Kitaplar:




Dergi/Gazete:





1928 · 1929 · 1930 · 1931 · 1933 · 1934 · 1935 · 1936 · 1937 · 1938 · 1939 · 1940 · 1941 · 1942 · 1943 · 1944 · 1945 · 1946 · 1947 · 1948 · 1949 · 1950
Arşivden Seçmeler: (yeniden eskiye)

Sözcü gazetesinin 30 Ağustos 2012 tarihli manşeti büyük bir tartışma başlattı. 1923 yılında yani İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasından 16 yıl önce Birinci Dünya Savaşı’ndan “Birinci” diye bahsetmesinden tutun henüz Avrupa’dan bağımsızlık kazanamamış Arap vilayetlerinden devlet diye bahsetmesine kadar bu alıntının pek çok su götürür yanı vardı. Habere göre bu sözler The Saturday Evening Post dergisinin [...]
Devamı...

Delailu’l-Hayrat içindeki Mekke ve Medine çizimleri Tokat Mevlevihanesi izlenimlerine devam ediyoruz. Yukarıdaki kitabın adı kısaca (Arapça terkiple) Delailu’l-Hayrat ya da (Farsça terkiple) Delail-i Hayrat diye geçer. Bu bir dua kitabıdır. Bildiğim kadarıyla içindeki tek resimli kısım da yukarıda görülen kısmıdır. Hathi Trust sitesinde eserin birkaç nüshası tam görünümle ve pdf olarak indirilebilecek şekilde mevcut fakat [...]
Devamı...

Ş. Sami eseri Kamus-ı Fransevi Müzeye çevrilmiş Tokat Mevlevihanesi fotoğraflarına kaldığımız yerden devam edelim. Yukarıdaki resim Ş. Sami eseri Kamus-ı Fransevi’ye ait. Yani Fransızca-Türkçe sözlük. Yani evet, Mevlevihanede Fransızca sözlük okunuyormuş. En azından kütüphanelerinden eksik etmemişler. Camekan mani olduğu için tam üstten bakan bir fotoğrafını çekemedim. Resim kitabın 89. sayfasına ait. Elimde de internette de [...]
Devamı...
Öncekiler
Köşe Yazarlarının hataları:

Aşağıdaki iki alıntı Ahmet Hakan’ın aynı yazısından makaslanmıştır. Bakalım aradaki 7 farkı bulabilecek misiniz? Evet gördüğünüz üzere, başlıklar ve devam eden cümle dışında iki alıntı noktasına, virgülüne kadar aynı. Ahmet Hakan okuyanlar madde madde yazan, sürekli listeler yapıp tespitler sıralayan Ahmet Hakan’ın yazılarını nasıl yazdığını da muhakkak merak ediyorlardır. Doğrusu ben de çok merak ediyordum. [...]
Devamı...

Ertuğrul Özkök, 3 Temmuz öncesinden kalan timsah yürüyüşünü bozmamakta kararlı. 2010-2011 süper lig şampiyonunun Trabzonspor olduğunu tüm dünya biliyor. Tıpkı, Ertuğrul Özkök’ün köşe yazılarındaki telkinlerin hangi amaçlara hizmet ettiğini bildiği gibi.
Devamı...

Köşemizin bir numaralı velinimeti Ahmet Hakan sağolsun bu hafta da yüzümüzü güldürdü. Daha iki hafta önce Ahmet Hakan’ın Nazım Hikmet-Necip Fazıl gelgitlerinden bahsetmiştik. Bkz. Nazım Hikmet – Necip Fazıl O yazıda da Necip Fazıl’ın gün yüzüne çıkan mektubu üzerine Ahmet Hakan’ın hevesle giriştiği Nazım Hikmet – Necip Fazıl mukayesesini alıntılamıştık. Tekrar hatırlayalım: Şimdi Ahmet Hakan [...]
Devamı...
Öncekiler
Arama Motorları:





Gezi Gözlem Kolu: (yeniden eskiye)

Şirince‘den sonraki durağımız Yedi Uyuyanlar oldu. Aslında aynı bölgede Artemis Tapınağı, Efes harabeleri ve Meryem Ana Evi de var ama oraya 4 yıl önce gitmiştik. Fırsat bulursam o zamanki fotoğraflardan da bir sayfa çıkartırım. O geziye turla çıkmıştık ve rehberimiz Yedi Uyuyanlar’ı transit geçmişti. Kendimiz gittiğimizde rehberin tercihini daha iyi anladım. Yedi Uyuyanlar Yedi Uyuyanlar [...]
Devamı...

Kuşadası seyahatimizdeki ilk duraklarımızdan biri Şirince köyü oldu. Asıl adı Kırkıca-> Kirkince – Çirkince diye evrim geçiriyormuş. Bir bayram günü bir ilkokul kızının okuduğu “Çirkince! Senin adın olmalı Şirince!” sözlü şiirden etkilenen vali Kazım Dirik’in emriyle köyün adı Şirince olmuş. Köyün her köşesi turizm için değerlendirilmiş. O kadar ki köy tam anlamıyla dağda olduğu halde [...]
Devamı...

“Ya müfettihe’l-Ebvab” “İftah Lena Hayre’l-Bab” Tokat Mevlevihanesi’yle ilgili son yazımın konusu mevlevihanenin kapısındaki yazılar. Üstteki yazıda “Ya Müfettihe’l Ebvab!” yani “Ey kapıları açan (kapıların açıcısı)!” yazmaktadır. Altta da “İftah Lena Hayre’l-Bab!” yani “Bize iyilik (hayır) kapısı aç!” yazmaktadır. Her iki cümledeki fiil fetehe fiilidir, ki sanırım burada Allah’ın 99 isminden biri olan El-Fettah (Açan) göndermesi [...]
Devamı...
Öncekiler
