konferansına davet mahiyetinde olmadığını ilâve etmiştir. Anlaşılıyor kl B. "Hui. ün bu sözleri, sulhun ladesine yegâne çare ölerek, uluslarareaı ticaretin ihyasını gören Amcika nokta! nazarını izah arzusundan ileri gelmiştir. Şehrimizdekî Almanlara bir tebliğ Alman konsoloshanesi, şehri, nvsdeki bütün Almanların adreslerini ve telefon numaralarını konsoloshaneye bildirmeleri lüzumunu şehrimizde Almanca çıkan gazete 1 e ilân etmiştir. Maç yeri için 350 kişi yaralandı Glaskov 7 ( A. A. ) — Bir futbol maçı seyretmek üzere "Hampdora,, stadyomuna girmeğe çalışan ahalinen 350 kişi yaralanmış veya bercTenmiştir. 30.000 Kişi içeriye girmek fırsatını bulamamışlardır. Zabıta müdahaleye mecbur olmuştur. Deftardarhklar kaldırılmayacak Maliye Müsteşarı bu husustaki neşriyatı tekzip eden beyanatta bulundu Ankara 7 (Telefonla) - Tayyare ile bugün (dün ) buraya gelen aabah gezetelerinden birinde "Maliye teşkilâtında ıslahat. Başlığı altında defter-darların k ıldırılacağı bildirilen yazı hakkında maliye müsteşarı Ba Faikle görüştüm. B. Faik baııa bu hususta şunları söyledi: "— Maliye mutahastısı Affının bize verdiği raporu Maliye teşkilât lâyihasını hazırlarken göz önünde tutuyoruz. Fakat Defterdarların kaldırılacağı hakkında lâyihaya bir fıkra koymadığımız gibi bunu düşünmedik bile. Lâyihanın hazırlanması kolay değildir. Özerinde bergün işliyoruz. Diğer taraftan iki müste- şarlık ihdası öledenb-.ri malûm olan bir keyfiyettir. Lâyihayı hazırlarken bittabi buou-da nazarı itibara alacağız. Fakat Gümrük ve İnhisar idarelerini bu gazetenin yazdığı gibi müsteşarlıklardan birine bağlayacağımız hiçte değrn değildir. Esascı Gümrük Bakanlığı kendi memurları için «eniş bir teşkilât lâyihası hazırlamıştır Bu lâyiha Başbakanlığa «önderılmek üzeredir. Ücretli memurlar baremine gelince, bu mesele üzerinde bütün gayretimizle çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız çok esaslı olduğundan daha biraz uzun aürsccktır. Şimdiden kat'ı hiç bîr şey aÖylenemcz.. Kütahyada bir porselen sanayii fabrikası kuruluyor Ankara 7 (Telefonla) — Ökonomi Bakanı bay Celâl Bayar KUtahyadan buraya döndü. Bay Celâl Bayar Kütahyada top-rık Üzerinde tetkikat "yapan heyetlerin mesaisini yakından tetkik etmiş ve tetkikat neticesi müsbet çıktığından porselen sanayiinin o civarda kurulması kararlaştırılmıştır. Yakında fabrikanın temel atma merasimi yapılacaktır. Yeni Türk - Yunan müzakeratı Atina 7 (Hususî) — Ankara elçisi "Sokellaropulos* üç gün ¦onra mahalli memuriyetine dönecektir. Hariciye Bakanlığının • jlâhİyettar dairesi, Türkiye ile Yunanistan arasında görüşülecek olan ve İki memleketi alâkadar eden meşelere ait bir muhtıra hazırlanmaktadır. Estonya ile Klering anlaşması Ankara 7 (Telefonla) — Türkiye ile Estonya arasında ilk defa olarak bir Klering anlaşması yapılmıştır. Yunanlılar bir kruvazör alacaklar Atina 7 ( Hususi ) — Hükümetin bir kruvazör ısmarlamağa karar verdiğini bura gazeteleri yazıyorlar. Kaçırılan gazeteci ve Almanya Berlin 7 (A.A.) — Yüksek bir Alman mamurunun "Bertbold Jakobun hiyaneti vataniye ile ronhakeme edilerek idam olunacağı ve Almanyanın hakeme müracaatten imtina ettiğini söylemiş alduğuna dair dışarıda çıkan haberler salâhiyettar Alman mchafilinde tekzip olunmaktadır. Hukuk tülebe heyetinin Ankaradaki temasları Ankara 7 (Telefonla) — İstanbul Üniverfitesi Hukuk Fakültesi talebeleri namına buraya gelen heyet temaslarına de-vam etmektedir. Burgaz limanına harp malzemesi çıkarılmamış Sofya 7 (A. A,) — Bulgar ajansı bildiriyor: Japon ayan azasından ve maruf urnitolojistlerden Margi Haçi Soka 13 Şubatta 24 aaat için Sofyada kalarak -bilgi müzesinde zengin kolleksiyonları görmüştür. Margi haçi Sokanın bu ziyareti münasebetiyle Burgaz limanına harp malzemesi çıkarıldığı hakkında Macar gazetelerinde çık mu) olan şayialar asılsızdır. Fransada suikastlere karşı tedbir Yabancı yüksek şahsiyetlerin muhafazası için bir talimatname-Aleksandr namına abide yapılıyor Paris 7 |A.A| — Fransaya gelecek olan yabancı hükümdarlnrla yüksek şahsiyetlerin raimi seya-hat ve ikametleri esnasında nizam ve intifamı ve bu gibi zevatın emniyetini temin için, Paria mın-takası haricinde alâkadar makamlar teref'aden ittihaz olunacak tedbirleri tasrih eden talimat, hükümetçe tasdik olunmuştur. Bu talimat başlıca iki kısımdır. Birinci kısmı, Fransada ikametleri tehlikeli olan eşhas ve zümreler hakkında vakit ve zamaniyle ehalide ve hariçte tabkiket icrasını tavsiye etmektir. İkinci kısmı ise, seyahatin alâkadar nezaretçe sureti ianzimıol ve lâzımgelen İnzibati tedbirlerin Ittihszını izah eylemektedir. Fransada Kral "Aleksandr,, namına âbide Paris 7 |A.A| — Yugoslevya kralı birinci "Aleksandr,, ıo hatırasını yad içio I bîr âbide dikmek mekeadyle tertip edilen ulusal gün iı.-.mm-betiyle radyoda bir nutuk ırad eylıyeo B, "Lâval,, Oemişlir ki : Cıvanmerd Kral Alekeandrın j uğrunda can verdiği sulhun Is- t lw.t m temin için mesaimize devam eylemekte bulunduğumuz böyle bir sırada, Yugoslavyayı Fransaya bağlıyan sarsılmaz dostluk aneneılni hatırımızdan çıkarmamak Icabfder. „ Başında Mareşal M Franşe Des-pere „ bulunan komite, Fransanın ve müstem'ekelerinio her kasabasında halktan para toplıyacaktu*. "Roma» elçimiz geldi Roma büyük elçimiz Hüseyin Ragıp dün şehrimize gelmiştir. Dün gece elektrikler söndü Dün gree yarısından sonra saat ikide Cağaloğlu semtinde elektrik cereyanı inkıtaa uğradı. Bu inkıta bilhassa gecenin bu saatinden sonra işlemeğe mecbur olaa matbaaların mesailerine aekte verdi. Şirkete telefonla vaki müracaatımız üzerine cereyan ancak bir aaat 20 nckıkada iade edilebildi. Ccreyanıo inkıtai seoebi meçhuldür. W m m* 8 Nisan -ZAMAN- Inkilâp dersleri Mütareke ve 16 Mart faciası Bay Hikmet dün mîllî mücadeleyi anlattı Eki Maarif Baltanı Bay Hikmet dûn Üniversite konferans salonunda inkilâp derslerine devam etmiştir. Bay Hikmet «cümle demiştir kü *— Dersimi» 1119 Yan vakalarında kalmıştı. Bu sırada İngiltere bir çok nümayişler yapmış, Yunan ve İtalyanların Anado uda ilerlemelerine manİ olmağa çalışmıştır. Menderesin cenubu İtalyaya, şimali Yunanistana ait olmak üzere bir mukavele yaparlar ve Rodo* müstesna diğer 11 adayı Yunanistana vermeğe razı olurlar. Bu mukavele 24 Temmuz 919 tarihlîdir ve İngiltere milli Türkiyeye müzaheret için birtakım heyetleri Anadoluya gönderir. Aynı sene başında Sivas kongresi topUnır. Harput ¡alisi Ali Galip aşiretlerle Si-¡ası basmak ister, fakat birşey yapamaz. Oı'man Noville isminde bir İngiliz binbaşısı vardı. Ali Galibi bu teşvik etmişti, işte In-gi'iz binbaşısının kabahatini affettirmek için İngilizler millî hükümetin gÖDİüoü almak istediler. 1919 da Yunan mezalimini tahkik için Izmire Amerika, tng.ltere, Fransa, İtalya mümessillerinden mürekkeb bir heyet gider. Dört devlet mü-snetsılleri bize hak vermekte dirler. Bu rapor şayanı dikkattir; raporda deniyordu ki: "Mütarekedenberi Aydın vilâyetinde Hıristiyanların umumi vaziyeti şayanı memnuniyet idi. Şayet sulh konferansı fini ri işgal emrini vermişse mesuliyet fena haberler çıkaran şahsiyet ve hükümetlere aittir. (Venizelos o zaman bazı ve-sayıkı sulh konferansına vermişti) Yunanlıiar katliam yaptılar. Şayet Yunan işgali ita edilecekse sulh konferansı Iz-miri işgale karar vermiştir. Bu ise adalete mugayirdir. Türkler bunu kabul etmez. Savaşa başlıyacaklardır. Ve bu harpte Yunanlıların muzaf fer olması ihtimali hiç te yok-tur.. Bu rapor ozaman neşredilmişti. Fakat yine Izmiri Yu nanlılsra verdiler. İngiliz murahhası bu raporu kısmen bizim gönlümüzü almak için imla etmişti. Yine raporda, eğer mesele asayiş meselesi ise bunu müttefiklerden mürekkep bîr ordu ile temin etmek lazımdır, diyordu. 1920 de ise ceryan şudur : İngiltere 7-8 ay bizi avutmak istemiştir. Tek bizim adavetimiz onun üzerinde toplanmasın. Almanya Avusturya, Macaristan, Bulgaristanla sulh imzalanmıştı. Biz İmi ede sulh imza etmek lâzımdı. Bunun üzerinede bizi yıldırmak polisle camı 7 nci sahifede Yeni Gümüş paralar 50 ve 25 kuruşluklar için emir bekleniyor Gümüş paraların (100) kuruşlukları kıııoı kııım basnarak Ane-doluya gödderilmektedr. Mayıs sofunda 100 kuruşlukların değş-tir ilmesi bitecek t-r. 50 ve 2S kuruşlukların ka'ıp-lan da haıırlanmış'ır. Vekaletim gelecek emre göre basılmağa başlanacaktır. Asrî bahçıvan Yeni fidanlıktaki bina merasimle açılacak Belediye bütçesinden de yardım edilmek suretiyle vilâyete ait olan Büyükdere fidanlığının tevaii muameleli ikmal edilmek üzeredir. Burada yapı en binanın kuşat rea mi yakında icra edilecektir. Bu fidanlıkta asrı bahçıvanlarda yetiştirilecektir. Tıp talebesi İmtihan şeraitinin tadilini istiyor Yeni imtihan taiieaatnameei znünaa t betiyle Hukuk I -ku t -ı ı. den ûç kişilik bir heyetin Anka. raya gittiğini yazmıştık. Tıp Fakültesi talebesi da yinl imtihan talimatnamesinin deg.şti-rilmeei için kutur bakaahfı ors-d.nde trşebbüsatta buiuamağa karar vermişlerdir. Tiftik - deri Ayrı mezad yerlerinde satılması isteniyor Tiftik, ham deri, av derisi va yün gibi emtianın ayrı ayrı mezad mahallerinde ve muayyen günlerde satılması için Ötedenberİ alakadar mahafil neıd.nde teşebbüsler yapılmak tndte. Bu işin ehemmiyetini takdir eden Türk ol... Ankarada 21 Mayısta toplanacak Ticaret odaları kongresinde keyfiyetin görüşül-meaı ve bu husuıta bir karar ve-nimeti ıç.n bu dilekleri ruzname-ttne Idhal etmiştir. Zührevî hastalıklar azalıyor Alınan moımıu göre İstan-bulda frengi hastalığı eski senelere niabet.e pek çok hafiflemiştir. Zührevi hastalıklar müdürlüğü Avrupad* son tekâmüle göre hastaları mercanca tedavi etmektedir. Frengi tedavi evi, yeeıi teda. vi aletleri ile teçhiz edilmiştir. Sıhhat işleri müdürlüğü frengilileri büyük bir dikkatle takip ctmekted.r. Bazı frengi hastaları evlenmek için fırsat buldukça Anado.uya sıvışmak va İsiorıoİ kayhetaaek istiyorlar. Fakat Sıhhîye Müdürlüğü bunları buldurmakta ve tedavilerine devam ettirmektedir. Sıhhat Bakanlığı yurttaki frenginin kökünü kurutmak İçin büyük fedakârlıklara katlanmaktadır. Sıhhat İşleri Müdürlüğü busene Istanbulda bclsoğukluğu hastalığına da müpte'â olanların da parasız tedavisi için bütçesine talısîeat koymuştur. Hazirandan itibaren Ayasofya-dakİ zührevi hastalıklar binasında belaoğukluguna tutulanlar dı rasız tedavi edileceklerdir. Konservatuvar binası Beynelmilel müsabakada üçüncülüğü kazanan mimar Bay Arif hikmet ne diyor? teşkil ettiği suretinde tefsir ede- bilirim. Filhakika memleketimizde mimarlara görgü teşkil edecek yeni ve modern bir sahne tertibatı va tiyatro binası yok ise de Avrupada tahsil etmiş va hatta tahlilden aoora da çalışmış kıymetli pı- Şebzadeba-şında yapılacak olan konservatuvar binan İçin bundan bir müddet evvel beynelmilel bir müsabak oığı ma dur. MÜ ka, takriben 800 seyirci is-t.ap edecek büyüklükle bir t.yacro s*, lon yle bir mutiki mektebi de İhtiva edecek, fakat umumiyeti itibariyle b I r kü. tenkil edecek idi. Müsabakaya iştirak e-den 50 bi ve 20 Türk mİman içinde u;üncûlûğü Güzel Sanaler Akademisi mimarı muallimlerinden Bay Arif Hikmetin kazandığını yazmıştık. Bir muharrirn Arif Hikmeti gör mûş ve kendısioe bu müsabaka ve neticesi hakkındaki ihtisaslarını aormuştur . Bay Arif Hikmet ez-cü.e demiştir kl: ¦ — Ben kendi hesabıma evvelâ mütakanın bey nelmilel olmasını ve buna ecnebi mimarlarının İştirakini bir turlu • nhyomS'I.Ti beti bunu, yatro limar H M ima* Bay *4»"fr^ ' * - 1 ancak memleketimizde ti-leknğiol bilen bir mimar bulunamıyacağı endişesinin sebep Asker kaçağı saklıyan Bulgar Evinde asker kaçağı saklayan Evakim oğlu lıkalo İaminde bir Bulgar hakkında istintak dairesinde tahkikata başlanmıştır. Müddeiumumilik, asker kaçağı sakladığından dolayı, hakkında takibat yapılmasını istemiştir. İnsanların kimi merakını, kimi zevkini 1 tatmin için okur. Pek azı, akıllarını, hemcinslerinin istifadesi namına beslemek içîn çalışır I Şerhler Şerh ve izahı Felozof "Bacon,, un dediği çok doğrudur. Birçokları iimİ, irfanı, araştırıcı ruhları dinlendiren bir araba,yahut güzel bir man* zara bulmak için üzerinde dönüp dolaşılacak bir ta-raça yahut mağrur dimağların herkese t-.-peden aşağı bakmasını temin edecek Bacon yüksek bir kale, yahut kazanç getirecek bir mağaza sanırlar. Bunların hepsi yanlıştır. Jiimüirfanı tahsilden maksat, dimağı bestiyerek kuvvetlerini inkişaf etlire ettire onu başka insanlara yarıyacak birşeyter yaratmağa muktedir bir hale getirmektir. ZA MAN Mimari Bay Arif Hikmetin Konmmrvatarov cima ıı için yaptığı plân meslek adımlarımız vardır. Böyle bir müsabakada yalnız Türk mimarlarının buluamasını gönül daha çok arzu ederdi. Ma-amafih her ne olursa olsun müsabakada üçüncülüğü kazandığım için memnunum. Bu memnuniyetimi arttıran asıl saik, müsabakada benim plânımın bilhassa tiyatro tekniği İtibariyle aa fazla beğeni. mesİ d İr. Ben sshnenİn bilcümle icabetine, moJero tiyatro tekniğinin hatta en son terakkiyatana riayet rderek p ânımı hazırlamıştım- Zîra benim için eaaa dava, bundan İbaretti ve mütebakisi ikinci dere cede kalacak olan kolay unsurlardı. Sözlerimi bitirirken lütfen şuna da işaret etmenizi rica ede-Tin m Tnj TTBlrlerı katiyen maddi bir düşünce va meofaat aaikaeiyie söylemiyorum. Sırf duygularımı bildiriyorum. Yugoslav talebesi geliyor Zsgrrp şehri Pedagoji mektebi talebesinden 25 kişilik bir kafile, paskalya tatili mûnasebetile bu hafta sonunda şehrimize geleceklerdir. Yugoslav taleba şehrimizde-ki leyli liselerde miaaf.r edı.reck- tir. &öyle.ıem tesiri yok. assam gönül razı değil Adalara çiçekler dikiliyor Mayıs sonunda ada şenlikleri yapılacak Adaları güzellaştirme cemiyeti Adaları çiçeklendirmeya başlamıştır. Geçen aene olduğu gibi bu sena da yapılacak olan Ada şenliklerine Mayıs sonunda başlanılacaktır. Büyükadada bu sene iç'n birde p'aj tesis edilmeğe başlanı.mıştır. Muallimler Bugün fevkalâde bir toplantı yapacaklar İstanbul muallimler birliği bu gün Ha.kevinde aaat 16 da fevkalâde bir kongre yapacaktır. Bu kongrede, g.çen toplantıda görüşülen kıdem zammı ve makam ¦ m.un ve makam tahvilatının kesilmesi meselesi hakkında yapılan teşebbüslere dair azaya izahat verilecek ve yeni İdare heyeti seçilecektir. Yük arabaları Hastalık ve ehliyetnameler araştırılıyor Yük arabalarının hayvaotarı va arabacıları kontrol ed.lmekte-dİr. Hayvjnlarda ruam hastalığı olup olmadığına bakılmakta ve arabacıların da ehliyetnameleri araştı ı maktadır. Bu İtibarla her-gün 25 araba Belediye Önüne getirilerek bu kontrol v -p.maktadır. Ayasofyada Amerikalı profesör tekrar işe başlıycak Ayasofya aviuaaada hafriyata devam edi inektedir. Yapılan hafriyatta ceaim taş ar çıkmaktadır. Bulunan beş basamak merd ven-rtı.ırı açııdiKtan aonra, olduğu gibi muha faza edilecektir. Moısyikler üzerinde tetkikata mezun Amerikalı profesör Vita--i' kış mûaasebetile mesaisine haSBİl vermişti. Pruleeör bugünlerde tekrar Ittanbule gelecek ve tetkiklerine devam edecektir. Belediye zabıtası memurlarının ücetleri Belediye zabıtası memurlarının ücretlerinin maaşa tahvili hakkında n akamın ş h r meclisine bir takrir verdiği malûmdur. Hu teklifte, belediye zabıta memurlarının evveer maaş alırlarken ellerine az para geçtiği Içİn 60 liralık ücrete tabi oldukları ve belediye İle vilâyetin tevhidinden sonra bu memur'arın hem po-ıa heaa de belediye memuru olmaları, «• polislerin telıaüdlyeye ı.tıhaakları olduğu halde bu memurların bu haktan mahrum edi--meleri esbabı mucibe olarak gösterilmiştir. Bu hususta Dahiliye beken'ı-ğındao mezuoîyet alıodığı için meclisten karar çıkar çıkmaz memurlar eaaaş alacaklardır. Ancak ¦naaş alacak memurlar eskiden de maaş alanlar olacak ve sonradan mesleğe girenler bu haktan istifade edemiyerek ücret almakta devam edeceklerdir. Galatasaraylıların çayı Galatasaraylılar cemiyeti Sı -aın yirmi açüaco günü aaat 17 dr Tokatlıyan salonlarında bar danslı çay verecektir. Temizlik propagandası! Doktor Tevfîk Sıgiem, akşam arkadaşlarımızdan bîrine vuku bulan beyanatında şu ¦özleri soyuyor ı "— Temizlik İhmal ediliyor. Biıİm için esaslı bir temizlik propagandası lâzım. Kirli bir adamı utandıracak bir propaganda yapılmalı. Halkı pislikten, kirlilikten, daha çok Isıla tikaiodir-meliyız.. Doktor Tevfîk Sağlama göre bugün bir çokları iyi giyinmiş oldukları halde bunları soyunca vOcutlorlnin kirli, bu yüzden da mesamelerinin kapılı olduğu görülüyor. Bis Türkler Ötedenberİ temizliğe çok ehemmiyet verir İnsanlardık. Vücudumuzu temiz tutar bol bol yıkanır, evimizi, eşyamızı, yiyeceğimiz, içeceğimiz berşeyl tertemiz tutmağa çok d.kkat ederdik. En fakirimiz bile böyle idi. Doktor Tevf.fc Sağlamın dediği g hİ, fakirlerimizin öıtû hası perişan olabilirdi, fakat altından terterr-ıı bir vücut çıkardı, Biıda temizlik mefhumunun, temizlik propagandasına ihtiyaç hissedecek; pislikten, kirtil ktea tıskinmck gibi pek ipMaJ bir kıs-ae yeniden alışmağa İnşam görecek derecede alçalmasının aebe-biol araştırmek, şüphe yok ki az çok faydalı olur. Buracıkta yalnız şunu eöy-liyebıliriz : Bizim ana va babalarımız İçin temizlik dini bir akide •dl. Ve dıai bir akidenin bütün faeyecanİyle, bütüo luııyie yaşayan bir imandı. Halkımızın yüzde doksan do-kuzuouo temizliğe riayet etmesinin sebebi bu imandı. Daha sonraki nesillerae temizliği, yalnız medeni ve aıhhi bir lüzum olarak Öğem di er. M denl terbiye de. die terbisi gibi bir iaaan kuvvet ve kudretiyle yaşayabilir ve yaşatılabilir, Yaşatdamamasının s b-1 İyi telkio edilmemesi, iyi aşılanma-maaıdır. O halde temizliği propaganda etmenin İlk esası, medeni terbiyenin aksak taraflarını bularak onları tamir ete» et ölmeli, dır. Çunkû tenizlik heyecanım duymadıktan sonra n-kaJsr propaganda yapılırsa yapılsın, fayda vermez. Taaul "" L*J.-.ı.....—»- — -ım-lılejtırmek ise işin ikind şıkkıdır. Aaıl m-sele terbiye m ese'es t-dİr. Temiıliğa riayet etnvaa-k, terbiye buhranının gÖ'ünOşüdür. Bu tuhranı bertaraf etmeğe çalışmalıyız. L. Çocuk bayramı Dağcılık klübünde bir balo verilecek Çocuk Esirgeme kurumu Çsr-şamba günü bir içtima ynpacak ve 23 Nisanda çocuk bayramı İçle hazırlıklara başlıyacaktır. Her sene olduğu gibi bu aene de bu bayram parlak surette tee'it edilecektir. Edrgcme karomu İstanbul merkezi her aene çocuk bayramında olduğu gibi bu aene de dağcılık kulübünde bir balo tertibine karar vermiştir. Merkez azalanla anneler birliği azalan bu hususta faaliyete geçmişlerdir. Gümrüklerde yeni teşkilât Gümrüklerde aervis va İş bölümü üzerinde yeni teşkilât yapılmış ve bu «eklin dünden itibaren tatbikine başlanmıştır. "ZAMAN BABA, NE DİYOR? — İyi haberler var Zaman baba dİnim bak: — Baladla* lamitllğl lamlm İrim tlmllle na mmkimm ile mapılmtmtını itltmûşl Zammı» Ma - Sokmktm coı toprak İtim-efe matılam almilltt na olacak t - Hile va taklakdrl.k mapam nnaf İlam odlllp 4akMâmtmrt kmpal.lacmkm,, t Zaman Mm - Dükkânlar taflan bata kaaalı mı olacak? — Liman idaremi, ymnİ aene için kadrosunu hatırlamaca batlumişf Zaman baka — Bom bot duran limanı doldurmak ı'fin na Aejzır/ı.yer acaba? —ZAMAN— 8 Nisan Mareşal "Pilsudski,, BugÖn Lchistamn demirden adamı «ayılın Mareşal "Pılaudwki_ 18S7 de V.lna vilâyetinin Zulov k »sabasında doğdu. Vilnada tali tahsilini bitİrdiktensonra Karkoy tıbbiyo mektebine bir müddet devam etti ve bu sırada Rus polisinin takibine uğrıyarak İhtilâlcilik töhmeti ile Sibiryaya sürüldü. Beş sene devam eden sürgünlükten sonra 1892 de memleketine dönen "Pilsudski,, oradaki milliyetperver sosyalistlerin baş nı seçti vc 1894 ten 1900 yılına kadar "lıçiH adını taşıyan bir gazetenin tahrir vc neşri ile meşgul oldu. Onun bu işlerle meşgul olması, tekrar tevkif edilerek hap olunmasına saik oldu. 1901 de tnpisaneden kaçmağa fırsat bulan "Pilsudski,, Ing.ltereye iltici etti ise de 1902 yılında tekrar Lehistana do'ıidü ve 1905 te Lehistan sosyalİsliğini ikiye ayırarak ihtilâlci kıtım ile birlikte çalıştı ve ihtilâl çıkararak Lehistanın ist-klâlini kazanmak davasını güttü. Umumi harp kop'uğu zaman "Pilsudski,, Lehlilerden müteşekkil bir asker! kıtanın kumandanlığını ele alarak 1914 senesi 6 Ağustosta Ruslara karşı hareket etti. Almanlar, Rus hâkimiydi altındaki Lehistan parçasını istilâ etmeleri Üzerine 1916 senesinin teşrinisani ayında bir Lehistan hükümeti vücude getirdiler, "PıUud kı„ de bu hükûnvtıu harlım»»».......IIIIMIIIIIMMIIMII........1.....,..... biye nazırlığını yaptı. Fakat birkaç ay sonra İstifa ettiği için yakalanarak hapsedildi ve 1918 senesinde tahliye olunarak Lehistana avdet etti. Lehİstanda ona verilen İlk İş, devlet naipliği İdi. "Pilsudski,, 1919 yılının 20 Nisanında marcşallığa terfi ve devleti idareye devam etti. 1919 ve 1920 de 1. Iı ordularını bolşevik-lere karşı idare eden mareşal, vasiyeti ancak Varşovanın »urları Önünde, Fransız kumandanı mareşal "Veygand„ın yardımı İle kurtarabildi. Mareşal 1922 de siyasi hayattan çekildi ise de 1926 da kendisine sadık kalan askerlerin başında hareket ederek Varşova sokaklarında yapılan kanlı bir mücadeleden sonra hükümete vaz'ıyet etti ve hükümetin başına geçtikten sonra harbiye nazırlığını deruhte etti. Bu surette L-histan-daki Sol fırkalar ağır bir darbe yedi.er vc kımıldaııamıyacak hale geldiler. Hugün Lehis'.anı asıl idare eden odur. Mareşal "Pilsudski,, gazetelere birçok yazılar y .ıdıkıan başka birkaç eser de yazmıştır. Bunlar 1904 te neşrettiği " Iht.Iâl mücadelesi,, , 1924 te çıkan "1863 senesi,, ve aynı aenrde neşrolunan "1920 sene:i„ ve 1925 de neşrolunan "İ k kavgalarım,, adlarını taşırlar. Esnaf mecmuası - Nafıa işleri mecmuası Birleşik esnaf cemiyetleri bürosu tarafından "esnaf mecmuamı,, ismile galiba ayda bir neşredilmekte olan şubat 935 tarihli nüs- gezdirdik içinde hak k.ıten istifade İle okunacak bir hayli yazılar olduğunu gördük. Hatta bu yazıların bazılarım ciddi ve fikri m-cn. usların bir çoğunun yazılarından daha faidrlı bulduk. Bu yazıarın bazılarının unvanlarını buraya kaydediyoruz : (Esnaf kooperatifleri), (Berberlerin piri kimdir 1), (Yerli mallar karşısında), ( Saylav lokantacı Cemal ), ( Arı kahvehaneler ), ( İş adamı, (ikir adamı) , (ucuz mal ve çürük mal) , (iş hayatında cesaret) Bu makalelerin bir kısmı sırf esnafı alâkadar edebilirse de meselâ (İŞ hayatında cesareti , (İş adamı, fikir adamı) gîbl makaleler her sahibi fikİ' vı kalem için düşündürücü fikirleri hm kıymetli yanlardır. Mecmuanın neşriyat müdürü Bay Agih Izıet. aahibi B. Ehil oğlu Zekidir. Biz de böyle iyi bir mecmua çıktığını doğrusu bılm -yorduk. İçinde esnafa yol gösteren, yazılarda da herhalde esnafın çek iıtıfıde edeceği fikirler vardır, Hü âıa mecmuayı ciddden fayda ı bu'duk. Okuyucularımızın hepsine* ruftur, Nafia işleri mecmuası Nafıa Vekâleti neşriyat müdürlüğü tarafınddan neşred.lmektf olan (NıTa işleri mecmua) «mm Mart 1915 nüshası da çıkmıştır. Her vakit söylediğimiz üzere, şeklen şirin ve kıvrak olan bu mecmuayı, münderecat itibar ile de çok faydalı bu.uyoruz. Çünkü bize hemen her nüshasında memleketin utak veya yakın bir köşesindeki yap mış veya yapılrcak olan yeni umuru eserleri hakkında güsel güzel haberler, insanın içini kabartan müjdeler vrrmek-tedir.ki bu haberleri yevmi gazetelerde bulmağa imkân voktur. Mese'a bu nüshasında "Ereğ.i. de yapılması mutasavver liman hakkındaki teşebbüsat hakkında ms-lûmst vardır. Ş mendİferlerimizİn bir ay zarfındaki umumi varidatı gösterilmiştir. (Tokat) şehrinde, su şellâlelerin-den istifade ile yapılacak olan Karpuz Kabuğu -Millî Roman- Yazan: i. Vecihi — 93 — Melâhat bu suali biraz fazla alâka ve tehalük ile sormuştu. Avukat, sualin bu tarzı iradından, genç kadının herşeye rağmen, hâlâ kocasına karşı bir merbutiyet beslediği ve bu merbutiyeti böyle gayrıihtiyari surette gösterdiği zehabına düşerek cevap vermeden evvel Melâhatin yüzüne müdckkl. kann bir nazar atfetti. Genç kadın Avukatın merakını anladı, bilhassa ona bukadar muhtaç olduğu bir zamanda, kocasına karşı fazla alâka göstermeyi hesabına muvafık bulmadı ve derhal ilâve etti: — Bu suali kendisine ehemmi- yet verdiğimden sormıyorum. Fakat ne yapayım, ki herşeydeo evvel çocuğumu düşünmeğe mecburum. Sonra onun bu sersemce cinayeti yüzünden ailemiz de büsbütün perişan oluyor. Eğer yaptığı bu işin cezasını yalnız kendisi çe* kecek nisaydı, hattâ İdama bile mahkûm olmasını İsterdim. Fakat ne yapayım, ki vaziyetimiz, yalnız benim kendi İntikam hislerimi düşünmeğe ve onları tatmin etmeğe müsait değil. Hem çocuğu, hem ailemizin namusunu kurtarmak, yani hepimizin selâmetini temin etmek için, ona yardım etmeğe, mümkünse, POLİSTE Kendini makineye kaptırdı Balta limanında nişasta fabrikasında çalışan Naci isminde biri makinelerin arasında uğraşırken ceketini çarklara kaptırmıştır. Nacİ eteğinin makine tarafından çekildiğini görünce kendini kurtarmağa çok çalışmış ise de muvaffak olamamıştır. Nacinin acı acı feryadı üzerine yetişen arkadaşları hemen makineyi duadurmuşlar ve çarklar arasından müteaddit yerlerinden ağır yaralanmış olan Naciyi çıkarmışlardır. Celp edilen Doktor Naciyi muayene etmiş ve yaraların tehlikeli olduğunu söyleyerek kazazedeyi hemen hastahane ye kaldırtmıştır. Evi soyarken.. Parlak namile maruf sabıkalı Nuri Şehreminde Mehmet oğlu Mustafanın evine girmiş ve Muıtafa İle karısının aşağıda olmasından İstifade ederek evi soymak istemiş ise de yakalanarak adliyeye teslim edilmiştir. Cağaloğlunda yangın Dün saat 13,5 da Cağaloğlunda Cağaloğlu hamamı yanındaki Fotoğrafçı Mehmcdin dükkânında resim perdeleri tutuşmuş ve alevler dükkânın tahta kısımlarına geçtiği sırada yetişen itfaiye tarafından ateş söndürülmüştür. Tercümanların diplomaları İmtihanlarda muvaffak olan tercümanla a bu vazifelerini görebilmeleri için bugün saat on dörtte diplomaları verilecekti bu merasim perşembe gününe bırakılmıştır. Yeni bir mektep Sultanahmetteki Iran haıtahı-nesinin kapandığı malûmdur. Kütür müdürlüğü, hastahane i ı ı (-.mı alarak burada bir ilk mektep açmak istemektetİr. Bı hu'ttsta t^şebbüsl-r* g!rişi'"c»ktir. e'ektrık sentrali hakkında da ma-ûmat vardır. Zannederiz, bu Tokat elektrik merkezi siyah kömür yerine (beyaz kömür) İle Türkiye-de yapılacak i'k merkez olacaktır. Buna topu '56000) lira gidecektir. Bu santralın yapı'masındaki en büyük fayda, memleketin sair yerlerindeki (beyaz kömür) terimiz den yani şelâlelerimizden (kuvrei muharrike) ve (kuvvei tenviriye) için yapılacak istifadelere bir tecrübe vasıtası m»«ıiır. Mecmua gelecek nüshasından itibaren ikinci yaşına batmakta olduğunu söylemekte ve gelecek nüshaların daha müfit olacağını okuyucularına tebşir etmekte ve bir de güı 'I program neşreyle-mektedir. Memleketin Ümran faaliyetini gösteren lov'e c ddpn faydalı bir mecmuayı, n \rt muvaffak olan neşriyat müdürlüğünü tebrik eder, müdür.üğün vadi veçhile gelecek ... h ..ir İçin de muvaffakiyetler dileriz. Samsunda asrî kütüphane Beşbin ciltlik bu güzel kütüphaneden bütün Samsun gençliği feyzalıyor Gazi kûtüpaneı içi ire okuyucular Samsun (Hususi) — Şehri-roizdeki " Gazı kütüphanesi „ Anadolunun muhtelif şehirlerinde bulunan kütüphanelerin en zenginidir. Sükûnet ve temizliği ile gözü ve gönlü okşayan bu kütüphanenin beş bin cildi mütecaviz kitabı vardır. Kütüphane gündüz'eri saat dokuzdan akşam saat yirmiye kadar okuyuculara açık bulundurulmaktadır. Bütün Samsun gençliğinin feyiz aldığı bu kütüphaneyi tekaüt binbaşı Şefik Al ışık idare etmektedir. Buradaki kitapların tertip ve tanzimi Beynelmilel en güz?l usullerle yapılmıştır. Kütüphane müdürü kitap okuyan gençlerin İyi an. lamadıkları bazı bahisler üzerinde de memnuniyetle izahat vermekte ve bu suretle gençliğe çok faydalı olmaktadır. Memleketin her köşesinde de böyle muntazam bir kütüp hane bulunmasını gönül çok arzu ediyur. Elâzizde ticaret ve madenler Temto dağında zengin bir demir madeni bulundu - %A 42, 91 demir var Elâziz (Hususi) — EUzİzin ticarî vaziyeti geridir. MenVeket İplik ve ipekli ve yünlü ihtiyaçlarını kamilen hariçten alır, Elâziz muhitinin ticaret hareketleri düşünülürken kozacılık ve i-pekcilik daima öne gelir. Vilâyet kozaları Bağdat cinsinden olup piyasaya yaş ve kuru o'arak getirilir ve salı'ır. Bu sanat ve istihsali alâkadar eden büyük iş n canlanması noktasına ehemmiyet verilmesi tâzımd r. Elâziz hariçten aldığı manifatura, hırdavat, tuhafiye, şeker gibi mütenevvi emtiaya mukabil bugün ihraç ettiği maddelerin kıymeti henüz şehir muvazenesini tesis edememiştir. 39 Kilometre yakınında zengin bîr demir madeni bulunan Elâziz çarşılından bir gördnüf E âz;z ve kazılarında birçok zengin madenler vardır. Bu cümleden olarak, bakır madeni kazalında bakır. Elazız merkezi. I'iı g 1 nahiyesi, Palu, Çi-mişkezek kaza'arındı maden kömürü, Ba«kil, Keban kazalarındı göherçile, azot yeti po tısyum, Kebın ktzt'i vc Hır-put nahiyesinde gümü', kurşun, altın, rr»:i-de"tnk. boya cevheri, paluda gjz. z ft. Dersim mıntak.ı«ında dı tuz ve alçıya benzer madenler mev- ¦nüstahak olduğu cezadan tahüsine çatışmağa kendimce mecburiyet görüyorum. Siz ne dersiniz, böyle düşünmem doğru değil mi? — I doğru düşünüyorsunuz, ¦ize böyle hareket etmek düşer. — Kedisi şimdi nerede, hapisle mi ? Ad |*a artık katil nlduğn. na katiyen hükmetti mi ? — Herhalde mücrim olduğunu zannediyorlar, kendiai de bunu şiddetle İnkâr ediyor. Fakat ben vaziyeti anlatmadan evvel sizden öğrenmek istediğim şeyler var. Bana Saffet S'lâmİ, sizin evde devamlı bir ahbap sıfatiyle gidip gelmrğe başladıktan sonra evvelâ sizinle ressam arasında, sonra da ressamla Şadan bey arasında neler geçtiğini mümkün nlduğu kadar tafsitâtiyle anlatmanızı rica edeceğim. Melâhat bu aöı karşısında birdenbire İrklldl. Başına gelen felâketin kendisi için asıl bundan soo-ra çok müziç ve müşkül safahatı olacağım, avukatın bu bir tek sualiyle anlamıştı. O, şimdiye kadar münhasıran kendi yürek acısını düşünüyor, uğradığı en büyük derdin yalnız resıam böyle feci surette kaybetmekten ibaret olduğu nu zannediyordu. Halbuki bu fa-canın, hergün gittikçe başına yeni yeni, hiç hatırından geçmlyen birçok derdler açacağı artık tahakkuk ediyordu. Avukatın suali ne garip sual idi. Me'âhıtin Saf. fet Selâm! ile aralarında geçen maceraları başkalarına anlatmağa ne mecburiyeti vardı ? O macera, lar, hayatının en mes'ut safahatı değil miydi ? O maceraları şimdiye kadar, en samimî kadın ahbaplarına bile anlatmamış, bir ha-İsln hazinesini sakladığı gibi, kalbinde gizil tutmuş, onları büyük bir kıskançlıkla başkalarının nazarlarından kaçırmıştı. Şmdi bütün bu maceraları bugün avukata, yarın da belki adliye memurlarına, meselâ bir müatantiğe, bir polis memuruna-mı anlatacaktı 7 Bütün bu İhtimaller biranda genç kadının zihnine hücum etti. Biraz şaşkın, biraz mütereddit bir surette Fe-him Beye sordu, kİ : — Bunları anlatmağa lü'um var mı? bunlar benden başkasını a âkadar edebilir m. ? — Bu hususta maatteeasüf İsrar etmek mecburiyetindeyim, Melâhat hanım. Zevcin.z benden kendisinin müdafaasını deruhte etmem) i.tedi, ben de bunu kabul ettim, çünkü onu müdafaa etmek demek sisi de müdafaa etmek demektir. Vakıa ban kendisine ¦ izin de benden muavenet isted:-ğinizi katiyen söylemedim, bunu tabii söyliyemezdinı. Şadan Beyi müdafaa ederken sizi müşkülmevkie düşürmemek, yani açıkçası bir pot kırmamak için sizin vaziyetinizi tamamen bilmeğe mecburum, bu-nut. için faciadan evvel ceryan eden vukuatı, aranızdaki münaseba-tın hırını safahatını olduğu gîbî anlatmak sisin menfaatiniz muk-tesasıdır. Yoksa bana emniyet et-mıyormusunuz ? Meiâhat avukatı gücendirmiş olmaktan korkarak : — Hiç emniyet etmez olurmu-yum avukat bey I Sualinize cevap vecmekte tereddüt etmekle hata ettim. Fakat sız de pek iyi takdir edcrsİnizki... Devamı var Köylerde yeni yatı mektepleri Adana 5 — Köy mektepleri için 935 yılında yeni ve değerli bir program tatbik edilecektir. Bunun ana çizgileri köylerdeki iki Üç sınıflı mektepler yerine beş sınıflı yatı mektepleri kurmaktır. Bu yatı mektepleri büyük ve kalabalık ve .nevkü itibariyle elverişli köylerde yapılacaktır. Bu husustaki t ıhsı- ı kabul edilmiş ve tetkikler yapılması için de kazalara yayım gönderilmiştir. Adanada imar Adana 5 — 935 senesi vilâyet bütçesi 770 bin liradır Geçen yılkİ bütçe ile bu yıl-kİ arasında 31 bn liralık bir fızlalık vardır. Vilâyetimizde yeni bayındırlık işleri başlamıştır. İçinde bulunduğumuz Nsan ayında yapılması eksiltmeye konulan yol ve köprüler için 105 bin, Adanada yeni istasyon caddesi üzerinde yaptırılacak yem ilk mektep binası için 40 bin, hükümet konağına ilâve edilecek kısım için 12 bin ve koşu yerinde yapılacak tribün için de 10 bin lira 934 bütçesinden sarf edilecektir. "Taşköprü,, de elektrik Kastamonu 5 — Taşköprü ei-ktrik tesisat na baş'anılmış-tır. Yapılmakta olan fenni mezbahanın yapı işi bitirilmiştir. Kağnılar Sivasa gir-miyecek Sivas (Hususi) — Belediye meclisi kağnı arabalarının şehre sokulmamalına karar vermiştir. Gelecek arabalar arka yollardan şehre girerek mezbahanın yanında ayrılacak olan pazar yerinde duracaklar ve getirdikleri malları boşaltarak aynı yollardan geri dönf çeklerdir. cuttur. Son zamanlarda da şehre 39 kilometre uzıkıktakî Temto dağında gayet zengin bir demir madeni bulunmuştur. Ekonomi bakan iğinin yaptırdığı tahlilde bu madende % 10.39 silis, 44,97 kükjrt. 42.91 de-mir bulunduğu anlaşılmıştır. BORSA 6 Nisan 935 NUKUT (Salı,) K uru* Kuru % 20 F.Franııı 14*. 20 I. Uviçf* 814 1 Dolar 174, / Pei ata 17 1 Kur. Çek. 104 / Mark 45 1 Şilin Av. 74,— 1 ZloIİ 24 I 1» t erlin 606 20 Ley 16 20 Lirel 209 m Dinar 54 20 Leva 24 1 Çerııovlc — 20 F. Belçika 85 Allın 944 30 Drahmi 34 Mecidiye 44, 50 1 Florin 14 Banknot 240 ÇEK FİYATLARI Fr.n.H F. Londra MilSno Nevyork Cenevra Alina Brüksel Aınslerdam Sofya I2JI3 67-',— 9.5032 0.792, 2,4*25 83, js* 4,6417 7,1772 45,30 Pr.4 Bclgrad Moskova «erlin Madrid Budapeşte Var şov* Bükreş Viyana 18,9375 3-v8 7/04.75 7,94 SM3S 4,4894 4JOİ7 78,7690 ESHAM I, Bank. Nama „ „ Hami. _ _ Müessis Türkiye cUmriu-riyat Bank. ,-Tramvay Anadolu Şir. Hayriye istikrazlar latikrası da. İMİ Ergani Kuponsuı II 12,6 i r. kuoponııjs Telefon Terkos Çimento İttihat dey. Şark day. Balya Şark m. ecıa TAHVİLAT Rıhtım Ao. rnUmes. 57.65 An. tah. l u 41,40 Sene: I Numara: 288 Abone Şeraiti Târhiye için Harit için 1 senelik 1200 Kr. fi aylık .......... 600 .. İ ,................ 3M ¦ - ltt „ - 2500 Kr. im . ZAMAN faıowı»j|f. s*™/sokai,. TELEFoıv. 2os2o j Mitbani Ebûzziya, Istanbnl [ Sabahlan Çıkar Siyas? Gazete J Ran Her Terde 5 Komıtnr Sah 9 Nisan 1935 Cesaretini kaybeden, her şegi betmiş olar. Söyleşinin dün-ya^L gelmemiş olması daha igldlrt Gotehe (Şerhi 3 ünci ııhifade) Günün yazısı Mi mar Sinan gunu Milletlerin, medeniyet sahasındaki kabiliyet ve iktidarları, bilhassa sanat sahasındaki muvaffakiyetleri ile Ölçülür. Hiç şüphesiz, her milletin mazideki mefahiri tari-biyesi de, onun kudret ve kabiliyetini isbat eden amillerdendir. Fakat mefahiri maziye, nihayet maddeten eser bırakmıyan ve ancak tarihin sahifelerinde yer tutan •eylerdir. Romalılar vaktiyle dünyanın en büyük imparatorluğunu kurmuşlardı. 0 keleri Cebelüttarık boğazından Kafkas dağlarının maverasına kadar uzanıyordu, Akdeniz onların adeta küçük bir iç denizleri idi. Bugün o «anlı mazinin, o muazzam imparatorluğun hayali bile kalmamıştır. Çünkü vaktile böyle vasi bir imparatorluk olduğunu ancak tarih sahifelerinde okuyoruz ve gözlerimizin önünde bugün için bir mukayese vasıtası bulunmadığından o büyük imparatorluğun maddi azametini kavramaktan aeiı kalıyoruz. Fakat bir milletin, bugün namı tarihten silinmiş olsa bile, vaktile medeniyette ne büyük bîr mevkii olduğunu gösteren bir başka ölçü vardır, ki o da bırakmış olduğu asarı maddîyedir. İste Romalıların mazideki azametlerini bugün de nazarımızda bütün kuv-vetîle yaşatan bu asarı maddiyedir. Vaktile Roma imparatorluğunun tahti idaresine girmiş ne kadar ülke varsa, oraların toprakları bugüo de kazılsa bâlâ Roma aaarı çıkıyor. Hatta bugün bile Ana-dolumuzdaRomalılardan kalma öyle enerler, abideler vardır.kİ aradan 16 asır geçtiği halde ne zamanın bu uzun imtidadı, ne de hadisatın mütevalî sadematı, yine onların hâki nİsyan ile örtülmesine kud-retyap olamamıştır. Yine bugün Mısır'da vaktiyle pek büyük bir medeniyet olduğunu isbat eden yegâne bariz asar, ehramdır. Ehramın gök yüzlerine meydan okuyao azameti karşısında insanlar bugün bile lâlÜ hayrandır. Keza bugünkü Avrupa milletleri de, tarihteki şanlı vakalarından ziyade, bilhassa asar ve abidatı sanatkâranelerile iftihar ederler. Perisin yegâne ve en mühim eseri "Noterdam,. kilisesi-dir. İtalyanlar Romada "Sen-Piyer„ kilisesi ve onun kubbesi İle iftihar ederler. Londramn en bedii eseri sanatı "Sen • Pol„ kilİsesidİr. Milano şehrinin vesilei tefahuru ise meşhur Katederalidİr. Milletlerin medeniyetteki kabiliyetlerinin başlıca ölçüsü böyle abi-dat ve meabit olduğuna göre.Türk-ler bu hususta geri kalmış değil, belki en ileri gitmiş milletlerden ad-dolunsalar yeridir. Vakıa Avrupalı bizi eskidenberi yalnız "harp ve darpten anlar, iyi askerlik eder, fakat medeniyetin sair sahalarında çokluk istidadı yoktur „ suretinde tarif ve tavsif eder. Filhakika bizim tarihteki mefahirimiz de yetişilecek derecenin fevkinde dir. Kaç millete bir İstanbul fethi ve bir devir tebdili, (Nıkbolu)Ha bütün Avrupa milletlerinin bir günde mağlûp edilmesi veya (Viyana) Önlerine muazzam ordularla gidilmesi gibi zaferler veya himmetler nasip olmuştur ? Biz bu şan'ı mazimizle de bihakkın iftihar ederiz, çünkü bütün bu zaferler, yalnız askeri kudretin değil, muhakkak medeni kabiliyetin de birer delilidir. Fakat bizim kabiliyeti medeniyemizi ispat eden yalnız mu-zaf/eriyatı maziyemiz değil, İstilâ *eya muhafaza ettiğimiz ülkede tÜeude getirdiğimiz tesisatı medeniye, abideler ve mabetlerdir. Denilebilir, ki hiç bir millet bu kadar az bir zamanda ve bu kadar gavail içinde bu keder medeni asar vücude geli,„mmj,tir. işte namını bugün Turk milletini,, tebcil ile yadettiğı.hatırasını candan tezahürat ile taziz eylediği Mimar Slnanın bıraktığı asarda bu cümledendir. Mimar Sinanın, bilmeyiz tarîht hangi rivayetlere veya hangi müta.e«İara istinaden Türk Devamı 2 inci sahi/eda Bugün mimar Sinanın 349 uncu yıldönümü! Bu yıldönümü Edirnede ve mülkün her tarafında lâyık olduğu tezahüratla tesit edilecektir Türklerin en büyük, en şayanı hayret sanat dahilerindin olan vo Edirnedekl eseri, Türk medeniyetinin Avrupaya karşı kurulmuş ebedî bir abideû bulunan Mimar Sinan ( 1588 - 1490) " Bugün nammı Türk milletinin taziz ettiği Kayserili mimar Sinan müddeti hayatında 81 cami, Sİ mescit, 55 medrese, 26 darülkura, 17 imaret, 22 darüşjifa ile muazzam ta kemerleri m yolları, 8 cesim köprü, 18 kârbansaray, 6 mahzen, 33 saray, 35 hamam, 17 türbe ki ceman 356 adet eser yapmıştır. „ Mimar Sinan hakkında bugünkü nüshamızda başlıca vesaiki ihzar ve bize ibda lûtfunda bulunan kıymettar mimarlarımızdan Bay Kemal Altan Mimar Sınanın kendi yaptırdığı Süleymanİye camiindeki türbesi Mimar Sinan sevgisini Bay (Kemal Altan) dan almış olan Edirne muallim mektebi talebesinden 45 numaralı Bay Mehmedin alçıdan 7»pt'ğ' Mimar Sinanın kabartma resmi Bugün Mimar Sinan günüdür. Bu münasebetle lstanbulda merasim yapılacaktır. Bu merasİmİo programını kısmı mahsusumuza dercettik. Mimar Sineninin hayatı, a*arı hakkında mufassal ve mütenevvi malûmat İle, başlıca asa rının resimlerini ve p'ânlarını da okuyucularımız, bugünkü nüshamıza ekli olan 9 ilâ 12 inci sabitelerimizde bulacaklardır. Bu münasebetle Mimar Sinan hakkında bize kıymetli vesaik vermiş olan Bay Mimar Kemale, Edirneden çok güzel bir makale göndermiş olan ressam Bay Fuada.l ve Bay Haşim Samiye beyanı teşekkür et megi bir vecibe adederi?. Dün çok feci bir tramvay kazası daha oldu Beşiktaş deposundaki i istiyen Bay Esat, iki tramvay Dün sabah Galatada Necati bey caddesi üzerinde feci bir tramvay faciası daha olmuş, işine yetişmek üzere acele eden bir vatman, iki tramvay arasında ezilerek hasta- şine biran evvel yetişmek vatman arasında ezilerek öldü haneye kaldırılmış, fakat orada hayata gözlerini yummuştur. Bu acıklı hâdise şu şekilde cereyan etmiştir: Galatada HacıaMimi mahal-Devamı 6 ıncı sahifede "Musolini,, Yugoslav dosta t İtalya - Yugoslav, ya anlaşıyorlar uBelgrd„ daki İtalya sefiri küçük itilâfı da medhediyor! B?lgrat 8 (A. A.) — Italyanın yeni Belgrat sefiri Kont "Viola di Campalto,, Pravda gazetesine vaki olan beyanatında ezcümle demiştir kl: " — M. Musolini, Yugoelavya-ya karşı en iyi niyetler beslemekte vc devamlı bir uzlaşmanın husulünü arzu eylemektedir va ağar arada devamlı meseleler varsa* bunların halli lâzımdır. Asıl İktiza eden, şimdiye kadar akdolun-muş ve hadisatın ilticaaiyle tatbik olunamıyan muahedelerin ahkâmını tahakkuk ettirmektir. Deamt 2 nci sahifede Bir Atman muvaffakiyeti daha Dançiğ intihabını Naziler kazandı Alman taraftarlarının kazandığı ekseriyet yüzde 60 br Dançiğ 8 (A.A) — Havaa muhabirinden : Saylav seçiminin İlk neticesi şudur: Ulusal-Sosyalist 148000 ray Sosyal demokrat 39500 „ Merkez katolik - 33000 „ Komünist 8000 „ Ulusal Alman 10SOO „ Polonya 8700 „ Bu rakamlar ulusal 'sosyalistlerin tahmin ettikleri gibi reylerin yüzde yetmiş beşini değil, yüzde altmışını aldıklarını göstermektedir. Muhalefet hücumlarına karşı bazı hücumlar olmuştur. Devamı 6 ncı sahifede ¦ PEK YAKINDA*^ Bir filmi seyretmek kolaydır!.. Bir film yapmak nasıl bir iştir?.. FtLMCİLtĞİN GAZETEMİZ Bugün 12 Sahifedir Dört eahifelik kısım, (Mimar Sinan) a tahsis edilmiştir Bu kısmı müvezzilerden isteyiniz Taşra karilerimize : Mimar Sinana mahsus dört sahi' felik ekimiz tamamen gönderildiğinden müvezzilerden talep etmelerini taşra karilerimizden de rica ederiz. İÇYÜZÜ Büyük Makaleler Serili Bizi stüdyolarda dolaştırdıktan başka filmlerde görüp te şaştığımız harika, harp, tufan, kaza gibi sahnelerin bugünkü reji~ sörlerce hangi teknikte yapıldığını gösterecektir. VEDAT ÜRF/ Bu yazıları herkesin anlıyacağı sade bir üslupla yazmıştır BUGÜNKÜ AVRUPA FİLM ÂLEMİ Öldürülen Hitler aleyhtarı kadın Londrada eıararıengiz bir surette ölen "Dora Fabîan,, /Yazısı 2 nci sahifemizdef H E R E K E DOKUMA FABRİKASI Kumaşlarımo terbiye ve ıslahı için Almanyanın meşhur bir mütehassısını getirtmiş ve yeni kumaşlarını piyasaya aevketmekte bulunmuştur. Yazlık kostümlerinizi ancak Hereke kumaşından yapınız ve Herekenln çıkaracağı yeni pal-tolukları bekleyiniz. ( Deyli Kronikl) in başımıza çıkardığı Z Şuaı korkusu Almanların icat ettikleri rivayet olunan Z Şuaı acaba tayyareleri böyle mi düşürecektir? Dün Almanların icat ettikleri beş müthiş ve yeni ölüm vasıtası hakkındaki İngiliz gazetesinin haberlerini yazarken, bunlardan bilhassa (Z) şuaı rivayetinin bıruz hayali olduğunu yazmıştık. Filha- kika havada daimî surette bulunan elektrik kuvvetinden istifada İle uzaklarda makine işletmek, motor yürütmek ve durdurmak gibi tecrübeler zaten senelerden* Lütfen sahifeyi çeviriniz Yeni bir Fransız - İngiliz ihtilâfı Fransa, İngiltereden kat'i muzaheret istiyor Incriltere, Fransanın muzaharet ilânı teklifini reddedecek — Sulhun anahtarı bermutat İngilizlerdel — "Treza„ ya gidecek Başvekiller Londra 8 A. A.) — "Tayn.U,, gazetesinin "l'm.„ muhabiri yasıyor : Fransa, Ingİlterenİn "Strese, konferansında elinde mevcut vesaiti kullanmak suretiyle kendisine müzaheret edeceğini ilân etmesi arzusundadır. Zınnoluoduğuna göre Fransa-da, togilterenln kendi dominyonları ve Amerika ile olan münase- betlerinden mütevellit hususi vaziyet göz önüne g- tirilmcmektir. Şu halde iki tarafın taahhüt-lerİ ve mesuliyetleri bahtinde yeni bir takım görüş ihtilâfları ortaya çıâacoğı intibaı vardır. Italyanın hiçbir teklifi yok! Roma 8 t A. A. t — Hancıya müsteşarı B. "Sııvıç., Mokka Dclla Kaminıte'yr g.İmiktir. Hav "Mu-Devamt 6 ncı sahifede H=A=R=İ=C^I=H=A=B=E=R=L=E=R Divanı harpler 10 günde işlerini bitirecekler Yunanistanda intihabattan bir ay evvel idarei ürfiye kaldırılmış bulunacaktır ^SONİ@eHABERLER^ Dünkü Kamutay içtimai Ankara 8 (AA) — Bugün Bay Nuri Cooker'ıo başkan ıgında yapılan Kamutay top .oh unda reşit kadın ticaretinin meni hakkında 11 birinciteerİn de Crnrvr'de imıalanan Artıu'usal mukavelenin tasdiki hakkındaki hm İle Yüksek Mühendis Mek.ebl 1ms rıh büt-fesini kabul etmiştir Bu bütçe kanunu ile Yüksek Muheı .ı.s m-uf bi-nİn 1935 yılı masarifi karşılığı olarak 495,782 lira tahsisat verilmiştir. Yine bu toplantıda Surlyede Türklere ve Türkiyeda Suriyelilere alt emlâk hakkındaki itilâfnamenin altı ay daha uzatılmasını gösetrn kanunda kabul edilmiş ve divanı muhasebatta açık bulunan bir azaiık içîn yapılan seçimde bu yere muhasebatı umumiye müdürb is. Mehmet Ati seçilmiştir. Kamutay perşembe günü topt ınacaktır. Memur olan Âli Ticaret talebesi Ankara 8 (Telefonla) — Ali ticaret mektebine devam eden memur talebenin Hukuka devam eden memur talebe gibi dairelerinden mezun olabilmeleri hakkında Başvekâletten alakadar-lara bir tamim yapılmıştır. Buğday alıp satma işi Ankara 8 (Telefonla) — Ziraat vekâleti müsteşarı Bav Atıf buğday alıp satma işi etrafında bana şu beyanatta bulundu : « — Buğdayı »lıp şaton işini mûsUkilen yapmak için ayrı bir teşkilat kurulması düşünülüyor. Bu teşekküllerin kurulması için icap eden masraflarla bngday işinin mûsUkilen görülmesinin temin edeceği faydalar mukavese edilecektir. Neticeye göre bu hususu hir karar verilecektir. BufccUv işinin bugün yapıldığı veçhile banka tarafından muazzam bir vazife ola. rak değil, müştak ilen ifasına karar verilmesi için bir teşkilat lâyihası hazırhyarak Meclise arzedeceğiz, İstanbul buğday tahkikatı hakkındaki fezlekeyi İstanbul Vilayeti Encümenine gönderdik. Orası lâzımgelen muameleyi yapacaktır. "Ludendorf„ un 70 inci yıldönümü bugün Almanyada kutlulanacak Berlin 8 (A. A.) — B. " Hitler „ aşağıdnki emirnameyi neş-retmistir: General " Ludendorf., yarın 9 Nisan doğumunun yetmişinci yıldönümünü te.ıt edecektir. Bu münasebetle Alman milleti, büyük kumandanın harp esnassındaki unutulmaz hizmetlerini derin minnettarlık hisleriyle hatırlıyacaktır. Şükran borcu olan bu hissin tesiri ile 9 Nisanda bütün binalara bayrak çekilmesini emrederim. Yeni Gümrük teşkilâtı Kamutaya gönderilen teşkilât layihaları çok mühim esasları taşımaktadır. Memurların maaşları arttırılacak Bulgaristanda yeni tevkifat Bir çok kominîst tevkif ve evrak müsadere edildi Sofya 8 (A. A.) — Maliye memurlarından kominîst "Ra. denknf., un ihtilâsiyle alâkadar olarak, polis komİnist hareketine mensup başka bir tevkifat yapmıştır. Ezcümle 'Mopr,, ismindeki Uluslararası Kurumun Bulgar r.ı.-rk r komitesi azasının hepsi tevkif edilmiştir. Bu komitenin ParUteki merkezî büro il" olan muhaberatı müsadere edil.oîştir. Bu muhaberattan anlaşıldığına göre, Bulgar komitesinin pek faza nü i vesaiti vardı ve son seneler zarfında Paristen yedi milyon leva muavenet görmüştür. Türk - İngiliz ticret müzakereleri Yeni bir ingiliz - Türk ticaret mukavelesinin yapılması için An-karada müzakerelerde bulunan İngiltere sefareti ticaret ataşesi Colonel Voods şehrimize gelmiştir. Bu hususta kendiaiyle konuşan muharririmize Colonel Voods de-saiştirki i ¦ — Müzakerat normal bir şekilde devam etmektedir. Yakında her İki tarafı tatmin edecek olan bir netice alacağını kuvvetle tahmin ediyorum.. Günün yazısı Mimar Sinan günü Birinci sahi/eden devam olmadığını iddia edenler var. Ne büyük gaflet I Büyük babasının İsmi (Doj-ao Yusuf aga) olduğuna göre en halis ve temiz Türk arkından bulunduğuna şüphe olmıyan Mimar Snao, binde bir ihtimalle başka ırktan bile olsaydı, yine büıün asarı Türkün öz malından başka bir şey olamazdı. Çünkü Mimar Sinan yirmi yaşlarında I • tanbula gelmiş, Türk saraylarında, Turk terbiyesi ile, Türk İrfanı sayesinde ve Türk üstatlarının talim ve tedrisi altında yetişmiştir. O zamanın Türk kuvvet ve kabiliyeti, Türk azamet ve eatvetı olmasaydı. Mimar Sınanın yetışmeaıne ve bugün ismini hatırlatacak ütt üste iki taş bırakmasına imkân mı tasavvur edilebilirdi ? Topu altmış yetmiş sene içinde, birçoğu bugün bile azamet ve heybetle payidar olan ve bütün bir millete sonsuz iftihar vesileleri veren dörtyûz parçaya karip eaeri, Mmar Sinan, yalnız mader-zat istidadı sayesinde değil, bir o kadar da Türk medeniyetinin ve muhlimin tesiriyle yapabilmiştir. Binaenaleyh bu dâhi Türk üstadı ile Türk milleti ve milleti nekadar mült-hir İae, M.mar Sinan da götterd gı fevkaladeliği milletine o kadar medyundur. Biz o şayanı hayret san'atkâ-rın namını bugün hsbikaten prk büyük bir iftiharla yadediyoruz. O ne şayanı hayret İnsandır, ki 350 sene evvel tidir nede yaptığı muazzam abide, Türkün kabiliyeti medeniyedeki mümtaziyetin:n mü-tehaeeir bir timsali olduju gibi Türk vatanının da bugün Avru-padakî baka ve ikbalinin adeta yıkılansaz ve geçilemez bir kalesini, bir aeddı şedidini teşnil ediyor* __ZAMAN beri yapılmaktadır. Hattâ ilk tecrübeleri otuz sene kadar evvel, telsiz telgrafın esasının mucidi ad edilen Fransız ( Uranlı ) ve| telsiz tatbikatını icat eden İtalyan (Mar-ko) ni yapmış ardı. Bu tecrübeler şimdiye kadar uzaktan bir elektrik lâmbası yakmak veya söndürmek derecesini geçmemiştir zannediyoruz. Almanlar da şüphesiz bu yolda daha müessir işler yapmak İçin tecrübelerde bulunu-yordurlar. Fakat bu tecrübeler nekadar ilerlemiş oUa öyle tayyareleri parçalıyacak, demirleri eritecek bir kuvvetin istihsal ve İstimal çarelerinin bulunduğuna kolay kolay inanılmaz. O cihetle (Deyli Kronıkl ) ın bu rivayeti Üzerinde, ehemmiyetine binaen biz bugünde durmakla beraber, onun kaydı ihtiyatla telâkki tdılmesi lüzumuna kaniiz. Atina 8 (Hususi) - Intiha-batın Mayısın 19 unda yapılacağı ve talik edİlmîyeceği hakkında en yüksek makam sahiplerinin vuku bulan beyanatı üzerine, idarei ûrfiyenin de intihabattan bir ay evvel, yani bu arın 19 una kadar kaldırılması lüzumu tesbit olunmuş ve bütün Divanı harplere, ogüne kadar ellerindeki işleri bitirmeleri lüzumu birinci ordu kumandanltgınca tebliğ edilmiştir. Üniversite ve millî tiyatroda tasfiye Atina 8 (Hususî) — Bugün General "Kondilis* in riyaseti* altında toplanacak Bakanlar heyetin de, Üniversite dekanları ile muavinlerinin tasfiyesi kararlaştırılacaktır. Kültür Bakanı Üniversiteden ayrılacaklar ile yerlerine getirileceklerin bir listesini hazırlamıştır. Bazı gazeteler milli tiyatroda Venizelist unsurlar bulun-dııfıınn yazdıklarından burada da tasfiye yapılacağı söylenmektedir. Muhakemeler devam ediyor Atina 8 (Hususî) — Dün Pa zar olmasına rağmen buradaki iki divanı harpte de muhakemelere devam edilmiş ve şahitler dinlenmiştir- Tersane baskını mevkuflarını muhakeme eden divana bazı şahitler gelmediği için bunların ihzaren celbi kararlaştırılmıştır. Harbiye mektebi ikinci ka- Habeşistan silâh alıyor Fransa, Habeşin silâhlanmasını mı istiyor? Aden 8 (A. A.) — "Cibuti,, den gelen bir habere göre, Habeşistana gönderilmekte olan silâhlar ve mühimmat Fransız somalisinden serbestçe geçmiştir. Bu silâhların geçenlerde Almanya, İsveç ve Da. nimarkadan gönderilmiş olduğu söyleniyor. Fransada " Habeş „ muhabbeti başladı Paris 8 — Meşhur Fransız muharrirlerinden Barbussein reisliği altında birçok tanınmış kimselerden mürekkep bir heyet "Cenevre„ye giderek Italyanın Habeşistanı istilâ tasavvurunu Milletler Cemiyeti nez-dinde protesto edecektir. Mısırda Türk turizm bürosu Türkiye-Mısır ticaareti ve turizm hareketleri Kahire 8 (A. A.) — Türk Devlet Demiryolları idarelinin ve Turing klübün mümessilliği ni alan B. Abdülilab tarafından yakında burada Türkiye-ye dair bir turizm bürosu açılacağı haber alınmıştır. Filistin, Suriye ve diğer şark rremleketlerine de şubeleri bu. lunacak olan bu büro, Türki. yede müteaddit belediye dairelerinin seyyeh şubeleri, sayfiye merkezleri ve ticaret oda lan ile sıkı bir münasebet halinde çalışacak V-- halka Türkiye ile Mısır ve diğer şark memleketleri arasında ticaret va turizm münasebetlerinin artması için lâzımgelen malûmatı verecektir. file isyancıları muhakemeleri esnasında reislerinin ve kendilerine emir verenin "Çigan-des„ olduğunu söylemişlerdir. Malûm olduğu üzere "Çigan" dca„ ilk kafile arasınla muhakeme edilerek müebbet küreğe mahkûm edilip askerlik rütbesi de rcfİ edilmiş bulunduğundan, tekrar muhakemeye şevki iıuk'ın haricinde görülmüştür. Eski divanı harp reisi tekaüt oluyor Atina 8 (Husnsî)-llk kafile asilere idam cezası vermediğinden dolayı bazı gazetelerin hücumuna nğrayan eski divanı harp reisi General «Baldopulos» yeni tayin edildiği memuriyeti kabul etmiyerek tekaütlüğünü istemiştir. "Kondilis* in konferansı Atina 8 ( Hususî) — Atina gırnizontı zabitlerinin dün askeri kulübünde yaptıkları toplantıda general «Kondilis» bir konferans vermiştir. • Kondilis» Yunan milletinin hakkını istirdat için gösterdikleri cesaret ve fedakârlıktan do-layı zabitleri tebrik ederek «Ve-nizelosun millet arasında ihdas ettiği ruhi intizamsızlık, memleketi dahilî harbe kadar götürdü. Şimdi ise ordu artık milletin arzu elliği doğru ve muntazam yolu bulmuştur* demiştir. Kondilis, bn konferansı emri yevmi şeklinde bütün kıtaata da tamim etmiştir. * Venizelos „ a inme inmiş! Sebebi: İsyan rüesasının mahkûm olmaları imişl Atina 8 iHususi) — "Venize-ios„un eskidenberî çekmekte olduğu damar hastalığının kalp buhranları tevlit ettiğini Bora kazeteleri Napoliden aldıkları telgraflara göre yazıyarlar. "Tiros., gazetesi. Venizelos a hafif bir iç sektesi geldiğimde haber veriyor. "Venizelosu öldürünüz!., Atina 8 (Hususî) — "Ven -zelo*„ ile "Napoli„ ye kaçan 15 bahriyeli küçük zabit Pireye dönmüşlerdir. Burada ç.kan "Tiposn ga-z-teai, asilerden Yunanistana dönmek isteyenlere" Venizelosu Öldürüp memleketinize öyle gclınizlN diye tavsiyede bulunmaktadır. • e Diğer taraftan, aksam gazetelerinin "Atina„ gazetelerinden birinin yazdığı kaydık verdikleri jbir telgraf haberine göre, "Venizelos,, mütemadiyen kalp kirizlerinden muzta-rip olduğu İçin muayene ve tedavisine italyanın en maruf doktorları çağırılmışlardır. Verilen tefsilâta göre, asi ve sabık Yunan Başvekili "Ati* na „ divanı harbinin faaliyete başlaması ve bilhassa bir çok zabitanın rütbeleri ref edilip müebbet küreğe mahkûm olmaları üzerinedir ki hastalanmıştır. Hattâ hafif nüzul İcabeti de, yüzbaşı " Valânis „ in "Se!&nık„ te kurşuna dizilmesi haberinin gelmesinden sonra vaki olmuş imiş. ı Avusturyada askerî resmi geçit "Şuşnîg„ in emri - Avusturya köylüsü diktatörlük istemiyor Viyana 8 (Â. A.) — Dün yapılan büyük bir askeri geçit resmi münasebetile. Başvekil "Şuşnİg„ bir emri yevmi neşrederek, orduyu, müteveffa "Do füs„ tarafından çizilen ve gayesi Avusturyanın istiklâl, huzur ve temini hukuku oîao yolda yürümeğe davet etmiştir. Almanya - Avusturya iktisadî birliği? Viyana 8 (A. A.) — Avusturya ziraat nazırı "Reither,,, Salzburgda irat eylediği bir nutukta, Almanya ile Avusturya arasındaki siyasal ihtilâfa rağmen iki devletin hiç değilse takas surotile iktisadî bir iş birliği tesis etmelerini tavsiye etmiştir. Avusturya köylüsü diktatörlük istemiyor Viyana 8 (A. A.) — "Salz-I'Uf,-., da. iki bio köylüye söylemiş olduğu bir nutukta. Ziraat Bakanı ve köylü fırkası reisi B. " Reither „ , reisleri Prens "Sttar Ebmerg, e karşı disipline muhalif hareketlerde bulunmalarını Hennvebreo'lere tavsiye eden devlet müsteşarı "Siyer., in beyanatından babs etmiş. Avusturya köylülerinin herhangi bir dikatÖrlük hareketine muhalefet edeceklerini bildirmiştir. Bundan sonra B. 'Reither,, prens "Staremberg,, i bu gîbi tahrikatta bulunan muavinlerine ka'ft şiddetle harekete davet etmiştir. Bu toplantı, köylüler arasın, da Nfimvehrenlerin nüfuzuna karşı bir muvazene tesisi için mevcut temayülün bir teyidi olarak tefsir edilebilir. Öldürülen Hitler aleyhtarı kadın " Hitler „ aleyhtarı yahudi gazeteci "Jakop., un İsviçreden Almanyaya kaçırılıp akibeti meçhul kalmasından sonra"!.an Hr.ı . da da iki Alman kadının , felsefe doktoru "Dora Falbıan., ile"Matild„İn esrarengiz bir surette öldürülmeleri heryerde heyecan tevlit ettiği ve bu ölümde de Nazilerin parmağı olduğu malûmdur. Avrupa gazetelerinde görülen tafsilata göre, "Dora,, çok tanınmış bir kadındır. Kaçırılan gazeteci "Jakop,, ile de ahbaplığı vardı ve gazeteci Almanyaya kaçırdığı söylenen "ft5'eseroanMı ta-kip etmekle meşguldü, " Ja kob,,un kurtarılması İçinde her çareye baş uruyordu. "Hitler,, iktidar mevkiine ge'mezden evvel "Dora,, adliye nazırı "Roscufeld,, , İn kâtibi idi ve "Hitler,, tarafından hapse atılan İlk sosyalist kadındır. "Dora. bulunduğu mevki itibarile nazİlerio gizli teşkilâtına vakıftır, hapsten kurtulduktan sonra da "Londra,, ya kaçmıştır. İtalya Yugoslavya anlaşıyorlar / inci sahi/eden devam Sonra, bir de yeni ticaret muahedesi aktetmek ve her İki memleket arasında bir dosttuk muahedesi hazırlamak, yahut yenilemek linindir.. Sefir, İtalya ile Yugoslavya arasında bir yakınlık husulünün kral "Aleksandr. ile M. Uartu.. nun cümle! amalinden bulunduğunu hatırlattıktan sonra, şu sözleri İlâve etmiştir : italya küçük itîlifı, hayatiyet ve siyasal şuurunu isbat etmiş, uluslar arası güzel bir teşekkül addeder. Rcvizyonizm'e gelince, uluslar kurumu bile, uluslar arası muahedelerin hakkaniyet dairesinde tadili İhtimalini derpiş eylemiştir. D.ger tarafUn, İtalya ise, bu ı ¦ I -tin zorla yapı.masıaa daima aleıh-tar bulunmuştur. „ Ankara 8 ( Telefonla J - Gümrükler bakanlığına ait hazırlanan teşkilat lâyihası kamutaya gönderilmiş :ir. Muhafaza umum kumandanlığı ile hükmü şahsiyeti haiz bulunan I .hisarlar umum müdürlüğü teşki-* lalı bu kanunun haricinde bırakılmaktadır. Kanun yalnız gümrük memurları hakkındadır. Kontenjan ve klering anlatmalarının daha esaslı bir surette çevrilmeleri için merkezde yeni servisler açılmış. Gümrükler umum müdürlüsüne bağlı yeni bir Ako-nomik işler şubesi vücude getirilmiştir. Gerek İş sahiplerinin ve gerek gümrük memurlarının işlerini kolaylaştırmak için merkezde bir neşir işleri bürosu da kurulmaktadır. Kadrolarda esaslı değişiklikler yapılacak, îşlerî çoğalan şehirlerdeki servislere işleri az olan yerlerden nakiller yapılacak, her servis kendi işinî kendi yapacaktır. Merkez teşkilatında bilhassa teftiş heyeti eskisine nisbetle takviye edilmiş, kadrosu bugünkü murakabe ihtiyacını temin edecek bir hale sokulmuştur. Bundan başka bugün mevcut olan iki türlü baş müdürlük usu'ü de kaldırılmıştır. Yeni teşkilâtta baş müdürlükler doğrudan doğruya gümrük muameleleriyle meşgul olmayıp kendilerine bağlanacak olan müdürlükler üzerinde yalnız murakabe icrası ile mükellef tutulmakta ve bu suretle İşlerin çabuk görülmesi temin olunmaktadır. Taşra kadroları da eskitin* nisbetle azalmıştır. Bu suretle bunlardan yapılacak tasarruf sayesinde mevcut memurların ihtiyaçlarını tatmin rd.-c-k daha yüksek maaşlar temin edilmektedir. Yeni teşkilatta kemiyetten ziyade keyfiyete ehemmiyet verilmiş ve çok memur kullanmak yerine az ve fakat ehil ve ihtiyaçları tatmin edilmiş memurlar kullanılması esas olarak kabul edilmiştir. Küçük memurların maaşlarına tu suretle sam yapmakla beraber ehemmiyetli işler gören ve üzerlerine büyük mesuliyetler alan gümrük müdürlerinin maaşları da eskisine n.sbetle bir derece arttırılmıştır. Uıak ve höera yerlerdeki memurların maaşlarına fazla zaınmi) at yapılmıştır. Memurların kendi meslekleri içinde yükselmeleri trmin edilmektedir. Bir muayene mnnuru bundan sonra hiç muamele degiştir-medee ikinci sınıf müdürlük derecesine muadil 55 lira maaşa yükselebilecektir. Ziraat Bankasının sahipleştirilmesi Ankara 8 (Telefonla) — Ziraat Bankasını sahipleştirme kanun lâvıhası bugünlerde Heyeti V -kileden Meclise sevkedilecektir. Yeni kanun lâyihası ile takip o!unan maksat bankayı murakabe altında bulundurmak suretile sahipleştirmek ve faa|iyerinin daba ziyade ziraî sahada inkişafını temin etmektir. Banka yeni lâyihada fazla olarak bilûmum banka muamelesi yapmak-lada mükellef tutulmuştur. Bundan başka bankaya haricî ticaretimizin teşkilâtlandırılmasının zarureti tebeyyün ettiği için satış ve ziraat kredi kooperatiflerinin tam ve kâmil bir surette terroaveleştirilmesi vazifeside verilmiştir. İngiliz ve Fransız Başbakanları Stresaya gidecekler Londra 8 (A. A.) — B- Macdonald, Avam kamarında, irat edilen bir suale cevaben Stresa konferasına kendisinin ve Sir Johan Simonun gideceğini bildirmiştir. Berlin 8 (A.A.) — İyi malûmat alan mehafilden öğrenildiğine göre, B. Mac Donald Strezaya gittiği takdirde B, Lâvat vana toplanacak olan Fransız kabinesi içtimaında başbakan B. flân-denin Sterzaya gitmesini teklif edecektir. Bu takdirde 0ç devletin başbakan ve dışarı işleri bakanları Stresada toplanmış olacaklardır. ¦ — ZAMAN — hastalıklar Dun Halkevinde faydalı bir konferans verildi Dün İstanbul Halkevi konferans salonunda Halkevleri merkezi tarafından emrazı zühreviye hakkında tertİbedilen konferans serilinin birincisi doktor Nuri Onun tarafından saat 18,30 da verilmiştir. Kalabalık bir gençlik kitlesi tarafından alaka İle takîbedileo konferansında doktor : "— Bir düşmandan korunmak İçin onun ne olduğunu bilmek gerektir. Hem kendimizin hem de soyumuzun en büyük düşmanı olan ve "zührevi hastalıklar,, diye İsim verilen frengi ve beluouk'uju İnsanlar için büyük bir dert ve be âdır. Bu zührevi hastalıklar ki kendimize, çocugnmusa, eeyumu-za yaman bîr düşmandır. B zİ fe âkete, Acılara, sakatlıklara, hatla deliliğe, körlüğe kadar siirüküyen, soyumuzun sönmeslnr »• at alız kalmasına sebep olan bir afettir. „ Demiş ve zührevi ha ınn ismi üzerinde dur- muştur. Doktor bu hastalıkların 15 inci asır sonlarında İtalya ve hpanyadan bütün dünyaya sirayet ettiğini, bizede Hindistan Suriye tariki k gtldİğini, Hindistanda bu hastalığa Fransızlardan alındığına ima o.arak Franka dendiğinden bizede * (ire&gi „ şeklinde geçtiğini emrazı zühreviye tabirinin ise 15 mei asırda her afeti yıldızlara atfettiklerinden bunuda ¦ Zuhre m yıldızına nispet ettiklerini anlatmış ve bu hastalıklarla tahribatı hakkında tafsilât vermiştir. Doktor eöi uzun süren konferansını şu sözlerle bitirmiştir. * — Bir millet İçin en kıymetli sermaye insan sermayesidir. Kendini, vücudunun sıhhatini korursan, çocuklarının sıbhstini, ailenin refahını, memleketin kuvvet ve servetini korumuş olursun. Bütün kuvvetinle içtimai hatalıklara frengi ve belsogukluğuna karşı mücadele et, bu mücadele her Türk'ün Türkiyeye ve ber insanın İnsanlığa karşı en mukaddes bir borcudur. „ Bandan sonra zührevi hastalıklar hakkında yapı'ao filimden bazı parçalar gösterilmiş ve konferansa nihayet verilmiştir, Sinan ihtifalinin programı Yüce Türk sanatkarı Mimar Sinenin ölümünün yıldönümü münasebetiyle bugün yapılacak ihtifal şöyle olacaktır : 1 — Yüce Türk mimin (Sinan) in ihtifali 9 Nisan 93S Salı günü saat (16) da Süleymaniye mezarının Önünde yapılacaktır. 2 — a) Güzel sanatlar Akademisi Yüksek Mimarî şubesi tale-boaindeo Orhan b) Yüksek Mühendis mektebi taleberinden Sadık e) Belediye İmar müdürü Ziya ç) Halkevi üyelerinden Aptul- lah Zıya birer «Öylev söylİyeceklerdlr. S — İhtifalden evvel ve st*t 14 te civar lise ve ortamektep son sınıflarından ayrılarak Süleymaniye ve Şshzade camilerine gönderilecek talebeye mimar arkadaşlarımız Sinanın bu eserlerini gezdirecek ve malûmat verecektir. 4 — Maarif müdirlyeti, o gün ilkmekteplerde mimar Sinan ve eserleri hakkında da malûmat »erdirecektir. 5 — Aynı geee saat 08,50) de Eski Maarif binası alınıyor Şehir meclisi dün 40 bin lira tahsisat verdi Şehir mec'lsl dün bay Necibin reisliği altında top andı. Büyükada tahrir komisyonuna dört eza seçilmesi divenı riyasete bırakıldı. Anadolu ajansiyle belediye ereaıoda yapılan Afişaj mukavelesine dair daimi encümen mazbatası kavanin encümenine verildi. Tekma motorlu sandallarla her nevi Kotralardan numara resmî alınmasına^ dair makam tezkeresi ramazan günlerine mahsus olmak üzere açılacak eğlence yerlerinden alınacak h-rç mescleeİ bütçe encümenine gönderildi. Eski Maarif binasının 40 bin li-aya satın alınması hakkın-.a makama selâhiyet verilmesine dair bütçe encümeni mazbatası münakaşayı mucip oldu. Azadan Bay Galip Bahtiyar ve Avni bütçenin hiçbir fasbnda ve maddesinde böyle bîr yer almak için tahsiset mevcut olmadığını iddia ederek encümenin mazbatasının noktan olduğunu söylediler ve bu 40 bin liranın yerini sordular. Azadan Bay Feridun l»e bu binanın tamire muhtaç oldğunu, bunun için ise ne earfedileee-ğ.nı sordu. Bütçe encümeni mazbata muharriri Bay Ziya bu binanın alınmasının zararlı olduğunu, belediye dairelerinin dağınık bir halde v* birbirlerinden uzek yerlerde lu.uoduğunu eöyliyerek esasen bütçede de alınacak emval hakkında tahsisat buunduğunu İşaret etti ve bu binanın parası ceste ceste verileceğini ilave etti. Bu izahat kafi görüldü ve binanın alınması için makama aa-âhıyet veren encümen mazbatası aynen kabul edildi. Bundan sonra 932 senesi kati hesap raporunun müzakeresine geçildi. Başbakan Başbakan General İsmet İnönü Hün aaat üç vapurîyle Adadan lıtanbula inmişler ve son vapurla da avdet eylemişlerdir. Başbakan Istanbulda bazı hususi ziyaretler yapmıştır. Amerika sefiri geldi Amerika sefiri Mister Skinner dün Ankaradan şehrimize gelmîş- balkevî üyelerinden mimar Kemâl tarafından mimar Sinan ve eserleri hakkında (Radyoda) bir söylev söylenecektir. 6 — İhtifale istanbul belediye reisliği, halkevi, evkaf müdüriyeti, milli Türk talebe bİrhgi, güzel sanatlar akademisi, yüksek mühendis mektebi, mühendisler birliği, mimarlar birliği birer çelenk koyacaktır. Bunun haricinde Istİ-eo diğer teşekküllerde çelenk koyacaktır. Talebe Birliğinin daveti Mİİ.İ Türk Talebe Birliği Genel kâtipliğinden : Bugün aaat 16 da büyük mimar Sinanın Ölümünün yıldönümü münasebetiyle Süleymaniyede mezarı başında hatırası anılacaktır. Birlik üvelerînin gelmeleri. Kadınlar kongresi KöprbiŞtirr^mesi Gelen murahhaslar kongrenin Istanbulda toplanmasından çok memnun — Türk kadını dünyaya önayak olmuştur,, Dün Perapatasta ilk toolantıs Birliği kongresi Beynelmilel kadınlar kongresine iştirak edecek olan 35 milletin murehbas'arı peyderpey şehrimize gelmektedirler. Bunlar arasında dünyaca tanınmış simalara tesadüf edilmektedir. Nitekim Ingilterenin kadınlık cer-yantarında en ileri mevkide görülen Mis Alison Neilton da bu meyandadır. Bu Bayan Ingiltere-dekl birçok kadın cemiyetlerinde çalışmıştır ve İngiltere İçtimai ve ahlâki koruma cemiyetinin umumi kâtibidir. Bundan başka kendi branşı üzerinde neşriyat yapan The Sbield namındakİ mecmuanın baş muharriri olup uluslararası kadınlar birliğinin ahlâkta müsavat komisyonunun ikinci reisidir. Neilson bütün bunlardan maada bir de İogilteredeki zührevi hastalıklardan korunma işinde pekçok çalışmıştır. Miss Neilson dün kendisiyle konuşan bir arkadaşımıza demiştir ki ı "— Türkiyeye İlk defa geliyorum. Burada gördüğümüz misafirperverlikten çok mütehassis olduk. Hükümet memurlarının, balkın ve Kadınlar Birliğinin kongreye karşı gösterdikleri alâka şayanı şükrandır. „ 12 nci Beynelmilel Kadınlar Birliği kongresine İştirak edecek ını yapan Beynelmilel Kadınlar ihzari komisyonu olan murahhaslar ayın 14 dünden itibaren gelmeğe başlıyacaklardır. Kongre günlerinde İkinci miting yapılacaktır. Bu mitingler, hususi komisyonun raporlarının tetkikinden sonra tesbit edilecektir. Amerika murahhasının beyanatı Kongrenin matbuat mümessi'i ve Amerika murahhası Mis Fast da şunları söylemiştir. — I.tanbula gelince, bo memleket kekkınde duyduklarım ve okuduklarımın hepsinin sahi olduğunu gördüm. Burasını gördükten sonra ilerisi için ümitlerim kuvvetlendi. Sizin kadınlar bütün dünyaya önayak olmuştur. Amerikan kadınlarının vaziyeti hakkında sorduğunuz suale Mis şöyle cevap vermiştir: — Amerikada içtimai kalkınma hareketi başlamadan evvel kadınlarımızın dilekleri mevzuu babsolabilirdL Halbuki Amerikada yeni idare ile beraber İktisadî sahada yeni bir takım işler meydana çıktı. Bu suretle dünya kadınlığının isted ğı ile bizimkiler arasında hiç bir fark kalmadı. Bugün Amerikada evlî kadınların çalışmaması isteniyor. Bu en sarih bir haksızlıktır. Çünkü evli kadının da .........................I...... »Şerhler Cesaretini kaybeden, herşeyini kaybetmiş olur. Böylesinin dünyaya gelmemiş olması daha iyidir 1 Goethe Şerh ve izah: İnsan hayatta türlü tür' lü sıkıntılarla, varlıklarla, türlü türlü aksilikler-le karşılaşabilir. Bunlarla mücadele ettikçe ve bunlarla savaştıkça cesaretini muhafaza ediyor, demektir, insan cesaretini muhafaza ettiği müddetçe, galip sayılır. Fakat hâ-|j diseler, engeller, sıkıntı-jar, onun cesaretini kırmağa, onun cesaretini kemirmeğe başlarsa asıl buh- ran o zaman kendini göste rir.Cesaret kırıldı mı, insanın içi kararır, yeisin pençeleri insanı için için yıkmağa savaşır, insan, kuvvetli bir hamle ile bir daha kalktnmaz ve cesaretini kurtaramazsa en feci vaziyete düşer ve hüsranın elinden yakasını kurtaramaz. İnsan herşeyden fazla, cesaretini mutlaka korumalıdır ZAMAN 'öylesem tesiri yok. ussam gönül razı değil Yeni köprü 2 milyon liraya çıkacak Atatürk köprüsü münakaşa şartnamesi üicrnd." daimi encümen tet-kîkatını ikmal etmiş ve yeni şartnameyi makama vermişti--. Dünden itibaren bu şartnamenin belediye matbaacında tab* ve teksirine başlanmıştır. Sekiı on güne keder mü-nakasr gazetelerle İlân edilecektir. Keşif bedeli iki milyon liradan biraz noksan olup münakaşa müddeti altı aydır. Münakaşaya fenol ehliyet ve iktidarı müsellem ve kendileriyle klerink mukavelesi y p len devletlerin tebaandan olao müesseseler dahil olabileceklerdir. Zelzele Erdekte yeniden başladı, fakat burada korkulacak bir şey yok Dün sabah Erdekte yeni bir zelzele olmuştur. Zezele saat beş raddelerinde başlamış haik telâş ve heyecana düşmüştür. Oldukça Şiddetli geçen zelzele hiç bir zayiata sebep olamamıştır. Yine dün sabah şehrimizde de saet dördü elli üç geçe ve birde beşi yirmi dört geçe İki zelzele olmuş ve pek hafif geçmiştir. Bo selzeleyi ancak tam uyanık olanlar doyebilmışlerdir. Dün bu busuata rasathanenin malûmatına müracaat ettik. Bize şu malûmatı verdiler. — Bu sabahki zelzele Erdekte olmuştur esasen aletlerimiz iki gündenberi bunları kaydetmektedir. Bu zelzeleler ancak merkezinde tahribat yapabilir. Burada hiçbir şev yapamıyacakları için telâşa mahal vermemek üzre gazetelere malûmat vermedik.H hayatta bir mevkii vardır. Amerikada çalışan kadınların kocaları işsiz kaldıkları gö ülüyor. Amerikadaki kadın ik hareketi ile Avrupadaki hareketlerin arasındaki fark olsa olsa fertlerin etrafında toplanmış olan muhtelif kadın teşekküllerinin mevcudiyetidir.,, Komisyon top'andı Dün Perapalas oteliode Mis Rozsmanusun başkanlığı altında ihzari komisyon ilk içtimaını yaparak muhtelif raporlar üzerinde bazı hususi mukarrerat İtİbaz eylemiştir. Gümrüklerde Yeni servis çalışmaları başlıyor Bir müddettenberi Istanbulda bulunan ve evvelki gün bir İş yapmak İçin Ankaraya giden ğüm-'ükler tetkikat müdürü Bay Mustafa Nuri dün tekar şehrimize gelmiş ve gümrükte çatılmasına devam etmiştir. Mustafa Nuri birkaç güne kadar gümrüklerde tatbika Başlanacak yeni servis çalışmalarına nezaret edecektir. Bu yeni servislerde bir memurun bir işi kaç dakikada yaptığı ve yapacağı tesbit edilecek vc icabederse o serviate fazla memur çalıştıracaktır. Bu suretle işlerie deha süratle çıkması temin edilmiş olacaktır. Toza, toprağa karşı maske! Yaz mevsimi yaklaşıyor. Daha şîmd den ^sayfiyelere doğru akın başladı. Ben de tatil günümden istifade ederek, yazlı kışlı sayfiyesinden ayrlmıyan bir dostu ziyarete gittim. Nereye git.iğimi yazmıyorum. Çünkü o yerin aleyhinde propagenda yapmış, o yerin yazlık müşterilerini başka bir yere çevirmiş olmaktan korkarım. Asıl lâzım olan, benim başımdan geçendir. Tramvaydan Indinkten sonra bir yo a saptım. Yol b:raı uzunca idi. Evveıâ bir rüzgâr esti, birden öyle bir toz ka ktıki ortalığı göremez oldum. Rüzgâr esintisinin geçmesini, tozların yatışmasını bekledim. Sonra hâdisenin tekerrür etmemesi İçin ya.adana sığınarak . urüdûm. Çok geçmeden bir otomo-¦il göründü. Tozu dumana katarak uçuyordu. Yine yoiun bir tarafı-ıa iltica ederek mendilimle yüzümü kapadım ve bekledim. Bir iki dakika aonra ortalığın açılıp açı.madiğini evvelâ göz ucu ile tahkik ederek tekrar yoluma dovam ettim. İkinci bir rüzgâr esintisi, İkinci bir otomobil, derken bir otobüs üstümü, başımı, yüzümü, gözümü toza boyadı. Gide gide, neyse, a kadaşımın evine vararak elimi yüzümü jMapını, üstümü başımı süpürdüm. Arkadeşıma sordum ı — Bu ne hal? — Biz alışığız I dedi. İkimiz de derin bir tevekkül ile birbirimize baktık. Arkadaşım an.ato ı — Yolların su.andığı yok. Galiba eulaoacağı da yok. Gerçi gazeteler busene yolların sulanacağım müjdelediler. Ben yine İnanmıyor ve başka bir çare düşünmeyi daha muvafık buluyorm. Düşüne dü.Oae aklıma bir çare gîıdi. Avrupalılar, zehirli gazlere karşı maskeler yap'ılar. Acaba bizde onlara toza top. ağa »çarşı bir ma^ke ısmarlasak daha iyi olmaz mı ? Arkadaşımın düşüncesine benim de akiım yattı. Ya nız bu maskenin Avrupaya sipariş edilmesini doğru bulmadım. İçimizde böyle bir maske ihtira eden bulunursa, fevkalâde kâr temin edeceğinden emin olsun. Çünkü sayfiyeye çıkanların her biri toz maskesi alır ve onuma gezer. »İt......HımrıiMiı,........ıı. Askerliğe davet 935 Nisan celbi Fatih askerlik şubesinden t 1 — 316 ı 327 (dahil) bakayala-riyle 328 ve 329 doğumlu muzika ve demz efradı şevke tabidir. 2 — 316 ı 327 (dahil) bakaya-la riyle 328 piyadeler de şevke tabidir. 3 — Bu sınıfladan bedel vereceklerin bedelleri 2Î/4/935 akşamına kadar kabul edilir. 4 — Toplanma günü 24 Nisan 935 saat 9 dur. Kadıköy şubesinin daveti Kadıköy Askeriik Şubesinden: 1 — Kadıköy askerlik şubesinde yazılı yerli ve yabancılardan şimdiye kadar askerliğini yapma* mış 316 dan 328 (dahii) doğumlu-ardan piyade ve Deniz sınıfına ayrılmış olanlar bu Nisanda sevk edileceklerdir. 2 — Bu erlerin şubede İçtima günü 24 Nisan 935 Ur. 3 — Bedel vereceklerin bedelleri n bayet 23 Nisan 955 akşamına kadar kabul edilecekt.r. 4 — Yukarıda yazılı doğumlardan piyade ve deniz sınıflardan olanlar 22 N.san 935 güoü şubeye gelmeleri ve yoklamalarını yaptırmaları lâzımdır. 'ZAMAN BA BAm NE DİYOR? — Kaç eenelik karı kocayız. Bayanımın tabiatını hâlâ Öğrenemedim Zaman Baba t — Mevtim geldi dedi, hemen robu. Mantona, Çantası ve iskarpin: atındı! Fakat yine ûtüntotm\ yine derin diî Mİneetİ Bu İstedikleri yapıldıktan sonra fin, di de eeeba me diıûniyor? Zaman Baba — Meraklanma Bayım, yas- tık ne yaptıracağımı • ı*J '' " — zaman — 9 n sır iioras = Verilen haberlere gör* Itnlya-da Horace'ın ıkİ bininci yıldönümünü kul.ulamak İçin haıırlıklar başlamıştır. Bu haber dolayısiyle bugün bu aütunumuıu Horaa'ın k.m olduğunu anlatmağa hasrediyoruz. Horace, Milattan Önce 65 senesinin 8 Kânunuevvel günü doğdu »e yine Milattan önce o senesinin 27 Teşrinisani günü Romada öldü. Horace, Romada tahsil gördükten sonra Atineye gitti ve tahsilini orada da tamamladı. Daha sonra Romaya dönerek memuriyet hayatına girdi. Onun hayatındaki dönüm noktası 38 senesinde hu'ûl etti. Çünkü şair Vırgil osu edebiyat hamini Maecenasa takdim etti. Bu zat o sırada devrin ediplerini topluyor ve onlara yardım ediyordu. Horası bu sırada hicviyeler yazdı ve bunları neşretti. Onun bu eserini diğer eserleri tak p etti. Fakat bu eserlerin en değerlisi, kendisinin de tunedan dahi sağlam bir abide saydığı dasitanlardı. Bunlardan ilk üç kitabı miladdan önce 23 senesinde intişar etti Horac-'ın bo eseri çeşit çeşit orace mevrular üterinde dönüp dolaşır ve aşktan. Romanın mefahirinden kır hayatının güıelliklcrinden, İmparator Ogüst'ün yüksek meriyetlerinden ve dehasından bahseder. Horaa'ın bu şiirleri ona alemşümul bir şöhret temin etmiştir. Bunlar Avrupada ezberlenir ve söz arasında sık sık iktibas edilir. Horas'ın olgunluk devrinde yazdığı manzum mektuplar onun hayat ve edebiyatı nasıl te'âkki ettiğini aksettirir. Horas'ın münekkitleri onun diğer büyük şairler gibi ihtirasın derinliklerini ifade edemediğini onun Hayat sırları ve Ölüm hakkındaki düşüncelerinin pek âdi olduğunu anlatırlar. Bununla beraber Horasın adı edebiyatın en büyük şöhretleri arasında yaşıyacaktır. San'at bakımından nna tefevvuk edecek bir kimse yok gibidir. Onun fikirlerini tebellür ettiren vecizeler, devrinin bütün münrvverlerİ tarafından ezberlenmişti. Horasın bir sözünü yazı arasına karıştırmak, bir samanlar bütün Avrupada münevver olmanın bir alâmeti farikası sayılıyordu. Parlementolu Demokrasi Bugün Avrupının bir kaç memleketinde Demokrasi yıkıldı ise de İngiltere, Fransa gibi büyük garp devlet en, Demokrasi'ye sadakatini muhafaza ediyorlar. Yalnız son zamanlarda İngİlterenin siyasi mütefekkirleri arasında da Demokrasi'nİn orada da yıkılmağa mahkûm olduğunu söyleyenler çıktı ve bu mevzu üzerinde mühim münakaşalar başladı. Tam bu sırada İngiliz mütefekkirlerinden Mister R. Basset "par-lamentolu demokrasinin lâzİmele-ri„ adını taşıyan bir eser çıkararak bu münakaşaları muhakema etmeğe çalışmak ve asıl meseleleri aydınlatmak İstedi. Eserin asıl adı : "The Essen-tials of Parliamenlary Democracy. dîr. Muharririn bu eseri bu sırada Çıkarmaktan maksadı, demokrasiyi müdafaa etmek ve demokrasiyi tehdit eden tehlikeleri izaha çalışmak ve bunlara karşı nasıl ge-linebİleciğ.ni gÖ4İermektir. Eserde mevzuu bahsolunan en mühim nokta da budur. Muharrir, Ingilterede türeyen Faşistlerin düşüncelerini, metotlarını anlattıktan sonra şu suali soruyor: "— Demokrasi düşmanlarının demokrasiyi yıkmaları için bu müessesenin irabatınaan istifade etmelerine müsaade olunmalı nr? _ Muharrir bu süsle menfi ctvap veriyor ve Demokrasinin kendisini müdafaa etmesini temin etmenin demokratlar için bir vazife olduğunu söylüyor. Muharrir diyor ki: "Demokrat dev et, diktatörlükler tesisini istİyeo teşebbüslerle karşılaştığı zaman, diktatörlük taraftarlarını parlâmentodan çıkarıp atmakta ve buna benzer tedbirler almakta çok haklıdır. Diktatörlük taraftarları, demokrasiye karşı bütüo mükellefiyetlerini inkâr ettikleri İÇİn demokratik hiç bir hakkı haiz değillerdir. Demokrasiye karşı vukubulan her taarruz bir takım fikirleri ifade ve neşre çalışmak dairesini aştı mı demokratlar demokrasi müesseselerini müdafaa hakkını kullanmakla mükelleftirler .„ Bununla beraber muharrir, In-nilterede diktatörlük taraftarlarına karşı şiddetli tedbir almak s • rasının henüz hu ül etmediğine kanidir. Yalnız bugün daha tehlikeli bir mah yet aldığı takdirde buna lüzum hissolunacsğmı ileri sürüyor ve bugün Ingilterede kelâm hakkından istifade eden Faşistlerin bu haktan istifadeye hakları olmadığını izah ediynr. ...........1,(111,III,......11,1111,1111 llllllll IIHtlıllllll,,.....1,1 II 1111,111 II Sokakta ölüm Kasımpaşada Hacı Hüsrev mahallesinde oturan 63 yaşlarında Bay Arif, dün Hacı Ahmet mahallesinden geçmekte iken birdenbire düşmüş ve ölmüştür. POLİSTE 24 saatte tam 5 yangın! Son yirmi dört saat içinde beş yangın olmuştur: 1 — Gece yarısındansonra Kuzguncukta Icadiye caddesinde Avram, Eliza, Sünbül ve diğer Avrama ait bulunan 133 numaralı evin üst kat duvarları arasından yangın çıkmış, bu kat tamamen vc onun altındaki kat kısmen yandıktan ¦onra söndürülmüştür. Yangının duvarlar arasından nasıl çıktığı polisçe araştırılmaktadır. Yapılan tahkikatta evin beşbin liraya, eşyaların da 4000 liraya aigortalı olduğu anlaşılmıştır. Tahkikat devam etmektedir. 2 Fatihte sigortalı bulunan kimyager Bay Akif Lütfü nün boya fabrikasının bacası tutuşmuf. derhal yetişen itfaiye tarafından söndürülmüştür. 3 — Harbiyede Haylaz çocuk caddesinde Bay Selâmi apartımanının bacası tutuşmuş, hemen söndürülmüştür. 4 — Gılatada Berberyanın boya fabrikasında yangın olmuş, birkaç boya kutusu yan-diktan sonra söndürülmüştür. 5 — Tarlabaşında Sakızağacı caddesinde oturan Madam Eteni, taraçada mangalda «üt kaynatmakta iken birdenbire taşmış, küllerle beraber sıçırayan bir kıvılcım taraçaın üzerindeki tavan aralığına girmiş, az zamanda büyüyerek bir kısım tahtaları yakmıştır. Biraz sonra gelen itfaiye yangını söndürmüştür. Acaba deli mi idi? Samatyada evinin bahçesinde yaralı olarak bu'unan Şark şimendiferlerinde Bay Hüıe-yin evde kendilini m.-çhu: adamların vurduğunu iddia etmiş ve bu cihetten tahk kat idare edilerek birkaç kişi polisçe zan altına alınmıştı. Zabıta, tahkikatım ilerletince, Hjseyinİn bu iddiasının doğru olmadığını, kendisinin bahçede biraz içmiş bir halde dolaşmakta iken düştüğünü ve üzerinde taşıdığı bıçağın vücudüne sap-ian ı mir ı. -bit etmiştir. Bay Hüseyin de, işin hakikatinin böyle olduğunu söylemiştir. BU PERŞEMfE AKŞAMI SARAY SİNEMASINDA R O Ç I L D büyük banker ailesinin hs- yatını musavver emsalsiz film. Lüks dekorlar - üöz kamaş-A tırıcı sahneler Sefaletten saadete, zafere, zenginliğe te asalete a] Oynıyanlar | GEORGES ARLİSS | d BORİS KAKI oı I – LORETTA fc 4 YOUNG s Anadoluda seyahat notları: Akdeniz incisi: Mersin Güzel bir bahçenin yeşillikleri arasına kurulmuş bir villâya Mersin çok benzetilebilir Güzel Meninden Bîr köje — Orada iç açan bir reni: taşır eşsiz bir çiçek göreceksiniz I.. Bu sözü bana söyliyen maruf bir tacirdi. Uk n .¦ r c – Marsilya seferini yapan M- -sajeri Mantım vapurlarından “Teofil Gotye„ nin muhteşem salonlarının pencere’erind n şimdi git gide gen ş yon Mersin ufuklarını büyük bir sabırsızlıkla seyrediyorduk. Şehri gezdiğim vakit, yo arkadaşım taciri haksız bulmadım. Mersin bir kaç saat içinde kendisini sevdirdi Okıdar güzel, o derec.’ ş.rin edalı göründü. Oıun ru ı verici güzellikleri arasında uzun bir zaman kalamadığıma adı-ta kederlendim. İşte iki yıl önce böylece ta ntdığım bu »evmi şchİri dün lekrar /Örrrek benim ıçİn gerçek bir kıvanç oldu. Yâlnız… Onu öyle derişmiş t udum kil… Göçmüş mü?… Bilakis!… Tatlı edaiı kız boy serpmiş, boy srrptıkçe bir kat daha güzelleşmiş, biliür teninin rengi yalnız ruh oyşıyan değ:l, sevgi aşılayan bambaşka bir tazelik almış. Mersin güzel. Gerçek güzel. Beğenilecek, sevilıcek, gezi e-cek ve anılacak kadar güzel. • • a Mersin,, in büyük bir liman olduğuna inanmak, ticaret İş-lerîle uğra«mıyanlar için hayli güçtür. Transit limanlarda mutlaka bir “su kıyısı hareketi,, , pek tabiî olarak ta bir pislik vardır. Şehrin temizliğine ve güzelliğine kavuşabilmek için insan, rıhtım boylarından adeta kaçar. Mesela güzel Marsilyanın Karpuz Kabuğu – Millî Roman – Yazcn: /. Vecihi — 94 — — Evet boyla şeyleri anlatmanın bir kadın İçin nekadar güç olduğunu biliyorum fakat size vasiyetimin nezaketini söyledim. Şadan Beyi müdafaa ederken size sararım dokunmaması için vakadan evvel gizli kalmış olan şeyleri Öğrenmek mecburiyetindeyim. Bunun üzerine Melâhat elinden geldiği kadar ihtisar ederek, maa-saafıh hİçbİrşey gizlemeğe lüzum görmiyerek ressamla olan müna-sebatını baştan aşağı anlattı. Evvelâ ressamı, kocasının nasıl bir baloda görüp davet ettiğini, Saffet Sclaminin evlerine gidip gelmeğe başlar p-aşlamaz kendine (kur) yaptığını, bidayette buna katiyen ehemmiyet vermediğini, ressama mukavemet gösterdiğini, fakat «onra kocasının da tasvibi, hatta teşvikiyle resmini yaptırmak üzere Saffet Selâminin (atölyesi)ne gittiğini, oraya dört beş defa devam ettikten sonra nihayet ressama mağlûp olduğunu, sonra ErenkÖyüne naklettikleri vakit, ressam Paris seyahatinden avdet edince ylna kendisinin teşvikiyle onu köşke bir iki ay kalmak Üzere kocasının davet eylediğini, köşkte iken aralarında çokluk bir şey geçmediğini, yalnız bir defa ağaçlıkta beraber dolaşırlarken öpüştüklerini ve bunu da o sırada arkadan gr’mrkte olan kocasının gördüğünü, Lu Öpüşme hâdisesini gÖrünciye kadar kocısının birşey-den babrri olmaması lâıımgelece-ğini, zaten o hâdiseyi müteakip Şadanın ressamı katlettiğine göre ancak o vakit ressamla olan münasebetine kanaat getirmiş o’aca-ını, maamafıh kocasının bu hâdiseden bir iki gün evvel de bir otomobil gezintisi esnasında ressama bir takım İmalı aözlrr .Öylediğİni, bu sözlerden Saffet Selâmi Beyin merakta kaldığını birer birer anlattı. Fakat Ressamın hayatının diğer safahatı hakkında duyduklarını nakletmeğe lüzum görmedi. Meselâ Ressamın çingene kızlarile münasebatı, kapıcının kızını da baştan çıkardığı, hatta evde çocuğu Feriduna bakan genç oda hizmetçİsiyle de rğlendiği hakkında İşittiği dedikoduları söylemedi. Bu dedikoduları da naklederse, bu avvelâ ressamın hatırasına hürmetsizlik olacağı gibi kendi kadınlık gururuna da çok dokunacaktı. Yalnız uşaktan uzağa riva- yet olarak, ressamın bazı çapkınlıklar yaptığı hakkında dedikodular da işittiğini, fakat butlara ehemmiyet vermemek lâ-zımgeldiğİni, çünkü ressamın kendisinden başka kimse ile münasebeti olmadığından emin bulunduğunu söylemekle iktifa etti. Maamafıh ressamın diğer münasebetlerini, g-nç kadının böyle ehemmiyetsiz gibi göstermek istemesine avukat hafifçe tebessüm etmekte İdi. Bundan da SaffctSe-lâminin bir taraftan Mrlâhate ebediyen bağlı olduğu teminatını verirken, diğer taraftan çingene kızlarına kadar eline geçen her kadınla münasebette bulunduğunu avukatın tafaİtatlyle öğrendiği anlaşılıyordu. Maamafih tecrübeli ve ahvali ru-biyeye aşina olan avukat bu hususta İsrar ederek Melâhatİ üzmekten tevakki etti. Genç kadın, iıahatinl bu suretle bitirdikten «onra, sordu.ki — Kocamı gördünüı ır.ü ? — Evet, iki defa. Evvelâ kendisini dün akşam liyaret etmiş- rıhtım taraflarımla on dakika oturmak veya ilahî İskender-yenin gümrük kısımlarında azıcık ka’abilmek, murdarlıktan iğrenen bir yolcunun yapabileceği bir ismidir?… Mers.n i o muazzım vapur k ıvnaklarıle. O baş rö ıdürücü ticarî harp meydauiarÜe mukayese edece i değiliz. Fakat “Akdmizin küçük ¦ r-. .-1 nin yabana atılamıyacak bir transit merkezi o’duğunu düşüne-cek oîursak Mersin bir ayarda limanların belkide en mes’-udu. Na bin türülü taaffün taşıyan antrepolar, ne pis rıhtım caddeleri, nede limanlara has her hangi bir murdarlık. Iskeleteride, yûkeletme, İndirme rıhtımları da kendisi gib. şirin ve içiniz. Mtrvn, güzel bîr bahçeliğin yeşillik eri arasına usta bir elin ku.-duğu bir villâyı andırıyor. Gitgide büyüyen muntazam ve sev mli şehir bahçelere değil, tabiat o şehre hakim. Cıddeler büyük bir park n geç’tlerine ve kavislerine benziyor. Düzgün yapılar, göıtcriş’.i şatolar, aş yuvalarını andırır köşkler, bu parkın sanki renk renk çiçekleri. Şehirliler de bu bed.î ahengi bozacak herhangi bir çirkinliği aralarına a’marnağa sanki lövheli. Her tarafında gelen yabancıya sevdirebilecek bir eda taşımak bir şeh;r için ne bulunmaz bir mazhariyet Mersin, salâhiyettar bir zatin anlattığına göre bundan yetmiş seks:n sene evvel evsiz, barksız bir mersinlik imiş. Köy b le denemezmiş. Onun Sivas sanatlar evi gezildi Sivas 7 — Vi âyetin yedisi kadın olan merkez ve m;İ.ha-kat umumî meclisi azaları toplu bir halde hususi idareye bağlı olan sanatlar evini gezdiler. Üyelerin evin marangoz wü dokuma ve demir hane atölyelerindeki faaliyeti yakından takip etmişler ve bu müesseseyi bugünkü hale geti. renleri takdir eylem.şlcrdır. Malûm olduğu veçhile san-atlarevi dokumahanelerinde yapı an halılar İzmir serg.nde b.r n ciliği kazanmıştı. Üreler, sanatlar evinden çok iyi intibalarla ayrılmışlaıdır. Tekirdağ emniyet memurluğu Tekirdağ 7–Tekirdağ vilâyeti emniyet memuru Bay Cemal, görüleo lüzum üzerine Mardin vilâyeti emniyet müdürlüğüne ve açık kalan Tekirdağ emniyet memurluğuna da İÇ işleri Bakanlığı şeflerinden ve eskî O.-Ju vi âyeti e nn.yjt merruru Bay Hasra Enveri nakil ve tayin edılm şlerdır. Izmirde eski eserler aranacak izmir 7 — tstanbuldaki Fırn-sız Asarıatika Profesörlerinden Devambrez yakında şehrim ze gelecektir. Profesör Foçadaki Nemrut kalesinde altı ay devam edecek baz arkeolo; k araştırmalarda bulunacıktır. İçeri işleri Bakanlığı Profesörün, bir k»nı . • n nezareti a.tında araştırmalar yapmasına müsaade etmiştir. güzel bahçelerine, sevimli fakat bakir çi;ek!ik!erine hı’k, gö. nül açmak, k:r safaıı yapmak için gelirmiş. Kayıkçılar bu yere “Güllük, derlermiş. Gül sözüyle güzelliği murat et* ?iş olsalar gerek. Seksen sene sonra aynı yerde pırıldi) an koca şehrin medeniyet ışıkları ile o evsiz, barks’z balıkçı mersinlikleri arasında ne kadarda büyük bir fark var. Yalnız medeniyet ve ilerleme bir şeyi söndüreme-miş: “Mersinjcrın hayat verici güzelliklerini. Mersinde otururken insan, yemyeşil bir yamaçla neşeli eğlenenler gibi adeta gönlünün ferahladığını, ruhunun gençleştiğini ne kadar da yakından duvuyor!… Vedat Örfi tin, birde bu sabah ziyaret ettim. — Ne halde bulunuyor, ne soyuyor ? Fehim bey, bu sual üzerine Melâhate bir defa daha dikkatli baktı, dedi ki : — Kendisinin bu işte tamamen masum olduğunu iddia ediyor. — Tabii Öyle söyliyeeek. Ba-na karşı oynadığı komedyayı, adliyede de oynıyacağı muhakkak Bu işe bir kerre yalan söylemekle haşladı, sonuna kadar artık yalan söylemek mecburiyetindedir. Siz kendisini yalnız mı gördünüı ? — Evet, yalnnıs gördüm. Fa-* kat gerek benimle yalnız görüşürken, gerek mustantik tarafından isticvap edilirken sözlerini hiç değiştirmiyor, hep aynı vazıyeti muhafaza ediyor. Meıelâ sizin Saffet Selâmİ ile münasebette bulunduğunuzdan katiyen bihaber olduğuna, sizi kendisine sadık, ailesine merbut, çok faziletli, çok ismetli bir kadın addettiğini, ressamı da kendisinin en yakın dostu diye tanıdığını ve bu şerait içinde hatırına biran bile en ufak bir şüphe gelmediğini söylüyor va “eğer zevcemle Ressam arasında böyle bir münasebet olduğu veya olacağı hatırıma gelseydi, kendi evimde misafir alıkor mu idim? İlk yapacağım şey kendisim evimden koğmak o’urdu, intikam alacaksan), ondan sonra alırdım. Zaten benim gibi bir adam, hiçbir vakit böyle âdi bir cinayetle İntikam almaz. Ben zevcemin benim evimde, kayİn validesinin ve çocuğunun da bulunduğu bir dam altında, en bayağı kadınlar gibi başka bir erkekle münasebette bulunabileceğine nasıl ihtimal verebilirdim? On iki senedir beraber yaşadığımız, dalma her hususta temiz, doğru, kibar, asil ruhlu zannettiğim kadının bu kadar sukut edeceğini nasıl düşünebilirdim, kl aklıma şüphe gelsin?, diyordu. Kocasından naklen söylene» bu doğru sözleri dinlerken, Melâhat her şeye rağmen hır hicap hissetti, mütereddidane sordu, ki l — Daha na söylüynr? Devamı var tu sahifeler bugünkü nüshamıirf «kildir. Ayrıca laölâı-tt» Sene: 1 Numara 288 ZAMAN T’Bıi günkü dört safîlfe münhasıran, Yürkİerin en büyük mimari I f bulunan ve Türkün San’atkârlık kabiliyetine başlı başına bir i burhan olan (MİMAR SİNAN) a tahsis edilmiştir ı,î………………-……..’¦¦»……..¦……ı«l»………«•«*»•••••……………u……………………..¦«,,…..ı,…..,„.,.,T.,,,.,..„,……………..m 14………………………………………..im………mı.ı-,1,, Ju sabiteler bugünkü nüshamıza eklidir. Ayrıca satılamaz Sah 9 Nisan 1935 Bugün en kıymetli mimarı ve sanat üstadımız Mimar Sinan ın 349 uncu yıldönümünü kutlulıyoruz ______________________ m Mimar Sinan m en meşhur eserlerine umumî bir nazar Mimar Sinanın en kıymetli « şanlı eeeri olan Edirnemizde Selimiye r – ‘ * -t I W Mimar Sinan re Selimiye ‘Edlraeden reasam Bay Fuat tarafından lurotl mabeuaada terıiı ve gaıetemlıe İbda «dilmlettr. Mimar Sinanın en mühim İşarından Süley—aniye camii Tam mimarla! İtİbarila bir eşi daha bulunmıya- Edirnemizdeki Selimiye camilnin pllm latanbuldakİ Sflleymaaîyaoin diğer bir manzaran Mimar Sınanın mühim ezerlerinden bugün (Sofya) da bulunan cami Mgıthanedekl an koprOaB Sİnamn altı köşe p ânlarından Babaeakİdeki Sadrazam Hereekll Semiz Ali Paşa camii • ızealibyviâ »J» UM Lüleburgaz köprüsü1 Koca Sınanın san’at havalında Karakterleri Yazan: S. ULUG ? I — l| =3t Bugün Türk sanat gününü kut! ula yor uz. Buna en tanınmış mimarlarımızdan olan koca Sinanın 346 nci ölüm yılını anmak vesile oldu. Burada Sinanın hayatını uzun uzadıya tahlil etmek mümkün değildir. Yalnız sanatin kısa bir yürüyüşünü anlatmak isterim. Çünkü Sinan uzun yıllardan beri tanınmış, bazı yanlış düşüncelerin kurban, da olmuş fakat son senelerde en son bulunan vesikaarla hıkikat anlaşılmış ve bu sebeple hak-k n-li pek çok yazı yazılmıştır. Fakat koca Sinanın sanatı-nin ilerleyişini kimse araştırmağa kalkmamı; ve yahut bu tetkiklerinin neticelerini okuyuculara vermemiştir. Sinan ilk önce Kayseride büyük babası Doğan Yusuf ağanın atölyesinde ilk sanatıma pratik yollarını öğrenmeğe başlamıştır. O sıralarda ufak tefek yapılara başlamış, küçüklüğünün en sevimli günlerini su yolcuklar, kümesler yapmakla geçirmiş 20 yaşında, o sıralarda toplanan devşirmelerin arasına karışmıştır. Sinanı 23 yaşlarında Islan-bulda görüyoruz. O zaman acemi oğlan sanatinde olan Sınan Utanbul yapılarında çalışıyor ve o devrin meşhur mimarlarından pek çok şeyler öğreniyor. Sinanın hocasının Devamı 10 ncu sahifede i-i’i- ______ L Mimar Sinan ve Selimiyesî Yazan: Ediroeden Ressam FUAD _i:_._;_. fi_i:_ Bundan dört asır evvel Avrupalılar (Türklerin Ayasofya camii kadar büyük bir kubbe yapamadıklarını) söylüyorlardı. Bu söz mimar Sinanın kulağına gitmiş, kalbinde bir ukte bırakmıştı. Mimar Sinan bîr gün padişahın huzuruna çıkmış (Ayasofya kubbesinden cesim bir kubbe yapıp şunların dillerini kat’etsem, pes bunların bu iddiayı batılleri ben kulunu helak eyler ve belki uraumen ehli Istâmı tekdir eyler) demişti. Sultan Selim de zaten bir cami yaptırmağı tasarlıyordu. O sırada Kıbrıs adası da fethedilmişti. Bu adada 170 parede kale elde edilmişti. Bilhassa (Magosa) kalesinden alınan ganaİm Kara Mustafa Paşadan talebedilerek camiin inşasına tahsis edildi. Bu, bir rivayeti tarihiyedir. Fakat bu rivayet bize otaman kendi azm ve iradelerine bir takım ilâhi telkinleri de katarak yürüyen ve ilerliyen dedelerimizin ortaya verdikleri kıymet ve ehemmiyet bugünkünden az olmadığını anlatır. Caminin minarelerile büyük, küçük kubbeleri avlu parmaklıkları birbirine uygun, kompozisyonu o derece armunize edilmrştir ki camiin harci manzarası çok muhteşem ve hey-Devamt 10 ncu sahifede Koca Sinan Yazan: Mimar Kemal II- ır— Koca Sinan ‘devrine girmeden evvel biraz san’at izlerinde yörüyelim. Türk Selçukilerden ilk (Alp Aslan ve Melek Şah) zamanını. Türkün ian’at alanında dünyanın dört bucağına medeniyet salan en parlak bir devir olarak buluruz. Sonra Selçukilerin birbirle-rinde ayrılma tarihinde birinci Kılıoç Aralan ile başlıyan ve ^Anadoluya yayılmış olan kıymetli sanat örneklerimiz sıralar. O zamanlar Türk sanatkârları biraz geniş nefea almışlardır. Kuvvetli bir Remiz İçin canlı şekillerde bile karada Arslanı, havada da Kartılı ALT AN 3QI seçerek mimarilerine koymuşlardı. O devirde de Kelük Abdullah, Toslu Mehmet adında kıymetti mimarlarımız yetişmiştir. Konyada sahibi Ata ile inco minareli camün, Sivas-taki meşhur gök medresenin mimarı olan ve bu kıymetli şaheserleri yaratan Kclük Ab-dullahtır. Biz, bir kardeşten, bir kar. deşe geçen öz sanatı ele aldığımız zaman -Türk Selçuk üslûbunun temiz aslından alınmış tesirleri kaybetmıycrek ilk önce BursacU yeşili, arkadan da Edirnede ki üç şeref eli camiini yaptık ve bu iki eser-. Lütfen sahifeyi çeviriniz le gürel sanatlarımızı yükselt-m işlik. İstanbul alındığı zaman mimar atik Sinanların, mimar İvazların, mimar Kemale 11 inlerin eterleri devam etmiştir. Bunlardan sonra mimar Hayrettin gelmiştir. Hayrettin, ilk eserlerinde dört divar üzerine köşe alika-larile kubbeyi tutturmuş, sonra toplu bir plân güzelliği ile (Edirnedeki imaret camii gibi) büyük eserlerin etrafını medeni oba ve ocaklarla çevirmiştir. Hayrettin, son iki ese-ri olan Çeraberlitaştakİ hadim Atik Ali Paşa camii ile Ba-yaııt camiini inşa ettiği zaman sütun ve ayaklarla merkezî kubbeye bitişik nısıf kubbeler teşkili suretile bir hususiyet gösterdi. Fakat bu şekli de Ayaasofyada görerek kendisi daha fennî usullerle tatbik etmişti. Şimdi Sinan sanatına giriyoruz. Sinan, ustalarının eserlerinden bulduğu esaslar Üzerine Türk sanatine daha ciddî bir çalım vermeğe çalışarak ilk eserlerinden itibaren bütün kıymetli etütlerini, en son ve en mükemmel inşa usullerÜe tatbik etmişti. Sinanın çok fennî olan plânlarına bakarsak ince hesaplar dikkatli buluşlar üzerine eserini şekillendiren ve güzelleştiren bir uyarlığı görürüz. Sinan gustasında, Türk gövdesinin daima vekar taşıran bir kurumu vardır. Sinanın her biri ayrı tipte, düz, sade şekilde, sonra “6 ve 8„ köşe üzerine kendi mimar elinden çıkmış yüksek teknik marifetleri vardır. Sinan Edirnedeki şaheseri olan Selim camünin geniş boşluğunu büyük bir kubbe ile ile örtmek için (Ayasofyadaki gibi) dört kalın ayak üzerine ballanan açık mesafeli dört askı kemenle değil, göze saklı bir tetir vermek için diktiği ayaklan, karşılıklı beden çıkıntılarına kemerlerle kaynaştırarak, tekiz köşe hasıl eden bir plân üzerine yapmıştır. Sonra üstten bu ayak başlarım ayrıca profilli konsullarla büyük kubbeye bir isnat teşkil ettirmiştir. Sinanın sıralanan kıymetli eserlerinin en sonu Fatih teki boyalı Nişana Mehmet Paşa camüdir. Bunun da plânı çok enteresandır. Camiin beden dıvarlarını köşeli tertip ederek içten her köşeye yapışık sütunlar etrafında büyük kubbe dairesini çevirmiştir. Sinanın, iki kat üzerine fevkani olarak yaptığı Rüstem Paşa ile Azap kapısındaki so-kullu camileri sonra yalnız bir ciheti eet teşkil eden eserlerinden Üsküdar iskelesi karşısında bulunan Mİhrimah camii hususiyet gösteren plân-larındandır. Sinanın devir andıran (Bur tadaki ilk sıra eserler tarzında) Kasımpasada yaptığı kap-tanıderya Büyük Piyale Paşa camii, “Türk kalyonlarile Ak-denizde Yunan ve Roma sahillerini vurarak 67 adayı fetheden Piyale Paşanın muzaffer dönüşlerinde oralardan getirttiği sütunlarla,, Sinan, Piyale Paşa camiini altı kubbe üzerine inşa etmiş, iki sıra olan ön cephe revaktannı bir çok sütunlarla süslemiştir. Sınanın bayandırlığa ait muhtelif inşaat üzerinde de Çok kuyvetlİ bilgisi vardır. Yüksek terazili su bentleri, zemin altında muhkem mecra kanalları, sular Üzerinde sanatlı köprüler yapmıştır. İşte; Sinao gibi birçok hü- Mimar Sinan ve Selimiye 9 uncu sahifeden devam can averdir. Minarelerinin boyunu kitaplar (62) şer metro olarak gösterirlerse de son ölçmelerde (70) metrodan fazla olduğu anlaşılmıştır. Harem kapısının sağ ve solundaki minarelerin üçer yolu vardır. Üç kişi beklediklerini görmeksİzin ayrı ayrı yollardan ayrı ayrı şerifelere çıkarlar. Camiin iç avlusunda (16) cesîm tutun vardır. Bu sütunlar (Kıbrıs) dan (Aydıncık) ve (Surye) harabelerinden getirilmiştir. Camiin kubbesi Ayasofya kubbetinden (4,5) metro daha yüksek. Kubbesinin kutru da keza Ayasofya kubbesi kutrundan (3) metro daha büyüktür. Bu muvaffakiyetle mimar Sinan derin nefes alabilmiş ve bütün muarızlarını sus-turmuştur- Mimar Sinanın bu muvaffakiyeti bütün dünyada alâka uyandırmıştır. Rus Çarı Istanbula yolladığı sefirine Edirneye uğrayarak camii görmesini ve plânlarının kopyasını almasını emir etmiştir. Büyük kubbenin tepesindeki madeni alemin boyu (5,5) metredir, Camün (400) penceresi vardır. Yine tarihî rivayetlerdendir ki cami menberinin altından yapılmasını arzu eden Padişaha mimar Sınan (Padişahım; Bu cami asırlarca kalacaktır. İleride bunun altınına tama ederler ve çalarlar. Ben öyle bir menber inşa edeyim ki hem çalamasınlar hemde altın kadar kıymetli olsun)diyerek cami menberini; yekpare mermer lâvhalardan yapmış ve bu mermerler üzerinde peynir kser gibi oynıya rak kafesli, oymalı ve orno manii gayet musanna bir şekilde vücude getirmiştir. 1329 Bulgar istilâsında camiin kütüphanesinden 35 kadar kıymettar eser çalınmıştır. Bu eterler arasında yakut hatbyle fevkalâde müzeyyen bir kur’an ile (Kantogori) nin kamusu de vardı. 86 Yaşında bayata gözünü yuman Kayıserli Abbülmenan Oğlu Mimar Sinan (81) cami (51) mescit (55) medrese (26) darülkura (17) imaret (2) da-rüşşifa ile muazzam su kemer’ ler ve yolları (8) cesim köprü (18) kervansaray (6) mahzen (33) saray (35) hamam (17) türbe ki ceman (356) adet eser yapmış ve bu eserleriyle yalnız biz Türklere değil cemiyete büyük hizmetler etmiştir. Her sene Istanbula gelen binlerce seyyah bu koca adamın eserlerini görmeden gitmezlr. Eterlerinin azemet ve mahabetiy-le (356) adedi mukayese edilecek olursa bu yüce Türk oğlu Türk mimarın hayatta hiç durmadan nasıl muvaffakiyetle çalıştığına hayret etmemek kabil değildir. Türk meslekdaşlarına nümü-nei gayret olması beklenilen o ölmez eserleriyle hepimizin her vakit yüzlerimizi ağartan, göğüslerimizi kabartan bu büyük Türkün ruhu şadolsun. Ressam Fuat nerlerİ toplamış, bütün fen ve sanat bilgisini kafasında kavramış irişilmiyen kocaman bir zekâ, yalnız Türk kabiliyetinden doğuyor.. Ne mutlu Tür-ke! Mimar Kemal Altan (Sinan ) ın Pergeli Büyük Türklüğün koca mimar Sioanına öldü mü diyorlar, hayır Sinan ölmemiş-tir o yaptığı canlı abidelerle yaşıyor. Bu şaheserler ya!-”» Koca Sinanın sanat hayatında karakterleri Mimar Sinanın bugün Askeri müzede teşhir edilmekte olan Kumpası “Kumpasın boyu 48 santimdir. Takriben bir metre kadar açılır* bugünkü ışıklı yurdumuzun değil, ta Budin içerilerine, Mehac ovalarına, Tuna boy-larina, Prut nehirlerine kadar uzanmış altın zincir halkalarıdır. Sinan çok yaşamıştır, çok görmüştür, çok eserler yapmıştır, eserlerinin çokluğıle de müstesna bir mevki kazanmıştır. Sinan, bu büyük yapılarına nişan koymağa lüzum görmiyecek kadar tevazu göstermiştir. Zaten lüzumu da yok idi ya, çünkü onun bu yapıları başlı başına bir nişandır. Hem öyle bir nişan ki bütün insanlığa bağıracak, aç gözünü ben Sinanın eseriyim diyecek kadar.. Üstad dahii Sınanın kendine mahsus sitîlile Halice bakan Istanbulun ortasına, Süley. maniyeyi yaptı. Bu güzel sanat eserinin önünde koca mış bu yirminci asrın Amerikalı meslektaşı buna bakmış bakmış ta yanında bulunanlara “çok yerler gezdim, çok eserler gördüm ama hiçbirisi bana bunun kadar heyecan vermedi „ demiştir. Elbette ya o Türk kafasının büyük bilgisi ve icadıdır. Sinan, en büyük âbidesini, ken-si de beğenmiş te yanına uzanıvermiştir. Bugün Sinanın ölümünün 347 nci yıl dönümüdür. Geçen yıl yapılan merasim münasebetile bir yazımla beraber mührünün fotoğraf isini neşretmekle de duyduğum zevk üzerine bugün de büyük Türk yapıcısının kullanmış olduğu – kumpas pergelin – basılma-sile tekrar zevk duyacağım. 9 Nisan 1935 Yazan: Topkapı sarayı müzesi Müdür muavini Üıküplü İzzet Kumbaracılar Mimar Sinan hakkında Mütalâalar: Mimar Koca Sinan, eserlei-nin teşkilât ve tertibatı inşa-iyesi itibariyle daima büyük bir ibda kudreti göstermiştir. BUâ istisna her eserindeki tertibatı inşaiye mutlak güzel ve ahenk-tardır. Sinanın bütün eserlerinde teferruatı mimariye o kadar kuvvetle meze edilmiş ve eser okadar samimî bir kül teşkil etmiştir ki, en ufak bir feri ile heyeti umumiye arasında gayri kabili fek bir nisbet ve rabıta nazarı dikkata çarpar. Süley-maniye camünin plânını tersim eden merhum üstat B.Mimar Kemaiettİn camün plânında bir milimetre bile hata olmadığını hayret ve heyecan ile söylemişti. Yalnız başına bu ifade, bu günkü 9 ncu sahifeden devam kira olduğu kat’İ surette belli değilse de biz burada bu büyük arkitettin hangi artistimiz olduğunu tahmin edebiliriz. Bu sıralarda Beyazıt II ölmüş yerine Selim I geçmişti. Beyazıt camünin mimarı Hayrettin o sıralarda yaşıyor mu idi? Hayrcttinden sonra mimar başı olan Acem Ali bu mevkie geçmiş mi idi bu tarihen bilinmiyor. Fakat Acem Alinin yapıları diye bugüne kadar hiçbir bina gösterilmiş ve üslûbu tanıtılmış değildir. Bugüne kadar birçok defa Sinanın bazen de Hayrettinİn eseri olduğu iddia edilen Istan, uldaki Selim I camisi münakaşaları işte artistlerimizin yapı karakterlerinin bilinmemesi yüzünden doğmuştur. Bu yapı hakkında burada ufak bîr malûmat vermek icap ediyor. Çünkü Sinanın ilk günlerinde yapılan bu yapı tamamen Hayrettinİn Selimin vc plânlarının tamamen aynıdır. Sinan ise o liralarda yaptığı yapılarda bambaşka bir tezyinat karakteri göstermiş ve eserlerini ustalık devirlerinde bu hususî şekillerinden temizlemiş Hayrettinİn gittiği yolu bulmuştur. Istanbutda Selim I camisinin bitişinden 2 sene sonra Sinanın Gebzede yaptığı Mısırlı çoban Mustafa Paşa camisinde gösterdiği tezyinat düşkünlüğüne bakarsak bu yapının mimar Sinanın eser t’madiği bir defa daha tahakkuk eder. Mimar Sinanın ilk yapısından 2 tene evvel yapılan Selim 1 camisi Hayrettinİn eserî olunca mimar Sinanın gençliğinde yaşamış olduğu anlaşılır. Bu sebeple Hayrettin koca Sinanı yetiştiren Üstatlardan en mühimi oluyor. Koca Sinan At meydanında bulunan saraylarda uzun müddet pratik ve nazari dersler görerek mimarî tahsilini yapmıştır. Acemi oğlanlıktan yetişen Sinan Selim I in Iran ve Mısır seferlerinde mühim hiz- terekkiyatı fenniyeye nazaran bile Sinanın eserlerindeki fevkalâdeliği isbata kâfi bir delildir. Mimar MAZHAR — 2 — 6 Birinci Kânun 340 Hakimiyetten : Mimar Sinan ilk Ümî dahinindir. Garp Türkleri San’a. tında, ikinci derecede bir ekol mahiyetin iveren âbidelere biraz dikkat e dilecek olursa, öyle muhtelif zamanlarda ayrı kainattaki san’atkârların eserlerinden ibaret olmadığı kolayca teslim edilir. Gerek Mimar Sinanın ve gerek çıraklarının vücuda getirdikleri eserlerin kâffesinde müşterek bir hüviyeti mimariye vardır. Bunun, muhtelif san’atkârların değil; bir memlekete- bir millete has bir merhalei mimariyenin ilıuî teselsül zincirinin halkaları olduğu inkâr olunamaz bîr vuzuhla göze çarpar. Hele Sınanın bizzat kendi eserlerini tetkik edenler bir şahsa ait ayaı dehanın izlerini, tekâmül ve harekâtını görürler. Şehzade camiinde mübtedİ, Süleymani-yede genç olan o dehanın Selimiyede gayei kemale erdiği büyük bir vuzuhla meydandadır. Abdütfeyyaz Tevfik metler yaparak kendini Lûtfi Paşaya sevdirmiş, Anadolunun Selçuki, Iran, Suriye ve Mısırın yapılarını görerek onları tetkik etmiştir. Selim lio ölümünden sonra Kanuni Süleyman ordularında Rodos, Eflâk ve Macaristan içlerinden budinlere kadar gitmiştir. Bu vesile ile bu sefer de garbin sanat hlslriyle karşı laşmıştır . İşte 33 yaşında iken ilk mühim abidesini yapan Sinan o güne ka-dar Kemaleddinler, hayreddin-ler tarafından yavaş yavaş temizlenen sanatı sadelik ve mantıkta bulan Osmanlı Türk mimarisine getirdiği ilk büyük eseriyle Mısırın, Iranın tesirlerini, renkli taşlarını fazla tezyinatını hediye etmiştir. Sinao ilk göreneğin tesiri altında kalmış ve hoşuna giden renkli ateşin Usları kullanarak onlardan güzel kompti-sıyonlar vücuda getirmiştir. Avrpa içlerine giden kahraman ordulara hizmet eden Sinan yollarda pek çok eserler yapıp ilerlemiş Bodin camisine mihrap, mahfe) gibi kısımlar ilâve etmiş köprüler kurmuştur. 1588 de baş mimar Acem Alinin ölümünü müteakip bu mevki geçen Sinan mimar ballıktaki ilk yapısını Eyüpteki Ayaspaşa türbesiyle göstermiştir Bundan sonra yaptığı Haseki camisi (1543-1548) de Şehzade camisi ve müştemilâtında yavaş yayaş bu fazla süs merakını azaltmağa ve fakat renkli taşlarla sular yap-mağa çalışmıştır. Sinanın o, erişilmez daha eserlerini yaptığı devirlere nazaran çırak olduğunu söylediği bu binaları yaptığı civarlarda artistik karakterlerinin en bariz bu merakıdır. Sinanın yaptığı Haseki, Şehzade camisi ilâ gibi yapılarda gösterdiği bu merak işte gençliğin ve tecrübesinin henüz tekâmülde ruhunun değişmekte olduğunu gösterir. Şehzade camisinde koyduğu renkler bazen fazla göz alıcı olduğu gibi tezyinatın da yerinde kullanılmıyanları mevcuttur. Fakat ufak tefek kıritik edilecek cihetleri gün geçtikçe azalan Sinan kalfalığının eseri olduğunu söylemiş olduğu Sfl-leymaniyede (1541 – 1556) bu kusurlarını düzeltmiştir. Her gün daha kıymetli sanat abideleri vücude getire getire yükselen ve sanat tepelerinin en üstüne çıkan koca arkİteket (1567-1574) 84 yaşında ölmez eserini vücude getirmiştir. Her bir eserinde gün geçtikçe tekâmül ederek sanatı sadeleştiren ve güzelliği sade reasyonel uslüplerde bulan dahi ta orta Asyı id ogüne kadar gelen Türk mimarisinin son tekâmül ve erişilmez raıo-taka ve yüceliğine en son kaide ve kıymetleri koymuştur. Koca Sinandan sonra hiç bir mimar klasik Türk mimarisine bîr şey ilâve edememiş ve ondan daha kuvvetli eserler vücude getirmemiştir. Daha sonraki bütün abideler koca Arkitektin her yapısından geride kalmıştır. Sinandan sonra gelenler hep onun plânlarını ve sitilini kullanmışlar fakat o kuvveti yine verememişlerdir. Sinanın karekterle- rinden en mühimi her bir malzemeyi yerinde kullanması ve hepisîne ayrı bir hususiyet ve kıymet vermesidir, Son devirlerinde sanatı sadelikte bulmuş ilk günlerindeki tezyinat merakının reaksiyonu olarak bütün Türk üstatlarından daha çok sadeliğe ve mantıka avdet etmiştir. Koca Sinan son günlerinde eserlerinin yapılmiarına bakmağ çıraklarına bıraktığı ölümü sıralarında biten bir çok eserlerinde Sinanın ruhunda ve karakterleri arasında görmediğimiz garip değişiklikler vücude gelmesinden tahmin edebiliriz. Çünkü Türk mimarisinde kullanı’ması hiç görülmiyen basık Nervürlü Gotik taızının kubbeleri kullanılmış, sarktt-malar fazla büyük ve göze sakil görülmeğe başlamıştır. Sinanın hayatı 98 yıl sür. mUş bnnuo 48 senesi ufak yapılarla çalışma ve Öğrenmeğe ve 24 senelik askerlik hayatiyle geçmiştir. Geri kalan 50 yılında yaptığı yapıların sayısı pek çoktur.Bugün 400 e yakın duran yapılarının bir çoğu gün geçtikçe yıkılıyor. Sayabildiğim eserleri de 600 ü geçkin, di. Bu yapıların içinde çok garip düşüncelerle yapılapla-rı da vardır. Küçük camilerle mescitlerimi puanların birbirlerine biraz ben-zemekle 400 kadar başka plân ve görünüş bulmuştur. Bu plân şekilleri arasında diğer eski arkiteklerimizn sitillerine rastlanırsa da bunlara da kendi görüşlerini koymuş ve iyice işlemiştir. Sinanın her sınıf yapıda sitili ve görüşü başka başkadır. Bu sebeple kıymetlerini saymak ve anlatmak pek çok uzun süreceğinden burada bahsetmek mümkün değildir. Sinana büyük ve koca denmesinin en birinci sebebi ondan evvel gelenlerin yaptıklarını temizleyip sonra gelenlere değişmez bir düstur halinde hediye ettiği klâsik Türk mimarisi Üslubudur. Evet bugün Türk artistlerinin her birini taktir etmek onlann adlarını anmak icap eder. Fakat arkitektural alanda bütün ustalarından öğrendiklerin en daha yüce kıymetler bırakmış olan Sinana hiç bir çırağı yetişe me mistir. İşte Sinana bunun iç:n en ulu arkitet diyoruz. Bugün Avrupalıların bile kabul ettikleri bu hakİkata İnanmak lâzımdır. Sinanın tahlil edilmiyen cihetleri de vardır. Bu hatıra gelmİyen taraf Sinanın İdare, ciliğidir. Devrm en büyük imparatorluğunun baş mimarı olan Sınan hükümetin sınırları içinde yapılan yapıları idareye ve yaptığı eserleri gözlemeğe memur idi. İşte bunda da Koca Sinan ün almış binlerce işçiye yüzlerce çırağa yol göstermiş o koca ilin her yerinde mahalli hususiyetlere uyarak yapılar yapmıştır. Kum ortalarında yapbğı yapılarla Istanbulun mavi gokünde kurduğu ulu kubbeli tapınaklar hiç birbirine benzemez. Sinan, ölünce Türk sanatının büyüleyici tesirlerim de beraber götürmüştür. Yazan S. ULUĞ 9 NiMH —ZAMAN— 11 Koca Mimar Sinan — Bugün yapılacak ihtifal münasebetile — Mimar Sinanın yıldönümü münasebetiyle, arbabı tetkikten Bay (Hafim Sami) nîn birçok yeni görüşleri ve fay dal* mütalaaları havi olan ba makalesini de okuyucularımıza tünüyoruz. Mimar Sinan Türklüğe, sanat nohtai nazarından şeref veren bir dahidir. Böyle bir dahi hakkında ne kadar çok yazı yazılsa, ne kadar çok tetkik yapılsa, Türk lügûn hem medeniyet, hem de sanat tarihine o kadar hizmet edilmiş olar. * • » Sinan kimdir? — Sinanın hayatını aydınlatan biricik vesika, arkadaşlarından sair (Sai) ye aîkte suretiyle yazdırdığı (Tezkeretülbünyan) adlı eserdir. Onuncu hicret asrında yazılan ve yirmi, yirmi beş yıl evvel İkdam gazetesi sahibi Bay Ahmet Cevdet tarafından bastırılan- bu eser olmasaydı Sinanın hayatına dair hiçbir bilgimiz olamıyacaktı. Tezkeretûlbünyan Sınanın Kayserili ve babasının ismi de Abdülnıenan olduğunn ve tam yirmi üç yaşında, ve bu Devşirme çocukları arasında İstanbn” la getirilerek At meydan.ndaki saraya verildiğini bize bildirmektedir. Bu eser Sinanın menşeine dair daha fazla tafsilât vermiyor… Sinanın milliyeti neoÜr?-. Buna cevap verebilmek için şu trtkikatı yapmağa lüzum görüyoruz : Kayseri küçük Asya m n göbeğinde bir şehirdir- Kayseri ve havalisinin geçmişteki tarihî pek karanlıktır. Bu havalide daha tarihin eski zamanlarında Babilliler vc Asuriler hüküm sürmekle idiler. Bugün şehrin yîrnıibeş kilometre şarkı şimalisinde Kara oyuk, yahut (Kül” tepe) isminde bir yer vardır ki burada (MİIıî) yazı ile muharrer bazı levhaların bulunması bir zamanlar orada Rahillilerin ve Asurilerin hüküm sûrdük-lerni ispat etmektedir. Yine Kayseri civarında Hitûlerden kalma bazı yazılar vc heykellerde görülmektedir. Bilâhare Romalılar da bu havaliyi zapt etmişlerdir- Kayseri eski İran hükümdarı birinci Şapur tarafından da muhasara vc zaplo-lunmuştur… Araplar ve Bizans hlar da bir müddet bu yerlerde hükümran olduktan sonra nihayet hicretin 466 senelerine doğru Dnişmend hükümdarı Melik Mehmet Gazi Kayseri ve havalisini elde etmiştir. Şn halde Kayseri dokuzyüz seneye yakin bir zamandan beri Türklerin elinde bulunuyor demektir. Kayserinin geçmişteki tarihini biraz fazla karıştırmaktan maksadımız bu yerlere birçok ulusların geldiğini vc bu kadar karışıklık arasında Ualettayin herhangi bir şahsın hakiki milliyetini tayine imkân mevcut olamıyacağını anlatmaktan İbarettir. Taraikirlikle tarih ilmi arasında hiçbir münasebet mevcut olamaz… Binaenaleyh Sinanın öz milliyetini tayin hususunda birşey söyliyeıniyeceğiz… Ancak onun Türk medeniyetine olan hizmetinin büyüklüğü ve sanatta Türk zevkine istinat etmekteki muvaffakiyetinin yük’ sekliği gözönüne getirilirse bu ikinci muadele de tabiatiyle halledilmiş olur. Türklüğü bu kadar yüksek bir bel&ğatle temsil eden koca Sinan» Türk oğlu Türk olarak telâkki edeceğimiz tabiîdir… Yine (Tezkeretûlbünyan) ın İfadesinden Sinanın daha kü-çük yaşta iken inşaat işlerine meraklı olduğunu öğreniyoruz. Bütün dahiler böyledir. Müstesna bir fıtrette yaratılan bu büyük insanlar yüksek istidatlarının hangi gaye ye mütevec- cih olduğunu daha pek genç yaşta iken gösterirler. Sinanın da gençliğinde en ziyade zevk aldığı işler memleketinin bağlarında, bahçelerinde su yolları vücuda getirmek, kümesler inşa etmek gibi meşguliyetlerden ibaretti. Devşirme olarak İstan-bula gelmesini, bahusus Atmey-danındaki saraya yerleşmesini ise parlak talîinİn ilk müsait tezahürlerinden biri olarak kabul etmek lâzımdır. Sinana, yaşadığı müddetçe zabir olmaktan biran feragat etmiyen talii, onun Yeniçeri acemisi sıfatiyle Atmeyadanı sarayına yerleştirilmesini temin etti. O devirde, devşirme ço* cılklarını, yani acemi oğlanları yeniçeri ortalarına hazırlamak için müteaddit terbiye müesseseleri vücuda getirilmişti. Yeni saraydaki Enderun, Galata ve Edirne sarayı ocakları devşirmeleri yetiştirmeğe mahsus birer mektepti. Bu ocaklara dahil olan devşirmeler kapıdan içeriye ayak atar atmaz sırtların-dakİ elbise ile birlikte yabancı hüviyetlerini de fırlatıp atıyorlar, yeniden iksa ettikleri as-keri Türk kisvesi . altında bu yeni bayatın bütün icaplarını seve seve kabul ediyorlardı. İşte Sinanın mimarlık haya. tındaki ilk feyizli başlangıç budur. Yaptığı binalardaki heri. desi tenasübe bakılırsa Sinanın riyazi ilimlere ve bu meyanda bilhassa hendese tahsiline dört elle sarıldığı muhakkaktır. Sinan At meydanı ndaki Sarayda — (Tezkeretûlbünyan) vakayii naklederken tarihini kaydetmediği cihetle Sinanın hangi tarihte İslanbula geldiğini ve Atmeydanı sarayına girdiğini [*] kati bir surette tayine imkân yoktur. Yalnız Sınanın burada devrin meşhur bazı ustalariyle düşüp kalkarak bunlardan feyiz aldığım ve bazı inşaatta da bunların maiyetinde çalıştığını öğreniyoruz. Tezkere bu Ustaların ismini de bil dirmiyor… Sinan Mimar Hayrettine acaba bu sırada mı tesadüf etti?… Sinanın bilâhara Yavuzla birlikte Çaldıran seferine gittiği mazbut olduğundan onun Atmeydanı sarayında bulunduğu zaman birinci Selim saltanatının ilk devirlerine tesadüf etmektedir. Mimar Hayrettin bu zamanlarda henüz sağ bulunuyordu. İşte bu devirlerde Mimar Hayrettin ayarında kudretli bir üstadın Sinandaki yüksek mimarlık istidadını ten-miyeettîğikanaatindeyim .Eğer Sinan k-ndisinc sanatın ince sırlarını tevdi eden böyle büyük bir üstada tesadüf etmese idi, Çaldıran zaferini müteakip |*| Trıkeretölbiiny»» At meydanı sarayı dly« yasıyor… Bay Ahmet Refik İM Mimar Sinana dair yadımı risalede Almeydanında İbrahim Paşa orayı dl-*«• kayd ediyor… Malûmdur ki Sina uın Atmeydanı sarayına girmesi Yavut Sullan Selim devrinde ve Çaldıran mu-ı … ı -ıı-..; ,, cwelc*dir~. İbrahim P»|a • arayı İM Selimin ojlu Kanuni Süleyman devrinde meşhur Sadırafam mahlut, yahut makbul İbrahim Pasa tarafın dan yaptırıQ)i|tır. Şu halde Yavuz devrinde liirai.ui. Pasa sarayının mevcut olamadığı aslkftrdır. Meselede bir yan-li|lık vardır. Al meydanındaki saraya dair ban malumat «İde etmek için müteaddit menıbalara Peçavl vc Selinizi tarihlerine ı. ……. ; e t mis lae de hiç bir kayde tesadüf tdemediın. Devşirme-Icrln alındıffi Galata ve Edirne »¦’»,¦ hakkında malûmat veren bu eterler Al meydanı sarayından hiç, bahsetmiyorlar. Acaba bu aaray devşirmeler arasında İsçiliğe ve mamurluğa İstidadı olanları yctİttirtirraegc mahsus btl müessese mi İdi? Yalnıı Enderun! Alt bey tarihinde fi satırlara tesadüf ellim. “Ve Galetada kı Canpcta tekkesinde met (un olan (Yan* ko bini madyan) iade MOhtcdt ‘ ı ¦ ¦1 ı İbrahim Paşanın Al meydanına nnrır Sultanahmet camii şerifi raahalt bulunan İmparator • arayı yerine velinimeti için Insn’ina Muvaffak cldugu sariyi teşrifi hDmayun vukuunda hlımeli şahanede bulunmak liserc enderunİ hümayundan bir kaçyOr eg* tefrik va oraya learlp Cilt I sahil* Mi. I örülüyor kı bu da banuuni devrindedlr. H. S. Tibrize girdiği vakit İran sanatının güzelliklerine bu kadar derin bir surette nüfuz edemez ve yarın Türk sanatında vücu-da getireceği yenilikler için bu bir yığın sanat eserlerinden ve tezyinatından hangisinin Türk stilinde kullanılması muvafık olacağını bu kadar kati v sanat zevkine bu kadar uygun bir sıhhat ve isabetle tayine muvaffak olamazdı. Bu mürşit, muhakkak mimar Hay-rettindir, diyemem. Fakat o devirde sanatta en ulu üstadın Hayrettin olduğu ve daha küçük yaştanberi eser yapmak ateşiyle yanan Sinanın mimarlığa karşı duyduğu sevgi vein-cizap gözönüne getirilirse Baya-zit camii mimariyle Sülcyma. niyenİn müstakbel mimarı arasında daha o sıralarda bir tanışıklık ve münasebet husule geldiğini tasavvur etmemek mümkün olamaz… Çaldıran zaferi sayesinde İran mimarlığını tetkike muvaffak olan Sınan bu stilin şiir ve safayi temsil eden güzelliklerini vakti gelince Türk sanatin. de, milli zevke uygun bir şekilde ve yerli yerinde kullanmak İçin bunları metin hafızasının bir köşesine gizledi. Yavuzun ordusuyle birlikte tstanbula donen Sinan İran mİmar-lığıyle bu kadar yakından temas etmek sayesinde sanat merdiveninde birkaç kademe daha yükselmiş, bu seyahat ona, ya. rın yapacağı binaları süslemek için bitmek, tükenmek bilmez bir ilham .kaynağı temin etmişti. Sinan İran sanatından sonra Arap sanatını da tetkike fırsat buluyor — Müdekkik bir mimarımızın, Bay Sedadın söylediği tali ve tesadüf bütün sanat hayatında Sinanı bir dakika bile yalnız bırakmayan en sadık yardımcılardır. Yavuzun Mısırdaki Memlûk hükümetine karşı ilânettiğİ ikinci sefer, onun Arap sanatîyle temasını da temin etti. Halepte, Samda, Kaimede birçok eserleri tetkik ederek Arap sanatının esastan ziyade teferruata ne kadar ehemmiyet verdiğini, bütün yerlerde tezyinatın lüzumlu lüzumsuz, ne kadar mebzul bir surette istimal ve israf edildiğini yakından gördü… Sinanın talünin kazandırdığı yardımcıları birer birer ve sırasiyle gösterelim : 1 — Devşirmeye alınarak Atmeydanı sarayına yerleşmesi, ya mimar Hayrettine, yahutta o derecede kuvvetli üstatlara tesadüf etmesi.- Bunlar tarafından bir irşada mazhar olmadıkça Sınanın sanatta Türk zevkini bu kadar kuvvetli bîr tarzda ifade etmesi münıkûn olamaz. 2 — Istanbulda Bizans mimarlığını tetkike meydan bul-ması. Bittabi, «laha evvel, Kayseri-de iken Selçuk eserlerini de tetkik etmiş olacaktır. Kayscri-de Selçuk devrinde yapılmış cok kuvvetli eserler vardır. 3 — Atmeydanı sarayı mü-him terbij’evi bir müessese o-lub Sinan sanattaki teknik cihetlerine temas eden noksanları burada ikmal etmiştir*. 4 — Çaldıran vc Mısır ae (erleri sayesinde Acem ve Arap sanatlariyle pek yakından te mas ermiştir… Yavuzun d”kıız sene kadar süren saltanat zamanında, Sina ııin belli başlı bir eser yaptı gına dair hiç bir kayda tesadüf edemiyoruz… O devre ait ve talî bîr ehemmiyeti haiz bazı binaların yapılmasında Sinanın da tesir ve iştiraki buluuduğu kanaatindeyiz… Çünkü Yavuzun ölümünü vc Kanunî devrinin haşlamasını müteakip, Sinanı büyük bir aıyt vc şöhret iktisabctıııiş bir vaziyette buluyoruz. Bugün sullan Selim camisi, nin bulunduğu Haliç üstündeki tepeye O devirde Mirza Sarayı Mimar Sınanın bazı hususiyeti haiz Asarının (Plânları) Sinanın devir andıran plânlarından: Kasımpaşada Kaptan derya büyük P»yale carr.i Sınanın 6 köşeli plânlatman: jadn Sokullu ailesi Eamahan sultan camii Sinanın yalnız bir ciheti «et teşkil eden fevkani eserlerinden ; Üsküdar iakeleaindekî Mihrimab sultan cam Sinanın calîb dikkat eserlerinden: Eyüpte Zaal Mehmet paşa camii plânı Sınanın daz ve sade şekilde plân tiplerinden: SilİvrILapıda hadim İbrahim Par camii Sinantn sıralanan kıymetli eserlerinin en sonu : Fatihte Ntaaneı boyalı Mehmet Paça camii Bu plânlar Mimar Sinan günü münasebetile muhterem mimar Bay Kemal Allan tarafından suret mahsusta ihzar ve gazetemize ihia edilmiştir. denilirdi [*]. Halice ve karşıdaki Okmeydanı, Beyoğlu sırtlarına, sağ tarafta Marmaraya, Ûskûdara, solda da Kâğıthane ye kadar geniş bir meydanı bulunan bu mahal, Yavuzun Istanbulda en ziyade haşlandığı bir mevki İdi. Boş yamanlarında ekseriya buraya gelir, vakit geçirirdi. Onu öldükten sonra çok sevdiği bu tepeye gömdüler. Ve mezarı üstünde bir türbe ile namına ayrıca bir cami yapılması icabettİğİ vakit, Süleyman bu işin başarılmasına Sinanı memur etti. Eğer Sinan, daha Yavuz devrinde mimarlıkta oldukça ehem. miyetli bir ün kazanmamış olsaydı Süleymanın bu mühim işi başarmağa onu memur etmemesi lâzım gelirdi. Bundan anlaşılıyor ki koca mimar Yavuz devrinde de bazı binalar yapmış, sanat âleminde ilk ünlerini iktİsabetracğc bpş-laınası birinci Selim saltanatının bu son seneleri içinde vukua gelmiştir. Bu devirde yaptığı eserler hauğil’ridir ? Bilemiyoruz.- Bunları sarabatle bilseydik, bu İptidai eserlerle s’nrakİ mütekâmil asar arasında bir mukayese yapmak imkânını bulacak) bu büyük sanatkarın tekâmül hedefine vusul İçin ne gibi yol!aHon dolaştığını ve bunun müddetini daha esaslı, kati bir Şekilde kavramağa muvaffak olacakdık. Bunu aydınlatacak bir vesika olmadığı için, Sullan Selim camisini. Sinanın yaptığı ilk muvaffakiyetli eserlerden bîri olarak kabuletmek iâzımgelnıek-tedir. Süleyman devri – iste Os- |*J Müneccim b*)i tarihi e.*, s.175 manii – Türk medeniyetinin bütün parlaklıklariyle bezenen kutlu devir. Bu devrin butun muvaffakilyetlerinİ birinci Selim zamanı hazırladı. Selim zamanında İmparatorluğun si-nırları Avrupada Tunayi aşmış Asyada Bahriahmer kıyılarına kadar uzanmış, Afrikada da bu kıtanın şimalini kaplıyarak Fas huduna kadar dayanmıştı. Sc-limin İran ve Mısır seferleri İmparatorluğun hazinesini, ağzına kadnr altunlarla doldurmuştu Bu emsalsiz zenginlik neticesinde husule gelen umumî refah, cemiyeti daha iyi, daha rahat, daha eylenccli bir tarzda yasamak İçin vasıtalar te n-rikine sevketmiş ve bunun tabii bir neticesi olarak bu devirde medeniyet kemal zirvesinin en son haddine kadar yükselmiştir. Medeniyetin sair şubelerinde büyük işler yapan diğer dahiler [*] gibi Sinanı da Ya vur devri yetişdİrerek yüksek kİynıetli bir çok metrukât ıneyanında. onu da oğlunun zamanına bir miras olarak terk vc teslim eylemiştir’ Sınanın yukarıda bildirmesini unuttuğumuz bir mazhariyetini, talünin hususî bir 1 utlunu daha burada tesbit etmek lâzııngeliyor. Sinan altınlarla dolu bir hazİnedee yardım görmüş îdi muazzam abidelerini kurmağa muvaffak ola-bİlirıııîy li ? Sülcyınaniye, Şeh- |*| Edebiyatta Baki, Fuzuli, ilimde tbnikemal, Kıoalııade AJ.. alyaslyatta Pırlpaşa… Askerlik ve bahriye İslerinde Barbaros Hay. retıln ve Turgut ve emsali gibi… zade camileri gibi minareleri, kurmak ancak Sinan kudre-tinde^bir dahi sanatkârın vû-cudfine mütevakkıftır.. Bu bir hakikat… Edebiyatta mesele çok basittir. Bîr hokkaya ve kaleme, bîr tabakada kâğıda malik olan sair işini yapmak İçin diğer ihtiyaçlardan varestedir. Fakat mimarlıkta İş böyle değeldtr. Deha ite, liyakatle iş bitmez.-Sinanın dimağında doğan o mu-atzam projeleri, plânları yer yüzünde bir hakikat şeklinde göstermek için hazineler dolanı altına da ihtiyaç vardır. Dev. rin medeni yüksekliğiyle İmparatorluk hazinesinin hesapsız altınlarını da bu büyük sanatkârı muvaffakiyete isal eden sebepler arasında göstermek lâ-zımgelir.» Sinanm eserleri — Sultan Selim canıiinin, Sinan tarafından yapılan ilk mühim eser olarak kabul edilmesi lâzımgel-diğinî yukarıda bildirmiştik… Vakıa en yüksek şah eserini, F.dirncdeki Selimiye camiini, daha sonraları, ikinci Selim devrinde yapmış isede o zaman larda Sinanın yaşı epey i ce ilerlediğinden, müehhir devirlerde Süleyman devrinde olduğu kadar bir faaliyet ibraz edememiştir. Tezkere tülbünyan Sınanın yetmiş beş büyük cami kırk dokuz meesit, nnsekiz türbe, kırk dört han ve saray, yedi darulkurra, elli medrese vc daha sair muhtelif binalar yaptığını bildiımektedir, Bu eserlerin onda sekizi Ka- Lütfen sahifeyi çeviriniz 12 — Z A M A M — 9 Nsiao Koca Sinanın hayatı 1490 — 1588 I 898 — 996 | Sinan Kayserinin «Cırlavuk» (1) köyünde yaşamış “Doğan Yusuf ağa zade Abdulmennan» ağanın oğludur (2). Daba pek (1] Bu koya Kayserililer Mimar Sinan köyü ismini vermişlerdir. [2] Koca Sinan “Tezkeretüteb-niye„ isminde hayatından bahis bir risale keleme almıştır. Tab tarihi ve matbaan meçhul olan bu 16 sahifelik küçük risale matbudur. Sinan evahiri ömründe kendisine çok hizmet etmiş olan şair ve meşhur nakkaş “Sai Mustafa Çelebi,, ye müracaatle risalesinin tevsiİni rica etmiştir. Üstadın bu arzusunu la ‘af «den şair, daha büyük bir ri-aale kaleme alarak manzumeleri* tezyin etmiş ve İsmine Tezkere-tülbünyan„ demiştir. 1315 tarihinde İkdam matbaasında basılan *Tezkcretülbünyan„ın baş tarafına ilave olunan mukaddimede “Kuyudatını mü hinime,, isimli Arapça bir kitaba atfen Sinanın Kayserili bir hırlstiyan çocuğu olduğu ve babasının Hiristo isminde bulunduğu kaydedilmiştir. Yine aynı mukaddimede Sinanın iki defa teehhÜl ettiği, fakat hiçbir evlâda sahip olmadığı da mesturdur. Cu kayıtlerde hakikatin zerresi yoktur. 1930 da Edirnede latanbul yolunda tesadüf edilen bir aile kabristanında (Mirlivayı Ankara) Mehmet Beyin kızı olup 981 senesinde Edirnede vefat eden Fatma Hanım isminde Sinan hafidesine ait müzeyyen bir lâbit bulunmuştur. Bu lahdin ön cephesindeki : “E merhume ve mağfur Fatma blnti Mehmet Bey Mirlivayı Ankara bin ser mimaranı hassa Sinan,, İbaresi müddeamızı kuvvetli bir Şekilde isbat eder. Yazılar gayet vazıhtır. Atikİyatta meşgul ve hatta alışkın bîr göz p k kolay okuyabilir. Cephenin »e lâhidin birer fotografisî de münderiçtir. Bunun hakkında Türkİyeden mada bütün dünya kütüphanelerinde Kuyudatı mütebahhir tesadüf edilemez. En müncer tarih ve kitabiyat üstad-ları bîle bu eseri tanımıyorlar. Evlat ve ahfada s*hîp olan Sınanın şu suretle II ivin zadeligine de itimat edilemtyec-gİ kendiliğinden tezunür ettiği gibi Tezke-retülbünyanın tabı esnasında Sinanın hayatı nesebiyeei hakkında çok mühim meıfî bir rol oynadığı da aşikâr olur. (Sinan) ın Fatma Hanıma ait “Ba lahit Edirnede istanbul yola 1930 sene sinde küçük iken, yaradılışında gız-Iİ, büyük kabiliyeti gösteriyof-du. Gençlik çağına geldiği zaman vatanının bağlarında, bahçelerinde su yolları yapmak, pek düzgün kümesler, kulübeler vücude getirmekle etrafının hayretini celbediyordu. Yavuz Selim zamanında devşirme çocukları arasında İstan-bula geldi. Devşirme çocukları Topkapı, Edirne, ve At meydanındaki İbrahim Paşa saraylarına gönderilir, oralarda terbiye edildikten sonra Endron-da tahsil gösterilir, bilâhere Ye* niçeri mesleğine alınırdı. Sina-nı At meydanındaki saraya ayırdılar. Orada mahir üstatlar maiyetinde han, çeşme, türbe İnşa-atinde çalıştı. Yavuzun Çaldıran seferine iştirak etti. Debdebe ile girdikleri «Tibriz» de Iran tarzının hususiyet ve güzelliklerini gördü. Yavuzun ikî sene sonraki yeni seferi Sına-na yeni hir tetkik sali3Si açtı. Danj devrinde inşa olunmuştur.. Sultan Selimden sonra, is tanbulda s – Şehzade ve Süleymaniye camilerini vücude getirmiştir. Tezkerctülbünyan Sultan Selim camisini Sinana ait eserler arasında zikretmiyorsa da mimar Sinanın bu camii yapmak surctilc faaliyet meydanına atıldığı muhakkak, tır— Sultan Selimin plânı Edirnede mimar Hayrettin tarafından yapılan ikinci Beyazıt ca* mîi plânını andırmaktadır. O-nun gibi köşelerde birer zaviye vücude getirilmek surclıle dört di varın üstünde müdevver bir kuşak teşkil edilmiş, bunun üzerine de kubbe oturtulmuş* tur. Binada direk olmadığından sıklet, kuşak tarafından mûte-saviyen tevzi edilmek suretile dıvarlara tahmil olunmuştur. Sultan Selimden sonra yapılan Şehzade camisi birincisine nisbetle daha mütekamil bir eserdir. Plânı büsbütün başkadır. Şehzade de, Sultan Selimden çok büyük bir eser vücude getirmek mecburiyeti karşısında kalan sanatkar, bu işi başarmak için mimar Hayrettinin İstanbul Beyazıt camiinde tatbik ettiği usulden İlham almıştır.. Beyazıt camiinde Pil paye, yani fil ayağı denilen cesim direkler tesis edilerek teşkil edilen müteaddit kemerlerle ve bu fil ayaklarının birbirine bağlandığı ve üstüne de kubbenin oturtulduğu görülür. Sinan Şehzadede bu usulü, daha mükemmel bir tarzda tekrar etmiştir. İşle Türk mimarlığının cesim binalar inşasına müsait en mütekâmil şekli budur, Sinanın eserleri arasında en mütekâmili adi-dunan Süleymaniye ve Edirnedeki Selimiye camilerinde hep bu’ usul görülür. Bunun Bayazit ten sonra şehzade, Süleymaniye, Selimiye camilerinde de tekraredil-mesi iki büyük mimarımız, Hayrettin ve Sinan arasında bir tanışıklık ve münasebet teessüs ettiğine dair yukarıda serdettiğimiz iddianın kuvvetini büsbütün teyit eder. Sinan sanatının hususiyeti — Sanat tarihinde, eserlerini Sinan kadar özenerek yapan başka bir sanatkâr görülmemiştir. O yalnız esasa değil, teferruatın en ince, en gözden kaçan kısımlarına bile büyük bir ehemmiyet vermiştir.. Tam manasiyle çok titiz bir sanat, kârdır. Hangi eserine baksak bu sanat itinasını görürüz, kemerlarin kavisi birbirinden kıl kadar farketmez… Bütün eşkâl birbirinin aynı— Bütün pencereler mütenazır… Herşey çok derin bir sanatkâr zevkine ve fevkalâde has-sas bir hesaba İstinat edilerek yapılmıştır. Tezyinat, hep yerli yerinde kullanılmıştır. Arap mimarlığında olduğu gibi, israf ve ibzal edilmemiştir. Sonra, hepsinin fevkinde bir mantık- Tabiatta olduğu gibi Sınanın eserlerinde de faydasız hiç bir terkip aramamalıdır. Her şey bir inşa lüzumuna İstinaden tertip ve terkip edilmiştir. Daha sonrada, her şeyin fevkinde olarak eserin asırların hücumlarına dayanacak bff kuvvet ve metaneti haiz olması düşünülmüştür. Mimar Sinan üç vasfı birbirine mezcetmek suretiyle Türk hafideal müzeyyen lahit üzerinde bir aile kabristanında bulanmuftar,, Türk ordusu «Mercidabık» ve «Ridanya» galibiyetlerini müteakip «Kahire» ye girdiği zaman Sinan, Arap tarzının bendesi zaferini, Firavunların muhteşem ehramlarını tetki etti. Kanunînin azmetli devri başladığı zaman genç Sinan, otuz bir yaşında tüvana bîr Yeniçeri idi. O da uzun zaferler peşinde koşan Türk ordusu ile ufuklardan ufuklara şehametler ulaştırıyordu- Kanunininordusu ile Belgrad ve Rodos önlerine geldi. Oralarda Bizans, Roma ve kadim Yunan sanatının nefi-seleriyle tanıştı. Muzaffer ordu lstanbula döndüğü zaman Sinan “Atlı Sekban» sınıfına ayrıldı. Bir kaç sene sonra «Mohaç» seferine iştirak etti. Zabtettikleri «Bodin nin zarif sarayları, altın tahtlar, Türk satveti karşısında büyün eğen krallar, devrilen ihtişam, Sinantn ruhunda azametli, vekor ihtisaslar yarattı. Bağdat seferi Sinan için son bir tetkik sahası oldu- Bu uzun sefere iştirak eden Sinan, zafer alayı ile şehire girdi. Yüksek bir gurur içinde şehrin muhteşem binalarını, camilerini, medreselerini gözden geçirdi. 942 de Türk ordusu «Van » kalesini muhasara ettiği zaman Sinan veziriazam Lütfü paşanın maiyetinde bulunuyordu. Ordu, Van gölü sahilinde idi. Iranîler gölün karşı kıyısında bulunuyorlardı. Paşa, düşman ahvaline dair malûmat almak istedi. Karşıya geçmek için gemilere lüzum vardı. Bu işle Sinan tevzif edildi. Koca Sinan, malzemenin ve kerestenin azlığına rağmen cüzî bir zamanda üç kadırga yaptı Mühimmat ve toplarını da kendi tedarik etti. Karşıya geçerek düşman ahvalinden esaslı malumat aldı. üslûbunun en mütekâmil numunelerini meydana getirmişti: Zerafet, metanet, sadelik-• • • Yavuz, Kanunî, ikinci Selim, üçüncü Murat devirlerini gören ve yüz seneden fazla ömür süren Sinan, sade Istanbulu değil, büfün Türk şehirlerini güzel eserlerile süsledi. Nihayet, 996 senesinde Istanbıılda öldü. Bütün sanatkârlar gibi eserlerine büyük bir sevgi ile bağlı olan Sinan, uzak, meçhul bir yere gömülmemek istiyordu. Bunun için havatında, Süley-maniyenin yanıbaşında küçük bir türbe yaptırdı ve oraya gömüldü. Bay Ruşen Eşrefin dediği gibi, Sinanın mezarı, bir sanatkârın özenerek yaptığı eserinin altına attığı küçük bir imzayı andırmaktadır. Hafim Sami Mimar Sinanın kıymetli eserlerinden bir kabına umumî bir nazar . I 1 Sinanın İth eserlerinden Ushü darda Mİhrimah camii Kayseride Mimar Sinanın şaheseri Kursunla cami Eyüpte Zat Mahmut Paşa camii Bu seferden dönüşünde Haseki nasp edildi. Biraz sonra Lütfi ve Barboros Hayrettin paşalarla Korfo seferine iştirak etti. İtalya sahillerindeki “Pol-ya„ ya kadar gitti. Ak denizin altın dudaklı bir gelin gibi Türk bayrağına ram olduğuna şahit oldu. O, bütün seferlere iştirak ediyordu. Kanun! Buğdana sefer ettiği zaman ordunun «Pe-rut* suyundan geçmesi İçin bir köprü yapılmasına lüzum görüldü- Koca Sinan subaşı, onüç gün içinde metin ve zarif bir köprü kurdu. Seferi müteakip İstanbula geldi. O sırada Sadrazam İbrahim paşanın halefi Ayas paşa vefat etmişti. Paşaya bir türbe yaptırılacaktı. Sana- tınde mahir bir mimara lüzum vardı. Hassa mimarı Acem Ali de irtihal etmiş bulunuyordu. Yeni Sadrazam Lütfü paşa, sanatım takdir ettiği Sinanı derhal hassa mimarlığı için tavsiye etti. İşte böylece Haseki Sinan, hassa mimarları mesleğine girmiş ve Türk mimarsinde yeni bir devir başlamıştı. Sinan kemali faaliyetle işe başladı. Evvelâ “Estergom, daki “Kizılel-ma„ eamiinde bir mihrap ve minber inşa etti. Bu cami, “Es-tergon„un nefis ve müzeyyen bir kilisesinden maklup idi. Kanunî, Sinana ilk büyük ca-mi olmak üzere Şehzade cami-înin inşasını emretti. Sinan derhal işe başhyarak bu ilk büyük eserini beş senede ikmal etti (950-955). Artık Hassa mimarı sıfatıy^e birbirini müteakip camiler, medreseler, türbeler, hamamlar, saraylar inşasiyle meşguldü. Ayni zamanda Istanbultın ve sarayın inşaatına da nezaret, vazifesi cümlesindendi. İstanbulda müthiş su muzayekası vardı [3j. Hükümdar bu işi Sînanla görüşmek ihtiyacını duydu' Nihayet Kâğıthane memba suiunmn İstanbula getirilmesi takarrür etti. Mîmar evvlâ keşfe başladı, Havai terazi ile vadileri muayene etti. İlmihen-dese tarikince tahta lâvhalar taktı, suyun miktarını anladı ve faaliyetle işe başladı, inşaat tamam 9 sene sürdü. Bir taraftan da sanat incisi Süleyma-nın inşasına devam olunuyordu. Suyu lstanbula getirmek için yapılan kemerler: Uzunke-mer, Güzelcekemer. Molva ve Menderes kemerleridri. Üzerlerinden bir atlı ferah, ferah geçebilirdi. O tarihten itibaren İstanbul m muhtelif yerlerinde çeşmeler yapıldı. (3) Halk âlem kemali ducret ve hayrette idiler ve eyyamı h&rre olmağın on beşer akçeye bir at meşki âba teşne idiler. Selanik).... 3 Suyu İsraf etmemek için burma Lüleler icat edildi. Sinan bu su kemerleriyle Bizans bentlerini kale alınmıyacak kadar geride bırakmıştı. Fakat onun Ölmez abidesi Süleymaniye oluyordu. (956-964) Nihayet hükümdarın emrîle camiin kuşat merasimi 964 de bizzat Sinan tarafından yapıldı. Artık Sinan, şan ve şerefin evci âlâsına vasıl olmuştu. Istanbulun hemen en muhteşem camileri Sinanındı. O zaman 69 yaşında olan Sinan, uzun boyu, zayıf vücudu, uzun sakalı ve kara gözlerile So-kullular, Ebussuutlar arasında mümtaz bir sima ile, muhteşem eserlerinin kucakladığı muhitte dolaşıyordu- Mİmar Sinanın Kanunî devrindeki son eseri Büyük Çekmece köprüsü oldu. "Siketvar„ seferinin ilk günlerinde bssla-nan köprü, Kanuninin muharebe meydanında vefatından sonra bitirilebildi. Kanuni devrinde Mİhrimah sultan ve Rüstera paşa camilerini inşa eden Sinanın bütün dehasını tecelli ettirecek son bir şaheser lâzımdı. Butfa Edirnedeki Selimiye oldu. Sinan artık "Koca Sinan» diye şöhret almıştı. Selimîyenin inşasına başladığı zaman (84) yaşında idi- Bu enfes eser yedi senede ikmal edildi. Şehzade camüle hakiki sanata başlayan Sinan, Selİmiyeyi bitirdiği zaman "Pe-sendidei cihan, mimarı bi akran Sinan ağa,, namiyle anılıyordu. O devrin meşhur mimarlarından Horos Memiler, Mehmet ağalar, Davut ağalar, Yüsuflar, Dalgıç Ahmet çavuşlar üstat Koca Sinanın Şakir* delerinden sayılıyordu. Koca üstat, Selimiye ile müftehirdi. En ziyade minarelerinin inşasında sanat gösterdiğine kail-di [4] Mimar Sinan sanat ve şöhretin en yüksek noktasına çıkmıştı. Şakirtlerinden mimar Yusuf, Babir hanın daveti üzerine Hindİslana gitmiş, Delhi, Ağım, Lâhıır, Keşmir kalelerini yapmıştı. Sinanın inşaatı 600 gibi mühim bir yekûna baliğ oluyordu. Koca üstat, muazzam dehasiyle vatanının her köşesini muhallet abidelerle süslemişti. Tahtakalede yapılan Rüs-tempaşa camii çini tezyinatı noktasından bir mücevherdi. 969 .da lstanbula gelen Alman ressamlarından «Melhior I,orİlı» ve «Vilhelm Dilih» İstanbulu las-vir için yaptıkları kara kalem uzun bir tablo da Sınanın abi-delerini olanca tefcrrüatiyle res-metmişlerdi. Anadolu ve Rurae-linin en müstesna yerlerinde, hatta Budinde bir çok camiler köprüler Koca Sinanın eserleri idi. lstanbulun ufuklarını değiştirmiş, onlara akşamlan zarif Si lüetleriyle göz alan yeni ve bediî güzellikler bahş’mişti. Koca Sinan 996 da vefat etti. Eserlerine imzasını kovmağa lüzum bile görmedi. Yalnız onlardan birisinin: Süley-maniyenin mütevazı bir köşesine kendini gömdürmekle iktifa etti. Süleymaniye caraünin bir köşesinde, ufak bir sebile bitişik küçük bir pencerenin demir parmaklıklarından bakıldığı zaman burma sarıklı sade bir mezar görünür. Dört asırda yapılamıyacak muhteşem eserleri kısa bir zaman içinle yüksek bir deha ile yaratan Koca Sinanın hayatı orada oyma ve zarif parmaklıkların üzerindeki divarda, Sai nin bir kaç mısraı ile hülâsa edilmiştir. O, Ölmedi. Sanatiyle yüce-letdiği milletinin vefalı kalbinde yaşıyor- [4] Tercümei haiini yazan Sal ye Seümtyeden bahsettiği sırada şu mütalaada bulunmuştu : “Bunun minaresi hı-ro nazik, hem üçer yolları olmak gayet müşkül olduğa uka’aya malumdur. Ayasofya kubbesi gibi bir kubbe diyarı islamda bina olunmamıştır deyu kefreİ fecerenin mimar geçinenleri Müslümanlara galebemiz vardır derlermiş. Olkadar kubbe doğurmak gayet müşküldür dedikleri bu hakirin kalbinde kalmıştır. Bu cami binasında himmet edüp ve Biavoill&hitaalft ihzarı kudret eyleyüp bu kubbenin Ayasofya kubbesinden altı zira kaddin, ve dört zira derinliğin ziyade eyledim. m \ Sene: I Numara: 289 Abone Şeraiti Türkiye için Hariç için I senelik . ¦ 1700 Kr. – 250a Kr. f aylık…………. 600 .. ………… 1500 „ S ,…………… 325 m — ………… 700 . 1 „…………… 134 m – »-……. — Korno*- ¦ • Ş*r*f Sokağı. TELEFON: 20S20 Matbaai Ebûzziya, İstanbul f~ Sabahları Çıkar Siyasi Gazete j F”‘«tı ıra Yerde 5 Kanıştı* Çarşamba 10 Nisan 1935 r-”"¦ Şüphelerden, birer hain gibi şüphe ediniz. Bunlar *îzî bir işe teşebbüs etmekten korkutmakla kazanacağınız muvaffakiyetleri kor tetirler. Shakespeare (Şerki 3 üactt sahifede 1 Cıınün yazısı Almanlara bir nasihat: (Yakob) u iade ediniz! Bu sütunlarda Almsn’arın harpten sonraki siyasi vaziyetlerinden ne vakit bahsetıek, kendilerine kartı hemen daima teveccühkâr bir lisan kullanıyoruz. Bunun sebebi basittir. Türk, düşküne, mağlûba karsı çok hassas bir insandır. Hatta onun en zayıf noktası bu merhametidir. Türkün raerhametioa dokunmak şarlİle ona yaptınlmıya-cak hiçbir şey yoktur. Tarihimiz dikkatle okunsun. Başımıza gelen en büyük belâlaırn bir çoğu. selimizden, İdaresizliğimizden ziyade hep merhametimizden veya Efendiliğimizden gelmiştir. Ijir bu sebepledir.ki Almanlara, harbiumumiden sonra yapılan İnsafsızca muamelelerin ifrata var-dırılmatı Türkleri daima irkilt-miştir. Matbuatımızda Almanlar hakkında çıkan yazılarda da, her şeye, siyasiyatın ve meofaatin ıca-bahna rağmen daima azcok teveccüh eseri hissedilmesinin yegane sebebi, budur. Yoksa Almanların harbiumumide müttefikimiz bulunmasının bu temayülkiraoe yanlar üzerinde hiç tesiri yoktur. Zaten durup dururken »e hiç bir aebebİ hakiki yokken Almanlarla beraber harbe girmeğe – o zamanki hükümet müstesna olmak üzere – hiç bir Türk ne taraftar, ne da razı İdi. Binaenaleyh harbi umumi arkadaşlığından dolayı biz daha ziyade Almanlardan gayri memnunuz. Buna rağmen Almanlara karşı yapılan haksızlıklarda çok ileri gidilmesi, dediğimiz gibi, sırf milli hasailimizden dolayı bizleri müteessir etmiş ve ondan dolayı m ese â Müsyü iHıt-ler) in galiplere karşı bazı Berke-şane hareketleri, neye itiraf e t miydim, daima boşumuza gitmiştir. Biz böyle olmakla beraber görüyoruz kı bugün Almanyaya hâkim o’aa (Nazi) fırkası, Almanların on beş mütareke eeoeeiode çektikleri ıstırapların intikamını almak istemekte ifrata varıyorlar. Almınların haricî aiyaset itıbarile silkinmeleri »e kalkmaları netice iti berile Avrupa için ne kadar mu zır da olsa, yine dünyanın az çok hoşuna gidiyor. Meselâ şu Sar) da kazanılan, zafer, bir çok milletleri hayrette bıraktığı kadar, Almanlara teveeeüh de kazandırmıştı. Fakat Almanlar harici siyasette hergün bu suretle elde ettikleri muvaffakiyetle iktifa etmiyorlar, medeni devlet ve hükümet mefhumu yle telifi mümkün olmıyao işlere de kalkışıyorlar. Eger Almanlar bu işleri, zafer neşesiyle yapıyorlarsa, emin olsuolar, ki dünya »atarıo-da kazandıkları taraftarlığı çabuk kaybetmeğe başlarlar. Alman(Nazil fırkaaının büyük yanlış işlerinin en barizlerinden biri (Jakop) İsmindeki kendilerine aleyhtar bir gazeteciyi Paristen kandırarak Isviçreye getirmeleri, oradan da aagı yukarı-dag eşkıyasının adam kaçırması gibi bir sakilde Almanyaya cebren götürmeleridir. Küçük İsviçre hükümeti, kendi topraklarında yapılmış olan bu tecavüzü hâlâ bir türlü hatmedemiyor ve Almanyaya şiddetli protestolar yağdırıp duruyor. İsviçrelilerin böyle hareket «teaekte rok hakları var. Çünkü İsviçre rskidenbrri siyasi mültecilerin en emin bulundukları bir memleket olmak üzere maruflur ve Isvlçre-nio bu mülteciye riayet etmek hakkına şimdiye kadar kimse karışmamıştır. Hatta MflsyO (Musoli-mı nin llalyaı bile, (Faşist) aleyhtarı olup ta Isviçreye sığınanlara bir şey yapmamıştır. Almanların en büyük hataları kuvvetin her şayi yapabileceğine kani olmalarıdır. Evet, kuvvet çok yapabilir va yapıyordu. Fakat onunda durma»! ve hürmet etmrai lânm. galen bazı yerler ve ban haklar vardır. Bu hakların en başında d (Fertlerin masuniyeti) hakkı gelir. Medeniyette ileri gitmiş olan … letlar ferdin bu hakkını en ziyade tanımış olanlardır. Nitekim maddeten çok küçük olan İsviçre, Devamı 2 nci sahifede “Bugünkü Avrupanın tımarhaneden farkı yok!» -a– M. «Baldvîn», Avrupanın halini pek acı bir şekilde tasvir ediyor -S–ı—- “Versay hekimlerinin tavsiyesi boşa çıktı. Ne diktatörlük ilâcı, ne de başkaları hasta Avrupaya bir fayda vermedi,, diyen İngiliz Başvekili muavini, “Versay„ı yapanların büyük bir hata işlediklerini de söyliyor har hangi bir teşebbüste bulunmak yolunu gerek zahiren ve gerek hakikaten kapatacak olan bir hattı hareketi kat’i olarak kabul edemezler,,, Almanyanın dört teklifi Londra 9 ( A. A. ) — Resmen muhafaza edilen sükûta rağmen, İngiliz kabinesinin ” Berlin „ müzakereleri esnasında, Bay “Hiller. Devamı 6 nci sahifede ” Sinan „ ın yıldönümü Dün, şanlı mimarımızın hatırası taziz edildi “Sinan* ın türbesi önünde yapılan ihtifal – Dün akşam radyoda da bir konferans verildi Azrupann vaziyetini tımarhaneye olmadığını MÖyliyen Misler Mimler “Baldvîn,, de dünyayı böyle çıldırmış, deli vaziyetinde görüyor! “Anlaşılan bizim meşhur karikatür, yalnız Bay Mazhar Osmana değil, ingiliz Başvekillerine de İlham vesilesi oldu,. benzeten, fronunfa beraber bedbin “Baldvîn,, masan başında Londra 9 (A. A.) – “Deyi. telgraf diyor kî : ” B. Musoliaioin “Streaa,, da kati kararlar aide et-zoefe çalışacağı malûmdur. Mamafih B. “Musolinl,, nin ta-kibatmek istediği hattı hareketi İhtiyar etmek salâhiyetine malik olduftu, halbuki ce Fransız va ne de İngiliz nazırlarının bu kadar geniş bir salâhiyete malik olmadıkları “Roma,, da ekseriya unutulmaktadır. B. “Makdonald,, ile B. “Handen,, in B. “Musolİni,, tarafından ileri sürülecek olan tezi karşılamaları tarzı ve bunu kabul edip etmemeleri, bu tezin mahiyetini tayin edecektir. Gerek B. “Makdonald,, ve gerek B. “Filodan,, kendi arkadaşları ile görüşüp danışmadan evvel Almanya ile ileride müzakerelerde bulunmak İçin “Stresa,, da kati kararlar yok! Almanya ne istiyor, ingiltere ne yapacak? İngiltere Şark Misakına ve yeni teahhütlere girmiyor, bir şartla Almanyanın askerlikçe tam müsavatını tanımağa da hazır! Londra 9 (A. A.)—Dün bir nutuk irat eden B. “Baldvîn,, demiştir ki : ” — Uluslar eulh yolunda de- ğil, harbe ulaştırabilecek tehlikeli bir yolda yürüyorlar. Ben bedbin değilim, lâkin bazı anlar Deamı 2 nci sahifede Beynelmilel kadın Birliği kongresi Dün de murahhaslar geldi Yıldız sarayında hazırlık — Avusturalyalı Eston-yalı ve İngiliz misafirler ne diyorlar ? Beynelmilel Kadın Birliğinin onikincî kongresine İştirak edecek olan kadın murahhaslardan bazıları da dün şehrimize gelmişlerdir. Bunlardan Avustural-ya Kadın Birliği cemiyetimu* rahhası Mit Cardell Olîver doğruca Perapalas oteline inmiştir. Orada kendisÜe konuşan bir muharririmize Avusturya murahhası demiştir ki: **— Küçük yay mdanberi bir Feminist olduğum halde şimdiye kadar Uluslar arası Kadınlar Birliğinin kongrelerine iştirak etmemiştim. Devamı 6 nci sahifede Hariciye bakanı dün geldi Milletler Cemiyeti kon* şeyine riyaset etmek üzere Cenevrye gidiyor Dış işleri bakanı Bay Terfik Rüştü Arat dün şehrimize gelmiş, İstasyonda vali va polis müdürü tarafından karşılanmış ve Park oteline İnmiştir. Alman testlhatındao mütevellit vaziyeti konuşacak olan Milletler Cemiyeti konseyi içtimaine riyaset etmek üzere bugün “Cenevre* ye harekat edecektir. “Ludendorf şerefine donanma Almanyada dün bütün binalar donatıldı-” Ludendorf „ kimdir? Dûn 70 yaşını idrak eden meşhur Alman Generali ” Ludendorf „ Berlin 9 (A. A.) — General ” Ludendorf „ un doğumunun yetmişbeşinci yıldönümü münasebetiyle bugün bütün resmi binalar donatılmıştır. — Zaman — Birkaç gün önce Almanyanın yeni askerî şûrasına âza Devamı 6 ıncı sahifede t ttonyalı gazeteci ve murahhas Bayan “Neggo,, ile dinleyici »-tatile konferansta bulunacak olan arkadaşı •”"^”Meraklı bir makale »rrİ«l~^”"« Filmciliğin içyüzü YAZAN; aa a PEK YAKINDA ZAMAN SÜTUNLARINDA BİZİ FİLİMClLtCİN Bûtûn derinliklerine film Alemlerine stüdyoların Gîzll taraflarına götürecek ve bize anltyama-dıgımız film entrikalarının içyüzünü gösterecektir. BÜTÜN BUNLARI Salâhiyettar bir film rejisörü olan VEDAT……ÖRFİ nİo kalemindeo dlnliyecekslnlz Mimarî talebesinden Bay Orhan, Belediye imar şubesi madara Bay Ziya Kocainan ve Mühendis mektebi talebesinden Bay Saflık hitabelerini iradederlerken Yuca Türk mimarı Sinanın Ölümünün 349 uncu yıldönümü münasebetiyle dûn Sü- leymaniyedeki türbesi Önünde hatırası taziz edilmiştir. Merasimde mimar ve mühendislerimizin hemen hemen hepsi, milli Türk talebe birliği, belediye namına heyeti fenniye reisi mühendis Ziya, yüksek mimar ve mühendis talebesi, halkevi namına Burhan, Beyoğlu halkevi namına Baha Hulusi ve halk. vl âzası, cumhuriyet gençler meh-feli âzası, muallimlerinin nezareti altında gelen ilk Okul talebesi va büyük bir halk kütlesi bulunuyordu. Türbenin etrafı Türk mühendisler birliği, mimar birliği, milli Türk talebe birliği, yüksek mühendis mektebi, Talebe cemiyeti, Halkevi, mimar talebe cemiyeti ve İstanbul belediyesi Ne günlere kaldık! Dünyayı galiba Bakırköy şifahanesi düzeltecek I Sabık İngiliz Başvekili de, dünya tımarhaneye benzedi, derse… Mimar (Sinan) ın azametini çok İyİ temsil eden Bir tat v iri “Ba kabartma resmi, dûn dm söylediğimi» üzere Edirne Muallim mektebi talebesinden 45 numaralı Bay Mehmet alçıdan yapmıştır.» namına. gönderilen çelenklerla bezenmişti. Devamı 6 nci sahifede Zaman Baba — Bay ü.tat, sana yeni yeni işler çıkıyor… Ban sana, İngiliz Başvekili de Avrupa çıldırmağa başladı, diyor. Al sana bir Avrupalı (reculü siyasi) getiriyorum, şunun aklını düzelt te, dünya da biraz nefes alsın… – ZAMAN — N;;jiç, |H=A=R^Cg!=HgA=B^R=L^EgR j “Memel,, ve “Dançiğ,, de de vaziyet Almanların lehinde yürüyor Litvanya – Almanya münasebatının düzelmesi muhtemel – “Dançiğ,, intihabat, birşey çıkaramaz Son günlerde Almanya İle Lîtvanyanın araaı “Merael,, meselesi yüzünden açılmıştı. Litvanya cumhuriyetinin “Meme!,, valisi, bu vilâyetin arsıulusal teminat ile korunan muhtariyetini kaldırdıktan becite “Memel,, halkından 120 kadarını “Kovno,, divamharbine göndermiş ve bunların vatan hainliği İle diğer siyasi suçlardan muhakeme edilmelerini istemişti. Suçlulardan birçokları ağır cezalara mahkûm edildikleri ve bunlar eskiden Alman oldukları için Almanya hükümeti Litvanyaya karşı hududunu kapadığı gibi “M-mel,,in muhtariyetin temin edsn devletler sıfatiyle Fransa, İtalya ve İngiltere devletleri de Litvanya devletleri oezdİnde teşebbüslerde bulunmuşlardı. Onun için Litvanya devletinin verilen hükümleri hafifletmeni bekleniyor. Çünkü “Memel,, halkı Nazilerin faaliyetini teşvik ettikleri halde Litvanyaoıo hakimiyetine karşı silâhlı bir isyanda bulunmamışlardı. Litvanya hükümeti “Memel,, de Nazilerin faaliyeti kendini göiter-dikten »onra burada hüküm süren kanunu esasiyi tatil etmiş, meclisi kapamıştı. Litvanya hükümeti bunları yapan valiyi azlettiği İçin bu hareket Almanya ile bu devletin arasını düzeltmeğe yarayacaktır. Almanlar ” Memel „ ilİnî bu suretle düzeltmeğe muvaffak oldukları gibi ” Dançiğ „ de de yeni bir muvaffakiyet kazanmış bulunuyorlar. ” Dançiğ „ te bir Alman ve bir Nazi ekseriyeti vardır. Geçen ikinci Kânunda Uluslar Kurumu ” Dançiğ „ meselesi ile meşgul olmuş ve buradaki Nazilerin bu serbest şehri Nazileştirdiklerioi, şehrin ayan mecli-ainde ekseriyeti kazandıklarını görmüşlerdi. Otaman (Jtuılar Kurumu bu vaziyeti şehrin arsıu!utallıgına ve onun tabi olduğu kanunu esasiye uygunsuz görmüştür. Fakat Nazilerin kanunu esasiyi değiştirmeleri İçin İntihabatta sBlû-aanı ekseriyet kazanmaları lâzımdır. Alınanlarda aşağı yukarı buna pek yakın bir ekseriyet kazanmış bulunuyorlar. Almanya İle Lehistan arasında iyi münasebetler devam ettiği İçin bu yüzden mühim bir hâdise çıkması beklenmiyor. * ö. /?. kanunun metnini neşretmiştir. Bu kanun, gerek tayyarelere ve gerek balonlara karşı müdafaa tertibatı almak hususunda iç işleri bakanına geniş ve tam salâhiyetler vermektedir. Fransa büyük zırhlı yaptıracak,”Va-şington* muahedesini dinlemiyecek Fransada tayyarelere karşı tedbirler — donanmanın esasını büyük zırhlılar teşkil edecek Londra 9 (A. A.) — “Deyli Telgraf „ gazetesinin bahriye muhabiri, Fransanın bahrîye siyasasında mühim bir değişiklik olduğunu haber vermektedir. Fransa y’iksek bahriye meclisi, istikbalde Fransız filosunun esasınım büyük zırhlıların teşkil etmesine karar vermiştir. Bu suretle alâkadar d ğer devletlere Fransanın bundan böyle “Vaşington rauahedena-mesİnin tespit etmiş olduğu miktar ile kanaat edemiy^ceği yarı resmî bir surette bildirilmiş oluyor. Bu muahedeye göre lugilterenin 5, Amerikanın 5, ve Japonyanın 3 zırhlı inşa etmesine mukabil Fransa 1,75 nisbetinde inşaatta bulunacaktı. Fransada hava taarruzlarına karşı tedbirler Paris 9 (A. A.) — Resmî ga-zete, bugün sivil ahalinin hava taarruzlarına karşı himayesine dair olan tedbirlere müteallik Fransızların eski İstanbul sef ri öldü Gra.se 9 f4» A. ) — Fransanın eski büyük elçilerinden ve eski ayandan “Moris Bompar. ölmüştür. -Bompar,. 1854 tarihînde “Meç. de doğmuş, Bay ” Pol Kamboo „ un Tunus ve Madagi’k arda maiyetinde ça- lıştnış’ı. Mütea- M. “Bompar,, kiben, hariciy nezareti konsolosluk ve ticaret işleri müdürlüğünde bulunduktan sonra evvelâ “Petreaburg, , sonra da İstanbul büyük elçiliklerinde bulunmuştur. Günün gazisi Almanlara bir nasihat: (Yakob)u iade ediniz! 7 inci sahifeden devam Avrupanın ortasında manen en ziyade yükselmiş olan bir mem-ekettir, çünkü ferdin hakkına, adeta taassupkârane bir hürmetle riayet edilen bir ülke varsa o da Lviçredir. Almanların bugün dünyayı hayrette bırakan bir cüret ve hatta gafletle, Isviçreden kaçırdıkları gazeteci Jakop bir Musevi olabilir. Fakat o adamın Musevî olması, nihayet Alman hudutları haricinde de kendisinin her türlü hukuktan ve hakların en mukaddesi olan hakkı hayattan da mabru molmasıoı mı iktiza eder ? Almanlar herhalde bu işde çok büyük bir bata letmişlerdir. Bu hatalarım anlayıp ta (Jakob)u tekrar Isviçreye iade edecek olurlarsa alçalmış değil, yükselmiş olurlar. Çünkü hakkı tanımak ve ona riayet etmek fertler için de, milletler için de aezû za’f eseri değil, bilâkis kuvvet, şeref ve ruban yükseklik delilidir. Jakob ) u ks-çırmak büyük bir hata idi, onu salıvermek, dünya nazarında, tekrar itibar kazanmak için bulunmaz bir fırsattır. Almanlar, aiyasl olgunluklarını, ancak bu fırsattan İstifade etmesini bilmekle isbat etmiş olacaklardır. ZAMAN “Venizelos,, fırkası in-tihabata sokulmıyacak Yunan muhalefet reislerinin ifadeleri alındı Fransada Rusya hesabınacasusluk Fransız komünist fırkası Rusya hesabına çalışıyor Fransada Brioude polisi serselikten birkaç defa mahkûm olmuş Rene Besson isminde bir ameleyi tevkif etmiştir. Bilâhare meskeni olduğu, fakat onu saklamak kastüe kendisini serseri gibi gösterdiği tebeyyün eden Rene Besson uzun müddet gaz maskesi fabrikalarında çalışmış ve askerî malûmat elde etmek için mesai sarfetmiştir. Kendisinden, Pariste intişar eden ve komünistlerin naşiri efkârı olan “Humanite’H gazetesi tarafından elde edilmiş ve orada daktilo makinesi ile yazılmış, Fransanın askeri kuvvetlerini bildiren bir mektup bulunmuştur. Mektubu yazanın mesleğinden koğu’muş bir muallim olduğu tebeyyün etmiş, fakat, ağzından lâf almak İmkânı hasıl olmamıştır. 6 Nisanda “Humanİte,, gazetesi 28 kİşİ tarafından basılmış ve idarehanede taharrİ-yat yapılarak mühim ip uçları ele geçirilmiştir. Fransız komünist fırkasının, Rusya hesabına casusluk yaptığı tesbit edilmiştir. Atina 9 — Venizelist fır kası, 19 Mayısta yapılacak intihaba ta hazırlanmaktaydı. Hükümet gazetelerle neşrettiği bir tebliğde, Venizelistlerin in-tihabata iştirak edemiyecekleri-ni bildirmiştir. Hükümet, bu fırkanın reisi ” Venizelos „ un ¡atana hiyanet ithamı alıtnda bulundukça Venizelist fırkanın intihabata iştirak edemiyeceğî kanaatindedir. “Vradİni,, gazetesi, eski mu* halif mebusların intihabata iştirak etmeleri hakkında henüz kararlaşroış bir şey bulunmadığını, bunlardan bazı grupla rın “birlikte çalışan muhalifler,, şeklinde intihabata iştirak etmeleri muhtemel bulunduğunu, kat’î neticenin “Mihalako-pulo9,, “Buçaris,, ve “Papaan-dreo,, arasında yapılmakta olan müzakerelerden sonra anlaşılacağını, “Buçaris,, in Epir ve sair yerlerde kendi taraf-tarlarile intihabata gireceğini yazıyor. Fırka reislerinin ifadeleri alınıyor Atina 9 (Hususî) — Birinci ordu namına asiler hakkında dava ikamesine memur olan “Psiloyanis,, yaptığı tahkikatı bitirerek “Cumhuriyeti koruma,, dernekleri umum reisi general “Papulas,, ile bütün şube reislerinin divana verilmesini talep ej lemistir. General “Papulas,, mevkuf bulunduğundan şubo reislerinin de tevkifleri için müzekkere verilmiştir. Ayni memur, fırka liderleri “Papa Anastasyo,, “Kafanda-ris„ “Milonas,, ile diğerlerinin de ifadelerini almıştır. Dün verilen emir üzerine eski Pire mebuslarından’Mar-selos,, tevkif edilmiştir. Muhakemeler devam ediyor Atina 9 (Hususî) — Harbiye mektebi ve tersane sınıfı isyancılarının muhakemelerine bakmakta bulunan iki divanı-harpte de muhakemelere devam edilmiş ve şahitler dinlenmiştir. Tersane sınıfçıları hakkında bugün hükümet komiseri iddiannmesini silecektir. Harbiye mektebi isyanı suç- luları bugün öğleden evvel müdafaalarını yapmağa başlamışlardır. “Kavala,, da da divanı harp işe başladı Kavala 9 (Hususî) — Burada teşkil edilen divanı harp muhakemelere başlamıştır. İlk kafile olarak Kavala asilerinden 63zabit ile 33 sivil muhakeme edilmişlerdir. Zabitler arasında üç kaymakam, dört binbaşı vardır. Suçluların çokluğu dolayisile muhakemeleri altı günden evvel bitemiyecek-tir. Bu divan, ayın on beşinci Pazartesi günü Bulgaristana kaçan “Kamenos,., “Bakıcı,,, “Budaras,, ile dördüncü ordu ve sair erkânı harbiye zabitlerinin gıyabi muhakemelerine başlanacağını tebliğ etmiştir. Selânikte yeni bir divanıharp Selanik 9 (Hususî) — Diva-nıharplerde bulunan muhakemelerin tesrii hakkında gelen emir Üzerine, Lasyada mevkuf bulunan mebus, siyasi ve muharrirlerin muhakemelerine bakılmak üzere üçüncü bir divanıharp daha teşkil edilmiştir. Bu divan bugünden itibaren muhakemelere başlıyacaktır. Selanik 9 (Hususî) — “Siroz,, on dokuzuncu alay asilerinin muhakemesine devam e-dilmiştir. Dun dinlenen şahitlerden alay kumandanı muavini kaymakam “Zisİmopulos,, alay kumandanın esasen asilere taraftar bulunmadığı halde firari General “Anağnostoputos,, un tazyikile isyana iştirak ettiğini ve isyanın nasıl çıktığını anlatmıştır. Buradaki divanıharp te “Si. ro?,,topçu alayı erk&nıharbiye zabitlerinin muhakemesine baş. lamıştır. Bu asiler hakkında çok ağır ithamlar vardır. Bir numaralı düşman idam ediliyor Huntsville – Te*as 9 (A. A.) -Bir numaralı cemiyet düşmanı “Hamüton,, on Mayısta elektrikle idam edilecektir. “Stresa,, da kati kararlar yok! / inci sahifeden devam oluyor hi kendimi bir tımarha-nedeyin tanıyorum. Yırmİ birinci asrın bir mizah muharriri, hali hazırdaki vaziyeti tasvir için, harbin, büyük devletlerin bünyelerini rahne-dar ettiğini, nekahatın uzun sürdüğünü, sık sık hastalığının nüksettiğini, hararet derecesinin normal haddi aşarak bazen tehıikeleli bir mertebeye çıktığını ve arada sırada hastalığın yeniden patlak verip 1914teki Veba salgınının ayni şiddetle ortalığı bulaştırmak istidadını gösterdiğini yazabilir. ” Paris „ ve ” Lokarno „ da ilâçlar tertip olunduğu ve yakılar yapıştınldığı halde, hastalar, gerçi hâlâ yaşamakta ve fakat hiç birinin sıhhati normal bünyesi sağlam bir mahiyet arzetrremektedir. Bunların hepti de “Versay,, hekimlerinin tavsiye eylemiş ol-duhları tedavi tarzına karşı isyan etmişıerdir. H c kmte, silâhları bırakma ameliyatını yaptırmağa taraftar değildir. Bazılarının iddialarına göre, silâhlanma hastalığının davası daha ziyade silahlanmaktır. Yine bazıları da diyorlar ki bütün bu hastalık, kuruntudan ibarettir. Tatbik edilen ilâçlardan, hele bir tanesi hastalığın kendinden de berbat olmuş ve yıldırım gibi yayılmıştır. Bu da ökonomik ulus se-verliktir. Bazı kimseler Diktatörlük denilen, şiddetli bir ilâç daha denemişlerdir. Avrupada cevelânın bir timarhan* koğuşunu gezmekten farkı yoktur. Harbe hazırlanmakla, sulh feda ediliyor. Avrupa, hepimizi o derecede alâkadar ediyor ki yalnız onun davalarını anlamak için değil, lâkin ayni zamanda şimdiye kadar bizleri mat eden bu davaların en güzel hal çaresini de bulabilmek için, onun içinde olup bitenleri apaçık görmeğe çalışmamız lâzımdır. Tezlil edilen Almanya, kendisine verileni reddetti. Ve silâhlandı. Büyük devletlerin uzun birer tarihi vardır ve 1914 hâdiseleri bu tarihlerin mahiyetini esas itibariyle değiştirmiş değildir. “Versay,, muahedesini zorla kabul ettirmekle, bunu kabul et’ lirenlerden ziyade edenlerin mahiyetinde bir değişiklik olacağını zannetmek, zaferi müteakip belki tabii fakat her halde azim bir hata olmuştur. Harbi takip eden hadiselerden alınacak ibret şudur: Bir milletin ülkü ve emeller) değişmedikçe, onun hattı hareke- Iş Kanunu Lâyihası Ankara 9 (Telefonla) — İş kanunu lâyihası dört beş güne kadar Başvekâletten Meclise sevk edilecektir. Kamutayın bu iç-timaında kesbi kanuniyet etmesi muhtemeldir. Çimento fiatleri ucuzlıyacak Ankara 9 (Telefonla) — Ökonomi Bakanlığı çimento fiat-lerinin ucuzlatılması etrafında tetkikat yapmaktadır, Bu ucuzluğun ton başında dört lira kadar olacağı tahmin edilmektedir. Şark müfettişliği Ankara 9 (Telefonla) — Şark müfettişliğine dahiliye müsteşarı Bay Vehbinin tayini kesbi katiyet etmiştir. Bay Vehbinin yerine mahallî idareler umum müdürü Bay Naci veya teftiş heyeti reisi Bay Sabrinin tayini kuvvetle muhtemeldir. Prens Bibesko geldi Eskiarhİr 9 ( A. A. | — U uslarasi bava kurumu başkanı Prens Bibesko yarın Kahired-n uçarak şehrimize gelecek ve şehir hava kuru-* mu tarafından misafir edilecektir. Sovyet artistleri geliyor Moskova 9 (A. A.) — Muhtelif konserler vermek üzere Tür-kiyeye gidecek olan büyük Devlet tiyatrosu artistleri buradan harekete başlamışlardır. Gidenler Moskovadan hareket ederlerken, başta büyük elçi B. Vasıf Çınar olduğu halde bütün elçilik erkânı, D;ş işleri komiserliği yüksek memurları, artistler ve gazeteciler tarafından uğurlanmıştır. Eski Posta erkânının muhakemesi Ankara 9 (Telefonla) — Posta ve telgraf eski MüdÜrüumu-mîsi Bay Fahri, Telgraf işleri müdürü Bay İhsan Cemal ve teftiş heyeti reisi Bay Suphi-nin muhakemelerine bugün devam edildi. Bugünkü celsede maznunların avukatları müdâfaalarını yapacaklardır. Bay Fahrinin aaukatı müvekkilinin yaptığı işlerin bîr içtihat meselesi olduğunu, binaenaleh bir kasıt ve suç olmadığını söyledikten sonra beraetini istedi. Bay Suphi de suçsuz olduğunu anlattıktan sonra ken- sinİn ikazı üzerine Nafıa komisyonunun toplandığına işaret etti ve beraetini istedi. Bay İhsan Cemalin avukatı da müvekkilinin, âmirinin emrini yerine getirdiğini, bu işler ancak bir gecikme meselesi olduğunu ve bunun da onuncu yıldönümü bayramı münasebetile dairelerin tatil olmasından ileri geldiğini söyledi ve beraet talep etti, müdafaaların dinlenmesinden sonra hâkİ.nler heyeti karar vermek üzere muhakemenin 17 nisan 935 tarihine talik edildiğini tebliğ etti. Ankara Hukuk Talebesi fş derneği Ankara 9 (Telefonla) — Ankara Hukuk Fakültesi Talebe Kurumu 5 ve 6 Nisan Cuma, Cumartesi günleri yıllık toplantısını yapmış eski iş derneğinin bir yıllık çalışmasını onaylamıştır. Yeni iş derneğine; Başbakan, Mehmet Türkmenoğlu, Üyelikler; Sıtkı Öztürk, Esat, A. Ömer Ataman, Rıza Çerce!, Müslim, Ahmet Salih, Emin Akyüz, Cahidi seçmiştir. Ankara kahvelerinde oyun oynanmıyacak Ankara 9 ( Telefonla) — Bir Hazirandan itibaren Ankara kahvelerinde hertürlü oyun oynanması belediyece mennedilmişMr. tini de değiştirmeğe imkân olamaz. „ Bazı Avrupa memleketlerinin, İngİlterenİnkilerle taarruz eden ulusal ülkelerini anlamak lüzumunu kaydettikten sonra, Bay “Baldvin„ sözlerini şöyle neticelendirmiştir: “Silâhların azaltılmasını görmekten henüz ümit kesmedim ve o da silâhlarını tahdit etmek istediğini açıkça söyleyinciye kadar Almanyayı istimzaçtan fariğ olmıyacağıra. Ancak gerek Almanya ve gerek başka her hangi bir memleket bu şeyleri tetkik etmek istemiye-cek olursa, o zaman vaziyetin güçleştiğini teslim ederim. “¦t…..II…….. ingiltere harbe istekti değildir. Bir harbin çıkmasını Ütemiyor. Ve eğer, mütearrızın kim olduğunu tayin etmek suretiyle harbin önüne geçmek imkânı oluyorsa, Avrupada hiç bir zaman harp zuhur edemi-yecektir. lugilterenin, herhangi bir tecavüzün vukuuna meydan vermemek suretiyle bütün Avrupa ile beraber, kendi rolünü ifa edeceğine kanaatim vardır. Ve yine kaniim ki sulhu temin etmenin en İyi çaresi. Uluslar Kurumunun müzaharetiyle muş terek bir emniyet sistemi vücude getirmektir.,, ;ıı;:n;i[iıı mı mm m:ımımı\w i: ı:: i: :¦. r.; :ı:11 «m: 11 iti: it'. w:«ı uı mı 11 :r.ı ".ikiu u«:«: î tuiî'. lu: ; ı '.'.i ı»ı i'.:ı ^ w".: v.::'. v.î ı •.,.ı;'.': v, ¦. ^ Bugünkü Alman | ordusu ne kadar? 1 Ruslara göre, Almanların askerî kuvveti | i! Fransızlarınkinden yüzde kırk fazladır "S. S. C. I.„ , yani Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri ittihadı harbîye komiser müşavirlerinden "Toukhatchevs-H ki„ nin neşrettiği bir kitaba nazaran, Almanya bugün 909,000 kişilik bir ordu beslemektedir. Ve harp zamanında da bu adede 900,000 kişi ilâve edilecektir. Alman harp tayyarelerinin \\ bugünkü miktarı 3700 dür fj ve fabrikalar hergün on beş || yeni tayyareyi meydana çı- âSlUllMMIMIIHİlllHIIIHiro karmaktadır. 1935 senesinin j sonunda bu miktar 4500 0 ü bulacaktır. Elyevm 1500 Al- j man ticaret tayyaresi de har- ff be iştirake hazır bir vazi- § yettedir. Bundan başka Alman or- | duşunun hizmetinde 660000 I adi otomobil, 12500 otobüs, | 191000 kamyon, 983000 m o- | to siklet mevcuttur. | Bu vaziyete nazaran Al- g manların askerî kuvveti F-an- j sızlarınkinden yüzde kırk | fazladır. 1 Nisan İnkilap Dersi eri Bay Hikmet dün "5eW„ muahedesini anlattı I .1. maarif vekili Bay Hikmet düo İnkılap Enstitüsü kürsüsünde .i.--ı ..- devam etmiştir. Bay Hikmet eıeiımle demiştir k i — Sevr muahedesinden bahs edeceğiz. Bu muahede bir milleti mahvetmeğe kafidir, bir milleti mahvetmek için hazırlanmıştır. Muahedenin birinci kısmı Cemiyeti akvam misakına aittir. Di- ISf devlet erİnki g-bi aynıdır, kinci kısım TOrklyenln hudutlarından bahseder. Rumelldeki hududumu! istan-bul v Afetinin hududur. Aaado-luda Kırkağaç, Akhisar, Söke cenupta olarak bir hudut çizilmiştir. Alt kısmı Yunanlılara aittir. Cenupta Gaıİayıntabın şimalinden geçer. Şarkta Erzurum, Erzincan, Van, Trabzon, Giresunu Ermenls-tanda bırakacak hudut çizilmiştir. Bu hudutlar Osmanlı imparatorluğunun Lafsl hudududur. Zira nüfuz mın'akaları vardır. Ta Balıkesir, Kütahya, Afyonkarahisar kenarlarından g-een hat, Konya, Antalya ve Denizliyi İtalya raın-takasında bırakıyordu. Kayseriye Tokata kadar Adaşa Fransız mıntakası.. Buralarda ne kadar İş yapnacaksa Franıaya alt yerlerde Fransız memurları, İtalyan mıntakasında İtalyanlar gelecekti. Bunlar muahedede yoktu. Fakat 3 ler arasında tesbıt edilmiş, iktisadi mıntaka ismi vcrİlmişt . Osmanlı imparatorluğuna kalan eski Ankara Kastamoni vilâyetleridir. Burada da Osmanlı hakimiyeti birçok parçalara ayrılmıştır. Di-yarıbekır de Fransız mıntakasında idi. Muahedenin Üçüncü kısmı siyasi hükümler adını taşır. Evvela l.tanbuldan bahsedilir, fstanbulun Osmanlı imparatorluğunda bıra-kıdığı tasrih edilir. Ne gibi şartlarla olduğu söylenir. Bunun en mühimi şudur. Bu muahedenin tamamiyle tatbiki şartıyla İstanbul Osmanlı hükümetinde kalıyo Bir fıkra vardır ki bu Sevr muahedesine mütemmim ve mülhak anlaşmalardır. Böyle mukaveleler haddi zatında yoktur. Yalnız üçler trbıği vardır. Bunlardan an-İrşılıyordu ki Türk milletinin başına yeni yani şeyler çıkacaktır. Yank latanbul Osmanlı İmprator-luğunda kalıyor,., işlerin yaüşma-aı için... Padişaha ve vezirlerine siz konaklarınızda kalmak istiyorsanız Anadoiuda kafa tutanları susturunuz, diyordu eğer Osmanlı hükümeti kuvvayimilliyeyi ezemez-aa Istaobuldaa çıkacaktı. Osmanlı hükümeti düşmanlara satılmış olduğundan Kuvvayimiiliye üzerine saldırdı. Kuvvayimiiliye Yunanlılarla dö-ğÜşürken Kuvayılnsİbatiyede bunları arkadan vuamağa uğraşıyordu,. Bay Hikmet bundan sonra "Sevr,, muahedesinin diğer hükümlerini ve milli mücadeleyi anlatarak deraina nihayet vermiştir. Ermeni patriği hfvsta Ermeni Katolik Cemaati patriği Bay Hazoyao son zamanlarda çok hastalandığından doktorların tavsiyesi üzerine hastahane-ye kaldırılmıştır. Parktaki taflanlar neden kesiliyor? Parka yeni bir şekil verilecek fakat... Karilerimizden aldığımız müte addİt mektuplarda a-nclerdrnberl Sultanahmet parkının etrafında bu unan, ve bu parka bir hususiyet veren, istirahat edenleri güneşten koruyan ve sokaktan geçenlerden aaklıyan taflanların kc-sı mesındeo teessüfle bahaedilmekte aynca da parkta bulunan sıraların da kakfırılmıya başlanılmasın, dan aeı acı şikâyet edilmektedir. Fı hakika şehirde umumi bahçeler haddi zatinde as olduğu cihetle halkın iyileşmeğe başlıyan havalardan istifade etmek üzere parklara koştukları ma umdur. Diğer taraftan dünyanın her tara ında ağaçlar çoğaltılırken burada kesilmesi bizim de nazarı dikkatimizi celbetti. Bu husuata Belediye reis muavini Bay Nuri ye müracaat ettik, kendisinin eöy-led.ğme göre, bu taflanlar kurumağa başladığı va senelerdrnberİ de park aynı şekilde kaldığı cihetle Deled ye bahçeler müdürlüğü Su • tanahmet parkına yem bir şekil vermek iç.n burada faaliyete geçmiş bulunmaktadır. Binaenaleyh taflanların sökülmesi va sıraların kaldırılması da muvakkat imiş. Bize kalırsa belediye bu İşi sür'atle yapmalıdır. Utanbul ha -kının istirahat edebileceği başlıca .ki yar vardır. Gülhane ve Sultanahmet parkları, halkın bunlardan da ist.fade etmekten usun müddet mahrum bırakılması hiç doğru değildir. _ Üniversite Rektörü Üniversite Rektörü Bay Cemi-lin Maarif Vekâ eti umum müdür-.ük erinden hırına veya Maarif A.ûjteşarıgına tayin edileceği söylenmektedir. Rıhtım resmi Eakidenberi alınmakta olan rıhtım resminden dolayı sık sık ihtilâflar çıkmakta ve bundan dolayı bazanda müessif hâdiseler vukua gelmektedir. Bu ciheti oasarı itibara alan Deniz Ticaret müdür, lüğü, vapurcu'.arla görüşmüş ve bu resmin bilet ücretleri ile birlikte alınmasını teklif etmiştir. Teklif raporcular tarafından kabul edildiğinden bundan sonra bu resim bilet ila birlikle tabaıl edilecek ve yolcularla bu yüzden çıkmakta nlan ihtilâflarada meydan verilmemiş olacaktır. Muhtelit mahkeme Muhtelit Türk - Yuoan hakem mahkemesi 16 Nisanda bası davalara alt şahitleri mahallen İstl-ma etmek üzere garbi Trakyada "Sokulu,, şehrine gidecektir. İskarpin içinde 590 lira! Dün Ankara vapuriyle Avrupa, ya gidecek yolcular arasında Caliye» İsminde bir kadın yolcu salonundan geçerken nasan dikkati celbetmiş ve üserindo yapılan araştırma neticesinde iskarpinlerinin içine yerleştirilmiş 59ı) lira bulunmuştur kadın mahkemeye verilmiştir. Hukuk talebe heyeti döndü Talebe Fakülte meclisine başvuracak Yenİ İmtihan talimatnamesinin değiştirilmesi hakkında teşebbü-¦attn bulunmak Üzere Ankaraya g tmİş olan Hukuk talebe cemiyeti murahhasları dün şehrimize dönmüşlerdir. Cu talimatname Fakülte meclisince yapıldığı cihetle tadilâta ait taleplerinde Fakülte Dekanlığı nezdinde yapılacak teşabbüsatla haledılmeai bildirilmiştir. Tıp talebe cemiyeti de dün talebenin bir devre aşağıya İndirilmesi hakkındaki kaydın imtihan talimatnamesinden kaldırılması için teşebbüslere girişmiştir. Vali Avrupaya gidecek Val vo Belediye reisi Bay Muhittin ÜstÜndağ Dahiliye Vekâletine müracaat ederek Avrupaya gitmek için mezuniyet istemiştir. Bay Muhittin, aenelerdenberi mütemadi sai neticesi yorulduğundan dolayı bir müddet istirahat etmek ve bu fırsattan bilistifade de İtalya ve Fransanın bazı mühim şehirlerinde beldi tetkikatta bulun-mak istemektedir. Vekâlet Bay Muhilline bu müsaadeyi verirse kendisi ay nihayeti ailesiyle birlikte seyahate çıkacaktır. Terziler arandı Balo tuvaletleri nasıl kaçırılıyordu ? Muhafaza teşki.âtı ve zabıta memurları usun zamandan beri harî;ten balo ve tuvalet elbiseleri kaçırılmakta olduğunu sezmiş ve her iki teşki ât sıkı bir araştırma yapmsğa karar vermişlerdir. Bunun üzerine bir çok büyük kadın terzilerinin çalıştıkları yerler aranmış ve yüzlerce elbise bulunarak mühür allına alınmıştır. Bu işle meşgul olanların Av-rupadan ucuza tedarik ettikleri bu elbiseleri zati eşya olarak ¦ .m resmi vermsden şehre sokmakta ve ¦onrada son modadır diyerek bazı zengin ailelere 300. 500 liraya aatmakta olduk-an anlaşılmıştır. Yeni Maarif teşkilâtı yapılacak Bay Mehmet Emin Maarif müdürü oluyor İstanbul Maarif müdürlüğüne. Maarif Vekâletinin eski müsteşarlarından Bay Mehmet Eminin tayini katileşmiştir. Bay Emin ay başı işe başlıyacakhr. İstanbul Maarifİnda bugünkü muavinlikler teşkilâtı lağvedilerek şehrimiz, latanbul, Üsküdar ve Bayoğln olmak üzere üç Maarif mıntakasıoa ayrılacak ve her mıntaka da Bay Mehmet Emine bağlı olmak Üzere bir Maarif müdürü bulunacaktır. ölçüler müdürü gitti İki gün evvel Ankaradan şehrimize gelmiş bulunan ölçüler idaresi umum müdürü Bay Bekir Sıtkı ölçüler hakkında tetkikatta bulunmak üzere dün Köstence tarikiyle Romaoyaya gitmiştir. Bay Bekir Sıtkı foradan Avusturyaya geçecek va burada da tetkikata devam edecektir. İstikraz Içbakanlığı belediyeye müsaade etti Belediye Adalar ve Bakırkö-yüno su Isate etmek için belediyeler banksından 150 bin lira istikraz etmek İçin teşebbflsatta bulunmuştu. Dahiliye Vekili bu istikra-sa müsaade eylediği cihetle paranın bankadan alınması için roukte-zi muameleye başlanılmıştır. Gazetelere yollanacak açık mektuplar Posta idaresi gazetelere açık sarfla gönderilen mektuplardan matbu nvra't gibi 1 kuruş alınmasını kararlaştırmış ve alâkadar posta müdürlüklerine tebligat yapı arak bu şekilde hareket edilmesi bildirilmiştir. Sabık bir konsolos öldü Birçok seneler Istaobulda konsolosluk yapmış olan Sır Carla Ailen Cebalittarıkta ö müştür. Şerhler Şüphelerden, birer hain gibi şüphe ediniz. Bunlar sizi bir işe teşebbüs etmekten korkutmakla kazanacağınız muvaffakiyetleri kÖrletİrler. Shakespeare Şerh ve izah: Büyük İngiliz sairinin bu değerli sözü, insanın teşebbüs kabiliyetini kör-leten vehim ve vesveselerin tesirini çok güzel anlatıyor. Bazı İnsanlar bir ifi yapmağa karar verir, karar verdikten ve kararı tatbika hazırlandıktan sonra türlü türlü vehimlere, vesveselere kapılarak o işe teşebbüsten geri kalırlar. Bu çeşit vehim ve vesveseler insana karşı sinsi bir pusu kuran birer haindirler, bunlardan sakınmak ve korunmak, teşebbüs kabiliyetini kurtarmak için lâzımdır. Yoksa şairin dediği gibi teşebbüs kabiliyetinin körleşmesi ite muvaffakiyet yola da kapanır. ZAMAN Kahvehanelerde oyun yasağı İstanbulada teşmil edileceği söyleniyor Ankara Vali va belediye reisi Bay Nevzat, Ankara şehri dahilindeki bilumum kahvehanelerde her türlü oyun nynanmasını yasak etmiştir. Ankarada verilen bu kararın diğer şehirlerdeki kahvehanelere de teşmil edileceği söylenmektedir. Ancak Utanbul belediye»! henüz bu hususta bir karar vermiş değildir. 'öylesem tesiri yok. ussam gönül razı değU Tramvylar Eski rayları değiştirmesi şirkete bildirildi Tramvay arabalarının son zamanlarda aık sık ynldao çıkması Üzerine belediye şirketler komiserliğinin tahkikata başladığını yazmıştık. Yapılan tatbikat neticesi mevcut tramvay arabalarında tekerlekleri aşınan bir ikisi müstesna bir kusur olmadığı anlaşılmış ancak rayların sık a.k değiştirilmesi iÇİo kumpanyaya tebligat yapı .-mıştır. Diğer taraftan bu kazalarda tramvay müstahdeminin derece! alâkası da tetkik edilmektedir. Çocuk bayramı hazırlıkları 23 N.san çocuk bayramı için Kültür müdürlüğüyle Hİmayeietfal cemiyeti arasında ihtilâf çıkmıştır. Kütür müdürlüğü mekteplerin her mmtaka dahilinde tezahürat yapıtaşını İstemekte, Cemiyet bu tezahüratın muayyen bir yerde ve top u bir halde yapılmasını İleri sürmektedir. "Ege „ nin çarkçısı Ege vapuru çarkçıbaşısı Hilmi geçenlerde ipekli kumaş kaçırmaktan İhtisas mahkemesi tarafından 9 ay hapse mahkûm edil-mİştİ Hiln I mahkemenin kararını temyiz etmiş ve temyiz mahkemesi davayı nakşederek İade etmişti. Dün bu muhakemeye tekrar bakılmış va muhakeme evvelki kararında İsrar etmiştir. Nüfus yazıcı lıtatistık umum müdürü Bay Gelâl şehrİmise gelmiştir. Bugün kendisinin riyasetinde vilâr^tte kasa kaymakamlarının iştirakİla bir içtima yapılacak ve Teşrinievvel 18 de yapılacak umumî tahrir nüfus hakkında müsakeratta bulunulacaktır. Dilenciler toplanacak Son günlerde dilencilerin yine çoğaldığı belediyenin nazarı dikkatini celbetmiş, şubelere gönderdiği bir tamimde dilencilerin beh-nırhal top atılmaları bildirilmiştir. Oda Meclisi toplanıyor Utanbul Ticaret odası meclisi bugün toplanacak birikmiş olan İşleri müıakere edecektir. Bugünkü tnplentıda Ankarada toplanacak 4 ncO Ticaret va Sanayi odaları kongresine, İstanbul Ticaret odasını temsilen gidecek İki murahhas seçilecektir. Ahlakî müsavat! Bu seaa şehrim sdv toplanacak Arsıulusal kadınlar kongresin n ülküsü, erkeklerle kadınlar arasında her alanda müıavat teminidir. Bu müsavat, h-ıkukj, siyasi, iktisadi gibi sıfatları taşıdıktan başka bir da " ahlaki müsavat „ faslı da var. Düşündüm. Kadınların siyasi müsavat İstemeleri ve bu müsavatı gerçekleştirmeleri neydi? Bir ilerleme ml idi, yoksa bir gerileme mi.' Derhal cevap verdim: — Muhakkak bir ilarlemanirl Kandı krndımv tekrar düşündüm: Ya kadınların hukuk alanında da erkeklerle müsavi olmaları?!., "ı me tereddüt etmedeo cevap verdim: — Muhakkak bir ilerlemedir! O halde iktisadi müsavat? Zihnimi hiçte yormağa ü/um görmeden aynı müıbet cevabı verdim. Gel gelelim ah'âkl müsavata. Kendi kendime evveâ sordum. — Ah ak bakımından erkek-nu umumiyetle daha yukask, kadın mı ? Bu nalın cevabını kolay kolay veremedim. Çünkü nızarı dikkate alınacak bir çok tererrlai vardı. Zihnim onların üzerinde gezip dolaştı. Fakat sonunda tunların hepsini bir tarafa atarak meseleyi edasından kavradım : Bize kucağında ilk tem z ter. biyeyi veren, ilk ah'akl mefhumları aşılıyan anamız; hayatını kur-dığu müesseseyi mesut etmeğe hasreden, kocasına ve çocuklarına en insani ve en nezih hayatı yaşatan zevcelerimiz, hayatta bize en değ-rll yardımları yapan, bizim (ur. m r- bir gülün siyane-tiyle tltrlyen kız kardeşin- m s: bize sevgilerin en ulvisiyle bağlı kalan kızlarımız!.... bunların hepsi birer yüksek ahllk Örneği, birer nezshat, iffet ve masumiyet ab.dr-si değil m? Bunu düşündükten sonra derhal karar verdim: Şehrimizin misafiri olan değerli kültürlü, yflksek kafalı Bayanlardan rica edıyorumı — Bırakınız da erkekler, sizinle ahlaken müsavi olmağa çalışsınlar. Ve kurumunuza benziyen erkek kurumları varsa " aklâkl müsavat ,. komisyonları vücude getirsinler. L. IIIIIIIII IIIIIIHtlIHH 111,111.11 »UM*......•!!.................'IIUIIII,,' Belediyede yaz saati Bir mayıstan İtibaren beledi vede de mesai saatleri değiştirilecek ve 8,30 dan 12 ye 13,30 dan 17,30 kadar çalışılacaktır., Arası açık olduğu için yalan söylemiş! Lângada tramvay biletç.si Fahri, karısı Lamayı bıçakla belinden yaraladığı İddiaslla dün İstanbul birinci ecza mahkemesinde sorguya çekilmiştir. Şahit olarak diolenen İzzet, Mustafa ve Şükrü vakadan haberdar olmadıklarını söylemişler en son şahit Fahrinin kaynanası Bayan Fırdava t sı — Ben evvelce Fahrinin Lâ-miayı yaraladığını söylemiştim. Fakat n saman damadım ile arara açık olduğundan boyla söylemiştim! Halbuki bÖyU birşey yoktur, demiştir. Muhakeme diğer şahitlerin celbi için başka güne bırakılmıştır. "ZAMAN BABA. NE DİYOR? Dünya — Aman Zaman Baba. bu şaşkınlara bakıp la, başıma yıkılmak üzere olan evime destek koyacaklarına güvenme... ... Çünkü dah uyuşamıyorlar m ucunda fırsat kollıyan. ... 5u hortlağı Ayla karışık, oyla karanlık bir işe »al kî benimle uğraşacak vakit bulamasın! Zemm* Zlaâa — *a smmmtlımm dm bektoglm le omm âar-Jrara» «faraşa/ Yokım şimdi temi Aermmm Bmşeeklllırlnln arasına kalorim km I — ZAMAN — 10 N'r.ın Zaman Ansiklopedisi hamiler kimlerdir? Bîr bariimiz yasıyor: "Trıhİ bir eseri mütalaa edlyo-tum. Arada Ham oğullarından v* Hamilerden bahsolundugunu gor-dümıede bunun ne demek olduğunu pek anlıyamadım. Ansiklopedi sütununda izahım rica ederim. Cevabımız H-mi erden makaat. Aferikanıa Şimali Şarkında ikamet eden ırk grubudur. Bunlar Nuh no oğlu Hsme nııbet edilirler. Ethnolgy "Etnoloji, yani ırkiyat bakımından bunlar kıvırcık saçlı, orta kafalı, kırının esmer renkli, İnce dudaklı bir tiptirler. Ekseriyetle göçebedirler. Bunların en iyi mümessilleri Nubada-ki Beja, Habeşlıtandeki Agao kabilesi ile Danakil, Galla kabileleri ve Somalılardır. Bunların eski Mısırlılarla alaka ve münasebetleri olup olmadığı Öterinde benûı kat'I bir söz söylene-miyor. Bunlar medeni seviyece kendilerinden daha geri olan bir takım gruplarla karışmışlar ve bu yüzden bir takım zenci kabileler 1 ör e mistir. Samilerin konuştukları dil 71 lehçeye ayrılır ve Afrika nüfusunun beste biri bu dil ile konuşur. Günde bir Kilap Uludağ ( Aylık mecmua ) Bursa Halkevi tarafından (U.u-dag) adiyle çıkarılmağa başlanmış olan mecmuanın ilk sayın lnti|*r etmiftİr. Mecmua ( Uludağ ) İsmini intihap etmekle çok isabet etmiştir. (Bursa ) denilince hatıra, onun en güzel tabii zinetlerinden biri olan ( Uludağ | gelir. Onun ismini taşı-yan mecmuaaın da bir bir Bursa mecmuası olduğunu herkes kolaylıkla anlamış olur. Mecmuada güzel fikrî ve ilmi makaleler var. Meselâ geçen gün yine bu sütunlarda (felsefe voka-bülerı) unvanlı kıymetli lügatinden sitayişle bahsettiğimiz Bay (Hayar Tolun) un, (Avrupa Röne-•ansında Türk tefekkürünün rolü) unvanlı makalesi çok Özlfl, çok dolgun ve hatta o!gun bir yandır. Bir silsİlei makalâtıo birincisini teşkil ettiği anlaşılsa bu tetkik, mecmuada 11 aabifelik yer Işgsl etmektedir, kî bu da gelişi güzel değil, usun uzadıya araştırmalar İle yazıldığına delildir. Za. ten muharriri, bu yazıyı yazabilmek İçin müracaat ettiği eserlerin İsimlerini birer birer haşiyede göstermiştir. Bu meyanda mescit meşhur ( İslim anı.klopedî ( sine de müracaat etmiştir. Maatteessüf henüz İtmam edilmemiş olan bu ansiklopedi, alelümum l 4m akvamı ve İslâmiyet hakkında en iyi malûmatı cemeden ve Üç lisanda çıkmakta olan çok kıymetli bir kitaptır. Böyle asarın tetkikiyle yazılmış bir makalenin de Öslü olacağı çok tabiidir. Mecmuada bundan başka (Divanı lügat - tü • Türk tek i halk şiirleri) gibi kıymetli tetkiklerde mûnderiçtir. Fakat mecmuada ( Bursa ) ya dair hemen hiç yazı yok gibidir. (Uludağ ) unvanlı yazı uzun ve güıei bir manzum.-den ibarettir. Selis ve akan bir İfade İle mim-dilmiş olao bu şiir, (yüksek) e kafiye olaun diye (tümsek) kelimesinin kullanılması gibi kusurlara rağmen güzel bir şiirdir. Bir kafiye hahn için koca Uludaga (tümsek) demek tabii doğru olamaz Mecmu da Bursa İtibariyle yegâne müfit gördüğümüz makale ( Merinos koyunculuğu ve Bursa Vilâyeti) adlı makaledir. Bursa Ziraat mektebi muallimlerinden Bay (Fikri) tarafından yatılmış olan bu makale çok müfittir ve (dokuma) fabrikalarımızın ince yapağı İçin yabancı illere muhtaç olması meselesi üzerinde çok kıy-metli bir tetkiktir. İşte (sınai ve lirai) diye bileceğimiz ve(Merınos) koyunlarının Bur-sada yetiştirilmesi lüzumundan bahis olan bu yazı istisna edilirsa koca mecmuada bize Üursayı tanıtarak, sevdirecek başka yası yoktur. Bu iae (U udag) İsmini taşıyan bir mecmua için büyük bîr noksandır. Binaenaleyh mecmuayı neşreden zevattan bundan sonraki nüshalarında bu cihete ehemmiyet vermelerini hassaten rica ederiz.. Vilâyetlerimizde çıkan mecmualar, umumi yazılar kadar, mahalli yazılara da sahifelerinde ne kadar yer verirlerse, hikmeti intişarlarına okadar muvafık hareket etmiş olurlar. Mecmuanın kapağı da yeşil rengiyle zarif ve manidardır. Her halde Bursa Halkevlnl Uyle güzel bir mecmua neşrettiğinden dolayı tebrik eder ve kendisine muvaffakiyetler dileriz. Hele mecmua dediğimiz gibi Bur-aaya ait daha çok yazı ve tetkikler neşreder ve hattâ İcabında resimde koyaraa çok rağbet bulur zanoederiz. Amerika Reisicumhurunun geçiştirdiği kaza Vılsion - Carolİoe • du Nord 9 (A. A.)—Cumhur reisi Ruz-veltin hususi treni, geçit yerinde bırakılan bir otomobille müsademe etmiştir. Yaralı yoktur. Bu yUzden trenin hareke, ti bir çeyrek saat gecikmiştir. [ POLİSTE Ev kapısı kıran hırsız !. Dün Aksarayda gureba Hüseyin ağa mahallesinde 22 numarada oturan Ibrahİmin evine kimsenin bulunmadığı bir •ırada kapıyı kırarak giren ev sahibinin oğlu Neş'et, bir kah* ve değirmeni, bir kadın terliği bir tencercjbir gömlek ve bir de masa saati ile karyola örtüsünü çalmış, fakat kaçarken yakalanmıştır. Sokakta ölüm Evelki akşam Polonya sokağında oturan 65 yaşlarında sobacı Versan ismindeki ihtiyar, Hamalbaşı caddesinde Dzerine birdenbire fenalık gelerek lektei kalpten vefat etmiştir. Kapı yoldaşları arasında Dün Karaköyde tavukçu Yordanın lokantasında çalışan katip Leonîda ile garaon Aram kavga etmişler, kâtip garsonu dövmüş ve Aram da bundan hırslanarak bıçak çıkarmış isede ikiu de yakalanmıştır. Yangın Dün aaat 12 de kule sokağında 18 numaralı Senplyer ap*rtımanında oturan Osmanlı Bankası memurlarından Bay Jak Baruhun dairesinden yangın çıkmışsa da hemen söndürülmüştür. Yangına baca kurumlarının ateş alman aebep olmuştur. "Bükreş,, Üniversitesin, de Yahudi aleyhdetrlığı Sofya 9 (Hususi)—Yarı resmi "Novi dni„ gazetesine Bük-reşten bildirildiğine göre, Tıp fakültesi dekanı, talebesinin grev yapmasından dolayı Fakülteyi 6 gün kapatmağa mecbur olmuştur. Grev, Romeo talebe tarafından, bütün Yahudi talebenin Fakülteden çıkarılmaları hakkında vaki müracaatın yerine getirilmemesieden İleri gelmiştir. Üniversite talebesi, Üniversitenin muvakkaten kapatılmasını da protosto ederek yahudi talebenin ihraç edilmeleri hakkında tekrar teşebbüslerde bulunmuşlardır. Grevci talebe sokaklarda da nümayiş yapmışlar ve ana caddelerden geçmekte olan yo!cu yahuditere de taarruz ederek bazılarını ağır surette döğ-müşlcrdir. Zabıta müdahale ederek nümayişçileri dağıtmıştır. Nümayişler devam etmektedir. Elâzizde imar işleri Yeni bir hastahane ve edilen yollar ve E|Aziz (Hususî) — Elâziz ve kazalarında son yıllar içinde birçok yenilikler vücude getirilmiştir. Bunlar arasında Atatürk heykeli, Halkevi, Durak binaları Cumhuriyet alanı, bilhassa kayde şayandır. Bunlardan başka Halkevi arkasındaki meydanda bir hastane ve sl.ıd yaptırılmaktadır. Bu yıl yapılan çok faydalı işlerden biri de Ortamektcbe kaza ve köylerden ge'en talebeler İçin seneliği 60 liraya talebe yurdu açılmalıdır. Ayrıca yavruların küçükten toplu bir terbiye alması maksa-dİle büyük bir çocuk bahçesi yapılmasına başlanmıştır. Şehrin büyük caddesinin ıkı tarafına akasyalar diktirilmiş, merhum Vali Fahriyi ebedileştirmek için bir cadde bulvar haline konmuş ve çok zarif olan çeşmesi de tamamen parke taştan yaptırılmıştır. Şehir dışında vücude getirilen yeniliklerde şunlardır. E'âziz - Malatya yolunun İS kilometrelik kısmı yeniden tamir ettirilmiş, yol kadar mühim olan köprü işlerine de ehemmiyet verilerek munzur, peri, pa!u, murat ırmak ve çayları özerinde 15 dane yeniden stad yapılıyor — Tamir açılan mektepler Elâzizde son yıllar içinde vücude gtti'ilen yeni eterlerden Ata u'fc, heykeli beton köprü yaptırılmıştır. Köylerde de yeniden sekiz mektep vücude getirilmiş v; kazılardan Nızmiye, (Vıazgirt-te uirer kaymakam cvile Pa-luda büyük bir köp'ü yapıl-mışli'. Son rç dört yıl içinde E â-zızde yapılan yeni eterler şehrin manzarasını t-roamile değiştirmiş ve tabii bir güzelliğe malik o an Elâzizi bir kat daha şirin!eştırmiştir. Şirin bir kaza merkezi : Kaş Şirin "Kaş. Kaş (Hususi; —Antalya kıyılarının bu şirin kasabası gün geçtikçe güzelleşmekte ve iktisadi varlığını genişletmekte • dir. Bir İsmi de "Andifîi,, olan kazamızın basıca ihracatı her nevi toprak mahsulleriyle p» ¦.ı r¦ 111 ve cevizdir. İthalatı ihracatından az olup onlar da kendisinde buîunmıyan mamul maddelerdir. Kazanın nüfusu henüz az denilecek bir mikdarda İsede gittikçe, hissedilir nispette çoğalmakta ve yeniden ticarî müesseseler kulrumaktadır. Kazanın Temre ve Kalkan adlarında iki nahiyesi ve mü!-hakatiyle beraber yirmi bine yakın nüfusu vardır. Deniz yollarına ait posta ve diğer ticaret gemileri her hafta iskelemize uğrayarak yük kaz. ıı ve sahiline bir bakış ve yolcu alırlar. Haftanın bu günleri pek canlı geçer. Halen İtalyan idaresinde bulunan Meis adası kazamıza karşı ve gece elektrik ziyaları görünebilecek derecede yakındır. İspartada yol faaliyeti İsparta 8 — Vı'âyetİn muhtelif yollarında ilkbahar programına dahil olan mıntakalar-da çalışma başlamıştır. Bu yollarda çalışan miikci'ef amele miktarı bine yakındır. Bu yıl programının tamamlanmasına çalışılacaktır. Zafranboluda yeni mezbaha Zafranbolu 8 — Belediye meclisi toplantılarına devam etmektedir. Bu yıl Belediye bütçesi 20 bin lirayı bulacaktır. Belediyemiz, Belediyeler bankasından 13 bin liralık bir istikraz yapmaktadır. Bu para ile kasabanın haritası yaptırılacak ve fennî bir mezbaha inşa edilecektir. Mezbahanın inşaatı bir mutahassısa verilmiş ve işe başlanmıştır. Muğluda yapılan yollar Muğla 8 — Bu yıl ilkbahar çalışmasında mükellef amele ile Dutça - Marmaris yolunda 9 kilometrelik toprak tesviyesi yapılmıştır. Dutça reıntakasında çalışma bitmiştir.Daoas yolunda çalışma devam ediyor. Bu çalışma 30 uncu kilometreye varmıştır. Feth ye ile Dalaman arasında Ekşilik ovasının geçişi yeri değiştiriliyor. Dalaman köprüsünün ayakları yapılmaktadır. Mükellef amelenin çalr şışı bu ay tonunda bitecektir. Muğlanın yeni plânı Muğla 8 — Belediye meclisi şehrin yeni p ânım tetkik için 5 kişrik bir komisyon ayırmıştır. Komisyon çalışmağa başla mışbr. Erzurumda han ve samanlıklar Erzurum 8 — Toplanan belediye meclisi bundan sonra şehir dahilinde han ve samanlık gibi şehrin sıhhatini tesir eden yerlerin kaldırılmasına karar vermiştir. İzmirde ölçüler tetkik ediliyor İzmir 7 — öl;üler başmüfettişliğinin alâkadar memurları eczane ve hastaneler ölçülerinin nizamname hükümleri daires.nde muayenelerine başlamışlardır. Şehrimizdeki bazı eczanelerin menşursuz hassas teraziler ve cam ölçüleri kullandıkları anlaşılmıştır. Kullanılması yasak olan Ölçüleri kullanan eczanelere ölçülerini değiştirmeleri için icap eden tebligat yapılmıştır. izmir muallimlerinin mesken bedelleri İzmir 7 — Muallimlerin muh telif senelerde mesken bedeli olarak verilmemiş elli bin lira tutarında alacakları vardı. Muall m'er Biri ğ.. bu paranın 935 yılında verilmesi için vilayet bütçesine tahsisat konulması hakkındu vilâyet umumi meclisi başkanlığı nezdıode teşebbüste bulunmuştur. Karpuz Kabuğu - Millî Roman - Yazan: I. Vecihi - 95 - — Başlıca müdafaası bu gibi sözlerden ibarettir. Hep "benim mevkiimde olao, binim terbi-yemle yetişmiş bulunan hiçbir adam, böyle baldırı çıplakların kıskançlık yüzünden yaptıkları cinayetler gibi cinayetler yapmazlar. Ben kanunun kuvvetini bil-mlyen bir adam değilim. Bu kadar budalaca bir İş görürsem, benden derhal şüphe edileceğini nasıl takdir edemezdim? Eger Saffet Selâm! ile ant bir kavgaya tutuşup ta kavga canasında Öldürmüş olsaydım, böyle bir şey saıkal aaabiyetle yapılabilirdi ? Fakat sisin bana atfettiğiniz cinayet, günlerle düşünüp, plânlar tertip edilip yapılmış bir cinayettir. Böyle bir cinayeti ze-re kadar aklı olan, biraz bile muhakeme kabiliyeti bulunan hiç kimse yapamaz. Eger Saffet Selamı, benim san ettiğim gibi intihar etmiş olmayıp ta, hakikaten kıskançlık yüzünden bir cinayete kurban gitti ise bu, çok i.abet olmuştur. Böyle en yakın arkadaşının zevcesine göz dikerek, daima namus ve şerefiyle yaşamış bir aileyi, bîr kaç günlük gönül eğlencesi, hayvani zevki için perişan etmekten Çekİnmiyen bir adama ancak böyle bir akİbet gerektir. Fakat or- tada muhakkak bir cinayet olduğuna inanıyorsanız bunun failini başka yerlerde arayın. Bu adamın hayatında başka bir kadın meselesi olup olmadığını tahkik edin ve tetkîkatı o cepheden yürütün elbet bir neticeye varırsınız. Yoksa beni bu kadar adi ve fecî it-tihamlar altında bırakmayınız. Beni bütün tanıyanlara sorun. Filvaki ben namusuma, şerefime çok düşkünüm. Saffet Selâm! ha-yatta iken aileme, hem de benim evimde, benim misafirim iken tasallut ettlpİnİ ögrenreydİm, bilmem ne yapardım, fakat herhalde bu kadar adi bîr cinayet yapmaz-dım, yapamazdım, çönkü tekrar ediyordum, ben kanun ne demek olduğunu biten bir adamım ve bütün Ömrümde herşeyden evvel kanuna riayet etmekle geçmiştir. — Evet, bu sözler tamamen onun aözlerl. Namus, şeref, aile namuıu gibi meselelerde böyle yüksekten atmağı pek sever. Fakat böyle büyüklük taslamasına rağmen, ağaçlıkta Saffet Selimi İle beni adi bir casus gibi takip etmekten çekinmemişti. Namuslu olduğunu iddia eden adamlar, böyle gizli İşler yapmağa, severlerinin hayatını bir hafiye gibi tahkike kalkışırlar mı? Melâhat, bu sözleri o kadar saffetle, o kadar kanaatle söylüyordu, ki avukat aile namusu meselesinin böyle okumuş, münevver bir kadın tarafından bu kadar gafilâne telâkkisine hayretten kendini alamadı. Kendi evinde kocasına hiyanet eden bir kadını, o kocanın takip etmesinin bir na-mussuı'uk telâkki edilebilmesi için çok basit diiMiM-rlı olmalı idi ve yahut bunu düşünen kadının, yeisle, ihtiraala muhakeme kabiliyetini tamamen kaybetmiş olması lanındı. Bu, vakıa bir kadın mantıki idi, her kadında az çok böyle mantıksızlık ta bulunmak tabii İdi. Fakat mevkii içtimaisi M hat kadar yüksek bir kadının, nihayet bir mahalle kadını kadar da mantıksız sözler söylemesine şaşmamak kabil değildi. Maamafih Fehim Bey, şimdi berşeyden evvel Melâhat Hanıma yaranmak, onu kendine celbetmek emeline düştüğü için, vicdanının kendisine emrettiği vazifeyi yapmadı, Şadanı müdafaaya lüzum görmedi, dedi, kl l — Müstantıge verdiği ifadesinde ağaçlık hâdisesini şöyle anlatıyor : " O akşam ben köşke erken avdet etmiştim. Evde Mclâhati bulamayınca Çingene kızlarıoın resmini yapmakla olan ressamın yanına gittiğine hükmettim ve onlara iltihak etmek üzere oraya gittim. Fakat onları çİugenelerİn yanında bulamazdım. Çingeneler bana ressam ile Melâhatin ağaçlığın içindeki yolu takiben uzaklaştıklarım söylediler. Ben de arkalarından gittim. Kendilerini bulduğum vakit şüpheyi caüb hiçbir şey görmedim. Hattâ zevcemin vazıyeti gayet ciddi idi. Binaenaleyh bu cihetten hatırıma hiçbir şüphe gelemezdi. Zaten o anda zevcemle ressamın öpüştüğünü görmüş olsaydım, metanetimi, soğukkanlılığımı nasıl muhafaza edebilirdim? Her erkek gibi İlk yapacağım şey hiç olmaz-•a ressama bir İki tokat vurmak olurdu. Böyle ânî bir vaziyette benim gibi bir adamın sinirlerine hâkim olmasına imkân yoktu. Bir İki gün evvel de ressamla otomobilde konulurken kendiline söylediğim sözlere gelince, onlarda benim bir kastim yoktu. Saffet Selâminin, meselâ çingene kıtlarının resmini yaparken onlarla lâtife ettiğini görmüştüm kendisinin çapkınlığını bildiğim için kadın meselesinde bu kadar ileri gitmesinin iyi olmadığını söyledim. Bütün bu sözlerim arkadaşça bir nasihatten İbaretti. Zaten bu hayatın Saffet Selâminin nihayet sihhati için de muzır olacağı ve kendisinin çalışmasına sekte vereceği kanaatinde idim. (şte bu cihetten pek sevdiğim bir arkadaşıma samimi ihtaratta bulun-maftı bir vazife addetmiştim. Ş mdı o kadar şüpheli addedilen o sözlerimin işte hakiki salfci bundan ibaretti.,, — Peki amma sis birsz •« «1 Şadanın bu iş de bir cinayet olduğuna hâlâ İnanmadığını ve ressamın kendi kendini Öldürmüş olduğu iddiasında devam ettiğini söy-lemiştiolı. Devamı var Sene: I Numara: 290 Abone Şeraiti Türkiye için Hariç için I senelik ......1W Kr.- ...........2S00 Kr. C aylık............. 600 ¦ - ........... 1500 . S -................ 335 „ —• --...... 700 . 1 „'...:.......... I» «- ........... — Natvotmanige. Şeref Sokağı. TELEFON: 20S30 ZAMAN Perşembe 11 Nisan 1935 Matbaaî Cbüzziya, İstanbul Sabahları Çıkar Siyasi Gazete ] Rafa Her İtr4t^4km0nr ı —J &mv*f tnanç ayrılıkları, alas için muzır olmak soyla dursun, biic\ki$ çok faydalıdır / Prof. Ethem Menemenci (Şerhi 3 üncü sahtfade j Günün yazısı Konferans başlıyor… Haftalardanberi i-mi etrafında bîr sürü söz söylenen ( Streza ) konferansı nihayet bugün toplanıyor. Bu konferanstan çıkacak neticenin ne olacağı aşağı yukarı şimdiden malûmdur. Çünkü konferansa iştirak edecek olan üç büyük devletten İngiltere konferans hakkındaki noktaİ nazarını, birkaç defa açıkça söylemiş, İtalya Başvekili Müayü (Musolini) de mütaleaaını, her vakit kendisine has olan iarahat ve kuvvetle ilân etmiştir. Fransızlara gelince, onların bu konferanstan hayırlı ve müsbet neticeler bekledikleri malûmdur. Maamafih Fransız hükümetinin İngiliz ricalinin beyanatından aonra da hâlâ büyük ümitleri olup olmadığı merakla beklenilen bü* Şeydir. Fransız gazetelerinin bir kısmı her şeye rağmen ümitlerini kaybetmemişlerdir, bir kısmı da bilâkis konferanstan biç bir netle* çıkmıyacağı kaoaatindedirler. Bizim fikrimizce bu ikinci kısmın düşüncesi daha doğrudur. Çünkü” Almanların silâhlanması meselesinde sözü en müessir.olan İngiltere bu konferansa biçte sıtkıhu-lus île gelmiyor. Zaten İngiliz hükümeti, şu son haftayı hep Fransızları oyalamakla geçirmiştir. Hatta fikrimizi büsbütün açıkça söylemek lazımsa, bil Müayü “E* den,,in mahut (Moskova),(Varşova) ve (Prag) seyahatinin âdeta keyif İçin yapılmış bir (eğlence seyahati) olduğunu bile iddia edebiliriz. Maamafih bu aeyahate (eğlence seyahati, unvanını sırf Fransızların vaziyeti itibariyle veriyoruz. Yoksa Müsyü (Eden) İn se-vahatinden İngiltere kendi menfaati ooktai nazarından şüphesiz büyük İstifadeler temin eylemiştir. Bu istifadelerin en mühimini de tabif Ruslarla görüşme ve oolarıo hakiki vaziyetlerini anlama teşkil etmektedir. İngilizler Ruslarla görüşmek ve onların umumi vaziyetlerini yakından görmek içio bir vesile arıyorlardı. İşte Müsyü (Hitler) İn silâhlanma kararı İngilizlere bilhassa bu fırsat ve vesileyi vermiştir. Onun haricinde Ingilterenin bu seyahat ile Fransızlara herhangi bir hizmette bulunmak veya herhangi bir menfaat temin eylemek gayesini de takip ettiğine Fransızlar bir dakika bile inandırılırsa zaval lılar bir hayli gaflet göstermişler demektir. İşte (Streza) konferansına, başlıca sahibi kelâm olan İngiltere bu vaziyette gelmektedir. Müsyfi (Musolini) ise mutadı veçhile kuvvetli sözlerle ve kestirme kararlarla işe başlıyor. Fakat Ingilterenin göstereceği mütereddit, mülayim, kararsız ve mutedil tavur ve hareketi karşısında, Itatyanın Bzimkârlık taslamasının Fransaya ne dereceye kadar müfit olacağını bilmiyoruz. Bu toplantıdan belki Fransa ile İtalya arasında bir anlaşma da çıkabilir. Ntekim Fransızlar son ümitlerini böyle bîr anlaşmıya bağlamışlardır. Müsyü (Musolini) nîn mütemadiyen (kuvvetli olmalıyız, bu karışık işlerin içinden ancak kuvvetle çıkabiliriz! tarzındaki yüksekten aavurduge sözler, zahiren bir hayli mana İfade etmektedir. Fakat…. nasıl söyliyelim…. biz Müsyü ( Musolini ) den de, bütün bu kuvvetli sözlerine rağmen, (Streza) da fazla müsbet bir iş beklemiyoruz. Halbuki Alman silâhlao-snaaının tevlit ettiği tehlike biraz daha uzak olmakla beraber İtalya için de, Franaadao aşağı değildir. Şu halde bu tehlike, Italyayı samimi surette Fransaya yaklaştırmalıdır. İşte vaziyetin uzaktan görünüşü böyledir. Fakat İtalyan Başvekilinin ince hesaplarına akıl erdirmek kolay değildir. Italyayı maddeten kuvvetlendirmeği bildiği kadar siyasi manevralar çevirmek fenninde de bir hayli mahir olan muhterem İtalyan Başvekilinin, meselâ bu (Strez.) konferanaı vesilesiyle Fransadan yeni birşeyler kopardığını öğrenirsek biz kendi hesabımıza r;., te ,.,.,,……_ ,,. diz Almanları yola getirmek ümidiyle Fransızların koşa koşa geddikleri bu meşhur konferanstan, yegâne çıkan netice, meselâ Fransanın İtalyaya bazı menafi daha temininden ibaret kalırsa, bu oc-tice bir hayli tuhaf olmaz mı 2 ZAMAN uStresa„ konferansı ne netice verecek? _-*~.- ingiltere, Fransa, italya Baş ve Dış Bakanları bugün toplanıyorlar —¦–e— Düşüncelerde, dileklerde ve gayelerde apaçık bîr ayrılık göze çarpıyorl Bagûn iç Devlet Baş ve Dış Bakanlarının toplanacakları “Stres a* dakİ köşk Misler Baldvinin bir tımarhane kovuşundan farktı» bal dağa Ao-rupadaki ton vaziyeti bagûn “Stretan da görüşecek olan İngiliz, Frantız ve İtalyan mümessil/erinden B. Flândin B. Grandi B. Makdonald Bulgaristanda vaziyet Eski Başvekil Gorgiyef General Velçefle birleşmiş mi? — Kanlı hâdiseler bekleniyormuş Kral ve Başvekil aleyhinde çalıştığı bildirilen etki Başvekil Gorgiyef “Zağrep. de çıkan “Novost!, gazetesi, ‘Sofya.dan aldığını kaydettiği bir telgrafta, Bulgaristanda evvelâ hükümet adamları arasında başlayıp aonra da zabitlere ve halka sirayet adan bir ikilik Gorgiyefİn yerine geçmiş, olan bugünkü Başvekil General Ztatef mevcut olduğunu haber vermektedir. Yine bu telgrafa göre, eaki başvekil Kimim Gorgiyef darbe! hükümet mütehassısı sayılan v* geçen 19 Mayısta Muşanof kabi- Devamı 2 nci sahifede Beynelmilel kadın birliği kongresi Mısırlı Bayanlar yarın geliyor Bu kongrede 250 murahhas ve okadar da davetli bulunacak Onsekiz Nisanda Yıldızda top- MHIMİBBaaaaaaMI I IHIM |l I 1 lauacak olan beynelmilel kadınlar birliği kongresine iştirak edecek. Murahhıslar peyderpey şehrimize gelmektedirler. Gelecek murahhaslar 250 ka. dar olmakla beraber kongrede bu yekûn kadar da devetll bulunacağı anlaşılmaktadır. Yarın da şehrimize İzmir vapuriyle Mıcırdan Bayan Hûda Şaravi ile Bayan Huriye Idrls Bayan Hava tdria ve Bayan Ceza Nabaraaiuy geleceklerdir. Kadınlar birliği merkez bina-aında kongre hazırlıkları İçin dflo de bir İçtima yapılmış*ır. İÇtİmada rapoılar okunmuş ve davetnameler meselesi görüşülmüştür. Londra 10 (A.A) — Haber verildiğine göre, yarın Streza da baş-lıyacak olan konferana mesaisini pazar akşamı bitirecektir. Bay Makdonald ila Sir Saymon bugün öğleden sonra tayyare ile hareket edeceklerdir. Başbakan, Maliye bakanınıo butça söylevinde hazır bulunmak üzere vaktinde döneceğini ümit etmektedir. Dış işleri bakanı Cenevreye giderek konseyin fevkalâde toplantısında bulunacaktır. Paris 10 (A.Al — B. Flâadao İl* B. Laval saat 9,30 da Stresaya hareket etmişlerdir. Devamı 2 nci sahifede Kamâl Atatürk C. H. partisi dördüncü büyük Kurultay gününü bildirdiler Ankara 10 (A.A) — Cûm-hariyet halk partisi genel başkanlığından: Cumhuriyet halk partisinin dördüncü büyük karaltayı 9 Mayıe perşembe gûnÖ saat IS de Ankarada kamutay kurağında toplanacaktır. Parti nizamnamesinin 24 ncû maddesine uyarak bildiririm. Cumhuriyet halk partisi genel başkanı KAMÂL ATATÜRK yarın şehrimize gelecek olun Mısır Kadınlar Birliği reisi Bayan Hûda Şaravi Dış bakanı dün Cenevreye gitti Uluslar kurumu konseyi Pazartesiye toplanıyor Dış işleri bakanı B. Terfik RüştO Araa Uluslar kurumu konseyinin fevkalâde içtimaına riyaset etmek üzere dün ekspresle Cenevreye harekat etmiştir. İstasyonda kendisini Vali, Polis müdürü, İstanbul Deamı 2 nci sahifede Bulgarlar silâhlanırlarsa… Bizde Boğazlar rejiminin tadilini îstermişiz Londra 10 (A.A.) — İyi haber alan muhafil, Londranın, Almanyanın eski müttefiklerine askeri statü müsavatını prensip itibariyle tanımağa oldukça amade bulunduğunu, bununla beraber Bulga-riatanın coğrafi vaziyetinin hususi müşkülâtı ihdas etmekte olduğunu bildiriyor. Bu muhafîle göre, Bulgar askerî kuvvetlerinin her türlü tezyidi Türkiyenln itirazlarını davet edecek ve Türkiye Ça-oakkaledeki gayri askerî mıntaka rejiminin tadilini istemekte haklı olacaktır. Buna binaen, Bulgar statüsü meselesinin hususi bir tarzı halle bağlanmak icap edeceği mÜtaleasında bulunmaktadır. •^¦^¦»Meraltlı bîr makale srriıi^»^»”"^ tılmcılığın . «. ıçyuzu BİZİ FİLİMCİLİĞlN Bûtûn derinliklerine FİLM ALEMLERİNE STÜDYOLARIN Gizli taraflarına götürecek ve bize anlıyama-dıgtmız film entrikalarının içyüzünü göıterecektir. BÜTÜN BUNLARI Saıâbiyettar bir film rejisörü olan VEDAT ÜRFİ [i Atinada Divanıharplar faaliyette Dün 12 kişinin daha idamları istenildi Venizelosla Napoliye kaçan 17 zabit teslim oldular — Atinada yeni bir divanıharp kuruldu Atinada muhakeme edilmekte olan Tertane batkım taçtaları Divanıharp huzurunda Selanik 10 (Hususi) — Buradaki divanıharpta dün akşam müddeiumumi ittihamlarını söylemiş ve muhakemeleri bitmiş olan Sereı ondokuzuncu piyade alayına mensup auçluların her birinin suçlarını ve mesuliyetlerini ayırdıktan sonra içlerinden Farsariı, Çiadis, Samotrakites, Karacopu-los, ve Vafopulos isimlerinde beş yüzbaşının idamını ve diğer suçluların da muhtelif cezalara çarp- tırılmasını İstemiştir. Müdafaa avukatları müdafaalarını serdettlktea sonra divan kararını vrrecaktir. Atinada yedi İdam talebi Atîne 10 [Hususi] — Soo İsyan esnasında harbiye mektebini basan isyancıların ibîoci ka filesi ol muhakeme etmekte olan bir numaralı Divanıharpta sorg jlar bitti. Hükümet komiseri çok ağır sözler aÖyliyerek suçluların vatan Devamı 6 nci sahifede ıııırııııııııı……………….ı Demir ve Bakırdan istihlâk vergisi alınacak Yeni istihlâk vergisi lâyihasına göre, pamuk ve yün ipliği mensucatı ile kahve ve çaydan alınan istihlâk vergisi arttırılacak Ankara 10 [ Telefonla |— 93S bütçesindeki yeoi masrafları karşılamak Üzere İstiblftk vergisi alı-oan bazı mev.dın vergilerinin arttırılması, yeoi layihada demir, bakır gibi bazı maddelerin de ik-t aadi programa halel getirmemek üzere vergiye mevzu tutu'ması kararlaştırılmıştır. Bu maksatla hazırlanan lâyihada kahve, çay, kakao, kâğıt, pamuk ip'igi ve mensucatı, yün ipliği ve mensucatı resimleri arttırılmakta, demir ve bakır yeniden resme tabî tutulmaktadır. 2538, 2546, ve 2583 numaralı ist h'âk vergileri kanunu birleştirilmekte ve tatbikatta tereddüdü mucip barı maddeler bu kanunla daba ziyade tavazzuh etmektedir. Bu cümleden olarak karışık maddelerin vergisinin ne suretle alınacağına dair ahkâm ilâve edilmiş ve toptancı ve perakendeci tabirleri tarif olunmuştur. Yeoi kanun esaslarına göre kahvenin kilosundan 30, çaydao 60, kakaodan 60, kakao yağından 60, ham kauçuk ki os-ından 100, kauçuk ayakkabılardan 150, lâstik kaloş şosonlardan 50, lâstik boru ve lâstikten yapılmış her nevi elek-tirİk levazımı ve gaz maskesi 20, pencere camı 4, matbaa kâğıdının kilosundan 3, çimentonun beher tonundan 250, pamuk iplikleri hariçten ithal veya dabilda imal edilsin fabrikadan satılan 14, hariçten ithal olunan ve dahilde imal olunan pamuk mensucatından beher metre mu-ıbbaı sıkleti yüz elli grama Devamt 6 tncı sahifede Bu da korkulu rivayetlerin verdiği ilhamlardan : ( Z ) Şuaı rivayeti Zaman Babayı da korkuttu! nden dıu.ıyı-ceKSinız Zaman Baba — An/afildı, bu insanlar benim ihtiyar dünyayı bir türlü rahat bırakmıyacaklar... Ellerinden kurtulmak için dünyayı sırtlayıp başka diyara göç etmekten başka çare katmadı... Fransa-Rusya askerî ittifakı! İttifaka lehdar ve aleyhdar olanlar var. Paris 10 (A. A.)—Le Journal | esnasında imzalanacaktır. Bu- gazelesisin yazdığına göre B. Herriot ile kabinenin Radikaliz yaliıt Azasının çoğu Fransa ile Rasya arasında askeri bir mukavelenameye istinat eden bir mukarenet siyaseti takibine taraftar bulunmaktadırlar. Diğer taraftan dezarcsiz nazırlardan B. Louis Marİn'in Başkanlığı altında bu siyasete muarız bir gurup teşekkül etmiş olduğu söylenmektedir. Bu gurubun bu muhalefetinin Bres Lîtovsk muahedesini iraazala-mış olanlara karşı hissetmekte olduğu itimatsızlıktan ileri gelmekte olduğu söylenmektedir. Maamafıh bu ugrubun, Roma itilâflarına sadık kalmağa azmetmiş olan B. Laval'in nok-tai nazarını bazı ibtirazî kayıtlarla kabul etmeğe Amade olduğu beyan edilmektedir. Paris 10 (A. A.) — Sovyet Büyük elçisi B. Potemkin'io B. Laval'i dünkü ziyareti özerine Fransa ile Sovyet Rusya arasında akdi mutasavver muahede hakkında uyuşulmuş olduğu anlaşılıyor. Muahede, 23 Nisanda, B. Laval'in Moskova'y' zizareti oun teknik cihetleri İse, Fransa ve Sovyet hariciye nazırları arasında Cenavrede takarrür ettirilecektir. Anlaşmaya ait ifşaat Parla 10 (A.A.) — Franııı-Rus mukavelenamesinin başlıca kutuluna aid ifşaat, tam ve alelade bir İttifakın ihzar edilmekte olduğu intibaını hasıl etmiştir. Bunun en bariz alametlerinden biri şudur k-, Deba gazetesi bolşevisme karşı şimdiye kadar yapmakta olduğu prensip İtirazlarından vazgeçmekle va bu mukavelenamenin Avru-panın hail hazırdaki vaziyeti itibarıyla bir zaruret olabileceğini beyan eylemektedir. Teklif edilen kombinezon azami menafi ve asgari fedakfcrlık arsetmektedir. Hiç şüphesiz bu mukavelenamenin şekli hazırında bir taraflı olan noktasını tebarüz ettirmek mümkündür. Fakat, bu itilâfın tahakkuk sahasına isali ihtimali buna mümasil bir Çek-Rus itilâfının vücuda getirilmesi neticesini verecektir. Bundan başka Paris ve Moskova tarafından kabul edilmiş olan formülün diğer devletlerin muvafakatine tnaıhar olmak İhtimali mevcuttur. Ve şu hal Avrupada mütekabil yardım keyfiyetinin umumileştlrllraeslni temin edecektir. Ludendorf diyor ki: Sulhu sevmek için 5 milyon Alman askerini hazırlamalı! «Stresa» konferansı ne netice verecek? Birinci sahi/eden devam Londra 10 (A.A.) B. Maek Do-nald ile B. Coo Saymen, Öğle vakti tayyare ile Parİse hareket edecek ve oradan da şlmendüferle yollarına devam edeceklerdir. Grandi de gidiyor Londra 10 (A,A| - İtalya büyük elçisi B. Grandi, Stresa'ya gitmek Özere Londradan hareket etmiştir. İngilizlerin düşüncesi: Uîuslar kurumu çerçivesi içinde anlaşmak 1 Berlin 10 (A.A.) — Hava muhabirinden ! Stresa konferansı arifesinde, reıml mahfeller İngiliz hükümetinin Uluslar kurumu çerçiveli İçinde bir anlaşma formülü bulmak İçin aarfettiği gayretleri, bl-UkaydOşart tasvip etmektedir. Aynı mahfiller, muahedenin 15 ve M ıncı maddelerinde zikredilen mütekabil yardım, Almanya tarafından esaslı itirazlar yapılmadan tavzih adilebileceğ.ni bildirmektedirler. Bununlaberaber, tasavvur edilen Avrupa emniyet misakının, ancak muahedelerin sulhperver bîr şekilde yeniden tetkikine bir yol açtığı takdirde sulh için hakiki bir zaman teşkil edebileceği de ilâve edilmektedir. Böylece, Avrupauın yeni yasası muahedenin 10, 16 ve 9 uncu maddeleri ile tavzih edilebilecektir. Bu maddelerin 10 uncusu Şudur: Misakı imzalıyaoların istiklâlleri ila topraklarının tamamîyetie-Sİnİn famsn altına alınması, Oaaltlncı madde ı Mm k. yardım ve mütearrıza karşı mukabil tedbirler. Ondokuıuncu madde l Tatbik edilme/ bir hala gelmiş muahedelerin yeniden tetkiki prensibi, Resmi mahfeller bu üç unsurun bir araya taplaamasının sada Statükonun muhafazasına değil, hakikî sulh zamanlarının ortaya gelmesine müaaade edeceğini zannetmektedir. İtalyanların düşüncelerhüç devletini icabında hattı hareketin tayin Roma 10 [A.A] – Havas muhabirinden : Italyanın nokta i nazarına göre Stresa’da, şu iki meselenin uevsu-•bahs olacağı söyleniyor. 1 : Almanyanın silâhlanması ve Iahut ki gene Almanyanın, mua-rdeye muhalif olarak ittshaz edeceği tek taraflı herhangi bir karar karşısında, İngiltere, Fransa »• Italyalyanın müşterek tavır ve hareketleri batısında, İtalya, bu üç siavletin, bu kabil hadiselere mu. kabele için önceden, müşterek ve enerjik bir hattı hareket tayini için mutabık kalmalarını istemektedir. (2; Londrada tavsiye olunan umumî emniyet sisteminin ne dereceye kadar yaşamak kabiliyetini hais bulunduğu bahtında İtalya bunu şüpheli görmekte ve meselenin uosurları olan Garp Şark ve Tuna antlaşmalarından her birinin ayrı ayrı bir tetkik mevzuu olması lâzım geleceğini düşünmektedir. Nihayet, İtalya, Strezada bir sureti hal buluoamıyacak oiursa, bunun bilâhare Ccn?vrede bulunacağına p-k güvenmem.’k İcap ettiği kanaatindedir. Bilâkis, Roma ¦u fikirdedir ki Cenavreye, Fransa, lıgiltere İtalya tarafından müştereken alınmış taahhütler arzetmek lâzımdır. Fransa ile Rusyanın anlaştığı noktalar Paris 10 (A’A) — Bay Flan-den ile Bay Lavalin Stresaya hareketleri arifesinde kaydedilen mühim hâdise, dün Akşam Bay Lâ-val ile Bay Potemkio arasında müsbet bir neticeye vardırılmış olan Fransız – Sovyet anlaşman üzerinde yapılan prensip İtilâfıdır. Bu anlaşmanın esası uluslar kurumundan muahedenin 10, 16 ve 17 inci maddelerinin teyid ve takviyesini istemektir. Bu maddeler sırasiyle şu noktalara temas etmektedir ı Uiuslar kurumuna aza olan devletlerin siyasal İstiklâlleri İle arazi tamamiyetleri.ı.n idamesi ve muhafazası. Harbe müracaat eden azaya kaşı alınacak ceza tedbirleri, Muhasımlardau birisi kurumda aza olmadığı takdirde takibedile-cek Usul. Bilhassa Fransa ile Soviyet Rusyayı alâkadar eden kısımlar üç maddedir. Birinci madde de Fransa ile Rusya, uluslar kurumunu bir tavsiyesinden yapacakları istifadeleri mütekabilen birbirier.ne temin etmeği teahlıü* etmektedirler. İkinci madde 15 inci madde de bahsedilen meseleyi şöyle halletmektedir. Bu madde de deniliyor ki: ” Eğer konsey raporunu ve tavsiyelerini muhasım bütün azaya kabul ettiremezse, aza kendi takdirleri mucibince hareket etmr-k hakkım muhafaza etmektedirler. „ Üçüncü madde 16 ıncı maddeye latinat etmektedir Uu maddede ezcümle bildirildiğine göre, uza, harbe girişen aza ile her türlü Ökonomik vs mali münasebetleri keserlerse , konsey alâkadar hükümetlere, uluslar kurumunun teahhütlerine riayet ettirmek için kullanılacak kuvvetlere kara, deniz ve hava kuvvetle-rile yardım etmelerini teklife mecbur olacaktır. Münih 10 (A. A.)—General Ludendorf “Nahtausgabe,, gazetesinin Münih muhabirine aşağıdaki beyanatta bulunmuştur : “— Almanyada mecburî askerlik usulünün iadesi sulh için bir zamandır. 1914 de Atman-yaya taaruz kolay olmuştur. Zira düşmanlarımız Almanya- nın bütün müdafaa kuvvetlerini birden kullanamıyacağını biliyorlardı. Silâh taşıyabilecek beş milyondan fazla insan, askerî terbiye görmemişlerdi. Bunun ne demek olduğunu, bizzat muharebede kumanda etmiş olanlar bilir. Sulhu sevmek ancak o zaman mümkündür.,. Rus- Alman Ticaret mukavelesi imzalandı Berlin 10 (A. A.) -Bir model ttir devam eden Alman-Sov-y«t ticaret müzakereleri bu gün bir mukavele imza edilerek neticelendirilmiştir. Bu mukavele ile iki memleket arasındaki ticari mUbadeler genişlemekte ve tanzim olunmaktadır. Fundan başka Sovyet Rusya Almanyaya yeniden iki yüz milyon marklık siparişlerde bulunacak ve bunun parası beş senede ödenecektir. Sovyet Rusyanın da Almanyaya ihracatı bu sene 150 milyon marktan fazla olacaktır. Almanlar Ruslara 200 miliyon mark borç veriyolar Berlin 10 (A.A.) — Sovyet heyeti murahhası ile, Ökooomi nazırı arasında dün imzala uin itilâf mucibince, Sovyet Rua-yasına, bey senede ödenmek şartile ve Almanyadan bazı sınaî mamÛlat vc ezcümle makine alınmak üzere 200 milyon mark ikraz edilecektir. Alman ordusu Hitler İngiliz Nazırından neler istemiş? Londra 10 (A. A.) — Sir Con Simon, dün avam kamarasında, geçen Berlin mükâle-rneleri esnasında, B. Mitlerin 550.00ü kişilik bir ordu, İngiliz donanmasının tonilâto iti-barİle yüzde 35 şine muadil bir donanma ve İngiltere, Fransa ve Italyanın hava kuvvetlerine muadil birde hava kuv vetî istediğini ve Sovyetlerin umumî kuvvetleri tahminden daha fazla olduğu takdirde , Almanyanın da bu mikdarları tezyit edeceğini söylediğini beyan etmiştir. Goering evlendi Berlin 10 (A. A.ı — Pursya Başvekili ve hava işleri Bakanı General Goering ile Bayan Emmy Sonnemenu’in evlenmeleri bugün belediye dairesinde ve Protestan k.lisesinde merasimle tesit edilmiştir. Genel nüfus yazımı Dün bütün kaymakamlar vilâyette toplanarak yapılacak hazırlıkları tesbit ettiler Dün vilâyette yapılan toplantıdan bir görünü/ önümüzdeki İkİnciteşrinin on sekiz nde memleketimizin her tarafında umumi tahrir nüfus yapılacaktır. Bu husustaki hazırlıkları gözden geçirmek üı^re istatistik umum müdürü Bay Celâl şehrimize gelmişti. DOn de Vilâyette kaymakamların İştirakiyle bir toplantı yapılmıştır. Top’antıda Pay Celâl ve bütün İstanbul kaymakamları hazır bulunmuşlardır. Saat dokuzda başlı yan toplantıya 11 e kmiee vali muavini Bay Rükuettıo Sözer on birden 13 e kadar vali ve belediye reisi Muhittin Uatündag riyaset etmiştir. Bu top’antıda bu sene yapılacak nüfus yazmı kanunu ile Istan-bulun numerotaj, yazımında çalışacak memurlar meselesi görüşülmüştür. Nüfus yazımı sabahleyin başlı-yacak, ayrılacık memurlar ellerinde birer defterle kendilerine verilrn mmtskalardakİ evleri dolaşarak oturanları ayrı ayrı yazacaklardır. Nüfus yazımı devam ettiği müddetçe kimse evinden çıkmıya-cak, hiçbir nakil vasıtası işlemi-yecektir. Istanbulun her tarafında nüfus yazımı bittikten sonra top atılacak, bundan sonra halk dışarı çıkabilecektir. Atatürk’ün Ankarada gezintisi Ankara 10 — (Telefonla) — Atatürk bugün öğle özeri şehrimizde yaya olarak bir gezinti yapmışlar ve bu aralık Bankalar caddesinde bazı müesseselere uğramak suretil© «erer* vermişlerdir. Caddeleri dolduran halk sevinçle Ulu Önderlerini alkışlamışlardır. Gümrük teşkilât lâyihası Ankara 20 (Telefonla) — Gümrük ve İnhisarlar Encümeni bugün Vekâletin Vazife ve Teşkilât kanununu müzakere etmiştir. Encümen lâyiha üzerinde esaslı bir tadilât yapmamıştır. Ayni zamanda Gümrük İnhisarlar koruma sandığı teşkili lâyıhasınıda müzakere etmiştir. Konya Aksarayında zelzele Aksaray 10 (A. A.) Dün akşam saat 19,20 de iki saniye süren bir yer sarsıntısı olmuştur. Zarar yoktur. Ankara Stadyomu Eylülde bitiyor Ankara 10 (Telefonla) — Ankarada yapılmakta olan stadyum 15 Eylülde teslim edilmiş olacaktır. Bu stadyum Balkan devletleri içinde en büyük stadyom olacaktır. ttalya deniz askerlerini de terhis etmiyor Roma 10 (A. A.) — İtalyan deniz Bakanlığının bir kararı mucibince, 1913 deniz sınıfı terhis edilmiyecektir. Kara ordusu hakkında daha evvel böyle bir karar verilmiş bulunmaktadır. Muahede çerçevesinde kaiuıak şartİyle Fransız-.nvyei anlaşması her devlete açık kalmaktadır. Fransa île Sovyet Rusya, Almanyanın Istlnkâfı yüzünden kol-¦ kt t bir şark miaakı tahakkuku imkânının nrtadan kalkmasına k ¦ ı böylece karar vermişlerdir. Almanlara göre: Tehlike karar verememekte 1 Berlin 10 ( A. A. ) — Ber- liner Tagbelâtt gazetesi diyor- ki: Tehlike, Stresa’da almanya aleyhinde bir karar alınmasında değil, lâkın rallzakeratın İnkıtaa uğrayıp ta, devletlerin yeniden ittifaklar siyasasına rücu etmelerindendir. Makdonaldın beyanatı Londra 10 (A. A.) — B. Makdonald Stresaya hareketinden evvel şu beyanatta bulunmuştur: ‘ Uluslarası hüsnüniyet, el birliği, emniyet ve barıştan mülhem olan vazifemizi yapmaya gidiyoruz. Başaracağımızı bütün kalbimle ümit ederim. Herhalde çalışacağız.,, Streza 10 (A. A.) — B. Mu-aolini bizzat idare ettiği tayyare ile tam öğle vakti çok güzel bir havada Majör gölüne İnmiştir, konfrans için her şey hazırdır. Yarın sabah saat 11 de başlıyacak olan çalışmalar üç gün sürecektir. Paris 10 (A. A) B. Macdono ile B. Slr Simon saat 17,30 da Löburjcye gelmlşUr ve akşam uslu Stresaya müteveccihen yollarına devam etmişlerdir. Karşılıklar klavuzu için gönderilen önergeler 2 — İleriye sürülen karşılığın klavuzda yazılı olanının yerine geçmesi mî, yoksa onunla birlikte bunun da alınması Ankara 10 (A. A.) — T. D. T. C. Genel Kâtipliğinden : Ulus gazetesinde ve ondan alınarak başka gazetelerde çıkan -Osmanlıcadan Türkçe-ye karşılıklar klavuzu- listeleri için önergeler gelmeye baş-lanı tı-. Ancak bu önergelerin bir çoğu başkanlığın bildiricinde gösterilen yolda yazılmamaktadır. Sıralamada güçlüce uğramamak için şu noktaları bir da .a hatırlatmak isteriz: 1 — Her söz için ge!en önergeler bir araya getirilerek komisyona sunulacaktır. Bunun için her söz hakkındaki önerge ayrı bir kağıda yazılmalıdır. mı istenildiği bildirilmelidir. 3 — Yalnız konulmuş karşılığı beğenmemek yolundaki yazılar zuerine birşey yap i-mıyacaktır. Gönderilen önerge komisyonca göz Önüne alınabilmek için o söze her halde bir karşılık ileri sürülmek gerektir. önergelerin bu yolda yazılmasını, bütün dil işine ilgi gösteren yurddaslardan dileriz. Bulgarisjanda vaziyet Birinci sahi/eden devam ncinı deviren askeri birliğin reisi General Velçef ile yeniden el ele vermiş ve krala İstinat eden şimdiki General Zlatef kabinesi aleyhinde çalışmağa başlamıştır. Bu itibarla Bıılgarİstanda her gün bir 19 Mayıs darbei hükümeti bekle-niyormuş. ‘ Fakat vaziyete göre bu defaki darbei hükümet kan dökülmesini İcabettirecek ve hattâ dahilî bir harbe kadar yol açabilecekmiş. Bu hususta Sofyadan hiçbir haber alamadık. Yalnız, son zamanlarda Bulgarlstandan sık sık bu kabil haberler aksetmektedir, Birkaç gün evvel de hükümet erkânı arasında ihtilâf bulunduğu yazılmış, fakat Bu’gar dahiliye nazırı Miralay Kolef bu şayiaları tekzip etmişti. Bununla beraber Bulgaristanın bu kabil vak’alara ¦ık sık sahne nlan bir memleket olduğu düşünütürar Vovosti gazetesinin verdiği haberi tamamen esassız tnlâkkı etmemek İcabeder. Dış Bakanı dün Cenevreye gitti / ıncı sahi/eden devam merkez kumandanı, İstanbul kumandanı ve bir müfreze asker ila polia teşyi etmiştir. Pazartesiye konsey toplanıyor Cenevre 10 AA — Uluslar kurumu konseyi gelecek pazartesi günü, Türkiye Hariciye bakanı levtık Rüştfl Arasın başkanlığı altında toplanacaktır. Bu gön Mesai bürosu toplanıyor Cenevre 10 | A.A. | — Uluslar arası mesai bürosunun İdare meclisi yarın 70 nel toplantısına başlayacaktır, Amerika ilk defa olarak meclise iştirak edecek, Sovyet Susya’da bîr müşahid gönderecektir. Meclis bilhassa bütçe il* meşgul olacaktır. Mihailof idama mahkûm edildi Sofya 10 (A.A.) — Nevro-kop mahkemesi, son seneler zarfında işletmiş oldukları bir Çok cinayetlerden ötürü Makedonya ihtilâl komitesi üyelerini sorguya çekmiştir. Bu komitenin başı Mihayilof ile muavinleri Mastef ve Kurtef ölüm cezasına mahkûm edilmişlerdir. Kâtip Bunef müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Mahkûmlardan yalnız Mihayilof yabancı bir memlekette bulunuyor. Naziler Dançig hükümetini ele alacaklar Varşova 10 (A. A.) — Dant-zig mıntakası Reisi B. Forstcr, Kurjer Czeru/onny gazetesine beyanatında, intihabat neticesinin Nasyonal Sosyalist fırkasının hükümeti ele almasından ibaret kalacağını söylemiş ve intihabat mücadelesi esnasında Nasyonal Sosyalist ve Letli fırka arasındaki gerginliğin zail olacağı ümidinde bulunmuştur. Habeşe karşı Sevkiyat devam ediyor Roma 10 (A. A.) —Gavina-na fırkasının erkânıharbİye heyeti ile takriben 2100 kişilik bir kuvveti hamil gange vapuru, Ş.rki Afrıkaya hareket etmiştir. Gidenler, Veliahtla, harbiye müsteşarı General Baistrokkİ ve kesif bir kalabalık tkrafın-dan uğurlanmışlardır. Abbazia vapuru da onuncu topçu alayına mensup 500 efradı hamilen, dün öğleden sonra hareket etmiştir, Irak Meclisi feshedildi Bağdat 10 (A. A.) — Kral, parlementoyu feshetmiş ve yeni intihabat vapılmasını emretmiştir. Bu kararın saiki parlemen-to ile nazırlar arasında hiç bir veçhile teşriki mesai imkânı mevcut olmamasıdır. Ford fabrikasında kaçakçılık Otomobil parçalarının ağırlıkları gümrükte az gösterilmiş Gümrükler başmüfettişliği şeb-rîmiıdeki Ford fabrikasında Tapılan büyük bir gümrük resmi kaçakçılığını meydana çıkarmıştı. Yapı’an ııkı kontrol »e araştırmalarda (ord mü-ssrsesinio daha b rçok yoUuı İşler yaptığı anlaşılmıştır. Bu işle alâkadar gümrük memurlarına hemen işten el çektirilmiştir. Tahkikata lâyık olduğu ehemmiyetle devam edilmektedir. Müessese gümrük reamlnl az vermek .çin, kamyon, otomobil ve *aır yedek parçaların ağırlıklarını az göstermiş ve bu suretle mühim mıkdarda gümrük resmî kaçırmıştır. Bu cihetler teftiş h- – imin raporlarında tesblt edilmiştir. Mnd. gümrük idare.i eon İki ay ıç.nd- idhai edilen partilerinin tutarı olan 138 bin lira üzerinden 25 bin küsur lira gümrük resmi talep etmektedir. Bundan başka diğer 14 bin liralık bir parti maldın da 3,090 lira resim İstenmektedir. Evrakı büyük bir ehemmiyetle tetkik eden 8 inci Ihtisaa mahkemesi müddeiumumisi fabrikanın teknik müdürü Ubrey L. Malesse, fabrikanın nakliyat şefi Arthur vuster müessesenin muhssİbi Güs-tav Fredrik ve fabrikama gümrük İşleri şefi Efdalin tecziyelerini talep etmiştir. Dİger taraftan vazifelerinde yıUuzlugu görülen gümrük memurlarından İbrahim Et hem ve İzzetin de cezalandırılması İstenmiştir. Simitler Belediye fırınlara makine için mühlet verdi Simitlerin elle yap.İmasının sıhhat aoktaİ nazarından doğru olmadığını görüp belediyenin bunların hamur makineleriyle İmâl ettirilmesine karar verdiğini yatmıştık. Simitçi fırınlarına bu makineleri g tirtmelerl İçin altı ay mühlet verilmiştir. Bir teşrini evvelden itibaren bütün simitçi fırınlan simitleri makinelerle yapmıya mecburdurlar. 8 kilo esrar yakalandı Ya ovada limon iskelesinde Alt namında brioe ait bulunan zeytin küfeleri içinde 8 kilo esrar bulunmuştur. Suçlu lstanbula getirilerek ihtisas mahkemesine veril-smiftir. Yol kesenler Dün 14 sene hapse mahkûm edildiler Yol kesmek suretiyle yirmiden fazla kimseyi soyan İbrahim, Yaşar, Pomak Hüseylnln mahkemeleri dün ag.r cezada nihayetlenmlş ve karar tefhim edilmiştir. Karara göre bunlar on ddrder •ene ağır hapise mahkûm edilmişlerdir. -o- Şeker kaçakçılurı 225 Ton şeker kaçakçılığından ¦uçlu Karabekir ve ark adaşlarının mahkemelerine dün de 8 numaralı İhtisas mankeninde devam edilmiş v« bir çok şahitler eiolenmlş-tir. Şahitler çok olduğundan mütebakisinin Istimaı bugüne bırakılmışta. Sabık İspanya kralının oğlu Şehrimize geldi, gezdi ve Pireye gitti Sabık İspanya kralı on üçüncü Alfoos’un oğlu Prens Jaone de Bombon İle Prens de Bombon, Heloin vapuriyle Beruttan şehrimize gelmişler ve Perspalas oteline inmişlerdir. AH* efradı buradaki müzeleri Ayasofyayı ve camileri gezdikten sonra yine aynı vapurla Pireye gitmişlerdir. Çocuk bayramında pullar Her sene olduğu gibi bu sene de, olbaptaki kanun leabı 20 Nisandan 1 Mayısa kadar mektuplara Çocuk Esirgeme kurumunun bir kuruşluk şefkat pullarından yapıştırılması mecburidir. Kutulara atılacak mektuplara bu pul yap.ştırılmaısa bir kuruş mürse-lünileyhten alınacak ve mektuba pul yapıştırılacaktır. Şehir meclisi Numerotaj için yeniden tahsisat verildi Şehir meclisi dün Bay Necibin riyasetinde toplandı. Soğuk hava depolarına eşya getirecek olanlara verilecek komisyon miktarı ile evvelce numerotaj için verilen tahsisat kâfi gelmediğinden yeniden para verilmesi hakkındaki makam tezkereleri bütçe encümenine verildi. Hal ardiye ücret ve tarifelerinin tesbitî hakkındaki makam tezkeresi mülkiye encümenine gönderildi. 932 Senesi kati hesap raporunun bir kısmı dalın okunarak kabul edildi. İçtima Cumartesiye bırakıldı. Üsküdar Hilâliahmer kongresi Üsküdar Kazası Hilâliahmer kongre-i yarın saat 14 de Üsküdar Halk fırkası binasında yapılacaktır. Azanın gelmeleri rica olunmaktadır. Bir sahtekârlık Bir genç Halkevini dolandırmak istedi Bursadan lstanbula gelen Kemal isminde bir genç, Denizli Saylavı Bay Necip Alinin imzasını taklit ederek hasırladığı bir mektupla Halkevlna müracaat ederek 35 lira almak istemiş ve sahtekârlığı anlaşılarak yakalanmıştır. Kemal dûn altıncı müstantikliğe verilmiştir. Militanlık Bay Muhittin tahkikata devam etmektedir. -o- Kuzu geliyor Meıbahade kesilen kutular şehrin ihtiyacına kâfi gelmediğinden Bandırma ve civarından şehrimize külliyetli mıkdarda keıllmİş kuzu gelmeğe başlamıştır. Tramvay Şirketi ve Halk Tramvay arabaları neden yoldan çıkıyor Taksim meydanında raylar bu halde bulunursa diğer yerlerde kimbilir nasıldır? Tramvay raylarının eskiliği yüzünden arabaların sık sık yoldan çıkarak halka bir hayli heyecan çektirdiği ve münakalâtın da sık aık inkıtaına aebep olduğu malumdur. Şirket yapılan bu haklı şikâyetler karşısında yolların icap eden kısımlarını mütemadiyen tamir etmekte ve raylarını değiştirmekte olduğunu ileri sürmüştür. Halbuki tramvay raylarının muntazam bir tetkik ve teftişe tabi olmadığı bîr hakikattir. Eğer böyle olmasaydı, Taksim meydanı gibi en fasla göte çarpan bir yerde eski ray bulunmaması lâzımgelİr-di. Hâdiseyi anlatalım: İki üç gün evvel okuyucularımızdan mühendis Bay Ibrahimden bir mektup aldık. Bay İbrahim bu mektubunda ezcümle diyor kl: -— Size herkesin bildiği, bilhassa mesul mevkide olanların görmesi İktiza eden bir hakikati yazacağım. Tramvay şirketini temsil edenlerin gayesi bu memlekette ne bahasına olursa olaun çok kazanmak, hep almak, fakat hiç vermemektir. Şirketin,, insanı çok tazibeden, halka karşı takındığı tavır ve muameleden bahsedecek değilim. Bir çok hayatın kurtalmasına hizmet eder ümidiyle bu yatıyı yalıyorum. Mesele şudur: Taksimde abideyi Şişliye giderken sağdan İbate eaen çelik tramvay kavsi asfalt yol seviyesinden dışarıya çıkmıştır. Rayın tramvay tekerleklerinin tazyiki ıı İm olan kısmı nkadar Incelrş-miştir ki oradan geçenlerin Öterine basmağa cesaret edemiyecekleri bir biçak ağzına dönmflştÜr. Görebildiğim diğer bir kavis varki oda Fatihten kalkan tramvayların Beyazıt durağına yaklaş- Taksim âbidesini ihata eden tramvay kavsinde bıçak sırtı kadar incelmiş olan rayın görünüşü tıkları yerdedir. Buradaki ray da tamamen aşınmıştır. Tekerlekler adeta rayda değil taşlar üzerinde yürüyor. Şimdi fenot olmaktan çıkmış, •gayri fennİ„ ligi bile geride bırakmış olan bu ray tesisatının günün birinde kaç vatandaşın kanına gireceğini düşündükçe Adeta titriyorum.. Bu mektup üzerine merak e-dip âbideyi kuşatan çelik kavisi tetkik ettik ve kariimizin yerden göğe kadar haklı olduğunu gördük. Bu variyeti herkesin ve bilhassa mesul ve alâkadarların görmeleri için Abideyi kuşatan rayın yakından bir resmioi de neşrediyoruz. Çakmakların ucuzlaması Çakmakların ucuslatılacağı hakkında bir refikimizde çıkan havadisi tahkik ettik. Kibrit şirketi müdür muavini Bay Hamdı elyevm bu İş için Anksrada bulunmaktadır. Şirket müdürü ise böyle btr şey olmadığını söylemektedir. Şerhler İnanç ayrılıkları, ulus için muzır olmak şöyle dursun, bilâkis çok faydalıdır! Prof. Et hem Menemenci Şerh ve izah: “Siyasal Bilgiler,, mecmuasının Mart nüshasında “Müsamahakârlık* serlâv-hası altında çok özlü ve çok değerli bir yazı yazan Profesör Ethem yukarı at’ dığımız sözünden sonra diyor ki : “Matta denilc bitir ki ulusun medeniyet yolunda ilerlemesini muhtelif inanışların karşılaşmasının mahsalası temin etmektedir. Filhakika, eğer, zekânın ve şuurun boğulması her halde demokrasi ile temin edilmiyecek bir hareketse ulus içinde siyasal ve sos- yal düşünüş ve görüş ayrılıkları yer bulmalıdır. Şurası da hatırdan çıkarılmamalıdır ki yurttaşların düşünüş ve görüş farklarının mevzuuna mah-za alus ideolijisinin tahakkuku teşkil etmekledir. Ayrı ayrı kanaatlerde bulunan yurttaşların faaliyetleri aynı gayeye matuf bulunmaktadır. „ Üstadın bütün yazısı aynı kuvvettedir. Bu sözlere birşey ilâvesine lüzum yoktur. ZAMAN Tramvay kapıları yoklanıyor Atlayanlara ve bîlet-çilere ceza kesiliyor Belediye tarafından zabıtaya verilen bir emir üzerine iki gün-denberı yine tramvaylar çevrilmekte, kapıları açık bulunduran vatman ve bİletçilera eeıa kesilmekte, tramvaydan atlayanlar ve asılanlar yakalanarak birer lira ccıa alınmaktadır. Belediye zabıta memurları sey-yar satıcıları teftişe başlamıştır. Bu teftiş esnasında hem seyyar satıcıların fuzuli olarak sokakları işgal etmemeleri temin edilmekte hem de sattıkları maddeler tetkik olunmaktadır. Tercümanlara diploma Kurslarda tahsil görüp imti-( hanlarda muvaffak olan tercüman-ı lara bugün saat 16 da dip omaları tevil edilecektir. Cumadan sonra yeni hüviyet varakasiyle diplomayı hâmil olmayan kims-lerin tercümanlık yapmaları mennedıle-eektir. Cföytescm tesiri yok. *-* ussam gönül razı de*II Anafarta vapuru Bir kaza geçirdi, yolcular aktarma edildi Anafarta vapuru «fer esnasında bir kaza geçirmiştir. Bu hususta Denizyolları idaresinde yaptığımız tahkikat «Öyledir t Anafarta vapuru Alanya önünde makinesine ârıs olan bir sakatlık yüzünden imdat İstemiştir. Esasen çok yakınında bulunan İnebolu vapuru yardıma gitmiş ve bu vapur vasıtaılyle Anafarta Fethiye limanına çekilmiştir. İçindeki yolcular, kısmen Antalya ve Fethiye yolcuları olduğu İ;în onlar yerlerine gitmişlerdir. İzmir ve İstanbul yolcuları inebolu vapuruna nakledildikleri için dört gün geç geleceklerdir. Anafarta vapurunu lstanbula getirmek için bir tahlisiye gemisi yollanmıştır. Kaçak Dinamit Zonguldakta Hisaröaüode bak* • al Muatafanıo dükânıoda kaçak eşya olduğu ihbar edilmesi üzeri-ne muhafaza memurları tarafıocan yapılan araştırmada bir aep t içinde 7 kilo kaçak Dinamit ve bîr miktarda kapsol bulunmuştur. Mustafa müddeiumumiliğe teslim edilmiştir. Kaçakçılığı kim yaptı? 7 Nisan 935 tarihli sayımızda bir döviz kaçakçılığından bahsetmiş ve Mizrahi isminde birinin üzerinde 5000 İtalyan lireti zuhur ettiğini yazmıştık, Evvelki gün S. Mizrahi İmıasiyle aldığımız bir mektupta mektup sahibi bu işle alâkası olmadığını yazıyor ve tavzih edilmesini istiyor. Muhafaza müdürlüğü nezdiode yaptığımız tahkikata göre, kaçakçılığı yapan mezkûr acentenin sahibi ve müdürüdür. Mizrahi de bu acentede kâtiptir. Bu suretle mevzuubahs olan bu kaçakçılık işinde S. Miz-rahinİa alâkası olmadığı anlaşılmıştır. Avrupa timarhanesi! fngilterenin eski başvekili Mis-ter Baldvin dün aözün doğrusunu aöyllyen bir nutuk irat etti. Kendisi arasıra şöyle bir düşününce Avrupayı bir timarhane ve bütün Avrupa devletlerini de ikide birde patlak veren salgın bir hastalıca tutulmuş birer basta samyormu-.. Misler (Baldvin) I bu telâkkisinde haklı gösterecek deliller sayılmakla bitmiyecek derecede Çoktur. Kendisi de banları sayıp dökmüş ve hastanın bir sürü ilâçlar alıp durduğu halde asıl hastalığı kökünden silip süpürecek ameliyata razı olmadığı anlatmıştır. Mister Baldvine göre bu ameliyat, silâhları azaltmadır. Fakat hastaların kmi fazla silahlanmayı hastalık için en mükemmel deva sayıyor I Kimi de hastalığa en tesirli ilâç olarak iktisadi vatanperverliği ileri sürüyor 1 Kimi d.kta-törlük gibi çok şiddetli bir i la deneyerek kurtulmayı özlüyor. Sö-ıün kısası bütün bunlar birer delilik tezahürüdür ve Avrupa, bir tımarhane koğuşundan farksızdır. * e e Mister Baldvinin bütün bu anlattıklarını okuyucularımızın hepıİ-de dünkü gazetelerde okumuş olacaklardır. Şüphe yokki Baldvinin bu söz-Irrİ fazla serttir, fazla iatıbzalıdır ve «on derece şiddetli tarizlerle doludur. Mister Baldvin yalnız eski Başvekil ve bugün Lıgiltere parlementosunuo ekseriyetine hakim olan muhafazekâr lider değildir, bundan başka ingiltere Başvekilinin muavinidir. Yani İo-gllterenİn mesul bir nazırıdır. Onu başka nazırlardan ayıran re ona büyük bir kuvvet veren bîr farika da kendisinin bütün kabineyi tutan kuvveti elinde tut-maşıdır. Onun için Mister Baldvinin bu •Özleri bütün Avrupıda derin akisler bırakacak, belki birçok yerlerde asabiyet ve memnuniyetsizlikle karşılanacaktır. Fakat Avrupanın bu haline, bakıp ta onun sollerini tesdık et* memek imkânsızdır. Ortalık harp korkusundan tiril tiril titriyor, iktisadi buhrandan doğan izdıraplar her muhiti kıvırkıvır kıvrandın-yor, her muhit biraz refaha kavuşmayı biras rahat nefes almayı en büyük nimet sayıyor. Buna rağmen bu ihtiyaçları bertaraf edecek bir şey yapılmadıktan başka milletlerin korkularım arttıracak, ainirlerini büsbütün bozacak, iıtirarı ve iztirabı kat kat teşdit edecek herşey yapılıyor. Baldvin haklıdır ı Bugün Avrupa bir tımarhaneye benziyor I Acaba Avrupayı tımarhane olmaktan kim kurtaracak ? “Baldvin,, in keodİei de buna dair bir şey söylemiyor, çünkü bugün, ferdlerln akıl ve sinir hastalıkları ile uğraşan hekimler, ve mütehassıslar varsa da bu çeşit hastalıklara uğrmış milletleri tedavi edecek mütehassıs yok. Bu vaziyet karşısında : Allah encamını hayretsin I Demekten başka çare kalmıyor. L. Belediyenin açtığı dava Belediye hukuk işleri müdür muavini Bay Eşref, Mczahadae kazanç verfcîsi tarbedilmesİne itiraz etmek üıere Belediye tarafından Maliye aleyhine Devlet Şurasında ikame edilen davayi takip etmek üzere Ankaraya gitmiştir. “ZAMAN B A B Am NE DİYOR? — Birkaç güne kadar. Limanımıza dört baca’ı büyük bir seyyak vapuru île yine yüzlerce »ey-yoh gelecekmiş Zaman Baba I Istunbulun müzelerini, âbidelerini bogaıiçini görüp. Bîr hayli de alış veriş ettikten sonra iyi bir hatıra ile vapurlarına binip gidecekler ! Hainim Beba — Bari bir an et-t’e” gelse-terde. Sokaklarımızın tanından hani olen sisli, bulutlu mevsime letaduf elmeaeler t —ZAMAN— 11 Ni Zaman Ansiklopedisi daldvin kimdir? Dünkü nutkunda Avrupayı tı-ntaıhancye ı rnıetea Mıater Baldvin bugünün Ingiliı devlet adamlarının en ileri grlenlerinden bîridir. Stanley Baldvin 1867 yılının 3 A’utlotunda doğdu. Babsaı büyüt bir iş adamı re avam kamaran aıaaı idi. Anatı Ingıltereoin en büyük muııır şairleri arasında yer alan Rudyard K’plIngİn halatıdır. Kambriçte tahlilini tamım iı-yan Baldvin babaıına ait iş müesseselerinde çalıştı vı ayni zamanda edebi tetkikler ve teteb-bülerle mrşgııl oldu. Baldvin daha sonra 39 yaşına vardığı ıırada muhafaıskâr fırka namzedi olarak avam kamarasına girmek istediyse ilk İntihap mücadelesinde mag’ûp oldu. Daha sonra babasının d ümü üıerioe, babasının intihap dairesinden namzetliğini koyan Baldvin, seçilmeğe muvaffak oldu ve avam kamarasına girdi. Onun buraya girdikten ronra kendisini göstermesi ve meziyetlerini tebarüz ettirmesi çok süratli olmuştur. Herkesten evvel muhafazakârların lideri Bo-nar Lsw ‘onun zekâsını ve geniş malûmatını takdir ederek onu hunin kât plikle yanına al- mış ve 1919 yılır.da kabinaye sokarak maliye nazırlığına tayin etmişti. Bonarlavıu Ölümünden sonra muhafazakârlığın liderliğine geçen BaldÖvin, Loidcorc kabinesinin sukutu ürerine 1922 de kabineyi teşkile memur edildi. Bald-vîn bu sırada kahir bir ekseriyete hâkim bulunuyordu. Bu sıralarda Baldvin himaye taraftarı idi. Onunla muhalifleri arasında başlıyan münakaşa ve ihtilaf intihabatın tecdidine saik oldu. Balerin yeni intihabatı ka-ıanamadı ve İngiliz sosyalistleri 1924 te iş başına geldiler. Makdcna’d hükümeti bir ekalliyet hükümeti olduğu için birkaç ay sonra intihabat tekrar yapılmış ve muhafazakârlar bir kere daha pırlak bir ekseriyetle iş başına gelmişler, Baldv n yeni kabineyi teşkil etmişti, bu meclis de uzun bir müddet yaşamadığı için Baldvin hükümeti tekrar Makdonalda tes İni etmiş, tekrar umumî intihabat yapılmış, fakat Baldvin ekseriyeti kazandığı halde müli bîr kabinenin teşkiline razı olmuş ve bu kabineye başvekil muavini olarak girmiştir. Kendisi bugün bu vazifeyi görmek! -dir. minim…….ı…..hiiiii……tlllll11111,1llllllllılttllll……IUf»IH, Ziraat ansiklopedisi Çiftçi öğütleri Yazan : Çiftçi Neşreden : İnkılâp kitaphanest f Ziraat ansiklopedisi ) unvanı umumîsi altmda ve küçük risaleler şeklinde çıkan bu (çlfçi öğüt) lerini çok brgndık. Memleketimiz herşeyden evvel bir ziraat memlektıdir ve bizim fikrimi/c-, elinden geldiği kadir sanayileşmekle de çalışmakla beraber, bîr /ıraat ve çiftçi memleketi olduğunu unutmamalıdır. Dünya ne kadar iktisadi buhran geçirirse geçirsin, işsizlik ve işs.zler ne kadar çogalırsa çoğalsın, tam manasiyle ve bütün kuvvetiyle zarurete düşmesine İmkân olmıyan yegâne halk sınıfı, Çiftçi ve zürra sınıfıdır. Hatta bundan dolayıdır.kİ bugün Ingilterede İşsiz pek çok, Fransada da herşeye rağmen pek az-ır. Çünkü İngiltere herşeyden evvel sanayi memleketidir. Frana ise sanayi memleketi olduğu kadar, belki ondan biraz fazla ziraat memleketidir. Bir memlekette ziraatla meşgul olan kütlede, iktisadî buhran devrelerinde, şüphesiz sıkıntıya duçar olur, çünkü mahsulâtını satamaz, satamayınca bazı zaruri ihtiyaçlarını tedarik edemez. Fakat buna mukabil hiçbir vakit aç kalmaz. Çünkü buğdayı vardır, az Çok sütü, yumurtası ve ne kadar •t olursa o’sun, tek tük hayvanı da bulunur. Bunlar olunca da aç kalmak korkum ortadan kalkar. Sanajİ memleketlerinde ise fabrika durunca bir işçi bütün rnaııa-slle açlığa mahkûmdur. İşte bu mülahazata binaen dir. ki memlrketimizin herşeyde evvel ziraat memleketi vasfını kaybetmemesi lânmdır. Esasen Türk, herşevden evvel toprakçı ve tira-atçidir. Fakat ne yazık, kl Türk köylüsünün ziraat bilgisine, canı gibi sevdiği tcpragını İyi İşletmek İhtiyacına eskİdenberi hiç himmet edilmemiş, ne bu bilgi attırılmış, ne de o ihtiyaç tatmin o’unmuştur. Son zamaniarda hükümetin, memlekette ziraati, lâyık olduğu mertebeye çıkarmak için çok ça- POLİSTE 24 saatte yine üç yangın Dün şehrimizde Uç tane yangın başlangıcı olmuş ve her üçüde derhal yetişen itfaiye tarafından söndürülmüştür. 1 — Fenerde yıldırım caddesinde S numaralı Istavrioin bakkal dükkânında olmuştur. Istavrinîn oğlu merdiven altında kalemini aramak için kibrit yakmış ve merdivenden sızan gazlar tutuşmuştur. 2 — Çatal çeşme sokağında 40 numaralı bakkal Ziyanın sahip olduğu apartmanın soba bacasından düşen kıvılcımlardan zuhur etmiştir. 3 — Süleymaniyede Bay Kadri arsasında 8 numaralı hanede oturan Şevketin karısı Gülİzar evde çamaşır yıkarken ocaktan düşen kıvılcımdan yangın çıkmış isede söndürülmüştür. Kale dıvarından düştü Avcı bey mahallesinde mum hane sokağında oturan Cavit oğlu l’l vaşında Ömer Eğrika-pı Rum mezarlığı yanındaki kale divan üzerinde oynarken düşmüş ve diziudee yaralanarak çocuk hastahanesine kaldırılmıştır. Iış’ıgı malûmdur. Fakat bu kifayet etmez. Bu yolda hükümete matbuatta, eli kalem tutan erbabı ziraatte yardım etmeğe mecburdur. İşte ( çiftçi t iımİni taşıyan ziraat mütrhassısı. ( Çiftçiye öğütler ) unvanlı riaaleleriyle bu hususta uht*-sine düşen vazifeyi ifa edeceğe benziyor. Bu küçük risalelerde ziraate ait kısa, kısa, açık ve temiz ifade ile yazılmış, bir çok ma’ûmat ve öğütler vardır. Bahisler öyle mü-tenevvid.r. ki bundan yalnız çiftçi değil hep mis istifade edebiliriz. Bu risalenin çıkmış olan birinci ve ikinci nüshalarını hakikaten pek beğenerek karıştırdık. Okuyucularımız da birer nüsha tedarik ederlerse beğeneceklerinden, istifade edeceklerinden eminiz. Yalnız risalelerin kıt’asını biraz büyük bulduk. Bir de bahisler arasına, icabettikçe mutlak bir iki resim ilâvesi de lâzımdır. Avrupada bugün resimsiz bîr tek ziraat kitabı veya mecmuası çıkmaz. Eserin sahibini bu yolda devama teşvik ederiz. Ziraat Vekâleti de bu yolda asarı tetkik etmeli ve faidelı görürse eshabını takdir eylemelidir. Her risale 20 kuruş fiatla Ao-kara caddesinde İnkılâp kütüphanesinde satılmaktadır. Fiatı biraz daha ucuz olsaydı, eser daha çok satılırdı, iannederir. Ba akşam SARAY Sinemasında R O Ç İ L D Zengin mııanıenli fevkalâde f.lm başlıyor Oymyanlar : GEORGES ARLİSS – BORİS KARLOF ve LORETTA YOUNG Milyonlara mal olan bu emsalsiz reaklİ filmi herkes görmelidir. Yerlerinizi evvelden aldırınız. Telefon 41656 FOX JURNAL Anadoluda seyahat rotl Mersinde kültür Mersinde “Mahalle çocuğu,, tipten eser yok — Sosyal adı verilen arsız hayat çok iyi Güzelliğiyle pek haklı övünebilecek olan Mersin, Kültür işlerinde attığı feyizli adımlar-lada cidden iftihar edebilir. Mersin Maarif alanında küçük bir tetkikte bulunanlar vilâyet dahilinde Kültür mekanizmasının ne türlü bir intizamla işlediğini sevinçle görürler. Genç Cumhuriyetin Örnek bir kültür makineside hiç şüphesiz Mersindedir ve Mersine bağlı yerlerdedir. Bu muvaffakiyet şerefinin büyük bir hissesİnİndc bu işleri gerçek vukuflu bir idare ile başaran Maarif müdürü Nahİt Cemale ait olduğu inkar edilemez. Türk edebiya. tının eski üyelerinden olan üstat, geceli gündüzlü çalışın tam bîr kültür adamı, eşi nadir bir ilim profesörüdür Nahit Cemal, sadece masası başında maarif işlerini idare etmekle kalamamış, ateşli sözleriyle, faydalı mUsahabelerİyle yeni neslin tahsil hususunda olduğu kadar terbiye sahasın-sında tam mansiyle mütekem-mil bir ruh taşımasını temin edebilmiştir. Ne güzel bir muvaffakiyettir ki bir şehirden “Mahalle çocukluğu,, nun kökü kazılmış, en büyük vilâyetlerimizde bile rastlanılan ” Gelip geçenlerle alay edici,, , “Mektep içinde terbiyeli, sokakta arsız,, , “Sınıf dışında adi tıynetti,, çocuk tipinden Mersinde eser kalmamıştır. Bu muvaffakiyetin sırrını çocuk ruhunun tekâmülünü idare etmeği b.lır bir kültür şefinin usta telkinlerine borçluyuz. Mersin mekteplerini gezdim. Ilkmckteplerde gördüğüm düzgünlük ortamektepte rastladığım intizamdan hiç te aşağı değildi. Değerli ve yorulmak bilmez Maarif müdürünü memleket hesabına tebrik ederken Güze/ Mersinden bir hoşt) Mersinin kültür işlerinin muvaffak ışıkları karşısında göğ- sümün dum. kabardığını duyuyor- I “Akdenizin ine si„ nin sosyal hayatı da ufuklarının saf güneşi kadar parlak. Mersin de çok canlı bir hayat var. Tüzün (Tam] bir sosyete hayatı şehrin dört yanına hâkim. An ıdoluda ton seyahatim esnasında çok acı bir hakikati fark ettim. Büyük kentlerimi/.n bir çoğunda bile halâ mahalle dedi kodusuna karşı büyük bir zaaf var. Çok yerde insan, meselâ çarşıdan geçen tanıdığı bir kadına seİâm bile vermekten çekiniyor. Sebep mi?…. Bir yabancı İle konuştuğu gö’ü’Ürse bu kadın lekelene-b.lirmiş, ortaya bin türlü mahalle dedikodusu çıkarmış. Mersinin en büyük meziyeti, bu gibi gülünç düşüncelerden uzak olması ve tam manastle Cumhuriyet devrine lâyık Avrupai zihniyeti benimsemiş bulunmasıdır. Aileler arasında tertip edilen balolar, tedansanlar, ziyafetler, kır eğlenceleri, şehir gezintileri, mnhalle dedikodulari’e çarpışmak şöyle dursun, takdirle karşılanıyor. Halk tam manatÜe modern, Maraşta üç idam kararı Üç Ölüm mahkûmu temyiz neticesini bekliyor Maraş (Hususî) — Şehrimiz ağır ceza mahkemesi ayrı ayrı kati suçlarından maznun üç kişinin id unlarına karar ver” mistir. Bunlardan biri Köşürge köyünde bir kadın meselesi yüzünden üç kişiyi ve ertesi günüde ayui mesele ile alâkadar diğer iki kişiyi ormanda öldüren deli Alidir. Diğer mahkü n arabasında sürücülük yaptığı ” Imİş h namındaki kadını araba ile Fevzipaşadan Marşa getirirken yolda parasına ve arabasına tamaan boğarak öldüren Ayîntaplı Tahİrdir. Ta-hîr cinayeti müteakip Suriye hududunu geçerek kaçmış fakat yapılan müracaatlar üzerine orada yakalanarak hududumuza teslim edilmiştir. Üçüncü ölüm mahı.ıımu ise, ufak bir âîle kavgası üzerine hem karısını ve hemde kain abasını öldürmüştür. Ö.üm mahkûmları mahkeme karanın terryizden çıkmasını beklemektedirler. giyiniş bütün anlamıyla Avrupai. Mersin kadınlarının tovalet bahsıncla ve zarafet sahasında-da Ankara, İstanbul ve Iz.nir-den geri olmadığı katiyetle söylenilebilir. Mersin belediye sınaması her akşam Beyoğlu sinamalarile yarışacak kadar lüküs timsali bir kütle ile doluyor. Şehir içinde umumî dansingler, park ar ve eğlence yerleri var. Lüküs oteller, büyük lokantalar şshre ayrı bir çeşni veriyor. Mersin bu neş’e dolu hayatını seyrederken, akşam oîur olmaz caddelerinde yürümek bile birgünah sayılan baz zavallı vilâyetlerimizi hatırladım ve onlara bir kat daha acıdım !.. VedaJ Ûrfi BU AKŞAM SİNEMASINDA Çok hissi ve müessir bir film Bitmeyen iztirab Fransızca sözlü Walter Connolly — Doris Kenyon — Robert Young Parıltı bir milyon seyircinin göz yaflariyle alkışladıkları bîr şaheser Karpuz Kabuğu -Millî Roman- Yazan: L Vecihi -96- — Evet, Şadan bey hâlâ resıa-mın bir utma buhranı esnasında kendini uçuruma atmış olmafi ihtimalinin daha kuvvetli olduğunu aöylÜyor. Onun bu iddiası kabili kabul değildir. Fakat kendini de dediğinden katiyen dönmüyor ve şu aözleri söylüyor : ** Saffeti kim öldürmüş olabilir ? O akşam taş ocakları tarafıı. ‘ benimle ondan başka yabancı bir adam dolaştığını kimse görmemiştir. Zaten onu Eren-köyüodc kim öldürmek fstiyebilir? Kendisini orada tanıyan pek az kimse vardı. Kimse ile kavga etmiş, bir vaka çıkarmış değildi. O cihetle bizim taraflarda bir düşmanı olmasına İhtimal vermiyorum. Şu halde kendisini, zevcemle olan münasebetinden dolayi benim öldürmüş olmam lâzım geliyor. Ben de onun zevcemle bir münasebeti olduğunu bilmek değil, bilhassa zevceme olan son derece itimaaımdan dolayi böyle bir şeyi bir saniye bile hatırıma getirmiş değildim. Kendisinin o akşam uçuruma yuvarlanıp Öldüğünü de tabii katiyyen bilmiyordum. Hatta cesedini bulduğumuz dakikaya kadar da böyle bir facia hatırıma gelmiyor, Saffetin herhangi bir aşk macerası dolayı- aiyle ziyafete gelmediğini ve nere de ise bizim köşke avdet edeceğini zannediyordum. Şu halde ölümü ya bir kaza ve yahut İntihar neticesidir. Arkasındaki mor çürük lekesine gelince o da mutlak taşlara çarpa, rak olmuştur. Mamafi benim fikrimce bir kaza ihtimali azdır. Çünkü koskoca bir adamın henüz ortalık aydınlık iken gidip te çukura düşmesi hatıra gelemez. Şu halde bu ölümü İntihardan başka bir suretle izaha imkân kalmıyor. Her halde ben ressamın intihar ettiğine İnanıyorum, bunun aksi sabit oluncaya kadar da kanaatimi değiştirmeyeceğim.,, Onun bu sözlerine karşı müstan-tik, ortada bir cinayet bulunduğu katiyyen sabit olduğunu ve bunun birçok delilleri elde edildiğini söyleyince ona do şu cevabı veriyor: “Ben bu fikirde değilim, sizin delil dediğiniz şeyler, zabıta memurlarının tahminlerinden ibarettir. Mamafih bu ölüm, hakikaten bir cinayet neticesi ise, her halde banim bu cinayetle uzaktan yakından bir alâkam yoktur ve olamaz.. — Evet Şadan çok inatçı bir adamdır. Bir kere birşey söyledi-mı artık katiyen fikrini drgiştİr-meı. Aramızda pek nadiren ehemmiyetsiz meseleler üzerinde münakaşa zuhur ederse hatasını hiç bir vakit İtiraf etmezdi. Ben İsrar edecek olursam, büyük bir adamın küçük çocukların karşısında •usması gibi himayekârane bir ta-ıur alarak, ancak hatırım için münakaşada devam etmek iatedig mı izhar ederdi. Yoksa haksız olduğunu hiçbir suretle itiraf etmek işine gelmezdi. — Halbuki böyle İnkâr yolunu tutmakta ve intihar hikâyesinde İsrar etmekte kendi kenine çok ¦arar veriyor. Aleyhinde çok kuv-,,.(! diller olduğu cihetle İntihar iddiasını ileri sürmesi pek yanlış bir İŞ»”’- Hatta kendisinin tevkifine, *”ın ressamla olan mûnaıe-betiniıin anlaşması kadar, onun mOddıumumiye durup dururken bir mektup yazarak bu intihar ihtimalini ortaya atması sebep olmuştur. Doğrusunu aöylemek lâ-Iimgel’rae müddeiumumi de, müs- lantİk de Şadan beyi tevkif hakkında çok tereddüt etmişler. Bir kere müddeiumumi Hadi bey, Şadan beyi şahsen tanıyormuş, onun çok namuslu ve çok dü.-üst bir adam olduğuna sureti katiyede emin imiş. O cihetle Şadan beyin böyle âdi bir cinayet işleyeceğine katiyen İhtimâl vermek istemiyormuş. Fakat eldeki delâıl ve müstan-tigin lüzum göstermesi karşısında tevkif kararını kabule mecbur olmuşlar. Tabi her ikisi de bu iş de yanlış birşey yapmış olmaktan da çok korkuyorlar. Çünkü Şadan bey resmî bir vazife sahibi veya nüfuzlu bir mebus olmamakla beraber, memlekette çok tanınmış çok İtibarlı, çok dostları olan bir adamdır. Böyle bir adam haksız yere tevkif edilmiş olursa tabii gerek müdeiumum! gerek müstsntik için fena neticeler verebilir. O cihetle her ikisi de iyice düşündüktenson-ra tevkif kararını veamişlerdİr. Şimdi de tabii başlıca işleri Şadan Bey aleyhinde mümkün olduğu kadar fazla delil toplamak, kendisini, cinayetini inkâr edemiyecek bir hale getirmektir. Böyle veıiyetlerde de müdafaa vekilinin vazifesi de elde de’âıli mümkün olduğu kadar çü-ütmek ve müvekkilini kurtarmağa çalışmaktır. Şu halde şimdi ben. müddeiumumi ve müstantık ile mücadele halindeyiz demektir. Şadan Bey, kendisinin bu cinayeti İşlemesinde imkân olmadığı hakkında başka bir İddia daha Ortaya attı. Ressam cebinde kırılan saatin, altıyı yirmi geçe, durduğu malumdur. Şu halde ressam saat tam altıyı yirmi geçe ölmüştür. Şadan Bey kendisinin saat altıyı yirmi geçe, Tosun ağanın ahırlarında olduğunu, çünkü ressamı terkettik-den sonra otomobili ile Tosun ağanın ahırlarına kadar olan mesafeyi on dakikada katettığlni söylıvor. Onun üierine ahırların kiracısı Tosun ağa aaati olmamakla beraber Şadan Beyin altı buçuk raddelerinde gelip ahırların tamiri için konuştuklarını iddia ediyor.. Şadan Bey de ahırlara vasıl olduğu vakit aaatini çıkarıp baktığını ve Tosun ağanın saati sorması üzerioe, altıyı yirmi geçtiğini ona aöyledigini iddia ediyor. Devamı var Sene: I Numara: 2SI Abone Şeraiti Türkiye itin ipli 1 senelik l?O0 Ur. *«• M». İ aylık ……….. «00 „ —……… I*** . s ,_____s» „ —……… ıpn ; 1 ……….-….. İM———— – Nu,ao,masiye, ftnğ Sokağı. TELEFON* X»X Cuma 12 Nisan 1935 Aıtbaji Cbüzıiya, İst mı bul Q~ Sabahları Çıkar Siyasi Gazete J Fîatı Her VVtde Cünün yazısı Gazetelerin ağızlan kilitli Bu sütunlardaki yazılarımın okumak zahmetine katlanan ka-rilerimiı, makalenin unvanını gürüne» belki “yine kuvvetli bir yazı var, hela şunu dikkatle okuyalım, diye biraz hevealeneceklerdir. Filhakika unvana bakılırsa arkasından “Matbuat hürriyeti yoktur, gazetelerin ağızlarına kilit vurulmuştur, tarzında mütalealar yürüteceğimiz hatıra gelebilir. Halbuki hiç te böyle çapraşık haksız, yersiz şeyler yazmak niyetinde değiliz. Bu “gazetelerin ağzı kıl’tli.tabın, dûn elimize geçen bir haftalık risalenin kenarını görün-*• tm7″ İhtiyarî olarak, dilimsin ucuna geldi. Filhakika bu risalenin kenarı tel dikişi ile sıkı sıkıya kapanmış idi. Kendi kendimize “İyi amma arkadaş, yevmi gazete, mecmua, kitap okunmak için neşredilir. Onların ağızlarını böyle sımiıkı dikmek, okunmasın demektir. Okunmaman matlûp iae o halde mecmuayı neye neşrediyorsun?,, dırnı’ı İstedik. Halbuki haftahk bir msslak-taşa böyle ıçla içio İtap etmek isterken, gözümüzün önüne bizim yevmi gazetelerin hali geldi. Malûm ya, bizde epi zamandanberi yevmi gazeteler kenarları sıkı sıkıya kapalı çıkıyorlar. Hatta mizahı aeven bir bildik, böyle kenarları zımbalı gazetelere “uçkurlu ga-zetcler.unvamnı bile vermiştir. Hakikaten sabahları gazeteyi ele alınca insanı en ziyade kızdıran şey, bu uçkuru sökeceğim diye uğraşmak oluyor. Bununla beraber, bîı yavml gazetelerin, nüshalarını böyle sıkı sıkıya kapadıklarım tenkidedeeek değiliz. Gazetelerin böyle bir tedbir ittihaz etmekte ne kadar haklı olduklarını, bu defa yeniden gazetecilik hayatına karıştıktao aonra, biz de tataız tecrübelerle Öğrenmiş olduk. Bundan on aene evvel gaz-tecilikte, gazeteciliğin esasına bu kadar münafi garip adetler yoktu. O vakit günde yalnız basma yirmi beş bin nüsha basaa ve bu yirmi beş bin nüshadan bin tan- bile iade almıyan gazeteler vardı. Aradan on sene geçtikteo soora memlekette okumak haveai bir bayii artmış olmak lâzımdır. Herhalde bu on aene zarfında yalnız yûkıek mekteplerden çıkmış olanlar bile kari yekûnunu pek ziyade kabartmış olmalı idi. öylelken bugünkü gazetelerin miktarı tab’ı on aene evvelkine nispetle düşmüştür ve yalnız tabı miktarı düşmekle kalmamış, ortaya bir de çok fena adet çık-mıştır.ki o da gazetelerin, kariler tarafından okunduktan sonra iade edilmesidir. İşte okuyucuların bu yanlış hareketlerinden dolayıdır.kı gazete sahipleri, yığın yığın matbaaya galen iadrlerdeo kurtulmak için gazetelerinin kenarını kapamak gibi gayri tabii tedabir almağa mecburiyet his etmişlerdir. Gazeteleri bu yola aevk ettiklerinden dolayı şüphesiz okuyucuların da kabahatleri vardır. Çünkü ticaret âleminde başka hiçbir mal yoktur.ki müşteri tarafından alınıp kullanıldıktao sonra dükkâncıya aynen iade edilsin. Bu garip muamele yalnız gazetelere karşı reva görülüyor. Mamafi matbuat alemindeki bu okuyucu buhranının başka ve daha derin aebepleri dc olmak İcabediyor. Çünkü gazetesinin ağzını böyle kendi aliyle kapatmak adeti, dediğimiz gibi yevmi gazetelerden, haftalık mecmualara da sirayet etmeğe başlamıştır. Memlekette, gazetecileri böyle tabiat» muhalif Udbirler ittihazına mecbur edecek kadar okumak buhranı olması İae, umumi İrfanımız namına tabii çok muıır bîr şeydir. Geçenlerde, Dahiliye bakanı Bay Şükrü Kayanın gazetecileri toplıyarab, Ankarada açılacak Gazetecilik kongresi içio fikir müda-veleal yaptığını yazmıştık. Bizim kanatimiıce Ankara kongreaiada gazataciLrin her şeyden evvel düşünmeleri ve konuşmaları iktiza eden mesele, memleketin irfanı için pek hayati olan bu oku-m ak buhranı meaelesl olmalıdır. Yoksa okumak buhranına ma-nl olmak için gazete sahiplerinin blrıat kendi ellerıye gazetelerinin ağızlarına kilit vurmaları kadar gülünecek ve belki de ağlanacak kir hal tasavvur olunamaz. Bum blItJiğımiıe göre bir gazetacinin vazifesi, kendi ağzmı kilitlemrk degi, «ayet ağzına kilit vuruldusa onu açmağa çatışmaktır I ZAMAN I « Stresan konferansı dan içtimalarına başladı Konferansın Avrupayı iki düşman gruba ayırmamasına çalışılacak! -@-—– Müzakereler pek gizli tutuluyor — İngiliz murahhasları parlâmentoya sormadan hiç bir taahhüde girmiye-cekler— “Streza „ konferansı harbi geciktirmeğe muvaffak olacak mı? Avrupada iki düşman cephe ! “Taymis„ , Fransız • Rus askerî İtli/akının Auru-payı İki düşman cepheye ayıracağını söylüyor Londra 11 [A.AJ — "Tayınla, gazetesi yeni çeşit ittifaklar başlığı altında yazmış olduğu bir makalede diyor ki : "Daha fİmdiden, Almanya ile Büyük Britanyanın iştiraki olmaksızın müşterek bir müdafaa sisteminin tahakkuk sahası-ıa isal edilmesine mubaşee' Dûn başlıyan " Stre*a konferansının aktedildigi salon Stres* 11 (A. A] — Bay ‘Streza* konferansının toplandın-Şatoya bir bakış “¦İmi, müsteşar “Ciano,, Bay “Suviç, Baron “Aloiai. ve Italya-ıi’i» Pano, Roma sefirleri, Kont “Sennİ. Ma bir çok mütehassıslardan mürekkep İtılya heyeti buraya gelmiştir. I.taayon üç devletin bayrakları lie ve çiçeklerle donanmıştır. Fransızlar “Streza» da Strasa 11 (A.A) — B. ” Flan-dao„ İle B. “Lava!, aaat 22,30 da buraya gelmişlerdir. B. “Musolini. kendilerini istasyonda karşılamıştır. Fransız murahhas heyeti, iki bakandan başka Hariciye bakanlığı uluslar kurumu şubesi müdürü G. “Bargeton. ve Fransanın “Roma. sefiri B. de”Şambrun„dan mürekkeptir. Devamı 6 net sahifede ………………”»I……IHIIIIIHHİMİ…..MtIH Bir ev çöktü, 4 ölü var! Yirmi kişi enkaz altında mı —Dün akşama kadar dört ceset ve üç ağır yaralı çıkarıldı Çöken evin altında kalarak Ölen biçarelerin elim natı ¦abah Beyoğlunda Yen Dü şrhİrde feci bir netice ile biten bir ev çökme hâdİaesi olmuştur. Hâdiaeyi anlatalım: Bahrire mütekaitlerinden Buy Alinin Yenişchirde 59 numara ı kısmen kagir bir evi vardır. Bo ev çok zamandanberi tam r görmediği İçio oldukça harap bir vaziyette bu’unmaktadır. Devamı 2 .İnci sahifede Edirne de “Sinan,, günü “Edirne„liler ve mektepli gençler, en büyük mimarımızın yıldönümünü merasimle kutlulardılr- Fransız – Rus askerî ittifakının tahakkuku üzerine “Paris,, a gideceği bildirilen Rus baş kumandanı General “Voroşilof,, edilmiştir. Fransa İle Rusyamo “Streaa. konferansının arifesinde ıı’uılar kurumu çerçevesi içinde kalacak karşılıklı yardım mİsakı imzalamak hususunda anlaşmış oldukları söylenmektedir. Bu itilâf, İhtimal birçok kimselere Uluslar kururunun mevcudiyetini muhafazaya matuf bir İttifak şeklinde görünecektir. Şu halde bunu’ U.utlar kurumunun İsta-tüsüoüo karşılıklı yardıma müteallik olan ahkâmına acilen kuvvet ve müessirıyet vermeği istihdaf eden bir teşebbüs telâkki etmek mümkündür. Bununla be-aber bu itilâfın Avrupayı birbirine düşman iki cepheye ayırmak tasavvurunu açıkça tebarüz ettirmek gibi mahzuru vardır. Devamı 2 nci sahifede Şeker fiyatları ucuzlıyacak Ankara 11 «Telefonla) — Ökonomi bakanlığı şeker fiyatlarının indirilmesi hususunda tetkikat yapmaktadır. Bu İndirilme mevcut tokun azaltılması için alınan tedbirlerin bitmesiyle başlıyacak ve kilo başına takriben on kuruş tenzilât olacaktır. Şeker fabrikalarının bir rlden İdaresi hususuoda yapılan tetkikat ve bu husustaki proje yakında bitecektir. de Mimar Sinan hitabe ihtifalinde muallim ini İrat ederken Yazısı 3 ücü Bay Osm a sahifemizde M Filimciliğin içyüzü Stüdyolar… Sırları… Teşkilâtı Vahşi hayvan’ tar arasında çekilen filmler… Tufanlar, fırtınalar nasıl yapılır? Artistler kaza sahnelerinde neler yaparlar ? Bütün bunları pek yakında ‘* Zaman ,, sütunlarında rejisör VEDAD ÜRFİ B:s* an! .”ek ı-. Oimağuıtn ne kar d ar çok İş’etir ve kıUtamımknız, dimağınız o nfı-bette inkÜm ve size yardım eder. .9 George Dorsey * -v , ? Şarki 3 üne* v, in., ıir çok murahhas geldi Kadının çalışmsı doğru mudur, değil midir ? İran kadınlarını Bayan Ferhunde temsil edecek Alman kadınlarının gelmesi şüphelidir Beynelmilel kadınlar birliği kongresine iştirak ede-cak olan dokus kadın murahhası da dûo gelmiştir. Bunlar Perapalaa, To-katlıyan ve Londra otellerine inmişlerdir. Bugün gelecek olanlano içinde A-merika ve Mısır murahhasları da vardır. Ayın onse-kiztne kadar bütün murahhaslar şehrimize gelmiş bulunacaklardır. Bugün şehrimize gelmesi beklenilenlerden Mısır Genç Kızlar teşkilâtı reisi Batan Havva Idrit İngiliz murahhasları Dün gelenler içinde beynelmilel kadın birliği reisi ve İngiltere murahhası bayan Corleitte Askby de vardır. Bu Bayan hemen bütün ömrünü feminizm ccryanlarını alevlendirmeğe tahsis etmişler, bundan İki ay evvl Türkiyeye de geldik bizdeki kadınlık cereyanlarını taki-betmiş veba hususta memleketinde bir çok konfeaoslar vermiştir. Dün gelen murahhaslardan Corbette Askby, Margarette Ma-tİnson, Bertha Ba-ıer İngiliz kadınlığını temsil edeceklerdir. Bundan başka, Miss Caroline Lowe, Misi Barryolorence, Miss Krııtin Spender de aynı milleti temsil „ . .. . „ , … ‘ ” Beynelmilel Kadın Birliği reisi edeceklerdir. M tngiliz mrahhası Bayun Devamı 6 net sahifede “Corlette oshley,, “Viyana,, lıprofesyonel “Liber-tas,, takımı bu sabah geliyor Maçı Galatasaray mı, Viyanalılar mı kazanacak? ” Viyana .. n ı o “Libertaa. takımı bugün sabah aaat 10 da şehrimize gelecek ve ilk maçını öğleden sonra aaat tam 16,5 da Galatasaray birinci futbol takımile. Tak-mbj stadyomunda oynıyacaktır. “Libertas.takımı “Viyana,, profeayo-ncl likinio dördüncüsüdür. Serî ve ^ert oynamakla maruf on bir .»t-letlen müteşekkîld.r. Avusturya futbolunun bülün asit tayflarına ¦atiktir ve onu temsil edecek kud-rett dir. M Viyanalı „ takım rı Tahtmtn kaptanı Orta Frühvİrt uç meşhur oyuncusu muhacim Orta haf Herman Frûkvİrst Galatasarayın bugün tam kadro ile sahaya çıkacağı tahmin olunuyor. Bu kadro da qu şrkil-dedir: Avnİ. Lütfü, O man. İbrahim, Lütfen sahifeyi çeviriniz /.”.– baba — Ne o. Bay “,Iİtler„ seni pek düşünceli | örüyorum. Hi’.ler —”Streza* konferansının neticesi ya aleyhime çıkarsa diye düşünüyorum. Zurnan Baba — AV korkuyorsun, meşhur “Z. şuamı der’ hal oraya çevirirsin ! Divanı harbin kararlar Yunanistanda birçok zabiı müebbet küreğe ve yirmişer seneye mahkûm oldu -İlalyaya bir iltica Atina 11 (Hunisi) — Harbiye mektebi isyancılarının ikinci kafilesini muhakeme etmekte bulunan fevk .lâdv divanı harp dQn akşam saat yedide kararını vermiştir.Yüzbaşı K’f dakis ile yüzbaşı muavini Cumas yirmi sene, yüzbaşı Kostopulos ve yüzbaşı muvaitıi Komidis onaltı sene, yüzbaşı Skanavis. Nıkolayidis, ve yüzbaşı muavini Kartelİs, Rallis onbir sene, yüzbaşı Yanopulos ve yüzbaşı muavini Varsadakis on sene kürek cezasına mahkûm olmuşlardır. Bunların rütbeleri ref edilecektir. Diğer zabitler beraet etmişlerdir. Sivillerden Cedsin on beş sene, Kansu ile Müştaka ve Burcisİn onar sene küreğe , Levandis ve Angelidisin de iki sene hspse ve geri kalanların beraetine hükmedilmiştır “Selânik.fe verilen mahkûmiyet kararları Selanik 11 (Hususi) — On dokuzuncu Serez piyade alayı isyana zabitlerini muhakeme eden divanıharp yüzbaşı Hacî-nikolaus, Farsaris, Samotrakis, Karacopulos, Vafopulosu müebbet küreğe, iki yüzbaşıyı yirmişer sene küreğe, bir binbaşı ile bîr yüzbaşıyı sekizer aene, miralay Despotopulosu dört sene hapse, bir yüzbaşı muavinini on sene küreğe ve bir takım zabitleri de altışar ay hapse ve bütün mahkûmların rütbelerinin refine ve 11 zabitin beraetine hüküm vermiştir. Bir general daha italyaya sığındı Atina 11 (Hu^ussî) —Buradaki İtalya elçiliği, isyan esnasında harbiye mektebi baskınını idare ettiğinden dolayı itham edilmekte bulunan general “Vlakos,, un bir motor ile on İki adalara çıktığı ve oraca siyasi mülteci olarak kabul edildiğini Yunan hükümetine bildirmiştir. Muhalefet röesası hakkında tevkif müzekkeresi Atina 11 (Hususî) — Birinci ordunun karariyle isyan hareketinde alâkadar oldukları tahakkuk eden muhalif parti liderlerinden Papa Anastasiyo, Kafandaris, Milenas, Sofulİs ile mebus Sarnidis, Hacıbapa Tendidokıs, Marselos ve V. Karapauayotis aleyhlerinde divanıharp mustantikliğince tevkif müzakereleri kesilmiştir. Dört cani idam edildi Atina 11 (Hususî) — Evvelce idama mahkûm olup Epini hapishanesinde bulunan dört cani hakkındaki hüküm dün icra edilmiştir. Bir ev çöktü 4 ölü var / inci sahi/eden devam Evde muhtelif aileler oturmaktadır. Dûn »abalı saat on buçukta av aot bîr gürültü ile çökmüş ve söylendiğine göre 20 kadar şahıs evin altında kalmışlardır. Mahalli vakaya derhal zabıta, İtfaiye ve imdadı sıhhi otomobili kelaaiştir. Hafriyat neticesinde e gır yaralı o’arak Hatime, Vaso, Alrko İım nde üç kişi çıkarılmış ve bunlar derbal Beyuglu hastanesine kaldırılmıhr. Bunların üçünün de yaraları teh’ıkelıdir. 1 k partide çıkan bu Üç kişiden aonra tekrar hafriyata devasa edilmiş, bu sefer dc benflı hüviyeti zabıtaca belli olmıyan 65 yaşında bir kadınla orta yaşlı diğer bir kadın. Ersiye isminde genç bİr kadın vî bir de altı aylık bir kız çocuğunun cesedi çıkarılmıştır. Evin en alt katı dün akşama kadar ternizleoesaedigin-den şimdilik daha başka ceset olup olmadığı belli değildir. Bu sabah ta hafriyata devam edilecektir. Fahir, Kadri, N-edet, Münevver, Adnan, Faril, Daoyal. Son Fenerbahçe maçlarında pek canlı bir kuvveti olduğu görülen ba takım, *L’bertas„ ın mukarrer ziyaretini nezarı dikkate alarak idmanlarını ihmal etBaeaaiş va kuvvetini muhafaza etmiştir. M ıi.. fi. .m Galataıaraya karşı alacağı neticeyi tahmin etmek kolay deftİldîr. Galatasaraylı ll.ı Vamık, ıöz arasında, demiştir ki: ” — Libertası, bnodası beş altı aene evvel LtaobuU gelen Först Vlyrnne takımına teşbih edebilirim. Halta ondan daha anerj.k olmak şnrtıyle. Takımlarımızın Lİ bert a s, a gslîp gelebilmeleri uzak bir İhtimaldir. Eger gol sayıları arasıodaki fark mri’U 4—S gibi kahir bir faikıyeti ifade eder şekilde eJmarsa, ha biıim futbolcular için bir muvaffakiyet olacaktır.,, Bay Vaseıkın anlattırma naza-••m karşımızda ateş gibi bir takla» göreceğiz. Bakalım ?_. Milli takım namzetlerinin maçı Bugün Galatasaray — Libertas maçından evvel saat 14,75le millî takım namzetleri ikinci küme znuhttlitiyle bir maç yapacaktır. Harp ihtimaline karşı hazırlık! İtalya terhisleri geri bıraktı, Belçika askerlik müddetini uzatıyor Roma 11 (A. A.) — 1913 Sınıfına mensup olup terhisi tecil edilen deniz efradı 12.000 14 000 kişi kadardır. Belçikada askerlik uzatılacak Brüksel 11 (A. A.) — Milli müdafaa encümeninde, birçok mebuslar, askeri hizmet müddetinin uzatılması ihtimalini mevzuubahİs etmışlcreîr. Almanyada yeni askerî mıntakalar Berlin 11 (Hususi) — Yeni bir kanun ile askeri mıntakalar ihdas edilmektedir. Bu mın-takalarda hususî ikametgâhlar istimlâk edilecektir. İsveç, harp çıkacağına kant değil Stokholm 11 A. A., —Kiki-dağ meclisinde mÜli müdafaa bütçesinin müzakeresi esnasında, Başvekil, Avrupada behemehal bîr muharebe zuhur edeceği hakkındaki kanaatleri baltalamak icap ettiğini söylemiştir. Stokholm 11 (A. A)- İsveç hükümeti, Avrupadaki harb sözlerine rağmen ulusal koruma bütçesini arttırmıya çektir. Harp olursa Amerikanın bitaraflığını muhafaza için Vaşington 11 (A. A.)— Muhtemel dış savaşlarda Amerikan n bitaraflığım muhafaza içîn tutulacak aiyeset bugün B. “Ruzvelı,. ile Hariciye Nazırı B. ”Mu1, arasında müzakere edilmiştir. İyi haber alan marifetlere göre. B. “Kuzvelt„ftyana Klark ile “Nay„ tarafından teklif edilen karar suretlerine İt- h-dardır. Bunlar, muharip devletlerin mühimmat satın almak için vaki olan istikrazlarına fili bir ambargo konulması ve harp sabalarına gitmek İstİyeo Amerika tabaatına icabında pasaport vermemek salâhiyetinin Reeisicumhura verilmesi teklif etmektedirler. Salâhiyetler mahafil, “Roz-veltH in bu teklifleri kabul ettiğini bildirmektedir. “Akitanya,, Transatlantiği karaya oturdu, yolcular kurtarıldı Karaya oturduğa bildirilen ue 6ır müddet eavel Istanbula gelmi, olan “Akitanya,, vapuru tanya,, vapurunu yüzdürrrek Londra 11 (A.A.) — “Aki tanya,, Transatlantiği Bram-bil kumluklarında karaya oturmuştur. Bu kumluk, Sutamp-ton nehrinin mı t halindedir. Dokuz römorkör gemiyi kur-tarmıya çalışmaktadır. Londra 11 (A. A.) — “Akitanya,, vapuru Nevyorktan hareketle, Akdenizde yaptığı seyahatten dönüyordu. Londra 11 (A. A.)—Akıtan-yanın bugünkü vazıyette daha birkaç gün kalmasından endişe ediliyor. Çünki gemiyi kurtarmak için çalışan dokuz römorkörün gayretleri kolaylaşmak için lâzım olan en kuvvetli med ancak Pazartesi akşamı olabilecektir. Gemideki son 20 yolcu bu sabah Sutamptona getirilmişlerdir. Londra 11 (A. A.) – “Aki- için, dün. römorkörlerin bütün emekleri boşa gitmiştir. İçerisinde bulumu 300 yolcunun ekserisi, saatte altmış millik bir sürat ve şiddetle eten rüzgâra rağmen, geç vakit, sandallarla Suthank Hamptona çıkarılmışlardır. Geminin \aziyeti endişe verici görülmüyor. Fırtınanın diğer kazaları “Akitanya., yı kumluğun üzerine sürükliyen şiddetli lodos fırtınası Ingilt erenin her tarafında hüküm sürmüş ve bazı muhitle kazalara da sebep olmuştur. Ezcümle Londrada bir mağazanın saçağı düşmüş, bir iki kisi ölmüş, yedi kişi de hastaneye yatırılacak derecede yaralanmışlarlardır. Avrupada iki düşman cephe/ Birinci sahifeden devam Başlamış olan ve daha şimdiden bir felâket halini almış bulunan silâh yarışı, bu ihtilâf yüzünden hiç şüphesiz daha ziyade şiddetlenecektir. Diğer taraftan sulhu İhlâle teşebbüs edecek her hangi bir devlete karşı kullanılacak en müessir korkutma çaresi, ona karşısında toplanacak mühim miktarda kuvvetler butycagı hissini telkin etmektir. Kn büyük ümit, bu usulün sulhu muhafaza edebilmesidir.,, Fransız – Sovyet misakı henüz iskelet mi? Londra 11 (A.A) — Fraasız -Sovyet misakı hakkında, Avrupanın mühim merkezlerinde ve “Cenevrede birçok mülakatlar yürütülmektedir. Misak, alelûmum, “Stresa,, görüşmelerine büyük mikyasta tesir edebilecek mahiyette mahirane bir hareket olarak telâkki edilmektedir. Fransız matbuatı sevinç içindedir. Fakat Pariste, Fransız-Rus misakı, henüz bir iskelet olarak telâkki edilmektedir. Bu iskelet ve kandan elbisesini, hsyat ve kuvvetini Cenesreden beklemektedir. Ingiltereyi zorlamak İçin mi? Berlînde misnk, Strcza konfe-rausı arifesiude Ingltereyi zorlamak için yspılmış bir teşehhüt mahiyetinde telâkki edilmektedir. Bu görüş, Royter ajansının Berimde toplamış olduğu ihtisasların hülâsasıdır. “Roma„ ihtiyatlı… “Rama,, ihtiyatlıdır. Hakim olan düşünce şudur: “Stresa,, konferansı müsbet neticelere erişdîği takdirde, Fransız – Sovyet anlaşması bütün manasını kaybedecektir. Fakat “Stresa.,da birşey yapılmazsa bu anlaşma daha büyük bir ehemmiyet alacaktır. Polonya aleyhdar… “Deyli Telgraf.,ın Varşova muhabiri, Polonya hükümetinin, Fransa ile Sovyet Rusyanın imzalamaya karar vermiş gibi göründükleri tarzda bir misak imzalamaya katî surette aleyhdar olduğunu bildirmek tedir. Fransız – Rus itilâfı ve İngilizler Londra 11 (A. A.) —Havas muhabirinden : Fransa-Rus itilâfının Londrada hasıl ettiği müsait tesir gittikçe teeyyüt ve tevessü etmektedir. Dün akşam, diplomasi mahafilde, Fransa île Sovyetlerin itilâflarını uluslar kurumu andlnşmasına hassaten istinad ettirmekle, en sağlam bir zemin ittihaz eyledikleri ve bu husustaki teşebbüslerinin İngiliz hükümet ve efkârı uroumiye&inin endişelerine tamamile tetabuk ettiği söyleniyordu. İtilâf formülü, ayni mabafî-le göre, o kadar mühim me-nafü cami görülmektedir ki bunun “Stresa, da bütün Av-rupaya teşmili mümkün olup olmıyacağı cayi sual addedilmektedir. Fransız – Rus askerî ittifakından sonra yapılacak ziyaretler Londra 10 — Fransız hariciye nazırı “Laval,, Moskovaya gittiği zaman Sovyet Rusya ile Fransa a. asında bir de askerî ahtname imzalayacaktır. Bu suret’e Fransız ordusuyle Kızıl ordu birbirine gayet sağlam bağlanmış olacaktır. Kızıl ordular başkumandanı “Voroşilof,, ve diğer büyük rütbeli Rus Generalları Mayıs ayında “Paris,, e gidecekler, Fransız ordusuyla yakın temasta bulunacaklardır. 7 Kızıl tayyareden mürekkep bir hava filosu heyeti Moskovadan doğruca Parise götürecektir. Söylendiğine göre bu heyetle Pariste yapılacak temaslar tamamen askeri mahiyette olacaktır. Bu ziyaretten sonra da, bir Fransız askerî heyetinin donanma ile Odesa yolu ile Rus-yayı ziyaret etmesi çok muhtemeldir. Rusyanın yeni teklifleri Londrall (A.A.) – “Tay-mis,, gazetesine nazaran Sov-yen hükümeti, Almanya ve Lehistan tarafından reddedilmiş olan Şark misakı yerine kaim olacak mütekabil bir yardım İttifakı akti için Letonya, Litvanya ve Estonya hükümetlerinin fikirlerini istimzaç etmiştir. Zannolunduğuna göre yeni itilâfın ana hatları muvakkat Fransız – Rus itilâfının esaslarına benziyecektir. İngiltere, dominyonlarına sormadan karar vermiyor Londra 11 (A. A.) — Harici meseleler ve silâhları bırakma meselesi muvacehesinde dominyonların vaziyeti ne olduğuna dair sorulan suale cevaben, dominyonlar nazın Bay “Torna s,, demiştir ki: **— Dominyonların reyini almadan, hükümet hiç bir karar vermemiştir. Herhangi bir dominyonun kendi siyasamıza muhalif bulunduğu vaki değildir. ,, Dünkü Kamutay içtimai Ankara 11 (A. A.) — Ka- mutay bugün Hısan Sakanın Başkanlığında yaptığı toplantıda Urfanın kazasında DerfÜ oğullarından İbrahim. Şibİn Karahisarı Bü’bül mahallesinden Köle oğullarından Mehmet oğlu İbrahim, Bcyşehirin Hüseyinler köyünden Dirhem oğullarından Meraedoğlu Ah-medin ölüm cezalarına çarpılmaları hakkındaki mazbataları kabul etmiştir. Af kanununun üçüncü ve dördüncü maddelerinin bîrden fazla suç işliyenler hakkında her bir suç için verilmiş ve verilecek olan cezalardan ayrı ayrı indirme yapılmak suretiyle tatbik olunacağına dair tefsir fıkrası tasvip edilmiştir. Kamutay bundan sonra 1934 yılı umumi muvazenesine dahil bütçelerin muhtelif fasıl ve maddelerinden 268.899 liranın indirilerek 266.841 lirasının diğer tertiplere İlâvesine, 2,858 lirasının da Maarif Bakanlığında açılan yeni bir fasla fevkalâde tahsisat olarak konulmasına karar vererek cumartesi günü toplanmak üzere dağılmıştır. Kamutay Başkanı rahatsız Ankara 11 (Telefonla) — Kamutay Başkanı Bay Mustafa Abdülhalik rahatsız olduğundan bir ay mezuniyet almıştır. B. T. Rüştü Aras Sof yad an geçti Sofya 11 (A. A.) — Bulgar ajansından : Türkiye dış İsleri bakanı B. Tevfik Rüştü Aras, refakatinde Bayan Afet, kızı Bayan Satı ve Cumhur reisliği başyaveri binbaşı Celâl, kalemi mahsus müdürü Bay Tevfik Amir olduğu halde, Cenevreye gitmek üzere Sofya istasyonundan geçmiştir. Kralın kalemi mahsus müdürü köse fvanoff, istasyonda Türkiye dış işleri bakanını kral namına selâmlamış, ve refakatindeki bayanlara kral ve kraliçe namına buketler vermiştir. Fırka umumî kongresine doğru Ankara 11 (Telefonla) — Mayıs ayı Ankara için en faal ve kalabalık bir ay olacaktır. 9 Mayısta yapılacak olan Fırka kongresini müteakip günlerde Ticaret Odaları ve diğer kongreler ardı sıra gelecektir. Fırka umumî kongresi bir hafta devam edecektir. Kongreyi Atatürk bir nutuk sÖyliyerek açacaktır. Atatürkün nutkunun uzun olacağı ve dört senelik hâdiseleri İzahla beraber bundan sonra yapılacak işler hakkında direktifleri ihtiva edecektir. -e- Bütçe encümeninin mesaisi Ankara 11 (Telefonla) — Aldığımız malûmata göre, bütçe encümeni bütçelerle esaslı surette meşgul olmağa başlamıştır. Encümen evvelâ mülhak bütçeleri tetkik ederek bitirmeğe çalışacaktır. Yakında sırasile Devlet Demiryolları, hudut ve sahiller ve inhisarlar bütçeleri Mecliste müzakere edilecektir. Bütçe encümeni bugün (dün) geç vakte kadar müzakerede bulunmuş Vekâletler bütçelerinde üç milyon liralık münakaleler üzerinde çalışmıştır.__ İstihlâk” vergisi lâyihası Ankara 11 ( Telefonla ) — Muhtelif maddelerden alınacak istihlâk vergisi vergisi kanun lâyihasının müzakeresini inhisarlar encümeni bugün (dün) bitirmiş ve iktisat encümenine vermiştir. Vergi lâyihasının bütçe ile olan sıkı alâkası dolayısiyle Meclis heyeti umumiyesinde hemen müzakeresi bekleniyor. Vergi malî sene başını beklemeden nesrinden itibaren hemen meriyete girecektir. Bu verginin [getireceği iradın 8 milyon tutacağı anlaşılmaktadır. Tayyare Piyangosunun talihlileri Ankarall (Telefonla) — Tayyare piyangosunun 6 nci keşidesinin en büyük ikramiyesi olan 200,000 liranın çıktığı 3556 numaralı biletin onda bir parçası burada elbisecİ Marko adında bir yahudi ile ortağındadır. Sanayi programının semereleri Ankara 11 (Telefonla) — Ökonomi Bakanlığı 5 senelik sanayi programının tahakkukuna doğru ciddî adımlarla ilerliyor. Bu programın başlamasından beri 14 ay geçmiştir. Bu kadar kısa bir zamanda şimdiden alınan semerelere göre şişe ve cam fabrikası sümer kok ve kâğıt fabrikası ve Kayseri bez ve mensucat fabrikaları bu sene yazın faaliyete geçeceklerdir. Bundanbaşka porselen sun'î ipek fabrikalarile Nazilli mensucat fabrikasının ve demir sanayiinin temelleri bu yaz atılacaktır. Kendir ve kimya sanayi programına ait tetkikat devam ediyor. Gelecek sene bu sanayiin inşasına başlanacaktır. Ticaret odaları kongresi hazırlığı Ankara 11 ( Telefonla ) — Ökonomi bakanlığı 21 Mayısta Ankarada toplanacak olan Ticaret odaları kongresi için hazırlıklarını bitirmiştir. Balkan konferansı tehir edildi Konferans reisi Bay Sofya 11 (Hususî) - Bu sc-neki Balkan konferansı Selâ-nikte bu ayın 17 sinde toplar nacaktı. Fakat Yunan isyanı sebebiyle Balkan ittifakı müşevviklerinden sabık Yunan başvekili "Papanastasyo,, nun da maznunen makkemeye verilmesinden dolayı konferans içtima edemiyecektir. 1 Hasan'ın tebligatı Balkan konferansında Bulgar grubunun reisi olan Yan-ko Sakızof,, gazetecilere, Balkan konferansının reisi Bay Hasan'dan aldığı bir mektupta konferansın tehir edildiğini bildirildiğini söylemiştir. Bu tehiri, Yunan grubu reisi Papadopolu da Bulgarlara bildirmiştir. İv M Nisan —ZAMAN— Sokaklar nasıl bozuluyor En işlek bîr cadde bu halde bırakılır mı ? Nuruo«maniye gibi «a İşlek bir caddede bir haftadır kaldırımlar böyle sökülmüş re... Yol kesilmiştir. Biraz Ötede oakJ "Tanin. matbaası sokağında da Vaziyet böyledir istanbul sokaklarının garip bir taliı vardır: Muhtelif zamanlarda muhtelif şirket ve müesseseler tarafından «u, havagazi boru arı veya telefon ve elektrik kablolarının tamiri için kaldırımlar bozulur, toprak eşilir, tamirat yapılır. Fakat İşte o kadar... Kazılan çukurlar bazan hiç kapatılmaz veya haftalarca, aylarca bekletildikten sonra doldurulur, üzerine de kaldırım taşiarı şöyle gelişi güzel aerpilıverir.. Bu yüzden şehrin bir çok sokakları, köstebek yuvaları gibi, küçük büyük tümseklerle doludur. İşte buoon iki misali daha : Nuruosmaniyeden Cağaloğluna çıkan büyün caddede bir hafta kadar evvel kaldırım ar bozulmuş toprak kazılmış ve öylece bırakılmıştır. Bu caddeden türbeye çıkan eski "Tanin,, matbaası sokağının bir yeri de aynı haldedir. Bu çukurları hangi şirket veya müessesenin açlığını bilmiyoruz. Fakat bilhassa Nuruosmaniye gibi en işlek bir cadde de bu vaziyetin devamı doru değildir. A'â-kadarların nazarı dikkatini celbeden z. Ticaret odaları kongresi İstanbul vaü ve belediye reisi Muhittin Ostündag ile ticaret odası başkanı Mithat N?mli oğlu bugünlerde Ankarada toplanacak olan ticaret odaları kongresi İçin iki murahhas seçeceklerdir. Gümrüklerde ıslâhat Dün Gümrük ve İnhisarlar vekaleti tetkıkat müdürü Bay Mustafa Nuri İstanbul, Sirkeci, Galata ve Haydarpaşa gümrükleri baş müdürleriyle toplanarak Utan balda yeni yapılan teşkilat için görüşmüşlerdir. Dün İstanbul tarafı teşkilâtı görüşülmüştür. Cumartesi günü Galata tarafı İçin görüşmelere devam edilecektir. Valinin seyahati İstanbul Vali ve Belediye reisi Muhittin Ustüodağ otomobille Avrupaya bir seyahat yapacaktır. Seyahat Mayıs sonlarına kadar devam edecektir. 15 Nisanda hareket edecek olan vali, evvelâ Balkan memleketlerini gezecek, Avusturya. Almanya ya geçerek Pariee kadar gidecektir. Tramvay kapıları Tekrar değişecek - Şirketin ihtiyat amelesi Şirketin nezdinde hükümet komiseri Bay Ibrahimle bir arkadaşımız muhtelif meseleler üzerinde konuşmuştur. Bay ibrahim muharririmize ezcümle sonları söylemiştir : • — Tramvay şirketinin bir kısım ihtiyat amelesi varmış ve bu ameleler bütün gün şirkete bağlı oldukları halde ancak ve basan bir iki saat ça'ışabİlİyorlar-mış bu butuıta ne dersiniz ? — Şirketin ihtiyat amelesi vardır. Bunlara da herhangi bir hâdise karşısında İş verilir. Mese'â bir vatman hastalanır re vazifesini yapamazsa o zaman bu İh'iyatlardan birisi onun yerine ça'ışır. Bir bilete! sal İdaresinden ve sui istime'inden dolayı işten çıkarılırsa onun yerine ihtiyatlardan biri doldurur. Maalesef bugün ihtiyat kadrocu, asıl kadro kadardır. Bu meseleyi halledebilmek İçin münavebe ile asıl kadronun c'âmanlerını çalıştırmamak lâzımdır kî bu da alamaz. Binaenaleyh bunun Önüne geçebilmek için şirket nezdinde yaptığımız teşebtüs şöyledir. Bundan böyle ihtiyat kadroya memur almaması ve ihtiyaç oldukça ihtiyattan asıl kadroya memur geçirilmesidir. — Atlamaya mani olmak İçin tecrübeleri yapılan ızgaralı kapıların verdiği neticeleri söyler misiniz? — Bu hususta tetkikabmız yaptık. Ancak bu ızgaralı kapılar tam basamak hizasında bir inkisar yap'ıgı için, bazı çocukların oraya istinat ederek yine atladıklarını gördük. Bunu bertaraf edebilmek fçir bu kapılarda tekrar tadilât yaparak o kısımları kavisli yaptırmaktayız. Zannettiğimize göre bu suretle bunun önüne geçebileceğiz. Şehzadebaşı faciası Geçen Teşrinievvelde Şebzade-başında bir tramvay kazası olmuş ve Mustafa Nuri isminde 11 yaş-larıoda bir çocuğun ölümüne sebebiyet vermişti. Dûn saat yarım-da kaza mahallinde ehli vukuftan mürekkep bir heyet keşif yapmıştır. Heyet raporunu bilâhare mahkemeye verecektir. İç ticaret müdürü Ökooomi Bakan'.ığı iç ticaret umum müdürü Bay İsmail Hakkı Ankaraya gitmiştir. İsmail Hakkı şehrimizde, Yüksek iktisat ve ticaret mektebinde bu yıl yapılan yenilikleri ve diğer bazı meseleleri tetkik etmiştir. Esnaf bürosu müşterek idare heyeti Birleşik esnaf bürosu yeni idare heyeti seçilmiştir. Kabzımallar cemiyeti reisi Ziya Kılıçoğlu, sütçüler cemiyeti reisi Ferhat,terziler cemiyeti reisi Halİt Ali, kahveci. 1er cemiyeti reisi Celâl, hamamcılar cemiyeti reisi Osman ve yedek âzahga da berberler cemiyeti reisi İsmail Hakkıdan ibaret olao heyet cumartesi günü toplanarak kendilerine bir reis seçeceklerdir. İnkılâp dersleri Bay Mahmut Esat dün Türk rejiminin ideolojisini anlattı Eski Adliye Bakanı ve İzmir mebusu Bay Mahmut Esat Bozkurt dün Üniversite konferans salonunda inkılap derslerinn devam etmiş ve Türk rej minin ideolojisini anlatmıştır. Profesör erve.â rejimlerin şahıslara izafesini tenkit ederek : " —Rejimlere şahıslar tesahup edemez onlar, rejimi yapan milletin malıdır. ,, Demiş ve yeni Türk rejiminin ideolojisi, hareket ve vusulü noktalan nerede ve kimden ilham alındılını şu şekilde anlatmıştır : " — Modern Türk rejimini olduğu g.bi göstermek için şeni-yetlere müracaat etmek lâzımdır. Ben bu metod içinde şunları görüyorum. Evvelâ her İhtilâlde olduğu gibi Türk ihtilâlininde bir önderi vardır. O da Atatürktür. binaenaleyh önderin Mütaleaları-m bilmek lâzımdır. Bu da nutuklarını tetkik etmekle olur. Sonra İhtilâli yapan partinin pren-».plerini, ihtilâl günlerinin fikir ceryaolarım göz önünde tutmak lâzımdır. Yeni Türk rejimi bazİlerinin zannettiği gibi ne on sekizinci asır devlet felsefesi ne de komonizm ve faşizm ile izah olunamaz. Zira Türk rejimi bunlardan müleh-hem değildir. Onun ne Ruso, ne Monteskiyö, ne Lenin, ne Marksl, Stalin İle alâkası vardır. O halde bu rejim neye dayanır ve kime benzer. Bu suali birinci Millet Meclisinde muhalefet partisi mebuslarından miralay Selâhattin sormuş ve cevabı da bizzat Atatürk verm »ti. Sorgu şu idi: — Biz kime benziyoruz? Atatük bir kelime İle cevap verdi: — Bize.. Demek oluyor ki gerek birinci tsşkibâtı esasİyenlo prensibine ve ihtilâl şefinin mebus miralay Se-•âhattine cevabı şuou gösterir: Türk rejimi devlet bakımından cumhuriyetçidir. Fakat bu cumhuriyet ne Ruso'nun ne de Monteskyo'nun cumhuriyetidir. Bu cumhuriyet Atatürk'ün nutuklarında ve ihtilâli yapan partinin prensiplerinde ve mülga serbest fırka lideri Fethiye önderin yazdığı mektupta gözükür. Dedik ki yeni Türk rejimi 18-ioci asır devlet felsefesi ila izah edilemez, Monteskyo cumhuriyetçiliği prensip olarak kabul etmez. Bunu ispat için eseri yeni Ruhulkavanîn meydandadır. O halde Türk rejimi nasıl olar da 18 inci asır devlet felsefesine Isti-nad edebilir ? Ve esasen Monteskiyö ihtilâlci değildir. O, İslahatçıdır. Va Monteskiyö inkılâpçı da değildir. Halbuki Türk devleti şefi ihtilâlci ve inkılâpçıdır. Rusoya gelince, Ruso, cumhuriyeti demokratik rejimin esas olarak kabul etmez. O demokratik rejim İle hükümdarlığı birleştirir. Binaenaleyh Türk rejimi Ruso ile de izah olunamaz.,, Profesör bundan sonra demokrasi krallıkla kabili telif midir? Ve Rusonun fikirleri doğru mudur? Suallerini tahlil ederek demiştir ki: u— Modern dünyanın insanlığına yeoi bir rejim yapan bir adamı hükümdar namı altında bir devlet şefi kabul etmesi Ruso için bir zaafdır. Mamafi Rusonun hükümdar namını verdiği bu şahsiyetler demokratik müesseselerde o kadar siliktir kl bugün küçük bir şekildedirler. Tabii ba rejimlerle de ileride Cumurİyete gidecektir. Hülâsa, bizim rejimimiz rusonun fikirlerile İzah olunamaz. ProfeaÖr bundan sonra hükümdarlık, tacdarlık nedir ? Kral, padişah, halife, papa ne demektir ? Suallerini tahlil ederek şÜ neticeye varmıştır : Bu sayılan müesse-oeler mazide İnsanlığın düştüğü dalaletler neticesidir. Modern medeniyette bn dalaletin yerine akıl ve mantık hâkim olacaktır. ProfeaÖr ; Rus ihtilâlinden evvel amele başılık eden bir ihtilâlcinin işçi arasında çarlık aleyhine propaganda yaparken bu dalâleti nasıl izah ettiğini şöyle anlatmıştır : — İhtiyarın elinde bîr avuç bakla vardı. Baklaları ameleye gösterip bunlardan birini hükümdar intihap edin. Derdi, Amele Şerhi er Dimağınızı ne kadar çok işletir ve kullanırsanız, dimağınız o nisbette inkişaf ve size yardım eder! Ceorge Dorsey Şerh ve izah: Dimağı işletmek vc kullanmak, onun kuvvetlerinden, onun bilgilerinden istifade ederek yeni yeni tecrübeler kazanmak demektir. Hayatta çalışmaktan yo-rulmıuan, yoruldukça yeni yeni kuvvetlerini ortaya dökerek yıpranmıyan bir dinçlikte çalışan bir kuvvet varsa, dimağ kuvvetidir. Dimağ kuvveti işledikçe açılır, kullanıldıkça inkişaf eder ve inkişaf ettikçe isnana müfit olur. Bunun aksisi ise tabiî aksi netice verir. Kafalarını işletmiyenler, kafa kuvvetlerinin gittikçe eridiğini görü/er. Hüner, her insnanın kafasını nasıl işleteceğini, nasıl kullanacağını anlıyarak bu bitmez tükenmez hazineden istifade etmesidir. ZAMAN İşkence davası Doktor hakkında da takibat yapılacak Şile Jandarma bölük kumandanı Bay Aptürrezzakın muhakemesine dün ağırcesada devam edilmiştir. Bölük kumandanı Bay Aptür-rezzak bir cinayet tahkikatı yaptığı sırada İsmail isminde birisine işkence yapmakla maznundur.Ddn-kü celsede bazı şahitler dinlenmiştir. İddia makamı, lımaili muayene eden doktorun da Umaih rahatsız olarak gördüğü halde hükümete haber vermemesinden dolayı hakkında takibat yapılmasını istemiştir. Bundan sonra heyeti hâkime ı Doktor hakkında takibat yapılmasına ve şahit sıfatiye Şile müddeiumumisi Bay Naci İle diğer biızı şahısların celbine karar vererek muhakemeyi başka bir güne bırakmıştır. Söylesem tesllyok. ussam gönül razı değil birisini seçer, ihtiyar da o seçilen baklayı diğerleriyle karıştırıp, haydi bulun derdi ve amele İntihap ettikleri baklayı bulamazdı. İşte bu basit hakikat asırlarca tarihîn seyrinin İnsanlığın gözünden uzak kaldı. Profesör bundan sonra Osmanlı hükümdarlarından misaller almış ve sözlerini şu fıkra ila bitirmiştir : — 1876 Rus muharebesinde, ordu mağlub olmuş Ruslar Ayas-tafanosa kadar gelmişlerdi. Ab-dülhsmit İstanbul kapılarında Rumlara yalvarırken Pılevneyİ kahramanca müdafaa edenler hakkında bir Rus muharriri bakınız ne diyor : Pitevne düşmüştü. H*r taraf kar. Bu bembeyaz arz üzerinde bize aylarca dayanan Türkler oturuyor. Üstleri başlan barca parça. Hepsi aç. Yanlarında ölen arkadaşlarının yırtık çullarını alıp biraz ısınıyorlar. Fakat kendileri de nihayet birkaç saat yaşayacaklar. Bir zabitle esirler arasında dolaşıyordum. Birisine birşeye ihtiyacı olup olmadığını sordum. Artık feri kal-raıyan bakışlı esir bizim Rus olduğumuzu anlar anlamaz — Hiç birşeye ihtiyacımız yok, dedi. O zaman anladım ki, Pilev-neyi müdafaa edan bunlardır. . Artık kimin hâkim olmak hakkı vardır. Türk genci, sen takdir et. ^Hatıralarınızı yoklayınızî"^ Karilerimize hergOn bu sütunlarda Uç sual soruyor ve ertesi gllail de cevaplarını yine kendimiz veriyoruz. Bu auretle karilerimle, hatıra ve bilgilerinin kuvvet dereceaiol Slçmek f utalım bul mu» olacaklardır. S — Ceza kanunumuzun mehazı neresidir ? C — italya. S — Edirne ne saman payitaht yspıldı ? C - $368 senesinde S — IsİMbulun limanlar ta- rafından muhasarası hicrî kaç tarihinde oldu ? C — 36 Cevaplarını yarına vereceğimiz tu al ter. I — * Yafama k İçin yemeli, yemek için yaşama inalı B sSrfinO kira sÖylrmlytlr. 2—20 cepheli bir şekle no ismi verilir, J — Yarda nedir ? Sinema ve Amerikalılar Amerikalıların sinema yüzünden neler kazandıkları anlatılırken şunlar söyleniyor : Sinema Amerikalıların ceplerini milyonlarla doldurdu, Amerikalıların fikirlerini ve âdetlerini dünyanın her tarafına yaydı, Amerikanın mallarını ilân etti, yer yüzündeki her evde Amerikanca bir takım ihtiyaçlar doğurttu l„ Biraz düşününce, sinemanın bütün bunları yaptığına inanmak ieabeder. Sinema bunları yapar. Sinemacı her millet bunu yapmağa çatışıyor ve muvaffak o'uyorl İngilizler ve radyo I Amerikalıların sinema ile kazandıklarını lıgilizler radyo İle temine gayret etmektedirler. İngilizler radyo ile İngiliz düşüncelerini, İngiliz dilini İngiliz dilerini ve ü.küıerini her tarafa yaymak ve herşeyden fazla bu sayede Britanya imparatorluğunun parçaları arasındaki bağları sağlamlaştırmak istiyorlar. Radyonun bu gayeleri gerçekleştirmeğe muvaffak olacağına inanmak icap ederi Almanların evleri Amerikalılarla Ingliizİerin bu yolda çalıştıkları sırada Alm.ın-iar da başka bir yol tuttular. Onlar da her Alman ailesinin tem z ve rahat yaşamasını gözetiyorlar. Bu yolda alınan tedb.r son dereceroühimdİr. Evini döşemek İsteyen her aile, en müsait şerait içinde devletten yardım görecektir. Bu sayede evlerin içi dışı güzelleşecek, ev hayatı neşelenecek ve evleri döşeyen, evleri tezyinat ile güzelleştiren müsee-seler çalışıp kazanacak. Bütün bunlar çok güzel birer örnektir ve bu örnekler istifadeye değer I L. Edir nede "Sinan gunu Edirne 9 ( Hujum ) — Bu "ün güzel Edirne, bağrından göklere ilâhi bir varlık halinde yükselen ve acunun en ustalıklı mabedi olan "Selimiye,, nin minareleri gölgesinde, Türkün yüce mimarı Sınanın ö ûmünün 347 inci yıldönümü, onun büyüklüğüne yakışır surette andı. Muallim Osman Nurinin hitabesi Saat 16 da orta mektep'erle ilk mekteplerin son sınıf talebesi, halk ve esnaf teşekkülleri "Seli* ¦ n'-. avlusunda toplanmıştı. İhtifale tam saat 16,30 da muzika-nin çaldığı istiklâl marşiyle baş-.andı ve muallim Bay Osman Nuri Sİnanın büyük resimlerle süslenmiş kürsiye çıkarak koca ustanın hayatını sanatını, ve kudretini anlatarak gençliğe çalışmak ve sanat aşkı tavsiye etti. Mimar Kâzımın hitabesi Müteakiben kürsiye gelen mimar Kâzım Türkün ayak bastığı her yerde Sina nin eserlerini sa-sayarak medeni âlemde ön saf almış o an Türk varlıkları ile Türk gencinin ruhuna bitap etti ve ona bu muhteşem eserlerden hız atmasını sÖyliyerek göğsünü gurur ite kabarttı. Diğer hitabe ve şiirler Bundsn sonra lise, kız re erkek muallim, orta ve sanat mektepleri talebesinden birer kişi kürsüye gelerek Mimar koca Sınanın büyüklüğü karşısında duygularını pek güzel bir ifade ile, hitabe ve sür halinde okudalar. Bunları müteakip bütün mektep talebesi ve halkın da İştİrakile milli marşlar söylendi ve bu suretle merasim* son verildi. "Selimiye,, yi ziyaret Merasimden sonra halk ve talebe "Selimiye,, yi gezerek alâkadarlar tarafından verilen izahatı dinlediler. Böylelikle Türk acununuu her köşesinde eşsiz eserleriyle yaşı-yan büyük Türkün yüce adı anıldı. Bu münasebetle bu akşam "Selimiye,, minareleri de elektrikle aüstendi. "ZAMAN BABA. NE DİYOR? Zaman Baba — Nedir bu çatık »Oı atili ? Bir bere olmaz de dîndi, şimdi yine Adaya mı yerleşmek istiyorsun? Yoksa gördüğün işkenceden ötürü Himayei hayvanat cemiyetine bir /!• kay et in mi var? Yukut tana yapılan tulu iftiralardan dolayı nefretini mi söylemeğe geldin ? — Hayır Zaman Baba hiç bîri değil, ta Avrupa siyasilerinin benim kadar dm mkıl-ları olmadığını görBgoram da. anların islerine loplmn bir lekme alacağım. — ZAMAN — 12 Nisan Zaman Ansiklopedisi " Karneji „ kimdir ? Bir okuyucumuz yasıyor : 1 Dünyama her tarafında şöhret kazanan zengin " Karnejİ,, kimdir ? Ve yaptığı işler nedir ? Geçenlerde bir vecizesini yazdıgı-nız bu adamın tercüme! halini merak ediyorum. „ Cevabımız Karnej:, esas itibariyle lıkoç-yalı bir İş adamıdır. 1835 te doğan bu adam 1848 ''e Amerİkaya muhaceret etti, Evv-iâ bir pımuk fabaîkasında hademelelik etti ve bu sırada telgrafçılığı ögrenrrek telgraf opera'örluguna geçti ve dahi sonra Pensilvonya yol inşaatı kumpanyasına girerek aervet kazanmanın temelini attı. Bu işte kazandığı parayı petrol aleminde İşletmeğe başladı. Amerika dahilî harbinden sonra demir yolları ve telgraf hatları müfettişi sıfatiyle çalışan Kar-neci, daha sonra köprü demir inşaatı müteahhitliğine girişti ve çok geçmeden büyük çelik işleriyle meşgul olan müesseselerin başına geçti. İşleri o kadar açılmıştı ki 1839 da bunu birleştirmek lüzumunu hissetti ve neticede bütün bunlar bir çelik korpurasyonu halinde birleştirildi. Karneci bu işi de ba- Sı...............in ttıımıı ııııııııı........«ılınıl.....ııııı.......mı sardıktan sonra iş âleminden çekildi. Fakat kendisine hisselerinin kazancı olarak 100,000,000 İngiliz lirası verilmişti. Hayatını çalışmak ve kazanmakla geçiren karneci bundan sonra geniş hayırlariyle şöhrei kazandı. Kendisi İngİltre, Am-rİka île ingilizce konuşan sair memleketlerde kütüphaneler tesis etmiş, tskoçya Üniversitelerindeki talebeye yardım için vakıflar yapmış, Ingi tere Ve Ancrikada csnkur tarma işlerinde yaralanan ve sakatlanan k.mseler için müesseseler yaptırmış, bundan başka u'us-lar araaı sulhu temin içi para vakfettiği gibi 1903 de lâhi ivan adaletini yaptırmayı taahhüt etmiş buna benzer bir çok iylıkler yapmıştır. Karnejinin eserleri arasında muzaffer demokrasi, servet incili, İş âlemi adını taşıyanlar kayda değer. 1919 yılında ölen karnecinin vasiyeti «çiline ı 5.000,000 İng.liz lirası kadar serveti kadıgı ve kendisinin İngiliz ricalinden Lord Morley ile Loıd Corc* senede ikişer bin İngiliz lirası vasiyet ettiği görülmüştür. Yeni neşriyt Siyasal bilgiler (Eski mülkiye mecmuası) Fikir hareketleri Ayıntapta yeni polis teşkilât ta Gazi Aytntap emniyet tejkiUıtı mensupları bîr arada [ t numara İle göstt ilen emniyet müdürü Bay Necati Kozıuca. 1 numaralı kısmı adli reisi Bay Hakkıdır.) Hırsızlık, kumarbazlık ve kaçakçılığın önüne geçildi, asayiş pek güzel... Gaziayintap (Hususi) — Şehrimiz Û\MM emniyet teşkilatı; deruhte ettiği vazifeyi bihakkın I¦«¦ ¦ ı ni!-. değerli kimseler elin de en muntazam ve medenî şeklini bulmuş bir vaziyettedir. Halkın polise o'an itimadı o dereceye gelmiştir ki, en müşkül bir mesele karşısında kalanlar bile neticeyi sükûnetle beklemektedir. Emniyet müdürümüz Bay Necati Koz'uca, bulunduğu diğer kıymetli mevkilerde o'du-ğu gibi bu mühim vazİfeyide her şeyden üstün tutarak çalışın değerli ve temiz maksatlı bir zattır. Bay Necati, bazı esrar ve kumarcıların bizzat takibine çıkacak ve onları arayıp bu'madıkça geri dönmiye-cek kertede vazife cinastır. İstanbul teşkilâtından ayrılıp buraya verilen ad.î kısım reisi Bay Hakkı Oraal, adiî işleri oldukça ıslâh etmiş ve halk üzerinde en iyi tesiri bırakmış değerli bir polis komiseridir. İdare, tetkik hüviyet, taharri ve pasaport gibi sair şube amir ve memurlarımda tak-d.rle anmayı bir borç sayarım. Bu teşkilât mensuplarının geceli, gündüzlü ve hiç yorulmadan devam eden çalışmaları sayesindedir ki, bugün, şe-hirimizde cinayet ve cerh gibi vakalar eskisine nisbetle pek pzalmış, hele hırsızlığın tama-mile önüne geçilmiştir. Yazacağım şu hâdise, zabıtamızın mükemmeliyetine ne güzel bir misaldir: Geçenlerde İktisat Bakanlığı tarafından bu hava'ide petrol aramak üzere gönderilen Amerikalı mütahassıs M. Hovart Kiril Mannik'in yatmakta bulunduğu Meserret otelinde yirmi beş lira değerinde bir dolma kalem le elli lirası çalınmıştı. Bunu haber alan zabıtamız hele bir ecnebi karşısında mevcud.yetini isbat edebilmek için derhal faaliyete girişti. Ve yarım saat gihi ne kısa bir müddet sonra hırsızı ve çalınan kalemle parayı bulmuş olarak döndü. Mütehassısın o an için duyduğu hayret ve takd'.ri görmeli İdi... Zabıtanın faa'iyeti sayesinde uyuşturucu maddelr ve kumar gibi sonu felâket olan iptilâların önüne geçilmiştir. Cenup hudutlarını Fransız mandasındaki Surye topraklarını teşkil eden vilâyetimizin her noktadan haiz olduğu ehemmiyet, böyle muntazam bîr teşkilâtı zarurî kılardı. Bugün ise, istenilen vaziyete gelmiş böyle bir teşkilât için göğüslerimizi nederece kabarUak yeridir. B. Necati Kozluca, memurlarının mesleki bilgilerini arttırmak çarelerini de düşünmüş ve bu maksatla haftada birgün meslekî konferanlar verilmesini kararlaştırmıştır- Cumhuriyet ilkmektebi salonlarında tertip edilen bu konferanslara bütü zabıta mensupları iştirak ettikten başka hariçten de bir çok kimseler bulunmaktadır. Edirne de Belediyenin çok fpideli bir teşebbüsü Süt çocuğu muayene ve müşavere evi açılıyor. Edirne (Hu«u«;î) — Belediye-m'z altı yaşına kadar olan çocukların sıhhî ahvalini kontrol ve hasta olanlarını tedayi etmek maksadile (Süt çocuğu muayene ve müşavere evi) adile bir sağlık yurdu açmağa karar vermiş ve bunun için bütçesine 2000 lira tahsisat koymuştur. Ancak bu tahsisat az olduğu için bu sene yalnız fakir çocuklar tesbit edilecek ve yalnız bu gibilere bakılacaktır. öğrendiğime göre, bu iş için eski Şefkat yurdu binası tah-sis edilecek ve çocuklar her gün öğleye kadar Dr. Bay Tevfik tarafından muayene olunacaktır. Bundan başka çocuk analarına çocuklarına nasıl bakmaları da öğretilecek ve ilâç alamtyacak kadar fakir olanlarına İlâç parası da verilecektir. Zileı'e dolu yağdı Zile 10 Dün Öğleden sonra şehrimize yağmurla karışık dolu yağmıştır. Dolu hasar yapmış, etraftan seller gelm ştir. BUGÜN TtU)®[K SİNEMASINDA !«g EMSALSİZ BİR HEYECAN VE HİS FİLMİ £ BiTMiYEN İZTİRAB Fransızca sözlü WALTER CONNOLLY — DORİS KENYON — ROBERT YOUNG Karısının ve çocuğunun şerefi için kendini müebbet inzivaya mahkûm eden bir adamın macerası fHfİhlflkfnWn^ Şimdi ( Siyasal bilgiler | adiyle çıkan eski (Mülkiye mecmuasının) Mart 935 tarihli 48 inci sayısı intişar etmiştir. Mecmuanın baş yazısını Bay Edhem Menemencİ (müsamahakârlık) unvanlı kuvvetlice ve düşündürürü bir makale teşkil etmektedir. (Müsamahakârlık), malûm olduğu üzere freukçe tabiriyle (to lerance) dır. Bunu vaktiyle ( mü-sahelekârlık) diye tercüme etmek İstiyenler de bulunmuştu. Müsamahakârlık terbiyei fikriye ve siyasİyece yetişmiş olgunlaşmış milletlerin en büyük faziletleridir. Terbiyei fîkriyenin yüksekliği mertebesinde bu fazilete riayet edilir, bu fazilete riayet edildiği mertebede terbiyei siyasiye yükselir. Medeni yollarda ilerilemek ve yükselmek istiyenler için müsamahakârlık en lüzumlu şarttır. Bir millet efradı siyasî ve Ruh'nî kanaatle* bahtında ne kadar müsaadekâr olursa, o millet o kadar fikri ve ruhî huzura kavuşmuş olur.Hakikî medeniyet te, tayyareden, şimendiferden, otomobilden ziyade, huzuru fikir ve vicdana sah.p olmak demektir. Zaten huzuru fıkır olan yerlerde, tayyare, otomobil gibi tarakkiyatı maddiye ve İhliraatı bedia tabia-tiyle gelir. Bay Elhemİn bu makalesinden şu cümleyi alıyoraz. Tosun ağa ise bunu katiyen inkâr ediyor, ve saati sormadığını, Şadan Beyin kendi nezdine tahmini olarak altı buçukta geldiğini söylüyor. Bu sabah her ikisini de yüzleştîrdiler. Her ikisi de iddialarında İsrar ettiler. Yüzleştirme esnasında ben de yanlarında İdim. Doğrusunu isterseniz bana Şadan Bey doğru söylüyor gibi geldi. Kendisini çoktandır tanırım, sözlerinde daima dürüstlük ve samimiyet vardır. İşte bu aabahta bana Öyle samimi göründü. Fakat Tosun ağa ile ahır tamiri meselesinden araları açık olduğu için, o ihtiyar adam, bana "Ekseriyeti başkalarının inancına riayeti bilmıyen ve bu inançlara karşı şiddetli kin gayz besliyen fertlerden mürekkep bir ulusun yükselmesi mümkün değil dir,. Mecmuanın diğer makaleleri şunlardır : (Kant'ın İlliyet prensİpi yıkılıyor mu? ) , (S. Ogüstene' nin hukuk doktrini ), ( İşsizlik ve çalışma ahlâkının değişmesi) , (Liberalizm, Korporatİzm, Etatism), ( Demokratik devletin müdafaası) (Devlet şimendiferciliğine doğru) ve saire. Bu makalelerin hepsi özlü , hepisi terbiyei fikriye ye veya umumî irfana hadim yazılardır. Okuyucularımıza ehemmiyetle tavsiye ederiz. Fikir Hareketleri Bay Hüseyin Cahidin mecmuasının 77 İnci nüshası da çıkmıştır, başlıca yazıları şunlardır: " Nasyonalizm ve medeniyet, Meşrutiyet Hatıraları, Eski zaman makineleri; yeni makineler, Matbuat hayatı, Sosyoloji tetkikleri,, ve saire. Bay Cahit Yalçın meşrutiyet hatıralarının bu haftaki kısmında (lltihat ve terakki) erkânının bidayette niçin idareyi ele almadıklarını, meşrutiyete nasıl ümitlerle girdiğimizi, ilk ümitlerimizin ne- saat vaktini katiyyen değiştiriyor gibi geldi. Çünkü saat meselesinde müstantİgin İsrarı, Tosun ağanın nazarı dikkatini celbcylemiş. Bunun doğrusunu söylemene Şadan Beye zararı dokunacağını tahmin eylemiş olabilir. Diğer taraftan Şadan Beyle Tosun ağa arasında bir başka noktada da ih-tl'âf var. Şadan Bey, ahırların tamiri meselesini halletmek İçin Tosun ağanın yanında yirmi dakika kadar kaldığını söylüyor. Tosun ağa ise on dakikadan fazla kalmadığını iddia ediyor. Bu da hesapları karıştırıyor ve Şadan Beyin aleyhinde bir delil oluyor. POLİSTE Dayaktan sonra bıçakla yaraladı! Arap camiinde oturan Süleyman oğlu Mustafa dün kara Mustafa paşa caddesinde geçerken, eskiden arkadaşı bulunan ve sonra bir meseleden araları açılan Celâla tesa* dUf etmiş ve kavgaya başlamıştır. Mustafa evvelâ Celâli fena halde döğmüş ve bununla da iklifa etmiyerek çakısını çekmiş ve karnından yaralamıştır. Mecruh hastahaneye kaldı-rı'mış carîh de yakalanarak Adliyeye teslim edilmiştir. Halat çalarken.. Arapcami sakinlerinden Vasıf oğlu Fethi dün Yağkapanı iskelesind ¦ bağlı bulunan Hasanın mavnasından 3 parça halat çalıp kaçarken yakalanmıştır. Hırsız hakkında tahkikata başlanmışrır. Tabaca taşı yormuş... Dün S rkecîden geçmekte o-lan 332doğumlu Mehmedin üzeri şüphe üzerine zabıtaca aranmış ve bir tabanca çıkmıştır. Mehmet hakkında kanunî muameleye tevessül edilmiştir. Yangın Dün saat 16 buçukta Galata da Sarı Ali sokağında Fohradili kardeşlerin İS numaralı mobilye fabrikasının bacası tutuşmuşsa da derhal yetişen itfaiye tarafından söndürülmüştür. Şeker kaçakçıları Hudutlarımızdan içerî muhacir ler namına şeker kaçırmaktan suçlu olarak tutulan Kara Bekir ve arkadaşlarının duruşmalarına dün 8 inci ihtisas mahkemesinde devam edilmiş ve bazı şahitler dinlenmiştir. den dolayı boşa çıkmağa mahkûm olduğunu güzel şerh ve izah etmiştir. Bu racyanda merhum Ahmet Şuayb ile istibdadın son sadrazamı olan Ferit Paşa merhumun meşrutiyet hakkında bir muhaveresini yazıyor. Bu muhavereye nazaran Ferit Paşa bildiğimizden çok ziyade nüfuzu nazar sahibi bir adammış. Çünkü meşrutiyetin ansızın ilâniyle büyük bir idaresizliğin baş göstereceğini ve muhtelif unsurların birbirine girmek tehlikesi olduğunu daha evvelden görmüş ve söylemiş. Bay Cahidin hatıratında böyle bilmediğimiz, işitmediğimiz noktalar da ayrıca istifadeyi mucip oluyor. Mecmuayı okuyucularımıza tavsiyeyi zait addederiz. Çünkü kıymetini onlar da bizim kadar bilirler. Melâhat bu saat meselesini bir türlü kavrıyamadı. Tabii genç kadın, adliye tahkikatının ne kadar ince teferruata ehemmiyet verdiğini ve ekseriyetle en mühim bir hakikatin, nısıl küçük bir delil ile ortaya çıktığını bilemezdi, o cihetle sordu, ki : — Böyle beş dakika evvel ve ya sonra meselesine neden bu kadar ehemmiyet veriyorlar, bundan ne çıkar ? — Bunun çok ehemmiyeti vardır. Çünkü kendisi köşke avdet ettiği vakit, saat yediyi çeyrek geçtiğini söylemişti. Köşkteki bahçıvan ile uşak ta bunu tasdik ediyorlar. Taharri memuru Adnan efendiye her ikisi de verdikleri İfadede saat yediyi çeyrek geçe, beyin köşke avdet ettiğini tekrarlamışlar. Bu suretle Şadan Beyin Dursun ağa nezdicde hakikaten yirmi dakika kalıp kalmadığı binaenaleyh doğru söyleyip söylemediği anlaşılmış olur. Şadan Beyin o akşam köşke kaçta avdet ettiğini tabii sizde hatırlarsınız. Çünkü o akşam Sabri Beylere beraher gelmiştiniz. Uşakların dediği gİbİ hakikaten yediyi çeyrek geçe mi avdet etmişti ? — Doğrusu bunu pek iyi ha-tırlıyamıyorum.Demek bunu öğrenmek İçin uşakları da sorguya çekmişler öyle mi? Halbuki bunu bana haber vermediler. Demek bu evde uşakların da artık bana itimatları yok. Ne ise, bu da ehemmiyeti haiz değil. Fakat ben bu saat işlerinde doğrusu birşey an-lıy.ıııı.ıdım. O cihetle meselenin böyle karışık cihetlerini baoa anlatmamanızı rica ederim. Siz yalnız benim nasıl hareket edeceğim hakkında yol gösterin. B'rede siz, Şadan için cinayeti inkâr etmekle hata ettiğini söylediniz. Bunu da pek iyi anlıyamadım. İnkâr etmeyipte ne yapsın ? Sonuna kadar inkâr etmekten başka müdafaa çaresi var mı? Tabiî (cinayeti ben yaptım, ressamı ben öldürdüm) dîye itirafatta bulunamaz. Sizde bu fikirde değil misiniz ? — Hayır, Şadan bey her şeyi itiraf ederse kendisi İçin daha çok hayırlı olur. Melâhat hayretle irkİldİ dediki, — Her şeyi itiraf etmesi danamı iyi olur ? Fakat o vakit ben ne olurum ? Her şeyi itiraf etmesi demek, benim de Saffet Selâmı İle münasebetimi meydana vurmak demek değil midir ? Melâhat bu İhtimaller karşısında o kadar samimî surette hayret ve hiddet göstermişti, o kadar çocukça yalnız kendini düşündüğünü izhar eylemiştik! Fe-him bey tebessüm etmemek için yine kendini güç zapteyledİ, mülâyemetle dedi, ki: — Fakat Melâhat Hanımefendi bu münasebeti bilmıyen kaldı mı? Bir kere zabıtanın kulağına gelen ve diline düşen bir şey, artık gİzü tutulabilir mî ? Sizin bütün dostlarınız, bütün ahbaplarınız bunu tafsîlâtiyle öğrenmişlerdir. Hizmetçileriniz, uşaklarınız da her şeyi duydular, öğrendiler. Ağaçlıkta sizi ressam ile malûm vaziyette görmüş olan Hurşit Baba, her gezdiği yerde gördüklerini, belki de biraz mübalâğalı olarak, Mnlatıp duruyor. Sonra zaten gazeteler de şimdilik bundan imalı İmalı bahsediyorlar, belki bir iki gün geçerse büsbütün açıkça da yazmağa başlamaları muhtemeldir. Gazetecileri de hiçbir kuvvet susturamaz. Onların başlıca vazifeleri, e cinayet karışan mühim vakaları olduğu gibi yazmaktır. Melâhat, yüzünü elleriyle kapladı, âdeta ağlıyacak gibi dedi,ki: —Aman yarabbi bu ne müthiş vaziyet. Benim için artık sokağa çıkmağa, kimsenin yüzüne bakmağa imkân kalmıyak demek ?,.. Melâhat başına gelen derdin, böyle her gün gittikçe, ne kadar büyük olduğunu daha iyi anlıyordu. Ressamın vefatı akabinde gözleri dünyayı görmiyen, kendini acıların, felâketlerin en büyüğüne-uğramış zanneden genç kadın, şimdi artık ressamı, onun acısını düşünemez olmuş, asıl felâketin ressamın ölmesi değil, kendisinin alem nazarında bu kadar feci vaziyete düşmesi olduğunu takdir etmeğe başlamıştı. Devamı var Karpuz Kabuğu -Millî Roman- Yazan: I. Vecihi ========== - 97 - böyl Sene: I Numara: 292 Abone Şeraiti Hariç için .......2500 Kr. ........ 1500 _ Türkiye için 1 senelik İM» Kr. aylık............. «* s ..........»as „................ 709 ı „............... »« -................ - ^ Nutuoırr.otij,*. Şeref Sok**. TELEFON: 20520 j Matbaaİ E MAN Cumartesi 13 Nisan 1935 Sabahları Çıkar Siyasi Gazete J Flatı Her Verde 5 Kuruştur Tembellik, istirahat değildir. Tembellik, insanı iş yapmaktan daha çok fazla yorar t Avebury (Şerhi 3 ûncâ aahifeds | J Günün yazısı Şeker Ucuzluyor! Şeker fiyatının, on kuru? ucuz-lattınlacagı hakkında, epî ram a eldir gazetelerde çıkan haberler ciddileşmeğe başladı. Dün Ankara muhabirimizin bildirdiğine göre, İktisat bakanlığı tetkikatında devam etmekte imiş. Elde mevcut bİrİkmif şekerler (yani stoklar) aarfedildikten sonra şekerin kilosu on kuruş İnecek, yani takriben otuz kuruşa satılacakmış. İktisat Vekâleti hakikaten böyle bir karar verdi ise bu kararını ne yap p yapıp biran evvel tatbik etmesini kendisine tavsiye ederiz, çünkü bu suretle balk-n hem iktiaadiyatına, hem de sıhhatine pek büyük h zmet edilmiş olacaktır. Şekerin kilosuou, şimdi, kırk kuruşa veyahut biraz daha fazlaya yiyoruz. Bu fiat hiç şüphesiz çok pahalıdır. Şekerin böyle pahalı olmasından dolayı İse balk eski-denberi şikâyetçi olduğu gibi, bu şikâyetler arasıra, şekerden müstefit olmıyan gazetelerde de yer bulur. Hatta bizim eski İkdam sahibi ve bilhassa iktisat mesaili mütehassısı Bay Ahmet Cevdet pirimiz İkdamı çıkardığı sıralarda bu şeker pahalılığı meselesinden sıkça bahsederdi. Eğer, o tarihlerde okuduklarımızda yanılmıyorsak , Bay Ahmet Cevdet Avrupadan gelen şekerin İstanbul limanına okkası sekiz, dokuz kuruşa mal olduğunu sonra bu dokuz kuruşluk Şeker gümrükten çıkıp ta müşterinin elin; geçincîye kadar elli kuruşu bulduğunu yana yakıla yazar, bunun hikmeti ne olduğunu sorar ye bu gayri tabii hale, muhakkak I-viçredeo de bîr iki misal getirerek çare bulunmasını tavsiye ederdi. Bay Cevdetio hakkı vardı. İstanbul limanında kilosu yedi, okkası dokuz kuruşa mal olan şekerin balk tarafından satın alınırken 5C kuruşa kadar çıkması hiç doğru değildi. Bu 50 kuruşun, 10 kuruşunu aradaki toptancı ve perakendeci tüccar ve esnafın meşru kârları farz etsek geriye 30 kuruş kalıyordu. Bu 30 kuruş ise hükümet tarafından vergi olarak alınıp tabii hazineye girmiyordu. Şskerdeo alınan istihlâk vergisi ve sairenin mikdarını İyi bilmiyoruz, amma bu herhalde yirmi kuruşu bulmaz. Şu halde aradaki on kuıuş fark kendi kendine ziyan oluyor, yalnız bunun zararını halk çekiyordu. Şeker ha.kın, bilhassa küçük çocukların en mühim gıdalarından biridir. Binaenaleyh hem alelûmum gıdaların ve hem de bilhassa şeker gibi lüzumlu ve faydalı gıdaların fiatına çok dikkat etmek lâzımdır. Bu hususta hükümet ne kadar dikkat ve gayret gösterse yeridir ve icabederse gıda vergilerinde fedakârlık bile etmek lâzımdır. Çünkü para nasıl olsa bulunur, fakat halkın, bir kere aihhati bozulursa, kolay kolay yerine gelmez. İşte iktisat vekâletinin bu cihetleri nazarı İtibara alarak nihayet şeker fiatını tenzile karar vermiş olması cidden büyük bir hizmet olacaktır. Yalnız şu ( stok mallar) meselesi de ne kadar çabuk halledilirse o kadar İyi olur. Hatta onu hiç nazarı itibara almamak da kabildir zannediyoruz. Bizde şeker fabrikalarının ne kazandığını bilmiyoruz. Bazı gazetelerde bir aralık bir takım rak-kamlar çıkmıştı. Bu rakkamlara nazaran mesclj ( Alpullu ) şeker fabrikasının temettüü gayet yüksek gösteriliyordu. Bu rakkamlar doğru mu idi, yanlış mı idi? Bilmiyoruz, fakat aşağı yukarı şekerin eskıdenberi yapanlara ve satanlara hakikaten çok kâr temıo eden bir, nesne olduğuna herkesin kanaati vardır. Şu halde şimdiye kadar temin edilmiş olan kazançlara nazaran eldeki stok mallarda, tenzili fİatla satılırsa, bunlara sahip olanların çokluk bir şeyi ziyan «tmiyeeeklerini zannediyoruz. Maamafih bu, kendi mütalâamızdır. Bu bapta Uzla tetkikatımız ve fazla malûmatımız yok. Herkes gibi yegâne bildiğimiz şey, ^keri daba ucuz ylyebileceğimİ.dir.Bunu da iktisat Vekâleti nin anlıyarak, geçenlerde kok kömüründe olduğu gibi, şeker {tatlarının da tenziline teşebbüs etmiş olması tabii mucib memnuniyettir. Halk ve bilhassa fakir halk, buna çok sevinecektir. Halkı sevindirmeği bilmekte h.i-(kûmet İdaresinin en lü/umlu İşle-rlndao biridir. ZAMAN MStreza,, konferansı bugün mesaisini bitiriyor --a--¦-- Uç devletin Almanyaya karşı tesanütlerini ilân etmeleri bekleniyor İngiliz ve italyanlar birer tebliğ neşrettiler — Son barış sözü Uluslar Kurumunun — Ingilterenin başlıca gayesi, Almanyanın bazı şartlarla Milletler Cemiyetine dönmesidir — Almanya, Rusya ve Lehistanın da çağırılacağı yeni bir konferans akdedilecek mi ? Stresa 1İ~(A.A.) - Havas ajansı: Dün sabahki celsenin büyük bir kısmı İngiliz Bakanlarının seyahatlerine dair verilen izahata tahsis edilmiştir. Sir "Simon,, ziyaretlerin Avrupa sulhu için henüz Almanyanın teşriki mesaisinin kabil olup olmadığını tetkike matuf olduğunu tavzih etmiştir. İngiliz heyeti " Stresa „ da temsil edilen devletlerin tesanütlerini izhar etmesini görmek istemektedir. İngiltere bu tesanüt fikrine bağlılığını is-bat edecek delilleri göstermiye hazırdır. Silâh nsisbetinin tesbiti İngiltere sulhun tanzimi imkânının tahakkukunu muhtelif devletlerin silâhları nisbetlerinin tesbitİnde ve bir kontrolün tesisinde görmektedir. İngiltere dörtler misaktna sadık kalmaktadır, fakat bugünkü şartlar içinde, İngiltere, hareket esasının üç büyük garp devletinin tesanüdü ile Uluslar kurumunun elindeki vasıtalar olması icap ettiği kanaatindedir. İngiltere, Almanyanın "Ce- ,,Makdonald", muavini "Baldvin., in tımarhaneye benzettiği Avrupanın bugünkü vaziyetinden mûtehayyir, "Stresa,, konferansı-na hareket ederken nevre,, ye dönmesini istemektedir. Fakat, bugünkü şartlar içinde, İngiltere, Almanyay ı Uluslar kurumunun kapılarının açılmasının imkânsız olduğu kanaatindedir. İngiltere, şartsız bir tekrar kuruma alınışın, fena bir misal teşkil edeceği kanaatindedir. Devamı 2 nci sahifede * Avrupada yeni1 askerî ittifaklar Fransız - Rus ittifakından sonra İtalya - Fransa ittifakı ? ••Musolini» Balkan itilâfı ile anlaşmağa hazırmı ? Paris 12 (A. A) — "Eko dö Pari,. şöyle yazıyor: "Asıl mesele, Fransız - Sovyet anlaşmasının peşinden buna benzer bir Fransız ¦ İtalyan anlaşması yapılıp yapılmıyaca-Devamı 2 inci sahifede Beynelmilel kadınlar birliği kongreei münasebetile mevkii tedavüle çıkarılacak pallar Dün de bir çok murahhas geldi -a- "Kadınların da Cemiyeti Akvamı olmalı!,, ---3-- Merkezi Türkiyede olmak üzere "kadınlardan mürekkep milletler cemiyeti» isteniliyor — Mısır, Hint, Amerika ve Avusturalya murahhasları geldiler Miss Beggs - Mis Eather Ogdeo Miss Josefhin sehain - Miss Charle Simonson. Bundan başka arkadaşımız he-Devamı 2 nci sahifede .............1.............'......'......................ı.........»iunhAi Dünkü zelzeleler Dün aaat bîri on altı dakika on beş saniye geçe çok şiddetli ve aaat üçü on bir dakika on saniye geçe hafif İki zelzele kaydedilmiştir. Ayni merkezden olan her İki zelzelenin İstanbuldan 2100 kilometre kadar uzakta ve Iranın şimal garbi mıntakasında olduğu tahmin edilmektedir. Tayyare piyan, gosu talileri Tayyare piyongosunun 18 nel tertip 6 nci kişidesi dün bitmiştir. İkramiye, mükâfat ve amorti kazanan numaralar 6 nci sahifemiı- dedİr. Şehrimizde toplanacak beynelmilel Kadınlar Birliği kongresinde Ame-rikayı temsil edecek olan dört kadın din murahhası dün sabahki ektpresila şehrimize gelmişler ve Perapalas oteline inmişlerdir. Bu heyete Amerika kadın âleminde çok tanınmış olan Matmazel Jo-aepbİo Sehain riyaset etmekledir. Matmazel bir muharririmize şunları söylemiştir: 1926 ve 1929 senelerinde iki defa Türkiyeye geldim. Türk kadınının kazandığı büyük zafer bütün dünya kadınları tarafından derîn bir aürur İle karşılandı. Bu, yalnız Türk kadınının değil, dünya kadınlığının bir zaferidir. Çünkü onlar istediklerimizin mümkün olduğunu bize göter-diler ve ümitlerimizi takviye ettiler. Amerika heyetinin uğra şacağı meseleler Bemm heyetim kongrade bilhassa iki mesele üzerinde bütün düşüncelerini telhis edecektir. Bu meseleler şunlardır ; 1 — Cihan sulhu meselesi A/ı: "Mektep Bitiren Cenç kızlar Birlifıi* azasından Bayan Huriye Idris 2 — Kadının iktisadi sahadaki vaziyetini Amerika kadınları bugün çalışıyorlar. Fakat bu hak ellerinden alınmak isteniyor. Bit, bunun aleyhin- mücadele açtık.,, Diğer Amerika murahhasının söyledikleri Amerikan heyetini teşkil eden Bayanlar şunlardır : Filimciliğin ıçyuzu Stüdyolar... Sırları... Teşkilâtı Vahşi hayvan' lar arasında çekilen filmler... Tufanlar, fırtınalar nasıl yapılır? Artistler kaza sahnelerinde neler yaparlar ? Bütün bunları pek yakında " Zaman ,, aütunlarında rejisör VEDAD ÜRFİ bize anlatacaktır. Durup dururken birde "Çanak kale,, meselesi çıkardılar ! Avrupanın darup dururken kendine dert edindiği "Çanakkale* boğazımıza tepeden bir bakış Avrupalılar daha doğrusu İngilizler durup dururken ortaya bir de "Çanakkale» meselesi attılar. Evvelki günkü telgraflarda okunmuş olacağı üzere Londra mehafilİnde, Bulgarların da silâhlanmasına itiraz edilmiyecekmiş, m........mu.......linininin.......mımııııııııııııı.....nı.....m fakat bu silâhlanmanın Türkiyeyi kuşkulandıracağından va binaen* aleyh Türkiyenin de boğazların tahkimi meselesini ortaya atmasından kork uluyor muş. Biri çıksa da dese ki : "İyi Lütfen sahifeyi çeviriniz Galatasaray - Libertas Dün berabere kaldılar İki takım da gol yapamadı — Viyanalılar, yarın Ateş - Güneş takımı ile karşılaşacaklar Dûnbû Galatasaray - Libertas Dün sabah şehrimize gelen Vîyananın profesyonel Libertas takımı, ilk maçını dün Taksim stadyomunda. Gılatasaray birinci futbol takımıyle oynadı. Müsait ve çok güzel hava, Viyanalı profesyonelleri görmeğe koşan halkı teşvik ediyordu. maçından heyecanlı bir enstantane Son Galatasaray- Fenerbahçe maçındaki intizamsızlık stad-yom müdüriyetini ikaz etmiş ve kapıda izdihama mani olacak tedbirler alınmıştı. Büyük maçtan evvel İlk maçı milıî takım namzetlerinin kadro«uyle ikinci küme Devamı 6 nci sahifede Karikatürcümüzün bir anketi ve cevapları : 17 Dünya nasıl olmalıydı ? Doktor Bay Niyazi İsmete gör — TARTA' N — Nisan 13 H=A=R eR^LİEİRİ "Stresa,, Konferansı | «Sofya»da söz kavgası Bir devletin tek başına karşı duramıy a cağı Alman tehlikesine müşterek bir çare bulabilecekler mi? Telgrafların haber verdiği gibi "Streaa,, konferansı, İtalya Başbakanı B. "Musolini,, in başkanlığı altında toplanmağa başladı. Konferansın hedefi, Avrupada yeni bir harbin kopmasından duyulan korkulan ortadan kaldıracak tedbirler almaktır. Geçen tkincikânunda İtalya ite Fransanın "Roma,, da anlaş-masile başlıyan mesai safhalarının dördüncüsü, "Stresa,, mülakatıdır. ''Roma,, mülakatından sonra Şubatta ''Londra,, muiâkatı yapıldı. Ve "Londra,, mülakatı İngiltere ile Fransanın bir tebliğ neşretmesile neticelendi. Daha sonra Berlin, Moskova, Varşova, Prağ mülâkatlariyle üçüncü safhaya varıldı ve bu devletlerin ne düşündükleri an-şıldı. Bu seyahatler yapılmadan evvel üç devletin mümessilleri Pariste toplandılar ve " Stresa „ konferansına karar verdiler. Sebebi, Almanyanın bu sırada * Versay „ ın askerî hükümlerini tanımıyarak askeri kuvvetlerini yeniden tanzim etmesi idi. Bu bakımdan "Stresankonferansının herşeyden evvel Almanya ile meşgul olacağına hükmolunabilir. Yani umumi harp sırasında birbirleriyle müttefik olarak hareket eden Fransa, İngiltere ve İtalya sabık düşmanları olan Almanyanın 1919 muahedesini bozmasını konuşacaklar ve buna karşı ne vaziyet alacaklarını müzakere edecekler, bundan başka İngiltere - Fransanın 3 Şubat tarihli tebliğine Almanyanın verdiği cevaplar nazarı dikkate alınacaktır. Almanyanın son zamanlarda vaziyetini apaçık göstermesi, diğer devletlerin de siyasetlerini izah etmeleri uzun spekülâsyonlara yer bırakmıyacaklar. Yapılan bütün keşifleri kolaylıkla hülassa etmek mümkündür: Avrupanın ortasında yeni bir Almanya doğmuştur. Bu Almanya bir kaç sene sonra Avrupanın )en kuvvetli devleti olmuş olacaktır. Bu A'manya, her bakımdan silâhlıdır ve silâhları korkunçtur. Avrupa devletlerinin biride tek başına bu devlete karşı duramaz onun için buna karşı bir çare bulmak gerektir. "Strese., konferansı bu çareyi bulmağa çalışıyor. Bulacak mı? Bulamıyacakmı? önümüzdeki Pazar gününe kadar bunu anlıyacağız it Streza,, konfer ansı bn gün] mesaisini bitirecek 1 inci sahifeden devam Londra 12 (A. A.) — “Dey-li Telgraf,, ın hususî muhabirine göre İngiliz heyeli, Almanyanın uluslar kurumu konseyinden sonra yapılacak müstakbel müzakerelere iştirak ettirilmesi için İsrar etmektedir. Almanya. Rusya ve Lehistanm da çağırılacağı konferans? Stresa 12 (A. A.)— Roy-terin diplomatik muhabiri diyor ki: Alman Sovyet Rusya ve Lebistaoı da ihtifa edecek daha geniş üir konferans akdi imkânları henüz münakaşa edilmiş olmakla beraber bir konferansın ihtimal “Londra,, da toplanabi eceğine da’ ir kuvvetli bir intiba vardır. Böyle bir konfcransın’Lon-dra,, da toplanmasına italyanın taraftar olması manidar telâkki edilmektedir. Son yirmi dört sene içinde İngiltere ile İtalya arasındaki münasebetlerin adeta kendiliğinden sıkılaşmış olduğu görülmüştür. Almanya yolundan dön-miyecek “Börscoçaytung,, şöyle yazıyor ı amma, a Baylar, Müsyü |Hıtler)ın Versay muahedesini yırttığından beri Türkiye velev İma tarikiyle bile olsun bir defa Çanakkaledcn bahsetmedi, hatta Türk müıtekil gatetelerl bile böyle bir sözü bir defa ağızlarına almadılar, sîze ne oluyor da ortaya böyle bir mesele çıkarıyor sunuz ?„ Hakikaten, eger Çsnakkal-nin tahkimi mevıuubahs olacakta, bu babsı ortaya atmak herkesten evvel Türkiyeye düşer. Türkiyenin ise gerek resmi, gerek gayri resmî böyle birşey söylediği yok. Bu dedikodular, Avrupa işleri-rintn hangi tarafından bakaanıı, hangi ueundao tutsanız, hakikaten İçındrn çıkılazaıyaeak kadar karışık olduğuna yeol bir delildir. Avrupada Bulgarların da bu fırsattan bilistifade behemehal silâhlandığını istiyeo devletler var. Bu raeyanda bilhassa Italyayı zikretmek Iştıradır. Fakat buna mukabil Bulgarlar silahlanırsa bundan da Türkiyenin istifade ederek boğazlar meselesini ileri sürmesinden korkanlsr var. Bu korkanlardan biri de İngiltere imiş. Şu halde Avrupalılar Bulgarların hem silahlanmasını, hem de silâhlanmamasını İstiyorlsr demektir. İyi anına birbirine bu kadar zıt iki mün-tafaayı telif nasıl mümkün olur? “Stresa’nın ne netice vereceğini sükûnetle bekliyoruz. Fakat hiçbir şey Almanyayı yolundan çevirmiyecektir. Üç devletin tesanûdû tebüğ edilec k Paris 12 (A. A.) — “Stre-sa„nra ilk gününden sonra nikbinliğini gösteren matbuat, konferansın, üç ulusun taahhüdünü bildiren bir tebliğle neticeleneceğini tahmin etmektedir. ‘Pöli Parizien. B. Makdo-nald^tn. Almanyanın “Cenevre,-ye forluı olarak dönemiyectği hakkındaki beyanatını memnuniyetle kaydetmekledir. Devamı 6 net sahi/ede Avrupada yeni kerî ittifaklar / inci sahifeden devam ftını bitmekledir. Asıl İş, orta Asyada, İngilternin hoş göreceği bir Fransa – İtalya – küçük itilâf anlaşması olacaktır.,, Fransız • İtalyan görüşmelerine temas eden “Övr. diyorkî : “Söylendiğine göre, B. Musolini bir Fransız – italyan askeri anlaşması teklif etmiş ve küçük itilâf. Balkan itilâfı ile anlaşmalar yapmayı vadetw mistir^, Fransız-Rus Anlaşması İtalyanın hoşuna gitmedi Paris W ı A.A. ı — “Jurnal des Debats,, ın “Stresa,, dan aldığı malûmata göre, Fransıı heyeti murahhasası, Sovyet – Fransa anlaşmasının Italyada uyandırdığı fena intibaı izaleye çalışmakta ve bu anlaşmanın bütün devletlere acık bulundurulacağınım bildirmektedir. İtalya—Rus münasebetleri Moskova 12 (A.A.) — Dışarı işleri komiseri B. *’ Litvlnof „ İtalya elçisini kabul ederek İki memleket münasebetim alâka, dar eden meseleler hakkında uzun uıadıya görüşmüştür. İtalya, Bulgarları da silâhlandırmak istiyor Sofya 12 (Hususi) — “Kampana,, gazetesinin Romadm öğrendiğine göre, Bay “Musolini., Streza konferansında, müzake-rat tarikİle Avusturya, Macaristan ve Hu g-r -.lanın da silâhlarını arttırmalarına müsaade edilmesini iatiyecekmiş. Şimdiki ve eski Başvekiller birbirini itham ediyor — Matbuat hürriyeti ve gelecek kabine? Sofya 12 (Hususi) — Şimdiki Başvekil General ‘/ut i., ile eski Başvekil “Kimon Gor-giycf_ arasında bir m üo a kaşı çıktığı malûmdur. “Kimon GeOrgİof,. yeniden “Utro., gazetesinin muhabiri-no demiştir ki : “—Dün sabahki gazetelerde, Başvekil General “Zlatef,, İn, 8 tarihli “Pravda,, gazetesine vaki beyanatı r.ın aslı olup olmadığına dair benden sorduğu sual ve buradaki gazeteleri bırakıpta yabancı matbuata neden beyanatta bulunduğum hakkında yürüttüğü mütalâaları okudum. Fransız, İngiliz, Leh ve Amerika gazeteleri muhabirlerine yaptığ’tn gibi “Pravda., gazetesi muhabirinin de müracaa-tini yerine getirdim. Başvekilin 24 Şubattaki nutku karşısında, şahsi izzeti nefsim için değil, memleketin ve umumun menfaati namına su-samazdım. Kimon Georgİef„ “Pravda,,, gazetesinde çıkan beyanatından evvel, “5ofya„ gazetelerine vaki olao beyanatını şimdiki Başvekilin tam 12 gün müddette neşrettirdiğini söylemiştir. Nihayet sabık Başvekil sun lan söylemiştir: “—Sırp lisanına vakıf olmadığım için “Pravda., gazttesinc vaki beyanatımın aslına muvafık olup olmadığını bilmiyoru-rum. O beyan ılımın bura gazetelerinde de neşredilmesi ne müsaade edilirse, o zaman bunların doğru olup olmadığını söyler ve mesuliyetini üzerime alırım.,, Başvekil General “Zlâtef,, İse ” Zarya „ gazetesinin muhabirine demiştir ki: ” — Sabık Başvekil “Kimon Görgiyef,, in beyanatiyle onun ve askerî birliğin reisi ‘ Dam-yon Velçef„in resimlerini havi “Pravda,, gazetesinin memlekete girip girmiyeceğini bana telefonla soruyorlar. Bu gaze-tenin memelekete girmesine müaade ettim.,, Bundan sonraki Bulgar kabinesi? Gazeteci, herkabinc gibi şimdiki kabinede eskidikten sonra yerine hangisinin geçeceğini sormuş, buna Başvekil şu cevabı vermiştir : ” — O ordu şimdi olduğu gibi istikbalde de bu mesele ile meşgul alçaktır.,, Dün de bir çok murahhas geldi 1 inci sahifeden devam ilmisi misnjj Dün gelen Hintli kadın yetin en genç ezan olan Mis Be-ggs ile konuşmuştur. Misa de fikirlerini söylere anlatmıştır t ” ^— Benim şahit kanaatime göre yeni Türkiye yakın şarkın siyasi ve içlımâı merkezi olacaktır. Bunun misali olarak size Balkan misakıoı gösterebilirim. Dûn vapur ile gelenler Dün öğtcdcn sonra, Deniz yolları idardsinin ‘İzmir,, va-purilede şehrimize Üç murahhas heyet daha Gelmiştir. Bu heyetler şunlardır : M.sır heyeti, Avusturalya murahhası heyetinden bazıları, Hint murahhası heyetinden bazıları Mısır heyeti Mısır heyetinin reisİde Mısırın en mühim kadın simalarından olan Bayan Şaravi paşanın refikasıdır. Heyeti teşkil edenler şunlardır: Madam Şaravi Paşa Madam Mehmet Ali paşa Matmazel Helen Sarrof Matmazel Nimet Raşit Madara Fehmi Visa, Madam Fuat Sultan, Mat mazel Hava tdris, Matmazel Huriye tdris, Matmazel Leylâ Sabit, Matmazel Nelli Şedit, Matmazel Hilda Hayat, Matmazel Seza Na- barvoovi. Bu heyet içinde Mısır genç kadınlar birliği âzasından beş kişi vardır. Gençlik teşkilâtının reisi Bayan Hava tdrisdir. Misafirler, kendilerini karşılamağa gelenler İle birlikte Park otelinde hazırlatdıkıarı dairelerine gitmişlerdir. Hind murahhasları Ayni vapur ile gelen Hind heyet murahasasına dahil Şerife Hatun Begüm Harait Ali murahhaslardan birkaçı ve Begüm Kemalettin Pera palas oteline inmişlerdir. Avusturalya murahhası heyetine dahil Madam E. Taylor ve kerimesi H. Taylor da tokatlıyan otölüne İnmişlerdir. Mısır heyeti reisinin beyanatı Mısır heyeti murahhasası reisî Bayan Şaravi Paşa gazetemiz namına kendisile garü-şen arkadaşımıza şunları söylemiştir : “— Bu kongre bizim için bir bayramdır. Çünkü ilk defa olarak yakın şırkta bir millet kadınının hukukunu tanımıştır, ve onun topraklarında toplanıyoruz. Mısırdaki kadın hareketi çok geniştir. Ancak siz bizi geride bıraktınız. Artık Mısırda peçe filen kalmamıştır. Şimdi bizde sizin gibi şapka giymekteyiz. Tiyattrolarımızda kafes kalmadı. Mısır kadınlığı ve sulh Kadının sulh İşindeki rolünü soruyorsunuz. Bu rol çok büyüktür. Kadın her şeyden evvel anadır ve bizde atayıp yeni yetişen nesil ilk terbiyeyi anadan alır. Bizim ist’diğimİz en mühim Şeylerden biri, nasıl ki erkeklerin bir Cemiyetiakvamı vardır, kadınların da bîr Cemiyetiakvamı olmasıdır. Bunun Mukar-rarı da mutlaka Türkiye olmalıdır. Çünkü o, bütün Şarkta kadının hakkını ilk defa olarak tanıyan devlettir.,, Bjyan Hava Idrısin beyanatı Genç Mısıılı kadınlar birliği teşkilâtının reisi bayan Idris cib muharririmize şunları söylemiştir : ¦— Grubumuzun ismi (mek- [^SONe^HABERLEI^ | Dış işleri Bakanı B. T. Aras Cenevre yolunda lit-lijr; ita görüşmeler -ye hareket etti — Re’grad 12 (A. A.) — Türkiye dışsei İşleri bakanı Bay Tevfik Rüştü Aras, Betgrada gelmiş ve .’¦..-..ıi. başba’tan Bay Yevtiç, Türkiye elçisi Bay A1İ Haydar ve elcilik erkanı, Balkan devletleri mOmeaııllerİ. dışarı İsteri Bakan muavini Bay Puriç, bakanlık erkânı ve bir çok gazeteciler lara-’ından karşılanmıştır. Bay Tevfik Rüştü Araa, Bay Yevtiç ile beraber Türkiye elçiliğine gitmişlerdir. Şerefe ziyafet Belgrad 12 . V A , — Başba-kan Bay Yevtiç dışarı İşleri bakanlığında Bay Tevfik RüştüAraa ile görüşmüş ve saat 13 te şerefine Monavala lokantasında bir ogle ziyafeti vermiştir. Bay Yevtiç akşama kadar Bay Tevfik Rüştü Araa İle konuşmalarına devam edecektir. Türkiye dışarı İşleri bakanı bu – Bay Benes te Ceneere-Ziyafet ve kabuller akşam Cenevreye hareket ede- crklir. B. Beneste gitti Prag 12 (A.A.) — Dışarı İşleri bakanı bay Benes öğle Üzeri Cenevreye hareket etmiştir. Resmi kabalter Belgrad 12 (A.A.) — Bugün devtet naibi prens Pol Öğle Üzeri Türkiye dışarı işleri bakanı Tevfik Rüştü Araaı kabul etmiştir. Öğleden aonra da Tevfik Rüa-tü Araa Balkan itilâfı devletleri-nin elçilerini kabul etmiştir. Rus artistleri Odesa-dan ayrıldılar Moskova 12 IA.A.) — Büyük Moıkova tiyatrosu artistleri bugün Odesadan Türkiyeye hareket etmişlerdir. Artistlere Plcnariat Aaokin ile Romanof da refakat etmektedir. Türk – Alman klering anlaşması Berlin 12 (A. A ı — Anadolu ajaoaının hususi muhabiri bildiriyor : Türkiye ile Almanya arasında bir ticaret ve klering anlaşması yapılması İçin Dışarı işleri Bakanlığı umumi kâtibi B. Numan Menemen-cioglu’oun başkanlığındaki heyeti murahhassmızla Alman heyeti arasında bir müddattenberi devam eden müzakerelere bugün muvaffakiyetle neticelenmiştir. Anlaşma Pazartesi günü imzalanacaktır. Yunanistanda intihabat ‘Çaldaris„ iyileşti, kapanan gazetelerin yakında çıkmasına müsaade edileceğini soyuyor Atina 12 (Hususî) — Hasta-•’g’ gcÇen Başbakan “Çaldaris,, gazetecilere vaki beyanatında, intibababn tayin ve ilân edilen Mayısın 19 ııecu günü bebe-mahal yapılacağını, ürfîidare-ninde kaldırılarak memlekette siyasi tabiî halin takarrür edeceğini söylemiş ve “Venizelosu,, kastederek demiştir ki: “— Memlekette bîr mecnun tarafından çıkarılan dehşetli karışıklığı hükümetin gayret ve faaliyeti az zamanda izale ederek yine tabiî hali getirdi. Pek yakında, kapanan gazetelerin de intişarına müsade edilecektir. Yunan ahalisine bütçenin tevziine muvaffak olduğumu bildirimekle bahtiyarım. Yunanlıların vilâyet ve vatan sevgileri, onları hükümetin yapacağı İslâhat işlerine yardıma aevkedeceğinden eminim.,, “Kondilis„ in beyanatı Atina 12 (Hususî) — Harbi-ye Bakanı General “Kondilis,, gazetecilerle konuşurken önümüzdeki iotibabatın hükümet hesabına bir reyiam te-kil edeceğinden emin bulunduğunu söylemiştir. İntihap faaliyeti başladı Atina 12 (Husus!) — Baş-baknın emri üzerine müsteşarı intihabat listelerini hazırlamağa başlamıştır. Bu suretle bu günden itibaren İntihabat es-nasıada mitingler yapılmasını Dahiliye Bakanlığı meanetmiş-tir. İngiliz Başvekili,Milletler Cemiyeti müzakeratında bulunmıyacak Londra 12 (A. A.) — “Deyli Meyi,, in “Strasa,, dakİ hususî muhabirine göre B. “Makdonald,, Cenevreye gitmekten kat’î surette vazgeçmiştir. Amerikada toz felâketi? Nevyork 12 (A. A.) — Tox fırtınaları şimdi *Teksaa.,ın cenubu Garbisine doğru gitmektedir. “Kansas„da zarar ve ziyan yirmi milyon dolar tahmin edilmektedir. Yüzlerce aile, harap olan mıntakalardan kaçmaktadırlar. Tayfun 100 kişiyi öldürdü Manıllo 12 (A. A ı — Ge. çen Cumartesi günü Filipin adalarından Luzonadasında vukua gelen tayfun neticesinde 70 kişi ölmüştür. Bundan başka 30 kişide ortadan kayıptır. tep bitiren genç kızlar birliği) dir. Kongraye grubumuzu tem. sil etmek için beş kişi geldik. Bizi enterese eden meseleler sulh ve kadınların serbset çalışmasıdır. Mektebi bitiren erkekler kolaylıkla iş buldukları halde genç kızlar maalesef bulamamaktadırlar. Bu sarih kak kımızı elde etmek için çalışacağız. „ Fransada harbe hazırlık! Alman hududuna asker sevkı devan ediyor Her Fransız, gaz maskesi almağa davet edildi Paris 12 — Terhis zamanı geldiği halde silâh altında tutulan efradın Alman hududuna gönderilmesi ve orada müdafaa tertibatı hazırlığı ile uğraşması kararlaştırılmıştır. Halkın müdafaası vazifesile mükellef hususî heyetler bir toplantı yapmış ve halka hitaben bir beyanname neşret-miştir: Beyannamede, halk herkesi, bir gaz maskesi almağa, boou-um katlarını kuvvetlendirerek tayyare hücumlarına karşı sığınmak haline getirmeğe, yeniden sığınaklar yaptırmağa, sığınakların nerede olduğuna dair işaretler koymağa, hücum vukuunda nasıl hareket edile* ceğine dair manevralar icrasına çağırtmaktadır. 13 Nu»n -zaman — Şehri m izdeki yeni siyasî Çin sefareti müsteşarının beyanatı Bugünkü iktisadî mü-nasebat- Ticaret mektebinde bir müşahede Çin hükümetinin “Ankara» da bir selaret tesisine karar verdiği ve müsteşarını da gönderdiği malûmdur. Dün bir muhırr.rın r (.m •¦ -fanl Müsteşarı ile konuşmuştur. Mûıteşar demiştir ki ı — I – rfa olmak ûıere Çin hükümet.nin Türkiyede bir sefaret tesisi hakkındaki ihtîsasatımı so-ruyonunuı. Uen LondraHao gel-d fimi iç n vasiyeti pek iyi bilmiyorum. Onun için siıe kendi şabıl noktai nazarımı töyliyecegim. Her memleket birbiriyle m ot-•ebet temin ederken birbirine yakın olan bu iki milletin buna bigâne kalması zaten muvafık o.a-matdı. Maaleaef şimdiye kadar Türkiye ile Çin araaında böyle bir sey yapılamamıştı. Bu müoaaebeli temin İçio Wr sefaret ihtası çok doğrudur. İktisadi münasebat T.r.hte Türklerle iktisadi mO-naeebetlerim:z da Tardı. Eskiden ber i Tük.ttandan boraya gelen bir kara yolu vardı. Yedinci asırda Türkler bu yolda çok faydalı işler yapmışlar, yani Avrupayı Asyaya bağlamıştır. Çinin vc bu yol üzerinde buluşan oiğer milletlerin ticareti çek büyüktü. Fakat aonra ticaret kar yolundan ayrılıp deniz yoluna girdi. Bu şekilde de Türkiye ile yine p-k eüı’l münasebetimiz vardı. Ancak; şimdiye kadar aramızda siyasi bir itilâf ve iktlaadi bir anlaşma olmadığından bu münasebet p-k eüz’I İdi. Bundan sonra tabiidir ki bunlar çok fszla artacaktır. Bildiğime göre buradsn Çine halı, kılım, tütün gitmektedir. Oradan buraya iae çay ve ham İpek gelmektedir. Bu itha’ât ve İhracat ptk büyük birşey değildir. Ticaret mektebinde B’o bu ırünlerde resmi vszi- Temsil akademisi kurulamıyor Akademi teşkili yerine Raşit Rizaya yardım edilmesi muhtemeldir Ankaradan bildirildiğine göre kurulması dü’Onülen temsil akademisi bu sene bütçe meselesi yüzünden geri kalacak gibidir. Er-tuğrul Muhslnin rapornna göre 600.000 liraya açılacak olan akademi için ancak 70,000 liralık tahsisat mevcuttur. Bu para İle akademiyi bu sefer açmağa imkân olmadığından Ankarada da mî surette kalacak olao Raşit Rizaya yardım edİlcegi anlaşı maktadır. Bundan başka yeni teşkil edecek olan musiki kooperatifi ismindeki teşkilde bu paradan yardım ümit etmektedir. feme henüz başladığım için, fır-sattan istifade ederek burada İçtimai ve iktisadî tetkikler yapıyorum. Dün Sultan Ahmete gittim orada büyük bir bina gördüm. Burasının ne olduğunu sordum. — Ticaret mektebi.,. Dediler. Girdim ve gezdim. Vaktin geç olması dolayısiyle bunun imkânı oamıyacagını tahmin etmiştim. Fakat gördüm ki orada tam roanaıiyle ticari kafa ile düşünen elemanlar var. Benim bir yabancı olduğumu va tetkik heyetiyle geldiğimi anlayınca, bana büyük suhulet gösterdiler ve bir çok İşler hakkında tafrilit verdiler. Bu benîm kendi görüşüme oazaran tam tüccarca bir iştir. Böyle yetişecek olan yeni nesil yarın ticaret bayatına girerek çalıştıkları zaman dünya pazarla* nnde emtialarını satmalarını herkesten îyî bilecekler -İr. „ Dün bir mandayı 20 polis kovaladı mandanın yapmadığı kalmadı! İki insan ve bir eşek yaralandı, manda bir kasap dükkânımda altüst etti Dün saat 12 de Eyflpte Kalen-derhane caddesini azgın bir Manda altüst ederek birkaç kişiyi yaralamıştır. Hâdiseyi anlatalım : Defterdarda kepenekç. Aliye alt olduğu aÖyieoee Manda nasılsa ahırdan kaçmış ve Eyûbe doğru koşmağa başlamıştır. Manda, Önüne kimse çıkmkdı-ğıııdan ve girecek bir yer de bulamadığından Kalenderbane caddesine kadar bir hâdiseye sebebiyet vermemiştir. Kasap dükkânından içeriye Fekat eaddaye geldiği saman öaüne birkaç kişi çıktığı için bun. lardan korkarak kasap Celâlin dükkânına girmiş, dükkânın öo kısmını ve İçerdeki kîşeyi altüst etlikten sonra tekrar dışarıya çık-nış va bütün süratiyle koşmağa başlamıştır. 3 yaşındaki çocuğun başına gelen Bir müddet aonra ” Eski yeni . caddesine gelmiş ve burada Dökmeklerde Çırçır sokağında oturan tenekeci Şevketin Üç yaşındaki (ocuğu ömere çarpmış, ömerl hafifçe başından yaralamıştır. Bilâhare “eski yenİ_ caddesi Çeşmeai Öoünde, ramide oturan oduncu Ismailio odun yüklü eşeğine çarpmış, zavallı hayvanı boy-nuzlariyle bir tarafa atmış va yaralamıştır. Daha sonra yoluna devam ederek üç tehirlerde Fıstıklı sokağında oturan Mehmsde tesadüf etmiş ve Mehmedı de kolundan yaralamıştır. “Manda geliyor 1 „ Artık her tarafta “Manda geliyor,, aedaları yükeelm-ğe başlamış ve o sokaklarda bnlunanlann hepsi başlarını kurtarmak İçin bir yere girmeğe mecbur olmuşlardır. 20 Polis mandanın peşinde! N.heyet bu gürültüden zabıta haberdar olmuş ve yirmi kadar polis mandayı takibe başlamışlardır. Manda, polisler tarafından müşkilâtla “Eski yeni. de Bay Malikin bahçesin* sokulmuştur. Fakat maada o kadar kudur. muştur ki yanına hiçbir ferdin gitmesi ihtimali kalmamıştır. Bu yüzden mandanın bahçeden d* çıkacağı anlaşıldığından polisler tarafından ailâhU vurulmak mecburiyetinde kalınmıştır. Müteaddit endahtlardan sonra manda zorla öldürülmüştür. Zabıta bu asılı hayvanı dışarıya bırakan sahibi hakkında tahkikata başlamıştır. Kadın yüzünden cinayet Çarşı kapıda Çorlu medresesinde bir rakı alemi, her zamanki gibi kanla neticelendi – 4 yaralı var Evvelki gece Çarşıkapıda Çorlu medresesinde bir kadın yüzünden dört kişinin yaralaomaslyle neticelenen feci bir hâdise olmuştur. Bu vaka etrafında yaptığımız tahkikatı aşağıya yazıyoruz) Carşıkapıdakl Çorlu medresesi hemen tsmamen kunduracıların çalıştıkları bir mahaldir. Buradaki odalar teker teker kiraya verilir ve gündüzleri iç o ‘e oturan kunduracılar terlik yapar ar. Bunların bir çoğu bekâr ve kimsesiz olduklarından geceleri de orada yatarlar Evvelki gece kunduracılar İşlerini erkenden bitirmişler ve cuma gecesi olduğu İçin bir kısmı da sokağa çıkmışlar. Rakı cemiyeti Cu meyanda 11 numarada oturan Rıza usta dışarda biraz gezdikten aonra bir şişe rakı alarak dükkânına avdet etmiş ve yanındaki 16 numaralı odayı kiralayan Kasımı da rakı İçmeğe davet etmiştir. Bunlar iki arkadaş rakı İçerlerken Celâl oğlu Sırnda bir şiş* rakı İle beraber gelerek bunlara iltihak etmiştir. Biraz sonra, Edirne kapma oturan Ahmet oğlu Muştala ile Bayazıtta oturan Ömer oğlu Mustafada gelerek rakı sofrasına dahil olmuşlar rakı şişelerinin adedi git glda çoğalmağa başlamıştır, Kadın aranıyor I Biraz vakit geçince kadısıs alemin hoş olmadığı İlerİ sürülmüş ve bir kadın tedarik edilmesi düşünülmüş, derhal bu fikrin mevki latbıka vaıiyetioe geçilerek bir kadın bulunmuştur. Gelen kadın, Lemao isminde ve 33 yaşlarındadır. Va meclise dahil olunca rakı daha çok İçil-ineğe, şarkılar da söylenmeğe başlanmıştır. Gece yarısı saat üçte! Gece saat üçü bulduğu ıınıs Rıza usta vaktin geç olduğunu ileriye sürerek arkadaşlarının, yani aonra gelenlerin yerlerine git-melerini ve kadının da orada kalmasını aöylemijtir. İşte bu kadının orada kalması meselesi kavga çıkarmış, arkadaşlar biribirlerine girmişler, odada bulunan kunduracılığa ait bıçakları bîriblrine sokmağa başlamışlardır. 4 Yaralı var Neticede Ömer oğlu Mustafa ……”"……………..mmmmmmmmma…….¦asaasaasaaMa | dört yerinden. Ahmet oğlu Mustafa iki yerinden, Sırrı iki yerinden Kasım yüzünden, başından ve gÖg-¦ ünden yaralanmıştır. Yalnız Rıza ustanın yarası yoktur. Vaka mahalline bir müddet sonra polis yetişmiş, yaralılar imdadı sıhhi otomabilile Guraba haı-tahaoesioe kaldırılmışladır. Kasım ne diyor? Bir muharririmiz düa Kasım Ha konaşmuştur. Kasım demiştir ki: ” — Eğlenelim diye oturduk. Netice de böyle oldu. Aramızda eskiden kavga olmadığı İçio birbirimize husumetimiz telân yoktu Sırrı İle Mustafalar vaktin geç olmasından dolayı evlerine gitmek zÜere dışarı çıktılar. Aradan iki dakika geçmedi, tekrar geri gelerek “sabah aydınlığı olsun da biz öyle gideceğiz» diyerek oturdular, öyle derken birdenbire nasıl oldu bilmem, benim çeneme muşta İle birisi vurdu. Ben yere düştüm. Sonrasını bilmiyorum. Gözlerimi açtığım zaman göksOmün de acıdığını hissettim. Meğer göğsümden de »uru’muşum. Bereket versin, elbisemin telası kalın olduğu için bıçak çok gitmemiş. Başka birşey bilmiyorum,, Zabıta tahkikatla meşguldür. Yaralıların birkaç güne kadar haslahaneden çıkmaları muhtemeldir. Ordu mensupla, rının maaşına zam ” Ankara ,, dan bildirildiğine göre, Ordu Barem kanun projesi yakında Millet Mecliainden çıkacak ve ordu mensupları zafer bayramını takip eden 1 Eylülde bir derece maaş zammı göreceklerdir. Sipahi ocağında yarın toplanılacak Dün saat 3,5 da heyeti umumi-yesi toklanaeak olan Sipahi Ocağı Kongresi ekseriyet olmadığından İçtimaını bu pazar günü saat dörde tehir etmiştir. Avcılar dün ak. şam toplandılar İstanbul avcıları ikinci reisliğine Bayan Nezihe seçildi Yeni soyadı alanlar Yavuz Drltnot’ı aeyir zabiti Bay Rafet, Babası Bay Rıza hemşiresi Bayan Suad, Gürül soyadını almışlardır. ……….lltlIHIIIBM Şerhler Tembellik; istirahat değildir. Tembellik, insanı iş yapmaktan daha çok fazla yorarl Avebary Şerh ve izah: Tembellik kadar insanı yoran bir şey yoktur. Bir iş yapmamak için bir ke-nara çekilip esnİyen insan, kat’iyyen dinlenemez. Dinlenmek ve dinlenmenin zevkim çıkarmak için çatışmak, yorulmak lâzımdır. Çalışan ve yorulan adam bir köşeye çekilip uzandı mı, hakikaten din- lenir. Halbuki tembel bir insan, vazifelerini yapmamaktan ıstırap duyar, hareket etmek üzere yaratılan adelelerini ve kuvvetlerini işletmediği için ayrıca mustarip otur. Onun için tembellik, bir azaptır ve insanı çatışa çalışa yorulmaktan daha çok fazla yorar. ZAMAN Avcılar cemiyeti ikinci reisliğin sezilen Bayan Nezihe Dün akşam aaat 19,5 te Bo-montıde İdeal lokantası salonund İstanbul avcılar cemiyeti senelik toplantısını yapmıştır. Cemiyetin 14 üncü yıl dönümü de dün akşama tesadüf ett ğinden avcılar neşe İçinde güzel bir vakit geçirmişlerdir. Calseyİ idsre heyeti reisi doktor Bay Kenan bir hitabe ile açmış ve idare heyetinin geçen sene yaptıklarını zikretmiştir. Bundan sonra Hatan ve Cernamo heeap müfettişi İntihap edilmişler va raporu tetkik etmişler-İr. daha sonra yeoi idare heyeti intihabına geçilmiş ve şu zevat intîbabolun-muştur : Reia : Doktor Kenan İkinci reia t Bayan Nezihe, Dr. Atıf refikası Aza : Doktor Atıf, Şakir.Agop Halil Cevdet ve Halil Nazmi. Istanbulspor ve Ateş – Günş Dua asal 10,5 da istaabul Halk-evlada Ista ı bul spor kuİJbü koo-gresi yine toplanmıştır. Cebeyi Bay Kemâl Halim açmış ve gazetecilerin giremediği lu İçtima saat bire kadar devam etmiştir. Neticede yeni İdare heyeti seçilmiştir. Yeni Heyet Ateş- Güneş kulübü İle blrleşmişmek veya blr-leşmemek hususunda bir karar verecektir. Meyit yokuşunda dayak Çalgıcı Nuri ile Şevki düa gece Meyİt yokuşundaa geçerlerken Mehmet isminde birisi bunlara çalgı çaldırmak istemiş bu yüıden aralarında kavga çıkmıştır. Bu İki çalgıcı bir olarak Mehmedi fena halde döğmüşlerdir. Zabıta bu zorlu çalgıcıları yakalamıştır. Haklarında tahkikata devam edilmektedir. Kuzu fiatleri uçuzlıyor Soa günlerde Anadolu ve Trak-yadao şehrimize faıia mİkdarda kuzu geldiğinden flatler ucusla-mıştır. Alâkadarlar Hallerin dahada ineceğini tahmin etmektedirler’ öylesem tesiri yok. ustam gÖnal razı değil Postaneler neler yapar? Postaneler neler yapar? Sualine kim cevap veremez. Har biri. miz hemeo: “Mektupları taşır, dağıtır, paketleri alır, yeril yerine götürür, diye cevap verir. Meğer postaneler yalnız bunları yaproaslarmış ve daha birçok işleri de başarırlarmış. Meaelâ: adresini kaybettiğiniz bir arkadaşınız var. Postaneye müracaat ederek oaa dair bildiklerinizi anlatırsınız, poıtabane o arkadaşınızın adreeioı bulur ve aize bildirir. Yahut bir gün hiddet v* asabiyet İçinde oldğunuz sırada bir dostunuza acı acı sitemlerle dolu bir mektup yazar, posta kutusuna atar. Bir aaat aonra hiddetiniz geçince pişman olur, bu mektubu geri almak İstersiniz, aklınızdan bunu geçırdinizmi, durmayınız, hemen postaneye müracaat ‘dm, postane size bir kâğıt uzatır. Sız bunun üzerine mektubu kime gönderdiniz ae onun adresini yazar, verirsiniz, postane hemeo faaliyete geçer, mektubunuzun gideceği merkezle muhabere eder va mektubunuzu İade ettirir. Daha tuhafı var. postanelerin adam taşıdıkları da oluyor. Günün birinde bir evden postanen telefon edilir. Evia hanımı posta memuruna anlatır : — bir kızımız var. Bu aktan falan yere» gidecek, fakat geckti, yanına katacak başka biride yok. Aradıkaada bulamadık, ağırlığım hesap ederek postaya versek trene kadar götürürmflıOnÜz ? Posta memuru Önce şaşırır. Fa. kat teklifi kabul eder ve müv-zzi-ıvrdea birini göndererek bu adamı posta pullar,y,e bir ikte aldırır ve posta pullarını iptal ederek bütün ‘ poetatiyle birlikte trene yetiştirir t Postanelerin yaptığı bir kolay-ık .daha var i Meselâ yabancı bir memlekete bir mektup gÖndcriyorsunur, mek tubun cevabını da İstediğiniz için posta pulu göndermek fikrinle tiniz. Bir memleketin potta pulu başka bir memlekette ku’ asıl mas. Fakat bîr mektubun cevabını almak için de para göndermenin İmkânsızlığı da oazarı iti-bare alınarak buna da çare bu-undu. Ve postaneler beynelmilel cevap kuponu satmağa başladı. Bunlardan bir dane almak istediğin yere gönderdiniz mi, onu alan bulunduğu yerdeki postaneye g8 terir ve oovn yerine posta pulu alır. Poıta itt.hıdına dahil olan her memleket bu uluılararası kuponlardan İstifade edebilir. Şimdi soracaksınız : — Hangi poıtsneler bu koloy-lıkları gösteriyor ? Cevap veriyorum i — Amerika po.taneleri I L. Haliç şirketi — Belediye/ davası Belediye ile Haliç şirketi aracındaki davaya Birinci hukukta devam edilmiştir. Bu celsede şirketin vaziyetini te*pit eden ehlivukuf raporu okunmuştur. R«p ra göre şirketin bez’ tasarruflar yap-tığı takdirde belediye hissesini verebileceği neticesine varılıyordu. Şirket vekilleri rapora itiraz etmişler ve mahkeme 19 Hazirana bırakılmıştır. Galatasayhların felâketzedelere yardımı Hilâliahmer cemiyeti İstanbul merkezinde: Galatasaray lİıcıî yurt seven okurlar tarafından Marmara yer sarsıntısıadan zsrar gören muhtaç halka verilmek üzere cemiyetimize hediye o’arak 160 Ura ve 28, SO kuruş teslim edildiğinden kendilerine şOkran ve minnettarlığımızı sunarız. “ZAMAN BABA. NE DİYOR? — Bir şeyler olacek mı deıein Zaman Baba? Bmkıana toplanan Streem konferansına Bütün dünya bulak kaildi1 Ymlmı* ¦n/ıyaı halede irdh . oh irflfın. *f f.* Mir.- /«•- ık İtil hımltrte »o/ı» ve jmndmrmm. ftcjo* Imgmmr* hmn/ermmtım Imp-Immatmğı teh’m €ithemılmiş ! … Bundan maksat sulhu sımsıJtı lutup ta kaçırmamak mı, nedir? Zaasaa âfeâa — B6flm askerle, fayya’a tle tedhlr mimlim dirhem emth perilini Uı bulÜm horhmlmp ka(,rmmlınler de t « -ZAMAN 13 Nisan Zaman Ansiklopedisi İndividualism — Ferdiyetçilik ne dir ? Bîr Icsriimiı yazıyor: “Bir mecmuayı okurken onun mütemadiyen’( individualism ) den bahsettiğini gördüm. Bu tabiri izah etmenizi reca ederim.,, Cevabımız İndividualism, ferdiyetçilik diye tercüme olunagelmektedir. Iıtı’ah, devlet veya cemiyetin inkişafından fazla ferdin inkişafına müaait olao siyasi ve iktisadî sisteme ıtlak olunur. Ferdiyetçi’İk, bu bakımdan, Kollektivizm ile Sosyalizmin zıd-dıdır. Fakat oda onlnr gibi türlü türlü şekillerde tarif olunmak hususunda birleşir ve gah mutedil gah müfrit şekillerde tarif edilir. Bu meslek, her yerden fazla İngilizce İle konuşan milletler arasında azami kabuli gördü ve 1840 ile 1880 seneleri arasında en iyi devrini yaşadı. Bu meslek Adam Simith ile Jermey Benthanİ atlı muharrirlerin yazılarına dayanır. John Stuart Mılsde bu mesleki, bazı tadillerle kabul etmişti. Her Onun en müfr.t müdafii bert Spencer dİ. Bu mesleke taraftar olanların noktai nazarına gö-’c insan’iki ferdin kudretine ve teşebbüsüne azami inkişafı vrrmrkle en İyi neticeleri eld- edebilir. Bu pıensip hem sanayi, hem de ah âk aah’-sında ayni surette tatbik olunmalıdır. Yukarıda dediğimiz g.bi 1880 yılına kadar fevkalâde rağbet ve revaç gören bu mesleke karşı 1860 den sonra aksu âmel başladı Çünkü bu meslek sanayi âleminde hiçte iyi olmayan neticeler verd:. Bundan başka fen, hayatın muhtelif şekilleri arasındaki bağlılığı tez..hür ettirdi; siyasi felsefi-arıstoya dö ı-rek ferd ile devlet arasındaki ahenk üzerinde tevkif etti; umumî hayat ferdin tek başına nekadar aciz alduğunu apaçık gisterdİ ve bütün buılar ferdiyetçiliği yıkmağa savaştığı jçjn şu veya bu şekilde kollektivizm kuvvrt buldu. Arılar Yazan : Fahri Dalsar Biyoloji muallimi Bursa.la Necati bey kız Enstitüsü Biyoloji muallimi bay Fahri (Arılar) unvaniyle küçük risale çıkarmıştır. (Arı), küçük boyları, sokup can yakmalarına rağmen, Şirin manzaralarİyle, insanlara en yakın hayvanlardandır. Hele Türkiye gibi arazisi bol, halkının büyük bir kısmını köylü ve çiftçi teşkil eden memleketler için (Arı) ondan istifade etmeği bitmek şartile, büyük bir memba servetidir. Hatta zavallı köylümüz, fennî Ufulleri öğrenip te arıcılık yapsa, bir taraftan gıdaların en lezizlerinden ve en faydalılarından olan (bal)ı satıp para kazandığı gİbî diğer taraftan kendi de bol bol (bal) yiyerek hem her günkü kuru gıdasını tenevvü ettirmiş olur, hem de sıhhatini arttırmış bulunur. Bu itibarla (arı) ya ve arıcılığa dair hepimizin malûmatını arttıracak kitaplar, risaleler, ziraat memleketi olan bu memleket için en lüzumlu asardandır. (Anlar) kitabını yazan ve(Tabia-tin şaşılacak varlıklarından) unvanı umumiyesi altında neşreden muallim Bay (Fahrî ) bunu niçin yazdığını şu sözlerle anlatıyor : Bana öyle geliyor, kİ mektepte etrafında olup bitenleri yakından gören ve gördüklerinin niçin ve neden olduklarını ayırt edebilen çocuklar, bu kelime ile, tabiate bağlı olan ve tabiati sevenler daha İyi yetişiyorlar, demektir. Günden güne tabiati sevme hevesi artan çocuklarımıza, en doğru bilgiyi en kestirme yoldan verecek kitaplarımız çok azdır.,. işte Bay Fahri bu azlığı nazarı itibara alarak böyle (seri) ki-tap’ar çıkarmağı düşünmüş ve bunun birincisi olarak (Arı) lan neşretmiştir. (Seri)nin diğer kitapları içinde (Bal ve balmumu, İpek böceği, Faydalı nebatlar, Faydalı çiçekler) gibi risalelerde olacaktır Bu mevzuda küçük kitapların ise, sahibi eserin arzu ettiği veçhile tabiat sevgisini arttırmağa hadim olacağı kadar, ziraat noktai nazarından faydası olacağı da tabiidir. O cihetle bu sevimli ve malûmatlı küçük risaleden dolayı kendisini takdir eder ve diğer kitapları da biran evvel neşretmesini bekleriz. Kitap küçük kıtada, kıvrak ve sevimli bir tarzda basılmıştır. Yazıları okunaklı, baskısı dikkatlidir. Basan matbaa Bursada (yeni basım evi) dir. İstanbul matbaalarına rekabet edecek kadar baskı sanatı bilen Bursanıo bu matbaasını da tebrik ederiz. Risale topu 12 buçuk kuruştur. Satılan yer Istanbulda ( Ahmet Halit ) kitaphanesidir. Okuyucularımıza tavsiye ederiz. I’…..’I…..I”!…..Hini……………………….Mllfl.f………..ı….. Samsun kadınlarının eserleri Samsun 9 — Uluslararası kadınlar birliği kongresi münasebe-betiyle açılacak olan Türk kadını çalışma sergisinde teşhir edilmek üzere kadınlar yardım kurumu tarafından değerli çalışmalarla Türk kadınlığına ait bir çok eşya ve malûmat toplamaktadır. Karpuz Kabuğu -Millî Roman- Yaıan: /. Vecihi -98- Zonguldakta bir ihtiyaç Kömür ocaklarının fen şartlarına göre işletme yollarını gösteren bir talimatname yapılmalıdır “Zonguldak,, havzasını Tûrkiyenin sanayi mıntakasi haline getİr-mİy€ azmetmiş olan Başvekil GenerBİ İsmet İnönü, kömür ocaklarında tetkikatta bulunurken Zonguldak 7 (Hususî) — Bu mektubumda, maden ocaklarının ‘fennî ‘hayatına taalluk eden mühim bir ihtiyaca temas etmek istiyorum. Cumhuriyet devrine kadar kömür havzasında fen kontrolü hiç yok denecek bir halde ve koca maden mıntakasının [fen idaresi tek mühendisin elinde idi. Halbuki Cumhuriyetten sonra havzaya verilen ehemmiyet niabetinde havzanın fen cihazına da yüksek değer ve yer verilmiş, gerek havza merkezinde ve gerek Ökanomi Bakanlığının Genel madenler idaresinde kuvvetli bir fen teşkilâtı vücutda getirilmiş, bu gü-zİyde maden imalâtı fen bakımından çok ilerlemiş ve o nisbette ilme ve tekniğe dayanan işletme ile kömür is-tihsalâtı yükselmiştir. Madenlerde fen bakımından gösterilen bu nurlu varlık ite beraber henüz mühim bir nokta ve çok lüzumlu bir esas ihmal edilmiş bir vaziyettedir. Bu da madenlerin fen şartlarına göre işletme yollarını gösterir bir talimatnamenin henüz yapılmamış olmasıdır. Böyle bir talimatname yapıldığı ve tatbikine başlanıldığı gün, maden işleticiliğinin tekemmülüne doğru başlıca mühim bîr eksiğin tamamlanmış olacağı tabiîdir. Her maden ocağının variyetine, kömür damarlarının muhtelif işletme şekillerine, maden işçiliğinin arzettiği her türlü çalışma şartlarına göre alınacak tedbirleri ve takip edilecek usulleri gösteren bir talimatnameye hakikaten katî bir ihtiyaç vardır. İşçinin haklan Böyle bir talimatname yapıldığı gün, ocakların ayrı ayrı içinde bulundukları maddi ve hayalî şartlar ve hususiyetler göz Önüne alınarak maden İşleticiliğinin müsbet ve müstakar fen ve teknik esaslarına dayanan muntazam bir kontrol altında cereyanı temin ve bilhassa işçilerin hayati ve içtimaî haklarının hudutları sarih olarak tayin edilmiş olacak ve bütün maden havzasında ocakların hususiyetlerine veya müş terek vaziyetlerine göre tesbit edilmiş olan fen esaslarına istinaden mütekâmil işletme hayatı tesis edilmiş ve bu suretle madenler tam bir disiplin altına alınmış olacaktır. Artık o zaman her hangi bir maden ocağında vukubulan bir kazanın fennî ihmal yüzünden mi, yoksa hangi sebepten neş’t ettiği mes’lesinin takdiri bir mühendisin indî ve şahsî mütalea ve rey’ine bırakılmı-yarak muayyen esaslara ve sistemlere göre de sebepler aydınlatılmış ve meçhuliyetten sıyrılmış olacaktır. Uzun zaman madenlerde ve maden havzası genel müdürlüğünde bulunmuş ve havzada fen bıkımından bir çok esaslar kurmağa muvaffak olmuş bulunan mühendis Bekir Vehbi Ergener ve Reşit Osman Gencer gibi kıymetli unsurları maden işlerinin başında toplı-yan ökonomi Bakanlığının bu temennileri ehemmiyetle dikkate alarak maden fen hey’e-tinin biran evvel havzanın fennî işletme rehberini teşkil edecek bir ana talimatname yapılmasını temin edeceğine kani bulunuyoruz. “Urfada„ kurtuluş bayramı Merasime bîr tayyare filomuz da iştirak etii Urfa 11 —On binlerce halkın iştirakiyle bugün Urfanın kurtuluşunun on beşinci yıldönümü çok parlak bir surette temsil ve tesit edildi. Bin kadar millî kuvvetleri temsil eden halk mücadele hatıratını tekrarladılar. Tesit merasimine bir filo tayyaremiz iştirak etti ve hava oyunları yaptılar bayrama birinci umumî müf-ttiş vekili B. Fuat Baturay, Kolordu kumadan vekili General Ekrem ile saylavlarımız iştirak etmişlerdir. Kadınlar kongresi ve Adanalılar Aaana 10 — 18 Nisanda Istanbulda toplanacak Uıus’ar arası kadınlarbirPği kongresine kadınlarımızın mu’ıtelif yerlerde çalışmalarını ulusal ve Soysal kurumlardaki ödevlerini gösteren fotoğraflar bir iki güne kadar gönderilecektir. Bunlar arasında bilhassa çift süren, çapa yapan, tohum e-ken ve fabrikalarda çalışan Türk kadınlarının değerli fotoğrafları bulunacaktır. “Trabzon,, da yumurta 30 para Trabzon 11 — Fındık piyasası isteklidir. Dün Borsada 23,S kuruştan açılan f.at 24 kuruştan kapanmıştır. Fiatların yükselmesine intizaren eldeki mal tutulmaktadır. Esasen ihraç edilecek beşbin çuval kadar iç fındık tahmin edilmektedir. Kazalardan ve bazı iç vilâyetlerden piyataya yumurta gelmeğe başlamıştır. Avrupa piyasalarında ihracatın tahdidi yüzünden fazla mikdarda mal İhraç edilmemektedir. Bu yüzden Borsada yumurtanın çifti altmış paraya kadar muamele görmektedir. Tarla sulama sularının tahlili Adana 10 — Vilayetimizdeki bağ, bahçe ve tarla sulanmasında kullanılan sulardan birer kiloluk Örnekler tahlil edilmek ve sonu bildirilmek üzere Ankara yüksek ziraat Enstitüsüne gönderilmiştir. Fehim bey sözünde devamla: — Evet, sizin için en güç iş, gazetelerin neşriyatına tahammül etmek olacaktır. Nitekim bu sabahki gazelerden biri yarın resminizi neşredeceğini söylüyor. Şadan bey derecesinde maruf bir adamın hapse atılması Üzerine gazeteciler için artık şirin resminizi neşretmekte bir mahsur kalma-mıştır — Resmimi mi neşredecekmiş ? Fakat bunu nereden bulup ta neşredecekmiş? Ben kimseye resmimi vermiş değilim. — Gazetelerin nerelerden resim tedarik ettiklerine akıl ermes. Muhakkak olan birşey varsa o da ne yapıp yapıp her vakanın ve o vakaya ait şahısların resimlerini behemehal tedarik ettikleridir.Me-selâ sisin ahbaplarınızdan birinde elbet resminiz vardır. Veyahut Beyoğlunun meşhur fotoğrafçılarında tabii resminizi çıkartmıştı-cızdır, işte bunların birinden tedarik etmiş olacaklar. Melâhat tekrar yüzüne ellerİle Örttü ve bir çocuk gibi acze düşmüş bir halde : — Aman yarabbl.. Aman ya-rabbi… Başıma gelenler… Daha neler göreceğim, neler işiteceğim?. Diyo sızlanmağa haşladı. Bir Deniz silahları Donanmaların e-sası zırhlılardır En son misâl:”Averof„ ihtiyarlığına rağmen tayyarelerden kurtuldu Londra 11 (A. A.) — Bahriye bakanı Sir “Boltoo,,, bahriye İnşaat mühendislerinin bir ziyafetinde söylemiş olduğu nutukta, zırhlıların (evvelce olduğu gibi) halen de donanmanın esasını teşkil etmekte olduğunu beyan etmiştir. Mumaileyh idd asına delil olarak Yuna-nistamn “Averof„ zırhlısı kra-vazörünÜ göıtermiş ve bu geminin 24 yaşında olmasına rağmen kendisini takibeden asrî tayyarelerden kaçmağa ve onların bombalarına mukavemet etmeğe muvaffak olduğunu söylemiştir. Paris adliye sarayı yanıyordu! Fransız adliye sarayıda yanmak tehlikesi geçirmiştir. Bir polis memuru, Paris adliye sarayı kulelerinin birinden ince ve kara bir duman çıktığını görmüş, etrafa lâzım gelen malûmat verilir ^verilmez saraydaki ziller çalmağa başlamış, ve dört yerinden itfaiye gelerek dakikadan dakikaya artan ateşi söndürmeğe başlamışlardır. Nihayet ateş yalnız kuleye hepsedilmiş, fak* t alevlerin tavanları tutuşturmasına ve pencerelerden dişar’arını yalamasına mani olunamamıştır. Çatının yıkılmasından ve ateşin diğer katlarada sirayetinden korkutmuş ise de itfaiyenin gayretile bir aaat sonra yangın söndürülmüştür. Fransada altın meskukât darbediliyor Paris 11 — Hükümetin yeniden imaline karar verdiği yüzer franklık altın meskukâtın dünden itibaren darphanede basılmasına başlanmıştır. Makİ-neyeî maliye nazırı bizzat işletmiştir, Kalabalık bir hazinin kütlesinin önünde, nazır, arsı ulusal hâdisatın, altın paranın tedavüle çıkmasına müsait bir hal almasını temenni etmiştir. Altın para darbı 1936 da, miktarı senevî 1500 milyon franka baliğ olacak bir süratle devam edecektir. “Göring,, evlendi Berlin 11 — -’Daily mail„in hususî muhabirinden: Bay “Hit-ler„in sağ eli Bay”GÖring„dün Bayan ” Sonneman „ ile hemen hemen şahane bir debdebe ile evlenmiştir. Merasim, Berlinde ki Luther kilisesinde yapılmıştır. müddet böyle kaldıktan sonra kendisini toplıyabildİ, ellerini yüzünden çekerek sorduki ı — Peki amma, Şadan cürmü-nü tamamen itiraf ederse mahkûm olmaz mı ? — Evet mahkûm olur. Fakat gayet hafif bir ceza ile de kurtulabilir. Çünkü ortada zevcesinden hiyanet görmüş bir erkek var. Söyliyeceğim sözlerden dolayı affının rica ederim, Mel&hat Hanım maksadım sizi küçük düşürmek değil. Fakat Şadan Beyin, kanun nazarındaki vaziyetini anlatmaktır. Şadan Beyin gayet namuslu, hayatı hususiyesi gayet temiz, ailesine gayet merbut olduğu herkesçe malûmdur. İşte bu zamanda pek az erkekte bulunan bukadar güzel sıfatları haiz bir adamın zevcesi kendisine hiyanet eder, bir başkasiyle sevişir ve hatta sevdiği adamı kocasının evine kabul eder ve adeta kocasının burnunun dibinde onunla münasebette bulunursa, böyle bir koca İçin kanun nazarında büyük mazeretler, büyük esbabı muhaf- fefe vardır. Eğer bu vaziyet Avrupada olsaydı, oralarda (jüri-beye ti udul) olduğu için Şadan bey yüzde yüz beraat ederdi. Bizde heoüz heyeti udul usulü kabul edilmemiştir. O cihetle her cürmün azçok cezası vardır. Fakat bizim kanunlarda da cezaları çok hafifleten sebepler kabul edilmiştir. Meselâ zevcesi tarafından çok ağır şerait içinde aldatılan kocaların İşledikleri cinayetlerin cezaları hafiftir. Bu vakada da, yine atfınızı rica ederim, Melâhat Hanım, Şadan Beyin vaziyeti gayet kuvvetlidir. Kendisinin samimiyeti son derecede suiistimal edilmiştir, namusuna gayet müthiş bir darbe vurulmuştur. Şadan Bey, kendisini bir kardeş gibi evine davet ederek harİ-mine sokacak kadar samimî addettiği bir arkadaşının çok alçakça bir hlyaoetine maruz kalmış, o arkadaşı elinden on iki senelik vefalı ve faziletkâr zevcesini, çocuğunun annesini almıştır. Böyle bir adam saikai ye’sile her şayi yapabilir, ezcümle aile namusunu perişan eden böyle arkadaşını öldürebilir. Bu cinayet vakıa tasavvur ve tasmim ile, ta-ammüt ile yapılmıştır. Fakat bunun için de mahkemeler esbabı muhaffefe bulabilir. Şadan Beyin maruz kaldığı hiyanet o kadar ağırdı ki bu, onun şaşırmasına, selâmeti muhakemesini kaybetmesine sebebol-muş olabilir. Sonra Melâhat hanım düşününüz ki hâkimler de birer erkek ve hem de aile sahibi erkeklerdir. Onlar böyle aile namusu meselelerinde gayet hassas olurlar ve tabiatiyle Şadan Beye karşı bir meyil duyarlar, o cihetle Şadan Beyin vaziyeti, dediğim gibi, çok kuvvetlidir ve cürmü itiraf etmesi tamamiyle Ichindedİr. Fehim bey sustu. Büyük tecrübe ve talâkat sahibi olan avukat, biran için kendinin nerede olduğunu unutmuş, Melâhat hanıma yaranmağı tamamen aklından çıkarmışı, sanki mahkeme huzurunda müekkilini müdafaa ediyormuş gibi hararetli, hararetli, heyecanlı heyecanlı konuşmuştu. Melâhat ise bu İşte avukatın böyle kendisini tamamen haksız ve kocasını da bilâkis kaklı gibi görmesine çok kızmıştı, asabiyetle dedi, ki : — Fakat mahkemelerin böyle hareket etmeleri çok insafsızlık olmaz mı ? — İnsafsızlık değil, Melâhat hanım, bilâkis çok âdilâne bir hareket olur. Hiçbir mahkemede arkadaşına hiyanet ederek karısını elinden almış olan aşıklara, hele o aşıklar, Saffet Selâm! bey gibi kadın kandırmağı sanat ve meslek ittihaz eden neviden olursa, merhamet hissi duyulmaz. Böyle vaziyetlerde hakimlerde, hatta müddeiumumide daima mücrime karşı temayül gösterirler. Bu çok beşeri, çok insanî bir histir. Hakimlerin içinde de daima, ailelerinden memnun olmıyan, hattâ zevcesi tarafından hiyanete uğra-yıpta bunu gizli tutanlarda vardır. Şu halde, zevcesinin aşıkını öldüren mücrimlere, İçin İçin adeta kendi İntikamlarını da almış nazariyle bakarlar. Devamı var.